Turizm sektörü maliyet ve kur baskısıyla sezona girdi
Turizm sektörü maliyet ve kur baskısıyla sezona girdi
Türkiye turizmi, 2026 yaz sezonuna yüksek maliyetler ve kur baskısıyla girdi. Mayıs'ta lokanta ve otel enflasyonu %31,59 ile Akdeniz rakiplerinin çok üzerine çıktı. TÜROB ve AKTOB, maliyet artışlarının kârlılığı düşürdüğünü vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 11.06.2026 14:46
Haber Güncellenme Tarihi: 11.06.2026 14:49
Kaynak:
Para Analiz
Türkiye'nin döviz kazandıran en önemli sektörlerinden biri olan turizm, 2026 yaz sezonuna yüksek maliyetler ve baskılanan döviz kuru baskısıyla girdi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı mayıs ayı enflasyon verileri, manşet enflasyondaki baz etkisine bağlı gerilemeye rağmen hizmet ve turizm sektöründeki fiyat katılığının sürdüğünü ortaya koydu.
Uluslararası ortak tüketim sınıflaması (COICOP) verilerine dayanan analizler, Türkiye turizminin Akdeniz çanağındaki rakiplerine kıyasla fiyat rekabetinde zorlu bir süreçten geçtiğini gösteriyor.
Akdeniz'de en yüksek artış Türkiye'de
Mayıs ayında Türkiye'de "Lokanta ve Oteller" grubundaki yıllık enflasyon yüzde 31,59 olarak gerçekleşirken, Akdeniz'deki önemli rakip destinasyonlarda bu oranlar oldukça düşük seviyelerde kaldı. İspanya'da lokanta ve otel enflasyonu yüzde 4,20, Yunanistan'da yüzde 3,90, İtalya'da ise yüzde 3,40 olarak kaydedildi.
Söz konusu veriler, Türkiye'nin uluslararası turizm pazarındaki fiyat rekabetçiliğinin giderek zorlaştığına işaret ediyor.
Eresin: Maliyet yükünü sektör üstleniyor
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, enflasyon hesaplamalarında otelcilik ile yeme-içme sektörlerinin aynı kategoride değerlendirilmesini eleştirerek, konaklama tarafındaki fiyat artışlarının restoran sektörüne göre daha sınırlı kaldığını söyledi.
Sektörün en önemli sorunlarından birinin kur-enflasyon dengesizliği olduğunu vurgulayan Eresin, "Yüksek enflasyon ve hızla artan işletme maliyetlerine rağmen döviz kurlarının aynı oranda yükselmemesi, konaklama sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uluslararası pazardaki rekabet gücümüzü korumak adına TL bazındaki maliyetleri döviz fiyatlarına tam olarak yansıtamıyoruz. Bu durum, kârlılıktan fedakârlık etmemize neden oluyor. Maliyet kaynaklı yükün önemli bölümünü sektörümüz üstleniyor" ifadelerini kullandı.
Kavaloğlu: Kârlılıkta üç yıl geriye gidildi
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da turizm sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin sabit kur politikası olduğunu belirtti.
Büyük ölçekli ve finansal açıdan güçlü otellerin, tur operatörleriyle bir yıl önceden yaptıkları anlaşmalar sayesinde kısmen önlem alabildiğini ifade eden Kavaloğlu, özellikle butik ve küçük işletmelerin sürdürülebilirlik açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.
Geçen yıla kıyasla oda fiyatlarında TL bazında en az yüzde 35'lik artış yaşandığını aktaran Kavaloğlu, buna karşın euro bazındaki fiyat artışının yüzde 5 ila 8 seviyelerinde kaldığını söyledi.
Kârlılık oranlarında son üç yılda önemli bir gerileme yaşandığını kaydeden Kavaloğlu, "Mevcut maliyet artışları dikkate alındığında, euro bazlı fiyatların çok daha yüksek seviyelerde olması gerekirdi. Şu anda sektöre nefes aldıran en önemli unsurlar gurbetçi talebi ile iç pazardaki hareketlilik" değerlendirmesinde bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Turizm sektörü maliyet ve kur baskısıyla sezona girdi
Türkiye turizmi, 2026 yaz sezonuna yüksek maliyetler ve kur baskısıyla girdi. Mayıs'ta lokanta ve otel enflasyonu %31,59 ile Akdeniz rakiplerinin çok üzerine çıktı. TÜROB ve AKTOB, maliyet artışlarının kârlılığı düşürdüğünü vurguladı.
Türkiye'nin döviz kazandıran en önemli sektörlerinden biri olan turizm, 2026 yaz sezonuna yüksek maliyetler ve baskılanan döviz kuru baskısıyla girdi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı mayıs ayı enflasyon verileri, manşet enflasyondaki baz etkisine bağlı gerilemeye rağmen hizmet ve turizm sektöründeki fiyat katılığının sürdüğünü ortaya koydu.
Uluslararası ortak tüketim sınıflaması (COICOP) verilerine dayanan analizler, Türkiye turizminin Akdeniz çanağındaki rakiplerine kıyasla fiyat rekabetinde zorlu bir süreçten geçtiğini gösteriyor.
Akdeniz'de en yüksek artış Türkiye'de
Mayıs ayında Türkiye'de "Lokanta ve Oteller" grubundaki yıllık enflasyon yüzde 31,59 olarak gerçekleşirken, Akdeniz'deki önemli rakip destinasyonlarda bu oranlar oldukça düşük seviyelerde kaldı. İspanya'da lokanta ve otel enflasyonu yüzde 4,20, Yunanistan'da yüzde 3,90, İtalya'da ise yüzde 3,40 olarak kaydedildi.
Söz konusu veriler, Türkiye'nin uluslararası turizm pazarındaki fiyat rekabetçiliğinin giderek zorlaştığına işaret ediyor.
Eresin: Maliyet yükünü sektör üstleniyor
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, enflasyon hesaplamalarında otelcilik ile yeme-içme sektörlerinin aynı kategoride değerlendirilmesini eleştirerek, konaklama tarafındaki fiyat artışlarının restoran sektörüne göre daha sınırlı kaldığını söyledi.
Sektörün en önemli sorunlarından birinin kur-enflasyon dengesizliği olduğunu vurgulayan Eresin, "Yüksek enflasyon ve hızla artan işletme maliyetlerine rağmen döviz kurlarının aynı oranda yükselmemesi, konaklama sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uluslararası pazardaki rekabet gücümüzü korumak adına TL bazındaki maliyetleri döviz fiyatlarına tam olarak yansıtamıyoruz. Bu durum, kârlılıktan fedakârlık etmemize neden oluyor. Maliyet kaynaklı yükün önemli bölümünü sektörümüz üstleniyor" ifadelerini kullandı.
Kavaloğlu: Kârlılıkta üç yıl geriye gidildi
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da turizm sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin sabit kur politikası olduğunu belirtti.
Büyük ölçekli ve finansal açıdan güçlü otellerin, tur operatörleriyle bir yıl önceden yaptıkları anlaşmalar sayesinde kısmen önlem alabildiğini ifade eden Kavaloğlu, özellikle butik ve küçük işletmelerin sürdürülebilirlik açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.
Geçen yıla kıyasla oda fiyatlarında TL bazında en az yüzde 35'lik artış yaşandığını aktaran Kavaloğlu, buna karşın euro bazındaki fiyat artışının yüzde 5 ila 8 seviyelerinde kaldığını söyledi.
Kârlılık oranlarında son üç yılda önemli bir gerileme yaşandığını kaydeden Kavaloğlu, "Mevcut maliyet artışları dikkate alındığında, euro bazlı fiyatların çok daha yüksek seviyelerde olması gerekirdi. Şu anda sektöre nefes aldıran en önemli unsurlar gurbetçi talebi ile iç pazardaki hareketlilik" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Para Analiz
En Çok Okunan Haberler