Hava Durumu

#Aktob

TOURISMJOURNAL - Aktob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aktob haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizm sektörü maliyet ve kur baskısıyla sezona girdi Haber

Turizm sektörü maliyet ve kur baskısıyla sezona girdi

Türkiye'nin döviz kazandıran en önemli sektörlerinden biri olan turizm, 2026 yaz sezonuna yüksek maliyetler ve baskılanan döviz kuru baskısıyla girdi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı mayıs ayı enflasyon verileri, manşet enflasyondaki baz etkisine bağlı gerilemeye rağmen hizmet ve turizm sektöründeki fiyat katılığının sürdüğünü ortaya koydu. Uluslararası ortak tüketim sınıflaması (COICOP) verilerine dayanan analizler, Türkiye turizminin Akdeniz çanağındaki rakiplerine kıyasla fiyat rekabetinde zorlu bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Akdeniz'de en yüksek artış Türkiye'de Mayıs ayında Türkiye'de "Lokanta ve Oteller" grubundaki yıllık enflasyon yüzde 31,59 olarak gerçekleşirken, Akdeniz'deki önemli rakip destinasyonlarda bu oranlar oldukça düşük seviyelerde kaldı. İspanya'da lokanta ve otel enflasyonu yüzde 4,20, Yunanistan'da yüzde 3,90, İtalya'da ise yüzde 3,40 olarak kaydedildi. Söz konusu veriler, Türkiye'nin uluslararası turizm pazarındaki fiyat rekabetçiliğinin giderek zorlaştığına işaret ediyor. Eresin: Maliyet yükünü sektör üstleniyor Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, enflasyon hesaplamalarında otelcilik ile yeme-içme sektörlerinin aynı kategoride değerlendirilmesini eleştirerek, konaklama tarafındaki fiyat artışlarının restoran sektörüne göre daha sınırlı kaldığını söyledi. Sektörün en önemli sorunlarından birinin kur-enflasyon dengesizliği olduğunu vurgulayan Eresin, "Yüksek enflasyon ve hızla artan işletme maliyetlerine rağmen döviz kurlarının aynı oranda yükselmemesi, konaklama sektörü üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uluslararası pazardaki rekabet gücümüzü korumak adına TL bazındaki maliyetleri döviz fiyatlarına tam olarak yansıtamıyoruz. Bu durum, kârlılıktan fedakârlık etmemize neden oluyor. Maliyet kaynaklı yükün önemli bölümünü sektörümüz üstleniyor" ifadelerini kullandı. Kavaloğlu: Kârlılıkta üç yıl geriye gidildi Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da turizm sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin sabit kur politikası olduğunu belirtti. Büyük ölçekli ve finansal açıdan güçlü otellerin, tur operatörleriyle bir yıl önceden yaptıkları anlaşmalar sayesinde kısmen önlem alabildiğini ifade eden Kavaloğlu, özellikle butik ve küçük işletmelerin sürdürülebilirlik açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Geçen yıla kıyasla oda fiyatlarında TL bazında en az yüzde 35'lik artış yaşandığını aktaran Kavaloğlu, buna karşın euro bazındaki fiyat artışının yüzde 5 ila 8 seviyelerinde kaldığını söyledi. Kârlılık oranlarında son üç yılda önemli bir gerileme yaşandığını kaydeden Kavaloğlu, "Mevcut maliyet artışları dikkate alındığında, euro bazlı fiyatların çok daha yüksek seviyelerde olması gerekirdi. Şu anda sektöre nefes aldıran en önemli unsurlar gurbetçi talebi ile iç pazardaki hareketlilik" değerlendirmesinde bulundu.

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu Haber

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu

AKTOB Toplantısında Turizmin Geleceği Masaya Yatırıldı Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), 21 Mayıs'ta FashionTV Luxe Resort'ta sektörel bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Büşra Özdemir ve çok sayıda kamu yetkilisinin katıldığı toplantıda, kentin turizm gündemi kamu ve özel sektör temsilcilerince birlikte ele alındı. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sunumunda Antalya turizminin dönüşüm sürecini ve gelecek stratejilerini aktardı. Kavaloğlu'na göre artık başarının ölçütü yalnızca yaz sezonu doluluk oranları değil; yıl boyu sürdürülebilir büyüme, istihdam sürekliliği ve destinasyon dengesi olmalı. "Yılı nasıl dengeli büyütebiliriz?" sorusunu Antalya'nın önündeki temel mesele olarak tanımlayan Kavaloğlu, mevsimsellikten uzaklaşmayı öncelikli hedef olarak ortaya koydu. Bu çerçevede "12 Ay Turizm" vizyonuna dikkat çeken Kavaloğlu, yılın farklı dönemleri için farklı turizm türlerinin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Yılın başında sağlık turizmi, wellness, spor kampları ve dijital göçebe segmentleri; sonbaharda golf, gastronomi ve premium deneyimler; kasım-aralık döneminde ise kongre ve MICE turizmi belirleyici olacak. Özellikle COP31 sonrasında Antalya'nın uluslararası arenada kazandığı görünürlüğün etkinlik turizmine olumlu yansıyacağı değerlendirildi. Sunum, turizmdeki yeni rekabet anlayışını da mercek altına aldı. "Travel Mixology" olarak tanımlanan bu yaklaşıma göre günümüz turistinin seyahat kararları; sosyal medya, yapay zekâ araçları ve dijital toplulukların iç içe geçtiği çok katmanlı bir bilgi akışından besleniyor. Kavaloğlu, bu yeni davranış biçiminin "yapay zekâ + topluluk + deneyim + insan doğrulaması" ekseninde şekillendiğini belirterek Antalya'nın söz konusu dönüşüme hazır olduğunu söyledi. Toplantıda ele alınan bir diğer ilgi çekici başlık ise Pop Kültür Turizmi oldu. Diziler, filmler, müzik ve dijital içeriklerin seyahat talebini doğrudan etkilediğini vurgulayan Kavaloğlu, Türkiye'nin özgün sokak kültürü, gastronomi anlayışı ve gündelik yaşam dokusunun yabancı ziyaretçiler için başlı başına bir çekim unsuru olduğunu ifade etti. Romanya'nın büyüyen bir kaynak pazar olarak özellikle gündemde tutulduğu toplantıda, 2026'nın ilk dört ayına ait veriler de değerlendirildi. Bazı geleneksel pazarlardaki yavaşlamaya karşın alternatif pazarlarda büyümenin sürdüğüne dikkat çeken Kavaloğlu, Antalya'nın güçlü altyapısı ve kamu-özel sektör iş birliğiyle küresel rekabette öne çıkmaya devam edeceğini vurguladı.

Turizmde patili dostların izi Haber

Turizmde patili dostların izi

Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici beklentileriyle birlikte yepyeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise artık sadece bir ‘niş’ pazar olmaktan çıkıp sektörün geleceğini şekillendiren yüksek katma değerli ana trendlerden birine dönüşen ‘pati dostu turizm’ yer alıyor. YENİ DÖNEM BAŞLADI Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, ‘pati izi ekonomisi’ olarak adlandırdığı bu yeni dönemde Türkiye’nin alması gereken pozisyona ve sektörün içinde bulunduğu güncel duruma dair değerlendirmelerde bulundu. PAZAR HIZLI BÜYÜYOR AKTOB verilerine göre, turizmde dengeleri değiştiren evcil hayvan dostu seyahat pazarı hızla büyüyor. 2023 yılında 2 milyar dolar seviyesinde olan pazar büyüklüğünün, 2032 yılına kadar 4.6 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Sektör istatistikleri, tatilcilerin profilindeki değişimi de açıkça ortaya koyuyor: İleri yaş gezginlerin yüzde 25’ine ve orta yaş grubunun yüzde 40’ından fazlasına tatillerinde can dostları eşlik ediyor. Tripadvisor verilerinde evcil hayvan dostu aktivitelerde yaşanan yüzde 260’ın üzerindeki artış ve her yıl yaklaşık 2 milyon evcil hayvanın ticari uçuşlarla seyahat etmesi, bu alanda erken konumlanan destinasyonların elde edeceği rekabet avantajının altını çiziyor. ‘BU KİTLEDEN PAY ALMALIYIZ’ AKTOB Başkanı Kavaloğlu, sektörün bu yeni ve sadık kitleye yönelik stratejilerini hızla geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, pati dostu turizmin önemini, “Aktif olarak evcil hayvan dostu seyahat, dünyada inanılmaz gelişen, ülkemizde de gelişmeye devam eden bir seyahat türü haline geldi. Bunu biz ‘pati izi’ ekonomisi diyoruz. Çok değerli hayvan dostlarını, aile bireyleri gibi kabul edip onlarla tatile çıkan büyük bir kitle var. Bu kitleden pay alınması gerekiyor” sözleriyle anlattı. ‘SEKTÖR YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’ “Bu kitlenin turizm hareketinde muhakkak ve muhakkak kolaylıklarla karşılaşmaları gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Evcil hayvan sahiplerinin yüzde 53’ü tatillerine hayvanlarını da dahil etmek istiyor. ABD’de bu oran yüzde 78. Her yıl 2 milyona yakın evcil hayvan ticari uçuşlarla seyahat ediyor. Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici davranışlarıyla birlikte yeni bir turizm sürecine girdi. Bu dönüşümde evcil hayvan dostu seyahatin hızla büyümesi de etkili oluyor. Bu yeni bir niş değil. Yüksek katma değerli bir segment. Antalya’da bu segmente çok ciddi katkı koyan otellerimiz var. Pati dostu turizm, sektörün geleceğini şekillendiren ana trenlerden biri. Erken konumlanan destinasyonlar rekabet avantajı elde ediyor” dedi.

Antalya’da yabancı turist sayısı ilk çeyrekte 1,25 milyonu geçti Haber

Antalya’da yabancı turist sayısı ilk çeyrekte 1,25 milyonu geçti

Geçen yıl 17 milyondan fazla yabancı turisti konuk eden Antalya'da, yılın ilk çeyreğinde özellikle Almanya, Rusya ve İngiltere'den gelen turistlerle turizm hareketi yaşandı. Ara tatil, Ramazan Bayramı, Nevruz ve Paskalya Bayramı dolayısıyla yaşanan yoğunluğun, Pfingsten (Kutsal Ruh Bayramı) tatili ve Kurban Bayramı ile devam etmesi bekleniyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya'nın Paskalya tatili dönemini iyi geçirdiğini ve Avrupalı misafirlerin ülkelerine mutlu döndüğünü söyledi. Bu yıl tüm tatil periyotlarının peş peşe geldiğini dile getiren Kavaloğlu, "Antalya'ya gelen kişi sayısı 1 milyon 250 bin kişiyi geçti. Bu da geçen seneye göre yaklaşık yüzde 3'lük bir artışa tekabül ediyor. Çok zor bir dönemden geçiyoruz turizm açısından, tabii ki bu rakamlar çok değerli, çok önemli" dedi. Sezonun mayısın üçüncü haftasında başlaması bekleniyor Kavaloğlu, ileriki dönemlere yönelik rezervasyonlarda bir durgunluk olduğunu ve bunun da dünyadaki belirsizlikten kaynaklandığını ifade etti. Kentteki hareketliliğin ileriki günlerde daha da artmasını beklediklerini belirten Kavaloğlu, şunları söyledi: "Sezon açılışının Kurban Bayram ile olacağını düşünüyoruz. Bu sene tüm tatil periyotları peş peşe ve aynı zamanda denk geldi. Kurban Bayramı'nın hemen arkasında Avrupa, Almanya için çok önemli olan Pfingsten tatili var. Dolayısıyla Avrupa'da yaşayan Türklerin hem Kurban Bayramı'nı hem Pfingsten nedeniyle tatili Antalya'da geçireceklerini düşünüyorum. Mayısın üçüncü haftası itibarıyla sezonun başlayacağını öngörüyoruz." Avrupa'da Türkiye'nin savaş ortamının içindeymiş gibi bir algı oluşturulduğunu ifade eden Kavaloğlu, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, Türkiye'ye ve Antalya'ya gelen misafirlerin mutlu ayrıldıklarını kaydetti. Pazarlar konusunda da bir değişiklik olmadığını aktaran Kavaloğlu, "İlk üç sırada Almanya, Rusya ve İngiltere devam ediyor. Polonya da dördüncü sırada. Kışı Alman, Rus ve İngiliz turistlerle geçirdik. Yaza doğru Rus turistlerin sayısının daha da artacağını düşünüyorum" diye konuştu. Kavaloğlu, Antalya için 17 milyon rakamının önemli olduğunu belirterek, bu yılı da bu rakamla kapatmayı hedeflediklerini söyledi.

İran gerilimi turizmi etkiledi; Türkiye’de iptaller yükseliyor Haber

İran gerilimi turizmi etkiledi; Türkiye’de iptaller yükseliyor

Orta Doğu’daki savaş, Türkiye’ye yönelik ve ülke içindeki seyahatleri etkilemeye başladı. alman turistler başta olmak üzere bazı tatilciler rezervasyonlarını değiştiriyor ya da iptal ediyor. Uzun yıllardır Almanlar için gözde bir tatil merkezi olan Türkiye, 2025 yılında turizmde rekor kırmıştı. Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un verilerine göre, ülkeyi 64 milyon kişi ziyaret ederken, turizm gelirleri 65,2 milyar dolarla tarihi seviyeye ulaştı. Ancak 28 Şubat 2026’dan itibaren tablo değişti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından turizm sektöründe belirsizlik arttı. Mart ortasından itibaren, İran’daki savaşın başlamasından yaklaşık üç hafta sonra, doğu ve güneydoğudaki komşu ülkelerden gelen turist akışının “tamamen çöktüğü” belirtiliyor. Alman Deutsche Welle’ye konuşan Ayanis Tour satış ve pazarlama direktörü Onur Tuncdemir, “Bu ülkelerden gelen seyahatler neredeyse tamamen durdu, tersine bir akış söz konusu” dedi. Özellikle İran ve Irak, Türkiye’ye turist gönderen önemli pazarlar arasında yer alıyordu. Ancak sektörde faaliyet gösteren şirketler son haftalarda büyük ölçüde iptaller ve ön ödeme iadeleriyle ilgileniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son yıllarda her yıl ortalama 3,3 milyon İranlı Türkiye’yi ziyaret ediyordu. Bu ziyaretçi akışının önemli ölçüde kesildiği ifade ediliyor. Buna karşın, bazı turizm merkezlerinde durum görece istikrarlı. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, Bodrum, Antalya ve İstanbul gibi merkezlerde henüz kayda değer iptaller olmadığını ve Alman turist rezervasyonlarının büyük ölçüde sabit kaldığını söyledi. Almanya Dışişleri Bakanlığı ise internet sitesinde, Orta Doğu’daki güvenlik durumunun kötüleşmesinin, doğrudan çatışmaya dahil olmayan ülkeleri de etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Bakanlık, genel bir seyahat uyarısı yayımlamazken, İran, Irak ve Suriye sınırına yakın bazı bölgelere zorunlu olmadıkça gidilmemesini tavsiye ediyor. Antalya, Bodrum ve İstanbul gibi başlıca turistik merkezler ise hâlâ güvenli kabul ediliyor. Alman resmi istatistik kurumu Destatis verilerine göre, 2025 yazında Avrupa’ya yönelik hava trafiğinde İspanya 10,5 milyon yolcuyla ilk sırada yer alırken, Türkiye 7,7 milyon Alman yolcuyla ikinci sırada bulunuyordu. Alman Seyahat Birliği verileri ise Türkiye’nin Mayıs–Ekim döneminde hem gelir hem rezervasyon sayısı açısından en popüler yaz destinasyonu olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, Alman seyahat pazarına ilişkin güncel veriler, Mart 2026’da paket tur yeni rezervasyonlarının yaklaşık yüzde 16 azaldığını ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesine talebin belirgin şekilde gerilediğini ortaya koyuyor.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz Haber

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, turizmde dengeleri hızla değiştiriyor. Savaşın etkisiyle küresel ölçekte seyahat tercihleri yeniden şekillenirken, turist akışları da güven algısına göre yön değiştiriyor. Avrupalı turistlerin “daha güvenli” gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yönelmesi, bu bölgelerde talep ve fiyatları yukarı çekerken; Doğu Akdeniz’de ise talep zayıflıyor. Türkiye de doğrudan çatışmanın tarafı olmamasına rağmen bu dalgadan olumsuz etkilenen destinasyonlar arasında yer alıyor. Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu “Sanki savaşın ana kaynağında bir bölgedeymişiz gibi yansıtılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bu, ticaretin getirdiği şeylerin dışında bir organizasyon. Bunun da farkındayız. İspanya, 1 Mart itibarıyla tüm indirimleri kaldırdı. Onlar bu sene güzel bir sezon geçirecekler. Keza Yunanistan, Fransa, İtalya da öyle.” diye konuştu. Kavaloğlu, “Bizim için zor bir dönem başlıyor. Sezona bir ay geç başlayacağız gibi duruyor. Zor bir nisan ayı geçecek ama mayıs itibarıyla sistemin toparlanacağını düşünüyorum” diyen Kavaloğlu, turizmin barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Turizm barışın dili. İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmdeki konumuna da dikkat çeken Kavaloğlu, “Türkiye, dünya turizmi içinde bir olgu. Biz vazgeçilmeziz. Bunu defalarca kanıtladık. Sadece Antalya’ya 17 milyon, Türkiye geneline 60 milyonun üzerinde turist gelmesi büyük bir birikimin eseri” dedi. Türkiye’nin sektöre geç girmesine rağmen hızlı mesafe kat ettiğini belirten Kavaloğlu, “Avrupalı rakiplerimize göre 20-25 yıl sonra başladık ama 100 metre koşucusu gibiyiz. Türkiyesiz, Antalyasız dünya turizmini konuşmak kolay değil” diye konuştu. Algı yönetimi konusuna da değinen Kavaloğlu, mevcut dönemde daha güçlü bir iletişim gerektiğini söyledi. “Yaptığımız işleri dünya takdir ediyor ama bu süreçte algıyı dengelememiz gerekiyor. Bu konuda TGA çalışıyor. Artık pazarlamada daha sert, daha agresif olmamız gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Bel altından vurulan bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Buna aynı dirayetle ve aynı sertlikte karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin en iyi seyahat platformu ödülü Tatilsepeti’nin Haber

Türkiye’nin en iyi seyahat platformu ödülü Tatilsepeti’nin

Tur ve otel envanteriyle Türkiye’nin en kapsamlı online seyahat acentesi olan Tatilsepeti, ödüllerine bir yeni ödül daha ekledi. Türkiye’nin en prestijli turizm ödüllerinden biri olan Quality Management Tourism Awards, 15. yılında “QM Golden 15” temasıyla sahiplerini buldu. İki aşamalı ve SMS doğrulamalı oylama sürecine 16.423 turizm profesyoneli katıldı. 11 ana dalda 54 kategoride kullanılan 100 bini aşkın oy sonucu sektörün önde gelen markalarına verilen mükemmeliyet ödüllerinden biri de Tatilsepeti’nin oldu. Antalya Nest Kongre Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirilen ödül töreninde, Tatilsepeti’ne değer görülen ödül, Genel Müdür Sedat Kılıç’a Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu tarafından takdim edildi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Türkiye’s Best QM Domestic Market OTP (Online Travel Platform)’’ ödülüne değer görülmekten dolayı duyduğu gururu şu sözlerle dile getirdi: ‘’Biz büyük bir Türkiye tatil platformu yarattık’’ ‘’Tatilsepeti bundan 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kuruldu. Bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetiyor; kalitesi ve güvenilirliğiyle sektörü domine ediyor. Satış amaçlı bir online seyahat acentesinden çok daha ötesi Tatilsepeti. QM Awards’da bize değer görüldüğü gibi biz büyük ve güvenilir bir Türkiye tatil platformu yarattık. Bugün tatille ilgilenen herkesin buluştuğu bir platform olduk. Platformumuzu bir pazaryeri olmanın ötesinde aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan ve sürekli gelişen, zenginleşen bir yapıya dönüştürdük. Tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdik, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerikler ürettik, ‘satış değil bilgi veren’ bir strateji izledik. Bu hamlelerimizle tatille ilgili her konuda tüketicilerin arama yaptığı, başvurduğu ve güvendiği önemli bir referans kaynağı olduk.’’ Tatilsepeti’nin henüz internet alışverişi davranışı dahi oluşmamışken ilk online seyahat acentesi olarak kurulduğunu belirten Sedat Kılıç, ‘’Bugün geldiğimiz nokta, o günlerdeki teknolojik vizyonumuzun ispatı niteliğinde. Bu vizyonu hiçbir zaman bırakmadık. Tüketici nezdinde güçlü bir güven ve kalite duygusu yarattık. Platformumuzdaki bu büyük buluşmanın ve bu ödülün de sırrı burada’’ dedi. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, tüm sektör paydaşlarına teşekkür ederek turizmde birlikte büyümeye devam edeceklerini kaydetti: ‘’Markamızı bu ödüle değer gören turizm camiasının tüm değerli dostlarına ve yıllardır kaliteden ödün vermeden bu prestijli ödülü organize eden değerli GM ailesine, Tatilsepeti ailem adına teşekkür ederim. QM Awards’ın da ‘The Power of Quality’ sloganında olduğu gibi kalitenin sürdürülebilir büyüme açısından gerekliliğine olan inancımızla, turizmde birlikte büyümeye devam edeceğiz.’’ Tatilsepeti’nin aldığı ödüllerden bazıları şöyle; • 2025-2024-2023-2022-2018 Yılın İtibarlısı The One Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri • 2025 Kurumsal İmaj - Film Online Kategorisinde Kristal Elma Kristal Elma Ödülleri • 2024-2025 Tatil Kategorisinde E-Ticaretin En İyisi Ödülü ECHO Awards • 2024-2025 Kurumsal İmaj Kategorisinde Film Felis Felis Ödülleri • 2023-2024 Dünyanın Önde Gelen Otel Rezervasyon Sitesi Ödülü Uzakrota Global Summit Travel Awards • 2023- Addressable TV Kullanımı Gümüş Ödül - Brandverse Awards • 2023- Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarısı Gold Ödülü - 8. Sikayetvar #ACE • 2022 - En İyi Müşteri Deneyimi Ödülü Fast Company TATİLSEPETİ HAKKINDA: Tatilsepeti.com, en geniş ürün seçeneği, en doğru bilgi, en uygun ödeme koşulları ve yüzde 100 memnuniyet odaklı yaklaşımıyla misafirlerine mutlu bir tatil alışverişi deneyimi sunma hedefiyle hizmet veriyor. Tatilsepeti bugün yıllık 35 milyonu tekil, toplamda 70 milyonun üzerinde ziyaretçi sayısıyla Türkiye’nin önde gelen turizm portalı konumunda. Yurt içi online satışta sektörün öncülerinden olan tatilsepeti.com, 2009 yılında yurt dışı tatil satışına başladı. Türkiye’nin en saygın tur operatörleri, yurt içi ve yurt dışındaki geniş otel portföyünün yanı sıra yılda 20.000’in üzerinde yurt içi yurt dışı tur ve uçak bileti, araç kiralama hizmetlerini çatısı altında birleştiren Tatilsepeti.com; birbirinden farklı tatil konseptleri ve uygun fiyatlı önerileriyle milyonlarca kişiye hayalindeki tatili gerçekleştirme fırsatı sunuyor. Tatilsepeti Medya İletişim – Arya Medya / 0535 291 50 49

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.