Hava Durumu

#Turizm

TOURISMJOURNAL - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edremit’te önemli toplantı Haber

Edremit’te önemli toplantı

Edremit’te bölge turizminin rotasını belirlemek amacıyla düzenlenen Edremit Turizm Sektör Toplantısı, Hattuşa Kazdağları Termal Otel’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Onur Adıyaman ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’in başkanlığında yapılan toplantıya; Turizm Destinasyon Yönetimi Birim Başkanı Esra Karakoç, ETO yönetim ve meclis üyeleri ile TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Temsil Kurulu (BTK) adına Fatih Ergün katıldı. Zirvenin özel konukları arasında ise Türk Hava Yolları bölge pazarlama yetkilileri yer alarak ulaşım ve destinasyon yönetimi konusunda stratejik bilgiler paylaştı. Toplantının ana gündem maddesini "Kuzey Ege" başlığı altında turizm paydaşları tarafından hazırlanan yeni paket programların analizi oluşturdu. Bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini ön plana çıkaran paketlerin ortak akıl çalışmasıyla daha rekabetçi hale getirilmesi için iyileştirme ve geliştirme önerileri değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, bölge turizmine uluslararası hareketlilik kazandıracak önemli organizasyonların takvimi netleştirildi. Mayıs ayında TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir BTK ve Avrupa Türk Acentacılar Birliği iş birliğinde Almanya’dan Edremit Körfezi’ne gelecek olan geniş katılımlı turizm heyeti için yapılacak tanıtım programının detayları titizlikle planlandı. Turizm hamlesinin haziran ayında da hız kesmeden devam edeceği vurgulanan toplantıda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve SunExpress Hava Yolları ortaklığıyla Almanya’dan bölgeye getirilecek tur operatörleri heyeti için yürütülen organizasyon çalışmaları ele alındı. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, körfezin turizm potansiyelini dünya vitrinine taşımak için tüm paydaşlarla uyum içerisinde çalıştıklarını belirterek bu tür stratejik buluşmaların meyvelerini önümüzdeki sezonlarda toplayacaklarını ifade etti. GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman da kalkınma ajansı olarak bölge turizminin katma değerini artıracak projelere her türlü teknik desteği sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.

Mersin’de turizm eğitimi başladı Haber

Mersin’de turizm eğitimi başladı

Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen eğitimler Hamzabeyli, Uzuncaburç, Melemez ve Çömelek mahallelerinde yapıldı. Program kapsamında; kırsal turizm farkındalığı, yerel ürünlerin turizme kazandırılması, ziyaretçi memnuniyeti, konaklama hizmetleri, hijyen, pazarlama teknikleri ve sürdürülebilir turizm gibi birçok konuda teorik ve uygulamalı bilgiler verildi. Eğitimler, turizm uzmanı Erdal Çeri tarafından gerçekleştirildi. Turizm Tanıtım Şube Müdürü Eylem Eren, Örnek Köy ve Arkeoköy projeleri kapsamında yürütülen çalışmalarla bölge halkında turizm bilinci oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Amacımız, turizm hareketliliğine doğrudan ya da dolaylı katılım sağlayacak vatandaşlarımızın bu sürece bilinçli şekilde dahil olması" dedi. Turizm uzmanı Erdal Çeri ise Mersin’in güçlü bir turizm altyapısına sahip olduğunu ifade ederek, doğru planlama ile kentin kısa sürede turistlerin uğrak noktalarından biri haline gelebileceğini söyledi. Uzuncaburç Mahalle Muhtarı Haluk Ünal, bölgenin tarihi zenginliğine dikkat çekerek, "Burası adeta tarihin cenneti" derken, Çömelekliler Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Muhsin Yılmaz da Jeoköy projesinin Türkiye’de örnek bir model olacağını vurguladı. Eğitimlere katılan vatandaşlar ise verilen desteklerden memnun olduklarını belirterek, hem üretim hem de turizm açısından önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti. Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınma ve turizm odaklı çalışmalarının süreceği bildirildi.

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir Haber

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir

Dünya Bankası'nın salı günü yayınlanan son Emtia Piyasaları Görünümü raporu, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı ablukasının küresel piyasalarda "tarihi bir şok" yaratmasıyla, enerji fiyatlarında bu yıl yüzde 24’lük bir sıçrama öngörüyor. Öngörülen bu artış, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana görülen en büyük enerji fiyat sıçraması anlamına geliyor. Yüksek enflasyonu kalıcılaştırma ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyor. Rapora göre, küresel emtia piyasaları son 4 yılın en dalgalı döneminden geçiyor. 2026 yılı boyunca toplam emtia maliyetlerinde yaşanacak yüzde 16’lık genel artışa, enerji ve gübre fiyatlarının öncülük etmesi bekleniyor. Bölgesel istikrarsızlık, halihazırda kayıtlara geçen en büyük petrol arzı kesintisine yol açtı. Kriz süresince küresel petrol üretimi günde 10 milyon varilden fazla düşüş gösterdi. Bazı fiyatlar ilk zirve noktalarından gerilemiş olsa da çalışma, altyapı saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye darboğazlarının kalıcı etkileri nedeniyle enerji maliyetlerinin öngörülebilir gelecekte yüksek seviyelerde kalacağını ortaya koyuyor. Analistler, mevcut krizin geçtiğimiz yıl boyunca emtia fiyatlarında gözlemlenen düşüş eğilimini fiilen tersine çevirdiğini belirtiyor. Bu durumun bir stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) ortamı yarattığı ve merkez bankalarının faiz oranlarını yönetmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse, konuya ilişkin şu uyarıda bulundu: "Hükümetler, piyasaları bozabilecek geniş kapsamlı ve hedefsiz mali destek verme eğilimine direnmelidir. Bunun yerine, önümüzdeki aylarda yaşanacak ekonomik belirsizlik sürecini atlatabilmeleri için en savunmasız hanelere yönelik geçici yardımlara odaklanılmalıdır." Fırtınanın merkezindeki petrol ve gaz piyasaları Şu anki piyasa istikrarsızlığının başlıca nedeni, Orta Doğu'daki denizcilik rotalarındaki eşi görülmemiş kesinti. Dünyadaki deniz yoluyla ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan kritik bir deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, savaş boyunca neredeyse tamamen durdu. Dünya Bankası'na göre, Brent türü ham petrolün 2026 yılı boyunca varil başına ortalama 86 dolar seviyesinde seyretmesi bekleniyor, bu da 2025'te kaydedilen 69 dolarlık ortalamaya kıyasla keskin bir artış anlamına geliyor. Bu öngörü, en ağır kesintilerin mayıs ayı itibarıyla hafiflemeye başlayacağı ve yıl sonuna kadar taşımacılık hacimlerinin kademeli olarak savaş öncesi seviyelere döneceği varsayımına dayanıyor. Haberin yazıldığı sırada ABD gösterge petrolü WTI'nın fiyatı varil başına 102 doların üzerindeydi, uluslararası referans olan Brent petrol ise 3 haftadır ilk kez 110 doların üzerine çıkmıştı. BAE ayrıca, salı günü yaptığı açıklamada, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+'tan ayrılacağını duyurdu. Ülkenin enerji bakanı, bu kararı, "değişen talebi karşılamaya yardımcı olmak" amacıyla ülkenin enerji stratejisinin yeniden yapılandırılmasıyla gerekçelendirdi ve petrol üretiminde "kademeli bir artış" sözü verdi. Ek arzın fiyatların düşmesine katkı sağlayıp sağlamayacağı ya da büyük petrol tedarikçileri arasındaki daha zayıf koordinasyonun kriz ortamında tersine bir etki yapıp yapmayacağı ise henüz belli değil. Dünya Bankası, çatışmanın uzaması ya da daha fazla bölgesel aktörü içine alacak şekilde yayılması halinde fiyat baskısının daha da artacağı uyarısında bulunuyor. Mevcut temel senaryoda bile yaşanan şok, diğer enerji sektörlerinde ciddi dalgalanmalara yol açmış durumda. Çalışma, ülkelerin alternatif enerji kaynaklarını güvence altına almak için seferber olmasıyla birlikte petrol piyasasındaki oynaklığın doğalgaz ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) göstergeleri üzerinde doğrudan etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği, İran savaşı başladığından bu yana fosil yakıt ithalatı için fazladan 27 milyar euronun üzerinde harcama yapmak zorunda kaldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da durumu şimdiden tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidi olarak nitelendiriyor. Artan yakıt maliyetlerinin, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerde istihdam yaratma ve sanayi yatırımları üzerinde ciddi etkiler yaratarak küresel büyümeyi frenlemesi bekleniyor. IMF bu ay, 2026 için küresel büyüme tahminini önceki öngörüsüne kıyasla 0,2 puan indirerek yüzde 3,1'e, Euro Bölgesi için büyüme beklentisini ise yüzde 1,4'ten yüzde 1,1'e çekti. Savaş, IMF'nin küresel enflasyon beklentisini de yüzde 4,4'e yükseltti. Enerji piyasalarındaki dalgalanmanın 2027'ye sarkması halinde ise Fon, küresel büyümenin yüzde 2'ye kadar düşebileceği "ağır bir senaryo" konusunda uyarıyor. Jeopolitik dalgalanma ve yayılma etkisi Dünya Bankası raporunun özel odak bölümü, jeopolitik risklerin piyasa istikrarı üzerindeki orantısız etkisini vurguluyor. Analize göre çatışmaların tırmandığı dönemlerde petrol fiyatlarındaki dalgalanma, daha sakin dönemlere kıyasla yaklaşık 2 kat daha yüksek. Çalışma, özellikle jeopolitik nedenlerle küresel petrol üretiminde yaşanan yüzde 1'lik bir düşüşün, fiyatları ortalama yüzde 11,5 artırma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Bu şokların güçlü bir "taşma" etkisi bulunuyor; diğer emtia piyasalarına yansıması, normal koşullara göre yaklaşık yüzde 50 daha güçlü oluyor. Rapora göre, jeopolitik bir şokun tetiklediği yüzde 10'luk bir petrol fiyatı artışı, yaklaşık bir yıl sonra doğalgaz fiyatlarının zirve seviyesini yüzde 7, gübre fiyatlarını ise yüzde 5'in üzerinde yükseltiyor. Bu gecikmeli etkiler, Orta Doğu'daki çatışma yakın vadede çözülse bile küresel ekonominin enflasyonist baskıyı gelecek yıl boyunca hissetmeye devam edeceği anlamına geliyor.

Ryanair CEO’su: Kışın 2-3 havayolu iflas edebilir Haber

Ryanair CEO’su: Kışın 2-3 havayolu iflas edebilir

Ryanair’ın CEO’su Michael O’Leary, petrol fiyatlarındaki sert artış nedeniyle bu yıl bitmeden Avrupa'da iki ya da üç havayolu şirketinin iflas edebileceğini savundu. Avrupa’nın en büyük havayolu şirketinin patronu olan O’Leary, İran’daki savaşın yalnızca nisan ayında Ryanair’in yakıt maliyetlerine fazladan 50 milyon dolar eklediğini söyledi. İtalyan gazetesi Il Sole 24 Ore'ye konuşan O’Leary, şu ifadeyi kullandı: "Petrol bu seviyelerde kalırsa, ekim veya kasım ayında iki ya da üç Avrupa havayolu iflas edebilir; beni mahkemeye vermek isteyen ama bunu yapmaya vakti kalmayacak olan Wizz Air ile airBaltic gibi." O’Leary, bunun rakip sayısını azaltacağı için "işleri açısından iyi bir şey" olacağını da sözlerine ekledi. Wizz Air ise iddiaları reddetti. Euronews Travel, yorum almak için airBaltic ile de iletişime geçti. Letonya Parlamentosu airBaltic’e 30 milyon euroluk kredi onayladı Bu ayın başlarında Letonya parlamentosu, Ortadoğu bölgesindeki çatışmanın şirketin mali durumu üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla airBaltic’e 30 milyon euroluk kısa vadeli bir kredi verilmesini onaylamıştı. Kredinin bu yıl 31 Ağustos’a kadar geri ödenmesi gerekiyor. airBaltic, Letonya’nın önde gelen havayolu ve çoğunluk hissesi Letonya devletine ait. Lufthansa Grubu’nun da şirkette yüzde 10’luk bir azınlık payı var. Şirketin ana üssü Riga’da, ancak Estonya’nın başkenti Tallinn, Litvanya’nın başkenti Vilnius ve Finlandiya’daki Tampere’de de uçuş merkezleri işletiyor. airBaltic ağırlıklı olarak Avrupa içi kısa mesafe hatlarda uçuyor; ayrıca Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya da bazı seferler düzenliyor. Wizz Air: 'Külliyen asılsız ve yanlış' Wizz Air ise O’Leary’nin açıklamalarını 'külliyen asılsız ve yanlış' diye niteledi. Wizz Air sözcüsü, Euronews Travel ile paylaştığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Wizz Air’in sağlam bir bilançosu, yüksek likiditesi var ve uçak alımlarını 18 ay öncesinden finanse ediyor." "İstikrarı net biçimde görülen bir şirketşz. Wizz Air, hızla değişen yakıt fiyatlarına karşı sektörde en iyi korunmuş havayollarından biri; filomuzun zaten yüzde 75’i A320neo ailesi uçaklardan oluşuyor ve bu da çok daha düşük yakıt tüketimi ve daha yüksek verimlilik sayesinde Avrupa’daki diğer tüm havayollarına göre yapısal bir maliyet avantajı sağlıyor. Wizz Air ayrıca önde gelen kiralama şirketleri ve üreticilerle uzun yıllara dayanan ilişkilerini sürdürüyor ve filo stratejisini kesintiye uğramadan hayata geçiriyor." "İtalya ve diğer kilit pazarlardaki varlığımızı hızla genişletmeye devam ediyoruz. Odağımız olması gerektiği yerde: En düşük fiyatları sunmak, en genç ve en yakıt tasarruflu uçak filosunu işletmek ve milyonlarca müşterimize hizmet vermek!" Macar havayolu Wizz Air’in Budapeşte, Bükreş ve Londra Luton’da üsleri var ve dünya genelinde 200’ün üzerinde noktaya uçuş yapılıyor. Öte yandan O’Leary, Wizz Air’in uzun vadede ayakta kalma şansını ilk kez sorgulamıyor. 2019’da, The Mail On Sunday gazetesine verdiği bir röportajda, gelecek yıllarda el değiştireceğine inandığı Avrupa havayolları arasında Wizz Air’in adını da saymıştı. O tarihten bu yana benzer iddiaları defalarca dile getirdi; öyle ki Wizz Air CEO’su József Váradi, G7'ye verdiği bir röportajda "Sanırım onun sözlerine göre şimdiye kadar en az on kez iflas ettik" diye espri yapmıştı.

İspanya’da sıcak önlemi: Turistik teraslar kapanabilir Haber

İspanya’da sıcak önlemi: Turistik teraslar kapanabilir

Bir restoran veya bar terasında rahatlamak, İspanya'da klasik bir yaz geleneği ancak bu yıl yeni kurallar nedeniyle bazı değişiklikler görülebilir. Ülke aşırı sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, konaklama ve yeme-içme sektörü sendikaları çalışanlar için daha güçlü korumalar talep etti. Bu da işletmelerin sıcaklığın zirveye çıktığı saatlerde dış mekân servislerine ara vermek zorunda kalabileceği anlamına geliyor. İşte bu yaz İspanya'ya seyahat edeceklerin bilmesi gerekenler: Aşırı sıcaklıklar, sel baskınları ve diğer hava olaylarının günlük hayatı giderek daha fazla etkilemesiyle birlikte, İspanya'nın hizmet sektörü çalışanları için ulusal iş kanunu çerçevesinde yapılan son güncelleme, iklim krizini merkezi bir mesele haline getirdi. Yapılan temel bir değişiklikle; sıcak dalgaları, sel ve yoğun kar yağışı gibi durumlarda çalışanlar için sağlık ve güvenlik korumaları getirildi. Bu yeni düzenleme, İspanya Devlet Meteoroloji Ajansı'nın (AEMET) turuncu veya kırmızı alarm verdiği durumlarda geçerli olacak. Aşırı sıcaklarda, yeterli gölgelendirme veya soğutma sistemine sahip olmayan restoran, bar ve kafelerin açık hava servislerini azaltmaları veya teraslarını kapatmaları zorunlu kılınıyor. Sözleşme, kapatmanın "son çare" olduğunu vurgularken; işletmeleri öncelikle vardiya saatlerini düzenlemeye, personel için su tüketimini ve dinlenme aralarını artırmaya teşvik ediyor. Kurallara uymayan işletmeler, en ciddi vakalarda 50 bin euroyu aşan para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir. Turistlere tavsiyeler: Alışkanlıklarınızı değiştirin Bu yaz İspanya’da tatil yapacak olanların günlük alışkanlıklarını uyarlamaları gerekebilir: Termometreler 40 santigrat dereceyi zorlarken gölgeli bir terasta soğuk bir içecek içmek ideal görünse de, bu koşullar uzun süre ayakta tepsi taşıyan ve masaları temizleyen garsonlar için yıpratıcıdır. Hava durumu uyarıları sırasında, günün en sıcak saatlerinde teras servisi askıya alınabilirken, iç mekanlar açık kalmaya devam edebilir. Eğer açık havada yemek yemek istiyorsanız, özel planlarınızı terasların yeniden açılacağı akşam saatlerine ertelemeyi düşünebilirsiniz. İspanya hükümeti, yoğunlaşan sıcak dalgalarından kaçmak isteyenler için bir "ulusal iklim sığınağı ağı" inşa ediyor. Başbakan Pedro Sanchez, geçtiğimiz aralık ayında düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: "Yıkıcı kuraklıklar ve sıcak dalgaları artık nadir görülen olaylar değil. Bazı yazlar ayrı ayrı dalgalarla değil, hazirandan ağustosa kadar uzanan tek bir uzun sıcak dalgasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Artık 'yeni normal' bu." Bu düzenleme, tatilcilerin konforundan ziyade çalışan sağlığını merkeze alsa da, 45 dereceye ulaşan sıcaklıklarda günlük rutini değiştirmek turistlerin kendi sağlığı için de faydalı olacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.