Hava Durumu

#Kaan Kavaloğlu

TOURISMJOURNAL - Kaan Kavaloğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaan Kavaloğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizmde patili dostların izi Haber

Turizmde patili dostların izi

Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici beklentileriyle birlikte yepyeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise artık sadece bir ‘niş’ pazar olmaktan çıkıp sektörün geleceğini şekillendiren yüksek katma değerli ana trendlerden birine dönüşen ‘pati dostu turizm’ yer alıyor. YENİ DÖNEM BAŞLADI Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, ‘pati izi ekonomisi’ olarak adlandırdığı bu yeni dönemde Türkiye’nin alması gereken pozisyona ve sektörün içinde bulunduğu güncel duruma dair değerlendirmelerde bulundu. PAZAR HIZLI BÜYÜYOR AKTOB verilerine göre, turizmde dengeleri değiştiren evcil hayvan dostu seyahat pazarı hızla büyüyor. 2023 yılında 2 milyar dolar seviyesinde olan pazar büyüklüğünün, 2032 yılına kadar 4.6 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Sektör istatistikleri, tatilcilerin profilindeki değişimi de açıkça ortaya koyuyor: İleri yaş gezginlerin yüzde 25’ine ve orta yaş grubunun yüzde 40’ından fazlasına tatillerinde can dostları eşlik ediyor. Tripadvisor verilerinde evcil hayvan dostu aktivitelerde yaşanan yüzde 260’ın üzerindeki artış ve her yıl yaklaşık 2 milyon evcil hayvanın ticari uçuşlarla seyahat etmesi, bu alanda erken konumlanan destinasyonların elde edeceği rekabet avantajının altını çiziyor. ‘BU KİTLEDEN PAY ALMALIYIZ’ AKTOB Başkanı Kavaloğlu, sektörün bu yeni ve sadık kitleye yönelik stratejilerini hızla geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, pati dostu turizmin önemini, “Aktif olarak evcil hayvan dostu seyahat, dünyada inanılmaz gelişen, ülkemizde de gelişmeye devam eden bir seyahat türü haline geldi. Bunu biz ‘pati izi’ ekonomisi diyoruz. Çok değerli hayvan dostlarını, aile bireyleri gibi kabul edip onlarla tatile çıkan büyük bir kitle var. Bu kitleden pay alınması gerekiyor” sözleriyle anlattı. ‘SEKTÖR YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’ “Bu kitlenin turizm hareketinde muhakkak ve muhakkak kolaylıklarla karşılaşmaları gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Evcil hayvan sahiplerinin yüzde 53’ü tatillerine hayvanlarını da dahil etmek istiyor. ABD’de bu oran yüzde 78. Her yıl 2 milyona yakın evcil hayvan ticari uçuşlarla seyahat ediyor. Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici davranışlarıyla birlikte yeni bir turizm sürecine girdi. Bu dönüşümde evcil hayvan dostu seyahatin hızla büyümesi de etkili oluyor. Bu yeni bir niş değil. Yüksek katma değerli bir segment. Antalya’da bu segmente çok ciddi katkı koyan otellerimiz var. Pati dostu turizm, sektörün geleceğini şekillendiren ana trenlerden biri. Erken konumlanan destinasyonlar rekabet avantajı elde ediyor” dedi.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz Haber

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, turizmde dengeleri hızla değiştiriyor. Savaşın etkisiyle küresel ölçekte seyahat tercihleri yeniden şekillenirken, turist akışları da güven algısına göre yön değiştiriyor. Avrupalı turistlerin “daha güvenli” gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yönelmesi, bu bölgelerde talep ve fiyatları yukarı çekerken; Doğu Akdeniz’de ise talep zayıflıyor. Türkiye de doğrudan çatışmanın tarafı olmamasına rağmen bu dalgadan olumsuz etkilenen destinasyonlar arasında yer alıyor. Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu “Sanki savaşın ana kaynağında bir bölgedeymişiz gibi yansıtılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bu, ticaretin getirdiği şeylerin dışında bir organizasyon. Bunun da farkındayız. İspanya, 1 Mart itibarıyla tüm indirimleri kaldırdı. Onlar bu sene güzel bir sezon geçirecekler. Keza Yunanistan, Fransa, İtalya da öyle.” diye konuştu. Kavaloğlu, “Bizim için zor bir dönem başlıyor. Sezona bir ay geç başlayacağız gibi duruyor. Zor bir nisan ayı geçecek ama mayıs itibarıyla sistemin toparlanacağını düşünüyorum” diyen Kavaloğlu, turizmin barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Turizm barışın dili. İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmdeki konumuna da dikkat çeken Kavaloğlu, “Türkiye, dünya turizmi içinde bir olgu. Biz vazgeçilmeziz. Bunu defalarca kanıtladık. Sadece Antalya’ya 17 milyon, Türkiye geneline 60 milyonun üzerinde turist gelmesi büyük bir birikimin eseri” dedi. Türkiye’nin sektöre geç girmesine rağmen hızlı mesafe kat ettiğini belirten Kavaloğlu, “Avrupalı rakiplerimize göre 20-25 yıl sonra başladık ama 100 metre koşucusu gibiyiz. Türkiyesiz, Antalyasız dünya turizmini konuşmak kolay değil” diye konuştu. Algı yönetimi konusuna da değinen Kavaloğlu, mevcut dönemde daha güçlü bir iletişim gerektiğini söyledi. “Yaptığımız işleri dünya takdir ediyor ama bu süreçte algıyı dengelememiz gerekiyor. Bu konuda TGA çalışıyor. Artık pazarlamada daha sert, daha agresif olmamız gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Bel altından vurulan bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Buna aynı dirayetle ve aynı sertlikte karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor" Haber

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor"

Kaan Kavaloğlu, günümüzün karmaşık risk tablosuna rağmen Antalya'nın sahip olduğu altyapı ve ürün çeşitliliği ile küresel arenada öncü rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdi. Turizm sektörün krizlere karşı güçlü bir "toparlanma refleksine" sahip olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Antalya'nın spor, gastronomi ve dijitalleşme ile rekabet avantajını koruyacağını belirtti. Küresel Riskler ve Hassas Denge Kavaloğlu, turizm hareketlerini doğrudan etkileyen başlıca risk faktörlerini jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve ekonomik belirsizlikler olarak sıraladı. Yakın coğrafyadaki çatışmaların seyahat kararlarını hassas bir dengeye taşıdığını belirten AKTOB Başkanı, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların yanı sıra iklim değişikliğinin de sektörün en önemli gündem maddesi olduğunu vurguladı. Sayı Değil "Değer" Odaklı Büyüme Sektörün dinamiklerinin dijital teknolojiler ve değişen seyahat motivasyonları ile yeniden şekillendiğini belirten Kavaloğlu, yeni dönemin parolasını açıkladı: Deneyim Ekonomisi. Kavaloğlu'na göre turizmin yeni rotası şu üç sac ayağı üzerine kuruluyor: Değer Odaklı Büyüme: Sadece ziyaretçi sayısına odaklanmak yerine, turistin bıraktığı katma değere odaklanmak. Sürdürülebilirlik: Çevresel ve sosyal dengeleri gözeten yatırımlar. Dijital Karar Süreçleri: Teknolojinin seyahat motivasyonlarını belirlemedeki gücünü kullanmak. Antalya’nın Stratejik Silahı: Ürün Çeşitliliği Antalya'nın küresel risklere karşı en büyük savunma mekanizmasının "dayanıklılık" olduğunu belirten Kavaloğlu, bu dayanıklılığın temelini ürün çeşitliliğinin oluşturduğunu söyledi. Antalya’nın spor turizmi, gastronomi, kongre ve düğün turizmi gibi alanlarda geliştirdiği kapasitenin stratejik bir avantaj sunduğunu ifade etti. Kavaloğlu, "Antalya; geniş yatak kapasitesi, güçlü hava bağlantıları ve çeşitlendirilmiş kaynak pazarlarıyla yeni dönemde de rekabet avantajını korumaktadır" diyerek sektör paydaşlarına güven verdi.

Turizmin Yıldızları Qm Awards’ta Parladı Haber

Turizmin Yıldızları Qm Awards’ta Parladı

QM Awards 15. Yıl Gala Gecesinde Ödüller Sahiplerini Buldu Türk turizminin en prestijli ve en kapsamlı ödül platformu olan QM Awards’ın 15. Yıl Gala Gecesi, 25 Mart’ta Nest Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Turizm profesyonellerinin oylarıyla seçilen marka ve projeler, görkemli gecede ödüllerine kavuştu. Turizmin En Güçlü Alkışı: "Golden 15" Türk turizminin hafızasına kazınacak bir gece daha geride kaldı. Kalite yönetiminin stratejik gücünü simgeleyen “The Power of Quality” mottosuyla düzenlenen 15. QM Awards, bir kez daha sektörün en önemli paydaşlarını bir araya getirdi. Antalya’da gerçekleşen gala gecesinde, 15 yılın birikimi “Golden 15” konseptiyle taçlanırken; salonu dolduran binlerce profesyonel başarıyı ve emeği ayakta alkışladı. Işıkların ve alkışların ötesinde, bu yılki tören Türk turizminin küresel arenadaki yerini sağlamlaştıran güçlü bir “ortak akıl” buluşmasına dönüştü. Hayat Sanat Orkestrası’nın etkileyici performansı eşliğinde başlayan geceye; Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, KKTC Antalya Konsolosu Aslı Erkmen, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı ve AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ile sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve kamu kurumlarının önde gelen temsilcileri katıldı. Karşılama ve kokteyl ile başlayan gecede turizm gündemine ilişkin kısa röportajlar gerçekleştirilirken, konuklar gala öncesinde turizmin geleceğine dair görüşlerini paylaşma imkânı buldu. Misafirlerin gala salonuna geçmesiyle birlikte QM Awards’ın 2010 yılından bugüne uzanan 15 yıllık serüvenini ve “QM Golden 15” temasının vizyonunu yansıtan özel giriş filmi gösterildi. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) ana sponsorluğu, Bedbank Global Gold sponsorluğu ve SAN TSG Exclusive sponsorluğunda gerçekleştirilen bu özel gece; North Cyprus, Corendon, Sun&Fun Holidays, Cyprus Royal, Tayga Group, Elektraweb, So Holidays, HelloOtel ve Bioscore Sustainability gibi sektörün öncü markalarının değerli katkılarıyla Türk turizminin gücünü, vizyonunu ve kolektif başarısını temsil eden bir zirve deneyimi olarak konumlandı. Selçuk Meral: “Kalite artık rekabetin zekâsıdır” QM Awards Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, gecenin açılış konuşmasında 15 yıllık yolculuğun Türk turizm endüstrisine kattığı değeri vurguladı: “Turizm artık yalnızca hizmet kalitesiyle değil; veriyle, vizyonla ve sürdürülebilir akılla yönetilen bir sektördür. Kalite, bugünün dünyasında bir tercih değil, rekabetin temel zekâsıdır. QM Awards, 15 yıldır bu zekâyı tanımlayan, ölçen ve ödüllendiren bir platformdur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; ülkesini en çok seven, işini en iyi yapandır ve Türk turizm profesyonelleri işini en iyi yapanlardır.” Erkan Yağcı: “Bu organizasyon hepimize moral veriyor” Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Erkan Yağcı kalitenin Türkiye turizmi için vazgeçilmezliğini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye turizm sektörünü tanımlarsak kaliteden başka bir kelime bulamayız; kalite-fiyat dengesinin en yüksek olduğu ülke Türkiye'dir. Zorlukları yönetme noktasında yeterince tecrübemiz, bilgi birikimimiz ve en önemlisi son derece elverişli bir insan kaynağımız var. Bugün bir dejavu yaşadım, pandemiden sonra da herkesin moralinin bozuk olduğu bir dönemde bu organizasyonda buluşmuştuk. Herkesin canının sıkkın olduğu noktada bu organizasyonu yapmak hepimize moral veriyor.” Kaan Kavaloğlu: “Dirayetli ve milli bir turizm sektörü var” Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise, konuşmasında sektörün dayanıklılığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “En zor dönem olan pandemide bile bu etkinliği yapabilme gayretini gösteren ekibe teşekkür ediyorum. Bu dönemde böylesine güzel bir etkinliğin içerisinde olmak bize bir nebze mutluluk veriyor. Zor bir dönem, zor bir coğrafya ama bu coğrafyanın içerisinde dirayetli ve milli bir turizm sektörü var. Bizi Avrupalı meslektaşlarımızdan ayıran en önemli kısım, başkalarının mutsuzluğu üzerine bir mutluluk kurgulamayacak karakterde bir sektör olmamızdır. Yorgunuz ama mutluyuz ve umutluyuz. 2026 sezonunun, en yakın zamanda savaşların bittiği, etrafımızdaki küresel risklerin azaldığı mutlu, sağlıklı bir sezon olmasını diliyorum.” QM Awards’ta Duygulandıran Sürpriz QM Awards Exclusive Sponsoru SAN TSG Yönetim Kurulu Başkanı Erol Türk, ödülünü aldıktan sonra mikrofonu devralarak QM Awards Kurucusu Selçuk Meral’e sürpriz bir takdim gerçekleştirdi. Türk turizmine sağladığı katkılar dolayısıyla Meral’e teşekkür eden Türk, sektör adına duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ödülün ardından QM Awards (GM Center) ekibi tarafından hazırlanan ve Selçuk Meral’in turizme katkılarını anlatan özel video gösterildi. Sürpriz karşısında duygulanan Meral, sektörün ortak emeğine vurgu yaparak teşekkür etti. Salonda duygu dolu anlar yaşanırken, sürpriz geceye damgasını vurdu. 11 Ana Dal, 54 Kategori: Rekor Katılım 100 Bin Oy QM Awards, bu yıl da şeffaf ve kapsayıcı yapısıyla sektörün en güvenilir pusulası olmayı sürdürdü. İki aşamalı ve SMS doğrulamalı oylama süreci, 16.423 turizm profesyonelinin katılımıyla rekor seviyeye ulaştı. 11 ana dal ve 54 kategoride kullanılan 100 bini aşkın oy; turizm ürününün değerinden misafir memnuniyetine, marka gücünden operasyonel mükemmeliyete kadar uzanan geniş bir yelpazede sektörün en iyilerini belirledi. Game Changers: Sektörün Dönüşüm Liderleri Bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Game Changers” kategorisi, gecenin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Dönüşüm yaratan projeleri, yenilikçi iş modelleri ve vizyoner yaklaşımlarıyla sektöre yön veren liderler sahnede ödüllerini aldı. Turizmin farklı kulvarlarında “oyun kurucu” rolü üstlenen isimler arasında; Mehmet Aygün, Neşet Koçkar, Kaan Kaşif Kavaloğlu ve Ece Tonbul gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer aldı. QM Summit 2027: Karar Verenlerin Zirvesi Gala gecesinde ayrıca QM Awards’ın 15 yıllık birikimini ileriye taşıyacak yeni yapı duyuruldu: QM Summit – Quality Management Summit. 2027 yılında hayata geçirilecek olan QM Summit; turizm sektörünü sadece konuşan değil, karar alan ve iş üreten bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. Zirve kapsamında ele alınacak ana başlıklar: satış & pazarlama, finans, insan kaynakları, teknoloji, satın alma ve operasyon olarak belirlendi. İki gün sürecek organizasyon; forumlar, stratejik paneller ve planlı B2B görüşmeler ile sektörün sezon öncesi en kritik karar noktası olarak konumlanacak. QM Awards Gala Gecesi ise bu yapının finali olacak. 15. QM AWARDS: MÜKEMMELİYETİN ALTIN LİSTESİ QM DESTINATION FAMILY HOTELS • Türkiye's Best QM Kundu Family Hotel: Miracle Resort Hotel • Türkiye's Best QM Belek Family Hotel: Ela Excellence Resort Belek • Türkiye's Best QM Side - Manavgat Family Hotel: Voyage Sorgun • Türkiye's Best QM Kemer Family Hotel: Nirvana Dolce Vita Luxury • Türkiye's Best QM Alanya Family Hotel: White City Resort & Spa • Türkiye's Best QM Bodrum Family Hotel: Selectum Collection Bodrum • Türkiye's Best QM Marmaris Family Hotel: TUI BLUE Grand Azur • Türkiye's Best QM Fethiye - Dalaman Family Hotel: Hilton Dalaman Sarigerme Resort & Spa • Türkiye's Best QM Kuşadası Family Hotel: Elite World Kuşadası • Türkiye's Best QM Didim Family Hotel: Maxeria Blue Didyma Hotel • Türkiye's Best QM Mersin Family Hotel: Park Dedeman Mersin Marina • Türkiye's Best QM Conservative Family Hotel: Bera Hotels Alanya QM REGIONAL CITY HOTELS • Türkiye's Best QM Anatolia Region City Hotel: Divan Gaziantep • Türkiye's Best QM Black Sea Region City Hotel: DoubleTree by Hilton Hotel Trabzon • Türkiye's Best QM Marmara Region City Hotel: Sheraton Bursa Hotel • Türkiye's Best QM Aegean Region City Hotel: Swissotel Büyük Efes İzmir • Türkiye's Best QM Mediterranean Region City Hotel: Akra Antalya • Türkiye's Best QM İstanbul Region City Hotel: Rixos Tersane İstanbul QM HOTEL BRANDS & MANAGEMENT • Türkiye's Best QM Luxury Hotel Brand: NG Phaselis Bay • Türkiye's Best QM Resort Hotel Brand: Nirvana Mediterrenean • Türkiye's Best QM Domestic Chain Hotel Brand: Paloma Hotels • Türkiye's Best QM Foreign Chain Hotel Brand: Accor Hotels • Türkiye's Best QM New Hotel Brand: Regnum The Crown TÜRKİYE’S BEST QM TRAVEL TECH • Türkiye's Best QM Online Management Software: Sejour - SAN TSG • Türkiye's Best QM Online Sales & Marketing Management Software: Paximum TÜRKİYE’S BEST QM DOMESTIC TOUR OPERATORS • Türkiye's Best QM Domestic Market Leadership: ETSTUR • Türkiye's Best QM Cultural Tourism Domestic Market Leadership: Jolly Tur • Türkiye's Best QM Corporate Domestic Market Leadership: Setur • Türkiye's Best QM Domestic Market OTA (Online Travel Agency): Tatilbudur • Türkiye's Best QM Domestic Market OTP (Online Travel Platform): Tatilsepeti • Türkiye's Best QM Development-Oriented Domestic Market Tour Operator Brand: Gezinomi TÜRKİYE’S BEST QM TOUR OPERATORS • Türkiye's Best QM Outbound Travel Operator: Wtatil.com • Türkiye's Best QM England Market Leadership: Jet2Holidays • Türkiye's Best QM Europe Market Leadership: TUI • Türkiye's Best QM Middle East Market Leadership: Mercan DMC • Türkiye's Best QM CIS Market Leadership: Fun&Sun Travel • Türkiye's Best QM German Market Leadership: Alltours Flugreisen GmbH • Türkiye's Best QM Destination Management Company: Akay Travel Service • Türkiye's Best QM Global Purchasing & Distribution Technology: W2M - World2Meet QM SPECIAL AWARDS • QM Türkiye Association Impact: G.P.T.A (Germany's Premium Travel Agencies) • QM Legacy Award: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı • QM Social Impact: T.C. Devlet Tiyatroları • QM Brand Impact: Türk Hava Yolları • QM Hospitality Impact: Calista Luxury • QM Expert Impact Award: Hüseyin Baraner GAME CHANGERS - HOSPITALITY • Game Changer – Resort Hotel Chains: Maxx Royal Resorts • Game Changer – City Hospitality: Rixos Tersane İstanbul • Game Changer – Luxury Hospitality: Cullinan Belek • Game Changer – Family Hospitality: The Land of Legends • Game Changer – Airport Hospitality: FTA Exclusive Premium Lounge - Antalya (AYT) GAME CHANGERS - SALES & MARKETING • Game Changer – Brand Globalization: Rixos Hotels • Game Changer – Customer Loyalty Operatorr: Anex Tour • Game Changer – Customer Loyalty Otel: Akra Hotels • Game Changer – Integrated Tourism Group: Corendon GAME CHANGERS - DOMESTIC TOUR OPERATOR • Game Changer – Domestic Market: Tatilbudur GAME CHANGERS - DIGITALIZATION & SMART TOURISM • Game Changer – Travel Tech Platform: Paximum GAME CHANGERS - LEADERSHIP & PERSONAL ACHIEVEMENT • Game Changer – Experiential Tourism: Cosmos Theatre • Game Changer – Woman Leader in Hospitality: Ece Tonbul / Paloma Hotels Group Yönetim Kurulu Başkanı | Emel Elik Bezaroğlu / Elite World Hotels Yönetim Kurulu Üyesi | Hediye Güral Gür / NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Hospitality Leadership Yatırımcı: Mehmet Aygün / Titanic Grup Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Hospitality Leadership STK - Profesyonel Yönetici: Kaan Kaşif Kavaloğlu / AKTOB Başkanı • Game Changer – Travel Leadership DMC: Burak Tonbul / Diana Turizm Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Travel Leadership Yurtdışı: Neşet Koçkar / Anex Group - Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Travel Leadership Yurtiçi: Mete Vardar / Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Global Turkish Leader in International Tourism Business Seyahat Sektörü: Neşet Koçkar / Anex Group - Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Global Turkish Leader in International Tourism Business Konaklama Sektörü: Fettah Tamince / Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Global Turkish Leader in International Tourism Business Havacılık Sektörü: Yıldıray Karaer / Corendon Grup - Yönetim Kurulu Başkanı • Game Changer – Global Turkish Tourism Professional Konaklama Sektörü: Erkan Yıldırım / Rixos Hotels Egypt - CEO • Game Changer – Global Turkish Tourism Professional Havacılık Sektörü: Mehmet Gürkaynak / Emirates - Country Manager Türkiye, Bulgaria & Romania • Game Changer – Global Turkish Tourism Professional Seyahat Sektörü: Ömer Karaca / Schmetterling International - CEO

Kaan Kavaloğlu: Akdeniz’de şu an yoğun iptal yok Haber

Kaan Kavaloğlu: Akdeniz’de şu an yoğun iptal yok

DW Türkçe'ye konuşan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Türkiye'nin en fazla turist çeken İstanbul, Antalya, Bodrum gibi bölgelerinde İran savaşına ilişkin hiçbir tehlikenin söz konusu olmadığını vurguladı. Buna karşın şu anda savaş dolayısıyla rezervasyonlarda bir duraklama yaşadıklarını belirten Kavaloğlu, "Ama yoğun bir iptal şu an için söz konusu değil. Zaten bu yıl 17 milyon turist beklediğimiz Antalya, Ortadoğu ve Körfez'den gelen turist açısından hiçbir zaman çok yoğun olmaz. Bizim en güçlü olduğumuz bölgeler Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya" dedi. Şu anda İngiltere rezervasyonlarında bir azalma olsa da özellikle Almanya ve Rusya rezervasyonlarının bekledikleri sayılarda devam ettiği bilgisini aktaran AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, "Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanımızla da bir toplantı yaptık ve son gelişmeleri ele aldık. Şu an yıl sonu hedeflerimiz konusunda bir revizyon yapmaya gerek görmüyoruz. Biz hem insani hem de ekonomik nedenlerle savaşın uzun süreceğini düşünmüyoruz" diye konuştu. Savaş uzarsa kayıp 50 Milyar Doları aşabilir Uluslararası ekonomi danışmanlık firması Oxford Economics tarafından İran savaşının turizme etkilerine ilişkin yayınlanan analize göre, 2026 yılında Ortadoğu'ya yönelik turist akışında yüzde 11 ile yüzde 27 arasında bir düşüş bekleniyor. Analize göre bu durum, küresel ölçekte 23 ila 38 milyon turist ve 34 ila 56 Milyar Dolar arasında turizm harcaması kaybı yaratacak. Oxford Economics, turizmde en büyük kaybı Körfez ülkelerinin yaşayacağını öngörüyor. Ortadoğu ve Körfez bölgesi aynı zamanda küresel uluslararası transit trafiğinin yaklaşık yüzde 14'ünü karşılayan havaalanlarıyla önemli bir küresel transit merkezi konumunda olduğu için, turizmdeki gerileme bölge dışındaki alanlarda da zincirleme etkilere yol açacak. "Türkiye'ye olumsuz etkisi şimdilik sınırlı" Savaşın ilk günlerinde bölge ülkelerindeki 20 binden fazla uçuşun iptal edildiğini veya başka yere yönlendirildiğini dile getiren Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Bu durum Ortadoğu'nun küresel transit ağındaki rolü nedeniyle uluslararası turizm hareketlerini doğrudan etkiledi. Türkiye turizmi de daha sınırlı olmak kaydıyla bu etkilenmeden payını aldı" dedi. Bununla birlikte Türkiye'de turizmcilerin son yıllarda pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, Azerbaycan-Ermenistan savaşı ve ekonomideki dalgalanmalar gibi pek çok kriz yaşadığına işaret eden İşler, "Açıkçası Türkiye'de turizm sektörü bu ve benzer krizlere karşı çok deneyimli bir durumda. Şu an İran ve bazı Ortadoğu pazarlarından turist akışının ciddi şekilde azalması söz konusu. 2025 yılında yaklaşık 3,28 milyon ziyaretçinin geldiği İran'dan turist akışı bugün büyük ölçüde durma noktasına geldi. Özellikle İstanbul ve şehir otellerinde MENA kaynaklı rezervasyonların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz" diye konuştu. "Avrupalılar Körfez'den Türkiye'ye yönelebilir" Öte yandan Avrupa pazarının küresel belirsizlikler nedeniyle Dubai gibi Körfez destinasyonlarından çekilerek Akdeniz havzasına yönelmesinin Türkiye için önemli bir fırsat yaratacağına dikkat çeken İşler, şu görüşleri dile getiriyor: "Türkiye'nin güçlü turizm altyapısı, geniş destinasyon çeşitliliği ve kriz yönetimi tecrübesi, böyle zamanlarda önemli bir avantaj olarak ortaya çıkıyor. Kriz dolayısıyla Avrupa pazarında rezervasyon davranışları giderek daha geç verilmeye başladı. Bu nedenle, önümüzdeki 4–6 haftalık süreci 2026 yaz sezonunun yönünü belirleyebilecek kritik bir zaman aralığı olarak değerlendiriyoruz. Kısa vadede bazı pazar kayıpları ihtimalini göz önünde bulunduruyoruz."

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede Haber

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede

AKTOB Başkanı Kaan K. Kavaloğlu ev sahipliğinde, bugün Antalya Kremlin Palace Hotel’de düzenlenen yemekli toplantıda, turizm sektörü temsilcileri turizm sektöründeki geliişmeleri değerlendirdi. Turizmin yeni yol haritasını açıklayan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin artık ziyaretçi sayısından çok kişi başı gecelik gelire odaklandığını söyledi. "Türkiye Küresel Pazarda Gücünü Korudu" Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel turizm verileri hakkında bilgi verdi. Kavaloğlu, dijitalleşme ve yapay zekanın turizme etkilerinden, Baltık pazarı ve bisiklet turizmine ilişkin genel değerlendirmelerde bulundu. Letonya, Litvanya ve Estonya pazarlarının istikrarlı büyüme gösterdiğini, Litvanya pazarının 2025 yılında yüzde 161 artışla 250 bin ziyaretçiyi aştığını söyledi. Baltık turistlerinin kişi başı yaklaşık 1.100 Euro harcama potansiyeliyle önemini ifade etti. Kavaloğlu, 2025 yılının küresel turizm açısından tarihi bir eşik olduğunu belirterek, uluslararası turist sayısının 1 milyar 523 milyona ulaştığını ve küresel turizm gelirlerinin yüzde 5 artışla 1,9 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ise yüzde 6’lık gelir artışıyla küresel pazardaki güçlü konumunu koruduğunu söyledi. "5 Yılda 125 USD Gelir Hedefi Yakalayabiliriz" AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin turizm vizyonunda nitelikli büyümenin öncelik haline geldiğini ifade etti. Kavaloğlu, geçmiş yıllarda 80 dolar bandında seyreden ortalama gecelik gelirin bugün 110 dolara yaklaştığını ifade ederek, bu artışın sürdürülebilir bir gelir modeline geçişin göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın önemli turizm destinasyonları olan İspanya ve Fransa'da ortalama gecelik gelirin 125 dolar seviyesinde olduğunu, Antalya’nın bu seviyeyi beş yıllık süreçte yakalayabileceğini dile getirdi. Turizmde dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. “Turizm sadece otel değil” Antalya turizminin başarısının yalnızca konaklama tesisleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Kavaloğlu, sektörün geniş ve birbirine bağlı bir yapıdan oluştuğuna dikkat çekti. Turizmi bir ekosistem olarak tanımlayan Kavaloğlu, havalimanında görev yapan emniyet personelinden otelde misafiri karşılayan çalışanlara, kat hizmetlerinden mutfak ekiplerine kadar herkesin bu zincirin parçası olduğunu söyledi. "Turizmin Geleceği Yapay Zekada" Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. "Kavaloğlu’ndan Sektöre Uyum ve İş Birliği Çağrısı" Kavaloğlu, turizmde kalıcı gelir artışı için tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, transfer şirketlerinden seyahat acentalarına, tur operatörlerinden yer hizmetleri personeline kadar geniş bir yapının koordinasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi.

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek Haber

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek

Concorde De Luxe Resort Hotel Lara Antalya'da bugün düzenlenen toplantıya, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Erkan Yağcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin, Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, basın mensupları ve turizmciler katıldı. Toplantıda konuşan Kavaloğlu, küresel ekonomik dalgalanmalar, artan seyahat maliyetleri ve jeopolitik risklere rağmen Antalya turizminin istikrarlı bir seyir izlediğini söyledi. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Belçika pazarının önemli olduğunu belirterek, "Turizmde artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." dedi. Avrupa'da yaşayan Türklerin Antalya'da tatil yapma isteğinin Avrupalı Türkleri kaynak pazar haline getirdiğini vurgulayan Kavaloğlu, Rusya ve Almanya'nın en çok turist gönderen ülkeler arasında liderliğini koruduğunu belirtti. Rusya, Almanya, İngiltere'nin yanı sıra Polonya'nın Antalya'da dördüncü kaynak pazar olarak dikkati çektiğini belirten Kavaloğlu, "Polonya pazarı ciddi anlamda artışla Antalya'yı tatil destinasyonu haline getirdi. Hollanda da uzun bir aradan sonra da beşinci sırayı aldı." diye konuştu. Antalya'da, Rusya ve Almanya'nın pazar payının yüzde 47'sini oluşturduğunu dile getiren Kavaloğlu, bunun pazar çeşitliliği açısından dikkatle yönetilmesi gereken bir yoğunlaşmayı da beraberinde getirdiğini ifade etti. Dünyadaki gelişmelere göre 2026'nın kolay bir yıl olmayacağını ve dikkatli olmak gerektiğini ifade eden Kavaloğlu, rekabetçi olma özelliğini kaybetmemek, zor bir dönem olsa dahi gelen misafiri ülkesine mutlu göndermek zorunda olduklarını kaydetti.Ayrıca Bu yıl Nisan ve Mayıs aylarının zor geçeceğini belirtti. Belçika pazarına değinen Kavaloğlu, şunları kaydetti: "Ekonomisi çok güçlü, dünyada turizm anlamında dışarıya turist gidişi anlamında çok değerli bir pazar. 11,5 milyonluk ülke düşünün, nüfusunun iki katı turizm çıkışı var. Seyahat harcamaları 2024'te 18 milyar avro ile rekor kırdı. Günlük harcamaları 99 avro seviyesine çıktı. Belçikalılar için Antalya ve Türkiye önemli bir destinasyon. Özellikle Türkiye'de her yıl ciddi artış gerçekleştiriyorlar. Antalya'ya ziyarette 6. sırada yerini aldı, konaklamada ise 4. sıradalar. Artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise dünyanın turizm tecrübesini şekillendiren insanlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Antalya'nın önemli bir destinasyon olduğunu anlatan Velde, tarihin, doğal güzelliğin profesyonel mükemmeliyetle birleştiği, geleneğin yenilikle el ele verdiği bir kent olduğunu kaydett "2026 Yılı Dirayet Yılı Olacak" Kaan Kavaloğlu, 2026’nın “dirayet yılı” olarak tanımlanmasının nedenlerinden birinin de artan maliyetler olduğunun altını çizdi. İstihdam maliyetlerinde yüzde 27’lik artış yaşandığını belirten Kavaloğlu, enflasyonun da kârlılıkları zorladığını ifade ederek, “Rekabetçi yapımızı korumak zorundayız. Gelen misafiri mutlu gönderemezsek sürdürülebilirlikten söz edemeyiz. 2026 Yılının dirayet yılı olacağını, Nisan ve Mayıs ayının şimdiden zor geçeceğini söyleyebilirim" dedi. i Toplantıda ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin ise "Enerji Verimleri Destekleri"ni anlattı. COP31 Antalya’da yapılacak 2026 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31)’in Antalya’da düzenleneceğini hatırlatan Kavaloğlu, bu organizasyonun Türkiye tarihinin en büyük uluslararası etkinliklerinden biri olacağını belirtti. Kasım ayında gerçekleşecek konferansta aynı anda 20 bin kişinin, toplamda ise 70 bin katılımcının Antalya’da ağırlanacağını belirten Kavaloğlu, organizasyonun turizm sezonunu uzatacağına dikkat çekti. Ayrıca Uzay Kongresi’nin de Nest Kongre Merkezi’nde yapılacağını ve bu organizasyon için 8 yıldır yoğun pazarlama çalışmaları yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor Haber

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor

Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5'lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2'lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, Kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook'un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026'nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle nisan ve mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026'da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya'nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa'da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya'nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye'nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan'a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya'nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026'yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya'nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31'e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31'e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB'un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.