Hava Durumu

#Kaan Kavaloğlu

TOURISMJOURNAL - Kaan Kavaloğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaan Kavaloğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek Haber

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek

Concorde De Luxe Resort Hotel Lara Antalya'da bugün düzenlenen toplantıya, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Erkan Yağcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin, Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, basın mensupları ve turizmciler katıldı. Toplantıda konuşan Kavaloğlu, küresel ekonomik dalgalanmalar, artan seyahat maliyetleri ve jeopolitik risklere rağmen Antalya turizminin istikrarlı bir seyir izlediğini söyledi. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Belçika pazarının önemli olduğunu belirterek, "Turizmde artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." dedi. Avrupa'da yaşayan Türklerin Antalya'da tatil yapma isteğinin Avrupalı Türkleri kaynak pazar haline getirdiğini vurgulayan Kavaloğlu, Rusya ve Almanya'nın en çok turist gönderen ülkeler arasında liderliğini koruduğunu belirtti. Rusya, Almanya, İngiltere'nin yanı sıra Polonya'nın Antalya'da dördüncü kaynak pazar olarak dikkati çektiğini belirten Kavaloğlu, "Polonya pazarı ciddi anlamda artışla Antalya'yı tatil destinasyonu haline getirdi. Hollanda da uzun bir aradan sonra da beşinci sırayı aldı." diye konuştu. Antalya'da, Rusya ve Almanya'nın pazar payının yüzde 47'sini oluşturduğunu dile getiren Kavaloğlu, bunun pazar çeşitliliği açısından dikkatle yönetilmesi gereken bir yoğunlaşmayı da beraberinde getirdiğini ifade etti. Dünyadaki gelişmelere göre 2026'nın kolay bir yıl olmayacağını ve dikkatli olmak gerektiğini ifade eden Kavaloğlu, rekabetçi olma özelliğini kaybetmemek, zor bir dönem olsa dahi gelen misafiri ülkesine mutlu göndermek zorunda olduklarını kaydetti.Ayrıca Bu yıl Nisan ve Mayıs aylarının zor geçeceğini belirtti. Belçika pazarına değinen Kavaloğlu, şunları kaydetti: "Ekonomisi çok güçlü, dünyada turizm anlamında dışarıya turist gidişi anlamında çok değerli bir pazar. 11,5 milyonluk ülke düşünün, nüfusunun iki katı turizm çıkışı var. Seyahat harcamaları 2024'te 18 milyar avro ile rekor kırdı. Günlük harcamaları 99 avro seviyesine çıktı. Belçikalılar için Antalya ve Türkiye önemli bir destinasyon. Özellikle Türkiye'de her yıl ciddi artış gerçekleştiriyorlar. Antalya'ya ziyarette 6. sırada yerini aldı, konaklamada ise 4. sıradalar. Artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise dünyanın turizm tecrübesini şekillendiren insanlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Antalya'nın önemli bir destinasyon olduğunu anlatan Velde, tarihin, doğal güzelliğin profesyonel mükemmeliyetle birleştiği, geleneğin yenilikle el ele verdiği bir kent olduğunu kaydett "2026 Yılı Dirayet Yılı Olacak" Kaan Kavaloğlu, 2026’nın “dirayet yılı” olarak tanımlanmasının nedenlerinden birinin de artan maliyetler olduğunun altını çizdi. İstihdam maliyetlerinde yüzde 27’lik artış yaşandığını belirten Kavaloğlu, enflasyonun da kârlılıkları zorladığını ifade ederek, “Rekabetçi yapımızı korumak zorundayız. Gelen misafiri mutlu gönderemezsek sürdürülebilirlikten söz edemeyiz. 2026 Yılının dirayet yılı olacağını, Nisan ve Mayıs ayının şimdiden zor geçeceğini söyleyebilirim" dedi. i Toplantıda ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin ise "Enerji Verimleri Destekleri"ni anlattı. COP31 Antalya’da yapılacak 2026 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31)’in Antalya’da düzenleneceğini hatırlatan Kavaloğlu, bu organizasyonun Türkiye tarihinin en büyük uluslararası etkinliklerinden biri olacağını belirtti. Kasım ayında gerçekleşecek konferansta aynı anda 20 bin kişinin, toplamda ise 70 bin katılımcının Antalya’da ağırlanacağını belirten Kavaloğlu, organizasyonun turizm sezonunu uzatacağına dikkat çekti. Ayrıca Uzay Kongresi’nin de Nest Kongre Merkezi’nde yapılacağını ve bu organizasyon için 8 yıldır yoğun pazarlama çalışmaları yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor Haber

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor

Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5'lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2'lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, Kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook'un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026'nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle nisan ve mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026'da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya'nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa'da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya'nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye'nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan'a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya'nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026'yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya'nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31'e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31'e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB'un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu Haber

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) başkanlığına Kaan Kaşif Kavaloğlu tekrar seçildi. Antalya Limak Lara Otel’de bugün gerçekleştirilen genel kurulda tek aday olarak yer alan Kavaloğlu, üyelerin oy birliğiyle görevini sürdürmeye devam edecek. Olağan Genel Kurul’da Kavaloğlu tarafından 2023-2024-2025 yılları faaliyet raporu ve Ali Şahin tarafından ise denetim kurulu raporu üyelere ibra edildi. Tek listenin yer aldığı Olağan Genel Kurul’da, Kaan Kâşif Kavaloğlu liderliğindeki liste AKTOB’un yönetimini üstlendi. “Antalya dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü” Genel kurulun açılışında konuşan Kavaloğlu, dünya turizminde yaşanan hızlı dönüşümlere dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz dönem; değişen seyahat alışkanlıkları, sürdürülebilirlik beklentilerinin artışı, dijitalleşmenin etkisi ve küresel ekonomik baskıların yoğun şekilde hissedildiği bir süreçti. Tüm bu gelişmelere rağmen Antalya, güçlü altyapısı, yüksek hizmet kalitesi, marka değeri ve sektörün birlik anlayışı sayesinde dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü. Antalya bugün dünyanın en çok ziyaret edilen ilk beş destinasyonundan biri. Bu başarı tüm sektör paydaşlarının ortak emeğidir.” AKTOB’un önceki dönemde yürüttüğü çalışmaları ve yeni dönem hedeflerini ise şöyle özetledi: “Önceliğimiz rekabetçi bir Antalya” “Antalya’nın turizmdeki geleceği sadece ziyaretçi sayılarıyla değil; sürdürülebilir destinasyon yönetimi, çevresel hassasiyet, dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı ve yüksek kalite anlayışıyla şekillenecek. Amacımız Antalya’yı hem bugüne hem de geleceğe yönelik rekabetçi, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir turizm merkezi olarak konumlandırmak.” Yeni dönem yönetim kurulunda önemli isimler yer alıyor Genel kurulda yapılan oylama sonucunda AKTOB’un yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Kaan Kaşif Kavaloğlu (Başkan), Ece Tonbul, Selçuk Akıltopu, Mehmet Tümbül, Ramazan Kara, Zafer Alkaya, Murat Kalaycı, Hasan Ali Ceylan, Ahmet Çevik, İbrahim Yaşar, Mehmet Ali Karamancı, Nihat Vural, Tolga Kilit, Burak Bayaz ve Revza Bayer. Kavalooğlu: Yine doğru ve yapıcı işlerimize devam edeceğim Başkan Kavaloğlu, “Tek adaylı ve tek listeli seçimle bu denli yoğun katılım bizler için çok değerli. Tüm üyelerimizin AKTOB’a ne kadar sahip çıktığını görebiliyorum. Özellikle önümüzdeki dönemde yine doğru ve yapıcı işlere imza atacağız. AKTOB Yönetim Kurulu olarak sektörümüz için elimizden gelenin tamamını hatta daha da fazlasını yapacağımıza söz veriyorum” diyerek üyelere teşekkürlerini sundu.

AKTOB, 2026’da Kur Riski İçin Sektörü Uyardı Haber

AKTOB, 2026’da Kur Riski İçin Sektörü Uyardı

2025 yılını sorunlarla geçiren turizmciler 2026’dan da endişeli. AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, “2026’nın 3. çeyreğinde 60 TL’nin altında bir Avro sektörü çok zora sokar” dedi. İş Bankası’nın genel müdür yardımcısı Sezgin Yılmaz ise banka olarak sektöre desteğe devam edeceklerini açıkladı. Geçen hafta gerçekleşen Uluslararası Resort Turizm Kongresi sırasında basınla bir sohbet toplantısı düzenleyen AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ve kongrenin ana sponsoru İş Bankası’nın genel müdür yardımcısı Sezgin Yılmaz, sektöre ve ekonomiye dair değerlendirmelerini paylaştı. Yılmaz, İş Bankası’nın iki yıl önce açıkladığı 1 milyar dolarlık ilave kaynak taahhüdünü ağustos ayında tamamen kullandırdığını, kapanan vadeler ve yeni kredilerle birlikte turizm sektörüne fiilen giren toplam kredi hacminin 2 milyar dolara ulaştığını belirterek “Turizme nakdi kredide özel bankalar arasında 2023’teki yüzde 18.37’lik payımız yüzde 24.13’e çıktı.” dedi. TEKSTİL EN RİSKLİ SEKTÖR Kredi büyüme sınırlarının en erken 2026’da esnemeye başlayabileceğini belirten Yılmaz, bankanın kıt kaynakları savunma sanayisi, ihracatçı üreticiler ve turizm gibi öncelikli alanlara yönlendirdiğini söyledi. Bankanın turizmi ana odak haline getirmesinin nedenini “ülkenin en büyük ihtiyaçlarından biri olan döviz girdisine katkı” olarak açıklayan Yılmaz, diğer bankaları da bu alana çekmeyi amaçladıklarını vurguladı. Yılmaz takip oranları açısından en sorunlu sektörün ise tekstil olduğunu açıkladı. Kavaloğlu ise banka desteğinin çok önemli olduğunu söyleyerek devletin de adım atması gerektiğini belirtti: “Kur politikasının sabit olması sistemin sürdürülebilir olmasının önünde bir engel. Devletin en büyük gelir kalemlerinin ama verginin de vergisini ödeyen sektör haline geldik. 2026 3. çeyrekte 60 TL’nin altında bir Avro sektörü çok zora sokar.”

Kaan Kavaloğlu: Antalya 18 Milyon Hedefinin Gerisinde Kalacak Haber

Kaan Kavaloğlu: Antalya 18 Milyon Hedefinin Gerisinde Kalacak

Antalya'da, bölgesel krizler turizm hedeflerini gölgeledi; iç pazar ve Avrupa'daki Türkler sezonun güvencesi oldu. Kentte turizm, temmuz ortasında 7,5 milyon ziyaretçiyle kritik eşiği geçerken, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, "18 milyonluk bir hedefimiz vardı, o hedefin biraz optimist bir hedef olduğu ortaya çıktı. Geçen senenin altında kalmayacağımızı ve 17 milyonluk hedefi tekrardan geçeceğimize inanıyorum" dedi. Türkiye'nin en önemli turizm destinasyonlarından Antalya'da yılın ilk 6,5 aylık döneminde 7,5 milyon turist ağırlandı. Sezonun seyri ve gelecek beklentileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, hedeflenen 18 milyon ziyaretçi sayısının bölgesel krizler nedeniyle revize edildiğini açıkladı. Kavaloğlu, "16 Temmuz itibariyle Antalya'ya gelen kişi sayısı 7,5 milyon kişiyi geçti. Geçen sene ile hemen hemen aynı bir rakam bu. Sezonun başında 18 milyonluk bir hedefimiz vardı, o hedefin biraz optimist bir hedef olduğu ortaya çıktı. Çünkü, Rusya-Ukrayna savaşının bitebilme ihtimalini göz önünde bulunduruyorduk ama savaşın devam etmesi, arkasından gelen İsrail-İran gerilimi, Filistin-İsrail geriliminin devam etmesi ve o bölgedeki hareketliliğin sürekliliği turizmi olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı. "Haziran sonunda düşüş görüldü, temmuz ve ağustosa odaklandık" Haziran ayı sonundaki verilere değinen Kavaloğlu, "Almanya ve Rusya'dan gelen turist sayısında az da olsa düşüş gözlemledik. Buna karşılık İngiltere ve Polonya'dan artış oldu. Temmuz ve ağustos ayı sezonun en değerli iki dönemi. Bu iki ayda toplamda yaklaşık 5,6 milyon turist bekliyoruz. Eğer biz bu hedefe ulaşırsak, geçen senenin altında kalmayacağımızı ve 17 milyonluk hedefi tekrardan geçeceğimize inanıyorum" diye konuştu. İklim şartları elverdiği sürece sezonun kasım ayının sonuna kadar uzayabileceğini söyleyen Kavaloğlu, "Eylül-Ekim aylarının iyi geçeceğini varsayıyorum ve sezonun da iklim şartlarının elverdiği sürece Kasım ayının sonuna uzayacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu anlamda baktığımızda geçen senenin altında kalmayacağız ama 18 milyonluk hedefimize ulaşamayacağız" dedi. "İran-İsrail gerilimi şehir otellerini etkiledi" Ortadoğu'da yaşanan siyasi gelişmelerin etkilerine değinen Kavaloğlu, "İran-İsrail geriliminin Antalya'ya da etkisi oldu ancak asıl etkiyi İstanbul, Karadeniz ve Güney Marmara gibi şehir otelleri yaşadı. Orta Doğulu turist profili o dönemde Türkiye'ye gelemedi. Şimdi uçuşlar yeniden başladı, gelişler devam ediyor ama o dönemi kaybettik" ifadelerine yer verdi. "İç pazar ve gurbetçiler güçlü bir rezerv" İç pazarda hareketliliğin sürdüğünü ifade eden Kavaloğlu, yurt dışında yaşayan Türklerin tatil tercihlerinin olumlu etkiler sağladığını belirterek, "Avrupa'da yaşayan Türklerin Türkiye'ye, özellikle Antalya'ya olan ilgisi sürüyor. Kendi ana vatanlarında tatil yapma iştahı yüksek. Bu da sektör açısından büyük bir artı" dedi. "Rusya hâlâ birinci, Polonya hızla yükseliyor" Ana pazar sıralamasını da paylaşan Kavaloğlu, "Şu anda Rusya hâlâ birinci sırada yer alıyor. Onu Almanya, İngiltere ve Polonya takip ediyor. Polonya'yı özellikle önemsiyoruz. Refah seviyesi ve Avrupa Birliği'nin desteğiyle ekonomik olarak güçleniyorlar. Polonya bizim için çok değerli bir pazar haline geldi. Kazakistan, Hollanda ve Baltık ülkeleri de dikkat çeken pazarlar arasında" dedi. Litvanya, Letonya ve Estonya'dan gelen turist sayısındaki artışa vurgu yapan Kavaloğlu, yılın geçen yıla göre daha iyi tamamlanacağına vurgu yaptı. "Fiyat artışı konusunda elimiz kolumuz bağlı" Uygulanan sabit kur politikasının sektöre etkilerine de değinen Kavaloğlu, "Gelirlerimiz Euro bazında, giderlerimiz Türk Lirası bazında. Enflasyon baskısı nedeniyle giderlerimiz arttı ama kur artmadı. Bu da kârlılığımızı düşürdü. Avrupa'da da refah seviyesi artmadığı için fiyatlarımızı yükseltemiyoruz" dedi. "Antalya, Yunanistan ile kıyaslandığında daha avantajlı" Türkiye'nin turizmde rekabetçi pozisyonunu koruması gerektiğini vurgulayan Kavaloğlu, Antalya'nın İspanya, Fransa, Yunanistan ve İtalya gibi rakiplerine göre uygun fiyat avantajı sunduğunu söyledi. Kavaloğlu, şöyle devam etti: "Yunanistan ada turizmi yapıyor. İnsanların tatil yerlerini biz belirleyemeyiz ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni de bir seçenek olarak öneriyoruz. Yunanistan'da genellikle restoran fotoğrafları paylaşılıyor, ama kıyaslama yaparken otel ile otel, restoran ile restoran karşılaştırılmalı. Türkiye'nin, Antalya'nın çok daha uygun şartlarda tatil imkanı sunduğunu söylüyorum."

Antalya’da Kurban Bayramı Turizm Hareketliliği Haber

Antalya’da Kurban Bayramı Turizm Hareketliliği

Antalya'da Kurban Bayramı tatili ile yüksek sezonun kapıları açılırken, yoğunluk Avrupa'daki Türk tatilcilerin de gelişiyle arttı. AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, "Bu süreçte en yoğun talebi Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarımız gösterdi. Gurbetçilerimiz hem Kurban Bayramı tatilini hem de Avrupa'daki tatil dönemini birleştirerek ana vatanlarına geldi. Bu da Antalya'daki hareketliliği daha da artırdı" dedi. Antalya'da 4,5 günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte turizm hareketliliği ivme kazandı. Sezon başında Ramazan Bayramı ve Paskalya tatiliyle başlayan yoğunluk, Kurban Bayramı'yla zirveye ulaştı. Özellikle Avrupa'da yaşayan Türk tatilcilerin tercih ettiği Antalya'da, otellerde ve sahil bölgelerinde ciddi yoğunluk yaşanıyor. "Kurban Bayramı'yla yüksek sezonu açtık" Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, kentteki bayram hareketliliğini ve sezonu değerlendirdi. Kavaloğlu, "Ramazan Bayramı'yla yaz sezonunu açmıştık ve Paskalya tatiliyle birleşmişti. Kurban Bayramı'yla da yüksek sezonu açtık. Bu dönem, Almanya'daki Yortu Bayramı tatiliyle de çakıştı. Yani Almanya'da 'Pfingstferien' dediğimiz, bazı eyaletlerde Haziran başında uygulanan kısa tatil dönemiyle aynı zamana denk geldi. Dolayısıyla hem Almanya'dan hem de diğer Avrupa ülkelerinden tatil planlamaları yoğunlaştı. Bu da Antalya'daki hareketliliği daha da artırdı" dedi. Avrupa'daki Türklerin bu tatil dönemini fırsata çevirdiğine dikkat çeken Kavaloğlu, "Bu süreçte en yoğun talebi Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarımız gösterdi. Gurbetçilerimiz hem Kurban Bayramı tatilini hem de Avrupa'daki tatil dönemini birleştirerek ana vatanlarına geldi. Böylece uzun zamandır fırsat bulamadıkları şekilde Türkiye'de tatil yapma imkânı yakaladılar" ifadelerini kullandı. "Her sezon zor geçecek" Sezonun genel seyrine de değinen Kavaloğlu, "Ziyaretçi sayılarında geçen yıl ile rakamlar hemen hemen aynı. Zor bir sezon geçiriyoruz ancak genel itibariyle geçen yılki seviyeyi koruyoruz. Haziran sonu itibarıyla artıya geçeceğimizi öngörüyoruz. Bizim için artık hiç kolay bir sezon yok, her sezon zor geçecek" değerlendirmesinde bulundu.

Oya Narin Yeniden TTYD Başkanı Seçildi Haber

Oya Narin Yeniden TTYD Başkanı Seçildi

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) 22. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 23 Mayıs 2025 Cuma günü Radisson Collection Hotel Vadistanbul’da düzenlendi. Türkiye'nin turizm sektörünün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği bu toplantıda başkanlık ve çeşitli kurulların seçimleri gerçekleştirildi. Oya Narin başkanlık görevine yeniden seçildi Seçimlerin sonucu olarak, Oya Narin tekrar oy birliği ile başkan seçilirken, 14 üyeli yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Ali Güreli, Naile Göçen Çukurova, Şerife Ercantürk, Mehmet Tevfik Nane, Hediye Güral Gür, Kaan Kavaloğlu, Banu Dedeman, Pelin Akın Özalp, Saim Emre Doruk, Ahmet Mete Vardar, Ömer Tosun, Mehmet Erdoğan, Mehmet Göçen ve Ayla Heyfegil. Yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevlerini ise Hediye Güral Gür, Ali Güreli, Naile Göçen Çukurova ve Mehmet Tevfik Nane üstlendi. 9 üyeden oluşan Yedek Yönetim Kurulu ise Aslı Çetinceviz, Ece Gürçay, Leyla Öner Günçavdı, Alper Aksoy, Ziya Alper Önder, Kasım Zoto, Erdem Tavas, Zeynep Silahtaroğlu ve Koza Yazgan'dan oluştu. "Turizm, yaklaşık 2 milyon kişiye iş imkanı sağlıyor" TTYD Başkanı Oya Narin, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, derneğin geride bıraktığı dönemdeki çalışmalarını değerlendirirken, sektörün ülke ekonomisine katkısına vurgu yaparak şöyle konuştu: "2024 yılı, Türkiye turizmi adına çok önemli bir yıl oldu. Ülkemiz 62,2 milyon ziyaretçi ağırlarken, 60,5 milyar dolar gelir elde etti. Bu performansla, turist sayısında dünya genelinde 5’inci, turizm gelirlerinde ise 7’nci sıradaki konumumuzu koruduk. Küresel ölçekte artan rekabete rağmen bu sonuçlar, sektörümüzün dayanıklılığı ve dinamizminin bir göstergesidir. Günümüzde turizm, doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Cari açığın kapanmasına ise net 56,3 milyar dolarlık katkı yapıyor. Orta Vadeli Program’da gelecek üç yıl için sırasıyla 64, 69 ve 74 milyar dolarlık turizm geliri hedeflenmiştir. Bu hedefler, sektörümüzün makroekonomik önemini bir kez daha ortaya koyuyor."

Kurban Bayramı Tatilinde Antalya’da Hareketlilik Haber

Kurban Bayramı Tatilinde Antalya’da Hareketlilik

Kurban Bayramı arifesi bu yıl 5 Haziran, bayram ise 6- 9 Haziran tarihlerine denk geliyor. Kurban Bayramı tatilinin uzayıp uzamaması merakla beklenirken, turizm sektöründe bayram dönemi rezervasyonları da hız kazandı. Sıcaklıkların 28 derece civarında olması beklenen Antalya'da özellikle bayram tatili dönemi için yoğun talep oluşuyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, turizm sezonunu Ramazan Bayramı'yla açan sektörün yüksek sezon olarak adlandırılan dönemi de Kurban Bayramı ile başlatacağını kaydetti. Bayram tatilinin uzaması yönündeki taleplerini tekrarlayan AKTOB Başkanı Kavaloğlu, "Turizm açısından çok önemli ve değerli. Ayrıca bu ne kadar önceden açıklanırsa Türk misafirlerimiz o kadar önceden tatil programlarını yapabilir. Tabii Kurban Bayramı döneminin dezavantajlı bir önemi de var; tam sınav haftası ve okulların kapanmasının öncesine denk geldiği için rezervasyon yaptıran aileler genellikle çocukları sınava girmeyen aileler" dedi. ALMAN TURİST BEKLENTİSİ Bu Kurban Bayramı'nın Avrupalı turist açısından da önemli bir döneme denk geldiğini açıklayan Kavaloğlu, "Kurban Bayramı tatilinin Hristiyanlıkta en önemli dini bayramlardan Pfingsten'in ile birleşiyor olması nedeniyle Avrupa'dan yoğun ilgi bekliyoruz. Almanların Pfingsten tatiliyle Kurban Bayramı peş peşe. Ramazan Bayramı da Paskalya ile peş peşe gelmişti. Dolayısıyla özellikle Almanların çok yoğun tercihi olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. AVRUPA'DAKİ TÜRKLER İÇİN İKİ BAYRAM FIRSATI Hamsin Yortusu olarak da bilinen Pfingsten tatili ile Kurban Bayramı'nın peş peşe olmasının Almanya ve Avrupa'da yaşayan Türkler için de uzun tatil fırsatı oluşturduğuna işaret eden Kavaloğlu, "Avrupa'da yaşayan Türkler bizim için çok değerli. Onların ana vatanlarında tatil yapabilme istekleri, arzuları bizim için çok değerli. Pfingsten ile Kurban Bayramı'nın birleşiyor olmasıyla Avrupa'daki Türk vatandaşlarımız açısından da yoğun bir dönem geçireceğimize inanıyorum" dedi. HER BÜTÇEYE UYGUN TATİL FIRSATI Kurban Bayramı'nda otellerde yüzde 100 doluluk beklediklerini dile getiren Kavaloğlu, "Antalya'nın en büyük özelliklerinden bir tanesi, her bütçeye uygun tatil yapabilme şansının olması. Bu anlamda bakıldığında 9 günlük tatilin bir an önce açıklanması ile birlikte insanlar tatillerini bölerek, daha rahat planlama yapabilecektir" diye konuştu. REZERVASYON UYARISI: YER KALMAYABİLİR Kundu'da faaliyet gösteren beş yıldızlı bir otelin genel müdürü İsmail Çağlar, "Tabii bayramlar ne kadar uzun olursa bizim için o kadar iyi. Umarız bu bayram hemen açıklanır ve 9 güne uzatılır. Kurban Bayramı'yla birlikte haziran ayının ilk haftasında yüksek sezona da başlangıç yapıyoruz. Şu an bölgemizdeki birçok otelin bayram dönemi rezervasyonlarına bakıldığında, doluluklar yüzde 90-95 oranlarına kavuştu, son odaları satıyorlar. Misafirlerimize de seslenelim; bir an önce rezervasyonları yaptırsınlar, istedikleri bölge veya otellerde yer bulamayabilirler veya yer bulmakta sorun yaşayabilirler. Önümüzdeki birkaç gün içinde birçok otelde yer kalmayacak gibi görünüyor" dedi. OTELLERİN YÜZDE 20-25'İ İÇ PAZARA AYRILDI Bölgesel olarak Antalya'da Kundu-Lara, Belek bölgelerinin öne çıktığını anlatan İsmail Çağlar, "Bu sene özellikle Belek bölgesi hızlı gidiyor. Yüksek sezonun başlangıcıyla Kemer, Manavgat, Alanya da hareketleniyor. Bayramda ciddi bir hareketlilik oluşacaktır. En önemli üç pazarımız Rusya, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere diğer tüm pazarlarımızdan turistler geliyor ve özellikle haziran ayı itibarıyla ciddi hareketlilik bekliyoruz. Sektördeki paydaşlarımızın verdiği bilgiler doğrultusunda bayram döneminde otellerin yüzde 20-25'i iç pazara ayrıldı. Şu an kendi otelimizde de bu şekilde. Tabii şehir otellerinde de doluluk bekleniyor, bu da sevindirici" diye konuştu. KUNDU'DA REZERVASYONLAR YÜZDE 90'I AŞTI Kundu Turizm Yatırımcıları Birliği (KUYAB) Genel Müdürü Erden Arı, Kundu bölgesinde KUYAB'a bağlı 6 otel bulunduğunu belirterek, şu an için bu otellerde bayram dönemi rezervasyonlarının yüzde 90 doluluğa ulaştığını açıkladı. Otellere göre yerli ve yabancı turist için ayrılan oranların farklılık gösterdiğini anlatan Arı, "Şu anki rezervasyonlara göre yüzde 90'ı aşan dolulukların bayram yaklaştıkça yüzde 95 ve yüzde 100'lere ulaşmasını bekliyoruz" diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.