Hava Durumu

#İtalya

TOURISMJOURNAL - İtalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtalya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İtalya’da nüfus alarmı: Taşınana ücretsiz ev verilecek Haber

İtalya’da nüfus alarmı: Taşınana ücretsiz ev verilecek

Özellikle Sicilya’daki Gangi ve Sardinya’daki Ollolai gibi yerleşimlerde hayata geçirilen uygulama kapsamında, yıllardır boş kalan ve bakımsız halde bulunan taş evler, yeni sahiplerine ya tamamen ücretsiz ya da sembolik ücretlerle devrediliyor. Projeyle birlikte hem tarihi yapıların korunması hem de yerel ekonominin canlandırılması hedefleniyor. Ancak bu fırsattan yararlanmak isteyenler için bazı şartlar bulunuyor. Evleri devralan kişilerden, yapıların orijinal mimarisine uygun şekilde restore edilmesi isteniyor. Başvuru sahiplerinin genellikle belirli bir süre içinde tadilat planını sunması ve birkaç yıl içerisinde restorasyonu tamamlaması gerekiyor. Aksi takdirde mülkiyet hakkı iptal edilebiliyor. Öte yandan bazı bölgeler yalnızca ev satışıyla sınırlı kalmıyor. Özellikle Ollolai kasabası, uzaktan çalışanları çekmek için “dijital göçebe” programları da sunuyor. Bu kapsamda düşük kiralı konut seçenekleri sağlanırken, bölgeye yerleşen kişilerin yerel hayata entegre olması teşvik ediliyor. Uzmanlara göre bu tür projeler, Avrupa genelinde kırsal alanların yeniden canlandırılması açısından önemli bir model oluşturuyor. Büyük şehirlere yönelen göçün yarattığı nüfus kaybını tersine çevirmeyi amaçlayan uygulamalar, aynı zamanda turizm ve yerel üretim faaliyetlerine de katkı sağlamayı hedefliyor. İtalya’nın başlattığı bu dikkat çekici uygulamanın, önümüzdeki dönemde farklı Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşması bekleniyor.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

İran savaşı sonrası turizmde yeni kazananlar öne çıkıyor Haber

İran savaşı sonrası turizmde yeni kazananlar öne çıkıyor

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaş, küresel turizm sektöründe pandemi sonrası yakalanan toparlanma ivmesini sekteye uğrattı. UN Tourism verilerine göre 2025’te 1,5 milyarı aşan uluslararası turist sayısı, talebin güçlü kaldığını gösterse de sektörün temel dinamiği artık değişmiş durumda. Sektör için kritik konu artık “kaç kişinin seyahat ettiği” değil, “nereye seyahat ettiği.” Güvenlik algısı ve risk yönetimi, destinasyon tercihinde belirleyici faktör haline geldi. Hava bağlantılarında sistemik kırılma Savaşın ilk etkisi, küresel havacılık ağının en kritik bölgelerinden biri olan Körfez’de hissedildi. Hava sahalarının aniden kapanması, uçuş rotalarının değişmesine ve ciddi operasyonel aksamalara yol açtı. Oxford Economics verilerine göre, krizin ilk 48 saatinde 5 binden fazla uçuş iptal edildi. Küresel yolcu trafiğinin yaklaşık %14’ünü taşıyan Körfez hub’larının devre dışı kalması, Avrupa-Asya bağlantılarında ciddi maliyet artışlarına neden oldu. Körfez’in turizm liderliği sorgulanıyor Savaş öncesinde Orta Doğu, turizmde güçlü bir büyüme hikayesi yazıyordu. Dubai 2025’te yaklaşık 20 milyon ziyaretçi ağırlarken, Doha 2026 yılı için “Körfez Turizm Başkenti” ilan edilmişti. Ancak turizmin iki temel unsuru olan güvenlik ve erişilebilirlik ciddi şekilde zedelenmiş durumda. Sektörde yaygın kabul gören görüşe göre, algılanan risk çoğu zaman gerçek risk kadar etkili. Bu nedenle çatışma bölgesine doğrudan dahil olmayan destinasyonlar bile talep kaybı yaşayabiliyor. Talep yok olmuyor, yer değiştiriyor Turizm talebi tamamen ortadan kalkmıyor; sadece daha güvenli ve öngörülebilir bölgelere yöneliyor. Bu çerçevede Akdeniz destinasyonları ve Atlantik adaları öne çıkıyor. Özellikle Kanarya Adaları gibi bölgelerde kapasite artışları dikkat çekerken, büyük tur operatörleri Batı Asya pazarındaki operasyonlarını kademeli olarak azaltıyor. Bu değişim, destinasyon tercihinin artık doğal çekicilikten çok jeopolitik istikrar, vize kolaylığı ve hava bağlantılarıyla şekillendiğini ortaya koyuyor. Enerji krizi turizmi dolaylı vuruyor Savaşın ekonomik etkileri de turizm üzerinde baskı oluşturuyor. Jet yakıtı maliyetlerindeki artış, havayollarının operasyonlarını zorlaştırırken, Hürmüz Boğazı üzerindeki riskler küresel enerji arzını tehdit ediyor. Avrupa’nın önde gelen taşıyıcılarından Lufthansa başta olmak üzere birçok havayolu, yakıt tedariki ve maliyet artışları nedeniyle kriz senaryoları üzerinde çalışıyor. Artan enflasyon ve yaşam maliyetleri de orta vadede turizm talebini baskılayabilecek faktörler arasında gösteriliyor. Havacılıkta güç dengesi değişiyor Batılı havayolları krizi fırsata çevirmeye çalışıyor. United Airlines ve Delta Air Lines gibi şirketler, uzun menzilli uçuş kapasitelerini artırarak Hindistan, Tayland ve Singapur gibi pazarlara yöneliyor. Ancak yeni hat açmak zaman alırken, Rus hava sahasının kapalı olması ve İran krizi, Avrupa-Asya uçuşlarını tarihin en karmaşık dönemlerinden birine sokmuş durumda. Bu durum, küresel uçuş ağının kalıcı olarak yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası güvenlik arayışları hızlandı Artan riskler karşısında uluslararası iş birlikleri de hız kazanmış durumda. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması için çok uluslu bir koalisyon kurulması çağrısında bulundu. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkelerin dahil olduğu diplomatik girişimler, küresel ticaret ve turizm akışını korumayı hedefliyor. Ancak sivil altyapıya yönelik riskler, turizm talebini sınırlayan temel unsur olmaya devam ediyor. B2B perspektif: Turizmin coğrafyası yeniden çiziliyor Mevcut tablo, turizm sektörünün yapısal bir dönüşüm sürecine girdiğini gösteriyor. Sektör tamamen daralmaktan ziyade yeniden konumlanıyor. Uzmanlara göre seyahat talebi varlığını sürdürecek ancak yeni dönemde kazanan destinasyonlar; güvenlik, erişilebilirlik ve istikrar sunabilenler olacak. Orta Doğu’daki krizin süresi uzadıkça, küresel turizm haritasındaki bu kaymanın kalıcı hale gelmesi ihtimali güçleniyor.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Lufthansa Grubu yaz için 1.600 ek sefer planladı Haber

Lufthansa Grubu yaz için 1.600 ek sefer planladı

Lufthansa Group‘tan açıklamaya göre, özellikle Asya pazarında büyüme dikkat çekiyor. Lufthansa, Frankfurt çıkışlı Chennai ve Delhi hatlarına haftada ikişer ek sefer koyarken, Haydarabat için de ek frekans planladı. Ayrıca Münih kalkışlı Bangalore uçuşları da artırılacak. Grup bünyesindeki Swiss International Air Lines ise Zürih-Delhi hattına haftada yedi ek uçuş ekledi. En yoğun hareketlilik Avrupa’da Yaz sezonunun en yoğun hareketliliği ise Avrupa hatlarında yaşanacak. Frankfurt ve Münih merkezlerinden toplam 540 ek uçuş planlanırken, özellikle İber Yarımadası, Yunanistan ve İtalya gibi popüler tatil destinasyonlarına kapasite artışı yapılacak. Grup bünyesindeki diğer havayolları da genişleme planına dahil oldu. Austrian Airlines, Viyana çıkışlı yaklaşık 700 ek uçuş planlarken, Brussels Airlines merkezi Brüksel’den 170 yeni sefer ekleyecek. Orta Doğu etkisi ve stratejik kaynak kullanımı Bu genişleme, kısmen Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler nedeniyle yapılan uçuş programı değişiklikleri sayesinde mümkün oldu. Bölgedeki kapasitenin azaltılmasıyla ortaya çıkan kaynaklar, daha yüksek talep görülen turistik rotalara yönlendirildi. Bilet fiyatları ve talep artıyor Öte yandan, artan yakıt maliyetlerinin bilet fiyatlarını yukarı çektiği, ancak buna rağmen talebin güçlü seyrini koruduğu ifade ediliyor. Yetkililer, küresel belirsizliklerin devam ettiğine dikkat çekerek, talepte ani değişimlere karşı esnek planlama yaptıklarını ve gerektiğinde kârsız hatların iptal edilebileceğini belirtiyor. Lufthansa Group’un bu hamlesi, 2026 yaz sezonunda Avrupa ve kıtalararası uçuşlarda rekabeti artırırken, yolculara daha geniş seçenekler sunmayı hedefliyor.

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz Haber

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, turizmde dengeleri hızla değiştiriyor. Savaşın etkisiyle küresel ölçekte seyahat tercihleri yeniden şekillenirken, turist akışları da güven algısına göre yön değiştiriyor. Avrupalı turistlerin “daha güvenli” gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yönelmesi, bu bölgelerde talep ve fiyatları yukarı çekerken; Doğu Akdeniz’de ise talep zayıflıyor. Türkiye de doğrudan çatışmanın tarafı olmamasına rağmen bu dalgadan olumsuz etkilenen destinasyonlar arasında yer alıyor. Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu “Sanki savaşın ana kaynağında bir bölgedeymişiz gibi yansıtılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bu, ticaretin getirdiği şeylerin dışında bir organizasyon. Bunun da farkındayız. İspanya, 1 Mart itibarıyla tüm indirimleri kaldırdı. Onlar bu sene güzel bir sezon geçirecekler. Keza Yunanistan, Fransa, İtalya da öyle.” diye konuştu. Kavaloğlu, “Bizim için zor bir dönem başlıyor. Sezona bir ay geç başlayacağız gibi duruyor. Zor bir nisan ayı geçecek ama mayıs itibarıyla sistemin toparlanacağını düşünüyorum” diyen Kavaloğlu, turizmin barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Turizm barışın dili. İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmdeki konumuna da dikkat çeken Kavaloğlu, “Türkiye, dünya turizmi içinde bir olgu. Biz vazgeçilmeziz. Bunu defalarca kanıtladık. Sadece Antalya’ya 17 milyon, Türkiye geneline 60 milyonun üzerinde turist gelmesi büyük bir birikimin eseri” dedi. Türkiye’nin sektöre geç girmesine rağmen hızlı mesafe kat ettiğini belirten Kavaloğlu, “Avrupalı rakiplerimize göre 20-25 yıl sonra başladık ama 100 metre koşucusu gibiyiz. Türkiyesiz, Antalyasız dünya turizmini konuşmak kolay değil” diye konuştu. Algı yönetimi konusuna da değinen Kavaloğlu, mevcut dönemde daha güçlü bir iletişim gerektiğini söyledi. “Yaptığımız işleri dünya takdir ediyor ama bu süreçte algıyı dengelememiz gerekiyor. Bu konuda TGA çalışıyor. Artık pazarlamada daha sert, daha agresif olmamız gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Bel altından vurulan bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Buna aynı dirayetle ve aynı sertlikte karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Yunanistan turizm memnuniyetinde Türkiye ve İspanya’yı geçti Haber

Yunanistan turizm memnuniyetinde Türkiye ve İspanya’yı geçti

Yunanistan, Akdeniz çanağında turist memnuniyeti açısından rakip ülkeleri geride bırakarak dikkat çekti. Türkiye, İspanya, İtalya, Fransa, Hırvatistan ve Güney Kıbrıs gibi önemli destinasyonları geride bırakan ülke, turizmdeki dayanıklılığıyla öne çıktı. Yunan turizm araştırma kuruluşu INSETE’nin verilerine göre 2025 yılında Yunanistan’ın genel müşteri memnuniyeti oranı yüzde 87 olarak ölçüldü. Bu oranla Yunanistan, Güney Kıbrıs ile birlikte ilk sırada yer aldı. Aynı dönemde İspanya ve İtalya yüzde 86, Türkiye yüzde 84, Fransa ise yüzde 80 seviyesinde kaldı. Sektör temsilcileri, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere rağmen Yunan turizminin güçlü seyrini koruduğunu belirtiyor. Ancak söz konusu gelişmelerin yaz sezonu rezervasyonlarında yavaşlamaya neden olduğu ve sezonun gidişatının önümüzdeki aylarda daha netleşeceği ifade ediliyor. Ülkede özellikle kuzeyde yer alan Halkidiki Yarımadası, turizm performansıyla öne çıkan bölgeler arasında yer aldı. 2025 sezonunda yüzde 88’lik memnuniyet oranına ulaşan bölge, İspanya’daki Marbella ve Mallorca ile Hırvatistan’daki Istria gibi popüler destinasyonları geride bıraktı. Yunanistan genelinde en yüksek memnuniyet oranı yüzde 90 ile Naxos’ta ölçülürken, Zakynthos yüzde 85, Korfu, Kos ve Rodos ise yüzde 83 seviyelerinde kaldı. Halkidiki özellikle temizlikte yüzde 92’lik oranla dikkat çekerken, yiyecek-içecek kategorisinde de yüzde 86 ile güçlü bir performans sergiledi. Fiyat-performans açısından ise yüzde 85’lik oranla Türkiye’nin önemli destinasyonlarından Antalya ile aynı seviyede yer aldı. Uzmanlar, Yunanistan’ın yüksek memnuniyet oranlarının ülkenin güvenli ve istikrarlı bir destinasyon algısını güçlendirdiğini belirtiyor. Bu durumun özellikle belirsizlik dönemlerinde son dakika rezervasyonlarını artırdığı ifade ediliyor. Turizm sektörü temsilcileri, mevcut belirsizliklere rağmen Yunanistan’ın yüksek hizmet kalitesi ve güçlü talep yapısı sayesinde rekabet gücünü koruduğunu ve önümüzdeki dönemde de Akdeniz’in önde gelen destinasyonlarından biri olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

Savaş Etkisiyle Doğu Seyahatleri Düştü Avrupa Yükselişte Haber

Savaş Etkisiyle Doğu Seyahatleri Düştü Avrupa Yükselişte

Hays Travel’ın sahibi ve başkanı Dame Irene Hays, 17 Mart 2026 sabahı BBC Radio 4’te yayınlanan Today programında, Doğu destinasyonlarına seyahatin tekrar canlanacağı konusunda iyimser bir tablo çizdi. Sunucunun “Beklenen Paskalya rezervasyonlarında ne oldu?” sorusuna yanıt veren Dame Irene, “Beklendiği üzere rezervasyonlar düştü. Dün gece itibarıyla geçen yılın aynı haftasına göre rezervasyonlarımız %9 azalmış durumda. Bu, savaş haberlerinin yeni çıktığı geçen haftaya kıyasla bir iyileşme” dedi. Dame Irene, rezervasyonlarda azalma ve bazı tatilcilerin tatillerini değiştirme veya iptal etme eğiliminin arttığını belirtti. Doğuya Seyahatler Etkilendi “Kapsite sorunları özellikle doğudaki ana hub’larda görülüyor,” diyen Dame Irene, Dubai örneğini verdi: “Dubai günde yaklaşık 200.000 yolcuya hizmet veriyor, bu nedenle Maldivler veya Mauritius gibi doğuya giden transit yolculuklarda kapasite sıkıntısı yaşanıyor.” Buna karşın batı ve Avrupa destinasyonlarında hâlâ “çok fazla mevcut kapasite” bulunduğunu ifade etti. Kısa Mesafe ve Avrupa Popüler “Şu anda kısa mesafe seyahatler öne çıkıyor. Kazanan destinasyonlar İspanya, Portekiz, İtalya ve Malta. Fiyatlar geçen yıla göre yükselmişti ama hâlâ Avrupa genelinde makul fiyatlarla çok sayıda kapasite mevcut.” Kruvaziyerlerin de oldukça popüler olduğunu belirten Dame Irene, bazı kruvaziyer şirketlerinde rezervasyonların geçen hafta arttığını söyledi: “Kruvaziyer hatları güzergahlarını değiştirebiliyor, kara tabanlı resortların sahip olmadığı bir esnekliğe sahip. Şu anda rezervasyonlar Avrupa ve kruvaziyerlerde artıyor.” Doğuya Seyahatin Geleceği Doğuya seyahat imajının uzun vadede zarar görüp görmeyeceğine dair soruya Dame Irene iyimser yaklaştı: “Son 46 yılda kül bulutu, Covid, isyanlar ve savaş gibi birçok zorluktan geçtik. İngiliz halkı seyahat etmeyi seven bir ada milletidir ve yeni yerler görmek ister; batı veya doğu fark etmez. Bana göre bu talepler geri gelecek ve insanlar Maldivler, Mauritius, Hindistan gibi destinasyonlara seyahat etmeyi her zaman isteyecekler. Belki biraz daha temkinli olacaklar ama geri geleceğine inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.