Hava Durumu

#Turizm Sektörü

TOURISMJOURNAL - Turizm Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali Haber

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali

Rakamların ardında, normal iniş çıkışların ötesine geçen bir baskı yatıyor. İşaretler, bir zamanlar istikrarlı olan büyümenin altında yatan zorlukların artık şekillendiğini gösteriyor. Veriler, mevsimsel bir düşüşün başladığını gösteriyor. Turizm ve Spor Bakanlığı verilerine göre, 13-19 Nisan 2026 haftasında Tayland 464.720 yabancı turisti ağırladı. Önceki yedi güne kıyasla dörtte bir oranında düşüş gösteren bu rakam, geçen yılın rakamlarının da yaklaşık %16 altında kaldı. Haftalık bazda ölçüldüğünde bu seviye, 2024'ten bu yana en düşük üçüncü seviye olarak kaydedildi. Dikkat çeken nokta ise zamanlama; düşüşün normalden çok daha erken başlaması, zira sezon dışı eğilimler genellikle Mayıs sonlarına doğru ortaya çıkar. Bu yıl şimdiye kadar ziyaretçi sayısı 10,8 milyona ulaştı; bu, geçen yılın temposunun %3,34 altında kalarak genel olarak daha az insanın seyahat ettiğini gösteriyor. Yolcu akışları da bu değişimi yansıtıyor; günlük ortalamalar Mart ayındaki 113.099'dan Nisan başlarında 107.308'e düşerek yaklaşık %5,1'lik bir azalma gösterdi. Şimdi ise Nisan ayının 2,29 milyon girişle kapanması bekleniyor; bu da Mart ayına göre %6,6'lık bir düşüş ve bir yıl öncesine göre yaklaşık %10 daha az anlamına geliyor. Piyasada Geniş Kapsamlı Bir Yavaşlama Tek bir bölgeyle sınırlı kalmayan düşüş, Tayland'a giriş sağlayan neredeyse tüm önemli pazarlara yayılıyor. En büyük kaynak olan Çin'den, Nisan ayının ortalarına denk gelen haftada sadece 74.646 yolcu geldi; bu, önceki yedi güne kıyasla %29,9'luk bir düşüş anlamına geliyor. Buna rağmen, Çin'den gelen rakamlar geçen yılın aynı dönemine göre hala %28,8 daha yüksek, ancak büyümenin durakladığına dair işaretler var. Uçaklardaki doluluk oranları keskin bir düşüş göstererek bir hafta öncesine göre %65,3'ten %45,7'ye geriledi, uçuş sıklığı ise bir önceki aya göre %4,3 azaldı. Bölgesel piyasalar benzer baskılarla karşı karşıya: Malezya: 60.850 ziyaretçi (haftalık bazda %-32,8, yıllık bazda %-16,1) Rusya: 30.723 ziyaretçi (%-16,3 haftalık, %-11,6 yıllık) Hindistan: 46.484 ziyaretçi (%-12,8 haftalık, %-1,7 yıllık) Güney Kore: 10.954 ziyaretçi (Haftalık bazda %-31,3, Yıllık bazda %-34,3) Daha geniş küresel bölgelerden gelen yolcu sayısı 241.063'e ulaşarak bir önceki haftaya göre %23,8, geçen yılın aynı dönemine göre ise %25,5 düşüş gösterdi. Düşüşler, Çin ve Güney Kore hariç Kuzeydoğu Asya'da, Malezya hariç ASEAN'da ve Rusya hariç Avrupa'da dikkat çekti. Nisan ayında Avrupa'dan gelen uçuşlar, Mart ayında görülen sadece %2,0'lık düşüşün ardından %20,9'luk ani bir düşüş gösterdi. Mevsimsel Değişimlerin Ötesinde Küresel Baskılar Artıyor Mart ayında Songkran'dan sonra alışılmadık derecede keskin bir düşüş yaşandı ve bu durum mevsimsel değişimlerden daha fazlasına işaret ediyor. Küresel huzursuzluk, özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle seyahat alışkanlıkları değişiyor. Bu bölgenin ziyaretçi sayısı geçen yıla göre %33,2 azaldı. Avrupa ve Kuzey Amerika'dan gelen ziyaretçi sayısında da düşüş görüldü ve hem aylık hem de yıllık bazda kayıplar yaşandı. Seyahat masrafları sürekli artıyor ve bu da stresi artırıyor. Jet yakıtı pahalılaştıkça bilet fiyatları da yükseliyor; bu da havayollarını ve yolcuları planlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Önümüzdeki dönemde talebin azalması beklendiğinden, bazı havayolları uçuşları azaltıyor ve zaman çizelgelerini revize ediyor. Yüzeyin altında sessizce bir baskı oluşuyor. Güncellenmiş Tahmin ve Önümüzdeki Zorluklar Ekonomik durgunluğa rağmen, beklentiler aşağı yönlü değişti. Revize edilmiş rakamlar, 2026'da yabancı turist sayısının 31,2 milyon olacağını öngörüyor; bu da önceki tahminlerden %5,4 daha düşük. Ancak 2027'de 33,1 milyona yükselmesi muhtemel görünüyor. Çin'den gelen turist sayısının bu yıl yaklaşık 5,1 milyon olması bekleniyor; bu da geçen yıla göre %16,9'luk bir artış anlamına geliyor, ancak daha önceki %30-40'lık beklentilere yaklaşmıyor. Eğilimler iyileşme gösterse de, erken tahminler artık çok iyimser görünüyor. Küresel koşullardaki küçük değişimler bile hâlâ büyük bir etkiye sahip. Petrolün varil fiyatı 130 doları aşarsa, ziyaretçi sayısı 2026'da 25,2 milyona düşebilir, ardından iki yıl sonra hafifçe artarak 26,7 milyona ulaşabilir; bu da ekonomik dalgalanmaların seyahat trendlerini ne kadar kolay etkilediğini gösteriyor.

Atina’da aşırı turizm alarmı: Yatırım yasağı gündemde Haber

Atina’da aşırı turizm alarmı: Yatırım yasağı gündemde

Yunanistan’ın başkenti Atina’da artan turist yoğunluğu, kent yönetimini yeni kısıtlamalar almaya yöneltti. Belediye Başkanı Haris Doukas, kentin “dev bir otele dönüşemeyeceğini” belirterek özellikle tarihi merkezde turizm faaliyetlerinin sınırlandırılması için yasal adımlar atacaklarını açıkladı. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Atina’da turist sayısı 8 milyonu aşarken, yaklaşık 700 bin nüfuslu kentte altyapı ve konut piyasası üzerindeki baskı giderek artıyor. Belediye yetkilileri, kısa süreli kiralamaların özellikle Plaka bölgesinde son yıllarda iki katından fazla arttığını ve bunun yerel halkı merkezden uzaklaştırdığını belirtiyor. Doukas, tarihi merkezde yeni otel, kısa dönem kiralama ve turizm odaklı işletmelere izin verilmemesi için hazırlanan düzenlemeye destek verdiğini ifade etti. “Plaka’da artık yer yok. Aşırı doygunluk söz konusu” diyen Doukas, yatırımcıların daha az yoğun bölgelere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kent yönetimi ayrıca yeni otel inşaatlarına yönelik ruhsatların dondurulmasını da gündemine aldı. Bu adım, Yunan hükümetinin Akropolis çevresindeki bazı mahallelerde kısa süreli kiralamaları sınırlayan uygulamasının ardından geldi. Turizm sektöründen destek geldi Öte yandan turizm sektöründen de sınırlama çağrılarına destek geldi. Otelciler birliği başkanı Evgenios Vassilikos, Barcelona örneğini hatırlatarak yeni otel ruhsatlarına kota getirilebileceğini söyledi. Barcelona’da 2017’den bu yana yeni otel lisansı verilmezken, Belediye Başkanı Jaume Collboni kısa süreli kiralamaları 2028 itibarıyla tamamen yasaklamayı planlıyor. Doukas, Atina’nın benzer bir yola girmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Şehir merkezi bir otel bölgesine dönüşürken bunu görmezden gelemeyiz” dedi. Artan turizm baskısı, kentte konut krizini de derinleştiriyor. Kısa süreli kiralamaların yaygınlaşmasıyla kira fiyatları yükselirken, özellikle gençler ve dar gelirli gruplar merkezde barınmakta zorlanıyor. Belediye bu soruna karşı sosyal konut projeleri geliştirmeyi ve Avrupa Birliği fonlarıyla boş binaları yenileyerek uygun fiyatlı konut üretmeyi planlıyor. Kentte yeşil alanlar da artacak Doukas yönetimi ayrıca yeşil alanları artırmayı ve kentteki yapılaşmayı sınırlandırmayı hedefliyor. Belediye, bazı binaların yıkılarak park ve kamusal alanlara dönüştürülmesini de içeren bir plan üzerinde çalışıyor. “Atina halkı için var” diyen Doukas, kentin yalnızca turizm gelirleri üzerinden şekillendirilmesine karşı çıkarak, yaşam kalitesini önceleyen bir model hedeflediklerini belirtti.

Turizmde patili dostların izi Haber

Turizmde patili dostların izi

Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici beklentileriyle birlikte yepyeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise artık sadece bir ‘niş’ pazar olmaktan çıkıp sektörün geleceğini şekillendiren yüksek katma değerli ana trendlerden birine dönüşen ‘pati dostu turizm’ yer alıyor. YENİ DÖNEM BAŞLADI Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, ‘pati izi ekonomisi’ olarak adlandırdığı bu yeni dönemde Türkiye’nin alması gereken pozisyona ve sektörün içinde bulunduğu güncel duruma dair değerlendirmelerde bulundu. PAZAR HIZLI BÜYÜYOR AKTOB verilerine göre, turizmde dengeleri değiştiren evcil hayvan dostu seyahat pazarı hızla büyüyor. 2023 yılında 2 milyar dolar seviyesinde olan pazar büyüklüğünün, 2032 yılına kadar 4.6 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Sektör istatistikleri, tatilcilerin profilindeki değişimi de açıkça ortaya koyuyor: İleri yaş gezginlerin yüzde 25’ine ve orta yaş grubunun yüzde 40’ından fazlasına tatillerinde can dostları eşlik ediyor. Tripadvisor verilerinde evcil hayvan dostu aktivitelerde yaşanan yüzde 260’ın üzerindeki artış ve her yıl yaklaşık 2 milyon evcil hayvanın ticari uçuşlarla seyahat etmesi, bu alanda erken konumlanan destinasyonların elde edeceği rekabet avantajının altını çiziyor. ‘BU KİTLEDEN PAY ALMALIYIZ’ AKTOB Başkanı Kavaloğlu, sektörün bu yeni ve sadık kitleye yönelik stratejilerini hızla geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, pati dostu turizmin önemini, “Aktif olarak evcil hayvan dostu seyahat, dünyada inanılmaz gelişen, ülkemizde de gelişmeye devam eden bir seyahat türü haline geldi. Bunu biz ‘pati izi’ ekonomisi diyoruz. Çok değerli hayvan dostlarını, aile bireyleri gibi kabul edip onlarla tatile çıkan büyük bir kitle var. Bu kitleden pay alınması gerekiyor” sözleriyle anlattı. ‘SEKTÖR YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’ “Bu kitlenin turizm hareketinde muhakkak ve muhakkak kolaylıklarla karşılaşmaları gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Evcil hayvan sahiplerinin yüzde 53’ü tatillerine hayvanlarını da dahil etmek istiyor. ABD’de bu oran yüzde 78. Her yıl 2 milyona yakın evcil hayvan ticari uçuşlarla seyahat ediyor. Küresel turizm sektörü, değişen yaşam tarzları ve tüketici davranışlarıyla birlikte yeni bir turizm sürecine girdi. Bu dönüşümde evcil hayvan dostu seyahatin hızla büyümesi de etkili oluyor. Bu yeni bir niş değil. Yüksek katma değerli bir segment. Antalya’da bu segmente çok ciddi katkı koyan otellerimiz var. Pati dostu turizm, sektörün geleceğini şekillendiren ana trenlerden biri. Erken konumlanan destinasyonlar rekabet avantajı elde ediyor” dedi.

TÜRSAB başkanından turizm için kredi desteği talebi Haber

TÜRSAB başkanından turizm için kredi desteği talebi

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turist akışının devamlılığını sağlayan seyahat acenteleri ve tur operatörlerinin, 60 milyar TL'lik kredi destek paketinden geniş şekilde faydalandırılmasını talep etti. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından detayları açıklanan 60 milyar TL'lik turizm kredi desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hazine ve Maliyet Bakanlığı kefaletiyle sağlanacak 60 milyar TL'lik kredi olanağının turizm sektörü açısından çok önemli bir destek olduğunun altını çizen Bağlıkaya, bu kredi uygulamasından seyahat acentesi ve tur operatörlerinin geniş şekilde faydalandırılması çağrısı yaptı. TURİSTİ GATİREN SEYAHAT ACENTELERİ Seyahat acentelerinin yurt dışında Türkiye'nin tanıtımının yanı sıra, paket tur oluşturduğuna ve pazarlama yaptığına işaret eden Bağlıkaya, "Tüm dünyada ülkemizi tanıtan, paket turlar hazırlayan, turisti bulup ülkemize getiren seyahat acenteleridir. Böylesi bir dönemde seyahat acentelerine tanıtım ve pazarlama desteği verilmesi büyük önem taşıyor. Sektöre kredi desteğinin sağlanmasından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hazine ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm işletmeleri için 60 milyar lira kredi desteğinin turistin ülkemizi tercih etmesini sağlayan seyahat acentelerine verilmesi, ülkemizin turizm hedeflerine ulaşmasında büyük katkı sağlayacaktır" dedi. SEYAHAT ACENTELERİ KRİZ DÖNEMLERİNDE TALEBİ YÖNLENDİRİYOR Kriz dönemlerinde olumsuz seyri tersine döndüren ve diğer sektörlerdeki canlanmayı harekete geçirenlerin her zaman seyahat acenteleri olduğunu söyleyen Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: "Böyle dönemlerde seyahat acenteleri yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik sorumluluk üstleniyor. Bu bakımdan sektörümüzü daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale getirecek destek mekanizmalarının etkin şekilde ve doğru bir zamanlama ile devreye alınması büyük önem taşıyor. Savaş dönemleri genellikle bilinmezlikler ve belirsizliklerin ön plana geçtiği süreçlerdir. Böylesi durumlarda alınacak önlemler ve oluşturulacak B planları her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda kriz süreçlerinde uygulanan uçak yakıt desteği, kruvaziyer desteği gibi teşvik ve desteklerin yeniden hayata geçirilmesi, turizm hareketlerinin devamlılığını sağlamak için gerekli adımlar olabilir. Diğer taraftan yurt içi turizm pazarı da destek verilmesi gereken alanların başında geliyor. İç turizmdeki hareketliliğin artırılması yönünde atılacak adımlar pazarda belirli bir oranda dengeyi sağlamaya yardımcı olacaktır. Bu noktada yerli turisti özendirici kampanyalar, belirli sosyal gruplara yönelik indirim veya teşvikler gündeme alınabilir."

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda Haber

Rodos’ta turizm krizi: Rezervasyonlar iptal, esnaf zor durumda

Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası’nda esnaf, rezervasyon iptalleri ve turist sayısındaki düşüş nedeniyle ciddi kayıp yaşadıklarını belirtiyor. Bazı işletmelerde iş hacmi %25’e kadar gerilerken, genel düşüşün %75 seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bölge halkı ise savaşın sona ermesini umut ediyor. CNN TÜRK Muhabiri İlayda Karaca ve Caner Emre Kınacı Rodos Adası'ndan aktardı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş ikinci ayına yaklaşırken, sahadaki çatışmalar kadar küresel etkileri de büyüyor. Bir yanda barış umutları korunurken, diğer yanda artan saldırılar endişeyi derinleştiriyor. Savaşın doğrudan etkileri bölgeyle sınırlı kalmazken; petrol, altın ve birçok sektörde dalgalanmalar dikkat çekiyor. Bu etkilerin hissedildiği noktalardan biri de Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden Rodos Adası. Yaklaşık 1400 kilometrekare yüz ölçümüne sahip ada, özellikle uluslararası turistler açısından Yunanistan’ın öne çıkan destinasyonlarından biri. Ancak savaşın yarattığı belirsizlik, turizm hareketliliğini ciddi biçimde etkilemiş durumda. Rodos esnafı, yaşanan durumu şu sözlerle anlattı: “Genelde bizim müşterilerimiz hep yurt dışından geliyor. Türkiye olsun, İran'dan geliyor ama şu anda Ege tarafı, Akdeniz tarafı bayağı bitik şu anda %75 düşüş var.” “Amerikalı çok rezervasyonumuz. Cruise gemisiyle geliyorlar.” “Ancak şu anda bazı yolcu gemileri kaldığı için gelemediği için biraz daha normale göre az. Bekliyoruz, ümit var. Rodos adası yani turizmde Yunanistan'da 1. numara.” “%25 çalışıyoruz şu anda. Yani rezervasyonlarımız iptal oluyor. Motorlarımızı elimizden geldiği kadar müşteriye düşük fiyatlar vermeye çalışıyoruz. Hizmet açısından her şeyi sunuyoruz ama gel gelelim yine olumsuz.” Turizmde yaşanan bu daralma, bölge ekonomisini doğrudan etkilerken; esnafın ortak beklentisi savaşın bir an önce sona ermesi ve turizm hareketliliğinin yeniden canlanması.

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu

Özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rezervasyon iptalleri ve talep düşüşü dikkat çekiyor. Antalya ve Ege’de rezervasyonlar geriledi Turizm sektör temsilcilerine göre savaşın etkisiyle özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya dönemi beklentilerin altında kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında yaklaşık %60’a varan düşüş yaşandığını belirtiyor. Ural, ateşkes sonrası kısmi toparlanma görülse de İngiltere ve Avrupa’dan Eylül–Kasım dönemine yönelik rezervasyonların hâlâ zayıf seyrettiğini vurguluyor. “Talep zayıf kalacak” uyarısı İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizlerde, Orta Doğu’daki güvenlik endişelerinin turizm talebini baskıladığı ve özellikle Körfez ülkelerinde ciddi daralma yaşandığı ifade edildi. Şirket ekonomistlerinden Jessie Smith, Türkiye’nin Ortadoğu pazarına bağımlılığı nedeniyle risk altında olduğunu belirterek, “İkame destinasyonlar olsa da bu yeterli olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz ve iç destinasyonlar da etkilendi Sektör temsilcileri, özellikle Doğu Karadeniz’in Körfez ülkelerinden gelen turistlere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle bölgedeki talep düşüşü daha belirgin hissediliyor. Kurumsal turizm alanında faaliyet gösteren GlobeMeets & Oliva MICE yetkilisi Hüseyin Kurt, Ortadoğu pazarındaki daralmanın Van ve İstanbul gibi İran turistine bağlı destinasyonları da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Avrupa yön değiştiriyor Seyahat acenteleri, Avrupalı turistlerin risk algısı nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs gibi destinasyonlardan İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batı rotalarına yöneldiğini bildiriyor. Bu durum Türkiye’nin yaz sezonu beklentilerini aşağı çekiyor. İstanbul’da doluluk geriledi ABD merkezli veri şirketi Lighthouse Intelligence verilerine göre İstanbul otellerinde Nisan ayı doluluk oranı geçen yıla göre düşerek %47,5 seviyesine geriledi. Ancak şehirde ciddi bir iptal dalgası yaşanmadığı belirtiliyor. Buna rağmen rezervasyon artış hızının geçen yıla göre daha düzensiz olduğu ifade ediliyor. Uçuş iptalleri ve maliyet baskısı arttı Havacılık veri analiz şirketi Cirium verilerine göre Orta Doğu ve Afrika’da Uçuş iptalleri kısa sürede ciddi oranda arttı. Bu durum Türkiye çıkışlı ve varışlı tur paketlerinde maliyetleri yükseltti. Sektör temsilcileri özellikle artan yakıt fiyatlarının bilet maliyetlerine %5–10 arasında yansıdığını ve kâr marjlarını düşürdüğünü belirtiyor. “Toparlanma bir yılı bulabilir” Turizm sektörü temsilcileri, gerilimin sona ermesi halinde bile toparlanmanın zaman alacağını öngörüyor. Elif Ural, Ortadoğu pazarının yeniden eski seviyesine dönmesinin en az bir yıl sürebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre sektör, 2026 sezonunda jeopolitik risklerin gölgesinde kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı Haber

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı

ORTA Doğu’daki savaş ortamının turizme etkilerini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Avrupa’dan rezervasyon akışında yavaşlama yaşandığını, sezonun erken rezervasyondan çok, son dakika satışlarına kayabileceğini söyledi. Bağlıkaya, turizmcilere iç pazara odaklanma ve fiyatları yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya'da düzenlenen 4'üncü TÜRSAB Turizm Kongresi'nde Orta Doğu'daki savaş ortamının Türkiye turizmine etkileri üzerine değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, özellikle Dubai olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ticari faaliyetlerin kaymasının söz konusu olduğunu belirterek, "Oralarda bu faaliyetler yakın gelecekte aynı şiddette, aynı rahatlıkta olmayacak gibi gözüküyor. Turizm çok bölgesel bir olay. Yani turizmde bir bölgede, bir ülkede bir şeyler oluyorsa yanındaki, etrafındaki ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Özellikle Avrupa'dan bu tarafa bakıldığında, Türkiye bu olaylara çok yakın bir ülke. Dolayısıyla Avrupa'da ufak tefek iptaller yaşandı. Çok ciddi sayıda değil bunlar ama en azından rezervasyonların akışında yavaşlama yaşıyoruz bu dönemde" dedi. SON DAKİKA VE İÇ TURİZM UYARISI Turizm açısından kayıpların beklendiği, herkesin kayıpların olacağını düşündüğü ortamda kendisinin böyle bir düşüş yaşanmayacağını düşündüğünü belirten Bağlıkaya, “Sadece sezonun biraz daha ileriye kayacağını, yani satışların erken rezervasyona değil, biraz daha son dakikaya kayacağını, son dakika rezervasyonlarıyla bu açıkları rahatlıkla kapatacağımızı düşünüyorum. Ama tabii ki erken rezervasyondaki fiyatlarla olmayabilir bu. Dolayısıyla tüm konaklama sektöründeki arkadaşlarımıza iç pazara konsantre olmaları konusunda tavsiyelerimiz var. İç turizm için fiyatların gözden geçirilmesi lazım ki en az zarar veya zararsız bu dönemi atlatabilelim" diye uyardı. TURİZM SAVAŞ ORTAMINDAN RAHATSIZ Turizmciler olarak tankların, uçak gemilerinin, savaş uçaklarının konuşulduğu bir ortamda bulunmaktan son derece rahatsız olduklarını da kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Bu dönemlerde hep erken rezervasyonlarımız, otel dolduklarımız ne kadar, kaç tane charter uçağımız gelecek, bunları konuşurken, şu anda bütün medya ve bütün kamuoyunun gündemi savaş. Kruvaziyer gemisi konuşacağımız yerde savaş gemilerini konuşuyor vaziyetteyiz. Tabii ki memnun değiliz ama Türkiye turizm açısından buradan kazançlı çıkar mı? Belki önümüzdeki yıllarda adı geçen destinasyonlara seyahat hemen geri gelmeyecektir. Yani bu mümkün değil. 2027'de adı geçen destinasyonlara hemen turizm akışı olmaz. İşte o zaman bizim bir rakam yükselmemiz olabilir. Ama özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Biz turizmciler bir başkasının ülkesinde yaşanan savaştan nasıl menfaat elde ederiz kısmını hiçbir zaman konuşmak istemiyoruz. Yani keşke bölgemizde hiçbir şey olmasa, herkes huzurla güven içinde yaşasa, çocuklar ölmese" dedi. ‘TÜRKİYE'DE HUZUR ORTAMI KORUNUYOR’ Hükümetin aldığı tedbirlerle ticaretin Türkiye'ye kaymasının çok yüksek ihtimal olduğunu da dile getiren Bağlıkaya, “Dolayısıyla alınacak tedbirleri zaten hükümetimiz alıyor. Bu arada tekrar tekrar söylüyoruz, altını çiziyoruz. Bu kadar savaşın olduğu bir ortamda, bu kadar etrafımızda çatışma varken, burada hakikaten huzur içinde yaşıyorsak izlenen politikaların da değerini bilmemiz lazım. Gerçekten çok önemli işler yapılıyor ki biz burada huzur içinde şu anda kongre yapabiliyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz okula rahat gidebiliyor. Hiç kimsenin burnu kanamadan bu süreçleri atlatıyoruz. İzlenen politikalar için Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.