Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

TOURISMJOURNAL - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Göynük'te sürdürülebilir turizm başlıyor Haber

Göynük'te sürdürülebilir turizm başlıyor

Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu'ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük'te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir 'yeşil destinasyona' dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL'lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük'e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek' vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi'de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük'e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500'den fazla katılımcı, 30'dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM'un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük'e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük'te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük'ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak Haber

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak

İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol'de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye'nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya'dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech'in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00'de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye'de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30'da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45'te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech'te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00'de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir'in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs'ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00'de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00'da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00'de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Bilim Üniversitesi Martı Ödülleri sahiplerini buldu Haber

Bilim Üniversitesi Martı Ödülleri sahiplerini buldu

Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen Martı Ödül Töreni, turizm ve gastronomi alanına değer katan isimleri aynı çatı altında buluşturdu. Akademi, sektör ve girişimcilik ekosistemini bir araya getiren törende, Antalya’nın turizm ve gastronomi vizyonuna katkı sunan kişi, kurum ve projeler ödüllendirildi; farklı alanlarda katkı sağlayan paydaşlara da teşekkür belgeleri takdim edildi. “Termessos: Geleceğe Miras” UNESCO Yolunda Programın açılışı, Antalya Bilim Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Termessos Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Koçak’ın konuşmasıyla yapıldı. Koçak, “Termessos: Geleceğe Miras” başlıklı sunumunda; Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı, antik kentin tarihsel önemi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi süreci ve yürütülen kazı çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Fatma Bike Kocaoğlu Onur Ödülünün Sahibi Oldu Sunumun ardından ödül takdimlerine geçildi. Törende Onur Ödülü, akademik çalışmalarıyla alana uzun yıllardır katkı sunan Prof. Dr. Fatma Bike Kocaoğlu’na verildi. Üniversite-Sektör İş Birliği Ödülü, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) tarafından yürütülen “Sektör Sınıfta” Projesi adına, POYD Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu’na takdim edildi. Törende Antalya Turizmine Katkı Ödülleri de farklı alanlardaki katkıları görünür kıldı. Antalya turizminin gelişimine ve tanıtımına katkıları dolayısıyla Antalya Turizm Fuarı (ATF), GM Dergisi ve QM Tourism Awards adına Selçuk Meral ödüle layık görüldü. AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu turizmde destek ödülü alırkan, Antalya gastronomisinin gelişimine ve tanıtımına katkı sunan 7 Mehmet adına Mehmet Akdağ ödül aldı. Kilit Hospitality Group’un “Culinary Forum” etkinliği nedeniyle Tolga Kilit ödüllendirildi. Ormana Active Kurucusu Tolga Özgüven, turizme katkıları dolayısıyla “Teşekkür Belgesi”aldı. Ormana bölgesinde geliştirdiği sürdürülebilir turizm projeleriyle Ormana Active, doğa temelli deneyim turizmine sunduğu katkılarla ödüle layık görüldü. Bölgenin doğal ve kültürel mirasını koruyarak turizme kazandıran yaklaşımıyla fark yaratan markanın kurucusu Tolga Özgüven, bu çalışmaları doğrultusunda “Turizme Destek Ödülü”ne layık görüldü. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’ya Sürpriz Ödül Turizm Ekosistemi Ödülü ise, Touristech Kuluçka Programı ile turizm teknolojilerine destek başlığıyla Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’ya takdim edildi. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi, akademi ile sektörü entegre eden yaklaşımı, uygulamalı eğitim modeli ve girişimcilik odaklı projeleriyle çok sayıda yerli ve yabancı öğrenci yetiştiriyor. Fakülte bünyesinde yürütülen çalışmalar; turizm teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yenilikçi iş modelleri alanlarında yeni nesil profesyoneller yetiştirmeyi hedeflerken, Touristech gibi programlarla girişim ekosistemine de aktif katkı sunuyor. Bu vizyon, üniversitenin turizm sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmasının yanı sıra, sektörde dönüşümü destekleyen önemli bir rol üstlenmesini sağlıyor. Touristech Demo Günü Jüri Ödülleri kapsamında girişimcilik alanındaki projeler ödüllendirildi. En Başarılı Girişim ödülü Heat Interactive ekibine, ikinci ödül Sunflow girişimine, üçüncü ödül ise MAS ekibine verildi. Törende ayrıca Uygulamalı Eğitime Destek Ödülü kapsamında Rixos Hotels, DoubleTree by Hilton Antalya Kemer All-Inclusive ve Megasaray Hotels ödüllendirildi. Program kapsamında sektöre katkı sunan paydaşlara da teşekkür belgeleri takdim edildi. Martı Ödül Töreni, turizm ve gastronomi alanında üretimi, iş birliğini ve yenilikçiliği teşvik eden yapısıyla dikkat çekti. Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, sektör ve akademiyi aynı platformda buluşturarak güçlü bir birliktelik mesajı verdi.

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı! Haber

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı!

Eva Managed by Dedeman Bitlis, markanın yalnızca coğrafi olarak değil, ihtiyaçlara göre çeşitlenen konaklama modelleriyle büyüme yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Proje, Bitlis’in son yıllarda artan turizm hareketliliği ve markalı konaklama ihtiyacı göz önünde bulundurularak kurgulandı. Dedeman markasının Bitlis’te yer alacak olması, şehirdeki turizm ekosistemi ve yerel paydaşlar nezdinde güçlü bir beklenti ve ilgiyle karşılandı. Evalorin Otelcilik Limited Şirketi yatırımıyla, Coşar Görücü’nün yatırımcısı olduğu Eva Managed by Dedeman Bitlis, bu yönüyle Bitlis’in gelişen turizm potansiyeline kalıcı bir katkı sunmayı vadeden nitelikli bir girişim olarak öne çıkıyor. Tarihin Katmanlarıyla Bütünleşen Bir Deneyim: Eva Managed by Dedeman Bitlis Doğu Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden biri olan Bitlis, taş mimarisiyle şekillenmiş şehir dokusu, medreseleri, hanları ve yüzyıllar boyunca biriken kültürel hafızasıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan güçlü bir karakter sunuyor. Bu tarihsel derinlik, Nemrut Krater Gölü’nün etkileyici coğrafyasıyla birleştiğinde Bitlis’i kültür ve doğa deneyiminin kesişim noktasına taşıyor. Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut; volkanik yapısı, endemik bitki örtüsü ve eşsiz manzarasıyla bölgeye uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çekim gücü kazandırıyor. Van Gölü havzasına yakın konumu, Ahlat’ın Selçuklu mirası ve özgün taş evleriyle Bitlis, son yıllarda artan ziyaretçi ilgisiyle birlikte turizm açısından yeni bir ivme kazanırken, bu gelişim nitelikli ve markalı konaklama ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bitlis merkezde, tarihî dokunun içerisinde konumlanan Eva Managed by Dedeman Bitlis, özgün bir yapının dönüşümüyle hayata geçerek şehrin mevcut potansiyeline doğrudan temas eden bir konaklama modeli sunuyor. Dedeman Hospitality, bu projede tarihî yapıyı korumayı bir tasarım tercihi olarak değil, deneyimin temel bileşenlerinden biri olarak ele alıyor. Butik ölçekte kurgulanan proje, markanın hizmet standartlarını yerel doku ile buluşturarak Bitlis’te karakterli ve güçlü bir konaklama alternatifi oluşturmayı hedefliyor. Şehrin ilk markalı oteli olma özelliği taşıyan Eva Managed by Dedeman Bitlis, bölgenin turizm potansiyelini görünür kılan ve yerel ekonomiye uzun vadeli katkı sunmayı amaçlayan önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor. Dedeman Misafirperverliğiyle Bitlis’te Markalı Konaklama Dönüşümü Başlıyor Toplam 33 oda ve 6 suit kapasitesiyle planlanan Eva Managed by Dedeman, güçlü bir operasyonel denge gözetilerek tasarlandı. Yapının zemin katında konumlanan giriş, resepsiyon ve çok sayıda ticari alan ile üst katlara yayılan konaklama birimleri; hem misafir deneyimini hem de operasyonel akışı destekleyecek şekilde kurgulanıyor. Restoran ve kafe alanlarının yanı sıra, servis ve teknik alanların planlaması da bütüncül bir işletme yaklaşımıyla ele alınıyor. 2026 yılı sonunda hizmete açılması planlanan proje, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; aynı zamanda işlevsel olarak sürdürülebilir bir konaklama modeli sunmayı hedefliyor. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı: “Bitlis, sahip olduğu tarihî ve doğal birikimle önemli bir potansiyel barındıran; ancak markalı konaklama tarafında gelişim alanı bulunan bir şehir. Eva Managed by Dedeman ile bu potansiyele, şehrin dinamikleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir modelle yanıt veriyoruz. Bu proje, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi sunmanın ötesinde; şehrin turizm yolculuğuna duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli bakış açımızın somut bir ifadesidir.” Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti: “Dedeman olarak köklü mirasımızdan aldığımız güçle, her şehirde kendi dinamiklerine saygı duyan ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yapılar kurmayı önemsiyoruz. Bitlis’in sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi, çağdaş konaklama standartlarıyla buluşturarak hem misafirlerimiz hem de şehir için kalıcı bir değer üretmeyi amaçlıyoruz” Dedeman Hospitality Hakkında 1966 yılında açtığı ilk otelle Türk turizm sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, bugün 60 yılı aşkın deneyimiyle misafirperverliğin, güvenin ve kaliteli hizmetin simgesi haline gelmiştir. Yerli bir marka olarak doğan ve büyüyen Dedeman, zaman içerisinde ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konuma ulaşmıştır. Dedeman’ın başarı yolculuğu yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı değildir. Marka; Türk misafirperverliğini global standartlarla harmanlayan vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı, güçlü insan kaynağı ve yenilikçi hizmet anlayışıyla bir yaşam tarzı ve deneyim markası kimliği kazanmıştır. Bugün 6 ülkede, 40 şehirde, 51 aktif ve toplamda 89 imzalanmış tesisiyle faaliyet gösteren Dedeman Hospitality; Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Irak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki yatırımlarıyla uluslararası gücünü her geçen gün artırmaktadır. Orta vadeli büyüme stratejisini Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda derinleşme üzerine kurgulamaktadır. Portföyünde yer alan 12 alt marka, farklı misafir profilleri ve yatırımcı beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu çeşitlilik sayesinde Dedeman Hospitality; lüks otelcilikten uzun dönem konaklamaya, şehir otelciliğinden iş dünyasına yönelik çözümlere kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Dedeman Hospitality, “Herkesin Dedeman’ı” mottosuyla; köklü misafirperverlik mirasını koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmayı ve Türk turizmini dünyada güçlü biçimde temsil etmeyi kararlılıkla sürdürmektedir.

İZSU’dan sürdürülebilir turizm tarifesine %50 indirim kararı Haber

İZSU’dan sürdürülebilir turizm tarifesine %50 indirim kararı

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün olağanüstü genel kurul toplantısında, sürdürülebilir turizmi teşvik edecek önemli bir düzenleme görüşüldü. Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda yapılan görüşmede, su ve atık su tarifelerine yönelik yeni bir abone tipi oluşturulması gündeme alındı. Hazırlanan önerge kapsamında, "Sürdürülebilir Turistik Tesis Aboneleri" ve "Atıksu Sürdürülebilir Turistik Tesis Aboneleri" adıyla iki yeni abone türü tanımlandı. Bu düzenlemeyle birlikte, Sürdürülebilir Turizm Belgesi sahibi işletmelerin su ve atık su tarifelerinden yüzde 50 indirimli yararlanmasını öngören düzenleme mecliste oy birliğiyle kabul edildi. 1521 işletmeyi kapsıyor İzmir genelinde sürdürülebilir turizm belgesine sahip 1521 işletmenin bu uygulamadan faydalanması bekleniyor. Söz konusu düzenleme ile hem çevreye duyarlı turizm anlayışının desteklenmesi hem de işletmelerin sürdürülebilirlik yatırımlarının teşvik edilmesi amaçlanıyor. 1 Mayıs’ta yürürlüğe girecek Genel kurulda kabul edilen yeni tarife düzenlemesi 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek. Buna göre su ve atık su tarifeleri cetveli de güncellenerek yeni abone gruplarını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenecek. İZSU’nun bu adımı, İzmir’de çevre dostu turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından önemli bir teşvik mekanizması olarak değerlendiriliyor.

Kumluca’da turizmin geleceği masaya yatırıldı Haber

Kumluca’da turizmin geleceği masaya yatırıldı

Kumluca Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Kumluca Turizm Çalıştayı", sektör temsilcileri, akademisyenler ve yerel yöneticileri bir araya getirdi. Çalıştayın açılışında konuşan Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, Kumluca'nın tarihi, kültürel mirası ve doğasının turizm için önemli olduğunu söyledi. Güneş, çalıştayın ilçe turizmine önemli katkı sunacağına inandığını belirtti. Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu da ilçede turizm adına öne çıkabilecek tarihi ve doğal güzelliklerin yanı sıra kültürel ve gastronomik zenginliklerin de bulunduğunu ifade etti. Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru İçigen ise Antalya'nın ilçeler bazında turizm gücünün ortaya çıkarılmasını amaçladıklarını söyledi. Çalıştay kapsamında Kumluca'nın tarihi mirası, doğal güzellikleri, kültürel yapısı ve gastronomisi değerlendirilirken, turizmde iş birliği, sürdürülebilirlik ve tanıtım başlıkları öne çıktı. Çalıştay sonunda katılımcılara teşekkür belgesi verildi. Çalıştaya ayrıca Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Atılgan Atılgan, Akdeniz Üniversitesi Turizm Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü (TAGUM) Prof. Dr. Murad Alpaslan Kasalak, Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ahmet Coşgun, akademisyenler, sektör temsilcileri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

İspanya’dan aşırı turizme karşı yenilikçi adım Haber

İspanya’dan aşırı turizme karşı yenilikçi adım

İspanya’nın turizm sektöründe karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara çözüm üretmek amacıyla üniversiteler, inovasyon merkezleri ve turizm işletmelerini bir araya getiren iki yıllık kapsamlı bir girişim hayata geçirildi. TUI Care Foundation, kalkınma ajansı Target 8.9 ve Wayra Telefonica iş birliğiyle başlatılan “TUI Futureshapers Spain” programı, genç girişimcileri ve start-up’ları turizm sektörüne yönelik yeşil ve dijital çözümler geliştirmeye teşvik ediyor. Turizmde yoğunluk ve sürdürülebilirlik baskısı 2025 yılında 96,8 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan İspanya, küresel turizmdeki güçlü konumunu sürdürürken, bu yoğunluk bazı bölgelerde ciddi baskıları da beraberinde getiriyor. Dünya genelinde turistlerin yüzde 80’inin destinasyonların yalnızca yüzde 10’unu ziyaret etmesi, özellikle yoğun bölgelerde konut maliyetlerinin artmasına, altyapının zorlanmasına ve yerel halkın tepkisine neden oluyor. İklim değişikliği, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve atık yönetimi sorunlarıyla bu baskıyı daha da artırırken, birçok turizm işletmesinin dijital dönüşümde geri kalması sektörde rekabeti zorlaştırıyor. Ancak veri analitiği, dijital platformlar ve yapay zekâ gibi yeni teknolojiler, turizmin daha dengeli yayılması ve çeşitlendirilmesi için önemli fırsatlar sunuyor. Üç aşamalı hızlandırma modeli Program, girişimcileri fikir aşamasından yatırım seviyesine kadar destekleyen üç aşamalı bir yapı üzerine kuruldu: Ignite Path: Erken aşamadaki girişimcilere yönelik bu aşamada, 100 genç katılımcı dijital becerilerini geliştirerek fikirlerini prototipe dönüştürecek. Süreç, 50 girişimcinin katılacağı hackathon ile tamamlanacak ve en az 8 prototip ortaya çıkacak. Grow Path: Ürün-pazar uyumu yakalamış girişimlere odaklanan bu aşamada en az 9 start-up, iş modellerini geliştirmek ve sürdürülebilirlik odaklı çözümlerini güçlendirmek için birebir danışmanlık alacak. Scale Path: En olgun girişimlerin yer aldığı bu aşamada, seçilen projeler gerçek destinasyonlarda test edilecek ve yatırım hazırlıkları desteklenecek. En az bir girişimin yatırım alabilecek seviyeye ulaşması hedefleniyor. 200 kişiye destek, 25 istihdam Program kapsamında 200 genç girişimciye doğrudan teknik destek sağlanacak, 9 erken aşama girişim hızlandırma sürecine dahil edilecek. Ayrıca 15 farklı etkinlik düzenlenecek ve proje kapsamında 25 kişilik istihdam yaratılması hedefleniyor. Girişim, turizmde mevsimselliğin azaltılması, destinasyonların çeşitlendirilmesi ve yoğunluğun dengelenmesi gibi temel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlıyor. Küresel programın parçası “TUI Futureshapers Spain”, dünya genelinde farklı destinasyonlarda uygulanan TUI Futureshapers programının bir parçası olarak öne çıkıyor. Program, turizmde sosyal ve çevresel sorunları girişimcilik fırsatlarına dönüştürmeyi hedeflerken, yerel ekonomileri güçlendiren ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir model oluşturmayı amaçlıyor. İspanya’da başlatılan bu girişim, turizmde dijitalleşme ve yeşil dönüşümün hızlandırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bergemann: Türkiye Lüks Turizmde Yeni Bir Dönemde Haber

Bergemann: Türkiye Lüks Turizmde Yeni Bir Dönemde

Bergemann'ın yayında öne çıkan ifadeleri şunlar oldu: "8 Mart aslında yaklaşık 100 yıl önce başlayan bir mücadelenin meyvesi olarak dünya takvimine girdi. Aradan bir asır geçmesine rağmen biz kadınların bu mücadeleye hâlâ devam ediyor oluşu biraz ironik ve üzücü. Ancak ben kadınların iş hayatında var olmasını, çalışmasını ve üretmesini; hem rol model olmaları hem de kişisel gelişimleri açısından çok önemsiyorum. 8 Mart’ın bu farkındalığı sık sık hatırlatması kıymetli; umarım bu konuda daha somut adımlar atılır. Benim mesajım şu: Hepimizin hayatı çok kıymetli. Lütfen kendi hayatınızın mimarı olun ve bu hayatın inşasını sakın başkalarına bırakmayın." Türkiye’nin Lüks Destinasyon Dönüşümü ve "Lux in Türkiye" "En büyük idealim, Türkiye’ye katma değeri yüksek, varlıklı müşterileri çekmekti. Yaklaşık 25 yıl öncesinden bahsediyorum; o dönemde yurt dışındaki fuarlarda Türkiye’nin 'lüks destinasyon' olarak bir karşılığı yoktu. Maalesef işsizlik maaşıyla tatile gelen bir profil ağırlıktaydı. Oysa bizim çok daha yüksek profilli bir kitleye ihtiyacımız vardı. Bu vizyonla 2014 yılında 'Lux in Türkiye' platformunu kurduk. Şuna inandık: Turizmde en iyi tanıtım, yerinde yapılan tanıtımdır. Dünyadaki kanaat önderlerini ve sektör liderlerini davet ettik; burayı bizzat deneyimlemelerini sağladık. Bugün Türkiye’de dünya çapında markalar ve ürünler varsa, 'Lux in Türkiye'nin burada çok büyük bir motivasyonu ve emeği var. Nitekim 9-11 Mart tarihleri arasında düzenleyeceğimiz etkinliğe 35 farklı ülkeden yabancı misafirlerimiz gelecek." Jeopolitik Riskler ve Sektörün Kırılganlığı "Turizm sektörü doğası gereği çok kırılgan. Orta Doğu’da yaşanan son gerginliklerin kesinlikle bir etkisi var; ciddi telefonlar alıyoruz ve bazı iptaller yaşıyoruz. Ancak her şey durulduğunda sistemin hızla eski haline döneceğine inanıyorum. Aslında bugün dünyanın hiçbir yeri tam anlamıyla güvenli değil. Yarın nasıl bir gündeme uyanacağınızı dünyanın hiçbir yerinde öngöremezsiniz; dolayısıyla risk her yerde mevcut." Yeni Lüks Algısı: Deneyim ve Ulaşılamazlık "Lüks kavramı artık sadece 'pahalı olan' demek değil, bu algı değişiyor. Yeni lüks; deneyim odaklı, ulaşılamayan ve kişinin kendisini özel hissettiği ürünlerdir. Örneğin Butan bir lüks destinasyondur. Ulaşım zordur, çok lüks otelleri yoktur ama ağırladığım birçok VIP misafir oraya gitmek istiyor; çünkü orada eşsiz bir deneyim var. Türkiye son 10 yılda bu alanda muazzam bir gelişim kaydetti. Ürün çeşitliliği, gelen küresel markalar ve destinasyon zenginliğiyle artık dünyanın önde gelen lüks duraklarından biriyiz. Tarih, kültür, gastronomi, deniz ve güneş… Türkiye olarak her kitleye hitap edebilen bir gücümüz var." Gelecek İçin Üç Temel Sütun: Eğitim, Misafirperverlik, Sürdürülebilirlik "Sektörde standardizasyon hayati önem taşıyor. Özellikle eğitime ve yabancı dil sorununa odaklanmalıyız. Bu kadar büyük bir turizm ülkesi olmamıza rağmen hâlâ dil engeliyle karşılaşmamız büyük bir eksiklik. İkincisi, genlerimizde olan o meşhur misafirperverliğimizi asla kaybetmemeliyiz; bunun eğitimini okullardan itibaren vermeliyiz. Ve tabii ki sürdürülebilirlik… Bu, geleceğin turizminin anahtarı olacak."

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor" Haber

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor"

Kaan Kavaloğlu, günümüzün karmaşık risk tablosuna rağmen Antalya'nın sahip olduğu altyapı ve ürün çeşitliliği ile küresel arenada öncü rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdi. Turizm sektörün krizlere karşı güçlü bir "toparlanma refleksine" sahip olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Antalya'nın spor, gastronomi ve dijitalleşme ile rekabet avantajını koruyacağını belirtti. Küresel Riskler ve Hassas Denge Kavaloğlu, turizm hareketlerini doğrudan etkileyen başlıca risk faktörlerini jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve ekonomik belirsizlikler olarak sıraladı. Yakın coğrafyadaki çatışmaların seyahat kararlarını hassas bir dengeye taşıdığını belirten AKTOB Başkanı, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların yanı sıra iklim değişikliğinin de sektörün en önemli gündem maddesi olduğunu vurguladı. Sayı Değil "Değer" Odaklı Büyüme Sektörün dinamiklerinin dijital teknolojiler ve değişen seyahat motivasyonları ile yeniden şekillendiğini belirten Kavaloğlu, yeni dönemin parolasını açıkladı: Deneyim Ekonomisi. Kavaloğlu'na göre turizmin yeni rotası şu üç sac ayağı üzerine kuruluyor: Değer Odaklı Büyüme: Sadece ziyaretçi sayısına odaklanmak yerine, turistin bıraktığı katma değere odaklanmak. Sürdürülebilirlik: Çevresel ve sosyal dengeleri gözeten yatırımlar. Dijital Karar Süreçleri: Teknolojinin seyahat motivasyonlarını belirlemedeki gücünü kullanmak. Antalya’nın Stratejik Silahı: Ürün Çeşitliliği Antalya'nın küresel risklere karşı en büyük savunma mekanizmasının "dayanıklılık" olduğunu belirten Kavaloğlu, bu dayanıklılığın temelini ürün çeşitliliğinin oluşturduğunu söyledi. Antalya’nın spor turizmi, gastronomi, kongre ve düğün turizmi gibi alanlarda geliştirdiği kapasitenin stratejik bir avantaj sunduğunu ifade etti. Kavaloğlu, "Antalya; geniş yatak kapasitesi, güçlü hava bağlantıları ve çeşitlendirilmiş kaynak pazarlarıyla yeni dönemde de rekabet avantajını korumaktadır" diyerek sektör paydaşlarına güven verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.