Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

TOURISMJOURNAL - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü Haber

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü

Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından biri olan ITB Berlin 2026, 3 Mart'ta kapılarını açtı. Ancak bu yılki fuarın atmosferi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın gölgesinde başladı. Körfez bölgesinde ortaya çıkan kriz ve buna bağlı yaşanan hava trafiği aksaklıkları, fuarın ilk gününden itibaren katılımı etkiledi. Birçok ülkenin standının beklenen yoğunluğa ulaşamadığı organizasyonda en dikkat çeken noktalardan biri ise Türkiye standının yoğunluğu oldu. Turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi nedeniyle Türkiye pavilyonu çevresinde zaman zaman adım atacak yer bulunamadığı gözlendi. 5.800 ŞİRKET KATILDI Bu yıl 60. yılını kutlayan ITB Berlin, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 5 bin 800 turizm şirketi ve kurumu ağırlıyor. 5 Mart'a kadar devam edecek organizasyon, turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olarak görülüyor. "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikâyeleri Keşfedin" temasıyla düzenlenen fuarda teknoloji, sürdürülebilirlik ve turizmde dijital dönüşüm başlıkları öne çıkıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonunda ise 400'den fazla sektör uzmanı, turizmin geleceğini ve sürdürülebilir büyüme modellerini tartışıyor. EN YOĞUN İLGİ TÜRKİYE'YE Bu yılki organizasyonda küresel gündem fuar alanında da hissedildi. Resmi olarak katılımını iptal eden tek ülke İsrail oldu. Ancak kriz yalnızca diplomatik düzeyde kalmadı. Körfez bölgesindeki önemli hava ulaşım merkezlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Asya, Afrika ve Pasifik hattından çok sayıda turizm profesyonelinin Berlin'e ulaşamadığı belirtiliyor. Ortadoğu'daki boşluklara rağmen fuarın en hareketli noktalarından biri Türkiye pavilyonu oldu. Türkiye, 700 metrekarelik pavilyon ve 144 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler özellikle Almanya pazarı başta olmak üzere Avrupa'dan gelen tur operatörleriyle yeni sezon görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuara katılan sektör temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü turizm talebinin fuardaki yoğunluğa da yansıdığını ifade ediyor. BARIŞIN SEKTÖRÜ Fuarda değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ortadoğu'daki gelişmelerin turizm sektörü açısından üzücü olduğunu belirtti. Bağlıkaya, "Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler doğal olarak sektörde bir tedirginlik oluşturuyor. Türkiye'ye olan ilginin bu süreçte artması ihtimali var, bu bir gerçek. Ancak bizim temennimiz hiçbir ülkenin bu tür krizler yaşamaması. Turizm barışın sektörüdür ve en büyük dileğimiz savaşın sona ermesidir" dedi. TÜRKİYE GÜVENLİ ÜLKE Mercan Turizm Genel Müdürü Mehmet Mengü ise kriz dönemlerinde turistlerin güvenli ve ulaşılabilir destinasyonlara yöneldiğini vurgulayarak, "Kriz dönemlerinde turistlerin daha güvenli destinasyonları tercih ettiğini görüyoruz. Türkiye bu açıdan güçlü bir alternatif sunuyor. ITB'de gördüğümüz yoğun ilgi de bunun açık bir göstergesi" dedi. PASAPORT KUYRUKLARI BIKTIRDI Fuara katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, havalimanı girişinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekti. Yaşık, "İstanbul'dan yaklaşık 2 buçuk saatte Berlin'de ulaşıyoruz. Ancak vatandaşlarımız ve diğer misafirler için özellikle pasaport kontrol noktalarında kuyrukların üç saati aştığını gördük. Bu konu da biraz sitemliyiz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda buraya gelen misafirlerin daha hızlı bir şekilde ülkeye girmesi sağlanmalı" diye konuştu. 2026 HAREKETLİ GEÇEBİLİR Cornelia Diamond Golf Resort & SPA Genel Müdürü Zafer Alkaya ise Antalya'da hayata geçirilen NEST Kongre Merkezi'nin uluslararası organizasyonlar için önemli bir altyapı sunduğunu söyledi. Alkaya, turizmde çeşitliliğin önemine dikkat çekerek, Önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek büyük organizasyonlar 2026 sezonunun oldukça hareketli geçebileceğini gösteriyor" dedi. Jolly Tur CEO'su Mert Vardar da fuarın küresel gündemin gölgesinde başladığını belirterek Türkiye'nin yine ilgi odağı olduğunu söyledi. FUARDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK GAZETE FUARDA Türkiye'den ulusal medya temsilcisi olarak Almanca yayımlanan Sabah Travel Türkiye gazetesi de yer aldı. Gazete hem fuar alanında hem de Almanya'daki ziyaretçiler arasında dikkat çeken yayınlardan biri oldu.

Muğla, Phoenix Antik Kenti Dünya Yolunda Haber

Muğla, Phoenix Antik Kenti Dünya Yolunda

Muğla'nın Marmaris ilçesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık geçmişiyle dünyanın en değerli kültürel miraslarından biri olarak gösterilen Phoenix Antik Kenti'ndeki arkeolojik kalıntıları belgelemek için 5 senedir süren yüzey araştırması ve kazı çalışmaları, artık İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin (İEÜ) yürütücülüğünde devam edecek. İEÜ bünyesine katılan Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman'ın direktörlüğünü üstlendiği ‘Phoenix Arkeoloji Projesi', geçmiş uygarlıkların yaşantısını gün yüzüne çıkararak Bozburun Yarımadası'nı dünyaca ünlü bir ‘kırsal turizm merkezi' haline getirecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle 30 kişilik deneyimli ekip tarafından sürdürülen bilimsel araştırmalar, 2026 özelinde Phoenix'in kuzeyindeki Taşlıca ve Söğüt köylerinde yoğunlaştırılacak. Araştırmalar sırasında belgelenen kültür varlıkları korunarak, bölgenin UNESCO adaylığına giden sürece de büyük katkı sağlayacak. Halkla iç içe yürüyor Projeye ilişkin detaylı bilgiler veren İEÜ Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı Öğretim Üyesi Dr. Asil Yaman, Phoenix'te sadece kazı değil, çok yönlü bir kültürel coğrafya okuması da yaptıklarına dikkat çekti. İnsan, doğa, mimarlık ve üretim pratikleri arasındaki ilişkileri çözümleyerek 2 bin 600 yıllık geçmişi gelecekle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Dr. Yaman, "2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi izniyle yürütülen çalışmalar kapsamında sistematik yüzey araştırmaları, mimari belgeleme, arkeolojik analizler ve kültürel miras eğitim projeleri gerçekleştiriliyor. Proje; arkeoloji, mimarlık, jeoloji, ekoloji, tarih ve antropoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla çağdaş arkeolojinin sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk ilkelerini sahaya taşıyor. Bölge halkından da çok destek görüyoruz. Onlar da süreci merakla takip ediyor. Halkla iç içe yürüyen, yeni nesil bir arkeoloji projesi olarak çalışmamız dikkat çekiyor" diye konuştu. Kırsal yaşam modeli Dr. Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Phoenix Arkeoloji Projesi'nin özgün yaklaşımı, alanı dolanıklık (entanglement) kuramsal çerçevesi içinde değerlendirmesidir. Bu sayede mekansal düzen, üretim pratikleri ve gündelik yaşam, yalnızca fiziksel kalıntılar üzerinden değil; tarihsel, toplumsal ve çevresel ilişkiler ağı içinde okunuyor. Phoenix, bu yönüyle tarih boyunca kendi kendine yetebilen ve sürdürülebilir kırsal yaşam modelinin somut bir örneği. Türkiye, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nden araştırmacıların yer aldığı Phoenix Arkeoloji Projesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi çatısı altında Türkiye'nin en kapsamlı kırsal arkeoloji ve kültürel peyzaj araştırmalarından biri olarak öne çıkıyor." Dünya mirası yolunda stratejik adımlar Phoenix Antik Kenti'nin, sahip olduğu özgün kültürel peyzaj ve tarihsel süreklilik özellikleriyle ‘dünya mirasının' da potansiyel adayı olduğunu ifade eden Dr. Yaman, "Bu doğrultuda bilimsel, mekansal ve yönetsel altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Projenin bir sonraki aşamasında arkeolojik kazı sürecinin başlatılması planlanıyor. Uzun vadeli bilimsel araştırma stratejisi ve alan yönetim planı çerçevesinde yapılandırılan çalışmalar, Phoenix'i uluslararası akademik ve kültürel platformlarda daha görünür kılmayı hedefliyor" dedi. Sergi hazırlıkları sürüyor Önümüzdeki dönemde projeye ilişkin çalışmaları anlatan bir sergi düzenlemeyi de planladıklarını dile getiren Dr. Yaman, "Phoenix Arkeoloji Projesi, bilimsel araştırmayı çağdaş sanat üretimiyle de buluşturuyor. Taşlıca'da faaliyet gösteren Phoenix Arkeolojik Araştırma Merkezi (PAAM) bünyesinde yürütülen çağdaş sanat programı kapsamında sanatçılar; kırsal miras, su yönetimi sistemleri, üretim pratikleri ve yerel hafıza temaları üzerinden alanla etkileşime giriyor. Hazırlıkları süren bir sergi programımız da var. Buna ilişkin detaylar, önümüzdeki süreçte netleşecek. Phoenix'in kültürel peyzajı, yalnızca akademik bir araştırma konusu olmaktan çıkarak kamusal ve estetik bir tartışma alanına dönüşüyor. Böylece proje, geçmişi korumakla kalmayıp onu güncel üretimle yeniden yorumlayan dinamik bir kültürel platforma evriliyor" diye konuştu.

Turizm sektöründe sürdürülebilirlik vurgusu Haber

Turizm sektöründe sürdürülebilirlik vurgusu

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) tarafından gerçekleştirilen toplantıda turizmin sürdürülebilirliği konusu değerlendirildi. POYD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saatçioğlu, Kundu Turizm Merkezi'ndeki bir otelde gerçekleştirilen derneğin geleneksel aylık toplantısında, turist sayılarının geçen yılın ocak ayına göre aynı olduğunu, bu yıl özellikle golf, futbol ve sağlık turizminde artış gözlemlediklerini belirtti. Antalya turizminin 15 yıl önce deniz, kum, güneş ve "her şey dahil" modeliyle büyüyen bir yapıda bulunduğunu anlatan Saatçioğlu, bugün ise çok daha kapsamlı, çok daha güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü kaydetti. Turizm sektörünün özellikle yapay zeka ile farklı ve daha hızlı şekillenmeye başladığını ifade eden Saatçioğlu, şunları söyledi: "Bu süreci, bizlerin çok ciddiye alıp, 'benden sonrakiler düşünsün' diye bakma şansımız yok. Bu nedenle akıllı turizm ve dijitalleşme artık bir tercih değil, çoktan zorunluluk haline gelmiş durumdadır. Bugünün turisti, sürdürülebilirliğe önem veriyor, otellerde, gerçek ve yerel deneyim istiyor, kişiselleştirilmiş hizmet bekliyor, yoğunluktan kaçıyor, sakinlik arıyor, tatiline teknoloji ve tavsiyelerle karar veriyor." Turizmin geleceği için hizmet anlayışını ve sistemi geliştirmek gerektiğine işaret eden Saatçioğlu, "Hizmet kalitesini iyi yönetmek, personelimizin motivasyonunu sağlamak, gelen misafiri iyi tanımak ve anlamak, otellerimizi sürdürülebilirlik üzerine kurmak bizim görevimizdir." diye konuştu. Toplantıda, katılımcılara Konya bölgesinin yöresel lezzetleri ikram edildi.

QM Awards Turizmde Oyunu Değiştirenleri Ödüllendiriyor Haber

QM Awards Turizmde Oyunu Değiştirenleri Ödüllendiriyor

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) Ana Sponsorluğu, Bedbank Global Gold Sponsorluğu ve SAN TSG Exclusive Sponsorluğu ile; North Cyprus, Corendon, Sun&Fun Holidays, So Holidays ve Cyprus Royal Özel Sponsorluğu destekleriyle gerçekleştirilecek QM Awards, bu yıl 15. kez sektörün en iyilerini ödüllendirecek. Sektörde kalite standartlarını belirleyen, marka değerini yükselten ve turizmde fark yaratanların yarıştığı QM Awards’ta oylama süreci tamamlandı. Kazanan isimler ve markalar, 25 Mart’ta Nest Kongre Merkezi’nde düzenlenecek görkemli ödül töreninde ödüllerine kavuşacak. 15. Yılın Sloganı: “The Power of Quality” Her yıl belirlediği sloganlarla sektöre yeni kavramlar ve perspektifler kazandıran QM Awards’ın 15. yıl sloganı “The Power of Quality” olarak açıklandı. Bu slogan, turizmin sürdürülebilir büyümesinde kalitenin bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk ve en güçlü rekabet unsuru olduğuna dikkat çekiyor. Turizm ürününün değerinden misafir memnuniyetine, markalaşmadan küresel rekabete kadar tüm süreçlerde kalitenin belirleyici rolü vurgulanıyor. Game Changers Kategorisiyle Oyunu Değiştirenler Sahneye Çıkıyor ATF Türkiye Ana Sponsorluğu, Bedbank Global Gold Sponsorluğu ile düzenlenen QM Awards, 15. yılında ilk kez duyurduğu Game Changers kategorisiyleturizm sektöründe oyunu değiştiren liderleri ve markaları onurlandırıyor. Game Changers kapsamında sektöre yön veren profesyoneller, yeni iş modelleri geliştiren markalar, dönüşüm cesareti gösteren ekipler ve ulusal ile uluslararası düzeyde fark yaratan turizm aktörleri ödüllendirilecek. QM Awards, bu tema ile sektörün geleceğini şekillendiren vizyonerleri turizmin vitrinine taşıyacak. 15. Yılda 3 Özel Kategoride Ödül QM Awards, 15. yılında klasik kategori ödüllerinin yanı sıra Türk turizmine uzun vadeli değer katan kurum ve projeleri onurlandırmak üzere üç özel kategori ödülü takdim edecek. QM Legacy Awards, QM Social Award ve QM Brand Award başlıkları altında verilecek bu özel ödüller; kültürel mirasın korunması, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda odaklı projeler ile Türkiye markasının küresel ölçekte temsil gücünü artıran stratejik katkıları kapsıyor. İki Aşamalı Oylama Süreci Tamamlandı QM Awards’ta oylama süreci iki aşamalı olarak yürütüldü. İlk turda aday listeleri www.qmawards.com ve www.gmdergi.com (www.gmtourism.com) üzerinden kamuoyuna açıklandı; sektör profesyonelleri ve kamuoyu adaylara oy verdi ve yeni aday önerileri sundu. İkinci turda, en çok oy alan ve önerilen isimlerden oluşan nihai liste üzerinden final oylaması gerçekleştirildi. Bu yıl ilk kez uygulanan SMS doğrulama sistemi sayesinde, oy veren her kullanıcının gerçek kişi olduğu ve her kategoride yalnızca tek oy kullanabildiği güvenli bir oylama altyapısı oluşturuldu. Oylama sürecinin sonunda, 16.423 turizm profesyonelinin katılımıyla 54 farklı kategoride 100.000’in üzerinde oy kullanıldı. QM Awards Gala Gecesi 25 Mart’ta Nest Kongre Merkezi’nde Turizmin önde gelen profesyonellerinin ve yatırımcıların katılımıyla gerçekleştirilecek QM Awards Gala Gecesi, 15. yılına yakışır bir törenle turizm dünyasını buluşturacak. Kazananlar, sektörün geleceğine yön veren vizyonerler olarak sahneye çıkacak ve QM Golden 15’e adlarını yazdıracak. 11 Ana Dalda 54 Kategoride Ödül 15. QM Awards kapsamında 11 ana dalda 54 farklı kategoride markalar ve turizm profesyonelleri ödüllendirilecek. QM Awards, turizmde kaliteyi yükselterek sektörde rol model olan marka ve isimleri ön plana çıkarma misyonunu 15. yılında da güçlendirerek sürdürüyor. 15. QM Awards Ödül Kategorileri: TÜRKİYE’S BEST QM AWARDS Türkiye’s Best QM Destination Family Hotels Türkiye’s Best QM Belek – Kundu Family Hotel Türkiye’s Best QM Side – Manavgat Family Hotel Türkiye’s Best QM Kemer Family Hotel Türkiye’s Best QM Alanya Family Hotel Türkiye’s Best QM Bodrum Family Hotel Türkiye’s Best QM Marmaris Family Hotel Türkiye’s Best QM Fethiye – Dalaman Family Hotel Türkiye’s Best QM Kuşadası Family Hotel Türkiye’s Best QM Didim Family Hotel Türkiye’s Best QM Mersin Family Hotel Türkiye’s Best QM Conservative Family Hotel Türkiye’s Best QM Regional City Hotels Türkiye’s Best QM Anatolia Region City Hotel Türkiye’s Best QM Black Sea Region City Hotel Türkiye’s Best QM Marmara Region City Hotel Türkiye’s Best QM Aegean Region City Hotel Türkiye’s Best QM Mediterranean Region City Hotel Türkiye’s Best QM İstanbul Region City Hotel Türkiye’s Best QM Hotels Türkiye’s Best QM Luxury Hotel Türkiye’s Best QM Resort Hotel Türkiye’s Best QM Domestic Chain Hotel Brand Türkiye’s Best QM Foreign Chain Hotel Brand Türkiye’s Best QM New Hotel Brand Türkiye’s Best QM Travel Tech Türkiye’s Best QM Online Management Software Türkiye’s Best QM Online Sales & Marketing Management Software Türkiye’s Best QM Domestic Tour Operators Türkiye’s Best QM Domestic Market Leadership Türkiye’s Best QM Cultural Tourism Domestic Market Leadership Türkiye’s Best QM Corporate Domestic Market Leadership Türkiye’s Best QM Domestic Market OTA ( Online Travel Agency) Türkiye’s Best QM Domestic Market OTP (Online Travel Plartform) Türkiye’s Best QM Development-Oriented Domestic Market Tour Operator Brand Türkiye’s Best QM Tour Operators Türkiye’s Best QM Outbound Travel Operations Türkiye’s Best QM England Market Leadership Türkiye’s Best QM Europe Market Leadership Türkiye’s Best QM Middle East Market Leadership Türkiye’s Best QM CIS Market Leadership Türkiye’s Best QM German Market Leadership Türkiye’s Best QM Destination Management Company Türkiye’s Best QM Global Purchasing & Distribution Technology GAME CHANGER Game Changers – Hospitality Game Changer – Resort Hotel Chains Game Changer – City Hospitality Game Changer – Luxury Hospitality Game Changer – Family Hospitality Game Changers – Sales & Marketing Game Changer – Brand Globalization Game Changer – Customer Loyalty Game Changer – Integrated Tourism Group Game Changers – Domestic Tour Operator Game Changer – Domestic Market Game Changers – Digitalization & Smart Tourism Game Changer – Travel Tech Platform Game Changers – Leadership & Personal Achievement Game Changer – Woman Leader in Hospitality Game Changer – Hospitality Leadership Game Changer – Travel Leadership Game Changer – Experiential Tourism Game Changer – Global Turkish Tourism Professional Game Changer – Global Turkish Leader in International Tourism Business

Pastoral Vadi, Ekolojik Tarım Ve Turizmle Kırsalda Dönüşüm Haber

Pastoral Vadi, Ekolojik Tarım Ve Turizmle Kırsalda Dönüşüm

Pastoral Vadi'nin kurucusu, mimar Ahmet Kizen, İstanbul'dan başlayıp Akdeniz kırsalına uzanan 35 yıllık yolculuğunu şu sözlerle aktarıyor: "Pastoral Vadi fikri benim için; yıllar içinde, özellikle de kırsaldaki betonarme yapılaşmanın, doğada, geleneksel yapı kültürümüzde, insan sağlığında, toplumsal ilişkilerde yarattığı tahribatı bizzat gözlemleyerek doğdu." Doğa dostu yapı ve topluluk örneklerini araştırırken ekoloji bilimine ilgisinin derinleştiğini söyleyen Kizen, sonunda bu birikimin Pastoral Vadi fikrine dönüştüğünü ifade ediyor. "ÜÇLÜ BİR DENGE KURUYORUZ: TARIM, MİMARİ VE YAŞAM" Pastoral Vadi'nin özgünlüğünü, entegre bir yaklaşıma borçlu olduklarını belirten Kizen, "Ekolojik tarım turizmini, ekolojik mimariyi ve ekolojik yaşamı bir arada yürütme gayretimiz bizi özgün kılıyor" diyor. Yerel halkla kurulan güçlü bağların da bu sistemin bir parçası olduğunu ifade eden Kizen, "Çalışanlarımızın önemli bir kısmını yereldeki komşularımız, köylülerimiz oluşturuyor ki bu da yerel kültürden ilham almamızı sağlıyor" diyerek topluluk temelli yaklaşımlarına dikkat çekiyor. Ahmet Kizen, aynı zamanda Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği üyesi. Derneğin 2004'te hayata geçirdiği TaTuTa (Tarım Turizmi ve Bilgi Takası) Projesi'ne katılması, sürdürülebilirlik vizyonunu pekiştiriyor. "Ben de bu projeye katıldım ve sürdürülebilirlik vizyonum bu süreçte daha da netleşti" sözleriyle bu deneyimin etkisini vurguluyor. PERMAKÜLTÜR PRENSİPLERİYLE EKOLOJİK TARIM Kizen, Pastoral Vadi'de yapılan tarımı şu şekilde tanımlıyor: "Zehirsiz, genellikle ata tohumlarıyla ve permakültür prensipleriyle ekolojik tarım yapıyoruz. Ürettiklerimizi de ortak mutfakta konuklarımızla birlikte tüketiyoruz." Burada sadece tarım yapılmıyor; bilgi ve deneyim de paylaşılıyor. Permakültür eğitimlerinden geleneksel yapı tasarımına, doğal çocuk oyunlarından sanat terapilerine kadar çok sayıda etkinlik düzenleniyor. "Aile-çocuk kampları, ekoloji, sanat ve yoga ağırlıklı festivaller düzenliyoruz" diyor Kizen, ekoturizmi yalnızca ekonomik bir araç olarak değil, aynı zamanda doğa ve kültürle barışık bir gelecek vizyonu olarak görüyor. "Ekoturizm, doğal ve kültürel değerleri korur ve en önemlisi de bulunduğu ekosistemin taşıma kapasitesini aşmaz" diyor. EKOLOJİK YAŞAM ARTIK YAŞANABİLİR BİR GERÇEKLİK Tarım politikalarındaki yanlışlar ve iklim krizi gibi nedenlerle, küçük çiftçilerin alternatif gelirlere ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Kizen, "Yerelde tarımı ekolojik bir turizm ile desteklemek, özellikle küçük ve orta ölçekli çiftçi için önemli bir ekonomik kaynak yaratır. Biz de bu vizyonun bir parçasıyız" diyerek sürdürülebilir tarım ve turizmin birlikte yürümesi gerektiğini vurguluyor. Pastoral Vadi sadece bugünü değil, geleceği de düşünüyor. Kizen, bu anlayışı şu sözlerle özetliyor: "Gelecek kuşaklar da böylece, geçimlerini sağlarken, aynı anda doğa ve kültürle uyumlu, mutlu bir yaşama erişecekler. Çabamız ve umudumuz bu yöndedir." Pastoral Vadi ekolojik yaşamı sadece bir alternatif değil, yaşanabilir bir gerçeklik haline getiren öncü projelerden biri olarak kırsalda köklü bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu Video Galeri

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) başkanlığına Kaan Kaşif Kavaloğlu tekrar seçildi. Antalya Limak Lara Otel’de bugün gerçekleştirilen genel kurulda tek aday olarak yer alan Kavaloğlu, üyelerin oy birliğiyle görevini sürdürmeye devam edecek. Olağan Genel Kurul’da Kavaloğlu tarafından 2023-2024-2025 yılları faaliyet raporu ve Ali Şahin tarafından ise denetim kurulu raporu üyelere ibra edildi. Tek listenin yer aldığı Olağan Genel Kurul’da, Kaan Kâşif Kavaloğlu liderliğindeki liste AKTOB’un yönetimini üstlendi. “Antalya dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü” Genel kurulun açılışında konuşan Kavaloğlu, dünya turizminde yaşanan hızlı dönüşümlere dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz dönem; değişen seyahat alışkanlıkları, sürdürülebilirlik beklentilerinin artışı, dijitalleşmenin etkisi ve küresel ekonomik baskıların yoğun şekilde hissedildiği bir süreçti. Tüm bu gelişmelere rağmen Antalya, güçlü altyapısı, yüksek hizmet kalitesi, marka değeri ve sektörün birlik anlayışı sayesinde dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü. Antalya bugün dünyanın en çok ziyaret edilen ilk beş destinasyonundan biri. Bu başarı tüm sektör paydaşlarının ortak emeğidir.” AKTOB’un önceki dönemde yürüttüğü çalışmaları ve yeni dönem hedeflerini ise şöyle özetledi: “Önceliğimiz rekabetçi bir Antalya” “Antalya’nın turizmdeki geleceği sadece ziyaretçi sayılarıyla değil; sürdürülebilir destinasyon yönetimi, çevresel hassasiyet, dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı ve yüksek kalite anlayışıyla şekillenecek. Amacımız Antalya’yı hem bugüne hem de geleceğe yönelik rekabetçi, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir turizm merkezi olarak konumlandırmak.” Yeni dönem yönetim kurulunda önemli isimler yer alıyor Genel kurulda yapılan oylama sonucunda AKTOB’un yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Kaan Kaşif Kavaloğlu (Başkan), Ece Tonbul, Selçuk Akıltopu, Mehmet Tümbül, Ramazan Kara, Zafer Alkaya, Murat Kalaycı, Hasan Ali Ceylan, Ahmet Çevik, İbrahim Yaşar, Mehmet Ali Karamancı, Nihat Vural, Tolga Kilit, Burak Bayaz ve Revza Bayer. Kavalooğlu: Yine doğru ve yapıcı işlerimize devam edeceğim Başkan Kavaloğlu, “Tek adaylı ve tek listeli seçimle bu denli yoğun katılım bizler için çok değerli. Tüm üyelerimizin AKTOB’a ne kadar sahip çıktığını görebiliyorum. Özellikle önümüzdeki dönemde yine doğru ve yapıcı işlere imza atacağız. AKTOB Yönetim Kurulu olarak sektörümüz için elimizden gelenin tamamını hatta daha da fazlasını yapacağımıza söz veriyorum” diyerek üyelere teşekkürlerini sundu.

15. Uluslararası Resort Kongresi 19-20 Kasım’da Gerçekleşecek Haber

15. Uluslararası Resort Kongresi 19-20 Kasım’da Gerçekleşecek

15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, “Design the Difference with New Strategies” Temasıyla Başlıyor Antalya, turizmin geleceğini belirleyecek stratejilerin konuşulacağı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 19–20 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşecek olan 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, Nirvana Cosmopolitan Hotel’de, “Design the Difference with New Strategies / Yeni Stratejilerle Farkı Dizayn Et”temasıyla turizm sektörünün tüm paydaşlarını buluşturuyor. 15. ULUSLARARASI RESORT KONGRESİ 19-20 KASIM’DA GERÇEKLEŞECEK Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından düzenlenen kongre, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya ve Türkiye turizminin önde gelen temsilcilerini, yatırımcılarını, akademisyenlerini ve karar vericilerini bir araya getirecek. Turizmin Geleceği, Yeni Stratejilerle Tasarlanacak Küresel turizmde hızla değişen dinamiklerin masaya yatırılacağı kongrede, öne çıkacak başlıca konular şunlar olacak: Sürdürülebilirlik politikaları ve “yeşil turizm” uygulamaları, Yapay zekâ ve dijital dönüşümün turizmdeki rolü, Pazar çeşitliliği ve yeni destinasyon stratejileri, Yatırım fırsatları ve sektörel büyüme yolları. Program kapsamında yer alacak panellerde ulusal ve uluslararası konuşmacılar, sektörün dönüşümüne ışık tutacak vizyoner sunumlar gerçekleştirecek. Kongre, turizm profesyonellerine yeni iş birliği kapılarını açarken Antalya’nın turizm vizyonunu küresel ölçekte güçlendirmeyi de hedefliyor. Kaan Kaşif Kavaloğlu: “Turizmin yeni yol haritasını birlikte tasarlayacağız” AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kongreyle ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Turizm; barışın, refahın ve kalkınmanın en güçlü aracıdır. Dünyada yaşanan dönüşümler, sektörümüzün stratejilerini yeniden tasarlamayı zorunlu kılıyor. 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde, turizmin geleceğini şekillendirecek yeni fikirleri, sürdürülebilirlik vizyonunu ve teknolojik dönüşümü konuşacağız. Hep birlikte yeni stratejilerle fark yaratacağımıza inanıyorum.” Kayıt için tıklayın

Kastamonu'dan UNESCO'ya Jeopark Başvurusu Haber

Kastamonu'dan UNESCO'ya Jeopark Başvurusu

Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı UNESCO Yolunda Önemli Adım Attı Kastamonu'nun 11 ilçesini kapsayan Güney Karadeniz Jeoparkı'nın UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı'na katılımı için hazırlanan resmi başvuru dosyası, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na sunuldu. 2021 yılında Kastamonu İl Genel Meclisi kararıyla ilan edilen ve 11 ilçeyi kapsayan Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için KASTAB koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kritik bir aşamaya ulaştı. Yaklaşık dört yıllık hazırlık sürecinin ardından, Ekim ayı sonunda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na teslim edilen başvuru dosyası, bilimsel, kültürel ve yönetsel açıdan kapsamlı bir şekilde hazırlandı ve UNESCO'nun belirlediği tematik ile teknik kriterleri karşılayacak nitelikte. Başvurunun onaylanması durumunda Abana, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Doğanyurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar ilçelerini içeren bölge, ilk aşamada ulusal jeopark statüsü kazanacak. Küresel jeopark ağına dahil olunması halinde ise 11 ilçede kırsal kalkınma desteklenirken, turizmde mekansal yayılma ve hareketlilik artışı bekleniyor. Zengin Jeolojik ve Kültürel Miras Kastamonu'nun kuzeyinde, Karadeniz kıyı şeridinde yaklaşık 4.400 kilometrekare alanı kapsayan bölge, jeolojik oluşumları, kanyonları, denizel ekosistemleri ve kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Tethys Okyanusu'nun kalıntılarından Karadeniz'in bugünkü haline uzanan jeolojik geçmişi, kültürel mimarisi ve doğal yaşam biçimleriyle ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Kapsamlı Çalışmalar Tamamlandı KASTAB koordinasyonunda paydaş kurumların desteğiyle yürütülen jeopark çalışmaları disiplinli bir şekilde sürdürüldü. Bu kapsamda kurumsal kimlik, alan sınırları, harita, web sitesi ve sosyal medya hesapları oluşturuldu. Ayrıca jeositlere ilişkin ön inceleme raporları, tanıtım materyalleri, bisiklet ve trekking haritaları, hediyelik eşya tasarımları, gezici ziyaretçi merkezi ve jeolojik unsurların tespiti gibi çalışmalar hayata geçirildi. Birlik, jeolojik mirasın korunması, eğitsel ve turistik faaliyetlerin geliştirilmesi, yerel kalkınma ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. KUZKA'dan Ziyaretçi Merkezi Desteği Karadeniz'in doğal, jeolojik ve kültürel zenginliklerinin görünür kılınması amacıyla "Ana Ziyaretçi Merkezi ve Müzesi" kurulması planlanıyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (KUZKA) 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı kapsamında "Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi'ne destek sağlanacak. Kastamonu il merkezinde kurulacak ziyaretçi merkezi, jeoparkın tanıtım, eğitim ve sergileme işlevlerini bir araya getirerek bölgenin jeolojik ve kültürel mirasını modern yöntemlerle sunacak. Merkez, UNESCO Küresel Jeopark Ağı kriterlerini karşılamanın yanı sıra Kastamonu'nun marka değerini ve doğa temelli turizmini güçlendirecek. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun değerlendirmesi sonucunda başvurunun uygun bulunması halinde, Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı "Ulusal Jeopark" unvanı alacak ve bu adım, UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na dahil olma sürecinde önemli bir temel oluşturacak.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.