Hava Durumu

#Tourism

TOURISMJOURNAL - Tourism haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tourism haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İngiltere vizesi için milyonları ilgilendiren karar alındı Haber

İngiltere vizesi için milyonları ilgilendiren karar alındı

İngiltere’de eğitim planı yapan öğrenciler için vize başvuru sürecinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Son dönemde randevu sisteminde ortaya çıkan durum, başvuru sürecine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Ücretsiz Randevular Kapatıldı İngiltere vizesi almak isteyen öğrenciler, önceki yıllarda ücretsiz olarak erişebildikleri standart randevulara artık ulaşamıyor. Bu değişiklik, eğitim için yurt dışına gitmek isteyen öğrencilere ek mali yük getiriyor. Ücretli “premium” randevulara yönlendirilmek, başvuru sahipleri için önemli bir ekonomik yük anlamına geliyor. Yurtdışı eğitim danışmanları ve acenteler tepkili Yurtdışı Eğitim Danışmanları ve Acenteleri Birliği Derneği (YEDAB) Başkanı Osman Yılmaz, bu uygulamanın öğrencileri mağdur ettiğini vurguladı. Yılmaz, “Vize başvuru sürecinde standart randevu hakkı, temel bir hizmettir ve herkesin erişebileceği şekilde sunulmalıdır. Sadece ücretli randevuların erişime açık olması, başvuru sahiplerini ek maliyetlere zorlamaktadır,” diyerek, bu durumun öğrenciler için büyük bir engel teşkil ettiğini belirtti. İki ülke arasındaki ilişkiler zedelenebilir Yılmaz, bu uygulamanın yalnızca öğrencileri değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki eğitim işbirliğini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Öğrencilerin yaşadığı mağduriyetin, İngiltere ile Türkiye arasındaki akademik ilişkileri tehlikeye atabileceğini belirterek, çözüm için adım atılması gerektiğini vurguladı. Vize başvuru sistemi için talepleri artıyor Eğitim danışmanları, İngiltere vize başvuru sisteminde daha fazla şeffaflık ve erişilebilirlik talep ediyor. Ücretsiz randevuların yeniden açılması ve başvuru sürecinin daha adil bir hale gelmesi gerektiği dile getiriliyor. Öğrenciler, ek maliyetlerin azaltılması ve vize başvuru sürecinin daha erişilebilir hale getirilmesi için yetkililerden çözüm bekliyor. Yeni düzenleme, öğrenciler için sadece vize başvuru sürecini değil, eğitim hayatlarını da zorlaştırıyor. Eğitim danışmanları, bu sorunun çözülmesi için acil adımlar atılmasını gerektiğini ifade ediyor.

İran krizi: Orta Doğu’daki Avrupa kruvaziyerleri iptal edildi Haber

İran krizi: Orta Doğu’daki Avrupa kruvaziyerleri iptal edildi

Bölgedeki çatışmalar nedeniyle Dubai, Doha ve Abu Dabi limanlarında bazı gemilerin kalması üzerine birçok kruvaziyer şirketi Avrupa seferlerini iptal ediyor. İptal edilen Avrupa kruvaziyerleri arasında, 20 ve 23 Mart’ta Ege Denizi’nde yapılması planlanan iki Celestyal Cruises seferi de bulunuyor. Bunun nedeni, Celestyal Discovery gemisinin Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle şu anda kapalı olan Hürmüz Boğazından geçmesi gerektiği için henüz Dubai’den ayrılamaması. Yunanistan seferleri için rezervasyon yaptıran yolculara tam para iadesi veya kruvaziyer kredisi seçeneği sunuldu. Ayrıca MSC Cruises, MSC Euribia gemisinin Dubai Limanı’nda kalması nedeniyle 14–28 Mart arasında planlanan Dubai çıkışlı son üç kış seferini iptal etti. Aroya Cruises da sezonun geri kalanındaki tüm seferlerini iptal etti. TUI tarafında ise daha önce boğazda mahsur kalan iki gemi nedeniyle Mein Schiff 4 için 16 Mart’a, Mein Schiff 5 için ise 12 Mart’a kadar olan kruvaziyer seferleri iptal edildi. Son yolcular uçakla evlerine gönderilirken, gemiler bölgede kalmaya devam ediyor. Kruvaziyer gemileri açısından yaşanan temel sorun ise 2 Mart’tan bu yana Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması. Bu, kruvaziyer gemileri de dahil olmak üzere her türlü geminin şu anda Hürmüz Boğazı’ndan geçemediği anlamına geliyor. Bu durum özellikle Doha, Dubai ve Abu Dabi’ye giden kruvaziyerleri etkiliyor. Normalde kış sezonunda (Kasım–Mart) her hafta 10–14 kruvaziyer Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. ARoya Cruises sözcüsü yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Bölgesel operasyonel koşullar ve ilgili denizcilik ile ulusal yetkililerle koordinasyon çerçevesinde, ARoya Cruises bu sezon Arabistan Körfezi’nde planlanan kalan seferlerini gerçekleştirmeyecek. “Tüm misafirler 7 Mart’ta güvenli bir şekilde Dubai’de gemiden indirildi; bu süreçte misafirlerimizin ve mürettebatımızın güvenliği, emniyeti ve iyi hali önceliğimiz oldu. “Misafirlerimizin sonraki yolculuklarını düzenlemelerine destek oluyor ve süreç boyunca rehberlik ve yardım sağlıyoruz. “Misafirlerimizin ve mürettebatımızın güvenliği, emniyeti ve konforu en yüksek önceliğimizdir ve aldığımız her operasyonel kararı yönlendirmeye devam etmektedir.” Ayrıca, TUI, MSC, Celestyal Cruises, Viking Cruises, Royal Caribbean ve Avalon Waterways ile yorum için iletişime geçildi. İngiliz kruvaziyer yolcuları için durum ne anlama geliyor? İngiltere hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri de dahil olmak üzere etkilenen tüm bölgelerdeki Britanyalıları desteklemek için çalışıyor. Resmî rehber, etkilenen limanlarda duraklayacak kruvaziyer seferlerine katılacak Britanyalıların, seferlerinin iptal edilip edilmediğini, ertelenip ertelenmediğini veya rotasının değişip değişmediğini öğrenmek için kruvaziyer şirketleriyle iletişime geçmelerini öneriyor. Uçakla başlayıp kruvaziyerle devam eden yolcuların da planlanan uçuşlarının hala çalışıp çalışmadığını havayolu şirketlerinden kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. The Sun gazetesi Seyahat Müdürü Lisa Minot, şunları söyledi: “Altı kruvaziyer gemisi Dubai, Abu Dabi ve Doha limanlarında mahsur durumda ve Hürmüz Boğazı’ndan geçmeden daha güvenli sulara ulaşamıyorlar. “Tüm etkilenen yolculara yardım sağlanacak ve iptal edilen seferlerdeki yolcular tam para iadesi veya gelecekte kullanılmak üzere kruvaziyer kredisi alabilecek.” Diğer seyahat haberlerinde, Britanyalılar Kıbrıs’a tatillerini iptal ediyor, güvenli seyahat listesinde olmasına rağmen. Ayrıca, büyük bir havayolu şirketi bu hafta Avrupa genelinde 600 uçuşunu iptal ediyor.

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu Haber

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu

Ortadoğu'da tırmanan gerilim, 2026 turizm sezonuna büyük umutlarla hazırlanan Antalya ve çevre illerdeki tüm hesapları altüst etti. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları, sektörün 'üç bayram bir arada' olarak adlandırdığı Nevruz, Paskalya ve Ramazan Bayramı stratejisini doğrudan vurdu. Mart ortasıyla birlikte başlaması beklenen yoğun turist akışı, bölgedeki güvenlik endişeleri ve sınırların kapanmasıyla bıçak gibi kesilirken, özellikle İranlı turistlerin can damarı olan Nevruz operasyonları tamamen durma noktasına geldi. Akdeniz Çanağında Nevruz Beklentisi Sıfıra İndi Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, kısa vadede genel bir turizm hareketini Antalya'da beklemenin mayıs ortasına kadar zor olduğunu belirterek, "Orada kısa bir periyotta hareketlilik var. Fakat özellikle 22 Mart'tan sonra bu hareketlerin düştüğünü görüyoruz" dedi. Nevruz döneminden bir beklenti içinde olmanın bölge genelinde mümkün olmadığını ifade eden Ercan Çek, çatışma ortamının etkilerini şu sözlerle özetledi: "Bu durumun en çok etkilediği bölgeler, Van oldu. Orada çok ciddi turizm hareketliliği vardı. Sınırlar kapandığı için Antalya dışında bundan etkilenen bölgeler olduğunu görüyoruz. Akdeniz çanağında nevruzdan sıfır beklenti içerisindeyiz." Paskalya döneminde Avrupa'dan da yeni bir akışın zor olduğunu dile getiren Çek, süreci takip ederek yeni sezon hazırlıklarını buna göre yapacaklarını vurguladı. Mevcut durumu, "Bayramda ufak bir hareketlilik deyip, nevruzda ve paskalyada bir şey beklemeden süreci takip etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok" şeklinde değerlendiren Çek, savaşın sınır komşularımızda yaşanması nedeniyle bu durgunluğun doğal olduğunu ekleyerek, "Beklediğimiz yoğun akış yok. Çok büyük iptal yok en azından Antalya çanağında. Ama iptal talepleri var. Bu süreç aylarca sürerse özellikle Avrupa'dan rezervasyon akışının çok iyi gitmeyeceğini düşünüyorum. Rusya yüzde 50 azalarak gelse de Rusya'da akış devam ediyor" dedi. Savaş Ortamı 'Güvenli' Psikolojisini Zayıflattı Eski POYD Başkanı Ali Kızıldağ ise geçmiş yıllarda daha yoğun geçen Nevruz dönemlerinin, ambargolar ve mevcut savaş ortamı nedeniyle artık tamamen bittiğini belirtti. Kızıldağ, "Ancak son yıllarda İran'a uygulanan ambargo ve başka nedenlerden dolayı nevruzda kısmen de olsa bir zayıflama görülüyordu. Ancak bu savaş ortamında bunu sıfır düzeyinde düşünebiliriz. Belki İran dışında yaşayan İranlıların ufak tefek seyahatleri olabilir. Ancak paket olarak hazırlanmış, acenteler, tur operatörleri tarafından organize edilen bir nevruz operasyonu olmayacak. Bizim açımızdan da bu ciddi bir kayıp" değerlendirmesinde bulundu. İç pazar için Ramazan Bayramı ve ara tatil birleşmesinin bir umut olduğunu ancak coğrafyadaki gerilimin yerli turisti de etkilediğini kaydeden Kızıldağ, "Ancak mart ayında iklim koşulları ne gösterir bilemiyoruz. Tatilciler artık bazı planlarını günlük meteorolojik verileri de analiz ederek yapıyor. Bir de özellikle şu anda coğrafyada yaşanan sıkıntılar, bunun yarattığı güvensiz psikoloji, tahmin ediyorum iç pazarda da beklediğimiz performansı almamızda sıkıntı yaratabilir. Önümüzde bir 10 gün var. Bu 10 günlük süreç son dakika rezervasyonlar açısından bir beklenti. Ancak şu ana kadarki performansın çok iyi olduğunu söyleyemeyiz. Bu son 10 gündeki gelişmelere bakıp, herhalde bayramdan sonra değerlendirmek daha doğru olacak" diye konuştu. Rakip Ülkeler ve Pazar Payı Yarışı Beş yıldızlı otel genel müdürü İsmail Çağlar da rezervasyonların beklentilerin altında kaldığını belirterek, bölgesel ateş çemberinin turizmi vurduğunu şu sözlerle aktardı: "Yaz sezonu gelmek üzere ve tüketiciler tercihte bulunacak; Ramazan Bayramı mı, Kurban Bayramı mı diye. Rezervasyonlar kötü değil ama beklentimizin altında. Malum bu dönem için otellerde nevruz için de bir kapasite ayrılıyordu. Savaş öncesi son dakikaya kadar bu süreci takip ettik fakat maalesef İran-İsrail-ABD savaşı, Nevruz operasyonunu tamamen sıfırlamış görünüyor. Nevruz bu sene için gerçekleşmeyecek. Tabii bu arada ümit ederiz savaş da bir an önce sonlanır. Ülkemiz tamamen bir ateş çemberinin altında. Bu da turizm hareketliliğini olumsuz etkiliyor." Çağlar, Mısır ve Yunanistan'ın bu dönemde en büyük rakipler olduğunu ekleyerek Paskalya ve Rus bayramı odaklı çalışmalara odaklandıklarını kaydetti. Boş Kalan Odalar Yerli Turist İçin Avantaj Oldu Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel ise yurt dışı rezervasyonlarındaki düşüşün yerli turist için bir fiyat avantajına dönüştüğünü ifade etti. Özel, "Yurt dışından rezervasyonlarımız ciddi ölçüde azaldı. İran-İsrail-ABD savaşı bizi ciddi anlamda etkiliyor. Tam da İranlıların tatile geldiği nevruz dönemine denk geldi. Ciddi rezervasyon aldığımız, şehir merkezindeki otellerin canlandığı, İranlı turistlerin de şehir merkezlerinde vakit geçirmeyi sevdiği bir dönemdi. Ne yazık ki şu anda o yok. Paskalya dönemi yine bu döneme denk geliyor. Yurt dışından yine ciddi anlamda rezervasyon düşüşleri görüyoruz, takip ediyoruz. Yerli turist açısından da bayramın iyi geçeceğini düşünüyoruz. 4 günlük programlarda şehir merkezinde oldukça uygun fiyata kalabilirler. Yerli turist için bu biraz avantaj. Fiyatlar da çünkü geriye geldi. İran pazarından ve paskalya dönemindeki bölümden boş kalan oteller, fiyatlarında indirim yaptı. Çok uygun fiyatlara tatil imkanı, şehir merkezinde her zaman var" diyerek yerli turiste çağrıda bulundu.

Orta Doğu savaşı: Almanya’da esnek rezervasyon talebi artıyor Haber

Orta Doğu savaşı: Almanya’da esnek rezervasyon talebi artıyor

Seyahat acenteleri ise bu modele farklı yaklaşıyor. Bazıları müşteriler için güven sağlayan bir çözüm olarak görürken, bazıları ekonomik açıdan sürdürülebilir olmadığını savunuyor. Sektörden güven çağrısı Almanya’da faaliyet gösteren Bağımsız Seyahat Acenteleri Birliği (VUSR), Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle müşterilerin rezervasyon kararlarında daha temkinli davrandığını belirterek sektöre çağrıda bulundu. VUSR Başkanı Marija Linnhoff, “En kötü senaryo rezervasyonların tamamen durması olur. İnsanların rezervasyon yaparken hissettikleri belirsizliği ortadan kaldırmalıyız. Pandemi bize güven ve esnekliğin her zamankinden daha önemli olduğunu gösterdi” dedi. Linnhoff, tur operatörlerinin sunduğu flex seçeneklerinin daha fazla tanıtılmasını ve sektör genelinde standart hale getirilmesini önerdi. Buna göre esnek paketler; Bir kez ücretsiz tarih değişikliği Seyahatten 14 gün öncesine kadar ücretsiz iptal hakkını içermeli. Tur operatörleri flex tarifeleri sürdürüyor Pandemi sonrası birçok tur operatörü flex seçeneklerini sunmaya devam ediyor. TUI, Dertour, Alltours, LMX ve Anex gibi şirketlerin yanı sıra kruvaziyer şirketleri Aida ve TUI Cruises da bu modeli uyguluyor. Genellikle bu seçenekler için müşterilerden ek ücret alınıyor. Ancak bazı şirketler daha ileri adımlar atıyor. Örneğin Coral Travel, Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından flex tarifeyi tüm seyahat paketlerine dahil etti. Seyahat acentelerinde görüş ayrılığı Flex tarifeler seyahat acenteleri arasında ise tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Bazı acenteler müşterilere bu seçeneği aktif şekilde sunduklarını ve bunun güven sağladığını belirtirken, bazıları ise ekonomik açıdan mantıklı bulmadıklarını ifade ediyor. Bazı satış danışmanları ise mevcut kriz nedeniyle yaklaşımlarını değiştirmeye başladıklarını söylüyor. Özellikle Türkiye, Mısır ve uzun vadeli rezervasyonlar için flex seçeneklerinin daha sık önerilmeye başlandığı belirtiliyor. Buna karşılık bazı acenteler hâlâ bu modele karşı çıkıyor. Bazı temsilciler flex tarifelerin “ticari açıdan verimsiz” olduğunu savunurken, bazıları ise sektörün bir sosyal yardım kuruluşu değil, ticari bir işletme olduğunu vurguluyor. Amaç: rezervasyon güvenini korumak Sektör temsilcilerine göre esnek rezervasyon seçenekleri, özellikle kriz dönemlerinde müşterilerin rezervasyon kararını kolaylaştırıyor. Seyahat edenler, gerektiğinde seyahatlerini kolayca değiştirebileceklerini veya iptal edebileceklerini bildiklerinde rezervasyon yapma konusunda daha istekli oluyor.

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp Haber

Ortadoğu turizminde günlük 600 milyon dolar kayıp

İran’da devam eden savaş, Orta Doğu genelinde ekonomik etkilerini artırarak bölgenin seyahat ve turizm sektörünü ciddi şekilde sarsıyor. Tahminlere göre hava sahalarının kapanması ve güvenlik endişeleri nedeniyle uluslararası seyahatlerin aksaması sonucu bölgedeki turizm ve seyahat sektöründe günlük kayıp yaklaşık 600 milyon dolara ulaştı. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) tarafından yapılan ve BBC tarafından aktarılan tahminlere göre kayıpların büyük bölümü, uçuş iptalleri ve bölgedeki geniş hava sahalarının kapatılması nedeniyle uluslararası ziyaretçi harcamalarının keskin biçimde düşmesinden kaynaklanıyor. Çatışmaların ikinci haftasına girdiği süreçte hava yolu şirketleri, savaşın birçok ülkeye yayılması ve önemli ulaşım ile enerji hatlarını tehdit etmesi nedeniyle uçuş programlarını defalarca değiştirmek zorunda kaldı. WTTC, savaş başlamadan önce 2026 yılı için Orta Doğu’da uluslararası ziyaretçi harcamalarının yaklaşık 207 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyordu. Ancak devam eden çatışmalar, bu beklentilerin ciddi şekilde sarsılmasına yol açtı. Çatışmalar, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırılarıyla başladı. Bunun ardından Tahran yönetimi misilleme saldırıları gerçekleştirirken çatışmalar Körfez bölgesine yayıldı. Uçuş iptalleri ve hava sahası kısıtlamaları Savaş nedeniyle bölgedeki önemli merkezlere yönelik uçuşlarda keskin bir düşüş yaşandı. Hollanda Hava Yolları (KLM), Dubai’ye yaptığı tüm uçuşlarını 28 Mart’a kadar iptal etti. British Airways ise bölgedeki birçok hattı etkileyen benzer kararlar aldı. Körfez’in bazı bölgelerinde hava sahalarının kapatılması nedeniyle ticari havacılık sınırlı kapasiteyle faaliyet gösterirken binlerce yolcu ya mahsur kaldı ya da seyahat planlarını değiştirmek zorunda kaldı. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara ise geçmiş deneyimlerin turizm sektörünün güvenlik krizlerinden genellikle hızlı toparlandığını gösterdiğini belirtti. Guevara, hükümetlerin seyahat edenlere destek sağlaması ve güven ortamını yeniden oluşturması halinde sektörün bazen iki ay içinde toparlanabildiğini ifade etti. Körfez’de gerilim tırmanıyor Öte yandan savaşın Körfez bölgesinde genişlemesi enerji arzı ve küresel ticaret açısından da endişeleri artırdı. İran, birçok ülkedeki altyapıyı hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında Bahreyn’deki Muharraq Adası’nda büyük bir yangına yol açan saldırı da yer aldı. Ada, ülkenin uluslararası havaalanına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Irak’ın Basra Limanı’nda bir geminin vurulmasının ardından petrol terminallerindeki faaliyetler durduruldu. İran ayrıca dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğini tehdit etti. Çatışmaların genişlemesi, bölgedeki deniz taşımacılığı rotaları, yakıt ihracatı ve gübre tedariki üzerinde de etkiler yarattı. Uluslararası tepki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasını talep eden bir kararı 13’e karşı 0 oyla kabul etti. Kararda saldırıların bölgesel istikrar ve küresel ticaret için tehdit oluşturduğu belirtildi. Çin ve Rusya oylamada çekimser kaldı. Hindistan dahil olmak üzere 130’dan fazla ülke, Bahreyn öncülüğünde hazırlanan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik saldırıları kınayan kararı destekledi. Enerji piyasalarında da savaşın etkileri hissediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol arzına ilişkin endişelerin artması üzerine tarihinin en büyük acil rezerv salımı kapsamında 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesini kararlaştırdı.

Finlandiya’dan turistlere 7 günlük ücretsiz tatil Haber

Finlandiya’dan turistlere 7 günlük ücretsiz tatil

Finlandiya Turizm Kurulu (Visit Finland), ülkenin yaşam tarzını ve doğal güzelliklerini dünyaya tanıtmak amacıyla kapsamlı bir turizm kampanyasına imza atıyor. Gezginleri "bir Finli gibi rahatlamaya" çağıran kurul, seçilen katılımcıların tüm konaklama, ulaşım ve aktivite masraflarının karşılanacağı özel bir program hazırladı. Göller Bölgesi: Keşfedilmemiş turizm rotası Business Finland Uluslararası Pazarlama Direktörü Heli Jimenez, Finlandiya’nın dünyada mutluluğun merkezi olarak görüldüğünü ancak Göller Bölgesi’nin hala yeterince tanınmadığını belirtti. Jimenez, bu bölgenin Finliler için asıl rahatlama rotası olduğuna dikkat çekerek; proje kapsamında turistlere sauna seansları, gölde yüzme ve doğa yürüyüşleri gibi yerel halk aktivitelerinin sunulacağını ifade etti. Başvuru şartları neler? Kampanyaya dahil olmak isteyen uluslararası turistlerin dijital bir eleme sürecinden geçmesi bekleniyor. Adayların ChillLikeaFinn.com adresindeki başvuru formunu doldurmadan önce, kendilerini tanıtan ve Finlandiya tatilinin kendileri için ne ifade ettiğini anlatan kısa bir videoyu Instagram veya TikTok üzerinden paylaşmaları gerekiyor. Başvuruda, adaya eşlik edecek olan bir aile üyesi veya arkadaşın bilgileri ile sosyal medya hesaplarının iletilmesi de zorunlu tutuluyor. Son tarih: 30 mart Sadece uluslararası katılımcılara açık olan programda, adayların geçerli bir sürücü ehliyetine sahip olmaları şartı aranıyor. Turizm Kurulu tarafından yapılan açıklamada, başvuruların Türkiye saati ile 30 Mart günü saat 00:59’da sona ereceği bildirildi.

2026 turizm hedefleri için sektör birlik çağrısı yaptı Haber

2026 turizm hedefleri için sektör birlik çağrısı yaptı

Ortadoğu’da artan jeopolitik gerginliklerin turizm sektörüne olası etkileri tartışılırken, turizmin birleştirici gücüne dikkat çeken Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, sektörün dayanışma içinde hareket etmesinin önemini vurguladı. Saatçioğlu, 2026 turizm hedeflerine ulaşabilmek için sektörün tüm paydaşlarının ortak bir anlayışla çalışması gerektiğini ifade etti. Turizmin Birleştirici Gücü Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını belirten Saatçioğlu, aynı zamanda toplumlar arasında barış ve anlayışı güçlendiren önemli bir araç olduğunu söyledi. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Turizm sadece bir sektör değil, aynı zamanda barışın ve anlayışın dilidir. Geçmişte pandemi, deprem ve ekonomik krizleri birlik içinde aştık. Turizmciler olarak hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık. İnanıyorum ki Antalya, 2026 hedeflerine de istihdamı artırarak ve kenetlenerek ulaşacaktır.” Antalya Turizminde Umut Veren Gelecek Kriz dönemlerinde turizmin toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir rol üstlendiğine dikkat çeken Saatçioğlu, Antalya’nın turizmdeki lider konumunu sürdürebilmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Saatçioğlu, turizmin yalnızca ekonomik değer üretmediğini, aynı zamanda sosyal ve kültürel barışın da önemli bir sembolü olduğunu belirterek, 2026 turizm hedeflerine ulaşmak için sektörün kenetlenmesinin kritik olduğunu vurguladı. İstihdamın artırılması ve sürdürülebilir büyümenin sağlanması ise sektörün öncelikli hedefleri arasında gösterildi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.