Hava Durumu

#Akdeniz

TOURISMJOURNAL - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunanistan, Denizden Ulaşılan Gastronomide Zirvede Haber

Yunanistan, Denizden Ulaşılan Gastronomide Zirvede

Euronews’te yer alan habere göre; BoatBooker tarafından yapılan bir araştırma, Yunanistan’ın yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen gastronomi destinasyonları açısından bir numaralı ülke olduğunu ortaya koydu. Yunanistan, yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen gastronomi destinasyonları sıralamasında dünyada bir numaraya yerleşerek, “deniz kenarında yemek yeme” kültürünün tartışmasız küresel başkenti olarak kendini kanıtlamıştır. BoatBooker tarafından 45 ülkede 1.000’den fazla destinasyonun analiz edildiği küresel bir araştırmada, Yunanistan, katı kriterleri karşılayan 349 benzersiz restoranıyla diğer tüm destinasyonları büyük bir farkla geride bıraktı: sadece deniz yoluyla ulaşılabilir olması, en az 4,5 yıldız puanına sahip olması ve çok sayıda yorum alması. Yunanistan’ın tamamı yüksek performans gösterirken, Saronic, İyon ve Oniki Adalar en yüksek puanların en yoğun olduğu bölgeler oldu; Hydra, Paxos ve Symi ise ülkenin en istikrarlı denizcilik gastronomi merkezleri olarak öne çıktı. Çalışma ve ortaya çıkan veriler Şunu kabul edelim: Popüler turistik yerlerin kalabalığı, trafiği ve telaşı, harika bir gastronomi deneyimini mahvetmenin en hızlı yollarından biridir. Peki ya akşam yemeğine giden yolculuk, sadece bir rahatsızlık olmaktan ziyade, akşamın en güzel anı olsaydı? ‘Akdeniz avantajı’ ve ‘elitlerin’ yükselişi Araştırmalar, Akdeniz’in ada misafirperverliğinin baskın merkezi olmaya devam ettiğini gösteriyor. Yunanistan, Hırvatistan ve İtalya birlikte, dünya genelinde “iskele ve yemek” kriterlerini karşılayan restoranların %70’inden fazlasını oluşturuyor. Aslında, Yunanistan tek başına küresel toplamın %34’ünü karşılıyor ve denizcilik erişilebilirliğini vurgulayan altyapı için bir ölçüt görevi görüyor. Çalışmanın başlangıç ​​noktası 4,5 yıldız olmasına rağmen, belirgin bir grup mekan bu yüksek seviyeyi bile aşmayı başardı. Restoranların yaklaşık %24’ü 4,8 yıldız veya daha yüksek, neredeyse mükemmel bir puan aldı. Bu, özel bir deniz erişim alanının operasyonel gereksinimlerinin (yakıt ikmali, atık yönetimi ve mevsimsel enerji yeterliliği gibi) genellikle kalite ve hizmete olan bağlılığın artmasıyla birlikte geldiğini göstermektedir. Gözlerden uzak lüks mü yoksa ikonik mekanlar mı? Veriler, yolcuların tercihlerinde belirgin bir farklılaşmayı ortaya koyuyor: Yoğun ziyaretçi trafiğine sahip mekanlar: Endonezya’daki Mambo Beach Restaurant ve Maldivler’deki Navio gibi yerler, “büyük ölçekli mahremiyet” konseptini mükemmelleştirerek binlerce misafire hizmet verirken mükemmel puanlarını koruyorlar. Gizli hazineler: Listenin %40’ından fazlası, 100-300 arası yorumu olan küçük, genellikle aile işletmesi olan yerlerden oluşuyor. Bu rakam, özel tekne veya deniz taksisiyle seyahati içeren daha otantik, “keşifsel” gastronomi deneyimlerine yönelik giderek artan bir eğilimi yansıtıyor. Endonezya, ağırlık bazında şampiyon: Seçenek sayısı bakımından Yunanistan Endonezya’yı geride bıraksa da, Endonezya şu anda çalışmada en yüksek ağırlığa sahip restoran olan Mambo Beach Restaurant‘a ev sahipliği yapıyor. Bu durum, Nusa Adaları’nı geleneksel Avrupa deniz ürünleri destinasyonlarına uluslararası bir rakip haline getiriyor ve bugüne kadar Akdeniz’in hakimiyetine meydan okuyan, dünya standartlarında kalite sunuyor. BoatBooker’ın SEO sorumlusu Joris Zantvoort, “Birçok gezgin için yemek, seyahat deneyiminin temel bir unsurudur,” diyor. “Ancak, özellikle kalabalık yerlerde doğru restoranı bulmak oldukça zor olabilir.” “Bu çalışmanın amacı, gezginleri, yemeklerin daha rahat bir ortamda yendiği ve tekneyle ulaşımın genel deneyimin ayrılmaz bir parçası olduğu adalardaki yüksek puanlı restoranlara yönlendirmektir.” “Yorumları analiz ederek, hazırlığı ödüllendiren ve daha yavaş bir seyahat temposunu tercih eden, böylece mekanla bağlantıyı güçlendiren ve daha anlamlı bir mutfak deneyimi sunan yerleri öne çıkarmak istedik. Bu tür deneyimlerin, seyahat zamanı veya destinasyonundan bağımsız olarak dünyanın her köşesinde mevcut olması özellikle cesaret verici.” Endeks nasıl oluşturuldu? BoatBooker, 2026 yılı için en iyi liman ve restoran yıldızlarını belirlemek amacıyla dünyanın dört bir yanından usta denizcilerin binlerce benzersiz başvurusunu işledi. Bu sıralama, deniz yoluyla özel erişime sahip, yüksek performanslı çok sayıda ada restoranını bünyesinde barındıran ülkeleri ödüllendiriyor. ● Sadece deniz yoluyla erişim: Mekanlara erişimin yalnızca tekne veya feribotla mümkün olduğunu doğrulamak için kapsamlı bir denetim gerçekleştirildi. Köprü veya karayoluyla bağlantılı restoranlar, çalışmanın tamamen akşam yemeğine giden yolculuğun genel keyfin önemli bir unsuru olduğu deneyime odaklanması amacıyla kapsam dışında bırakıldı. ● Seçim kriterleri: Her işletmenin Google’da en az 100 doğrulanmış yorumu ve minimum 4,5 yıldızlık bir puanı olması gerekiyordu. ● Ağırlıklı puanlama: Nihai sıralama için, ortalama puanı toplam yorum sayısıyla birleştiren belirli bir ağırlıklı endeks (0-100 ölçeği) uygulandı. Bu, çok sayıda ziyaretçisi olan popüler restoranlar ile daha küçük, daha az bilinen “gizli cevherler” arasında dengeli bir karşılaştırma sağlar. ● Coğrafi yaklaşım (Yunanistan): Bu uygulama, ülkenin açık üstünlüğünü vurgularken, nihai endekste daha dengeli bir uluslararası temsile olanak tanır.

Antalya’da Sualtı Arkeolojisi Keşifleri Tanıtıldı Haber

Antalya’da Sualtı Arkeolojisi Keşifleri Tanıtıldı

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen "Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri" başlıklı etkinlik, sualtı mirasını bilimsel veriler ışığında ele alan kapsamlı bir konferans olarak gerçekleştirildi. Bülent Ecevit Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda, Antalya kıyıları açıklarında sürdürülen sualtı kazı ve araştırmalarına ilişkin dikkat çekici bulgular katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikte katılımcılar hem Antalya'nın denizcilik geçmişini yakından tanıma hem de sualtı arkeolojisinin az bilinen yönlerini keşfetme fırsatı sundu. Öniz'den kapsamlı sunum Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz'in derinliklerinde tespit edilen batık gemiler, su altında kalmış antik yerleşimler ve bu alanlardan çıkarılan binlerce yıllık eserler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Öniz ayrıca, sualtı arkeolojisinde kullanılan bilimsel yöntemleri, kazı süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü ve gün yüzüne çıkarılan eserlerin korunmasına yönelik çalışmaları ayrıntılı biçimde anlatarak, sualtı keşiflerine ilgi duyan vatandaşları bilgilendirdi. Her batık kendi dönemine ışık tutuyor Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz kıyılarında çok sayıda antik kent bulunduğunu, ancak bu kentlerden çok daha önce, 50-60 bin yıl öncesinde insanların mağaralar ve benzeri alanlarda bu kıyılarda yaşadığını belirtti. İnsan ile deniz arasındaki on binlerce yıllık ilişkiyi ortaya koymanın görevleri olduğunu ifade eden Öniz, "Sualtı arkeolojisi çalışmaları kapsamında özellikle günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait 422 batık belgelendi. Her batık kendi dönemine ışık tutan birer zaman kapsülü niteliğine sahip. İleri teknolojilerle deniz tabanını araştırıyor ve tespit ettiğimiz batıklarda bilimsel kazılar yürütüyoruz" dedi.

Akdeniz’i kirleten gemilere 92 milyon TL ceza Haber

Akdeniz’i kirleten gemilere 92 milyon TL ceza

Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında da çok yönlü çalışmalarıyla kentin doğasına sahip çıktı. Ekipler yıl boyunca, iklim değişikliği ve insan kaynaklı kirliliklere karşı Mersin'in havası, suyu ve toprağı için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizi, doğanın tahribatı, denizlerin kirletilmesi karşısında temiz bir kent için uygulamalarına yoğunluk veren ekipler; temizlik, denetleme, eğitim, ilaçlama, kurum görüşü verme gibi birçok alanda 7/24 saat esasıyla çalıştı. İnsan kaynaklı kara ve deniz kirliliğini önlemek, gürültü kirliliğini engellemek ve limana gelen gemilerin denizi kirletmesine geçit vermemek amacıyla karadan, havadan, denizden ve deniz altından denetimlerini titizlikle sürdüren ekipler, kirlilik oluşturanlara caydırıcı olması adına idari yaptırımlar uyguladı. Kara, deniz ve deniz altında oluşan kirlilikler de teknolojinin yakından takibiyle kente kazandırılan uygun araç, gereç ve aparatlarla temizlendi. Deniz kirliliğine geçit vermemek için Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile gemileri denetleyen ekipler, Mersin'in mavi dünyasına da sahip çıktı. Türkiye'de deniz denetim yetkisine sahip 2 büyükşehir belediyesinden bir tanesi olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu sistem ile gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin anında tespit edilmesini ve kayıt altına alınmasını sağlıyor. Kirliliğe sebep olan deniz araçlarına ise idari yaptırım uygulanıyor. 1 yıl içerisinde yapılan denetimlerde 12 gemiye, Akdeniz'i kirlettiği için 92 milyon 748 bin lira ceza kesildi. Deniz süpürgesiyle ise 87 bin 500 kilogram katı atık toplandı. "2025 yılında Mersin'in her noktasında 7/24 esasıyla çalıştık" Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir, 4 müdürlükleri ile 2025 yılında kentin her noktasında çok yönlü çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini vurguladı. Kentin her yanında halkın talepleri doğrultusunda faaliyet yürüttüklerini ifade eden Dr. Halisdemir, "2025 yılı içinde vatandaşlarımızdan gelen 278 adet gürültü ve 19 adet çevre şikayetinin hepsini yerinde denetleyerek sonuçlandırdık. 52 adet Çevresel Etki Değerlendirme Raporu'na, işletmeler faaliyete geçmeden kurum görüşümüzü hazırladık. Gürültü denetim yetkisi bizde olduğu için bazı iş yerlerine ve şahıslara, yasalara aykırı davranışlarından dolayı, toplamda 7 milyon 600 bin liraya yakın bir idari yaptırım cezası uygulamak zorunda kaldık. Vatandaşlarımızın konforlu yaşamasını, kirlilikten etkilenmemesini sağlamak istiyoruz" dedi. Farkındalık çalışmalarına da ağırlık verdiklerini söyleyen Dr. Halisdemir, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte 37 okulda 2 bin 600 öğrenci ile buluştuklarını belirtti. Temizlik ve ilaçlama konusunda çalışmaların özenle ele alındığını dile getiren Dr. Halisdemir, her çalışmada teknolojinin yakından takip edildiğinin altını çizdi. İlaçlama işlemlerinde biyodisal uygulaması ile çalıştıklarını belirten Dr. Halisdemir, "Bugüne kadar 1 milyon 311 bin 948 adet biyosidal uygulaması yaptık. Yıl içinde 32 bine yakın şikayetin tamamını yerinde çözdük. Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı bir yazılımla, 16 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ilimizin her köşesinde anlık izleme yapabiliyoruz" diye konuştu. Çevre koruma mücadelesinde doğal yöntemleri kullandıklarını vurgulayan Dr. Halisdemir, "Sivrisinekle mücadele kapsamında, Lepistes isimli bir akvaryum balığını, tarımsal amaçlı sulama havuzlarında kullanıyoruz. Bugüne kadar 60 bine yakın balığı havuzlara bırakarak, 10 binden fazla havuzda başarı elde ettik. Ayrıca vatandaşlarımıza, sivrisinek ve haşere kovucu 17 çeşit aromatik bitkiden 40 bine yakın dağıttık" sözlerini ifadelerine yer verdi. "92 milyon 748 bin liralık idari yaptırım uyguladık" Sağlıklı bir deniz ekosistemi için 2025 yılında çok önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Dr. Halisdemir, yıl boyunca 404 denetim gerçekleştirdiklerini belirtti. Kente ticari amaçla gelen 5 bin 206 adet geminin denetimden geçtiğini ifade eden Dr. Halisdemir, "Bu kapsamda 12 gemiye, denizimizi kirlettiği için 92 milyon 748 bin liralık idari yaptırım uyguladık. Deniz süpürgemiz ile 87 bin 500 kilogram katı atık topladık. Aynı zamanda 150 bin litre atık su bertarafını sağladık. Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz ile Çeşmeli'den Kulak mevkiine kadar yaklaşık 53 kilometrelik bir alanda, 26 kameramızla 24 saat esaslı izleme yapıyoruz. Amacımız kimsenin denizi kirletmemesi ve temiz bir Akdeniz'de hep birlikte yaşamamız" şeklinde konuştu. Daha temiz ve dirençli bir Mersin için 2026'da da görev başında olacaklarını söyleyen Halisdemir, 7 gün 24 saat esasıyla çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Türkiye Turizmde Zirvede, İstanbul ve Antalya Dünya İlk 10’unda Haber

Türkiye Turizmde Zirvede, İstanbul ve Antalya Dünya İlk 10’unda

Euromonitor International’ın yayımladığı rapora göre İstanbul, 19,7 milyon uluslararası ziyaretçiyle dünya sıralamasında 5’inci, Antalya ise 18,6 milyon ziyaretçiyle 8’inci sıraya yerleşti. Böylece Türkiye, iki şehirle birden en üst sıralarda yer alarak küresel turizm sahnesindeki etkisini güçlendirdi. Türkiye Avrupa ve Akdeniz bandında liderliğe doğru hızla yükseldi Listenin zirvesinde 30,3 milyon ziyaretçiyle Bangkok bulunurken, Hong Kong, Londra ve Makao ilk dört sırada yer aldı. Ancak raporun dikkat çeken bölümü, Türkiye’nin turist hacmi açısından Avrupa ve Akdeniz bandında liderliğe doğru hızla yükselmesi oldu. İstanbul’un gastronomiden kültür-sanat etkinliklerine, uluslararası organizasyonlardan dijital tanıtım etkisine uzanan geniş yelpazedeki dinamizmi; Antalya’nın ise her sezon yüksek talep gören tatil altyapısı, spor turizmi ve dünya standartlarındaki tesisleri bu yükselişi destekledi. Türkiye’nin turizmde küresel gücü tescillendi Euromonitor International’ın kapsamlı endeksi, Türkiye’nin 2025’te turizmde en hızlı ivme yakalayan ülkelerin başında geldiğini ortaya koyuyor. İstanbul ve Antalya’nın ilk 10’da yer alması, Türkiye’nin kültür, etkinlik ve destinasyon yönetimi politikalarının uluslararası ölçekte yüksek karşılık bulduğunu gösteriyor. Türkiye, 2025 sonuçlarıyla yalnızca ziyaretçi sayılarını artırmakla kalmadı, aynı zamanda küresel turizm rekabetinde istikrarlı bir marka gücü oluşturduğunu da bu raporla güçlü biçimde perçinledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.