Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

2026'da Avrupa’nın En İyi 10 Şehir Parkı

Daha sıcak hava, şehir sakinlerini gölgeli parklara çekiyor; insanlar yürüyüş yapıyor, kitap okuyor ve açık hava konserlerinin keyfini çıkarıyor. Avrupa genelinde bu yeşil alanlar hem huzur hem de kültür sunuyor ve her birinin kendine özgü bir karakteri var.

Haber Giriş Tarihi: 28.04.2026 14:38
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 14:59
Kaynak: tourism-review.com
2026'da Avrupa’nın En İyi 10 Şehir Parkı

Fit Reisen’in 2026 sıralaması, 70 büyük şehirdeki yaklaşık 2.500 parkı ve 7,5 milyondan fazla Google yorumunu analiz etti. Sonuçlar, hem ünlü noktaları hem de yükselen yeni parkları bir araya getirerek insanların en çok sevdiği yerleri ortaya koyuyor. Madrid’deki Retiro Park zirvedeki yerini korurken, Moldova’dan bir sürpriz park hızla üst sıralara tırmanıyor. Tourism Review, Avrupa’nın en iyi şehir parklarını sunuyor.

10/ Valea Morilor City Park, Chișinău, Moldova

4.8/5 yıldız (16.164 yorum)

Herkesi şaşırtan bir şekilde Valea Morilor Park, 80. sıradan Avrupa’nın en iyi 10 şehir parkı arasına yükseldi. Puanı da 4,7’den 4,8’e çıkarak küçük ama önemli bir artış gösterdi. 1950 yılında kurulan bu alan, 114 hektarlık geniş bir yeşil alanı kapsıyor. Merkezinde ise büyük bir yapay göl bulunuyor.

Aileler göl kıyısındaki yürüyüş yolunda geziniyor, sandal kiralıyor ya da güneşle ısınan çimenlik alanlarda dinleniyor. Üzerlerinde yükselen ünlü “Şelale Merdivenleri” 218 basamaktan oluşuyor. Ancak en dikkat çeken yapı, Avrupa’nın en büyük açık hava sahnesi olarak bilinen Green Theatre (Yeşil Tiyatro).

9/ Bernardin Garden. Vilnius, Lithuania

4.8/5 yıldız (18.025 yorum)

Sıralamada bir basamak yükselerek 10. sıradan 9. sıraya çıkan bu yeşil alan, Eski Şehir bölgesinde yer alıyor ve Gediminas Tepesi’nin yakınında, Vilnia Nehri’nin kıyısına ve eski Bernardine Manastırı’nın çevresine konumlanıyor. Bir zamanlar keşişlerin bahçesi olarak kullanılan alan, 2012 yılına kadar kapalı kaldı; o tarihte yapılan kapsamlı restorasyonla yeniden ziyaretçilere açıldı.

Özenle düzenlenmiş çiçek tarhları arasında çeşmeler ve heykelsi detaylar yer alırken, küçük oturma alanları açık gökyüzü altında sakin köşeler oluşturuyor. Eskiden sessiz olan bu alan, festivallerle birlikte bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Özellikle Litvanya’nın koro gelenekleriyle bağlantılı performanslar ve Kristupo kutlamaları sırasında yoğun bir canlılık kazanıyor. Müzik yükseldikçe ve insanlar açık hava sahnesi etrafında toplandıkça parkın atmosferi tamamen değişiyor.

8/ Maksimir Park, Zagreb, Croatia

4.8/5 yıldız (21.490 yorum)

Güney Avrupa’da yer alan bu geniş yeşil alan, 316 hektarlık yüzölçümüyle bölgenin en tarihi şehir parkları arasında yer alıyor. Yerel halk tarafından çok sevilen park, turistler tarafından da keşfediliyor; ağaçların arasında kuş sesleri eşliğinde yoga yapmak, koşu yapmak ya da sakin köşelerde dinlenmek için ideal bir alan sunuyor.

Park içinde birden fazla göl bulunuyor. Ayrıca Echo Pavilion gibi tarihi yapılar da dikkat çekiyor. Hemen yakınında ise yeşilliklerin içine gizlenmiş Zagreb Hayvanat Bahçesi yer alıyor. Bir ziyaretçinin ifadesi durumu özetliyor: “Zagreb’e yapılan her seyahatte mutlaka görülmesi gereken bir yer.”

7/ Citadel Park, Poznań, Poland

4.8/5 yıldız (23.194 yorum)

Bir zamanlar Napolyon’un komutası altında askerlerin toplandığı bu alanda bugün çiçekler sessiz sıralar halinde açıyor. Prusya dönemine ait taş surların yükseldiği yerde artık toprak, renk ve güneşle can buluyor. Sert tahkimatların yerini yumuşak topraklar ve çiçeklerle örülü yollar almış durumda. Savaşla şekillenmiş bu yüksek alan, bugün bambaşka bir atmosfer taşıyor.

Geniş yürüyüş yolları arasında ziyaretçiler heykellerle karşılaşıyor, açık hava performansları için yapılmış bir tiyatro alanı görüyor ve geçmiş olayları hatırlatan anıtlar ile askeri tarih sergisini keşfediyor. Ancak burası yalnızca bir anma alanı gibi değil; günlük yaşamın enerjisi burada güçlü şekilde hissediliyor. Koşucular hızla geçiyor, aileler çocuklarıyla vakit geçiriyor, öğrenciler gruplar halinde dolaşıyor. Tüm bu hareketlilik, burayı Poznań’ın en sevilen parklarından biri haline getiriyor.

6/ Planten un Blomen, Hamburg, Germany

4.8/5 yıldız (25.486 yorum)

Almanya genelindeki sıralamalarda hâlâ zirvede yer alan bu yeşil alan, Avrupa’nın en dikkat çekici parklarından biri olarak öne çıkıyor. Alışveriş caddeleri, kongre alanları ve hareketli St. Pauli semti arasında konumlanan 45 hektarlık bir dinlenme alanı sunuyor. Parkın farklı bölümleri temalara ayrılmış; bir alanda güller açarken, başka bir bölümde su öğeleri ön plana çıkıyor. En büyük özelliği ise kıta genelindeki en büyük Japon bahçesine ev sahipliği yapması.

Her akşam Mayıs ile Eylül ayları arasında, su üzerinde ışık gösterileri gerçekleşiyor ve bu gösteriler zamanla sessiz bir geleneğe dönüşmüş durumda. Önce yerel halk, ardından ziyaretçiler geliyor; şehir hareketliliğinin ortasında ışığın ve sakinliğin uyumuna çekiliyorlar. Özenle bakılan bahçeler bu anlara çerçeve oluşturuyor ve Almanya’nın en yoğun şehirlerinden birinde beklenmedik bir huzur alanı ortaya çıkıyor. Akşam karardıktan sonra su yüzeyindeki yansımalarla birlikte bu sakinlik daha da belirgin hale geliyor.

5/ Kalemegdan Park, Belgrade, Serbia

4.8/5 yıldız (35.489 yorum)

Sava Nehri’nin Tuna’ya karıştığı noktada, yüksek bir tepe üzerinde yer alan bu eski kale, Roma dönemine kadar uzanan köklü geçmişiyle Avrupa’nın en güzel şehir parklarından biri olarak kabul ediliyor. Yüzyıllar boyunca şekillenen bu alan, farklı imparatorlukların izlerini taşıyor; önce Bizans, ardından Osmanlı, daha sonra Viyana etkisi… Her dönem, taşlara ve yerleşim düzenine kendi izini bırakmış durumda. Yeşil tepeler, aşağıdaki şehir hareketliliğiyle burada adeta iç içe geçiyor.

Yıl boyunca Belgrad’ın en önemli buluşma noktalarından biri olan bu geniş alan, içinde bir hayvanat bahçesi ve askeri müze barındırıyor. Açık hava performans alanları ise sürekli bir canlılık katıyor. Hem tarih hem doğa hem de sosyal yaşamın birleştiği bu park, şehrin en yoğun ziyaret edilen noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

4/ Stavros Niarchos Park, Athens, Greece

4.8/5 yıldız (44.416 yorum)

Çağdaş tasarımın etkileyici bir örneği olan bu alan, bugün Avrupa genelinde geniş kabul görmüş durumda. 2016 yılında, Saron Körfezi yakınlarında eskiden at yarışlarının yapıldığı bir arazi üzerine inşa edildi ve mimar Renzo Piano tarafından tasarlandı. Yeşil alanlar suyla birleşen açık peyzajlara akarken, Yunan Ulusal Operası ve Ulusal Kütüphane gibi önemli kurumlar da burada yer alıyor. Tüm bu yapılar, ışık, mekân ve düzen üzerinden sessiz bir uyumla bütünleşiyor.

Bölgede 1.450’den fazla ağaç ve yaklaşık 280.000 yerli çalı bulunuyor; bu da alanın zengin bitki örtüsünü ortaya koyuyor. Sıcak yaz gecelerinde düzenlenen müzik performansları ve açık hava etkinlikleri, burayı canlı bir buluşma noktasına dönüştürüyor. Yaratıcılığın ve peyzajın şehir gökyüzü altında buluştuğu bir alan haline geliyor.

3/ Greenwich Park in London, UK

4.8/5 yıldız (49.597 yorum)

Derinlere kök salmış kadim ağaçları arasında zaman adeta yavaşlıyor. 1400’lü yıllarda, Kral Henry V döneminde ortaya çıkan bu açık alan, şehrin ilk kraliyet yeşil alanı olma özelliğini taşıyor. Merkezinde yer alan gözlemevi, bir zamanlar dünyanın saatlerini ayarlayan nokta olarak biliniyor. Doğu ile batıyı ayıran hat ise tam olarak bu parkın içinden geçiyor.

Tarihi yönünün ötesinde ziyaretçiler burada kiralanabilen kayıklarla gezebiliyor, tenis oynayabiliyor ve cam arkasındaki hayvanları görebiliyor. Ayrıca şehir merkezinin ötesine uzanan çatılar boyunca geniş manzaralar sunan seyir noktaları da bulunuyor. Tüm bu özellikleriyle, şehir merkezinin dışına çıkmayı fazlasıyla hak eden bir deneyim sunuyor.

2/ Schönbrunn Palace Park, Vienna, Austria

4.8/5 yıldız (59.762 yorum)

Barok bir harikanın içinde, imparatorluk katmanları sessizce kendini gösteriyor. 1700’lü yıllarda İmparatoriçe Maria Theresa döneminde inşa edilen bu alan, Habsburg hükümdarları için bir dinlenme yeri olarak kullanıldı; bir zamanlar gücün bahçeler arasında soluklandığı bir mekândı. Bugün UNESCO tarafından da koruma altına alınmış olan bu saray ve çevresi, yalnızca tarihe değil, yaşayan bir alana da ev sahipliği yapıyor. Sabah erken saatlerde sisin içinde koşucular geçerken, ziyaretçiler gelenekle biçimlenmiş kısa çimlerin üzerinde durup dinleniyor. Gloriette’nin taş yapısından bakıldığında ise manzara, uzak Alpler’e kadar uzanan geniş bir ufka açılıyor. İnsanlar burada kraliyeti yüceltmek için değil, sadece o geniş gökyüzünün altında bulunmak için bir araya geliyor.

Yakınında dikkat çekici Palm House yer alırken, Schönbrunn Hayvanat Bahçesi de kesintisiz olarak faaliyet gösteren dünyanın en eski hayvanat bahçesi olmasıyla tarihte özel bir yere sahip.

1/ Retiro Park, Madrid, Spain

4.8/5 yıldız (209.919 yorum)

Hâlâ zirvede yer alan Madrid’in en büyük yeşil alanı, liderliğini koruyor. 1600’lü yıllarda Kral IV. Felipe döneminde kraliyet kaçamağı olarak ortaya çıkan bu yemyeşil alan, 19. yüzyılda sıradan ziyaretçilere açıldı. Bugün UNESCO statüsünü gururla taşıyor. 1,43 kilometrekarelik geniş bir alana yayılan parkın içinde, Kristal Saray olarak bilinen cam bir yapı da bulunuyor. Yakınında, bronzdan yapılmış Kral XII. Alfonso’nun atlı heykeli yükseliyor. Daha az bilinen bir köşede ise tartışmalı bir Lucifer heykeli sessizce yer alıyor.

Göl üzerinde süzülen kayıklar yavaşça ilerlerken, çevredeki sokak sanatçılarının müzikleri havaya karışıyor. Heykeller ve açan güller arasında insanlar kendi ritimlerinde yürüyüş yapıyor. Madrid’in bu bölgesi, her ziyaretçiye farklı bir deneyim sunarak şehrin kalbinde kendine özgü bir atmosfer yaratıyor.

Kaynak: tourism-review.com

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.