Hava Durumu

#Avrupa

TOURISMJOURNAL - Avrupa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BM’nin raporuna göre turizmde en hızlı büyüyen destinasyonlar Haber

BM’nin raporuna göre turizmde en hızlı büyüyen destinasyonlar

Son birkaç yıldır, sosyal medyada mutlaka tanıdığınız birinin Japonya gezisi fotoğrafları paylaşması sıradan bir durum haline geldi. Bu yalnızca arkadaşlarınızla sınırlı değil; Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’nün (UNWTO) yayımladığı Dünya Turizm Barometresi 2026’nın ilk sayısına göre Japonya, dünyadaki en hızlı büyüyen turizm destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Rapor, 2025’in kasım ayına kadar geçen dönemde Japonya’ya gelen uluslararası ziyaretçi sayısında yüzde 17’lik artış yaşandığını ortaya koyuyor. Popülaritesi hızla artan diğer destinasyonlar arasında Brezilya, yıllık toplamda yüzde 37 artış ile öne çıkarken, Mısır da yüzde 20’lik büyüme kaydetti. Brezilya, festivaller ve konserleri sayesinde popüler bir turizm destinasyonu haline geldi. Her yıl Şubat ayında düzenlenen Karnaval, büyük kalabalıkları çekerken, 2025’te Rio de Janeiro’nun UNESCO Dünya Kitap Başkenti olması ve Lady Gaga’nın Copacabana Plajı’ndaki ücretsiz konseri de uluslararası turistlerin ilgisini çekti. Mısır’da ise 2024 Ekim’de Büyük Mısır Müzesi’nin (Grand Egyptian Museum) yumuşak açılışı, ardından Kasım 2025’teki resmî açılışı, ülkeyi turistlerin “mutlaka ziyaret edilmeli” listelerinde üst sıralara taşıdı. Avrupa’da en hızlı büyüyen turizm destinasyonu hangisi? Avrupa’da uluslararası ziyaretçi sayısında en büyük artışı yüzde 29 ile İzlanda kaydetti. 2024 sonlarında güneşin maksimuma ulaşmasıyla birlikte Kuzey Işıkları’nın yıl boyunca yoğun şekilde görülmesi, birçok turistin ülkeye seyahat rezervasyonu yapmasına yol açtı. Ağustos ayında gerçekleşecek tam güneş tutulması nedeniyle ülkenin bazı bölgelerinin iki dakikaya kadar karanlığa bürünmesi, gelecek yılki raporda da büyümenin devam edeceğine işaret ediyor. Diğer yükselen destinasyonlar arasında, Fas (yüzde 14 artış) ve Seyşeller (yüzde 13 artış) yer alıyor. Kasım sonuna kadar veri bildiren ülkelerde ise Bhutan (yüzde 30 artış), Guyana (yüzde 24) ve Güney Afrika (yüzde 19) öne çıkıyor. Genel olarak, 2025’te tahmini 1,52 milyar uluslararası turist kaydedildi. Avrupa, 793 milyon ziyaretçi ile dünyanın en popüler bölgesi olmaya devam ediyor. Raporda, “Turizm hizmetlerindeki enflasyona ve jeopolitik zorluklara rağmen 2025’te seyahat talebi güçlü kaldı, ancak yılın sonuna doğru biraz yavaşladı” ifadesine yer verildi.

FC Blau-Weiß Linz, Belek'te kış antrenman kampında Haber

FC Blau-Weiß Linz, Belek'te kış antrenman kampında

Antalya bölgesi, onlarca yıldır dünyanın en çekici antrenman kampı lokasyonlarından biri. Burada, Avrupa'nın dört bir yanından gelen profesyonel ve amatör kulüpler eşit derecede harika koşullar buluyor. Kaptan Fabio Varesi-Strauß ve takım arkadaşları için her gün birkaç yoğun antrenman seansı programda yer alıyor. Ilıman iklim ve profesyonel altyapı, odaklanmış ve verimli bir antrenman çalışması için ideal koşulları yaratıyor. Blau-Weiss baş antrenörü Michael Köllner, ortamdan çok etkilendiğini belirtiyor: “Burada bir antrenman kampı için gerekli olan her şeyi buluyoruz. Konaklama kalitesi, mükemmel antrenman sahaları, kısa mesafeler ve tüm organizasyon, çok odaklanmış ve yoğun bir şekilde çalışmamızı sağlıyor. Türkiye, bu mevsimde gelecek maçlara profesyonel ve başarılı bir şekilde hazırlanmak için mükemmel bir yer.” Spor ortamı, yüksek kaliteli yemekler, geniş fitness ve dinlenme alanları ve takımın uyumunu daha da güçlendiren hedefli takım oluşturma etkinlikleriyle tamamlanmaktadır. “Oyuncuların hiçbir eksiği olmamalı. Ayrıca Bellis Deluxe gibi otel ortaklarımıza kış aylarında güvenilir bir doluluk oranı sağlamak istiyoruz” diyor SOCCATOURS Türkiye Ülke Müdürü İlhan Çelikli, kulüpleri ve ortak otelleri kişisel olarak takip ediyor ve kendi Türk Destinasyon Yönetim Şirketi'ni (DMC) kurarak yerel varlığını önemli ölçüde güçlendiriyor. Birçok antrenman seansının yanı sıra, Çek birinci lig takımı FC Zlín ve Sırp birinci lig takımı FK Čukarički ile iki uluslararası hazırlık maçı da programda yer alıyor. Belek'teki antrenman kampı, ikinci yarı hazırlıklarının merkezi bir parçası ve takımı fiziksel, taktiksel ve takım olarak Bundesliga'da karşılaşacakları zorluklara en iyi şekilde hazırlamayı amaçlıyor. SOCCATOURS hakkında SOCCATOURS, Avrupa’nın futbol hazırlık kampları konusunda lider uzman seyahat organizatörüdür. Son 12 ay içinde 20 ülkeden 2.000’den fazla takım – amatör kulüplerden uluslararası profesyonel takımlara kadar – kamp organizasyonlarını SOCCATOURS ile gerçekleştirdi. SOCCA GROUP’un amiral markası olarak, SOCCATOURS tüm futbol kamp faaliyetlerini tek çatı altında toplar. Şirket, Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, İtalya, Hırvatistan, Çekya, İspanya, Türkiye ve 2026 itibarıyla İskandinavya’da kendi iştirakleriyle faaliyet göstermektedir. Kardeş markaları TENNISTOURS ve SWIMTOURS ile birlikte; SOCCAMEDIA (pazarlama & iletişim) ve SOCCASHAPE (performans analizi) hizmetleri sayesinde SOCCA GROUP, organizasyon, kalite ve hizmette yeni standartlar ortaya koymaktadır.

Avrupa’da gece trenleri için kritik dönem 2026 Haber

Avrupa’da gece trenleri için kritik dönem 2026

Avrupa’da bir gece trenleri rönesansı uzun süredir gündeme getiriliyor ancak bu canlanma pratikte yavaş ilerliyor. Aralık ayında pijamalarıyla protesto yapan gruplar, Amsterdam, Lizbon ve Viyana’da Avrupa’nın yataklı tren ağına daha fazla yatırım yapılması talebiyle geceyi sokakta geçirdi. 2026’nın yeni trenler, finansman kararları ve özel işletmeciler açısından kritik bir yıl olması beklenirken, taleplerin karşılık bulup bulmayacağı merak konusu. İşte Avrupa’daki gece trenleri ağının mevcut durumu. Yeni trenler, eski sorunlar: Gece trenlerini ne yavaşlatıyor? Avusturya devlet demiryolları ÖBB, Avrupa’nın en büyük uluslararası gece treni işletmecisi konumunda. Şirket, 2023’te tanıttığı yeni nesil yataklı trenlerine yatırımını 2026’da da sürdürecek. ÖBB Sözcüsü Bernhard Rieder, Euronews Travel’a yaptığı açıklamada, “ÖBB yeni Nightjet trenlerine 500 milyon euronun üzerinde yatırım yapıyor; bu, Avrupa’daki tüm demiryolu şirketlerinden daha fazla,” dedi. Rieder, “2026 ortasına kadar toplam 24 tamamen yeni gece treni hizmete girecek,” bilgisini paylaştı. Ancak bu rakam, başlangıçta planlanan 33 trenlik filonun gerisinde kaldı. Kaynakların bir bölümü gündüz seferlerine yönlendirildi; bu da yeni gece hatlarının devreye alınma hızını sınırlayabilir. Kesinti kararları, ÖBB’nin son aylarda karşılaştığı zorlukları yansıtıyor. Aralık ayında Fransa hükümetinin sübvansiyonları azaltması nedeniyle Paris–Viyana ve Paris–Berlin Nightjet seferleri kısıldı. Söz konusu hatlar sırasıyla 2021 ve 2023’te hizmete girmişti. Mart ayında ise Almanya’daki mühendislik çalışmaları nedeniyle Brüksel–Berlin hattı askıya alındı. ÖBB ayrıca, 2026’da inşaat çalışmaları sebebiyle Viyana–Milano ve Viyana’dan İtalya’nın La Spezia liman kentine giden gece trenlerini durdurmak zorunda kaldı. La Spezia hattı Aralık 2022’de açılmış ve Avusturya ile Almanya’dan İtalyan Rivierası’na doğrudan gece bağlantısı sağlamıştı. Bu sorunlar yalnızca ÖBB’ye özgü değil. Finansman sıkıntıları, Basel–Kopenhag–Malmö arasında planlanan SBB gece trenini de vurdu. Nisan 2026’da başlaması öngörülen hat, İsviçre Parlamentosu’nun finansmanı çekmesi üzerine, biletler satışa çıkmış olmasına rağmen iptal edildi. Karar, İsviçre’nin demiryolu altyapısına ve uzun mesafe yolcu taşımacılığına güçlü yatırım geçmişine rağmen alındı. Hat kapasitesi, ülkeler arasındaki sinyalizasyon ve ray ölçüsü farklılıkları ile yeni açılan seferlere yönelik değişken talep, sınır aşan gece trenlerini yavaşlatan diğer etkenler arasında. AB genelinde devreye alınan yeni bir demiryolu kapasite düzenlemesi, sınır ötesi planlamayı iyileştirmeyi amaçlıyor. Ancak kampanyacılar, düzenlemenin gece trenlerine somut etkisinin henüz belirsiz olduğunu söylüyor. Avrupa’nın gece trenlerini modernleştirmek Avrupa’da gece trenlerine talebi artırmanın yolu, Avusturya’nın Nightjet trenleri gibi yeni nesil araçlardan geçiyor. Avrupa’da sınır ötesi yolcu trenlerinin iyileştirilmesi için kampanya yürüten gönüllü ağ Back-on-Track’in kurucu üyelerinden ve aktivistlerinden Poul Kattler da Euronews Travel’a yaptığı açıklamada bunu vurgu yapıyor. “Avusturyalıların vagonları o kadar pürüzsüz gidiyor ki, adeta bir rüya,” diyen Kattler, Nightjet’lerin bir istisna olduğunu söylüyor. Avrupa’daki diğer pek çok gece treni ise hâlâ 1950–1970’lerden kalma eski vagonlara dayanıyor. Kampanyacılara göre yolcu tercihlerini yalnızca konfor değil; sefer güvenilirliği, sınır kontrolleri ve personel yeterliliği de belirliyor. Kattler, “Daha modern çözümler görmeyi gerçekten istiyoruz; trenle seyahati daha geniş bir kitle için cazip kılacak çözümler,” yorumunu yapıyor. Bazı ülkelerde bu dönüşüm yavaş da olsa başlıyor. 2023’te İtalya’nın Trenitalia şirketi ile Çek üretici Skoda arasında imzalanan 732 milyon euroluk anlaşma, önümüzdeki yıllarda 370 yeni gece treni vagonunun hizmete girmesini öngörüyor. Bu hizmete ilişkin olarak da Kattler, “Ranza yerine çift kişilik yatakların bulunduğu, daha ‘otel tarzı’ bölmeler sunuyorlar,” diyor. Fransa da ulusal gece treni ağına önemli yatırımlar yapıyor. Fransa’daki Intercités de Nuit (ICN) gece trenlerinin yeniden canlandırılması için kampanya yürüten gönüllü kolektif Oui au train de nuit’ten Quentin Marsal, “Fransız hükümetinin iç hatlar için 180 yeni vagon siparişi vermeyi planlaması bizi çok heyecanlandırıyor. Bu sipariş, Fransa’da gece trenlerinin önümüzdeki 20 yıl boyunca çalışmaya devam etmesini güvence altına alacak,” sözlerini dile getiriyor. Marsal, anlaşmada ayrıca 160 ek vagon alım opsiyonu bulunduğunu; bunun da yüksek hızlı ağla yeterince bağlantılı olmayan bölgelerde yeni hatların açılmasına imkân tanıyacağını ekliyor. Ancak bu ivmeyi sınır ötesine taşımak zor. Hükümetler politika ve finansman konusunda her zaman aynı çizgide buluşmuyor; bu da İsviçre ve Fransa’da görülen kesintilere yol açıyor. Özel işletmecilerin boşluğu doldurması da kolay değil: pahalı ekipmanlar ve her yıl yeniden ray kapasitesi başvurusu yapma zorunluluğu, yatırımı riskli kılıyor ve işletmecileri eski vagonları kullanmaya zorluyor. Avrupa ulaşımını yeşillendirmenin 'ucuz' bir yolu Bu tablo, Avrupa’daki gece trenlerinin geleceğinin büyük ölçüde hükümetlerden gelen istikrarsız finansmana bağlı olduğunu gösteriyor. Gece trenlerine yönelik kamu ilgisi artarken, işletmeciler yoğun sezonlar dışında talebin düzensiz seyrettiğini ve bunun uzun vadeli planlamayı zorlaştırdığını söylüyor. Buna rağmen Back-on-Track, bunun vergi mükelleflerinin parasının iyi harcanması olduğunu savunuyor; yalnızca ulaşım için değil, yeşil dönüşüm için de. Kuruluşa göre, kapsamlı bir gece treni ağı; kısa mesafeli uçuşların yerini alması halinde AB’nin toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 3’üne kadarını önleyebilir. Öte yandan gece trenlerinin sonsuz biçimde kamu desteğine bağımlı kalması gerekmiyor. Yeni bir hatta talep oluştuğunda, bu hat bir sıçrama tahtası işlevi görebiliyor ve zamanla özel işletmecilerin devralmasına imkân tanıyor. İsveç’te buna örnek bir gelişme yaşandı. Stockholm–Berlin hattına sağlanan kamu finansmanı geri çekilince, devlet işletmesi SJ Eylül 2026’dan itibaren her gece yaptığı seferleri sonlandırmak zorunda kaldı. Karar eleştirilse de, yeni hatların ilk yıllarında devlet desteğinin riski nasıl azalttığını da ortaya koydu. Back-on-Track aktivisti Poul Kattler, “Duruma sürekli yakınmak yerine olumlu tarafına bakmalıyız,” diyerek, özel işletmeciler RDC Deutschland ve Snälltåget’in hattı gün aşırı seferlerle kurtardığını hatırlattı. Kattler’a göre bu örnek, bir hattın kamu kaynağıyla pazara tanıtılmasının değerini gösteriyor: Havacılıktan kaynaklanan emisyonları azaltmanın “oldukça ucuz bir yolu” olan gece trenleri, talep oturduktan sonra özel sektöre devredilebiliyor. Benzer şekilde, ÖBB’nin Paris–Berlin gece treni hattının da mart ayında Belçika-Hollanda ortaklı girişim European Sleeper tarafından devralınması bekleniyor. Ancak özellikle AB düzeyinde daha fazla destek gerektiği vurgulanıyor. Back-on-Track’tan Poul Kattler, Avrupa Yatırım Bankası’nın iklim finansmanı stratejisi kapsamında, yataklı vagonlar da dahil olmak üzere demiryolu araçlarına doğrudan yatırım yapabileceğini söylüyor. Kattler’a göre bu adım 2026’da gerçeğe dönüşebilir. Daha yeni trenler, Avrupa’nın gece treni ağındaki bir başka önemli sorunun da önünü açabilir: yüksek hızlı hatlara erişim. Büyük şehirler arasındaki en doğrudan güzergâhlar genellikle bu hatlar üzerinden geçiyor. Mevcut eski gece trenleri, lokomotif çekişli yapıları nedeniyle ağırlığı az sayıda aksa yüklüyor; bu da SNCF’nin TGV’leri gibi daha hafif ve eklemli trenler için inşa edilen altyapıda çalışmayı zorlaştırıyor. Yüksek hızlı hatlara erişim, özellikle 1.000 kilometrenin altındaki rotalarda gece trenlerini kısa mesafeli uçuşlara karşı daha rekabetçi kılabilir. 2026’da hizmete girecek yeni Avrupa gece trenleri Zorluklara rağmen, özel işletmeciler yeni hatlar açmakta kararlı. Bu haziran ayında European Sleeper, Amsterdam ve Brüksel’i Milano’ya bağlayacak. Köln, Bern, Brig ve İtalya’daki Maggiore Gölü kıyısındaki Stresa üzerinden geçecek hat haftada üç kez işleyecek. Koltuk fiyatları yaklaşık 29 eurodan (1.450 TL), temel yataklı biletler ise 80 euro civarından (4.000 TL) başlayacak. Lüks segmentte ise Belmond’un Venice Simplon-Orient-Express’i mayıs ayında pazara yeni bir İtalyan rotası sunacak. Paris’ten Amalfi Kıyısı’na gece yolculuğu içeren pakete, iki gecelik otel konaklaması da dahil olacak. “Villeggiatura by Train” adlı bu paketin fiyatı 10 bin euro (500 bin TL) olarak açıklandı. 2027 itibarıyla pazara yeni oyuncuların girmesi de mümkün. Berlin merkezli girişim Nox Mobility, özel odalı yataklı trenler başlatmayı planladığını duyurdu. Ancak bunun hayata geçip geçmeyeceği belirsiz. Nitekim Fransız premium gece treni girişimi Midnight Trains, finansman bulmakta zorlandığı için 2024’te projesinden vazgeçmişti. Buna karşın özellikle Güney ve Doğu Avrupa’da önemli boşluklar sürüyor; bu bölgelerde uluslararası gece treni seferleri hâlâ sınırlı ya da hiç yok. Şimdilik Avrupa’daki gece treni canlanması kırılgan bir dengede ilerliyor: kamu kaynakları, özel sektörün iştahı ve siyasi irade arasında. 2026’nın bir dönüm noktası mı yoksa kaçırılmış bir fırsat mı olacağı, hükümetlerin yataklı trenleri rayda tutma konusundaki kararlılığına bağlı olacak.

Avrupa’da olumsuz hava koşulları ulaşımı kilitledi Haber

Avrupa’da olumsuz hava koşulları ulaşımı kilitledi

Avrupa'nın büyük bir bölümünü etkisi altına alan yoğun kar yağışı ve sıfırın altına düşen hava sıcaklığı çok sayıda ülkede ulaşımın aksamasına neden oluyor. Hafta başından bu yana Avrupa genelinde demiryolu ve hava ulaşımı pek çok yerde durma noktasına gelirken otoyollarda uzun kuyruklar oluştu, okullar tatil edildi. Fransa'nın başkenti Paris'in Roissy-Charles de Gaulle ve Orly havalimanlarında pistlerin buz tutması nedeniyle yaklaşık 140 uçuş iptal edildi. Paris toplu taşıma kuruluşu RATP, öğleden önce belediye otobüslerinin çalışmadığını bildirerek imkânı olanlara evden çalışma tavsiyesinde bulundu. Paris ve çevresinde yaklaşık 600 kilometre uzunluğunda araç kuyruğu oluştuğu, ayrıca ülkenin pek çok bölgesinde öğrencileri taşıyan okul otobüslerinin de trafiğe çıkamadığı aktarılıyor. Olumsuz hava koşulları sebebiyle Fransa'nın 101 idari bölgesinden 38'inde ikinci derece alarm verilmiş durumda. Meteorolojinin verdiği bilgiye göre ülkenin kuzeyi ile batısında kar kalınlığı üç ila yedi, kuzeydeki Ardenler bölgesine ise 15 santimetreyi buldu. Salı günü de, Fransa'nın batısındaki Charente-Maritime bölgesinde yer yer 30 santim kar yağışı yaşanmıştı. Uzmanlar bunun söz konusu bölge için olağan dışı olduğunu ifade ediyor. Ülkenin doğusunda, İsviçre sınırına yakın Mouthe bölgesinde hava sıcaklığı Salı günü eki 22 dereceye kadar düşerken Fransa genelinde ortalama eksi 4 derece oldu. Bu da 2012 yılından bu yana yaşanan en soğuk gün olarak kayıtlara geçti. Hava koşulları sebebiyle yaşanan trafik kazalarında ise, Fransa çapında beş kişinin yaşamını yitirdiği bildiriliyor. Amsterdam Havalimanı'nda 700 uçuş iptal Yoğun kar yağışının hava trafiğini felç ettiği yerlerden biri de Hollanda'nın Amsterdam kentindeki Schiphol Havalimanı oldu. Bugün 700'den fazla uçuşun iptal edildiği havalimanında binden fazla kişi geceyi burada kurulan portatif yataklarda geçirmek zorunda kaldı. Schiphol'de önceki günlerde de yüzlerce uçuş iptal edilmişti. Schiphol Havalimanı'ndan yapılan açıklamada, olabildiğince çok seferin gerçekleşmesi için ekiplerin aralıksız çalıştığı bildirildi. Ancak havalimanı yetkilileri aşırı rüzgârlı soğuk havanın devam edeceğini ve gün içinde iptal edilen uçuş sayısının 700'ü aşacağından yola çıktıklarını duyurdu. Hollanda demiryolu ulaşımında da hava koşulları sebebiyle aksaklıklar yaşanıyor. Ülkenin demiryolu şirketi NS, yolculardan, çok gerekli olmadıkça seyahatlerini ertelemelerini talep etti. Karayolu ulaşımında da büyük bir kaosun yaşandığı Hollanda'da, bu sabah saat 09.00 sularında ülke genelinde 700 kilometreden fazla araç kuyruğu oluştu. Yetkililer, 1999 yılından bu yana böyle bir olayın yaşanmadığını ifade ediyor. İsveç ve Polonya'da da iptaller Uçuş iptallerinin yaşandığı yerlerden biri de İsveç. Başkent Stockholm'un havalimanında hafta başından bu yana çok sayıda uçuş gerçekleştirilemezken ülkenin kuzeyinde sıcaklıklar eksi 40 dereceye kadar düştü. Sıcaklıkların eksi 20 dereceye kadar düştüğü Polonya'da da demir yollarında çok sayıda gecikme yaşandı. Alman demiryolu işletmesine eleştiri Almanya'da ise, toplu taşıma ve şehirler arası seyahatlarda demiryolu, otobüs gibi araçları kullananların hakları için mücadele eden Pro Bahn Yolcu Birliği Başkanı Detlef Neuß, Alman Demiryolu İşletmesi'nin (DB), güncel hava koşullarına "yeterince iyi hazırlanmadığını" dile getirdi. "Trenler şimdiden ortalamanın üstünde gecikmeye başladı. Raylar ve kontrol merkezlerindeki buzlanma ile makinistlerin işine geç kalma vakaları da arttı" diyen Neuß, DB'nin yaşanan aksaklıkları yolcularını zamanında bildirmesi gerektiğini ifade etti. Rheinische Post gazetesine konuşan Neuß, mağdur yolculara da çağrıda bulunarak tazminat haklarından yararlanmalarını istedi. Alman Demiryolu İşletmesi'nin, tazminat ödememek için bahanelerin ardına saklanamayacağını dile getiren Detlef Neuß, "Kış koşulları var ancak yaşanan duruma olağan dışı ya da asla felaket diyemeyiz. Tazminatlar ödenmelidir" dedi. İspanya'dan Romanya'ya aşırı soğuklar Soğuk hava koşullarına karşı birçok evin donanımının yetersiz olduğu İspanya'nın başkenti Madrid'de ve Mallorca'nın yüksek kesimlerinde geçtiğimiz günlerde kar ve don olayları görüldü. Meteoroloji, bu bölgelerde sıcaklıkların eksi 10 dereceye kadar düşeceği tahmininde bulundu. Soğuklardan etkilenen bir başka ülke olan İskoçya'da dün ve önceki gün yüzlerce okul kapalı kalırken İngiltere'nin birçok bölgesinde yoğun kar yağışının hafta boyunca süreceği uyarısı yapıldı. Balkanlar'da ise özellikle Bosna-Hersek ve Romanya'da yoğun kar yağışı etkili oldu. Transilvanya'nın Karpatlar bölgesinde yolların yoğun kar nedeniyle kapanması bazı köylere ulaşımın kesilmesine yol açtı. Avusturya'da ise meteoroloji yetkilileri ülkenin batısı için soğuk hava uyarısı yaptı. Bazı bölgelerde sıcaklıklar eksi 17 dereceye kadar düştü.

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Haber

Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı

Rize'nin Kaçkar Dağları'nda sadece Türkiye'de yapılan heliski etkinlikleri başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu benzersiz spor, dünyanın dört bir yanından gelen kayakçıları ağırlıyor. Sporcular, helikopterle daha önce hiç kayılmamış zirvelere bırakılıyor ve parkur sonunda tekrar alınarak yeni inişlere taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu yıl 400'e yakın sporcunun katılacağını belirterek, "Genelde Avrupa'dan gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz, ama bu sezon ABD ve Rusya'dan da katılımcılar var. Nisanın ikinci haftasına kadar her hafta 30-35 kişi bekliyoruz" dedi. 20 Bin Fit Kayma Garantisi Haşimoğlu, sporculara 2.500 metre yükseklikten indirilen kayakçıların 1.500 metrede 1.000 metre mesafe kat ettiğini vurgulayarak, "20 bin fit kayma garantisi veriyoruz. Başaramazsak ekstra ücreti iade ediyoruz" diye konuştu. Eşsiz Kar Kalitesi Kaçkarlar'ın karının Türkiye'de eşi benzeri olmadığını söyleyen Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, kayış bölgelerinde 4 metre kar var. Avrupa'da böyle kalite yok. Denizin rüzgarı dağlara vurunca kar eziliyor, üzerine 20 cm pudra kar yağıyor. Kayarken toz kalkması kayakçıların en sevdiği şey; slalom keyfi yaşatıyor" ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Organizasyon Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, katılımcılara sabah brifing verildiğini anlattı: "Akşam gelen sporculara ertesi gün helikoptere biniş, çığ ilk müdahalesi eğitimi veriliyor. 4'er kişilik gruplar, 1 rehberle gün boyu kayıyor." Özkan, çığ riskine değinerek, "Her karlı alanda risk var, ama uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa daha yumuşak eğimler seçiliyor. Profesyonel kadromuzla bugüne dek sorun yaşamadık" dedi. Rize Kaçkarlar'da Heliski Sezonu Başladı Türkiye'de yalnızca Rize'de gerçekleştirilen heliski etkinlikleri, Kaçkar Dağları'nda başladı. 21 yıldır Ayder Yaylası'ndan düzenlenen bu adrenalin dolu spor, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kayakçıları cezbediyor. Sporcular, helikopterle belirlenmiş bakir zirvelere bırakılıyor; iniş sonunda tekrar alınarak yeni parkurlara taşınıyor. Turizmci Ahmet Haşimoğlu, bu sezon 400'e yakın katılımcı beklediklerini söylüyor: "Misafirler genellikle Avrupa'dan geliyor, ancak ABD ve Rusya'dan da sporcular var. Nisanın ikinci haftasına dek her hafta 30-35 kişi ağırlayacağız." 20 Bin Fit Garantili Heyecan Haşimoğlu, 2.500 metre irtifadan indirilen kayakçıların 1.500 metrede bin metre kaydığını belirterek, "20 bin fit mesafe garantisi sunuyoruz. Yetmezse ekstra ücret iade ediyoruz" dedi. Dünyanın En İyilerinden Kar Kalitesi Kaçkarlar'ı eşsiz kılan kar kalitesini vurgulayan Haşimoğlu, "Ocak başında Ayder'de 1 metre, zirvelerde 4 metre kar mevcut. Avrupa'da benzeri yok. Denizin rüzgarı karı ezerken üzerine pudra kar yağıyor; kayarken toz bulutu kalkması kayakçıların vazgeçilmezi" diye ekledi. Bu özellikleriyle Kaçkarlar, dünya heliski rotaları arasında ilk 10'da. Güvenlik Ön Planda Heliski Türkiye Operasyon Departmanı'ndan Celal Özkan, hazırlıkları şöyle anlattı: "Sporcular akşam varıyor, sabah brifing alıyor: Helikoptere biniş, çığ müdahalesi eğitimi. 4 kişilik gruplar, rehberle gün boyu zirvelerde." Çığ riski içinse, "Uzman ekibimiz analiz yapıyor. Risksizse dik yamaçlar, varsa güvenli eğimler seçiliyor. Profesyonelliğimizle sorunsuz ilerliyoruz" diyen Özkan, hava koşullarının da ideal olduğunu belirtti. Kaçkarlar, 20 bin fit garantisi ve muhteşem doğasıyla heliski tutkunlarını bekliyor.

Sea To Sky Enduro, 2026’da Dünya Yıldızlarını Antalya’da Ağırlayacak Haber

Sea To Sky Enduro, 2026’da Dünya Yıldızlarını Antalya’da Ağırlayacak

Uluslararası Motosiklet Federasyonu Hard Enduro Dünya Şampiyonası’nın 2026 takvimine göre Sea To Sky Enduro Motosiklet yarışları 8-10 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) Hard Enduro Dünya Şampiyonası’nın 2026 takvimi açıklandı. Şampiyonanın en değerli ve en çok beğenilen yarışlarından biri olarak gösterilen Türkiye ayağı, geçmiş yıllarda dünya takviminde yer alan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı ile dünya yıldızlarını 8-10 Ekim 2026 tarihlerinde bir kez daha Antalya’da ağırlayacak. Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Afrika olmak üzere 4 kıtada 9 yarıştan oluşan şampiyonada, Türkiye ayağı yine takvimin en prestijli duraklarından biri olacak. 2026 yılında 9 ayaklı bir organizasyona onay veren Uluslararası Motosiklet Federasyonu, nisan ayından ekim ayına kadar soluksuz bir şampiyona planlıyor. Birbirinden önemli ve zor etaplarıyla teknik beceriyi öne çıkaran FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası’nda Asya ayağı olan Türkiye, şampiyonanın 8. etabı olarak koşulacak. Heyecan Fransa’dan başlayacak FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası’nda heyecan 17-19 Nisan tarihlerinde Fransa’da 24MX Alestrem Hard Enduro ile başlayacak. Serinin ikinci ayağı 1-3 Mayıs tarihlerinde Portekiz’de Extreme XL Lagares’te devam edecek ve ardından ABD'nin Idaho eyaletindeki engebeli dağlara gidecek. Silver Kings Hard Enduro, 18-20 Haziran tarihlerinde bir kez daha Kuzey Amerika'nın en önemli Hard Enduro parkurlarından birini sergileyecek. Şampiyonanın dördüncü ayağı ise 10-12 Temmuz tarihlerinde İtalya’da Abestone Rodeo Miravalle ile yeni bir bölgede gerçekleşecek. Yeni takvimin en önemli özelliklerinden biri, 20-22 Ağustos 2026 tarihlerinde İsveç'in Orsa Grönklitt kentinde düzenlenecek Forza Orza'nın eklenmesi olacak. Bu etapla İsveç, ilk kez FIM Hard Enduro Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. İsveç’teki ilk yarışın ardından şampiyona, 11-13 Eylül tarihlerinde İtalya’daki Wild Woods Extreme’de devam edecek. Serinin 7. yarışında pilotlar, 23-26 Eylül tarihlerinde Afrika’da The Roof of Africa’da kıyasıya mücadele edecek. Şampiyonluk mücadelesinin en kritik ve en prestijli etaplarından biri ise Türkiye’de koşulacak. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Kemer Motosiklet Kulübü tarafından düzenlenen ve şampiyonanın en özel yarışları arasında gösterilen Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, eşsiz manzarasıyla yine katılımcıların beğenisini toplayacak. Zorlu parkurları ve dere geçişleriyle görsel bir şölene dönüşen Sea To Sky, 8-10 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sezonun final yarışı ise 23-25 Ekim tarihlerinde 24MX Hixpania ile İspanya’da yapılacak. Şampiyona Direktörü Ross Whitehead, dünya standartlarında bir takvim oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "2026 için hedefimiz netti; sürücüler, takımlar ve organizatörler için uygun, hayranlara unutulmaz bir sezon yaşatacak kompakt ve dünya standartlarında bir takvim oluşturmak. Dünyanın en ikonik ve zorlu arazilerinde dokuz turdan oluşan bu şampiyonanın seri için büyük bir adım olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Semih Özdemir: "Motor sporları tutkunlarının gözü ekim ayında Türkiye’de olacak" Sea To Sky Organizatörü Semih Özdemir, şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Sea To Sky yarışları, son iki yılda olduğu gibi 2026 yılında da Dünya Şampiyonası’ndaki yerini korudu. Ülkemizde gerçekleştirilen önemli dünya şampiyonalarından biri olan organizasyon, hem Türkiye’nin tanıtımına hem de spor turizmine büyük katkı sağlamaya devam edecek. Gelecek yıl şampiyonadaki yarış sayısının artmasıyla birlikte heyecanın da 9’a katlandığını söyleyebiliriz. Türkiye’nin en önemli motorsporları organizasyonlarının başında gelen Sea To Sky yarışlarında dünya yıldızları, Antalya’nın eşsiz parkurlarında mücadele ederken, motor sporları tutkunlarının gözü de ekim ayında Türkiye’de olacak" dedi.

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı Haber

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan (ISG), Mısır'ın öne çıkan iki destinasyonu Luksor ve Marsa Alam şehirlerine uçuşlar başladı. Pegasus Hava Yolları, İskenderiye, Hurgada, Kahire ve Şarm El-Şeyh'in ardından Mısır'daki beşinci ve altıncı destinasyonları olan Luksor ve Marsa Alam'a haftada iki gün karşılıklı sefer düzenleyecek. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, erişilebilir seyahati daha fazla noktaya ulaştırma hedefiyle uçuş ağını genişletmeyi sürdürüyor. 113 dış hat, 39 iç hat olmak üzere toplamda 53 ülkede 152 destinasyona uçuşun gerçekleştiği İstanbul Sabiha Gökçen, gerçekleştirdiği iş birlikleriyle ilgi çekici destinasyonları İstanbul'a doğrudan bağlayan stratejik bir ‘hub' olmaya devam ederken Luksor ve Marsa Alam bağlantılarıyla eğlence turizmi ağını da güçlendirmiş oldu. Yeni destinasyonlar olan Luksor ve Marsa Alam'ın açılmasıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, Türkiye aktarmalı seyahatlerde önemli bir rol üstleniyor. Bu hatlar, Pegasus'un geniş uçuş ağı sayesinde özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Kafkasya bölgelerinden Mısır'a doğru güçlü bir yolcu akışı sağlamayı amaçlarken, bu stratejik açılışla birlikte, Mısır operasyonlarına güçlü bir katkı sağlanması ve toplamda 10 bin ilave yolcu taşınması hedefleniyor. Bu hedef, ISG'nin küresel bağlantı kapasitesini daha da ileriye taşıdığının bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Kültürün kalbi Luksor ve Kızıldeniz'in gizli cenneti Marsa Alam UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Karnak Tapınağı ve Krallar Vadisi'ne ev sahipliği yapan Luksor, Mısır'ın tarih ve kültür turizminin merkezi konumunda bulunuyor. "Dünyanın en büyük açık hava müzesi" olarak kabul edilen şehir, yıl boyunca yüksek ziyaretçi talebiyle dikkat çekiyor. Avrupa'dan kültür turizmine yönelik artan ilgi, Pegasus'un Luksor hattını stratejik açıdan önemli bir noktaya taşıyor. Öte yandan, Kızıldeniz'in eşsiz mercan resiflerine sahip Marsa Alam, sualtı dünyasının en özel dalış noktalarından Dolphin House ve Elphinstone Reef ile tanınıyor. "Mısır'ın Maldivleri" temasıyla tanınan ve özellikle Avrupa pazarında kış sezonunda popüler olan bu resort destinasyonu, Pegasus'un tatil turizmine yönelik uçuş ağını güçlendiriyor. Marsa Alam hattı, Hurgada ve Şarm El Şeyh'e alternatif olarak Pegasus'a premium bir tatil noktası kazandırıyor.

Türkiye Turizmde Zirvede, İstanbul ve Antalya Dünya İlk 10’unda Haber

Türkiye Turizmde Zirvede, İstanbul ve Antalya Dünya İlk 10’unda

Euromonitor International’ın yayımladığı rapora göre İstanbul, 19,7 milyon uluslararası ziyaretçiyle dünya sıralamasında 5’inci, Antalya ise 18,6 milyon ziyaretçiyle 8’inci sıraya yerleşti. Böylece Türkiye, iki şehirle birden en üst sıralarda yer alarak küresel turizm sahnesindeki etkisini güçlendirdi. Türkiye Avrupa ve Akdeniz bandında liderliğe doğru hızla yükseldi Listenin zirvesinde 30,3 milyon ziyaretçiyle Bangkok bulunurken, Hong Kong, Londra ve Makao ilk dört sırada yer aldı. Ancak raporun dikkat çeken bölümü, Türkiye’nin turist hacmi açısından Avrupa ve Akdeniz bandında liderliğe doğru hızla yükselmesi oldu. İstanbul’un gastronomiden kültür-sanat etkinliklerine, uluslararası organizasyonlardan dijital tanıtım etkisine uzanan geniş yelpazedeki dinamizmi; Antalya’nın ise her sezon yüksek talep gören tatil altyapısı, spor turizmi ve dünya standartlarındaki tesisleri bu yükselişi destekledi. Türkiye’nin turizmde küresel gücü tescillendi Euromonitor International’ın kapsamlı endeksi, Türkiye’nin 2025’te turizmde en hızlı ivme yakalayan ülkelerin başında geldiğini ortaya koyuyor. İstanbul ve Antalya’nın ilk 10’da yer alması, Türkiye’nin kültür, etkinlik ve destinasyon yönetimi politikalarının uluslararası ölçekte yüksek karşılık bulduğunu gösteriyor. Türkiye, 2025 sonuçlarıyla yalnızca ziyaretçi sayılarını artırmakla kalmadı, aynı zamanda küresel turizm rekabetinde istikrarlı bir marka gücü oluşturduğunu da bu raporla güçlü biçimde perçinledi.

Abu Dabi, Uber Sürücüsüz Robotaksi Hizmetini Başlattı Haber

Abu Dabi, Uber Sürücüsüz Robotaksi Hizmetini Başlattı

By Pascale Davies Yayınlanma Tarihi 26/11/2025 - 10:59 GMT+1 Paylaş Yorumlar Bu haber metni yapay zeka yardımıyla Türkçeye çevrildi ve orijinal olarak şu dilde yayınlandı: İngilizce Bu lansman, Uber’in Amerika Birleşik Devletleri dışında robotaksi hizmetini ilk kez devreye aldığını, yani uluslararası ilk açılımını işaret ediyor. Uber, Çinli otonom araç şirketi WeRide ile iş birliğiyle Abu Dabi’de tamamen sürücüsüz robotaksisini hizmete sundu. Artık araçta güvenlik sürücüsü bulunmayacak robotaksi hizmeti halka açık ve yolculuklar ilk etapta turistler arasında popüler olan, Abu Dabi Grand Prix Formula 1’in düzenlendiği Yas Adası’nda başlayacak. Bu açılış, ABD dışında sunulan ilk sürücüsüz taksi hizmeti olmasının yanı sıra şirketin dördüncü pazarı anlamına geliyor. Hizmet, Seviye 4 otonom sürüş olarak sınıflandırılıyor; bu, aracın belirli koşullarda insan müdahalesi olmadan çalışabildiği anlamına geliyor. WeRide, Eylül 2024’te Uber ile ortaklık kurdu ve geçen Aralık ayında Abu Dabi’de araçta bir güvenlik operatörü bulunarak otonom yolculuklar sunmaya başladı. Uber ve WeRide ayrıca Ekim ayında Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde, araçta güvenlik operatörüyle robotaksi yolculuklarını başlattı. Uber, Mayıs ayında, önümüzdeki beş yıl içinde aralarında Avrupa’nın da bulunduğu 15 şehre daha WeRide hizmetini yaymayı planladığını açıkladı. Avrupa, Seviye 4 otonom robotaksilere giderek daha fazla yöneliyor. Bu hafta, Estonya’nın araç çağırma platformu Bolt, otonom araçları Avrupa’ya getirmek için Çinli otonom sürüş şirketi Pony.ai ile iş birliği yaptığını duyurdu. Çinli otonom sürüş teknolojisi şirketleri, ABD pazarındaki kısıtlamalarla karşı karşıya oldukları için Avrupa’daki varlıklarını artırıyor. Şirketin açıklamasına göre WeRide, Çin’in Pekin ve Guangzhou kentlerinde tamamen sürücüsüz robotaksi hizmetlerini başlattı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.