Hava Durumu

#Turist Sayısı

TOURISMJOURNAL - Turist Sayısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turist Sayısı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye yaz sezonunda 40 milyon turisti ağırlamayı hedefliyor Haber

Türkiye yaz sezonunda 40 milyon turisti ağırlamayı hedefliyor

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Türkiye turizminde yılın en hareketli dönemine girildi. Akdeniz ve Ege kıyılarında haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarını kapsayan beş aylık süreçte yaklaşık 40 milyon turistin ağırlanması öngörülüyor. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, sezonun bölgesel çatışmaların gölgesinde başladığını ancak yaz aylarında artacak turizm hareketliliğinin kayıpları telafi edebileceğini söyledi. Tatil talebi canlılığını koruyor Recep Yavuz, çevre coğrafyada yaşanan gelişmelere rağmen insanların tatil planlarını ertelemediğini belirterek, sektörün en yoğun dönemine girildiğini ifade etti. Sezonun beklentilerin altında başladığını kaydeden Yavuz, önümüzdeki beş ayda ziyaretçi trafiğinin hızlanacağını ve turist sayısının hedeflenen seviyelere ulaşacağını dile getirdi. Türkiye kriz dönemlerinde avantajını korudu Bölgede uzun yıllardır süren savaşların turizm üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yavuz, Türkiye'nin izlediği politikalar sayesinde bu etkileri önemli ölçüde sınırlamayı başardığını söyledi. Yavuz, ülkenin kriz dönemlerinde doğru konumlanarak turizmde rekabet gücünü koruduğunu ifade etti. Akdeniz çanağında yoğun rekabet yaşanıyor Akdeniz havzasındaki turizm rekabetinin bu yıl da sürdüğünü belirten Yavuz, İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Adriyatik kıyılarının güçlü talep görmeye devam edeceğini söyledi. Bulgaristan, Arnavutluk, Mısır ve Tunus'un da sezonun öne çıkan destinasyonları arasında yer aldığını kaydeden Yavuz, her ülkenin farklı avantajlara sahip olduğunu ve turistlerin tercihlerini buna göre şekillendirdiğini belirtti. Yıl sonunda 55-60 milyon turist hedefi Mevcut koşulların korunması halinde Türkiye'nin yıl sonunda 55 ila 60 milyon ziyaretçiyi ağırlayabileceğini ifade eden Yavuz, Antalya'nın yaklaşık 16 milyon turiste ev sahipliği yapmasının sürpriz olmayacağını söyledi. Turistlerin tercihi Antalya ve İstanbul Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın geçen yıla ilişkin verilerine göre, haziran ayında 6,8 milyon, temmuzda 8,4 milyon, ağustosta 8,1 milyon, eylülde 7,5 milyon ve ekimde 6,5 milyon turist Türkiye'yi ziyaret etti. Böylece haziran-ekim döneminde toplam ziyaretçi sayısı yaklaşık 37 milyona ulaştı. Geçen yıl Türkiye genelinde toplam turist sayısı 63 milyon 941 bin olarak kayıtlara geçerken, ziyaretçilerin yüzde 63'ü haziran-ekim döneminde ülkeye geldi. Bu yıl aynı dönemde yaklaşık 40 milyon turistin Türkiye'yi ziyaret etmesi bekleniyor. Geçen yılın verilerine göre, söz konusu beş aylık süreçte turistlerin yüzde 27'si Antalya'yı, yüzde 25'i ise İstanbul'u tercih etti. Bu iki ili Muğla ve İzmir izledi.

Artan maliyetler turistlerin rota tercihlerini değiştiriyor Haber

Artan maliyetler turistlerin rota tercihlerini değiştiriyor

BM Turizm Örgütü'nün (UN Tourism) yayımladığı son rapor, 2026 yılında küresel seyahat alışkanlıklarında yaşanan değişimi gözler önüne serdi. Rapora göre, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve artan seyahat maliyetlerine rağmen uluslararası turizm büyümesini sürdürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde uluslararası turist sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 307 milyona ulaştı. Böylece yaklaşık 6 milyon kişi daha yurt dışına seyahat etti. Ancak uzmanlar, yükselen ulaşım ve konaklama maliyetleri nedeniyle turistlerin daha fazla "fiyat-performans" odaklı hareket ettiğini ve evlerine yakın destinasyonları tercih etmeye başladığını belirtiyor. UN Tourism, Orta Doğu'daki çatışmaların yıl geneline ilişkin büyüme beklentilerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Kuruluşun 2026 için öngördüğü yüzde 3-4'lük uluslararası turist artışının, çatışmaların süresi ve etkisine bağlı olarak 1 ila 2 puan gerileyebileceği tahmin ediliyor. Bölgedeki uçuş aksaklıkları, yolcu güvenindeki azalma, yükselen petrol fiyatları ve bazı pazarlarda yaşanan uçak yakıtı sıkıntısı da bilet fiyatlarını artırarak küresel hava ulaşımını zorluyor. Buna rağmen sektörün dirençli yapısını koruduğu vurgulanıyor. UN Tourism Genel Sekreteri Şeyha Al Nuwais, jeopolitik ve ekonomik baskıların arttığı bu dönemde turizmin ekonomik büyüme, istihdam ve toplumsal refah açısından kritik rolünü sürdürdüğünü ifade etti. Avrupa, 2026'nın ilk çeyreğinde 130 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en büyük turizm bölgesi olmayı sürdürdü. Güney Akdeniz ve Kuzey Avrupa'da turist gelişleri yüzde 4 artarken, Orta ve Doğu Avrupa'da büyüme yüzde 6 olarak kaydedildi. Öte yandan Orta Doğu'da çatışmaların etkisiyle uluslararası turist gelişleri yüzde 14 geriledi. Buna karşın Mısır, ziyaretçi sayısını yüzde 16 artırarak bölgedeki dikkat çeken destinasyonlardan biri oldu. Rapora göre, 2026'nın ilk üç ayında turist sayısında en yüksek artışı kaydeden ülkeler Paraguay (yüzde 46), Yeni Kaledonya (yüzde 45), El Salvador (yüzde 43), Moğolistan (yüzde 39), Palau (yüzde 37) ve Özbekistan (yüzde 37) oldu. Aynı dönemde Pakistan yüzde 60, Güney Kore yüzde 38, Fas yüzde 24, Brunei yüzde 22 ve Brezilya yüzde 12 büyüme göstererek güçlü performans sergileyen diğer ülkeler arasında yer aldı. Turizm Uzmanları Paneli'nin sonuçları da sektörün karşı karşıya olduğu temel riskleri ortaya koydu. Uzmanlara göre Orta Doğu'daki çatışmalar, yüksek ulaşım ve konaklama maliyetleri ile küresel ekonomik belirsizlikler, 2026 turizmini şekillendiren en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Ankete katılan uzmanların yüzde 64'ü, Orta Doğu'daki gerilimin kendi destinasyonlarına yönelik talebi olumsuz etkilediğini belirtirken, yüzde 17'si bu durumun alternatif destinasyonlara yönelimi artırdığını ifade etti. Uzmanların bir bölümü ise artan maliyetler nedeniyle yurt içi turizmin güç kazandığına dikkat çekti. Tüm bu gelişmeler, 2026 yılında turistlerin seyahat etmeye devam edeceğini ancak bütçe, güvenlik ve yakın mesafe kriterlerinin tercihleri belirleyen başlıca faktörler olacağını gösteriyor.

Küresel turizm hedefleri revize edildi Haber

Küresel turizm hedefleri revize edildi

2025 yılında dünya genelinde uluslararası turist sayısı yüzde 4 artarak 1,52 milyara ulaştı. Böylece pandemi sonrası toparlanma süreci tamamlanırken sektör yeni bir rekora imza attı. Raporda, artan hava bağlantıları, vize kolaylıkları ve Asya-Pasifik bölgesindeki toparlanmanın küresel seyahat talebini desteklediği belirtildi. Avrupa, 793 milyon ziyaretçiyle dünyanın en çok turist çeken bölgesi olmayı sürdürürken, Afrika yüzde 8’lik büyümeyle en hızlı yükselen destinasyon oldu. UN Tourism, 2026 yılı için büyüme beklentisini yüzde 3 ila 4 aralığında tuttu. Ancak raporda jeopolitik gerilimler, yüksek seyahat maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin sektör üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Özellikle ABD’deki zayıf turist talebi nedeniyle Kuzey Amerika’da ziyaretçi sayılarında düşüş yaşandığı ifade edildi. Turizm gelirlerinde de tarihi seviyeler görüldü. Uluslararası turizm gelirlerinin 2025’te yaklaşık 1,9 trilyon dolara, ulaşım dahil toplam turizm ihracat gelirlerinin ise 2,2 trilyon dolara ulaştığı açıklandı. Birçok ülkede turist başına harcamanın ziyaretçi artışından daha hızlı yükseldiği kaydedildi. Uzmanlar, küresel turizmin güçlü görünümünü koruduğunu ancak bazı bölgelerde aşırı turizm baskısının yeni sorunları beraberinde getirdiğini belirtiyor. Özellikle Avrupa’daki popüler şehirlerde yoğun turist akını nedeniyle yeni vergi ve kısıtlama adımları gündeme geliyor.

Xizang Basum Tso Gölü 70 milyon ziyaretçiyi ağırladı Haber

Xizang Basum Tso Gölü 70 milyon ziyaretçiyi ağırladı

Bir Masal Sahnesi: Sisler Arasında Turkuaz Göller Basum Tso Gölü, Çin'in Xizang Özerk Bölgesi'nde, Nyingchi Şehri yakınlarında, sislerle kaplanmış büyüleyici bir manzara sundu. Karlı dağlar ve beyaz örtüyle kaplı zeminle çevrili göl, turkuaz suları ve elverişli doğal koşullarıyla tanınırken, aynı zamanda göçmen kuşlar için de sakin bir barınak alanı sunuyor. Rekorları Zorlayan Turizm Performansı Bu doğal güzellik, Xizang'ın son yıllarda kaydettiği olağanüstü turizm büyümesinin bir yansıması. Bölgenin kültür ve turizm departmanı verilerine göre, Xizang, 2025 yılında 70,73 milyondan fazla turist ziyareti aldı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %10,71'lik bir artış anlamına geliyor. Daha da çarpıcı olan, yabancı turist sayısındaki patlama oldu. Bölgeye gelen yabancı turist sayısı %36,5 artışla 437.400'e ulaştı. Basum Tso Gölü: Ekolojik Bir İncí Bu büyümenin arkasındaki itici güçlerden biri, Basum Tso Gölü gibi doğal harikalar. Göl, 1997 yılında Dünya Turizm Örgütü tarafından dünyanın en iyi turistik noktalarından biri olarak listelenmiş bir yer. Ormanlar ve vadiler arasında yer alan göl, buzulların eriyen sularıyla besleniyor ve bu durum, onu göçmen kuş türleri için mükemmel bir sığınak haline getiriyor. Altyapı Yatırımları Büyümeyi Destekliyor Xizang'ın turizmdeki bu yükselişi sadece doğal güzelliklerle açıklanamaz. Bölge, kültürel turizm altyapısına, milli park koruma tesislerine ve tarihi kasabaların korunup iyileştirilmesine yönelik önemli yatırımlar yapıyor. 2021'den bu yana bu alanlara 20,16 milyar yuan'ın üzerinde (yaklaşık 2,83 milyar ABD Doları) kaynak aktarıldı. Editör Yorumu Xizang'ın turizm istatistikleri, sadece bir büyümeden çok daha fazlasını işaret ediyor. %36,5'lik yabancı turist artışı, bölgenin uluslararası arenada marka bilinirliğinin ve erişilebilirliğinin arttığını gösteriyor. Basum Tso Gölü gibi ekolojik açıdan hassas alanların korunması, sürdürülebilir turizm modellerinin benimsendiğine dair umut verici bir işaret. Bu dengeli yaklaşım sürdüğü takdirde, Xizang yalnızca bir doğa destinasyonu değil, kültürel ve ekolojik turizmde küresel bir referans noktası olma potansiyeli taşıyor.

Kazakistan turizmi yeni casinolarla büyümeyi hedefliyor Haber

Kazakistan turizmi yeni casinolarla büyümeyi hedefliyor

Stratejik büyüme ve turizm artışı 2025 sonbaharı itibarıyla Kazakistan’a gelen yabancı turist sayısı 15,7 milyona ulaştı; yıl sonunda bu rakamın 16 milyona yaklaşması bekleniyor. Bu artış, ülkenin doğal güzellikleri, köklü kültürü ve gelişen ulaşım altyapısının küresel ilgiyi artırdığını gösteriyor. Yetkililer artık turizmi sadece kültürel çekimle değil, lüks eğlence seçenekleriyle de çeşitlendirmeyi amaçlıyor. Daha önce casinolar yalnızca belirli bölgelerde bulunuyordu. Bunlardan biri Almatı bölgesindeki Konaev (eski adıyla Kapçagay), diğeri ise Akmola bölgesinde Lake Shchuchye çevresiydi. Yeni düzenlemeler ve bölgeler 2026 başında yürürlüğe giren yeni kumar yasaları, özellikle yabancı turistlere yönelik yeni alanların kurulmasını öngörüyor. Yerli halkın erişimi sınırlı tutulurken, denetim mekanizmaları bölgelere göre farklılık gösterebiliyor. Bu reformlar ekonomik büyümeyi hedeflese de sosyal etkileri hâlâ değerlendiriliyor. Yeni turizm noktaları arasında Caspian Sea kıyısındaki Mangistau bölgesi, Lake Alakol çevresi ve Almatı bölgesindeki Talgar hattı öne çıkıyor. Ayrıca doğu Kazakistan’daki Markakol ve Zaisan bölgeleri de doğal yapılarıyla dikkat çekiyor. Sınırlamalar devam ediyor Öte yandan çevresel açıdan hassas alanlarda, tarihi ve kültürel bölgelerde, askeri ve stratejik noktalarda kumar faaliyetleri tamamen yasak olmaya devam ediyor. Bu sayede hem doğanın hem de kültürel mirasın korunması amaçlanıyor. Genel olarak Kazakistan, turizmde büyümeyi hızlandırmak için casino yatırımlarını yeni bir araç olarak kullanmayı planlıyor. Ancak bu sürecin başarısı, ekonomik kazanç ile sosyal ve çevresel dengeyi ne kadar iyi kurabileceğine bağlı olacak. Ekonomik ve istihdam kazançları Turizmin ekonomik etkisini artırma hedefi, mevcut büyümenin temel itici gücü. 2025 yılı itibarıyla yatırımlar yaklaşık 1,2 trilyon tengeye (yaklaşık 2,49 milyar dolar) ulaştı. Bu kaynaklar yeni otel projeleri, dağ tatil köyleri ve destekleyici altyapılar için kullanılıyor. Rakamlar, sektörde belirgin bir dönüşüme işaret ediyor. Turizm ve Spor Bakanı Yerbol Myrzabossynov, büyük ölçekli projelerle bağlantılı olarak yaklaşık 10 bin yeni istihdam oluşturulabileceğini belirtti. Yetkililere göre her yeni casino bölgesi yaklaşık 500 kişiye iş sağlayabilir; benzer tesislerle birlikte toplamda yüzlerce yeni iş imkânı ortaya çıkacak. Ayrıca her bir tesisin yıllık 2 ila 4 milyar tenge (yaklaşık 4–8 milyon dolar) vergi geliri yaratması bekleniyor. Mevcut turist sayıları bir temel oluştururken, özellikle kumar turizmiyle gelen ziyaretçi sayısının iki katına çıkması öngörülüyor. Kazakistan, kalkınmayı desteklerken doğal ve kültürel mirası koruma dengesini gözeterek Orta Asya turizminde öne çıkmayı hedefliyor. Yeni yatırımlar ve gelişen ulaşım altyapısıyla birlikte turist sayısı, gelirler ve istihdamın zaman içinde istikrarlı şekilde artması bekleniyor.

Muğla Turizmi Büyüdü Eşitsizlikler Gündemde Haber

Muğla Turizmi Büyüdü Eşitsizlikler Gündemde

Muğla Planlama Ajansı’nın (MUPA) verileri, pandemi sonrası Muğla turizminin hızlı toparlanma sürecine girdiğini gösterdi. Artan turist sayıları ve yükselen doluluk oranları dikkat çekti. Ancak bu büyümenin kimlere yaradığı ve hangi bedellerle gerçekleştiği soruları gündemdeki yerini korudu. Sektördeki canlanma, emekçilerin ve yerel halkın yaşam koşullarına aynı ölçüde yansımadı. MUPA verilerine göre Muğla, 2019 yılında 3,27 milyon turisti ağırladı. Pandemiyle birlikte 2020’de yaklaşık yüzde 79’luk bir düşüş yaşandı, turist sayısı 695 bine kadar geriledi. 2021 sonrasında ise kademeli toparlanma başladı. Son yıllarda turizm hareketliliği yeniden artış gösterdi. Ancak bu toparlanmanın toplumsal karşılığı sınırlı kaldı; eşitsizlikler görünür olmaya devam etti. Ajansın verileri, turizmin büyük ölçüde yaz aylarına sıkıştığını ortaya koydu. 2025 itibarıyla konaklama tesislerinde doluluk oranları yaz döneminde yaklaşık beş kat arttı. Bu durum sezon dışı dönemlerde işsizliği artırırken, yaz aylarında yoğun ve güvencesiz çalışmayı beraberinde getirdi. Turizm emekçileri yılın büyük bölümünde belirsizlikle karşı karşıya kalırken, yüksek sezonda uzun mesailer ve düşük ücretlerle çalıştı. Muğla, 245 binin üzerinde yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük üçüncü turizm destinasyonu oldu. MUPA verileri, bu kapasitenin yarıdan fazlasının işletme belgeli tesislerde yoğunlaştığını gösterdi. Ancak yüksek kapasite ve artan turist sayısına rağmen elde edilen gelirin emekçiler ve yerel halk arasında adil paylaşılmadığı yönündeki eleştiriler arttı. Küçük işletmelerin ve yerel esnafın payı sınırlı kalırken, büyük işletmelerin sektördeki ağırlığı sürdü. MUPA’nın ortaya koyduğu verilere göre Muğla turizminin en büyük kaynağını yüzde 42’yi aşan oranla İngiltere pazarı oluşturdu. Rusya ve Polonya daha geride kaldı. Bu tablo, turizmin dışa bağımlı ve kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi. Tek pazara bağımlılık, olası ekonomik ve siyasi dalgalanmalarda yeni riskler doğurabileceği şeklinde değerlendirildi. Uzmanlar, turizmdeki toparlanmayı önemli buldu ancak bu büyümenin sosyal ve ekonomik etkilerinin göz ardı edildiğini vurguladı. Düşük ücretler, uzun çalışma saatleri, barınma sorunları ve çevresel baskı sektörün temel sorunları arasında yer aldı. Özellikle kıyı bölgelerinde artan yapılaşmanın doğal alanlar üzerindeki etkisi de tartışma konusu oldu. EMEKÇİLER VE YEREL HALK ÖDER Turizmdeki büyümenin kalıcı ve dengeli olabilmesi için yalnızca turist sayısına odaklanmanın yeterli olmadığı belirtildi. Emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yerel halkın turizm gelirinden daha fazla pay alması ve çevresel sürdürülebilirliğin gözetilmesi gerektiği ifade edildi. Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Onursal Kurucu Başkanı Serdar Karcılıoğlu ise turizmdeki mevcut tablonun yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacağına dikkat çekti. Karcılıoğlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada artan jeopolitik gerilimlerin sektörü doğrudan etkilediğini belirterek, “Turizmde belirleyici olan savaşın kendisi değil, o savaşın nasıl algılandığıdır. Türkiye bugün haritada savaşın içinde olmasa da, turistin zihninde ‘yakın risk bölgesi’ olarak konumlanırsa bunun bedelini ilk olarak emekçiler ve yerel halk öder” dedi. Karcılıoğlu, turizmin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda bir algı ve kriz yönetimi meselesi olduğunu vurgulayarak, “Türkiye ya krizin komşusu olarak anılır ya da krize rağmen güvenli liman olarak konumlanır. Bu tercih yalnızca turist sayısını değil, turizm gelirinin kimlere ve nasıl dağıtılacağını da belirler” ifadelerini kullandı.

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor Haber

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor

2025 yılını tüm zamanların rekoruyla kapatan, ocak ayında da tüm zamanların en yüksek turist sayısına ulaşan turizm sektörü, 2026 sezonunu bu yıl erken açacak. 14 Mart itibarıyla okullardaki ara tatil dönemiyle 19- 22 Mart tarihlerindeki Ramazan Bayramı birleşiyor. Ramazan Bayramı süreciyle birlikte özellikle İran ve Türki Cumhuriyeti ülkelerinden turistlerin ilgi gösterdiği Nevruz Bayramı başlıyor. Mart ayı sonu ile nisan ayı ortalarına kadar olan dönemde de Avrupa ülkelerinin Paskalya tatili başlıyor. 2026 yılı için de umutlu olan turizmciler, sezonu Ramazan, Nevruz ve Paskalya olmak üzere 3 bayramla açacak. BAYRAM REZERVAZYONLARI BAŞLADI Ramazan Bayramı tatili için iç turizmde Antalya, KKTC'de tatil planlayanların hava durumuna göre hareket ekmesi bekleniyor. Birçok tatilci şimdiden rezervasyon yaptırsa da sektör temsilcileri 'last minute' (son dakika) hareketliliğinin daha yoğun olacağı beklentisi içinde. OTELLERDE SANATÇILAR Ara tatille birleşen ve hafta sonuna denk gelen 14- 22 Mart tarihleri arasındaki 9 günlük tatil döneminde bu yıl yine Antalya ve KKTC tatilcilerin en yoğun ilgi gösterdiği bölgeler olacak. Antalya ve KKTC'teki otellerde sanatçıların bayram konserleri de belli oldu. Ramazan Bayramı tatilinde Antalya'daki otellerde Öykü Gürman, Cenk Eren, Derya Bedavacı, Özcan Deniz, Gökhan Tepe, Aşkın Nur Yengi, Ebru Gündeş, Koray Avcı, Nilüfer, Mahsun Kırmızıgül, Candan Erçetin, Erol Evgin, Sibel Can, Funda Arar konser verecek. KKTC'deki otellerde ise Emre Altuğ, Hande Yener, Nez, Altay, Melek Mosso, Ebru Gündeş, İrem Derici, Koray Avcı, Merve Özbey, Defne Samyeli, Derya Uluğ, Serkan Kaya, Simge Sağın, Ümit Besen, Mustafa Keser, Berkay, Ata Sözeri, Yavuz Bingöl, Sevcan Orhan konseri olacak. 2026 GÜZEL İŞARETLER VERİYOR Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, turizmde Antalya ve Türkiye adına 2019'dan sonra 2025'in güzel bir sene olduğunu belirterek, "64 milyon turist 65 milyar dolar gelir. Toplamda baktığımız zaman evet sayılara göre rekorlar yılı ama bunun yanında da maliyet ve kur baskısına baktığımızda sıkıntı yaşadığımız bir sezon oldu. Ama her şeye rağmen hala dünyada turist sayısı olarak dördüncü, gelir olarak yedinciliğe ulaştığımızı görürsek beklentilerin daha yukarı çıkabileceği bir turizm sezonu olduğunu bize gösteriyor. 2026, geçen senenin işaretlerini verir şekilde ilerliyor açıkçası. Mart ayı yaz sezonuna başlama anlamında çok güzel bir dönem olacak. 14 Mart itibarıyla ara tatil, sonrasını onu takip eden süreçte Ramazan Bayramı, sonrasında her ne kadar çok geçmiş yıllardaki gibi ümitli olmasak bile Nevruz dönemi. Mart ayı sonunda da Paskalya. Nisan ortalarına kadar sürecek bir Paskalya'yı düşünürsek 2026 sezonunun gerçekten güzel başlayacağını gösteren işaretler ve tatil dönemleri" dedi. BAYRAMDA SON DAKİKA ÜMİDİ Turizmciler olarak bu tatil dönemlerini sevdiklerini dile getiren Ercan Çek, "Ne kadar hareketlilik var? Çok yoğun hareketlilik yok. Olacak mı? Evet olacak tabii ki. Çünkü iç pazar genelde bu sezon başı, sezon sonu dönemlerde last minute hareket ediyor. O hareketlerin tekrar olacağını düşünüyoruz. Sıfır olması mümkün değil. Yine Nevruz dönemi tabii biraz sıkıntılı olabilir. Gündemi hepimiz takip ediyoruz. İran, ABD sorunlarından dolayı geçmiş yıllardaki gibi acentelerden garantili koltuklar, garantili odalar alamıyoruz. Orada da mutlaka bir dokunuşlar olacaktır ve nihayetinde mart ayının sonunda Paskalya'yla birlikte sezona, can suyu diyebileceğimiz güzel bir hareketli ivmeyle 2026'ya başlarız diye düşünüyorum" diye konuştu. FİYATLAR UCUZ DEĞİL, PAHALI DA DEĞİL Ara tatil ve Ramazan Bayramı dönemi için fiyatların göreceli olduğunu belirten Çek, şunları söyledi: "Artık Avrupalı bir turist için, iç pazar fiyatlarını karşılaştırmak mümkün değil. Çünkü kur bize göre artmadı ama maliyetler arttığı için avro fiyatları çok artınca iç pazara yansıttığımız fiyatlar da arttı. Fiyatlar ucuz değil, verdiğimiz hizmete göre pahalı da değil. Ama ona rağmen hala güçlü talep alıyoruz. Last minute olacağını bildiğim halde Ramazan Bayramı'nda bölgede ciddi hareket olacağını biliyorum. Kaldı ki çok büyük, ciddi program yapan tesisler de var. O tarihte sezona başlama adına çok ciddi doluluk olacağını düşünüyorum. Kaldı ki o tarihler biliyorsunuz sezon başı tarihleri; hala özellikle Kemer bölgesinde bazı tesislerin açılmadığını biliyoruz. O yüzden açık tesislerle birlikte ramazanda iç pazarla ve ara tatille birlikte bir doluluk oranına yaklaşacağız mutlaka. Bölgeye ve otele göre değişmekle birlikte, Belek bölgesinde yüzde 70'lerin üzerinde doluluk tahmin ediyoruz. Kemer bölgesinde de ciddi doluluklar olabilir. Lara zaten bu ve buna benzer tatil dönemlerinde güzel talep alan bir bölge, yüzde 60-70'lerin üzerinde dolulukların iyi olacağını tahmin ediyorum. Bayram ara tatille birleştiği için önümüzdeki 10 gün içerisinde yüzde 90'ların üzerine de çıkılabilir. İç pazarın hareketini mevsim, hava durumu çok etkiliyor." 3'Ü BAYRAM 4 TATİL DÖNEMİ 2026 yılına beklenenin üstünde iyi giriş yaptıklarını, ocak ayının iyi geçtiğini dile getiren 5 yıldızlı otel Genel Müdürü İsmail Çağlar da şubat ayı verilerinin iyi olduğunu belirtti. İsmail Çağlar, "Sezona hazırlanıyoruz. Ara tatil ve 3 bayramla birlikte 4 tatil birlikte gelecek. Ramazan, Nevruz ve Paskalya bayramı olacak. Özellikle Ramazan Bayramı tam sezonun başlangıcına denk geliyor. Bu sebepten dolayı hazırlıklarımıza erken başladık. Bu sene bayramın hafta sonuna denk gelmesi, biraz son dakikaya kalacak gibi görünüyor. Burada ümidimiz vardı tüm haftanın tatil olmasının. Fakat ara tatil bunu destekleyici olacak. Akabinde Paskalya ve Nevruz var. Nevruz için İran'ın şu anki politik durumu, ABD ile olan gerginliği belirleyici olacak. Nevruz için çok ümitli değiliz. Fakat Paskalya her sene olduğu gibi hem sezona giriş olması hem de havaların düzelmesi sebebiyle iyi geçecek. Bu sene hava şartları Antalya'da inişli çıkışlı gitti. Misafirlerimiz bunu da gözlemleyecek. Sanki önümüzdeki aya doğru doğru rezervasyonlar daha netleşmiş olacak. Son dakikaya kalacak gibi görünüyor" dedi.

Türklerin Yurt Dışı Harcamaları Artıyor, Geceleme Süresi Düşüyor Haber

Türklerin Yurt Dışı Harcamaları Artıyor, Geceleme Süresi Düşüyor

2022’den bu yana yurtdışına giden Türk sayısı yüzde 64 artarken, turizm gideri yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı. Bu süreçte ortalama geceleme sayısı 15’ten 9,1’e inerken, kişi başı harcama ise yüzde 15 artarak 807 dolara yükseldi. Yurtdışında giyim-ayakkabı ve halı alışverişlerinde yaşanan artış ise dikkat çekti. Yüksek enflasyon ve dolar kurunun baskılanması ile yurt içinde artan pahalılık Türk vatandaşlarının yurtdışı ziyaretlerinde gerçekleştirdikleri harcamaların kompozisyonunu da değiştirdi. Vatandaşların yurtdışı geceleme süreleri pandemi sonrası süreçte gerilerken, yaptıkları harcamalarda da özellikle giyim-ayakkabı ve halı-kilim alışverişi patladı. Öte yandan Türkiye’den yurtdışına giden ziyaretçi sayısındaki artış bu dönemde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi artışı solladı. EKONOMİ’nin 2025 yılına ilişkin Turizm İstatistikleri’nden yaptığı araştırmaya göre, turizm gideri pandemi sonrası süreçte 4 yılda yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı, yurtdışına giden vatandaş sayısı da yüzde 64 artarak 11 milyon 897 bin 355’e çıktı. Türkiye’ye geçen yıl 63 milyon 917 bin 57 turist geldiği düşünüldüğünde, her gelen yaklaşık 5 turiste karşılık 1 Türk vatandaşı yurt dışına seyahate gitmiş. Yurt dışına seyahate giden vatandaşların, Türkiye’ye yurtdışından gelen ziyaretçilere oranı da 2022 yılında yüzde 14 iken, geçen yıl bu oran yüzde 18’e yükseldi. Aynı zamanda 2022-2025 arasında Türkiye’ye gelen turist sayısı yaklaşık yüzde 24 artarken, yurtdışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı yaklaşık yüzde 64 artarak çok daha hızlı yükseldi. Bu tablo, küresel turizmde Türkiye’nin artan çekiciliğinin yanı sıra Türklerin yurtdışı seyahatlerine olan talebinin de belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Yanı sıra bu tablo Türk vatandaşlarının yurt içinde tatil yapmaktansa yurt dışını görece daha ulaşılabilir bulmaya başladığına da işaret ediyor. Yeme-içmeye 1,9 milyar dolarlık hesap geldi Öte yandan, yurtdışına ziyarete giden Türk vatandaşların kişi başı ortalama harcama tutarı 2022-2025 döneminde yüzde 15 artarak 807 dolara yükseldi, ortalama geceleme sayısı ise 15’ten 9,1’e indi. Verilere göre, turizm giderinin 7,3 milyar dolarını kişisel harcamalar; yaklaşık 2,3 milyar dolarını da paket tur harcamaları oluşturdu. Harcamaların altı kırılımları incelendiğinde, en yüksek tutar yaklaşık 2,5 milyar dolarla ‘diğer mal ve hizmetler’ kategorisinde oldu. Bu kalemde artış 4 yılda yüzde 160 olarak hesaplandı. En fazla harcamanın yapıldığı ikinci kategori 1,9 milyar dolarla ‘yeme-içme’ olurken, burada 2022’den bu yana artış yüzde 18 oldu. En fazla harcamanın yapıldığı üçüncü kategori ise 4 yılda yüzde 44 artarak 1,9 milyar dolara yaklaşan ‘konaklama’ oldu. Giyim-ayakkabı alışverişi 829,3 milyon dolar Bu dönemde Türk vatandaşlarının yurtdışı turizm harcamalarında da ilginç değişiklikler göze çarptı. Buna göre, son 4 yılda en yüksek artış yüzde 929 ile tur harcamalarında olurken, bu kalemdeki gider 22,8 milyon dolara ulaştı. Vatandaşların halı- kilim alışverişi de 2022’den bu yana yüzde 532 artarak 52,8 milyon dolara dayandı. Diğer bir çarpıcı artış da giyecek ve ayakkabıda oldu. Türk vatandaşlarının yurtdışı ziyaretlerinde yaptıkları giyim ve ayakkabı harcaması 4 yılda yüzde 261 artarak 829,3 milyon dolara dayandı. İş amaçlı seyahatlerde belirgin düşüş Türk vatandaşları en çok ‘Gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler’ için yurtdışına çıkarken, bu amaçla yurtdışına çıkan vatandaş sayısı 4 yılda yüzde 141 artarak 6 milyon 476 bin 968’e yükseldi. 2022’de yurtdışına çıkan vatandaşların yüzde 36 bu nedenle seyahat ederken, bu oran 2025’te yüzde 54’e çıktı. Öne çıkan ikinci ziyaret sebebi ise akraba ve arkadaş ziyareti… Bu nedenle yurtdışına giden vatandaşların sayısı son 4 yılda yüzde 16 artarak 2 milyon 96 bin 358 oldu. Geçen yıl iş amaçlı (konferans, toplantı, görev vb.) yurtdışına gidenlerin sayısı 1 milyon 368 bin 923 olurken, bu kırılımda ise son 4 yılda yüzde 21’lik düşüş yaşandı. 2022’de yurtdışına gidenlerin yüzde 24’ü iş için seyahat ederken, bu oranın 2025’e gelindiğinde yüzde 11’e gerilediği göze çarpıyor. Alışveriş amacıyla yurtdışına çıkanların sayısında da dikkat çekici artış söz konusu… Buna göre, alışveriş amacıyla yurtdışına çıkan vatandaşların sayısı 2022- 2025 döneminde yüzde 149 artışla 810 bin 18’e tırmanırken, yurtdışına çıkış nedeni alışveriş olanların oranı 2022’deki yüzde 4 seviyesinden geçen yıl yüzde 7’ye çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.