Hava Durumu

#Sıfır Atık

TOURISMJOURNAL - Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sığacık, Birleşmiş Milletler ‘En İyi Turizm Köyü’ne aday Haber

Sığacık, Birleşmiş Milletler ‘En İyi Turizm Köyü’ne aday

Sığacık, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UN Tourism) 2026 yılı “En İyi Turizm Köyü Programı” kapsamında Türkiye’yi temsil edecek dört adaydan biri olarak belirlendi. Süreç, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Adaylık çalışmaları kapsamında bölgede iki gün süren kapsamlı bir saha incelemesi gerçekleştirildi. Bakanlık temsilcileri ile Seferihisar Belediyesi iş birliğinde yürütülen çalışmalarda, Sığacık’ın tarihi, kültürel ve doğal değerleri yerinde değerlendirildi ve adaylık dosyası için detaylı şekilde ele alındı. Sürdürülebilir turizm modeli öne çıkıyor Türkiye’nin ilk Cittaslow unvanlı yerleşimi olan Seferihisar’ın önemli merkezlerinden biri olan Sığacık, doğayla uyumlu ve yerel üretimi destekleyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Bölge, çevresel duyarlılık, kültürel mirasın korunması ve yerel ekonominin güçlendirilmesine dayalı turizm modeliyle uluslararası ölçekte örnek gösterilen destinasyonlar arasında yer alıyor. Tarih ve yaşam kültürü iç içe Sığacık, köklü geçmişiyle de öne çıkıyor. M.Ö. 1000’li yıllara uzanan Teos Antik Kenti, bölgenin en önemli tarihi miraslarından biri olarak kabul ediliyor. Dionysos Tapınağı ve Sığacık Kalesi gibi yapılar, destinasyonun kültürel değerini güçlendiriyor. Kaleiçi bölgesinde sürdürülen pansiyonculuk faaliyetleri ise tarihi dokunun korunarak turizme kazandırılmasına katkı sağlıyor. Yerel üretim ekonominin merkezinde Sığacık Kaleiçi’nde kurulan üretici pazarı, bölge ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Pazarda yerel üreticiler, ev yapımı ürünler, doğal gıdalar ve el emeği ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. Bu yapı, aracısız satış modeliyle yerel kalkınmayı desteklerken, ziyaretçilere de otantik bir deneyim sunuyor. Tarım, doğa ve turizm dengesi Bölgede turizm, mandalina, zeytin ve üzüm üretimi gibi geleneksel tarımsal faaliyetlerle birlikte yürütülüyor. “Sıfır Atık” ve “Su Koruma” gibi çevre odaklı uygulamalar, bu dengeyi güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca Sığacık, İyon Rotası ve bağ rotaları üzerindeki konumuyla kültür, doğa ve gastronomiyi bir araya getiren önemli bir destinasyon olarak değerlendiriliyor. “İsmail Yetişkin, adaylık sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Sığacık’ın bu programa seçilmesinin uzun yıllardır sürdürülen doğayla uyumlu turizm anlayışının uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu belirtti ve bu başarının tüm Seferihisar’ın ortak emeği olduğunu ifade etti.” Uluslararası hedefler doğrultusunda ilerleme Sığacık için adaylık süreci bir başlangıç olarak görülüyor. Bölgenin uluslararası turizm sahnesinde kalıcı bir yer edinmesi amacıyla çalışmaların sürdürüleceği belirtiliyor. Bu adaylık, Sığacık’ın sürdürülebilir turizm, kültürel miras ve yerel kalkınma alanlarındaki güçlü konumunu küresel ölçekte görünür kılma potansiyeli taşıyor.

Marmaris’te 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması başladı Haber

Marmaris’te 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması başladı

Muğla'nın Marmaris ilçesinde, turizm sektörü temsilcileri, yatırımcılar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen "Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması" başladı. Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) tarafından, Siteler Mahallesi'ndeki bir otelde "İz Bırakmadan Değer Yaratmak-Onarıcı (Rejeneratif) Turizm Vizyonu" temasıyla gerçekleştirilen organizasyonun açılış resepsiyonunda, sürdürülebilir turizm stratejileri ele alındı. Resepsiyonda konuşan Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, turizmin tüm alanlarda iş birliği gerektiren stratejik bir konu olduğunu söyledi. Marmaris'in güvenliğini ve sektörün gelişimini önemsediklerini belirten Kaya, "Misafirlerimiz buraya mutlu olmaya geliyor. Biz de tüm kurumlarımızla bu mutluluğun tesisi için çalışıyoruz. 2026 yılında özlediğimiz ve beklediğimiz bir sezon geçirmeyi temenni ediyoruz." dedi. - "Turizm artık bir medeniyet dili" GETOB Başkanı Cengiz Aygün ise turizmin sadece ekonomik bir hareket değil, bir bölgenin dünyadaki itibar alanı ve medeniyet dili olduğunu ifade etti. Muğla'nın Akdeniz havzasındaki en güçlü turizm hafızalarından birine sahip olduğunu kaydeden Aygün, şu değerlendirmelerde bulundu: "Artık mesele daha çok turist ağırlamak değil; daha yüksek değer üreten ve yaşadığı coğrafyayı yormayan bir gelecek inşa etmektir. Yeni dönemin anahtar kavramı, iz bırakmadan değer yaratmaktır. Doğayı yormadan, kenti boğmadan ve kültürü aşındırmadan büyüyebilmek asıl başarıdır. Karya, bize güçlü destinasyonların sadece doğal güzellikle değil, taşıdıkları tarihsel anlamla büyüdüğünü hatırlatıyor." - Deniz çayırları ve sıfır atık vurgusu Açılış programı kapsamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demirak, "İnsanoğluna Sunulan Gizli Müttefik: Deniz Çayırları ve Sıfır Atık Yaklaşımıyla Geleceği Korumak" başlıklı bir sunum yaptı. Halk oyunları gösterisinin de sunulduğu organizasyon, yarın gerçekleştirilecek oturum ve panellerle sona erecek.

“Türk girişiminden turizme sürdürülebilirlik yazılımı” SÜRPO Haber

“Türk girişiminden turizme sürdürülebilirlik yazılımı” SÜRPO

Turizm sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının dijital ortamda yönetilmesini sağlayan SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Yazılımı, Türkiye’de geliştirildi ve sektörde kullanılmaya başlandı. GSTC sürdürülebilir turizm kriterlerinin uygulanmasını sağlayan yazılım, dünyada bu kapsamda geliştirilen ilk dijital uygulamalardan biri olarak biliniyor. TGA Standartlarına Uygun Türkiye’deki ICC Grup girişim grubunun yatırımıyla geliştirilen SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Uygulama Programı, GSTC (Global Sustainable Tourism Council) ve TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) standartlarına uygun bir yazılım olarak turizm sektörüne sunuldu. Yazılım, turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda yönetmesini, ölçmesini ve denetlenebilir hale getirmesini sağlıyor. GSTC Kriterleri Turizmde Yeni Dönem Başlattı Sürdürülebilir turizm uygulamaları dünya genelinde giderek daha fazla önem kazanırken yeşil dönüşüm, sıfır karbon, doğal kaynakların korunması ve sıfır atık gibi uygulamalar turizm sektöründe hızla yaygınlaşıyor. Bu kapsamda sürdürülebilir turizmin dünyadaki öncü kuruluşlarından GSTC, Birleşmiş Milletler iklim uygulamaları çerçevesinde turizm sektörüne yönelik geniş kapsamlı kriterler ve standartlar ortaya koyuyor. Sürdürülebilir turizm GSTC kriterleri özellikle konaklama tesisleri ve tur operatörlerini kapsayan geniş kapsamlı uygulamalar içerirken Türkiye’de bu sistem 2020 yılından itibaren uygulanmaya başladı. Sektörde bu kriterlerin daha etkin uygulanabilmesi amacıyla geliştirilen SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Programı, sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda yönetebilen bir yazılım olarak geliştirildi. Sistem; sıfır atık, sıfır karbon, atık yönetimi, personel yönetimi, tedarikçi yönetimi, iklim şartları yönetimi ve su verimliliği gibi sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda ölçülebilir ve denetlenebilir hale getiriyor. Turizm işletmeleri bu sistem sayesinde sürdürülebilirlik verilerini anlık olarak takip edebiliyor. Saruhan: SÜRPO’nun Patent ve Telif Hakları Alındı ICC Grup Genel Müdürü Seda Saruhan, SÜRPO yazılımının patent ve telif haklarının alındığını belirterek yazılımın Ankara’da GSTC ve TGA standartları konusunda uzman ekiplerle birlikte geliştirildiğini söyledi. Saruhan, yazılımın tamamen Türkiye’de geliştirildiğini ve mevzuat takip edilerek oluşturulduğunu ifade etti. SÜRPO’nun aynı zamanda GSTC üyesi ilk yazılım olarak kayıtlara geçtiğini de sözlerine ekledi. Turizmde Sürdürülebilirlik Takibi Artık Dijital SÜRPO yazılımı ekonomik ve dijital bir uygulama sistemi olarak turizm konaklama tesisleri ve tur operatörlerinin kullanımına sunuldu. Sistem, işletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarını düşük maliyetle takip edebilmesini sağlarken GSTC ve TGA’nın 2. ve 3. aşama sürdürülebilir turizm standartlarının dijital ortamda izlenmesine de olanak tanıyor. SÜRPO kullanımı sayesinde turizm işletmeleri sezonluk veya dönemsel faaliyetleri kapsamında sürdürülebilirlik standartlarına ait verileri canlı analiz edebiliyor. SÜRPO ile Karbon ve Enerji Verileri Anlık Takipte Dijital ortamda minimum maliyet ve sıfır kağıt kullanımı ile yürütülen sistemde su, enerji, atık ve karbon ayak izi gibi işletme verileri anlık olarak izlenebiliyor.Sistem aynı zamanda TGA ve GSTC sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için gerekli olan 2. ve 3. aşama denetim süreçlerinde de kullanılabiliyor ve uzaktan incelenebilir bir dijital altyapı sunuyor. Turizm Sektöründe Yaygınlaşıyor Türkiye’de bugüne kadar yaklaşık 230 turizm işletmesi SÜRPO programını kullanmaya başladı. Yazılım için Azerbaycan, Arnavutluk, Meksika, Hırvatistan, Dubai, Katar ve Endonezya’dan temsilcilik ve ülke işletmeciliği teklifleri alındığı ve görüşmelerin devam ettiği belirtildi. Sürdürülebilir turizm uygulamalarının dijitalleşmesiyle birlikte işletmelerin karbon ayak izini azaltarak daha verimli ve denetlenebilir bir sürdürülebilirlik yönetimi sağlayabileceği ifade edilirken SÜRPO yazılımının 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla turizm sektörünün kullanımına sunulduğu bildirildi. https://www.surpo.net/tr

Samsun, Atık Malzemeleri Sanata Dönüştüren Usta Öğreticiyle Tanışıyor Video Galeri

Samsun, Atık Malzemeleri Sanata Dönüştüren Usta Öğreticiyle Tanışıyor

Samsun'da el sanatları teknolojisi-kilim dokuma usta öğreticisi Selma Kavaklı, atık malzemeleri geri dönüştürerek kilim, çanta ve dekoratif ev ürünlerine dönüştürüyor. "Sıfır atık" felsefesini sanatla birleştiren Kavaklı, hem doğayı koruyor hem de geleneksel dokuma sanatını yaşatıyor. İlkadım ilçesi Saathane Meydanı yanında bulunan tarihi Taşhan'daki atölyesinde öğrencileriyle birlikte üretim yapan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Sanatçısı Selma Kavaklı, çöpe gidecek kumaş, poşet ve ipleri yeniden değerlendiriyor. Kavaklı, atık malzemeleri dönüştürürken insanların hayatlarına da dokunduklarını ifade etti. "Dünyamızın yaşanılabilir bir durumda olması için herkes elinden geleni yapıyor. Ben de mesleğimle bu konuda destek olmak istedim" diyen Selma Kavaklı, "Biz hiçbir şeyi atmıyoruz, her şeyi geri dönüştürebiliyoruz. Çöpe gidecek kıyafetleri yeniden kilime dönüştürüyoruz. Dokumalardan artan iplerle çantalar yapıyoruz. Atık poşetlerden çantalar, sepetler ve dekoratif ev ürünleri üretiyoruz. İnsanlar sıfır atık malzemelerini kendileri getiriyor, ben de evimden temin ediyorum. Hiçbir şeyi atmıyorum çünkü her şey dokunabilir. Bir sanatçı olarak her şeye ‘geri dönüştürülebilir' gözüyle bakıyorum" dedi. Kavaklı, sadece kumaş ve ipleri değil, mısır kabuklarını da değerlendirerek dekoratif ev ürünlerine dönüştürdüklerini belirterek, "Sıfır atığı dönüştürürken aslında hayatları da dönüştürüyoruz. Geri dönüşüm malzemelerini dönüştürerek, insanların hayatındaki bir anının devam etmesine vesile oluyoruz" diye konuştu. Kilim dokuma usta öğreticisi Selma Kavaklı ve öğrencileri, hem çevre bilincini artırıyor hem de el sanatlarını yeni nesillere aktarıyor.

Sıfır Atık İçin Gastronomide Yaratıcı ve Sürdürülebilir Adımlar Haber

Sıfır Atık İçin Gastronomide Yaratıcı ve Sürdürülebilir Adımlar

Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Gülsün Duran, tam anlamıyla sıfır atık uygulamalarının kısa vadede tüm işletmeler için zor olabileceğini ancak minimum atık hedefiyle başlamanın işletmeler büyük katkılar sağlayabileceğini kaydetti. Sıfır atık yaklaşımının temelinde kaynakların verimli kullanımı, geri dönüşüm ve yeniden kullanımın yer aldığını aktaran Duran, şöyle devam etti: "Yiyeceklerin tamamının değerlendirilmesi (örneğin sebze kabuklarının ya da et/tavuk kemiklerinin stok yapımında kullanılması), geri dönüştürülebilir ambalajların tercih edilmesi, organik atıkların kompost sistemleri aracılığıyla gübreye dönüştürülmesi, yerel ve mevsimsel ürünlerin kullanımı ile taşıma ve saklama kaynaklı israfın önlenmesi bu yaklaşıma örnek teşkil etmektedir." Duran, gastronomi öğrencileri ve restoranların sıfır atık bilinciyle önemli adımlar attığını vurguladı. Sıfır atık için gerçekleştirilen eylemlere değinen Duran, "Porsiyon kontrolü ve menü tasarımı, artan yiyeceklerin bağışlanması, kompost üretimi, sürdürülebilir tarım uygulamalarına destek verilmesi, gıda artıklarını değerlendirmeye yönelik derslerin müfredata eklenmesi ve sanal stok izleme sistemleriyle aşırı malzeme alımının önlenmesi gibi çeşitli stratejiler hayata geçirilmektedir." değerlendirmesini yaptı. Sebze ve meyveler en çok israf edilen grup Malzeme seçimi ve stok yönetiminin atık oluşumu üzerindeki etkisine de dikkati çeken Duran, "Doğru miktarda ve mevsiminde alışveriş yapmak, malzemelerin bozulmadan kullanılmasını sağlar. Stok yönetimi yazılımları, raf ömrü yaklaşan ürünleri ön plana çıkarır. İsrafı önlemek amacıyla paketli ürünlerden uzak durmak ve malzemelerin farklı şekillerde kullanılması önemlidir." ifadelerini kullandı. Duran, artan malzemelerle yaratıcı tarifler geliştirilerek sebze kabukları ve saplarıyla sebze suyu, bayat ekmekten "kruton" olarak bilinen kızarmış ekmek parçaları veya ekmek pudingi, meyve kabuklarıyla marmelat, sirke veya çay, arta kalan pilavla mücver veya dolma içi, balık kafasıyla balık çorbası yapılabileceğini kaydetti. Mutfaklarda en çok israf edilen ürün grubunun sebze ve meyveler olduğuna işaret eden Duran, "Hızlı bozulmaları, estetik kusurlar nedeniyle çöpe atılmaları veya doğru şekilde saklanmamaları nedeniyle israf ediliyorlar. Diğer yüksek israf grupları ise ekmek ve tahıllar, süt ve süt ürünleri, pişmiş yemeklerin tüketilmeyen porsiyonlarıdır." bilgisini verdi. Tüketici de sürecin parçası Tüketicilerin de bu sürece katkı sağlayabileceğinin altını çizen Duran, "Gereksinim kadar alışveriş yapmak, artık yemekleri yaratıcı bir biçimde kullanmak, son tüketim tarihlerini doğru okumak, kompost yapmak, restoranlarda porsiyonları küçültme veya paketleme talep etmek, gıda bağış etkinliklerine katılmak etkili yöntemlerdir." değerlendirmesini yaptı. Duran, "Kısa vadede bazı çözümler maliyetli gibi görünse de uzun vadede hammadde tüketimini azaltır, envanter kaybını engeller, enerji ve su kullanımında tasarruf sağlar, marka itibarını yükseltir. Çevreye duyarlı firmalara yönelik müşteri sadakati de artar." değerlendirmelerinde bulundu.

Limak Lara Otel, Gıda İsrafına Karşı Farkındalık Oluşturuyor Haber

Limak Lara Otel, Gıda İsrafına Karşı Farkındalık Oluşturuyor

Sürdürülebilirlik alanında öncü çalışmalara imza atan Limak International Hotels & Resorts bünyesindeki Limak Lara Otel, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Gıdanı Koru Kampanyası" kapsamında, iyi uygulama örnekleri arasına seçilen İklim Dostu Turuncu Bayrak ile ödüllendirildi. Bu proje, hem çalışanlar hem de misafirler arasında gıda israfını önleme ve iklim krizi konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. GIDA İSRAFINI ÖNLEME ÇALIŞMALARI Açık büfeden dönen ve misafirlerin tabaklarından çöpe giden yiyecekler tartılarak e-Turuncu online sisteme kaydediliyor ve bu veriler takip edilerek menü ve porsiyon düzenlemeleri yapılıyor. Misafirlerin severek tükettiği bir yemek veya şefin özel tarifi, açık büfede özel bir köşede "Gıda Dostu Yemeği" adıyla, Turuncu Bayrak görselleri eşliğinde sunularak iklim krizi ve gıda israfına dikkat çekiliyor. Tabağındaki tüm yiyecekleri bitiren misafirler, gıda israfına karşı duyarlılıklarından dolayı Türk kahvesi ikramı ile ödüllendiriliyor. ÇOCUKLAR İÇİN FARKINDALIK ETKİNLİKLERİ Limak Lara Otel, çocuk misafirlerini de unutmuyor. Çocuk Kulübü’nde, iklim kriziyle mücadele ve gıda israfını önleme temalı eğlenceli ve öğretici etkinlikler düzenlenerek küçük yaşlardan itibaren bilinçli tüketim alışkanlığı kazandırılıyor. SIFIR ATIK VE YEREL ÜRETİME DESTEK Türkiye’nin Sıfır Atık Belgeli ilk 5 yıldızlı oteli olan Limak Lara Otel, Sıfır Atık uygulamalarıyla üretim aşamasında oluşan gıda kaybını minimum seviyeye indiriyor. Ayrıca, yerel ve organik üretimi destekleyerek sürdürülebilir turizme katkı sağlıyor. Limak Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu konuyla ilgili olarak; ‘Turuncu Bayrak Kurucusu Ali Akgün ve İklim Dostu Elçisi Mine Ataman ile gıda israfını önleme ve iklim krizine dikkat çekme konusunda Turuncu Bayrak’ın kurulduğu ilk günden itibaren sürekli istişare halindeyiz. Turuncu Bayrak, “İklim Dostu Turizm Programı” ile yerli ve milli çalışma sürdürüyor. İklim Dostu Turuncu Bayrak ile bilinçli tüketim, sürdürülebilir tatil anlayışıyla kaynaklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. İklim Dostu Turuncu Bayrak’ı yurtiçinde ve yurtdışında tanıtma konusunda destek ve işbirliğimiz devam edecek.’ diye konuştu.

Türk Hava Yolları'ndan Çevreci Lüks Seyahat Seti Haber

Türk Hava Yolları'ndan Çevreci Lüks Seyahat Seti

İSTANBUL (İHA) - Türk Hava Yolları (THY), dünya çapında bir marka olarak yeniliklerine devam ediyor. Havayolu şirketi, business class yolcularına özel, tamamen geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmiş yeni bir seyahat seti konsepti tanıttı. Setler, ünlü Lanvin markasının en ikonik çantalarından ilham alınarak tasarlandı. Bu çantalar, yolculuk sonrasında da farklı amaçlarla kullanılabilecek şekilde özenle hazırlandı. Seyahat setleri, uçuş sırasında yolcuların konforunu artıracak doğal içeriklerle donatıldı. Kakao Tohumu Yağı, Shea Yağı, Zeytin Kabuğu Yağı ve Hindistan Cevizi Yağı içeren el ve vücut losyonları ile dudak balmı, yolculara uçuş boyunca optimal nemlendirme sağlayacak. KADIN VE ERKEK YOLCULARA ÖZEL SEÇENEKLER Setler, kadın yolcular için taba ve krem, erkek yolcular için kahverengi ve siyah renk seçenekleri sunuyor. Ayrıca, 5-8 saatlik dış hat uçuşlarında cüzdan şeklindeki özel çanta modelleri de servis ediliyor. Tüm ürünler, sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda geri dönüştürülmüş malzemelerden üretiliyor. Çevreye duyarlılık açısından dikkat çeken diğer özellikler arasında bambudan yapılmış diş fırçası, kağıt ambalajda sunulan kulak tıkaçları ve geri dönüştürülmüş malzemelerle üretilmiş göz bantları ve çoraplar bulunuyor. Bu yenilikler, doğal kaynakların kullanımını azaltırken, sıfır atık hedeflerini de destekliyor.

Bakan Kurum: “Sıfır Atık Projesi KKTC’de Hayata Geçecek” Haber

Bakan Kurum: “Sıfır Atık Projesi KKTC’de Hayata Geçecek”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği ziyarette önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, Türkiye’nin çevre ve iklim alanındaki projelerini KKTC'ye de taşıyacaklarını belirterek, "Sıfır Atık Projemizi de Kıbrıs'ta uygulayacağız. Burada depozito iade makinelerimizle atıkların ekonomiye kazandırılması anlayışla atıkların neredeyse tamamını dönüştürecek bir sistemi inşallah Kıbrıs'a kazandırmış olacağız" ifadelerini kullandı. Lefkoşa’da düzenlenen toplantıya KKTC’nin Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da katıldı. Bakan Kurum, Türkiye'nin KKTC'yi çeşitli alanlarda desteklediğini ve bu iş birliğini güçlendirmek için yeni projeleri uygulamaya koyacaklarını söyledi. Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların kaldırılması için her fırsatta mücadele ettiğini de vurguladı. KAMU ALTYAPISINI GELİŞTİRECEK YENİ PROJELER Bakan Kurum, KKTC’de devam eden TOKİ projelerine de değindi. Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi ve Cumhuriyet Meclisi inşaatının yıl sonuna kadar tamamlanacağını belirtti. Ayrıca, 2025 yılının Haziran ayına kadar tamamlanması planlanan Millet Bahçesi ile yüksek mahkeme ve kütüphane projelerinin de hayata geçirileceğini ifade etti. Kurum, bu projelerin KKTC halkına daha iyi bir yaşam alanı sunmak için tasarlandığını belirtti. SOSYAL KONUT TECRÜBESİ PAYLAŞILACAK Sosyal konut alanındaki tecrübelerini KKTC ile paylaşmak istediklerini söyleyen Bakan Kurum, tapu ve kadastro süreçlerinde dijitalleşme adımları atacaklarını ve vatandaşların işlemlerini hızlandırarak kolaylaştıracak bir sistem geliştirdiklerini aktardı. Kurum, coğrafi bilgi sisteminin KKTC’de kurulması için iş birliği protokolü imzaladıklarını ve bu sistemin kamu kurumlarına daha hızlı karar alma imkanı sunacağını ifade etti. Bu iş birliği ile yerel yönetimlerin hizmetlerini daha verimli sunabileceğine dikkat çekti. KKTC'YE SIFIR ATIK VE DEPOZİTO SİSTEMİ GELECEK İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ise Türkiye’nin KKTC’ye destek sağlayacağını belirten Kurum, evsel atıkların depolanması ve bertaraf edilmesi için teknik ve maddi yardımlar yapılacağını açıkladı. Bakan, KKTC’nin her köşesinde sürdürülebilir kalkınma sağlama hedefinde olduklarını vurguladı ve "Tüm bu projelerle birlikte aslında kendi ayakları üzerinde duran, üreten, kalkınan KKTC için geçmişten bu yana her türlü desteği kardeşleri olarak verdik. Vermeye inşallah devam edeceğiz" dedi. Toplantının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı arasında, çevre, şehircilik ve coğrafi bilgi sistemleri alanlarında çeşitli protokoller imzalandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.