Hava Durumu

#Otomobil

TOURISMJOURNAL - Otomobil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomobil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TBMM’den karar: %40+ ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı Haber

TBMM’den karar: %40+ ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, engelli bireylerin ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) muafiyetiyle araç alımına ilişkin düzenlemeyi perşembe günü kabul etti. Kabul edilen değişiklikle birlikte, ortopedik engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayan ve engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan bireyler de belirli koşulları sağlamaları halinde ÖTV'siz araç alım hakkından yararlanabilecek. TBMM Genel Kurulu'nda Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında üç madde daha kabul edildi ve kanuna yeni bir madde eklendi. Kabul edilen düzenlemeyle, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda değişikliğe gidildi. Buna göre engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan, ortopedik engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayacağına karar verilen bireyler, kanun kapsamındaki taşıtları ilk alımda 10 yılda bir kez olmak üzere ÖTV muafiyetiyle satın alabilecek. Düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda ekonomiye ilişkin hükümler de içeren kanun teklifinin görüşmeleri sırasında kabul edildi. Genel Kurul'da verilen önergeyle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda teklife yeni bir madde eklendi. Böylece daha önce tartışma konusu olan bir alan için yeni yasal çerçeve oluşturulmuş oldu. Yapılan değişiklikle Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamındaki taşıtların ilk alımında, ilgili şartları taşıyan kişilere 10 yılda bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV istisnası uygulanacak. Bu hak, özellikle ortopedik engeli bulunmasına rağmen engeli nedeniyle sürücü belgesi alamadığı için mevcut uygulamadan yararlanamayan kişileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Türkiye'de halihazırda yüzde 90 ve üzeri engellilik oranına sahip bireyler, belirlenen fiyat sınırları dahilinde ÖTV ödemeden araç satın alabiliyor. Daha düşük engellilik oranlarında ise araçta özel tertibat şartı aranıyor. Yeni düzenleme, bu çerçeveyi değiştirerek, ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan yüzde 40 ve üzeri engelli bireylerin de muafiyet kapsamına alınmasını öngörüyor. Önceki uygulamada motor silindir hacmi de belirleyici kriterler arasında yer alırken, yeni çerçevede araçların vergiler dahil satış bedeli ile yerlilik oranı esas alınıyor. 2 milyon 873 bin 900 lira altındaki araçlar ÖTV ve MTV muafiyetiyle satın alınabilecek araçlara ilişkin mali sınırlar da geçerliliğini koruyor. Buna göre 1 Ocak 2026 itibarıyla bu kapsamda alınabilecek otomobillerin, motor silindir hacmine bakılmaksızın vergiler dahil toplam satış bedelinin 2 milyon 873 bin 900 liranın altında olması gerekiyor. Düzenleme kapsamında satın alınan araçların belirli bir süre boyunca satılamaması da mevcut sistemin önemli unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Bu süre dolmadan satış yapılması halinde, muafiyet kapsamında ödenmeyen ÖTV'nin tahsil edilmesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle araç alımında hak sahiplerinin yalnızca fiyat ve model kriterlerini değil, satış kısıtlamalarını da dikkate alması gerekiyor. 'Yerlilik' şartı Son düzenlemeyle birlikte ÖTV'siz araç satışlarında, aracın en az yüzde 40 yerlilik şartını karşılaması da aranıyor. Yerlilik oranı şartı ve fiyat sınırı nedeniyle ÖTV muafiyeti kapsamında alınabilecek model sayısı da belirli araçlarla sınırlı kalıyor. Başta yerli araç Togg olmak üzere, Türkiye'de montajı yapılan markalardan olan Fiat, Renault, Toyota, Hyundai gibi markaların ekonomik modelleri bu araçlar arasında yer alıyor. Emeklilere ÖTV'siz araç hakkı geliyor mu? Bazı haberlerde emeklilere yönelik ÖTV'siz araç düzenlemesinin yasalaştığı öne sürülse de, teklif henüz Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmiş değil. CHP Kocaeli Milletvekili Kamil Durmaz tarafından hazırlanan teklif, 27 Şubat'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bu nedenle söz konusu düzenleme şu aşamada yürürlüğe girmiş değil. Teklifin yasalaşabilmesi için önce Genel Kurul'da kabul edilmesi, ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi gerekiyor. Teklifin kabul edilmesi halinde ise düzenleme tüm emeklileri kapsamayacak. Teklif metninde yer alan çerçeve, belirli statüdeki hak sahipleriyle sınırlı tutuluyor. Buna göre teklif, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamındaki esnaf ve sanatkârlar ile Bağ-Kur kapsamında yaşlılık aylığı alanları kapsıyor. Teklif metninde kapsam, tüm emekliler yerine bu gruplarla sınırlandırılıyor. Teklif kabul edilirse başvuru şartları nasıl olacak? Teklife göre bu hakkın, emeklilik tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılması öngörülüyor. Düzenlemeden yararlanabilecek kişiler için bu imkânın bir defaya mahsus tanınması planlanıyor. Alınacak aracın binek otomobil olması, ticari araçların ise kapsam dışında tutulması öngörülüyor. Ayrıca ÖTV'siz alınan aracın satın alma tarihinden itibaren beş yıl boyunca satılamaması, devredilememesi ya da üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulamaması planlanıyor. Bu süre dolmadan aracın elden çıkarılması halinde, ödenmeyen ÖTV'nin gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesi gündeme gelebilecek. Ayrıca teklifte, deprem, sel, kaza ya da yangın gibi nedenlerle aracın kullanılamaz hale gelmesi durumunda yeniden hak tanınabileceği belirtiliyor. Teklif, 2 Mart 2026 itibarıyla TBMM'de üç ayrı komisyonda bekliyor. Esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilen teklif, tali komisyon olarak ise Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda bulunuyor. Önceki uygulamada şartlar nasıldı? ÖTV’siz araç alımında önceki uygulama daha dar bir çerçeveye dayanıyordu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın rehberine göre, engellilik oranı yüzde 90 ve üzeri olanlar belirlenen parasal sınır içindeki araçları ÖTV istisnasıyla alabiliyordu. Engel oranı yüzde 90’ın altında kalanlar için ise istisna, kişinin engeline uygun hareket ettirici özel tertibatlı araç alması ve buna ilişkin sağlık kurulu raporu ile diğer teknik şartları karşılaması halinde uygulanıyordu. Bu araçlar için istisnadan yararlananlar da aracı belirli süre dolmadan sattığında ödenmeyen vergiyle karşı karşıya kalabiliyordu. Eski sistemde teknik ölçütler de daha belirgindi. Önceki rehberlerde, binek otomobiller için motor silindir hacmi sınırı önemli bir kriter olarak yer alırken, yeni çerçevede bu yaklaşım büyük ölçüde terk edildi. Gelir İdaresi’nin 2025 rehberi ve 2025 faaliyet raporunda, istisna kapsamındaki araçlarda motor hacminden çok vergiler dahil bedel sınırı, yerli katkı oranı ve yararlanma süresinin öne çıktığı görülüyor. Buna göre son dönemde yapılan değişikliklerle istisnada beş yıllık süre 10 yıla çıkarılırken, araçlarda en az yüzde 40 yerli katkı şartı da getirildi.

Antalya'da Sahilde Yağmur, Alacabel'de Kar Keyfi Haber

Antalya'da Sahilde Yağmur, Alacabel'de Kar Keyfi

Antalya'nın sahil bölgelerinde yağmur yağarken, Toros Dağları'nın zirvesindeki Alacabel kar yağışıyla beyaza büründü. Yüzlerce Manavgatlı, hafta sonunu kar eğlencesi yaparak geçirmek için bölgeye akın etti. Antalya-Konya bağlantısını sağlayan Akseki-Seydişehir karayolu üzerinde, bin 825 metre yükseklikte yer alan Alacabel, son günlerde düşen karın ardından ziyaretçi akınına uğradı. Açık havanın tadını çıkarmak isteyen her yaştan vatandaş, kar eğlencesi için hafta sonunu Alacabel'de geçirdi. Bir Saatlik Yolculukla Kış Manzarası Manavgat'tan yaklaşık bir saatlik araç yolculuğu yapan vatandaşlar, Toros zirvesinde kış manzarasıyla buluştu. Aileler çocuklarıyla karda oynadı, gençler kızak ve poşetlerle kaydı, pek çok ziyaretçi kardan adam yaparak anı fotoğrafları çekti. Zirvede mangal yakıp semaver kuranlar da oldu ve Alacabel adeta açık hava piknik alanına dönüştü. "Burası Bizim Uludağ'ımız" Kar eğlencesi için Alacabel'e gelen Manavgatlılar, bölgenin kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Vatandaşlar şunları söyledi: "Ne zaman kar yağsa bir saat içinde buraya geliyoruz. Herkes Uludağ'a giderken biz Alacabel'e geliyoruz. Burası Torosların Uludağ'ı. Kış aylarında Manavgatlıların pazar günü kaçamak yaptığı tek yer burası. Yörükler diyarı olan Alacabel'in doğal güzelliği bambaşka." Bazı sürücüler, otomobil ve kamyonetleriyle karla kaplı geniş arazide drift yaparak eğlenceli anlar yaşadı. "Yazın Deniz, Kışın Kar" Ailesiyle Manavgat'tan Alacabel'e gelen Serkan Poyraz, mevsimlik farklı güzellikleri deneyimlediklerini belirterek şöyle konuştu: "Yazın Manavgat'ta denizin keyfini çıkarıyoruz, kışın ise Alacabel'e gelerek karın tadını çıkarıyoruz. Mangalımızı yakıyoruz, çayımızı demliyoruz, çocuklarla kardan adam yapıp kayıyoruz. Burası bizim vazgeçilmezimiz. Yazın ise Yörükler diyarı olarak bambaşka bir güzelliğe bürünüyor." Hafta sonu yoğun ilgi gören Alacabel'de kartpostallık manzaralar oluşurken, Toros zirvesi Manavgatlıların kış mevsimindeki favori buluşma noktası olmaya devam ediyor.

Otomotivde Üretim Azaldı, İhracat Yükseldi Haber

Otomotivde Üretim Azaldı, İhracat Yükseldi

Türkiye otomotiv sektörüne dair Ocak ayı verilerini paylaşan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), üretim, ihracat ve pazar hareketlerini gözler önüne serdi. Ocakta toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 azalarak 105 bin 397 adet olarak kaydedildi. Otomobil üretimi yüzde 1 artışla 67 bin 795'e ulaşırken, traktör dâhil toplam üretim 108 bin 21 oldu. Ticari araç üretimi yüzde 9 gerilerken, ağır ticari araç üretimi yüzde 51, hafif ticari araç üretimi ise yüzde 3 düştü. Sanayinin genel kapasite kullanım oranı yüzde 58 olarak hesaplandı. Hafif araçlarda bu oran yüzde 60, kamyon grubunda yüzde 23, otobüs-midibüs grubunda yüzde 43 ve traktörde yüzde 42 olarak kaydedildi. İHRACATTA YÜKSELİŞ DEVAM EDİYOR Otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 4 artarak 78 bin 191'e çıktı. Otomobil ihracatı yüzde 7 büyürken, ticari araç ihracatı yüzde 1 düşüş gösterdi. Traktör ihracatı ise yüzde 54 azalarak 739 adet oldu. Sektör, yüzde 16'lık payla Türkiye ihracatında lider konumunu korudu. Toplam ihracat, 2,95 milyar dolara yükselirken, euro bazında yüzde 5 artışla 2,7 milyar euro olarak kaydedildi. Ana sanayi ihracatı yüzde 2,8, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 7,4 artış gösterdi. SATIŞLARDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Ocakta otomotiv pazarı yüzde 15 daralarak 70 bin 412 adede geriledi. Otomobil satışları yüzde 13 düşüşle 55 bin 944'e indi. Ticari araç pazarı genelinde yüzde 22'lik bir küçülme yaşanırken, ağır ticari araç satışları yüzde 38, hafif ticari araç satışları ise yüzde 19 azaldı. Yerli otomobil satışlarının toplam pazar payı yüzde 33 olurken, hafif ticari araçlarda bu oran yüzde 25 seviyesinde görüldü.

Trafiğe Kaydedilen Taşıt Sayısı Yüzde 13,5 Arttı Haber

Trafiğe Kaydedilen Taşıt Sayısı Yüzde 13,5 Arttı

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024'te trafiğe kaydedilen taşıt sayısı önceki yıla kıyasla yüzde 13,5 artarak 2 milyon 598 bin 816’ya ulaştı. Aynı dönemde, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı ise yüzde 15,6 artışla 36 bin 657 olarak kaydedildi. Böylelikle Ocak-Aralık döneminde trafikteki taşıt sayısı 2 milyon 562 bin 159 arttı. ARALIK AYINDA 239 BİN TAŞIT TRAFİĞE KAYDEDİLDİ 2024 Aralık ayında trafiğe kaydedilen taşıtların yüzde 45,5’i otomobil, yüzde 39,6’sı motosiklet, yüzde 9’u kamyonet, yüzde 3’ü traktör, yüzde 1,7’si kamyon, yüzde 0,8’i minibüs, yüzde 0,3’ü otobüs ve yüzde 0,1’i özel amaçlı taşıtlar olarak kayıtlara geçti. TRAFİK KAYITLARINDA AYLIK VE YILLIK ARTIŞ Aralık ayında trafiğe kaydedilen taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 26,5, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 19,9 arttı. Yıllık artış oranları minibüs için yüzde 101,9, kamyon için yüzde 69 ve motosiklet için yüzde 23,9 olarak hesaplandı. Buna karşın traktör ve özel amaçlı taşıt kayıtlarında düşüş yaşandı. TRAFİKTEKİ TAŞIT SAYISI 31 MİLYONU AŞTI Aralık sonu itibarıyla Türkiye genelinde trafikte kayıtlı taşıt sayısı 31 milyon 301 bin 389’a ulaştı. Bu taşıtların yüzde 51,9’u otomobil, yüzde 20’si motosiklet, yüzde 15’i kamyonet, yüzde 7,2’si traktör ve geri kalanı diğer taşıtlardan oluşuyor. DEVİR İŞLEMLERİNDE OTOMOBİLLER İLK SIRADA Aralık ayında toplam 985 bin 633 taşıt el değiştirdi. Devir işlemlerinin yüzde 68,4’ü otomobil, yüzde 15,5’i kamyonet ve yüzde 7,3’ü motosiklet olarak gerçekleşti. BENZİNLİ ARAÇLAR TERCİH EDİLDİ Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydedilen 1 milyon 14 bin 830 otomobilin yüzde 60,8’i benzinli araçlardan oluştu. Aynı dönemde hibrit ve elektrikli otomobiller de yüzde 27’nin üzerinde bir paya sahip oldu. Aralık ayı itibarıyla trafikteki toplam otomobillerin yüzde 34,1’i dizel, yüzde 31,9’u LPG’li ve yüzde 30,2’si benzinli araçlar.

Elektrikli Araç Pazarında Büyüme Hız Kesmeden Devam Ediyor Haber

Elektrikli Araç Pazarında Büyüme Hız Kesmeden Devam Ediyor

Peugeot Türkiye Genel Müdürü Gupse Kaplan, markanın yeni 5008 ve tamamen elektrikli E-5008 modellerinin lansmanı sonrası elektrikli araç pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araçların pazar payının halen düşük olduğunu ancak hızla arttığını belirten Kaplan, 2024'te toplam araç pazarında 1 milyonun üzerinde satış beklediklerini söyledi. Kaplan, Avrupa’da Peugeot’nun en geniş elektrikli araç ürün gamına sahip marka olduğunu ve Türkiye’de de benzer bir pozisyonu hedeflediklerini ifade ederek, "208 ve 2008 modellerimizin elektrikli versiyonlarıyla B segmentinde lider konumdayız. Bu yıl C ve D segmentlerinde 5 yeni modelin lansmanını gerçekleştirdik ve yine elektrikli hafif ticari araçlar ailemizle de hafif ticari araçlarda elektrikli kategorisinde de lider konumdayız. Şüphesiz, Türkiye'nin de dahil olduğu global ülkelerde hibrit teknolojisi bu elektrikli dönüşümünde çok önemli rol oynayacak. Hem verimlilikle hem konforuyla hem sürüş keyfiyle hibrit teknolojisinin satış performansımızı artıracağına yürekten inanıyoruz" dedi. Gupse Kaplan, "Bu sene ülkemizdeki satışlarımızın yaklaşık yüzde 8'i elektrikli araçlardan gelecek, bunu planlıyoruz. Baktığınızda yüzde 8 belki düşük bir oran gibi geliyor ama geçtiğimiz yıl oranın yüzde 1 olduğunu düşünürsek, bunun Peugeot markası için ne kadar hızlı bir ivmelenme olduğunu çok daha iyi görmek mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. "ELEKTRİKLİ ARAÇ PAZARI HIZLA BÜYÜYOR" Kaplan, bu yıl Türkiye’de 100-110 bin adet elektrikli araç satışı beklendiğini ve toplam pazarın yüzde 10’unu oluşturacağını öngördüklerini paylaştı. Özellikle binek araç segmentinde yüzde 10’u aşan bir büyüme trendinin 2023’ün son aylarında görüldüğünü ve bu trendin bu yıl içinde de devam edeceğine inandıklarını belirtti. Peugeot’nun filo ve perakende dengesine değinen Kaplan, satışlarının yüzde 85’inin perakende, yüzde 15’inin ise filo satışlarından oluştuğunu ifade etti. Kasım ayında ise 100 binin üzerinde bir pazar beklendiğini söyledi. Peugeot satışlarının büyük çoğunluğunun nakit alımlarla yapıldığına da dikkat çekti. ÇİNLİ MARKALARLA REKABET Kaplan, Çinli markalara verilen sübvansiyonların pazar dinamiklerini etkileyebileceğini belirtti. Rekabeti olumlu karşıladıklarını ifade eden Kaplan, Peugeot’nun fiyat rekabetinden çok otomobillerinin özellikleriyle müşteri beklentilerini karşılamayı önceliklendirdiğini vurguladı. Markanın, ana akım markalar arasında üst sınıfa konumlanmış bir pozisyon aldığını belirtti. Son olarak, Türkiye’de pazarın artık 1 milyon bandına oturduğunu ve bu seviyenin normalleştiğini düşündüklerini ifade eden Kaplan, 2025 için hedeflerini şekillendirmek için henüz erken olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.