Hava Durumu

#Kriz

TOURISMJOURNAL - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu krizi havacılığı vurdu, milyonlarca yolcu etkilendi Haber

Orta Doğu krizi havacılığı vurdu, milyonlarca yolcu etkilendi

Orta Doğu’da başlayan çatışma, küresel havacılık sektöründe büyük bir şok etkisi yarattı. Bölgedeki havayolu şirketleri ve aktarma merkezleri, uçuş iptalleri, kapasite kesintileri ve bağlantı kayıpları nedeniyle ciddi şekilde etkilendi. Cirium’un verilerine göre, Orta Doğu merkezli havayolları, dünya havacılığında kritik bir köprü görevi görüyor. Emirates, Avrupa–Asya yolcu trafiğinin %13’ünden fazlasını, Avrupa–Avustralya hattının ise %31’ini taşıyor. Qatar Airways ve Etihad Airways ile birlikte bu yoğunluk, kriz anında küresel bağlantının zayıflamasına yol açtı. İlk haftalarda 5 milyon yolcu mağdur oldu Çatışmanın ilk haftalarında yaklaşık 5 milyon yolcu, iptal edilen uçuşlar nedeniyle seyahat planlarını değiştirmek zorunda kaldı. Bu durum, hem turizm hem de iş seyahatleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. İlk günlerde şok: İptaller %65’i aştı 28 Şubat’ta uçuşların %37’si iptal edildi İlk günlerde bu oran %65’in üzerine çıktı Günlük 2.300’den fazla uçuş gerçekleştirilemedi Bu tablo, bölgedeki uçuşların yarıdan fazlasının durduğunu ortaya koydu. Kademeli toparlanma başladı Mart ortasından itibaren kısmi normalleşme süreci başladı: İptaller %20–30 bandına geriledi Nisan başında %10 seviyesine düştü Günlük iptaller 250’nin altına indi Ancak uzmanlara göre bu durum tam toparlanma anlamına gelmiyor. Havalimanları arasında büyük farklar Krizin etkisi havalimanlarına göre sert şekilde ayrıştı: Dubai Uluslararası Havalimanı ve Abu Dabi Uluslararası Havalimanı yaklaşık %50 etki Hamad Uluslararası Havalimanı yaklaşık %80 etki Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı yaklaşık %86 etki Özellikle Tel Aviv’deki yüksek oran, güvenlik tehdidinin doğrudan hissedildiğini gösterdi. Uluslararası havayolları uçuşları durdurdu Birçok büyük havayolu şirketi bölgeye uçuşlarını askıya aldı: Delta Air Lines United Airlines American Airlines Air Canada Avrupa’dan Türk Hava Yolları, British Airways ve Lufthansa ise sınırlı operasyonlarını sürdürdü. Dev kapasite kesintisi: 5,4 milyon koltuk silindi Üç büyük Körfez havayolu şirketi (Emirates, Qatar Airways ve Etihad), çatışma öncesi programa kıyasla Nisan ayı kapasitelerini önemli ölçüde azalttı. Toplamda, yalnızca Nisan ayı için 5,4 milyondan fazla koltuk ve 18.000’den fazla uçuş iptal ettiler. Bu eğilimin yakın vadede devam etmesi muhtemel. Bazı hatlarda kesintiler dikkat çekti: Dubai – Singapur: %15–25 azalma Doha – Bangkok: %20–35 azalma Abu Dabi – Sidney: %30–40 azalma Belirsizlik Devam Ediyor Uzmanlar, bölgedeki uçuşların tamamen normale dönmesinin kısa vadede zor olduğunu vurguluyor. Sürecin seyri, büyük ölçüde güvenlik koşulları ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacak. Küresel etki kaçınılmaz Orta Doğu’daki kriz, yalnızca bölgesel değil, küresel havacılık sistemini etkileyen bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Havayolu şirketleri ve yolcular için risk, maliyet ve belirsizlik artmaya devam ediyor.

İran savaşı Dubai turizmini vurdu: %80 düşüş Haber

İran savaşı Dubai turizmini vurdu: %80 düşüş

İran savaşının ne kadar süreceği belirsizliğini korurken çatışmalardan en çok etkilenen yerler arasında Dubai var. Savaşın etkisiyle güvenlik endişesi artınca, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelen saldırılar turistlerin ayrılmasına neden oldu. Bir zamanlar turistlerle dolup taşan Dubai, şimdi ise boş masalar ve sessiz sokaklarla gündemde. 2025 yılında 19,6 milyon turist ağırlayan kentte ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, turizmi adım adım durma noktasına getirdi. BBC’nin haberine göre, restoran ve eğlence sektöründe gelirler yüzde 50’nin altına geriledi. Turistlere bağımlı işletmelerde ise bu kayıp yüzde 80’e kadar ulaştı. Restoran sahipleri ise maaş kesintisi ya da işten çıkarmaya kadar gidiyor. Kriz sadece restoranlarla sınırlı değil; oteller, havayolları ve seyahat acenteleri de büyük darbe aldı. Dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olan Dubai Uluslararası Havalimanı’nda binlerce uçuş iptal edildi. On binlerce turist tahliye edildi. Otellerde doluluk oranları yüzde 15’e kadar düştü. Bazı tesisler geçici olarak kapatıldı. Fiyatlar ise yarıya indirildi. Uzmanlar, savaşın kısa sürede sona ermesi halinde hızlı bir toparlanma olabileceğini belirtiyor. Çatışmanın uzaması durumunda yaz sezonunun tamamen kaybedilebileceği ifade ediliyor. Dubai yönetimi ise ekonomiyi desteklemek için harekete geçti; işletmelere yüz milyonlarca dolarlık destek paketi açıklandı.

BBC: Dubai turizminde bir ayda %80 düşüş Haber

BBC: Dubai turizminde bir ayda %80 düşüş

2025 yılında 19,59 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan Dubai, dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı, ziyaretçi sayıları üzerinde yıkıcı bir etki yarattı ve yerel işletmeler zor durumda kaldı. Normalde akşam saatlerinde restoranların dolup taştığı şehirde, son bir ayda birçok masa boş kaldı. BBC'nin haberine göre Dubai’de 2014 yılında ilk restoranını açan Natasha Sideris, son 10 yılda Tashas grubunu 14 şubeye ve 1000’den fazla çalışana ulaştırdı, savaşın etkisi işletmeler üzerinde ağır oldu. Sideris, restoranlarının gelirlerinin yüzde 50’den fazla düştüğünü, turiste bağımlı şubelerde ise bu düşüşün yüzde 70-80 seviyesine ulaştığını söyledi. Kriz nedeniyle tüm çalışanların maaşları yüzde 30 oranında kesildi. “Mevcut durum acımasız” diyen Sideris, “Ya çalışanların yüzde 30’unu işten çıkaracaktım ya da maaşları düşürecektim. Şimdilik ikinci seçeneği tercih ettim” ifadelerini kullandı. Sektör genelinde kriz derinleşiyor Dubai genelinde restoran sektörü benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldı. Bir restoran zincirinin üst düzey yöneticisi, müşteri sayısının normalin sadece yüzde 15-20’sine düştüğünü ve çalışanların yarısından fazlasının ücretsiz izne çıkarıldığını söyledi ve şöyle dedi: “Başka seçeneğimiz yok. Bazı şubeleri geçici olarak kapattık, diğerleri minimum personelle çalışıyor” Turizm ekosistemi genelinde çöküş Kriz sadece restoranlarla sınırlı kalmadı. Oteller, seyahat acenteleri, ulaşım şirketleri ve havayolları da ciddi darbe aldı. Son 20 yılda dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden biri haline gelen Dubai’de savaşın başlamasıyla bu büyüme ivmesi kesildi. Saldırılar ve güvenlik endişesi turizmi vurdu ABD ve İsrail saldırılarının ardından İran’ın karşılık vermesiyle Birleşik Arap Emirlikleri de hedef haline geldi. Yetkililere göre ülkeye 2400’den fazla füze ve insansız hava aracı yöneltildi. Bunların yüzde 90’dan fazlası imha edildi. Bazı füze parçaları Dubai’de konutlar, oteller ve havaalanı dahil olmak üzere çeşitli bölgelere düştü. Palm Jumeirah’daki Fairmont oteline düşen parçaların görüntüleri sosyal medyada geniş yer buldu. Yetkililere göre şu ana kadar ülkede 11 kişi hayatını kaybetti, 185’ten fazla kişi yaralandı. Hava trafiği aksadı, turistler tahliye edildi 28 Şubat’ta başlayan çatışma hava ulaşımını da sekteye uğrattı. İlk haftalarda on binlerce turist mahsur kaldı ve özel uçuşlarla tahliye edildi. Binlerce uçuş iptal edildi. Dünyanın en yoğun uluslararası havalimanı olan Dubai Uluslararası Havalimanı geçen yıl 95,2 milyon yolcuya hizmet vermişti. Emirates havayolu sınırlı uçuşlarla operasyonlarını sürdürmeye çalışıyor. Otellerde doluluk oranı yüzde 15’e düştü Turist sayısındaki sert düşüş, otel doluluk oranlarını da vurdu. Wego şirketinden Mamoun Hmiden’e göre, savaş sonrası haftalarda doluluk oranları yılın bu dönemine göre yüzde 15-20 seviyesine geriledi. Oteller, özellikle bayram döneminde fiyatları ciddi şekilde düşürdü. Palm Jumeirah’daki lüks otellerde fiyatlar yarıya kadar indirildi. Konaklama sektörü küçülmeye gidiyor Bazı otel zincirleri, maliyetleri düşürmek için tesislerin bir kısmını geçici olarak kapattı. Bir otel yöneticisi, bazı tesislerde doluluk oranının tek hanelere düştüğünü belirterek “Birkaç hafta kapatıp durumu yeniden değerlendirmek daha mantıklı” dedi. İş seyahatleri de darbe aldı. Konferans ve etkinliklerin iptal edilmesi nedeniyle iş otellerinde de doluluk oranları rekor seviyede düştü. Kısa dönem kiralamalarda da iptaller arttı Pandemi sonrası hızla büyüyen turizm sektörü, bu kez arz fazlası ile karşı karşıya kaldı. AirDNA verilerine göre savaşın ilk ayında, 28 Şubat ile 29 Mart arasında Birleşik Arap Emirlikleri genelinde 226 bin 500’den fazla kısa dönem rezervasyon iptal edildi. Çalışanlar ücretsiz izne çıkarıldı Kriz, sektörün bel kemiğini oluşturan göçmen iş gücünü de etkiledi. Birçok çalışan ücretsiz izne çıkarıldı veya çalışma saatleri azaltıldı. Lüks bir restoranda çalışan Güney Asyalı bir garson, “Kendimizi tekrar pandemi dönemine dönmüş gibi hissediyoruz. İşimizi kaybetme korkusu var” dedi. Bazı oteller işten çıkarmalara başladı. İnsan hakları kuruluşları, birçok göçmen işçinin zaten borçlu ve kırılgan durumda olduğunu belirtiyor. Bölgesel turizm de darbe aldı Oxford Economics’e bağlı Tourism Economics verilerine göre, savaşın süresine bağlı olarak Orta Doğu’ya bu yıl 23 ila 38 milyon daha az turist gelebilir. Ziyaretçi harcamalarında 34 milyar ila 56 milyar dolar arasında kayıp yaşanabileceği tahmin ediliyor. Toparlanma savaşın süresine bağlı Uzmanlar, savaşın kısa sürede sona ermesi halinde hızlı bir toparlanma olabileceğini belirtiyor. Çatışmanın uzaması durumunda yaz sezonunun tamamen kaybedilebileceği ifade ediliyor. Dubai yönetimi, önümüzdeki 3-6 ay için işletmelere 272,26 milyon dolarlık destek paketi açıkladı. Otellere bazı vergileri erteleme imkanı tanındı.

Uçak yakıtındaki kriz ucuz seferleri vurabilir Haber

Uçak yakıtındaki kriz ucuz seferleri vurabilir

Ortadoğu’da son bir ayda tırmanan askeri gerilim, küresel havacılık sektörünü derinden sarstı. Hürmüz Boğazı’nın fiilen geçişe kapanmasıyla birlikte jet yakıtında ciddi arz sıkıntısı yaşanırken, artan maliyetler doğrudan yolcu biletlerine yansımaya başladı. Yakıt Fiyatlarında Sert Artış Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre, kriz öncesinde varil başına 85–90 dolar seviyesinde olan jet yakıtı fiyatı, bazı bölgelerde 200 dolara kadar yükseldi. Özellikle Asya ve Avrupa’da, Körfez kaynaklı yakıta bağımlılık nedeniyle artış daha sert hissediliyor. Singapur’da Jet A-1 fiyatı 230 dolara çıkarak Şubat ayına göre %135 artış gösterdi. Havayolları Zam Kararları Alıyor Artan maliyet baskısı altında kalan havayolu şirketleri, bilet fiyatlarını hızla yukarı çekmeye başladı: United Airlines: CEO Scott Kirby, son günlerde bilet fiyatlarının %15–20 arttığını açıkladı. Lufthansa ve Air France-KLM: Yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle kalıcı zam sinyali verdi. Qantas ve Air New Zealand: Bölgesel enerji piyasalarındaki dalgalanmayı gerekçe göstererek fiyatları artırdı. Düşük maliyetli taşıyıcılar da krizden ağır etkileniyor. Jeju Air, T'way Air ve VietJet Air gibi şirketlerde bazı hatlarda fiyat artışları %70’e ulaştı. Ayrıca Malaysia Airlines, All Nippon Airways ve China Southern Airlines gibi taşıyıcılar, uçuş mesafesine göre 5 ila 380 dolar arasında değişen ek yakıt ücretleri uygulamaya başladı. Uçuşlar Uzadı, Maliyetler Katlandı İran ve Körfez bölgesindeki hava sahalarının kapanması veya kısıtlanması, Avrupa-Asya uçuşlarını ciddi şekilde uzattı. Alternatif rotalar nedeniyle uçuş süreleri saatlerce artarken, yakıt tüketimi ve operasyonel maliyetler de yükseldi. Yaz Dönemi İçin Uyarı Uzmanlara göre kriz kısa sürede sona erse bile, yakıt fiyatlarındaki gecikmeli etki nedeniyle yüksek bilet fiyatları 2026 sonbaharına kadar devam edebilir. Sektör temsilcileri, uygun fiyatlı bilet bulma döneminin büyük ölçüde kapandığını belirterek yolculara “erken rezervasyon” uyarısı yapıyor.

2026'da Turizm Rüzgarı, Güvenlik ve Kalite Odaklı Esecek Haber

2026'da Turizm Rüzgarı, Güvenlik ve Kalite Odaklı Esecek

POYD Bodrum Temsilcisi ve Doria Hotel Bodrum Genel Müdürü Yiğit Girgin, Türkiye'nin çevresinde bir biri ardına yaşanan savaşların 'Türkiye, turizmde güvenli liman' algısını yaratsa da rehavete kapılmamak gerektiğini söyledi. 2026 yılını sadece savaş ekseninde okumanın eksik olacağını belirten Girgin, asıl belirleyici olanın gerçekçi ve hızlı aksiyon alabilen bir anlayışla Bodrum'daki işletmeler ve turizmi doğru konumlandırmaktan geçtiğini dile getirdi. Krizlerin her zaman fırsat yaratmadığının altını çizen Yiğit Girgin, “Son günlerde Dubai ve çevresindeki gelişmeler üzerinden, bölgedeki jeopolitik gerilimin Türkiye’ye, özellikle de Bodrum gibi destinasyonlara talep kaydırabileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Elbette turizmde güvenlik algısı önemlidir ve bazı dönemlerde talep bir destinasyondan diğerine yön değiştirebilir. Ama burada çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü turizm, bir yerin sendelemesiyle diğer yerin otomatik olarak güçlendiği kadar basit bir denklem değildir. Sürecin arz, talep, fiyat ve fayda denkleminde sonuçlarını görüyoruz. Asıl mesele fiyat - kalite denkleminde bitiyor” diye konuştu. RUSLAR PAHALI, AVRUPALI GÜVENLİ BULUYOR Yiğit Girgin, şöyle devam etti: “Konuya Rusya cephesinden baktığımızda Türkiye artık “uygun fiyatlı tatilin değişmez adresi” olarak değil, giderek pahalılaşan bir destinasyon olarak görülüyor, şeklinde sesler yükseliyor. Turizmdays’te aktarılan Rus kaynaklı değerlendirmede, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, artan ulaşım maliyetleri, iç enflasyon, enerji ve işletme giderleriyle birleşince Türkiye paketlerinde ciddi fiyat baskısı oluştuğu belirtiliyor; hatta iki kişilik bir haftalık paketlerin 200 bin rubleden başladığı ifade ediliyor. Avrupa tarafındaki ton ise daha serinkanlı. Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarındaki popüler tatil bölgelerinde herhangi bir kısıtlama olmadığını, operasyonların normal şekilde sürdüğünü ve misafirlerin tatillerine sorunsuz devam ettiğini söylüyor. Bu önemli. Çünkü Avrupa pazarı refleksle değil, güven, istikrar ve operasyon kabiliyetiyle hareket eder. Ayrıca UK online tatil satınalma platformu “on the beach” Ege Bölgesi'ni pozitif duruma getiren açıklamalarda bulundu” TURİZMDE HER KRİZ, GERÇEKTEN FIRSAT MIDIR? Bu dönemi değerlendirirken bazı pazarlarda yön değişimi olabileceğini, doğru anlatılırsa Türkiye'nin bir avantaj elde edebileceğini kaydeden Girgin, “Ama, bu tabloyu “savaş bize yarar” gibi bir cümleyle açıklayamayız. Çünkü Bodrum, Ege ve genel anlamda Türk turizminin yaşadığı hassasiyetin tamamı savaşla ilgili değil. Hatta asıl mesele savaş değil. Asıl mesele; bizim uzun süredir konuştuğumuz ama tam anlamıyla çözemediğimiz başlıklardır. Fiyat-kalite dengesi, destinasyonun ortak bir akılla yönetilememesi, pazarlama dilindeki dağınıklık, sezonu 10-12 aya yayamamak, deneyim ekonomisini doğru okuyamamak. Sosyal medyada oluşan pahalı algısına karşı güçlü bir karşı anlatı kuramamak. En önemlisi de, Bodrum’un sadece tesisleriyle değil, bütüncül destinasyon kimliğiyle anlatılamaması. Bu yüzden Bodrum için artık yeni bir hikâye yazma zamanı derken kastettiğimiz şey tam da budur. Yeni hikâye, pembe bir slogan değildir. Yeni hikâye; doğru ürün, doğru fiyat, doğru hedef pazar, doğru ulaşım, doğru iletişim ve doğru koordinasyon demektir” diye konuştu. ÖNCE KENDİMİZE, SONRA DIŞARIYA BAKALIM Yiğit Girgin son olarak şu değerlendirmede bulundu: “Turizm huzur sever. Bunu unutmamak gerekir. İnsanlar savaşın olduğu coğrafyaya değil; kendini güvende hissettiği, belirsizlik yaşamadığı, deneyiminden memnun ayrılacağı destinasyonlara yönelir. Eğer biz Bodrum’u ve Türkiye’yi bu dil üzerinden anlatabilirsek, bu süreci en az hasarla geçmekle kalmayız, bazı alanlarda kazanç da sağlayabiliriz. Yapmamız gereken şey krizde durumdan vazife çıkarmamak, rakibi küçümsememek, bahane üretmemek ve aynaya bakmaktan kaçmamak. Ama bunu dışarıdaki krizlere bakarak değil, içerideki hazırlığımızı güçlendirerek yapabiliriz. Önce kendimize, sonra dışarıya bakalım. Gerçek şu ki; bir destinasyon rakibinin problemiyle değil, kendi hazırlığıyla yükselir”

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü Haber

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü

Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından biri olan ITB Berlin 2026, 3 Mart'ta kapılarını açtı. Ancak bu yılki fuarın atmosferi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın gölgesinde başladı. Körfez bölgesinde ortaya çıkan kriz ve buna bağlı yaşanan hava trafiği aksaklıkları, fuarın ilk gününden itibaren katılımı etkiledi. Birçok ülkenin standının beklenen yoğunluğa ulaşamadığı organizasyonda en dikkat çeken noktalardan biri ise Türkiye standının yoğunluğu oldu. Turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi nedeniyle Türkiye pavilyonu çevresinde zaman zaman adım atacak yer bulunamadığı gözlendi. 5.800 ŞİRKET KATILDI Bu yıl 60. yılını kutlayan ITB Berlin, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 5 bin 800 turizm şirketi ve kurumu ağırlıyor. 5 Mart'a kadar devam edecek organizasyon, turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olarak görülüyor. "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikâyeleri Keşfedin" temasıyla düzenlenen fuarda teknoloji, sürdürülebilirlik ve turizmde dijital dönüşüm başlıkları öne çıkıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonunda ise 400'den fazla sektör uzmanı, turizmin geleceğini ve sürdürülebilir büyüme modellerini tartışıyor. EN YOĞUN İLGİ TÜRKİYE'YE Bu yılki organizasyonda küresel gündem fuar alanında da hissedildi. Resmi olarak katılımını iptal eden tek ülke İsrail oldu. Ancak kriz yalnızca diplomatik düzeyde kalmadı. Körfez bölgesindeki önemli hava ulaşım merkezlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Asya, Afrika ve Pasifik hattından çok sayıda turizm profesyonelinin Berlin'e ulaşamadığı belirtiliyor. Ortadoğu'daki boşluklara rağmen fuarın en hareketli noktalarından biri Türkiye pavilyonu oldu. Türkiye, 700 metrekarelik pavilyon ve 144 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler özellikle Almanya pazarı başta olmak üzere Avrupa'dan gelen tur operatörleriyle yeni sezon görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuara katılan sektör temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü turizm talebinin fuardaki yoğunluğa da yansıdığını ifade ediyor. BARIŞIN SEKTÖRÜ Fuarda değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ortadoğu'daki gelişmelerin turizm sektörü açısından üzücü olduğunu belirtti. Bağlıkaya, "Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler doğal olarak sektörde bir tedirginlik oluşturuyor. Türkiye'ye olan ilginin bu süreçte artması ihtimali var, bu bir gerçek. Ancak bizim temennimiz hiçbir ülkenin bu tür krizler yaşamaması. Turizm barışın sektörüdür ve en büyük dileğimiz savaşın sona ermesidir" dedi. TÜRKİYE GÜVENLİ ÜLKE Mercan Turizm Genel Müdürü Mehmet Mengü ise kriz dönemlerinde turistlerin güvenli ve ulaşılabilir destinasyonlara yöneldiğini vurgulayarak, "Kriz dönemlerinde turistlerin daha güvenli destinasyonları tercih ettiğini görüyoruz. Türkiye bu açıdan güçlü bir alternatif sunuyor. ITB'de gördüğümüz yoğun ilgi de bunun açık bir göstergesi" dedi. PASAPORT KUYRUKLARI BIKTIRDI Fuara katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, havalimanı girişinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekti. Yaşık, "İstanbul'dan yaklaşık 2 buçuk saatte Berlin'de ulaşıyoruz. Ancak vatandaşlarımız ve diğer misafirler için özellikle pasaport kontrol noktalarında kuyrukların üç saati aştığını gördük. Bu konu da biraz sitemliyiz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda buraya gelen misafirlerin daha hızlı bir şekilde ülkeye girmesi sağlanmalı" diye konuştu. 2026 HAREKETLİ GEÇEBİLİR Cornelia Diamond Golf Resort & SPA Genel Müdürü Zafer Alkaya ise Antalya'da hayata geçirilen NEST Kongre Merkezi'nin uluslararası organizasyonlar için önemli bir altyapı sunduğunu söyledi. Alkaya, turizmde çeşitliliğin önemine dikkat çekerek, Önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek büyük organizasyonlar 2026 sezonunun oldukça hareketli geçebileceğini gösteriyor" dedi. Jolly Tur CEO'su Mert Vardar da fuarın küresel gündemin gölgesinde başladığını belirterek Türkiye'nin yine ilgi odağı olduğunu söyledi. FUARDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK GAZETE FUARDA Türkiye'den ulusal medya temsilcisi olarak Almanca yayımlanan Sabah Travel Türkiye gazetesi de yer aldı. Gazete hem fuar alanında hem de Almanya'daki ziyaretçiler arasında dikkat çeken yayınlardan biri oldu.

İran ve Lübnan Arasında Uçuş Krizi Çözüm Bekliyor Haber

İran ve Lübnan Arasında Uçuş Krizi Çözüm Bekliyor

TAHRAN (İHA) - İran’ın Beyrut Büyükelçisi Mücteba Emani, Lübnan hükümetinin İran uçaklarının Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na inişine izin vermemesine ilişkin açıklamada bulundu. Emani, "İran ile Lübnan arasındaki uçuşların yeniden normale dönmesi için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. UÇUŞ ENGELİ TARTIŞMALARA YOL AÇTI Lübnan hükümeti, Tahran-Beyrut hattında uçan Mahan Havayolları uçaklarına iniş izni vermedi. Emani, bu durumun Lübnan'dan gelen yolcuları mağdur ettiğini vurguladı. Uçuş iptallerinin, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee’nin İran uçaklarının yasa dışı yük taşıdığı yönündeki iddialarının ardından gerçekleştiğini belirtti. İRAN ÇÖZÜM ARAYIŞINDA Emani, İran Air’in bu hafta içinde Lübnan uçuşlarına yeniden başlayabileceğini söyledi. Lübnan hükümetinin, İranlı yolcuların taşınması için başka bir havayolu kullanma önerisini değerlendirdiklerini, ancak İran uçuşlarına engel konulmaması gerektiğini vurguladı. İRAN'DAN İSRAİL'E SERT TEPKİ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İsrail’in Tahran-Beyrut uçuşlarını hedef aldığını belirterek, "Bu, İsrail rejiminin uluslararası hukuk kurallarını ve Lübnan’ın ulusal egemenliğini açıkça ihlal ettiğinin bir göstergesidir. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar İsrail’in sivil havacılığa yönelik tehditlerini durdurmak için acil önlemler almalıdır" dedi. İSRAİL'DEN İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI İDDİASI İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee, Hizbullah’ın silahlandırılması için İran uçuşlarının kullanıldığını iddia etti. Ocak ayında da diplomatik bir İran uçağı incelemeye alınmış, bu durum Hizbullah ve destekçileri arasında tepkiye yol açmıştı. Lübnan Dışişleri Bakanı Joe Raggi, İranlı mevkidaşıyla sorunu çözmek için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.

Başkan Aras: "Ekonomik Kriz İnsanları Eve Kapatıyor" Haber

Başkan Aras: "Ekonomik Kriz İnsanları Eve Kapatıyor"

MUĞLA (İHA) - Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, katıldığı bir televizyon programında hem Muğla’nın hem de belediyelerin genel sorunlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Aras, ekonomik şartların insanların sosyal hayatını büyük ölçüde etkilediğini ifade ederek, "İnsanlar yoksulluk pandemisi yaşıyor, yasak yok ama ekonomik şartlar eve kapatıyor" dedi.   SOSYAL HARCAMALAR %70 AZALDI  Ekonomik krizin halkın sosyal yaşamına olan etkilerini vurgulayan Başkan Aras, "Muğla refah düzeyi yüksek illerden biri olmasına rağmen insanlar sosyal harcamalarını yüzde 70 kısmış durumda. Bu da insanların artık dışarı çıkamadığı, sosyalleşemediği ve kültürel etkinliklere katılamadığı anlamına gelmektedir. Halkı bir araya getirmek ve kültür sanat etkinlikleriyle buluşturmak belediyelerin görevidir" dedi.   TÜM BELEDİYELERİN ORTAK SORUNU Başkan Aras, yalnızca Muğla değil, Kıyı Ege Belediyeler Birliği’ne bağlı 116 belediyenin de aynı zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. "Belediyeler olarak önce pandemi, ardından deprem ve sonrasında yaşadığımız ekonomik problemle boğuşuyoruz. Bu süreçte ne yazık ki herhangi bir belediyenin bütçesi artırılmadı. Özellikle Muğla gibi turizm kentlerinde yaz kış nüfusu çok farklı. Kışın 1 milyon olan nüfusumuz yazın 6-7 milyonu buluyor" ifadelerini kullandı.   SOSYAL BELEDİYECİLİK Göreve geldiği günden beri sosyal belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Aras, "Göreve geldiğim andan itibaren Kreş, yaşlı bakımevi, 100 yaş evleri gibi sosyal alanlara öncelik verdik. Belediyelerin işi sadece yol, su, kanalizasyon değildir" dedi. Ayrıca sosyal yardımları %400 artırdıklarını belirterek, "Halk Kart’ımız ile yaptığımız yardımları artırdık. Öte yandan ulaşımda hem öğrencilerimize 1 TL yaparak kolaylık sağladık hem de emekliliklerimize ücretsiz geliş-gidiş imkânı verdik" diye ekledi.   KURAKLIKLA MÜCADELE DEVAM EDİYOR Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan haritaya göre son 6 ayın en kurak şehri olan Muğla’nın su sorununa da değinen Başkan Aras, "Barajlarımızın da neredeyse kurumasıyla elimizde tek bir yöntem kalıyor o da deniz suyumuz. Denizden su arıtma sistemleri için çalışıyoruz" dedi.   Muğla’daki su isale hatlarının yenilenmesi için Fransa Kalkınma Ajansı’ndan 62 milyon Euro’luk kredi bulduklarını belirten Aras, "Tek ihtiyacımız olan bir imza iken bu imza, bir türlü atılmıyor" diyerek projelerinin hayata geçmesi için gerekli desteği talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.