Hava Durumu

#Gastronomi

TOURISMJOURNAL - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk mutfağı Ekvador’da büyük ilgi görüyor Haber

Türk mutfağı Ekvador’da büyük ilgi görüyor

İstanbul’un geleneksel lezzetleri, 22 yıl önce Ekvador’a taşındı. Ekvator çizgisi üzerinde bulunması nedeniyle "Dünyanın Ortası" olarak bilinen başkent Quito’da yaşayan Türk şef İbrahim Yegin, döner, kebap ve Türk mutfağının digger eşsiz tatlarını Latin Amerika ülkesine tanıtırken, Türk lezzetleri yerli halk ve turistler tarafından büyük beğeni topluyor. Türk restoranı açma hayaliyle Ekvador’a gelen Yegin, başkentteki yüksek kira fiyatları yüzünden Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı. Yıllar sonra tekrar Quito’ya gelerek restoranını Santa Clara Pazarı’nda hayata geçirdi. Türk televizyon dizilerinin yerel halkın merakını artırdığını ve Türk lezzetlerinin Ekvador damak zevkine hitap ettiğini söyleyen Şef İbrahim Yegin, "İnsanlar Türk kültürünü gerçekten seviyor. Birçok müşteri Türk yemeklerini özellikle Türk dizileri sayesinde merak edip geliyor. Herkes Türk dizilerini izliyor" dedi. Türk yemeklerini sevdiğini belirten Ekvadorlu Çevirmen Mercedes Ruiz, "Bu tür yemekler çok seviliyor. Nohut, mercimek, sebze gibi malzemeler kolayca bulunabiliyor. Ayrıca kültürlerini de seviyoruz. El sanatları, geleneksel örtüler, hatta nargile. Bu restoranda nargileler çok ilgi görüyor" ifadelerini kullandı. Santa Clara Pazarı’nı gezmeye gelen Diana Flores, "Farklı ülkelerin lezzetlerini denemek çok cazip. Bu kez Türk yemeklerini tattım; döner ve kebap yedim" dedi. Türkiye gibi farklı kültürlerden gelen ziyaretçilerle iletişimi güçlendirmek için çalışmalar yapılıyor Quito Belediyesi, geleneksel pazarları turistik merkezlere dönüştürmek amacıyla kültürel etkileşimi teşvik eden projeler yürütüyor. Bu kapsamda toplam 240 esnafa, şehrin turizm potansiyelini artırmak için eğitimler veriliyor. Programlar arasında, Türkiye gibi farklı kültürlerden gelen ziyaretçilerle iletişimi güçlendirmek amacıyla İngilizce dersleri de yer alıyor. Metropolitan Turizm Şirketi yetkilisi Catalina Chavez, "Turizm Pazarları adlı proje sayesinde belediye olarak esnafa yönelik eğitimler ve atölye çalışmaları düzenliyoruz. Böylece satıcılar, ziyaretçileri karşılamaya ve ürünleri etrafında deneyimler sunmaya hazır hale geliyor" diyerek projenin işleyişini anlatıyor.

ABD’den Karadeniz’e uzanan bir hikâye“Türk yemekleri muhteşem” Haber

ABD’den Karadeniz’e uzanan bir hikâye“Türk yemekleri muhteşem”

Uzun yıllar Los Angeles'ta yaşayan Craig Burns, eşi Arife Üçüncüoğlu Burns ile birlikte Sinop'ta yaşamaya başladı. Sinop'a yıllardır geldiğini ifade eden Burns, her gelişinde kente olan sevgisinin arttığını belirtti. Sinop'un kültürel açıdan çok zengin bir şehir olduğunu dile getiren Burns, "Sinop çok güzel ve çok doğal bir kent. Eşimi burada buldum. Eşimi bulmadan önce de Sinop'a sık sık geliyordum. Los Angeles çok kalabalık, trafik çok yoğun. Orada setlerde çalıştım ve birçok insanla tanıştım. Sinop ise bunun tam tersi; daha sakin, daha huzurlu. Burayı çok seviyorum" dedi. Günlük yaşamında yapay zeka projeleri üzerine çalıştığını ifade eden Burns, "Sabah kahvemi içtikten sonra günün büyük bölümünü bilgisayar başında geçiriyorum. Yapay zeka kullanarak projeler üretiyorum. Seyahat acenteleriyle çalışmaya başlayacağız, onlar için içerikler hazırlıyorum" diye konuştu. y Türk mutfağını çok sevdiğini belirten Burns, "Sinop mantısını özellikle cevizli olanını çok seviyorum. Yoğurtlusu da çok güzel. Hamsiyi tek tek yemeyi seviyorum. Amerika'da hamsiler genellikle kutulanmış şekilde satılıyor ama Sinop'taki hamsiler çok daha lezzetli. Amerika ile Türkiye'yi karşılaştıramayız. Türk yemekleri çok güzel ve çok zengin" ifadelerini kullandı. Türk insanının misafirperverliğine de değinen Burns, "Amerikalıların ve Türklerin kültürleri farklı. Amerikalılar daha kolay iletişim kurabiliyor ancak Türkler ilk başta biraz daha temkinli olabiliyor. Sonrasında ise çok daha sıcak, samimi ve insancıl oluyorlar. Türkler gerçekten çok misafirperver" şeklinde konuştu. Kentin tarihi dokusuna dikkat çeken Burns, "Sinop'un tarihi çok eski. Karadeniz'in başlangıcının Sinop olduğunu düşünüyorum. Herkesin gelip bu tarihi görmesi lazım. Özellikle Sinop Cezaevi mutlaka görülmeli" dedi. Craig Burns'un eşi Arife Üçüncüoğlu Burns ise 2021 yılının sonlarında Sinop'a geldiklerini, 2022 yılında ise tamamen taşındıklarını belirtti.

Çorum gastronomi şehri olma yolunda ilerliyor Haber

Çorum gastronomi şehri olma yolunda ilerliyor

Çorum'un köklü yemek kültürünü uluslararası alanda tescillemek ve şehri bir gastronomi şehri haline getirmek amacıyla hayata geçirilen "Gastro Çorum" projesinin tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde yapıldı. Protokol üyelerinden ilçe belediye başkanlarına, kurum müdürlerinden öğrencilere kadar geniş bir kitlenin katıldığı program, Çorum'un tescilli 30 coğrafi işaretli yiyeceği ile tescil aşamasında olan yöresel lezzetleri görücüye çıktı. Katılımcılar, sergilenen ürünler üzerinden Çorum mutfağının tarihi derinliğini inceleme fırsatı buldu. Programın açılış konuşmalarını Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk gerçekleştirdi. Protokol konuşmalarının ardından yemek yazarı ve mutfak kültürleri danışmanı Filiz Hösükoğlu, Çorum mutfağı ve gastronomi kültürü hakkında, UNESCO ağına katılmak için hazırlanan başvuru dosyasının aşamaları hakkında bilgi verirken, Yasemin Türkan Cerit Doğan ve Yöresel Mutfak Araştırmacısı ve Gastro Çorum Proje Danışmanı Adnan Şahin, Çorum gastronomisinin tarihi ve kültürel değerleri ile UNESCO sürecinde kurumlara düşen görevleri anlattı. Sunumların ardından Çorum ve ilçelerine özgü kültürel değer taşıyan yemekler, tatlılar ve yöresel ürünlerin detaylı tanıtımı yapıldı. Programın finalinde ise misafirlere kentin tescilli lezzeti İskilip dolması ikram edildi. "Aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz" Programda konuşan Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, "Çorum leblebimiz, İskilip dolmamız, Hititler'den aldığımız mutfağımız ve çok lezzetli hamur işlerimizle gastronomiye aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz. Bu değerlere sahip olmak, hepimize bir sorumluluk da yüklüyor. Bunların tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması, hepimizin görevleri arasında. Çorum olarak biz bunlara sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Gastronomi yerel kalkınmanın ve turizmin en önemli unsurlarından birisi. Biz bu yerel değerlerimizi dünyaya da tanıtırız diye ümit ediyorum" dedi. "Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir" Düzenlenen programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Şehrimizin tüm değerlerine güveniyoruz, ilçelerimize güveniyoruz. 14 ilçemiz, 2 beldemiz 750'yi aşkın köyümüzle bu işin arkasındayız, tüm şehir arkasında. Bir söz vardır, 'bir payitaht her zaman payitahttır.' Bir başkent her zaman başkenttir. Bu anlamda Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir. Biz başardık, hep başardık. Yine başarırız, hep birlikte başardık. Yine hep beraber başarırız. Allah'ın izniyle, 2027 itibarıyla yapacağımız başvuru neticesinde gastronomi şehri olur" diye konuştu. "Anadolu'nun kültürünü aşıklarında mutfağına kadar taşımış bir Çorum" Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de Çorum'un kültürel değerlerine dikkat çekerek, "Hitit medeniyeti zaten dünyada adını koymuş, birçok farklı medeniyetlere de beşiklik etmiş bir coğrafya. En önemlisi de Hitit medeniyetinin başkenti Çorum'da. Anadolu irfanı deyince, Anadolu'nun özünde, ortasında ve Anadolu'nun kültürünü aşıklarından mutfağına kadar taşımış bir Çorum. Çorum'da yer alan Hitit Üniversitesi olarak master planda belirlediğiniz, altı alanın her birinde akademisyenlerimiz ve altyapımızla sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyacağımızı ifade etmek istiyorum. Çorum'umuzun geleceği ve Hitit medeniyetinden bugüne kadar Anadolu irfanıyla beraber, Anadolu harmonisini dünyaya tanıtımında Hitit Üniversitesi olarak yer almaktan büyük gurur duyacağınızı ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.

Gaziantep’te balık kebaba rakip oldu Haber

Gaziantep’te balık kebaba rakip oldu

Kış mevsimiyle birlikte balık satışlarının artması kebap şehri Gaziantep'te kebabı ikinci plana attı. Şifa deposu olan balık, kış aylarının vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Balık kültürünün yayılmasıyla birlikte vatandaşlar, ciğer ve kebap yerine kış aylarında balığa yönelmeye başladı. Son günlerde tavuk ve kırmızı et kaynaklı zehirlenme vakalarındaki artışta kebap şehri Gaziantep'teki vatandaşların beslenme alışkanlıklarını değiştirdi. Artan sağlık endişesi nedeniyle birçok kişi, protein ihtiyacını daha güvenli bir alternatif olan balıktan karşılamaya yöneldi. Etten çok daha uygun fiyata satılan balık satışları kar yağışının da etkisiyle kış aylarında iki katına çıktı. Son yıllarda vatandaşların et ve tavuk yerine balığa yönelmesiyle balık tüketimi zirve yaptı. Kış mevsimiyle birlikte havaların her geçen gün soğumasıyla balığa olan talep artmaya başladı. Zengin yemek kültürüyle ön plana çıkan Gaziantep'te balık sofraların vazgeçilmezi olurken, balık pazarlarında yaşanan hareketlilik esnafın yüzünü güldürdü. Havaların çok soğuk olduğu kentte bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşların, haftada en az iki defa balık tüketmeye başlamasıyla tezgahlarda yer alan çeşit çeşit balıklar sofraları süslüyor. Karadeniz, Akdeniz, Marmara ve Ege bölgesinde balıkçıların ağlarına takılan balıklar, balıkçı esnafının tezgahlarını, vatandaşların ise sofralarını süslüyor. Deniz bölgelerinden getirilen balıklar tezgahlardaki yerini alırken, esnaf ise gastronomi şehri Gaziantep'te sofraların vazgeçilmezi olan balık tüketiminin artmasıyla tezgahtaki balık çeşidini çoğaltmaya başladı. Son yıllarda artan balık tüketiminin zirve yaptığını söyleyen esnaf, kebaptan sıkılan ve yeni lezzetler arayan vatandaşların balık tükettiğini belirtiyor. Türkiye'de yemek kültürünün yoğun şekilde yaşandığı kentlerden biri olan Gaziantep'te, son yıllarda balığa olan ilginin arttığını belirten vatandaşlar, balığın gastronomi şehrinde sofraların vazgeçilmezi olduğunu dile getirdiler. Kebap kentinde balık tüketiminin artmasından memnun olduklarını belirten esnaf, tezgahlardaki balık çeşitlerinin fiyatları 250 liradan başladığını, çeşidine ve kalitesine göre fiyatların değiştiğini bildirdi. Kebap şehri Gaziantep'te vatandaşların taze ve güvenilir protein kaynağı olarak balığı tercih etmeye başladığını ifade eden esnaf Ali Tekin, günlük balık sevkiyatlarının da buna paralel olarak arttığını dile getirdi. Satışların önceki haftalara göre belirgin şekilde arttığını belirten Tekin, "Kebap şehri Gaziantep, artık balık şehri oldu. Termokinli arabalarla günlük bin kasa balığımız geliyor. Özellikle bu son dönemlerde tavuk zehirlenmesinden dolayı halkımız balığa bayağı rağbet gösterdi. Çünkü balık hem taze geldiği hem proteini yüksek olduğu hem de kış aylarında hastalıklar arttığı için vatandaş artık balığa rağbet gösteriyor. Balık satışlarımız bayağı arttı. Özellikle bu kar yağışından dolayı da balık satışlarımız arttı. Şu an özellikle hamsi, istavrit, palamut, levrek, çupra ve somon gibi balıklarda rekor bir satış oluyor. Halkımız balığa rağbet gösteriyor. Önceden balık haftada bir gün gelirdi. Balığımız günlük geliyor. Balık taze taze geldiği için de vatandaşımız balığa rağbet gösteriyor. Balık düzenli tüketilince bağışıklık sistemini güçlendirdiği için hastalık olmuyor, grip olmuyor. Bundan dolayı halkımız balığa rağbet gösteriyor. Bir de balık taze ve günlük geldiği için halkımız balıktan memnun kalıyor. Fiyatlar balığın durumuna göre günlük olarak değişiyor. Hamsi 250, istavrit 250, palamut 450, çupra ve levrek 600, somon 450, alabalık 400, sardalye 300, uskumru 350 TL olarak satılıyor" dedi. Balık satışlarından memnun olduklarını belirten Ufuk Yıldırım ise, "Kebap şehrini balık şehri olarak değiştirdik. Sezonumuz tüm hızıyla devam ediyor. Günlük taze çeşitlerimiz devamlı geliyor. 41 çeşit balığımız var. Gündemde olan gıda zehirlenmeleri balığa biraz daha talebi arttırdı. Balık satışlarından çok memnunuz. 41 çeşit balıkla hizmet vermeye devam ediyoruz. Tüm halkımızı, tüm Gazianteplileri balık yemeye bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Haftada iki defa balık tükettiklerini belirten vatandaşlardan Zübeyir Karabulut da, "Biz haftada bir-iki defa balık alıyoruz. Balık faydalı olduğu için balığı seviyoruz. Tavukta bir sıkıntı var ve zehirlenmeler oluyor. Kırmızı et de pahalı olduğu için biz balığı öneriyoruz, balığı istiyoruz ve balığı seviyoruz. Balık tüketiyoruz. Balık faydalı olduğu için alıyoruz. Çocuklarda balık istiyor, biz de balık seviyoruz. Onun için balık yiyoruz. Kebap şehri Gaziantep'in yerini balık şehri olarak değiştiriyoruz. Herkesi balık yemeğe bekliyoruz" diye konuştu.

TasteAtlas’ta Türk Lezzetleri Zirvede Haber

TasteAtlas’ta Türk Lezzetleri Zirvede

Gastronomi dünyasının en saygın kaynaklarından biri olarak kabul edilen Taste Atlas, merakla beklenen "Dünyanın En İyi 100 Yemeği" listesini açıkladı. Bodrum'un çökertme kebabı ve Erzurum'un cağ kebabı, listede ilk 10'da yer aldı. Türk mutfağının gözde lezzetleri, bu yıl da dünya çapında adından söz ettirmeyi başardı. Bodrum'un ünlü çökertme kebabı ve Erzurum'un geleneksel cağ kebabı, Taste Atlas'ın "Dünyanın En İyi 100 Yemeği" listesine ilk 10'dan girerek dikkatleri üzerine çekti. Anadolu mutfağının yöresel dokusunu taşıyan cağ kebabı, dünya sıralamasında 9. sıraya yerleşerek büyük bir gurur yaşattı. "Cağ kebabı sadece bir yemek değil, bir kültürdür" Erzurum'un Uzundere ilçesinde yaşayan cağ kebabı ustaları İhsan Deniz ve Ramazan Şenses, lezzetin dünya çapındaki başarısının tesadüf olmadığını söyledi. Geleneksel yöntemlerden ödün vermeden yaptıkları kebabın bölgenin kültürünü ve tarihini yansıttığını belirten ustalar, cağ kebabının ününün giderek daha fazla yayıldığını ifade etti. İhsan Deniz, "Cağ kebabı, Erzurum'un ruhunu taşıyor. Bu lezzetin dünya listesinde yer alması bizim için büyük bir onur" derken, Ramazan Şenses ise, "Yıllardır bu işi aynı özenle yapıyoruz. Gelen turistlerin ilgisi her geçen yıl artıyor. 9. sıra bizim için büyük bir gurur kaynağı" sözleriyle mutluluğunu paylaştı. Türk mutfağının küresel başarıları artıyor Taste Atlas'ın listesinde yer alan bu iki lezzet, Türk mutfağının uluslararası arenada giderek daha fazla tanındığını bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, yerel tariflerin korunması ve tanıtım çalışmalarının artması sayesinde Türkiye'nin gastronomi turizminde önemli bir ivme yakaladığını belirtiyor.

Hatay, Coğrafi İşaretli Ürün Sayısını 57’ye Çıkardı Haber

Hatay, Coğrafi İşaretli Ürün Sayısını 57’ye Çıkardı

Tarihte farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan gastronomi şehri Hatay'da damak çatlatan 6 lezzet ve Hatay Sarısı İpeği, Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaret verilerek tescillendi. Hatay'da 5 Şubat 2023 tarihinde 25 olan coğrafi işaretli tescilli ürün sayısı, yapılan çalışmalarla 57'ye çıkarıldı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan Hatay'da yaralar sarılmaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı'nın göreve gelmesiyle birlikte başlayan ihya sürecinde kentin kültürü de unutulmadı. Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt öncülüğünde gastronomi şehrinin lezzetlerinin tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Bölgeye özgü olan; Ali Nazik, Antakya Ekmek Oruğu, Ispanaklı Börek, Zeytin Salatası, Halavet Kebabı, Sakal Kaldıran Tatlısı ve Hatay Sarısı İpeği Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenerek coğrafi işaret verildi. Yöreye özgü tescilli ürün sayısı 5 Şubat 2023 tarihinde 25'iken Hatay Valiliğinin çalışmalarıyla tescilli ürün sayısı 57'ye çıkarıldı. Tescillenen coğrafi işaretli lezzetler, Antakya ilçesi Gastronomi Çarşısı'nda düzenlenen programla tanıtıldı. "6 Şubat'ta 25 coğrafi işareti vardı, bugün almış olduğumuz 7 coğrafi işaretle birlikte coğrafi işaret sayımız 57'e yükseldi" 6 Şubat öncesi coğrafi işaret sayısı 25 iken 7 coğrafi tescil ürünlerle birlikte bölgeye özgü coğrafi işaretli ürün sayısının 57'ye yükseldiğini ifade eden Hatay Valisi Masatlı, "6 Şubat itibariyle Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında afet sonrası dünyanın en büyük inşa ve imar çalışmaları başladı. Şehrimizde ki bu değerlerin bir sonraki kuşağa miras olarak aktarılmasını milli bir mesele olarak görüyoruz. 6 Şubat'ta 25 coğrafi işareti vardı, bugün almış olduğumuz 7 coğrafi işaretle birlikte coğrafi işaret sayımız 57'e yükseldi. İnşallah müracaat ettiğimiz coğrafi işaretler var. Onlarda bittiğinde bu rakamı biz 135'e çıkaracağız. Burada sadece biz bu tescil ile kalmayıp bunun hem ulusal hem de uluslararası boyutta tanınırlığıyla ilgili de gerekli çalışmalarımız da başlamış olduk. Kadim şehrimiz medeniyetler buluştuğu bu şehirde kültürel değerlerimizi bu şekilde tescil edip bir sonraki kuşağa da aktaracağız. Bizim 600'den fazla lezzetimiz var ama coğrafi işaret sayımızı baktığımızda ilk 25'ti şimdi 57 oldu. İnşallah çalışmalarımız devam ediyor. Bunu 135'e çıkaracağız. Hatay deyince akla gastronomi gelir ve lezzet gelir. Bütün insanlarımızı ve dışarıdan gelecek insanları da davet ediyoruz. Hatay'ımızın insanlarını lezzetleri tatmalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "Bu 7 tescille beraber tescil sayılarımızı artırarak Türkiye'de birinci olacağız" Hatay’ın kadim bir şehir olduğunu ifade eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, "Hatay kadim bir şehir: çok önemli tatları, lezzetleri ve kültürü var. Bu kadar işlerin içinden bunları düşünmek ve bunların da tescillerini almak, hakikaten bu şehrin geleceği için çok önemliydi. Burada emeği geçen sayın valimize teşekkür ediyorum. Bunlar bizim ayakta tutunmamızın bir göstergesidir. Kültür Turizm Bakanlığı ile birlikte turizm master planımızı bitirdik. Önümüzdeki tarih, gastronomi ve turizmle birlikte çok güzel bir Hatay ortaya çıkacak. İşte bunlar çıktığı zaman ürünleri tatmaya dünyanın her yerinden insanlar gelecek. Komplike bir şekilde bir şey de tamamen ayağa kaldırmak çok önemliydi. Bugün burada ekmek oruğu, bizim çocukluğumuzun lezzetiydi. Bunları unutturmamız lazım. Hatay Sarısı İpeği bizim için önemliydi. İnşallah bu 7 tescille beraber tescil sayılarımızı artırarak Türkiye'de birinci olacağız" şeklinde konuştu. Asrın felaketi sonrası 32 ürüne coğrafi işaret alındığını ifade eden İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, "Sayın Valimiz Mustafa Masatlı'nın talimatları ile asrın felaketinden sonra coğrafi işaret çalışmalarına başladık. Mutfağınızda 600'den fazla yemek ve tatlı çeşitli bulunuyor. Bunları Türkiye ve dünyaya tanıtmak için başladık. Coğrafi işaret, sosyal ekonomik olması açısından oldukça önem arz etmektedir. Bizler de Hatay Valiliği olarak yöresel ve simge ürünlerini sadece Türkiye'de değil dünyada da tanıtmak için Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre, Türkiye de bugün itibariyle bin 788 coğrafi işaret ürün bulunmaktadır. Coğrafi işarette Türkiye'de yapılan başvuru sayısı 858'dir. Hatay'a baktığımızda zaman bugün itibariyle 57 coğrafi işaretli ürün var. Deprem döneminde 25 coğrafi işaretle 25'inci sıradayken bugün 57 coğrafi işaretle birlikte Türkiye'de 5'inci sıradadır" ifadelerini kullandı.

Jolly, 2026 Turizm Sezonunda “Deneyim Temelli Seyahat” Dönemini Başlatıyor Haber

Jolly, 2026 Turizm Sezonunda “Deneyim Temelli Seyahat” Dönemini Başlatıyor

Türkiye’nin köklü turizm markalarından Jolly, 2026 sezonuna yeni bir vizyonla giriyor. Seyahat alışkanlıklarının dönüşümünü yakından takip eden Jolly, klasik kültür turlarının ötesine geçerek misafirlerine deneyim odaklı, farkındalık temelli ve kişiselleştirilmiş seyahat konseptleri sunuyor. Wellness, yerel kültür, gastronomi ve aile odaklı programları kapsayan bu yeni yaklaşım, Jolly’yi yalnızca bir tur operatörü olarak değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı markası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Yeni sezonda en çok dikkat çeken başlıklardan biri, doğanın döngüsünü, lokal üretimi ve yöresel mirası merkezine alan slow travel temalı tur programları olacak. Jolly, Adana Lezzet Festivali Turu, Datça Badem Çiçeği Festivali Turu ve Edremit Zeytin Hasat ve Tadım Turu ile misafirlerine, gastronomiyi yerinde tatma fırsatı sunarken, aynı zamanda üreticilerle tanışma, atölyelere katılma ve geleneksel yaşam pratiklerini keşfetme imkânı sağlıyor. Yerel kültürü korumaya ve sürdürülebilir turizme katkı sağlayan bu yaklaşım, Jolly’nin yeni dönem seyahat anlayışının güçlü bir örneğini oluşturuyor. Çocuklu aileler için özel olarak hazırlanan “Küçük Gezginler Aile Turları” ise kültürel gezilere yepyeni bir bakış getiriyor. Doğayla temas, interaktif rehber anlatımları, çocuklara özel atölyeler ve birlikte öğrenme temaları üzerine kurgulanan bu turlar, aile bağlarını güçlendirirken çocukların keşfetme duygusunu destekleyen eğlenceli ve öğretici bir deneyim sunuyor. Program, klasik gezi kalıplarının dışına çıkarak ailelere hem keyifli hem de pedagojik açıdan zengin bir seyahat alternatifi yaratıyor. Wellness ve farkındalık odağında hazırlanan özel programlar da Jolly’nin yeni vizyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor. 5–7 Aralık 2025 tarihlerinde, yogayı Türkiye’de geniş kitlelere ulaştıran ve farkındalık yolculuğunda binlerce kişiye ilham veren Çetin Çetintaş, Jolly iş birliğiyle Mardin’de katılımcılarla buluşuyor. Yoga, nefes ve meditasyon uygulamalarının Mezopotamya’nın büyüleyici dokusuyla birleştiği bu programda misafirler; gün doğumunda yoga seansları, gün batımında nefes çalışmaları ve taş sokaklarda kültür yürüyüşleriyle hem ruhsal hem fiziksel bir yenilenme fırsatı yakalıyor. Jolly’nin 40 yıllık turizm deneyimiyle hazırlanan bu özel buluşma, beden, zihin ve ruh bütünlüğünü merkeze alarak katılımcılar için unutulmaz bir deneyime dönüşmeyi amaçlıyor. Jolly Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Burçin Baysak bu dönüşüm sürecinin markayı farklı bir noktaya taşıdığını belirterek “2025 yılıyla birlikte kültür turlarındaki liderliğimizi, deneyim temelli seyahat tasarımlarıyla güçlendiriyoruz. Misafirlerimize yalnızca bir destinasyon değil; yerel kültür, paylaşım, iyi yaşam ve farkındalıkla iç içe geçen bir yolculuk sunuyoruz. Bu vizyon, Jolly’yi klasik tur operatörlüğünden çok daha öteye taşıyor” açıklamasında bulundu.

Gaziantep, THY İş Birliğiyle Dünyaya Tanıtılacak Haber

Gaziantep, THY İş Birliğiyle Dünyaya Tanıtılacak

Tarihi, gastronomisi ve doğasıyla turizmin yükselen değerlerinden olan Gaziantep, Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Valiliği ve Türk Hava Yolları işbirliğiyle ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılacak. Hava kargo ile Gaziantep'ten 200 tonluk ihracat yapıldığını belirten THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat, "Uzun yıllardır Türkiye içindeki önemini bildiğimiz Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor, bu şehirleri stratejik şekilde konumlandırıyoruz" dedi. Köklü tarihi, 5 antik kente ev sahipliği yapması, gastronomisi ve doğasıyla turizmde yükselen değerlerden olan Gaziantep'in ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtımı için Türk Hava Yolları (THY) ile yapılacak iş birlikleri ve tanıtım stratejileri ele alındı. Kamu kurumları yetkilileri, üniversite rektörleri, STK temsilcileri ve THY yöneticilerinin katıldığı Zeugma Mozaik Müzesi Konferans Salonu'ndaki toplantıda, kentin turizm potansiyelinin artırılması, yurt içi ve yurt dışı destinasyonlarda Gaziantep markasının güçlendirilmesi, gastronomi turizminin desteklenmesi konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantıda Gaziantep merkezli 10 şehirdeki 17 kültürel varlığı kapsayan destinasyonda hedeflere ulaşılması için uluslararası tanıtım ve iş birlikleri, tematik tur paketleri, bölgesel farkındalık ve altyapı gelişimi, hedef pazarlar olan Asya, Uzak Doğu ve Amerika'dan gelecek turistlere yönelik tanıtım çalışmaları, influencer, basın ve acente iş birlikleri başta olmak üzere çeşitli konular irdelendi. Gaziantep, THY ile dünyaya ihracat yapıyor THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat, yaptığı sunumda Gaziantep için 2025 yılında yurt dışında 19 tanıtım turu yapıldığını, 2026 yılı için de 23 tanıtım turu yapılacağını belirtti. Gazi şehrin ihracatında lojistik rakamlarla THY'nin verilerini paylaşan Bolat, bu yıl ürünlerin 72 ülkeye hava kargo ile taşındığını aktardı. 323 ton dış hat kargosunun 200 tonunun Gaziantep üretimi olduğunu belirten Bolat, 110 ton gibi rekor bir taleple Avustralya'ya ürünlerin taşındığını ifade etti. Gazi şehrin sanayisi ile farklı iş ortaklıkları yürütülmesi hedefleniyor THY'nin gelecek hedefleri içinde sadece turizm ve taşıma açısından değil şehrin sanayisiyle ortak çalışmalar yapılabileceğini aktaran Bolat, üniversiteler ve Teknopark şirketleriyle projeler yürütülebileceğini söyledi. Bolat, "Türk Hava Yolları'nın geçmişine baktığımızda bir dönem sadece 65 uçağı bulunuyordu. Bunların 11'i geniş gövdeli, geri kalanı dar gövdeliydi. Ancak Cumhurbaşkanımızın havacılığa yönelik vizyonu ve ülkemizde yapılan büyük yatırımlar sayesinde Türk Hava Yolları bugün dünyanın en önemli hava yollarından biri haline geldi. Son 20 yılda Türk Hava Yolları yüzde 12 oranında büyüme sağladı. Bu oran, dünya ortalamasının yaklaşık 3,5 katı. Yani dünya ortalaması yüzde 3,5 iken, THY yüzde 12 büyüdü. 65 uçaktan bugün 515 uçağa ulaştık. Türk Hava Yolları'nın şu anda 515 uçağı bulunuyor. 2033 vizyonumuz doğrultusunda bu sayıyı 813 uçağa çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün THY, haftada 8 bin dış hat, 4 bin 700 iç hat uçuşu gerçekleştiriyor. Dünyada 541 farklı noktaya uçuyoruz. Bu da Gaziantep gibi sanayi şehirleri için büyük bir avantaj. Çünkü Gaziantep'teki bir sanayici, THY'nin uçuş ağı sayesinde dünyanın 541 noktasına 24 saat içinde erişebiliyor. İstanbul Havalimanı üzerinden ortalama 2,5 saat içinde birçok noktaya bağlantı kurulabiliyor. İç hatlarda da pandemi öncesi dönem olan 2019'a göre yüzde 33 oranında büyüme sağladık" dedi. "Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor" Bolat, "THY'nin üç farklı markası bulunuyor. Bunlardan biri, yüzde 50 ortağı olduğumuz SunExpress. Uzun yıllardır Türkiye içindeki önemini bildiğimiz Gaziantep gibi şehirler için özel yatırımlar yapıyor, bu şehirleri stratejik şekilde konumlandırıyoruz. Uluslararası yolcu kapasitesinde dünyada üçüncü sıradayız. 2024 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında yüzde 4 oranında büyüme bekliyoruz. Bu yılki gelirimiz, Allah nasip ederse 22 milyar dolar civarında olacak. Esas faaliyet karımız da geçen yıla benzer bir seviyede gerçekleşecek. Kredi yükümüz ise sadece 300 milyon dolar civarında. Peki, tüm bunların ülkemize katkısı ne? Bir uçak, tipine göre büyük bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Dar gövdeli uçakların her biri 55-60 milyon dolar, geniş gövdeli uçaklar ise 150-180 milyon dolar arasında. Elbette bu alımlar Airbus ve Boeing gibi firmalara kazanç sağlıyor, ancak aynı zamanda Türkiye ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Türk Hava Yolları, son 16 yılın en büyük ihracatçısı konumunda. Geçtiğimiz yıl 18 milyar dolar döviz girdisi sağladı. Bunun 9 milyar doları doğrudan Türkiye'de kaldı. Yani THY, Türkiye'ye 9 milyar dolarlık cari fazla kazandırıyor. Türk Hava Yolları'nın ülke ekonomisine toplam katkısı 60 milyar dolar seviyesinde. Türkiye'nin 1,1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılası içinde THY'nin payı yaklaşık yüzde 6'dır. THY'nin 20 iştiraki ve 95 bin çalışanı bulunuyor. Şirketin bu yıl 44 milyar dolar döviz geliri elde etmesi, bunun da 20 milyar dolarının Türkiye'de kalması tahmin ediliyor ülkemize getirilen yüksek gelir grubundaki turistler ve iş insanları sayesinde" ifadelerini kullandı. "Bu yıl Amerika'dan 1,7 milyon turist geldi" THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Bolat, "Amacımız, kültüre, tarihe, gastronomiye ve Türkiye'nin ürettiği değerlere ilgi duyan turistleri ülkemize çekmek. Bu kapsamda 11 hedef ülke belirledik. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bu ülkelerden gelen turistler, kişi başı 2 ila 3 bin dolar arasında harcama yapıyor. Bu yıl Amerika'dan 1,7 milyon turist geldi. Hedefimiz, bu sayıyı 5 milyona çıkarmak. Aynı dönemde Dubai'ye giden Amerikalı sayısı sadece 300 bin civarında. Bu da Türkiye'nin turizm potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bu topraklar insanlığın ve medeniyetin doğduğu yerler. Özellikle Şanlıurfa'daki Taş Tepeler projesiyle başlayan yeni hikayemiz, medeniyet tarihini yeniden yazıyor. 12 bin yıl öncesine uzanan bu topraklarda, o dönemde bile 10 bin kişilik yerleşimler bulunduğunu görüyoruz. Bu da bölgenin tarihi önemini ortaya koyuyor. Türk Hava Yolları'nın 19 iştiraki arasında TGS, THY Teknik ve Turkish Cargo gibi önemli firmalar var. Bunlardan biri de BayiDek. Bu şirketimiz, kapıdan kapıya teslimat yapan bir lojistik firması. Örneğin, Gaziantep'teki bir esnaf, internet üzerinden tanıttığı bir ürününü Frankfurt'taki bir müşteriye göndermek isterse BayiDek devreye giriyor. Ürünü esnafın dükkanından alıp ertesi sabah Frankfurt'taki adrese teslim ediyor. Türk Hava Yolları, geçmişte olduğu gibi bugün de sadece bir hava yolu şirketi değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve turistik kalkınmasına yön veren stratejik bir markadır" ifadelerine yer verdi. "Tanıtım deyince bizim en önemli tanıtım ayağımız, tanıtım mekanizmamızdan bir tanesi Türk Hava Yolları" Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, kentin OECD Şampiyon Şehir, EBRD Yeşil Şehir ve Avrupa Ödülü sahibi olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli markası olan Türk Hava Yolları'nı bugün üst düzey yöneticilerini şehrimizde ağırlıyoruz. Misafirlerimiz bizi markalaştıran, Türk Hava Yolları'nı dünya markası haline getiren çok özel misafirler. Bunun en önemli sermayesi beşeri sermaye, yetişmiş insan gücü. Bugün vizyonlarıyla, ufuklarıyla, stratejileriyle bu önemli çalışmada ülkemizin en önemli marka değerini yöneten sizler bizim için en kıymetli hazinesiniz. Kültürel mirasımız da diğer önemli hazinemiz. Bugün iki hazineyi bir araya getirdik ve birleştirdik. Bir taraftan ortak geçmişimiz var. Geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Geçmişimizde büyük medeniyet var. Cumhuriyet Dönemi'nin en güzel eserleri burada ve bunların tanıtılmaya ihtiyacı var. Tanıtım deyince bizim en önemli tanıtım ayağımız, tanıtım mekanizmamızdan bir tanesi elbette ki Türk Hava Yolları" dedi. "Dünyada da Türk Hava Yolları bizim bu şekilde sesimiz olacak" Gaziantep Valisi Kemal Çeber de önemli bir heyeti misafir ettiklerini vurgulayarak, "Biz Gaziantep ile ilgili belki bundan sonra ‘Türk Hava Yolları'ndan önce, Türk Hava Yolları'ndan sonra' diye konuşabiliriz. Gaziantep'in muhteşem bir potansiyeli var. Bunu Türk Hava Yolları'nın profesyonelliğiyle birleştirmek istiyoruz. Dünyada da Türk Hava Yolları bizim bu şekilde sesimiz olacak. ‘Buraya bir ek sefer daha koymaktansa burayı dünyada çok daha iyi tanıtmak bize çok daha fayda sağlar denildi'. Bu gerçekten güzel bir vizyondur, ekiptir. Ben şahsım ve şehrim adına teşekkür ediyorum böyle güzel bir kadroyla, geniş bir kadroyla buraya geldiği için ve şimdiden hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.