Hava Durumu

#Çeşme

TOURISMJOURNAL - Çeşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çeşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Jolly’den kültür ve gastronomi odaklı yeni seyahat deneyimi Haber

Jolly’den kültür ve gastronomi odaklı yeni seyahat deneyimi

Uluslararası Gastronomi Film Festivali iş birliğiyle hazırlanan özel program; kültür, gastronomi ve yaşam stili deneyimlerine ilgi duyan seçkin gezginleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Sınırlı kontenjanla sunulacak tur programı boyunca katılımcılar; festival gösterimlerinden özel tadım seanslarına, tarihi keşiflerden Ege mutfağının özgün lezzetlerine uzanan çok katmanlı bir deneyim yaşayacak. Üç gün boyunca özel deneyimler sunulacak Turun ilk gününde katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Karantina Adası’nı ziyaret edecek. Günün devamında gastronomi dünyasının yükselen destinasyonlarından Urla’da özel bir akşam yemeği deneyimi gerçekleştirilecek. Program kapsamında konaklama ise Çeşme’de yer alan Swissôtel Resort & Spa Çeşme’de yapılacak. Festivalin ikinci gününde dünyanın farklı ülkelerinden gelen yönetmenlerin gastronomi kültürünü beyaz perdeye taşıyan filmleri izlenecek. Katılımcılar ayrıca yönetmen söyleşileri, özel paneller ve gastronomi temalı tadım seanslarına katılacak. Aynı gün düzenlenecek Uluslararası Kısa Film Yarışması Ödül Töreni de programın dikkat çeken deneyimleri arasında yer alacak. Turun son gününde ise Ege mutfağının yerel üreticileri ve şefleriyle bir araya gelinecek. Festivalin özenle kürate edilen kapanış gösterimlerinin ardından dönüş yolculuğu başlayacak. Festival kapsamında öne çıkan etkinlikler Program boyunca gastronomi, sinema ve kültürel anlatının kesişim noktalarını ele alan birçok özel etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin dikkat çeken oturumları arasında; • “Anadolu’yu Nasıl Anlatıyoruz? Gastronomi, Sanat ve Küresel Algı Mücadelesi” • “Filmlerle Bu Dünyayı Nasıl Yaşamalıyız?” • “Yaşasın Sinema, Yaşasın Mutfak” • “Kamera Kadrajında Lezzet Keşfi” • “Fermente Filmler” • “Sofrada Bir Film Okuması: Sinemada Mitoloji ve Semboller” başlıklı söyleşi ve paneller yer alacak. Festival kapsamında ayrıca uluslararası yarışmacı kısa film gösterimleri, kahve tadımlı özel prömiyer deneyimleri ve her gün gerçekleştirilecek “Tasty Cinema” seansları da katılımcılarla buluşacak. Deneyim odaklı yeni nesil seyahat anlayışı Jolly, bu özel tur programıyla klasik tatil anlayışının ötesine geçerek deneyim odaklı seyahat yaklaşımına güçlü bir örnek sunmayı amaçlıyor. Gastronomi, sanat ve kültürü aynı potada buluşturan program; özellikle premium segmentte farklı ve ilham veren deneyimler arayan misafirler için tasarlandı.

İDO’nun Çeşme Sakız Hattı ilk seferine yoğun ilgi Haber

İDO’nun Çeşme Sakız Hattı ilk seferine yoğun ilgi

İDO’nun Ege’de hayata geçirdiği yeni Çeşme – Sakız hattının ilk seferi 216 yolcuyla gerçekleştirildi. Yeni hat, bölge turizmine ve Türkiye-Yunanistan arasındaki kültürel bağlara katkı sunmayı hedefliyor. İDO, Ege’deki yeni hattı Çeşme- Sakız seferlerinin ilk yolculuğunu başarıyla gerçekleştirdi. 15 Mayıs’ta başlayan sefer kapsamında Çeşme’den hareket eden İDO Deniz Otobüsü, 216 yolcusuyla yalnızca 25 dakikada Sakız Adası’na ulaştı. İlk sefere; İDO satış ve pazarlama ekiplerinin yanı sıra Türk-Yunan dostluğunun önemli temsilcilerinden Maria Ekmekçioğlu da davetli olarak katıldı. Sakız Adası’nda İDO heyeti, Sakız Belediye Başkan Yardımcısı ve Turizm Müdürü tarafından karşılandı. Gerçekleşen görüşmelerde iki ülke arasındaki turizm hareketliliği, kültürel bağların güçlendirilmesi ve karşılıklı ziyaretlerin artırılmasına yönelik olumlu mesajlar verildi. İDO İLE ÇEŞME-SAKIZ SEFERİ 1 HAZİRAN- 31 EKİM’E ARASI HER GÜN Bayram dönemi boyunca devam edecek olan Çeşme- Sakız hattı seferleri, 1 Haziran itibarıyla Ekim ayı sonuna kadar her gün düzenli olarak gerçekleştirilecek. Sefer programına göre İDO Deniz Otobüsü sabah saat 08.00’de Çeşme’den hareket edecek, dönüş seferi ise saat 18.30’da Sakız Adası’ndan Çeşme’ye yapılacak. İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, yeni hatla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Çeşme-Sakız hattımız ile yalnızca iki kıyıyı değil, iki kültürü ve iki dost halkı da birbirine daha da yakınlaştırıyoruz. Ege’de hızlı, konforlu ve güvenli ulaşım anlayışımızı yeni destinasyonlarla geliştirmeye ve bölgesel turizm ekonomisini canlandırmaya, turizm odaklı yolcuların tüm ihtiyaçlarını sunduğumuz ek hizmetlerle desteklemeye devam edeceğiz” dedi. İDO, yeni hattıyla bölge turizmine katkı sunmayı, ekonomik hareketliliği desteklemeyi ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki dostane ilişkilerin gelişimine katkı sağlamayı ve global marka olma yolunda ilerlerken ülkemizi uluslararası sularda da başarıyla temsil etmeyi hedefliyor. İDO HAKKINDA: Marmara Bölgesi’ndeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla kurulan İDO, deniz taşımacılığı konusunda 38 yıldır hizmet vermektedir. Dünyanın önde gelen deniz ulaştırma işletmelerinden biri olan İDO, Marmara Bölgesi’nin yanı sıra, 2024 yılında Ege Denizi’nde tatil turizmine yönelik seferler yapmaya başlamıştır. Marmara Bölgesi’nde İstanbul’un Yenikapı başta olmak üzere, Pendik, Bostancı, Kadıköy, Kabataş gibi merkezi lokasyonlardan Yalova, Bursa, Bandırma, Çınarcık, Esenköy, Kumla, Avşa ve Marmara Adası seferleri ile Sirkeci-Harem ve Eskihisar-Topçular arasında kesintisiz seferler yapan İDO, bugün Marmara Denizi ve Ege Denizi’nde filosunda bulunan yaklaşık 50 gemi ile ulaştırma faaliyetlerini sürdürmektedir. İDO, yolcu beklentileri doğrultusunda kendini geliştiren, yenilikçi ve sürdürülebilir faaliyetleri ile hızlı, emniyetli, konforlu deniz taşımacılığı hizmetleri sunmayı misyon edinmiştir. Yüksek yolcu memnuniyeti yaklaşımını ilke edinen İDO, her sezon artırarak taşıdığı yolcu, araç sayısı ve 2024 yılında Ege Adaları’na başlattığı yurt dışı rotalarıyla da pazardaki ürün yelpazesini çeşitlendirmeyi hedeflemektedir.

10 günlük tatilden turizmci mutlu, esnaf mutsuz Haber

10 günlük tatilden turizmci mutlu, esnaf mutsuz

Özellikle yüksek enflasyon, artan maliyetler ve nakit akışı sorununun yaşandığı bir dönemde uzun tatillerin etkisi artık sadece sosyal değil, doğrudan ekonomik bir tartışma konusu haline geldi. Turizm bölgeleri hareketlendi, oteller kazandı Uzun tatilin en büyük kazananı yine turizm sektörü oldu. Antalya, Bodrum, Çeşme, Marmaris gibi destinasyonlarda oteller doluluklarını artırırken; havayolları, restoranlar, beach işletmeleri, araç kiralama şirketleri ve eğlence sektörü de hareketlendi. Özellikle şehir hayatından kaçmak isteyen orta ve üst gelir grubunun kısa tatil planları: İç turizmi canlandırdı,Sezonu erkene çekti,Tatil bölgelerinde günlük ekonomiyi büyüttü. Akaryakıt satışlarından hava yolu biletlerine kadar birçok kalemde geçici bir ekonomik canlılık oluştu. Ancak uzmanlara göre burada temel sorun, bu hareketliliğin tüm ekonomiye eşit dağılmaması. Çünkü aynı günlerde Türkiye’nin başka bir tarafında üretim yavaşladı, küçük işletmeler ise gider baskısıyla karşı karşıya kaldı. Küçük esnaf için tatil değil, durgunluk dönemi Uzun tatillerin en zorlayıcı etkisini küçük işletmeler hissediyor. Mahalle esnafı, atölyeler, küçük üreticiler, günlük nakit akışıyla çalışan işletmeler için 10 günlük durgunluk; çoğu zaman “dinlenme” değil, gelir kaybı anlamına geliyor. Çünkü işletmeler kapansa bile: Kira işlemeye devam ediyor,SGK primleri sürüyor,Personel maaşları durmuyor,Krediler ve çek ödemeleri devam ediyor. Özellikle perakende dışındaki sektörlerde birçok işletme için resmi tatil, fiilen 12-13 günlük ekonomik yavaşlama yaratıyor. Bazı işletmeler sipariş teslimlerini ertelemek zorunda kalırken, tahsilat zinciri de aksayabiliyor. Üretim durunca maliyet büyüyor Sanayi ve ihracat tarafında ise mesele daha farklı. Türkiye gibi üretim ve ihracata dayalı büyümek isteyen ekonomilerde uzun duruşlar; Teslim sürelerini uzatabiliyor,Lojistik zincirini yavaşlatabiliyor,İhracatçı için rekabet baskısı oluşturabiliyor. Özellikle Avrupa ve Orta Doğu’daki müşteriler çalışmaya devam ederken Türkiye’de üretimin yavaşlaması, bazı sektörlerde zaman kaybı ve ek maliyet yaratabiliyor. İhracatçıların en çok dile getirdiği sorunlardan biri ise şu: “Dünya çalışırken Türkiye’nin uzun süre durması.” Büyük şirketler yönetiyor, küçük işletme zorlanıyor Kurumsal şirketler ve büyük holdingler uzun tatilleri daha planlı yönetebiliyor. Ancak küçük ölçekli işletmeler için durum aynı değil. Özellikle: Borçla dönen,Personel maliyeti yüksek olan,Kirası ağırlaşan,Günlük satışla ayakta kalan işletmeler, tatil sonrası dönemde ciddi nakit baskısı yaşayabiliyor. Bugün birçok KOBİ’nin temel sorunu kârsızlık değil, nakit akışı. Uzun tatiller ise bu kırılgan yapıyı daha da hassas hale getiriyor. Çalışan tarafında ise farklı bir gerçek var Öte yandan çalışan kesim için uzun tatiller hâlâ önemli bir sosyal ihtiyaç. Ekonomik baskının yoğun olduğu bir dönemde insanlar: Aileleriyle zaman geçirmek,Şehirden uzaklaşmak,Psikolojik olarak nefes almak istiyor. Ancak burada da gelir farkı ortaya çıkıyor. Çünkü yüksek tatil maliyetleri nedeniyle milyonlarca kişi için “10 günlük tatil”, gerçekte evde geçirilen uzun bir resmi tatil anlamına geliyor. Bu nedenle uzun tatilin ekonomiye etkisi kadar, toplumun hangi kesiminin gerçekten tatil yapabildiği de ayrı bir tartışma konusu haline geliyor. Asıl soru şu: Türkiye bu modele hazır mı? Ekonomistler artık şu sorunun daha yüksek sesle sorulması gerektiğini söylüyor: Türkiye ekonomisi, üretim ve ticaret tarafında hâlâ kırılganlık yaşarken bu kadar uzun tatilleri kaldırabilecek yapıda mı? Çünkü bugün aynı tatil: Bir kesim için deniz, seyahat ve harcama,Başka bir kesim için ise kapanan dükkân, duran üretim ve artan borç anlamına geliyor. Türkiye’de uzun tatil ekonomisi büyüyor. Ama görünen o ki, herkes aynı tatili yaşamıyor.

Çeşme'de 8 otel satışa çıktı Haber

Çeşme'de 8 otel satışa çıktı

İzmir'de turizm cenneti olarak bilinen Çeşme'de sezon öncesi önemli bir karar alındı. İlçede bir emlak satış sitesinde yer alan verilere göre, ilçede 8 otel satışa çıkarılırken, 22 butik otel için de devren kiralık ilanı yayınlandı. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, "Çeşme'de çok sayıda otelin satılık olması, iyi bir işaret değil. Eğer yeni bir yol haritası oluşturulmazsa Çeşme turizmi daha zor bir sürece girecek" dedi. Son yıllarda otel sayısındaki azalmaya dikkat çekerek bunun zincirleme etkiler yarattığını söyleyen Tercan, "Yatak kapasitesi düştükçe tur operatörleri bölgeden uzaklaşıyor. Mevcut birkaç otel talebi karşılamaya yetmiyor. Bu da Çeşme'nin uluslararası turizmde geri kalmasına neden oluyor" ifadelerini kullandı. BÜTÜNCÜL PLAN Çeşme turizmi açısından Ilıca bölgesinin önemli olduğuna işaret eden Tercan, termal kaynakların yeterince değerlendirilmediğini hatırlattı. Bülent Tercan, "Ilıca gibi önemli bir termal alan varken, bu potansiyelin uluslararası ölçekte değerlendirilmesi gerekiyordu. Ancak bu fırsat doğru kullanılmadı. Termal turizmin gelişmemesi de bölgedeki turizm çeşitliliğini sınırladı" yorumunda bulundu. Sektörde yaşanan gelişmelerin yalnızca ekonomik değil, planlama kaynaklı olduğunun altını çizen Tercan, çözümün kapsamlı bir turizm politikasıyla mümkün olacağını söyledi. Tercan ayrıca Çeşme için bütüncül bir turizm planı oluşturulması gerektiğini, aksi halde bu tablonun daha sık görüleceğini dile getirdi.

Türkiye Bisiklet Turu, bisiklet ekonomisinin yükselen merkezi Haber

Türkiye Bisiklet Turu, bisiklet ekonomisinin yükselen merkezi

Çeşme’den Ankara’ya 26 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında dünyaca ünlü takımların katılımı ile 61. kez düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Türkiye’de bisikletin yalnızca bir spor dalı değil; üretimden turizme, şehir içi mobiliteden sürdürülebilir yaşam kültürüne kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemin merkezine yerleşmesini sağlıyor. 23 takım ve 27 farklı ülkeden 161 sporcunun mücadele ettiği, 26 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında 8 etap ve bin 133,5 kilometrelik parkurda düzenlenen 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu; 5 il, 20’nin üzerinde ilçe ve 60’tan fazla yerleşimden geçerek yalnızca bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda Türkiye’nin bisiklet ekonomisini büyüten çok katmanlı bir değer zinciri oluşturuyor. Uluslararası Bisiklet Birliği-UCI Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin ProSeries kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan TUR, WorldTeam, ProTeam ve Continental Team seviyesindeki 23 uluslararası takımı bir araya getirirken; organizasyon yapısı, küresel yayın gücü ve çok şehirli rotasıyla spor turizmi, medya, ekipman ve yerel ekonomi üzerinde güçlü bir çarpan etkisi oluşturuyor. Emin Müftüoğlu: "Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, gençlerimize ilham veren stratejik bir platformdur" Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, konuya dair yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; Türkiye’de bisiklet ekonomisini büyüten, turizmi çeşitlendiren ve gençlerimize ilham veren stratejik bir platformdur. Yıl boyunca 32 ilde gerçekleştirdiğimiz 100’ün üzerindeki organizasyonla bu etkiyi ülke geneline yayıyoruz. Amatör yarışlardan uluslararası organizasyonlara uzanan bu güçlü yapı sayesinde, bisiklet sporunu tabana yayarken Türkiye’yi küresel bisiklet turizminin güçlü destinasyonlarından biri haline getirmeyi hedefliyor, ülkemizin bisiklet ekonomisine değer katıyoruz" diye konuştu. Türkiye genelinde yaygınlaşan bisiklet ekosistemi Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun 2026 yılı faaliyet takvimi, bisiklet sporunun Türkiye geneline yayılımını somut verilerle ortaya koyuyor. Yıl boyunca yol, pist, dağ bisikleti, BMX, para bisiklet ve Gran Fondo disiplinlerinde düzenlenecek organizasyonlarla 32 ilde 100’ün üzerinde yarış ve etkinlik gerçekleştiriliyor. Bu geniş organizasyon ağı, Türkiye’yi yalnızca belirli merkezlerde yoğunlaşan bir spor yapısından çıkararak, yıl boyunca aktif olan sürdürülebilir bir bisiklet ekosistemine dönüştürüyor. Bisiklet Turizmi: 200'den fazla rota, 58 bisiklet dostu otel Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı verilerine göre Türkiye, bisiklet turizminde güçlü bir altyapıya ulaşmış durumda. Türkiye genelinde 200’ün üzerinde bisiklet rotası, yılın 9-10 ayı sürüş imkanı sunarken; EuroVelo ağı üzerindeki EuroVelo 8 ve EuroVelo 13 rotaları ile Antik Pedal gibi tematik güzergahlar, Türkiye’yi uluslararası bisiklet turizmi haritasına taşıyor. 16 farklı şehirde faaliyet gösteren 58 bisiklet dostu otel, toplam 19 bin 538 oda ve 41 bin 996 yatak kapasitesi ile sporculara ve amatör bisikletçilere özel konaklama altyapısı sunuyor. Avrupa’da yaklaşık 52 milyar Euro büyüklüğe ulaşan bisiklet turizmi pazarı dikkate alındığında, Türkiye bu pazardan daha fazla pay alabilecek güçlü destinasyonlar arasında yer alıyor.

61. Türkiye Bisiklet Turu rotası ve takımları tanıtıldı Haber

61. Türkiye Bisiklet Turu rotası ve takımları tanıtıldı

Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) takviminde yol bisikleti yarışlarında ProSeries kategorisinin en prestijli yarışlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Türkiye’nin en büyük spor organizasyonlarından biri olarak; yüzlerce araçtan oluşan dev konvoyu, küresel yayın gücü ve uluslararası etkisiyle bir kez daha Türkiye’yi canlı yayınlarla dünya sahnesine taşırken geleceğin bisikletçilerine ilham verecek. "Gelenekten Geleceğe" temasıyla duyurulan TUR 2026, 60 yılı aşan mirasını geleceğe taşıyarak Türkiye’nin doğasını, tarihini, kültürünü ve yaşam biçimini dünyaya anlatan güçlü bir uluslararası vitrin olacak. Bu yıl yarış, Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını kat edecek ve 1969-1979 yılları arasında beş kez TUR’a ev sahipliği yapmış olan Ankara’da tamamlanacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ev sahipliğinde düzenlenen 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun basın toplantısı; Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay ile birlikte sponsor markaların temsilcileri, çok sayıda medya mensubu ve bisiklet ailesinin katılımıyla gerçekleşti. Emin Müftüoğlu: "Bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada" Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, "Türk bisikleti bundan 25 yıl önce, 20 yıl önce ülkedeki yol bisikleti satış sayısıyla bugünkü satış sayısını ortaya koyduğumuz zaman hepsi ortaya çıkıyor. Yani inanılmaz artık halk bisiklete biniyor. Ve bunu Bisiklet Federasyonu olarak hem halkımızın bindiği, hem gençlerimizin bindiği hem de profesyonellerin yarışabildiği hemen hemen her hafta ülkemizde organizasyon yapıyoruz. Son dönemde bağımlılıkla ilgili Yeşilay'la birlikte ülke genelinde gençleri bağımlılıktan kurtarmak için, farkındalık oluşturmak için özel bisiklet turları da gerçekleştiriyoruz. Yani bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada. Geçtiğimiz yıldan sonra burada bugün Dünya Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak da başka bir görevle bulunuyorum. Yıllar önce büyük bir hayalimdi ve geldiğim zaman da bir hayalimdi. Yönetim kurulu üyelerimize, Spor Bakanlığımıza ve genel müdürlerimize, bakanımıza, bakan yardımcımıza, Dünya Federasyonu seçiminde bize verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum. Artık 4 yıl Dünya Federasyonu'nda görev yapacağız. Bu Türk bisikleti için önemli" dedi. "Bu tur ülkemizin tanıtımı anlamında çok önemli" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Türkiye’nin tanıtımı için çok önemli olduğunun altını çizen Müftüoğlu, "Bu tur ülkemizin tanıtım anlamında da çok önemli, sportif anlamda da çok önemli, spor turizminde de çok önemli. Ve ben bir turizmci olarak ne kadar katkısı olduğunu biliyorum. Ama gençlerin ekranlarda görüp 'Ben bisikletçi olacağım' deyip, 'Gelenekten geleceğe' mottosu buradan çıkıyor ve yeni yeni gençler burada bu tur sayesinde bisikletçi oluyor. Bu yıl çok önemli bir organizasyon yaptık. Tarihin ilk veledromunda Avrupa Şampiyonası yaptık. Geldiğimiz zaman ilk 32 yıl sonra 2008'de olimpiyata götürmüştük ve 2012'de 40 yıl sonra yol bisikletinde olimpiyata gitmiştik. İnşallah şimdi pist bisikletini hedef koyduk. Yani ne yapılması gerekiyorsa, bisikletin tabana yayılmasıyla ilgili her şeyi yapıyoruz. Bunları yaparken Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu bunların en önemli bir ayağı ve bizi tanıtan yüzü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum. Çünkü veledromun yapılmasıyla Avrupa Şampiyonası yaptık ve Avrupa Şampiyonası'nda dereceler elde etmeye başladık. Son iki yıldır iki madalya geldi. Artık daha çok madalya getirip ve pist bisikletinde dünyada var olduğumuzu göstermek istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ile ilgili valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımız, İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Turizm Bakanlığımız hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Sponsorlarımıza teşekkür etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Hasan Yıldırım: "TUR ile ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60 yılı aşkın köklü bir mirası olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, "1963 yılında Marmara Turu adıyla filizlenen ve aradan geçen 60 yılı aşkın sürede kıtaları birleştiren devasa bir organizasyona dönüşen bu köklü mirasın 61. yılında; 'Gelenekten Geleceğe' mottosuyla yeni bir döneme kapı aralamasının heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sporun birleştirici ruhuna inanan ve Türkiye'nin dünya sporu içerisinde öncü konumda olması yönündeki vizyonları doğrultusunda gerçekleştirilen bu büyük organizasyon; sadece bir spor müsabakası değil, kıtaları birleştiren ve Türkiye'nin gücünü, kültürel derinliğini ve organizasyon kabiliyetini dünya sahnesine taşıyan en önemli marka değerlerimizden biri haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek himayelerinde bu yıl 61. kez pedalların döneceği Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Ege'nin incisi Çeşme'den başlayıp Anadolu'nun kalbinde, başkentimiz Ankara'da son bulacaktır. Anadolu'nun kadim yollarının aşılacağı bu eşsiz rota boyunca Türkiye'nin kültürel ve coğrafi zenginliği, kıtalar arası bir yayın ağıyla milyonlara ulaşacak ve ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır. Dünya bisiklet takviminin bu prestijli organizasyonunun kusursuz bir şekilde hayata geçirilmesi büyük bir iş birliğinin sonucudur. 26 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında 8 etap olarak düzenlenecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun sporun birleştirici gücüyle ülkemize ve dünya spor camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, her birinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum" diye konuştu. Veli Ozan Çakır: "Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor" TUR’un önemine dikkat çeken Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır ise, "Her fırsatta söylediğim gibi sporda gelenek çok önemlidir. Bu organizasyonun da 61. kez yapılıyor olması Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu ayrıca önemli ve anlamlı kılmakta. Bizler de bu önemli ve anlamlı organizasyonun her yıl daha da iyiye gitmesi, daha da güçlenmesi, dünyadaki etkisinin daha da artması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben biraz da işin sportif boyutuna değinmek istiyorum. 23 takım yarışacak; bu takımların arasında dünya klasmanından takımlar var, Pro klasmanından takımlar var, kıta klasmanından takımlar var. Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor. Bu açıdan baktığımızda burada mücadele edecek sporcularımıza ve kulüplerimize de eşsiz bir tecrübe ve ilham kaynağı olduğunu gözlemliyoruz bu etkinliğin. Bu vesileyle turda yarışacak dört güzide kulübümüze de ayrıca başarılar diliyorum. Her yıl bu turdaki dereceleriyle, özverileriyle, mücadeleleriyle ve centilmenlikleriyle göğsümüzü kabartıyorlar. Bu yıl da aynısının olacağından şüphemiz yok. Bu yarışları seyrederken bu takip eden, parkur üzerinde ve ekranlardan takip eden insanların yorumlarına da biz şahit oluyoruz ve gerçekten halkımızda çok ciddi anlamda bir bisiklet müsabakası seyretme, takip etme kültürünün de oluştuğunu, yıldan yıla da geliştiğini memnuniyetle gözlemliyoruz. Sporun içinden gelen, sporu seven ve bizleri destekleyen bir Cumhurbaşkanımız var, Bakanımız da bizim önümüzü bu konuda çok açıyor. Yol bisikleti elbette popülerlik anlamında, görünürlük anlamında, spor turizmi anlamında çok geniş etkilere sahip ama yolla beraber biliyorsunuz dağ bisikleti, BMX, veledromda yapılan pist müsabakaları olsun; hem 2024 Paris’te 22 madalya seti vardı, aynı şekilde Los Angeles’ta da 22 madalya seti olacak. Yani 22 altın, 22 gümüş, 22 bronz madalya dağıtılacak. 257 kadın, 257 erkek, 514 bisikletçi Los Angeles’ta yarışmak için ter dökecek. Bizim de ilk amacımız, Başkanımızla beraber bize düşen görev ve sorumluluk tüm bu imkanları en iyi şekilde koordine etmek ve Türk bisikletinin olimpik görünürlüğünü arttırmak, katılımımızı arttırmak ve 2032 Brisbane Olimpiyatları itibarıyla da artık Türk bisikletinin kürsüye oynadığı, madalya için yarıştığı günleri müjdelemek. Ve inşallah buna inanıyoruz; Türk spor ailesi olarak, olimpiyat ailesi olarak yürekten inanıyoruz. İstanbul’da düzenleneceği umut ettiğimiz, hayal ettiğimiz 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda da elbette Türk bisikletini zirvede görmek istiyoruz. Bu amaçla çalışmalarımızı yürüteceğiz, bu anlamda da çok yol alındı" ifadelerini kullandı. Ünal Kılıçarslan: "Ülkemizin tanıtımı için bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan da, "Ülkemizin en önemli ve prestijli turlarından biri olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun 61. ayağının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. 58 ve 59. ayaklarında 2023 ve 2024 yılındaki organizasyonda almış olduğumuz koordinasyona dair kararlar çerçevesinde kazasız belasız sonuçlanmıştı. Umarım bu organizasyonun da aynı şekilde geçmesini temenni ediyorum. Ülkemizin tanıtılmasının yanında bisiklet, bisiklet sporu ve turizmde bir farklı unsur olması açısından bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" cümlelerine yer verdi. Çeşme'den, Ankara'ya 1.133,5 kilometrelik yolculuk Toplam 1.133,5 kilometrelik parkur, 8 etap boyunca Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayacak. Yarış; 5 şehir, 20’nin üzerinde ilçe ve 60'a yakın köy, kasaba ve yerleşimden geçerek Türkiye'nin yerel yaşamını, üretim kültürünü ve coğrafi çeşitliliğini dünya ile buluştururken bisiklet heyecanını ve tutkusunu geleceğe taşıyacak. 26 Nisan'da İzmir Çeşme'den başlayacak yarış, Aydın, Muğla, Antalya'dan geçerek finalde Ankara’da tamamlanacak. Yarışın son etabı; Beştepe, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Anıtkabir aksında koşulacak. Etap programı şöyle: 1. Etap (26 Nisan): Çeşme - Selçuk (153,1 km) 2. Etap (27 Nisan): Aydın - Marmaris (152,8 km) 3. Etap (28 Nisan): Marmaris - Kıran (132,7 km) 4. Etap (29 Nisan): Marmaris - Fethiye (130,4 km) 5. Etap (30 Nisan): Patara Antik Kenti - Kemer (181,2 km) 6. Etap (1 Mayıs): Antalya - Feslikan Yaylası (128,1 km) (Zirve Finiş -Kraliçe Etap) 7. Etap (2 Mayıs): Antalya - Antalya (150 km) 8. Etap (3 Mayıs): Ankara - Ankara (105,2 km) (Final) Uluslararası peloton 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 23 takım ve 27 farklı ülkeden 161 sporcu mücadele edecek. ABD, Belçika, Çekya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Kazakistan, Kolombiya, Macaristan ve Türkiye’den katılan 23 takım, organizasyonun uluslararası karakterini güçlendirirken Avrupa merkezli güçlü peloton yapısı; Amerika ve Güney Amerika’dan katılan ekiplerle küresel bir çeşitlilik kazanıyor. TUR 2026, farklı bisiklet kültürlerini aynı yarışta buluşturarak sportif rekabeti üst seviyeye taşıyacak. TUR 2026’da 3 WorldTeam, 14 ProTeam, 6 Continental Team kategorisinde toplam 23 UCI Takımı mücadele edecek. TUR 2026’da mücadele edecek takımlar arasında Türkiye’yi temsil eden 4 kıta takımı yer alıyor. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Takım Listesi: UCI WorldTeam kategorisi: XDS Astana Team (Kazakistan), Alpecin-Deceuninck (Belçika), Team Picnic PostNL (Hollanda) UCI ProTeam kategorisi: TotalEnergies (Fransa), Cofidis (Fransa), Unibet Tietema Rockets (Fransa), Caja Rural-Seguros RGA (İspanya), Burgos-BH (İspanya), Equipo Kern Pharma (İspanya), Euskaltel-Euskadi (İspanya), Bardiani CSF-Faizan (İtalya), Team Polti VisitMalta (İtalya), Solution Tech Nippo (İtalya), Team Novo Nordisk (ABD), Modern Adventure Pro Cycling (ABD), Team Flanders-Baloise (Belçika), MBH Bank Ballan CSB (Macaristan) UCI Continental Team kategorisi: Spor Toto Cycling Team (Türkiye), Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye), İstanbul Team (Türkiye), Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (Türkiye), ATT Investments (Çekya), Team Medellin-EPM (Kolombiya)

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor Haber

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor

İstanbul’da gerçekleştirilen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Alaçatı Ot Festivali’nin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle, büyük imkânsızlıklar içinde doğduğunu hatırlatarak bugün yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirten Denizli, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti. Denizli, festivalin bu yıl Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazandığını belirterek, yaklaşık bir yıl süren hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından bu önemli eşiğin aşıldığını söyledi. Uluslararası kimliğin yalnızca prestij değil, aynı zamanda Ege mutfağını dünyaya tanıtmak açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Denizli, “Alaçatı Ot Festivali artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın takip ettiği bir gastronomi markası olma yolunda ilerliyor” dedi. Başkan Denizli’nin konuşmasının ardından Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de söz alarak festivalin uluslararası gastronomi dünyasındaki önemine değindi. Festival kapsamında 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla gerçekleştirilecek yarışmaların, Alaçatı’yı küresel gastronomi sahnesine taşıyacağını ifade etti. Konuşmanın ardından, festivalin uluslararası kimliğini tescilleyen akreditasyon belgesi Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’ye takdim edildi. Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğüne dikkat çeken Denizli, bu yıl da stantlarda yer alacak ürünlerin tamamen ot temalı ve el emeği olması kuralının devam edeceğini, seçili otun ise “körmen” olduğunu açıkladı. 6 gün sürecek dopdolu program Bu yıl ilk kez 6 gün sürecek festivalin ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerinden öğrencilerin katılımıyla uluslararası yemek yarışmaları düzenlenecek. Festivalin devam eden günlerinde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi yeniden canlanacak. Konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler ve çocuk etkinlikleriyle zenginleşen programda; yoga, pilates ve spor etkinlikleri de yer alacak. Değirmenler, Alaçatı Cumhuriyet Meydanı ve Alaçatı Deneyim Noktası başta olmak üzere birçok farklı alanda gün boyu etkinlikler düzenlenecek. Festival kapsamında geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da gerçekleştirilecek. Aynı zamanda “Sürdürülebilir Tarım Projesi Yarışması” da festivalin temasının önemli unsurları arasında yer alacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelen festival korteji ise bu yıl ilk kez “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek. Festival sahnesinde sevilen sanatçılar Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam başta olmak üzere sevilen sanatçılar festival kapsamında sahne alarak Alaçatı’nın atmosferine müzikle eşlik edecek. Kültür, gastronomi ve doğa alaçatı sokaklarında buluşacak Ege’nin endemik otlarını, yerel üreticilerin emeğini ve bölgenin kültürel hafızasını merkezine alan festival; sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağını koruyarak Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyor. Festivalin yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığını vurgulayan Başkan Denizli, aynı zamanda kent ekonomisine de önemli katkı sağladığını belirtti. Yapılan hesaplamalara göre festivalin geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim oluşturduğunu ifade eden Denizli, “Kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçiren bu festival, Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç yaratıyor” dedi. 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi hedeflerken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak. Festival programına ilişkin detaylara, Alaçatı Ot Festivali’nin resmi sosyal medya hesapları ve web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.