Hava Durumu

#Ziyaretçi Sayısı

TOURISMJOURNAL - Ziyaretçi Sayısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziyaretçi Sayısı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trabzon'a gelen yabancı turist azaldı, yerli turist arttı Haber

Trabzon'a gelen yabancı turist azaldı, yerli turist arttı

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu'nun katılımıyla Trabzon'da Turizm Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Toplantıya, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Milletvekili Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve sektör temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Milletvekili Karaismailoğlu, "Tabii ki dünyadaki gelişmeler de özellikle yurt dışı ziyaretçilerimizi etkilemekte. Onları minimuma indirmek ve pozitif pozisyona geçmesi içinde sektörümüzle bir araya gelmemiz gerekiyor. Körfez'deki gelişmeleri şehrimiz açısından da yakından takip ediyoruz. Belki şu anda çok az da olsa negatif anlamda bir gelişme var ama önümüzdeki günler itibarıyla çok parlak bir sezon gözüküyor. İnşallah mayıs ayındaki küçücük gerilemeyi belki haziran ayı itibarıyla hızlıca atlatacağız. Pazar çeşitliliği açısından, ulaşım anlamında da özellikle Avrupalı turistlerin ve Türk cumhuriyetlerindeki ziyaretçilerin artırılması açısından önemli gelişmeler var. Bunları birebir yakından takip ediyoruz. Ayrıca büyükelçiliklerimizle müthiş bir koordinasyon halindeyiz. Yine şehrimizdeki sektörün gelişmesi açısından bu temasları önemsiyoruz. İnşallah bunlar önümüzdeki günlerde ve önümüzdeki yıllarda çok daha fazla katma değer sağlayarak buraya yansıyacaktır" dedi. Trabzon'da toplam ziyaretçi sayısı yüzde 41 arttı Trabzon'da 2026 yılı turizm verileri, kentte yerli turist hareketliliğinin arttığını ortaya koydu. Mayıs ayında kente gelen yerli turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 107 artarken, toplam ziyaretçi sayısı da yüzde 41 yükseldi. Yılın ilk 5 aylık döneminde ise yabancı turist sayısında düşüş yaşanmasına rağmen yerli turistteki artış sayesinde toplam ziyaretçi sayısı yüzde 28 arttı. Turizm verilerine göre, Mayıs 2026'da Trabzon'a gelen yabancı turist sayısı geçen yılın aynı ayındaki 57 bin 343 kişiden 51 bin 342'ye gerileyerek yüzde 10 azaldı. Aynı dönemde yerli turist sayısı ise 44 bin 61'den 91 bin 272'ye yükselerek yüzde 107 artış gösterdi. Böylece Mayıs ayında kente gelen toplam ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 101 bin 404 kişiden 142 bin 614'e çıkarak yüzde 41 arttı. Yılın ilk 5 ayını kapsayan ocak-mayıs döneminde de Trabzon'u ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 115 bin 344 kişiden 98 bin 17'ye gerileyerek yüzde 15 azaldı. Yerli turist sayısı ise 175 bin 423'ten 274 bin 618'e yükselerek yüzde 57 artış kaydetti. Ocak-mayıs döneminde toplam ziyaretçi sayısı da geçen yılın aynı dönemindeki 290 bin 767 kişiden 372 bin 635'e çıkarak yüzde 28 arttı.

Dijital dönüşüm Türkiye’yi müzecilikte Avrupa’nın önüne taşıdı Haber

Dijital dönüşüm Türkiye’yi müzecilikte Avrupa’nın önüne taşıdı

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hayata geçirdiği dijital dönüşüm projeleri, Türkiye'de kültürel mirasa erişimi kolaylaştırırken müze ve ören yerlerine olan ilgiyi de rekor seviyelere taşıdı. Dijital altyapı yatırımları, entegre biletleme sistemleri ve Müze Kart uygulamasında yapılan yenilikler sayesinde Türkiye, müze ziyaretçi sayısındaki artış oranıyla birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı. Verilere göre, Türkiye'de müze ve ören yerleri, Milli Saraylar ve özel müzelerin toplam ziyaretçi sayısı 2023 yılında 55,7 milyon olarak kaydedilirken, bu rakam 2024 yılında 62,6 milyona yükseldi. Böylece ziyaretçi sayısında yüzde 12,3'lük artış yaşandı. 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerleri 33 milyon 262 bin 178 kişiyi ağırladı. Aynı dönemde Milli Saraylar'ın ziyaretçi sayısı 9 milyon 999 bin 370'e ulaşırken, özel müzeleri ziyaret edenlerin sayısı 19 milyon 774 bin 549 olarak gerçekleşti. Kimlik kartıyla müzeye giriş dönemi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom iş birliğiyle yürütülen "Müze ve Ören Yerleri Dijital Dönüşüm Projesi"nin yeni aşamasını duyurdu. Yeni uygulamayla birlikte Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müze Kart olarak kullanılabilecek. Vatandaşlar, e-Devlet veya mobil uygulama üzerinden kimlik doğrulama işlemlerini tamamlayıp Müze Kart ücretini ödedikten sonra gişede beklemeden doğrudan giriş yapabilecek. Uygulamanın kültürel alanlara erişimi önemli ölçüde kolaylaştırması bekleniyor. Müze Kart'a yoğun ilgi Türkiye'de kültürel mirasa erişimin yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Müze Kart uygulamasında da dikkat çekici bir büyüme yaşandı. 2017 yılında 1 milyon 82 bin 139 olan Müze Kart satışları, dijitalleşme çalışmaları, çevrim içi başvuru kolaylığı ve kullanım alanının genişletilmesiyle birlikte 2025 yılında 6 milyon 744 bin 945'e yükseldi. Böylece Müze Kart satışlarında yüzde 533'lük artış kaydedildi. Türkiye, Avrupa'nın önüne geçti Türkiye'nin müze ziyaretçi sayısında yakaladığı yüzde 12,3'lük büyüme, birçok Avrupa ülkesinin performansını geride bıraktı. Aynı dönemde Almanya'da ziyaretçi sayısı yüzde 1,3, İspanya'da yüzde 4,7, İtalya'da yüzde 5,3 ve Yunanistan'da yüzde 7,8 arttı. İngiltere'de ise yüzde 2,7 oranında düşüş yaşandı. Fransa'daki yüzde 36,6'lık yükselişte ise 2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nın etkili olduğu değerlendiriliyor. Türkiye ise herhangi bir mega spor organizasyonunun desteği olmaksızın; dijital dönüşüm yatırımları, arkeolojik çalışmalardaki başarısı ve kültürel görünürlüğü artıran politikaları sayesinde sürdürülebilir bir büyüme sergiledi. Toplam ziyaretçi sayısında İtalya ve İngiltere'yi geride bırakan Türkiye, müzecilik alanında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Bayram tatilinde yoğun ziyaretçi akını Kurban Bayramı tatilini kapsayan 23-31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerini toplam 1 milyon 520 bin 610 kişi ziyaret etti. Bayram döneminde en fazla ilgi gören kültür destinasyonları arasında Efes, Hierapolis, Göbeklitepe, Zelve-Paşabağlar ve Zeugma Mozaik Müzesi yer aldı. Türkiye, kültürel mirasın korunmasını dijital teknolojilerle buluşturan yaklaşımı sayesinde yalnızca tarihi değerlerini gelecek nesillere aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda müzecilik ve kültür yönetiminde uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir model oluşturmayı sürdürüyor.

Nisanda turist sayısında sert düşüş Haber

Nisanda turist sayısında sert düşüş

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden alınan geçici verilere dayanarak 2026 yılı Nisan ayı yabancı ziyaretçi istatistiklerini yayımladı. Buna göre nisan ayında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,44 azalarak 3 milyon 532 bin 505 olarak kaydedildi. İSTANBUL EN ÇOK ZİYARET EDİLEN ŞEHİR OLDU Nisan ayında yabancı ziyaretçilerin en fazla giriş yaptığı iller sıralamasında İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul yüzde 41,72 pay ile 1 milyon 473 bin 718 ziyaretçi ağırladı. İstanbul’u yüzde 25,99 ile 918 bin 164 ziyaretçiyle Antalya, yüzde 9,34 ile 330 bin 25 ziyaretçiyle Edirne, yüzde 4,59 ile 161 bin 967 ziyaretçiyle Muğla ve yüzde 3,03 ile 107 bin 12 ziyaretçiyle Artvin takip etti. OCAK-NİSAN DÖNEMİNDE DE DÜŞÜŞ VAR 2026 yılı Ocak-nisan dönemine bakıldığında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,08 azalarak 10 milyon 369 bin 762 olduğu bildirildi. İLLERE GÖRE ZİYARETÇİ DAĞILIMI Ocak-nisan döneminde en fazla ziyaretçi ağırlayan il İstanbul oldu. İstanbul, yüzde 51,47 pay ile 5 milyon 337 bin 365 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İstanbul’u yüzde 15,69 ile 1 milyon 626 bin 881 ziyaretçiyle Antalya, yüzde 10,29 ile 1 milyon 67 bin 150 ziyaretçiyle Edirne, yüzde 3,86 ile 399 bin 944 ziyaretçiyle Artvin ve yüzde 2,43 ile 252 bin 68 ziyaretçiyle İzmir izledi.

"Turizm, gastronomi ile daha derin bir iz bırakıyor" Haber

"Turizm, gastronomi ile daha derin bir iz bırakıyor"

2026 yaz sezonuna girerken Türkiye turizmi güçlü büyüme ivmesini sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında ulaşılan 65,2 milyar dolarlık turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçi sayısı, 2026 için belirlenen 68 milyar dolarlık hedefi destekliyor. Ancak bu büyümenin sürdürülebilirliği yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değil; turistin şehirlerle kurduğu bağ, yerel ekonomiyle etkileşimi ve gastronominin yarattığı katma değerle de doğrudan ilişkili. Türkiye’de yaklaşık 135 bin kayıtlı yeme-içme noktası bulunuyor. TÜİK verileri doğrultusunda işletme başına ortalama 15 kişilik istihdam dikkate alındığında yalnızca yeme-içme sektöründe yaklaşık 1 milyon 725 bin kişilik bir istihdamdan söz ediliyor. Oteller ile mutfak ve servis ekipleri de dahil edildiğinde sektörün doğrudan istihdamı 2 milyon kişiye yaklaşıyor. 2025 sonu itibarıyla ortaya çıkan tablo, turizm ve gastronomi ekseninde yaklaşık 1 trilyon TL büyüklüğünde bir ekonomi oluşturuyor. Bu dönüşüme dikkat çeken Ebru Koralı, “2026 yaz sezonu yalnızca turist sayısının değil, gastronomiyle yaratılan değerin de konuşulacağı bir dönem olmalı. Gezginler artık bölgenin kültürünü, üretim biçimini ve mutfak mirasını yakından tanımak istiyor. Gastronomi ekosisteminin yarattığı ekonomik değer sadece turist sayısı ile değil üretim ve istihdama olan katkısı ile değerlenmeli. “Gastronomi” Görünenden Daha Fazlası Gastronomi turizmi yalnızca iyi yemek deneyimi ile sınırlı değil. Günümüz gezginleri için yemek; sağlık, iyi yaşam, kültür, üretim ve yerellik ile iç içe geçmiş bütünsel bir yapı anlamına geliyor. Özellikle üst gelir grubundaki turistler için gastronomi, destinasyon seçiminde belirleyici unsurlardan biri haline geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Koralı, “Artık mesele tabağın arkasındaki hikâye; ürünün kaynağı, üreticisi, bölgenin mutfak kültürü, yerel tarifleri ve üretim geleneği önem taşıyor. Bir bölgenin hafızasını, üretim biçimini ve yaşam kültürünü görünür kılmak anlamına geliyor. Başarılı destinasyonlar gastronomiyi restoranlarla değil, yerel kimliğin bir parçası olarak tarım ve mevsimsel döngü ile birlikte ele alıyor” diyor. Şehirlerin Gastronomi Ajandası Olmalı Koralı’ya göre gastronomi turizminde asıl eksik, şehirlerin gastronomi değerlerini bütüncül biçimde kurgulayamaması. “Bugün turist yalnızca iyi restoran aramıyor; yerel üreticiyi görmek, pazarları gezmek, ürünün hikâyesini dinlemek, gastronomi atölyelerine katılmak ve bölgenin mutfak kültürünü yakından tanımak istiyor. Ancak birçok şehirde bu değerler ve rotalar birbirinden kopuk şekilde duruyor. Turist bunları nerede bulacağını bilmiyor” diyen Koralı, şehirlerin kendi gastronomi ajandasını oluşturması gerektiğini söylüyor. Koralı’ya göre bu ajandaların merkezinde; bölgenin coğrafi işaretli ürünleri, yerel kooperatifleri, üreticileri, pazar yerleri, gastronomi eğitimleri, atölyeleri ve restoranları yer almalı. “Turist artık yalnızca tabağı değil; ürünün hikâyesini, üretim kültürünü ve bölgenin mutfak mirasını merak ediyor. Bağ rotaları, üretici ziyaretleri, yerel pazarlar, gastronomi atölyeleri ve bölgesel lezzet durakları birlikte düşünülmeli. Gastronomi, şehirlerin kültürel rotalarının önemli bir parçası haline gelmeli” diyor. Dijitalleşme ve Rezervasyon Dönemi Gastronomi turizminin büyümesi için dijitalleşmenin kritik önemde olduğunun altını çizen Koralı, görünürlüğün artık seyahatten önce başladığını ifade ediyor. “Bugün seyahat kararı çoğu zaman yolculuk başlamadan veriliyor. Turist gastronomi rotasını, ziyaret edeceği üreticileri ve yerel durakları önceden planlıyor. Bu nedenle şehirlerin gastronomi rotalarının dijital platformlarda görünür olması, çok dilli içeriklerle desteklenmesi ve harita alt yapıları ile entegre olması gerekir. Turist yerel değerleri tesadüfen keşfetmemeli; şehirler bunu görünür ve erişilebilir hale getirmeli” diye anlatıyor. Araştırmalar da gastronomi odaklı seyahatlerin önemli bölümünün yolculuk başlamadan planlandığını ve rezervasyonların seyahat öncesinde yapıldığını gösteriyor. “Tüm Sektör Aynı Dili Konuşmalı” Gastronomi turizminde kalıcı başarının bireysel çabalarla değil, güçlü bir ekosistemle mümkün olacağını söyleyen Koralı, üreticiden şefe, kooperatiflerden otellere kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtiyor. “Kırsaldaki üreticiler, coğrafi işaretli ürünler, oteller, restoranlar ve turizm yapıları birlikte ele alınmalı. Bu bir zincir. Yerel üreticiyle kurulan sürdürülebilir ilişki, mevsimsellik ve izlenebilirlik artık tercih değil zorunluluk. Bugün konuştuğumuz konu yalnızca restoranlar değil; üreticiden servise, mutfaktan turizm yapılarına kadar çok geniş bir ekosistem. Türkiye’de yeme-içme sektörünün yarattığı istihdam ve ekonomik büyüklük, gastronominin artık yalnızca kültürel değil ekonomik bir başlık olarak da ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu alan milyonlarca kişiye doğrudan gelir sağlayan güçlü bir yapı oluşturuyor” diyor. İnsan Kaynağı “Görünmeyen Kriz” Sektörün önemli sorunlarından birinin de nitelikli insan kaynağı olduğuna dikkat çeken Koralı, özellikle yaz sezonu öncesinde işletmelerin ciddi personel sıkıntısı yaşadığını ifade ediyor. “Gastronominin sürdürülebilirliği yalnızca ürünle değil, insan kaynağıyla mümkün. Aynı kalitede ürün sunumu, güçlü servis anlayışı ve mutfak kültürünün doğru aktarılması gastronomi turizminin temel yapı taşları arasında yer alıyor” diyor. Yeni Trendler: Sağlık, Yerellik ve Hikâye Gastronomi turizmi artık sağlık odaklı bir eksene ilerliyor. Longevity, wellness ve fonksiyonel beslenme kavramları üst segment turistlerin beklentilerini şekillendiriyor. Türkiye’nin bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu söyleyen Koralı, “Zeytinyağı, fermente ürünler, taze otlar ve bitkisel ağırlıklı mutfak kültürü gibi çok güçlü değerlerimiz var. Ancak bu potansiyelin değere dönüşmesi için güçlü bir anlatıya, görünürlük stratejisine ve gastronomi rotalarına ihtiyaç var. Gastronomi yalnızca mutfakta değil; şehirlerin kimliğinde görünür olmalı” diye ekliyor. Bu yaklaşımın ekonomik karşılığı da büyüyor. Sektör değerlendirmelerine göre turist harcamalarının önemli bölümü yeme-içme faaliyetlerinden oluşurken gastronomi turizmi; yerel üreticiden kooperatiflere, restoranlardan otellere kadar geniş bir değer zinciri yaratıyor. Yaklaşık 2 milyon kişilik istihdam ve 1 trilyon TL’ye yaklaşan ekonomik hacim, gastronomiyi Türkiye turizminin destekleyici unsuru olmaktan çıkarıp stratejik alanlardan biri haline getiriyor.

Rus turistlerin yeni gözdesi Vietnam oldu Haber

Rus turistlerin yeni gözdesi Vietnam oldu

Nisan’da yüzde 228’lik artış Rusya Tur Operatörleri Birliği verilerine göre Vietnam, 2026 yılının ilk dört ayında Rus turist pazarında tarihi bir büyüme kaydetti. Vietnam Ulusal Turizm İdaresi’nin (VNAT) açıkladığı verilere göre yalnızca Nisan ayında ülkeye gelen Rus ziyaretçi sayısı 137 bin 221’e ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 228’lik artış anlamına geliyor. İlk 4 ayda üç kat arttı Ocak-Nisan döneminin tamamında ise Vietnam’a gelen toplam Rus turist sayısı 504 bin 389 oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 166 bin seviyesindeydi. Böylece Rus pazarındaki büyüme dört aylık dönemde yüzde 203’e çıktı. İlk kez 1 milyon eşiğinin aşılması bekleniyor ATOR Analitik Servisi, mevcut rezervasyon eğilimleri ve artan uçuş kapasitesi dikkate alındığında, 2026 yılı sonunda Vietnam’a giden Rus turist sayısının ilk kez 1 milyon eşiğini aşacağını öngörüyor. Bu gerçekleşirse, 2019 yılında kaydedilen 646 bin 500 turistlik önceki rekor da geride bırakılmış olacak. Sektör temsilcilerine göre büyümenin temel nedeni, Rus tur operatörlerinin Vietnam’a yönelik charter ve blok koltuk programlarını ciddi ölçüde genişletmesi oldu. Özellikle 2026 ilkbahar ve yaz sezonunda Vietnam, Rus turistler açısından en hızlı büyüyen yurtdışı destinasyonlarından biri haline geldi. Rusya pazarındaki payı yüzde 10’a yükseldi Mayıs tatili döneminde Vietnam, tüm yurtdışı destinasyonları arasında yüzde 10 pay alarak talepte üçüncü sıraya yükseldi. Büyük tur operatörlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. PEGAS Touristik satışlarının geçen yıla göre yüzde 679 arttığını açıklarken, FUN&SUN tarafında büyüme yüzde 1461’e ulaştı. Anex Tour, Intourist ve Russkiy Express gibi operatörler de Vietnam satışlarının yaklaşık iki kat arttığını bildirdi. Yaz sezonunda Vietnam operasyonları daha da büyütülüyor. Nha Trang’a Moskova, St. Petersburg, Yekaterinburg, Kazan, Novosibirsk ve Vladivostok dahil 15 farklı Rus şehrinden charter uçuş planlandı. Operasyonlarda Anex, PEGAS Touristik, Coral Travel, FUN&SUN ve Intourist aktif rol oynarken, Aeroflot da düzenli tarifeli seferlerle pazarda yer alıyor. Operasyonlar genişletilecek 21 Mayıs itibarıyla Danang operasyonlarının da genişletilmesi planlanıyor. Böylece Vietnam’ın sadece klasik plaj destinasyonu değil, aynı zamanda kültür, şehir ve aile turizmi açısından da güçlü bir alternatif olarak konumlandığı belirtiliyor. Kış sezonu satışları da şimdiden başladı. Ikar Airlines uçuşlarıyla Nha Trang ve Phu Quoc’a yönelik paket turlar satışa sunulurken, sektör temsilcileri Vietnam’ın artık Rus pazarı için “yıl boyu çalışan” bir destinasyona dönüştüğünü ifade ediyor.

Viyana kongre turizminde rekor kırdı Haber

Viyana kongre turizminde rekor kırdı

2025’e ait veriler, Viyana’nın hem tatil hem de iş amaçlı ziyaretçiler için Avrupa’nın önde gelen destinasyonlarından biri olduğunu ortaya koydu. Gelecek yıllar için de büyük etkinliklerin şimdiden takvime girdiği belirtildi. Kongre turizmi rekor seviyeye ulaştı Etkinliklere katılan ziyaretçilerin gecelemeleri ilk kez 2 milyonu aştı. 2025’te 7.196 kongre ve iş etkinliği düzenlendi, bu da önceki yıla göre %9 artış anlamına geliyor. Katılımcı sayısı 794.812’ye çıkarak %19 yükseldi. Bu gelişme toplamda 2,54 milyon gecelemeye ulaştı ve %27’lik artış sağladı. Viyana’daki her sekiz gecelemeden biri kongre ve toplantılarla bağlantılı oldu. Bu etkinliklerin ekonomik katkısı 1,707 milyar euroya ulaştı. Vergi geliri ise 348 milyon euro olarak gerçekleşti. Bunun 223 milyon eurosu ulusal bütçeye, 125 milyon eurosu yerel yönetimlere aktı. Viyana’nın doğrudan payı 39 milyon euro oldu. Ayrıca turizm yıl boyunca istikrarlı hale gelirken 19.300 kişiye sürekli istihdam sağlandı. Kongreler ekonomik etkiyi belirliyor Kurumsal etkinlikler sayıca fazla olsa da (4.582), bilimsel kongreler (2.614) çok daha yüksek ekonomik etki yarattı. Bilimsel toplantılar 1,7 milyon gecelemeye karşılık geldi ve toplam gelirin yaklaşık %65’ini oluşturdu (1,003 milyar euro). Katılımcı alanlarında tıp %50 ile ilk sırada yer aldı. Ardından doğa bilimleri, beşerî bilimler ve teknoloji etkinlikleri geldi. Yüksek harcama yapan ziyaretçiler Kongre katılımcıları şehir ekonomisine ortalama turistlere göre çok daha fazla katkı sağladı. Ortalama turist 2,34 gece kalıp 380 euro harcarken, kongre ziyaretçileri 4,4 gece kalıp ortalama 560 euro harcadı. Ziyaretçilerin: %89’u yabancı (çoğunluk Avrupa’dan)%90’ı yeniden gelmek istiyor%93’ü Viyana’yı tavsiye ediyor Uzmanlara göre kongre turizmi Viyana için stratejik bir alan olmaya devam ediyor ve şehre yüksek ekonomik değer kazandırıyor. Pozitif gelecek beklentileri Şu anda da bu ivme kesintisiz şekilde devam ediyor. 2026 yılında, her biri binden fazla katılımcı çekecek yaklaşık 60 büyük etkinliğin düzenlenmesi planlanıyor; bunların dördünün 10 binden fazla katılımcıya ulaşması bekleniyor. Viyana Kongre Bürosu’ndan Anita Paic, küresel rekabetin her yıl arttığını ancak Viyana’nın şimdiden yaklaşık 100 uluslararası kongre ve iş etkinliğini güvence altına aldığını, bunların 2031’e kadar yaklaşık 125 bin katılımcı getireceğini belirtiyor. Ayrıca 300’den fazla yeni etkinlik teklifi de hâlâ değerlendirme aşamasında ve bu planlama 2038’e kadar uzanıyor. Önümüzdeki yıllar, artan ziyaretçi sayısı ve istikrarlı ekonomik kazançlar sayesinde oldukça umut verici görünüyor. 2025 sonrası takvim, Viyana’nın hem turizm hem de büyük kurumsal etkinlikler açısından cazibesini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Şehir; tarihi dokusunu modern altyapı ve güçlü araştırma kapasitesiyle birleştirdiği için sonuçlar giderek daha da iyileşiyor. Bugünkü kazanımlar, geçmişte yapılan uzun vadeli planlamaların bir sonucu olarak öne çıkıyor. Mevcut eğilimler sürdüğü sürece gelecekteki faydaların da artması bekleniyor.

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali Haber

Tayland turizminde erken yavaşlama sinyali

Rakamların ardında, normal iniş çıkışların ötesine geçen bir baskı yatıyor. İşaretler, bir zamanlar istikrarlı olan büyümenin altında yatan zorlukların artık şekillendiğini gösteriyor. Veriler, mevsimsel bir düşüşün başladığını gösteriyor. Turizm ve Spor Bakanlığı verilerine göre, 13-19 Nisan 2026 haftasında Tayland 464.720 yabancı turisti ağırladı. Önceki yedi güne kıyasla dörtte bir oranında düşüş gösteren bu rakam, geçen yılın rakamlarının da yaklaşık %16 altında kaldı. Haftalık bazda ölçüldüğünde bu seviye, 2024'ten bu yana en düşük üçüncü seviye olarak kaydedildi. Dikkat çeken nokta ise zamanlama; düşüşün normalden çok daha erken başlaması, zira sezon dışı eğilimler genellikle Mayıs sonlarına doğru ortaya çıkar. Bu yıl şimdiye kadar ziyaretçi sayısı 10,8 milyona ulaştı; bu, geçen yılın temposunun %3,34 altında kalarak genel olarak daha az insanın seyahat ettiğini gösteriyor. Yolcu akışları da bu değişimi yansıtıyor; günlük ortalamalar Mart ayındaki 113.099'dan Nisan başlarında 107.308'e düşerek yaklaşık %5,1'lik bir azalma gösterdi. Şimdi ise Nisan ayının 2,29 milyon girişle kapanması bekleniyor; bu da Mart ayına göre %6,6'lık bir düşüş ve bir yıl öncesine göre yaklaşık %10 daha az anlamına geliyor. Piyasada Geniş Kapsamlı Bir Yavaşlama Tek bir bölgeyle sınırlı kalmayan düşüş, Tayland'a giriş sağlayan neredeyse tüm önemli pazarlara yayılıyor. En büyük kaynak olan Çin'den, Nisan ayının ortalarına denk gelen haftada sadece 74.646 yolcu geldi; bu, önceki yedi güne kıyasla %29,9'luk bir düşüş anlamına geliyor. Buna rağmen, Çin'den gelen rakamlar geçen yılın aynı dönemine göre hala %28,8 daha yüksek, ancak büyümenin durakladığına dair işaretler var. Uçaklardaki doluluk oranları keskin bir düşüş göstererek bir hafta öncesine göre %65,3'ten %45,7'ye geriledi, uçuş sıklığı ise bir önceki aya göre %4,3 azaldı. Bölgesel piyasalar benzer baskılarla karşı karşıya: Malezya: 60.850 ziyaretçi (haftalık bazda %-32,8, yıllık bazda %-16,1) Rusya: 30.723 ziyaretçi (%-16,3 haftalık, %-11,6 yıllık) Hindistan: 46.484 ziyaretçi (%-12,8 haftalık, %-1,7 yıllık) Güney Kore: 10.954 ziyaretçi (Haftalık bazda %-31,3, Yıllık bazda %-34,3) Daha geniş küresel bölgelerden gelen yolcu sayısı 241.063'e ulaşarak bir önceki haftaya göre %23,8, geçen yılın aynı dönemine göre ise %25,5 düşüş gösterdi. Düşüşler, Çin ve Güney Kore hariç Kuzeydoğu Asya'da, Malezya hariç ASEAN'da ve Rusya hariç Avrupa'da dikkat çekti. Nisan ayında Avrupa'dan gelen uçuşlar, Mart ayında görülen sadece %2,0'lık düşüşün ardından %20,9'luk ani bir düşüş gösterdi. Mevsimsel Değişimlerin Ötesinde Küresel Baskılar Artıyor Mart ayında Songkran'dan sonra alışılmadık derecede keskin bir düşüş yaşandı ve bu durum mevsimsel değişimlerden daha fazlasına işaret ediyor. Küresel huzursuzluk, özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle seyahat alışkanlıkları değişiyor. Bu bölgenin ziyaretçi sayısı geçen yıla göre %33,2 azaldı. Avrupa ve Kuzey Amerika'dan gelen ziyaretçi sayısında da düşüş görüldü ve hem aylık hem de yıllık bazda kayıplar yaşandı. Seyahat masrafları sürekli artıyor ve bu da stresi artırıyor. Jet yakıtı pahalılaştıkça bilet fiyatları da yükseliyor; bu da havayollarını ve yolcuları planlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Önümüzdeki dönemde talebin azalması beklendiğinden, bazı havayolları uçuşları azaltıyor ve zaman çizelgelerini revize ediyor. Yüzeyin altında sessizce bir baskı oluşuyor. Güncellenmiş Tahmin ve Önümüzdeki Zorluklar Ekonomik durgunluğa rağmen, beklentiler aşağı yönlü değişti. Revize edilmiş rakamlar, 2026'da yabancı turist sayısının 31,2 milyon olacağını öngörüyor; bu da önceki tahminlerden %5,4 daha düşük. Ancak 2027'de 33,1 milyona yükselmesi muhtemel görünüyor. Çin'den gelen turist sayısının bu yıl yaklaşık 5,1 milyon olması bekleniyor; bu da geçen yıla göre %16,9'luk bir artış anlamına geliyor, ancak daha önceki %30-40'lık beklentilere yaklaşmıyor. Eğilimler iyileşme gösterse de, erken tahminler artık çok iyimser görünüyor. Küresel koşullardaki küçük değişimler bile hâlâ büyük bir etkiye sahip. Petrolün varil fiyatı 130 doları aşarsa, ziyaretçi sayısı 2026'da 25,2 milyona düşebilir, ardından iki yıl sonra hafifçe artarak 26,7 milyona ulaşabilir; bu da ekonomik dalgalanmaların seyahat trendlerini ne kadar kolay etkilediğini gösteriyor.

Paris Turizminde Mart Ayında Yavaşlama Sinyali Haber

Paris Turizminde Mart Ayında Yavaşlama Sinyali

Mart ayı öncesinde, yerel turizm otoritesinden alınan verilere göre, Paris'e gelen ziyaretçi sayısında bir yavaşlama eğilimi görülüyor. Şubat sonundan beri büyüme istikrarlı bir şekilde devam etmiyor; bu durum, Ortadoğu'nun bazı bölgelerinde tam olarak 28 Şubat 2026'da başlayacak olan artan gerilimlerle örtüşüyor. Yine de, seyahat alışkanlıklarındaki değişimler, büyük kaynak pazarlarındaki okulların tatile girmesiyle de kısmen bağlantılı olabilir. Dış olaylar büyük önem taşırken, mevsimsel zamanlama da rol oynuyor. Mart Ayındaki Düşüşün Ardından Hafif Bir Toparlanma Paris turizm yetkilileri, 7 Mart'ta sona eren hafta boyunca Paris'e gelen ziyaretçi sayısında geçen yılın aynı dönemine göre %5,6'lık bir düşüş bildirdi. Ancak, bir sonraki hafta (8-15 Mart) mütevazı bir artış görüldü: girişler bir önceki yılın sayısının %0,4 üzerinde gerçekleşti. Yetkililer, seyahat alışkanlıklarındaki değişimin, en çok ziyaretçi çeken ülkelerdeki tatil zamanlamalarıyla ilgili olabileceğini belirtti. Bununla birlikte, Mart ayı başlarındaki rakamlar, birçok temel gruptan gelen ziyaretçi sayısında düşüş olduğunu ortaya koydu: Amerikalı ziyaretçiler: -11% Çinli ziyaretçiler: -11% İtalyan ziyaretçiler: -24.7% İspanyol ziyaretçiler: -15.5% Alman turistlerin sayısında %10,2'lik bir artış görülürken, Hollandalı turistlerin sayısında da %3,2'lik hafif bir artış kaydedildi. Farklı oranlarda olsalar da, her iki trend de artan ilgiyi yansıtıyor. Nisan ve Mayıs Aylarına İlişkin Beklentiler Temkinli Son trendlere rağmen, Nisan 2026'da Büyük Paris genelindeki otellerde konaklama sayılarının düşmesi bekleniyor. 2025 yılının aynı ayına kıyasla %3,9'luk bir düşüş muhtemel görünüyor. Bu bölge içinde, merkezi alanlarda daha da keskin bir düşüş yaşanabilir; doluluk oranları %10,7 azalabilir. Genel eğilimler bir yumuşama gösterse de, şehir merkezinde daha derin bir gerileme belirtileri görülüyor. 2025 hedeflerinin biraz altında kalsa da, Paris turizminin Mayıs ayındaki performansı olumlu rakamlar getirmeli. 29-30 Mayıs hafta sonu, Fransız-Malili sanatçı Aya Nakamura'nın gösterileri için Stade de France çevresinde kalabalıklar toplanırken heyecan yaşanacak. Turizm rakamlarında %0,2'lik bir artış bekleniyor. Birleşik Krallık'tan gelen yolcu sayısındaki düşüş devam ederken, yakın bölgelerden - muhtemelen Avrupa'nın daha kısa mesafeli destinasyonlarından - gelen ilgi de azalma belirtileri gösteriyor. Bu bilgiyi destekleyen veriler, 8 Mart itibarıyla toplanan rakamlardan geliyor . Rapor, mevcut küresel gerilimleri bir neden olarak belirtmekten kaçınıyor. Ancak düşüş, Orta Doğu'daki huzursuzluğun tırmanmasıyla başladı. Şubat Ayı İstikrarlı Bir Performans Sergiledi Daha önceki güçlü sonuçların ardından, Mart 2026'dan itibaren faaliyetlerde hafif bir düşüş yaşandı. Bu dönemde, hem yerli hem de yabancı olmak üzere yaklaşık 2,7 milyon ziyaretçi Büyük Paris'i ziyaret etti ve bu rakam bir önceki yılın rakamlarıyla karşılaştırıldığında istikrarlı kaldı. Büyüme çoğunlukla ABD'den gelen uçuş sayılarındaki %4,8'lik artış ve İspanya'nın %9,4'lük sıçramasıyla desteklenen yurtdışı ziyaretçilerden kaynaklandı. Ancak bazı destinasyonlarda düşüşler görüldü; İngiltere'den gelen ziyaretçi sayısı %13,8 ile keskin bir düşüş gösterirken, Japonya'dan gelen ziyaretçi sayısı da %13,3 azaldı; benzer şekilde, Brezilya'dan gelen seyahatler de yaklaşık beşte bir oranında küçüldü. Büyük Paris genelinde, otel odalarının doluluk oranı Şubat ayında bir önceki yıla göre %3,3 arttı. Bu sıçrama, artan ziyaretçi sayılarıyla şekillenen, yılın başlarında istikrarlı bir büyümeye işaret ediyor. Kış ayları boyunca sessizce ivme kazanan bu durum, performansı önceki seviyelerin üzerine çıkardı. Seyahat alışkanlıklarındaki değişiklikler, doluluk oranlarını dramatik artışlar olmadan yükseltti. İlk işaretler, yükselişin temelinde istikrarlı bir talebin yattığını gösteriyor. Daha Geniş Bağlam 2026 başlarındaki veriler, Paris turizmi üzerinde baskının arttığına işaret ediyor; bu baskı yerel koşullardan değil, İran yakınlarındaki karışıklığın uluslararası hava yollarını sarsmasından kaynaklanıyor. Çatışmaların hızla yoğunlaşmasının ardından, yakın bölgelerdeki seyahat güveni darbe aldı ve uçuş düzenleri ile erişim etkilendi. Tarihsel olarak güçlü bir istikrara sahip olmasına rağmen, şehir şimdi bunun etkilerini görüyor; daha geniş gerilimler, yıllık ziyaretçi döngülerindeki zamanlama değişiklikleriyle birleşiyor. Daha önce istikrarlı olan sayılarda hafif bir düşüş yaşanıyor. Dış güçler bu yıl hareketliliği beklenenden daha fazla yeniden şekillendiriyor. Zaman ilerledikçe, düşüşün kısa süreli mi yoksa sektördeki devam eden zorluklara mı işaret ettiği konusunda ayrıntılar ortaya çıkabilir. Bu düşüşün kalıcı olup olmayacağı, yakın gelecekte olaylar geliştikçe netleşebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.