Hava Durumu

#Zeytinyağı

TOURISMJOURNAL - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ayvalık Gastrofest ikinci kez ziyaretçilerini ağırlıyor Haber

Ayvalık Gastrofest ikinci kez ziyaretçilerini ağırlıyor

İlk yılında gördüğü yoğun ilgiyle dikkat çeken festival, bu yıl daha kapsamlı bir içerikle gastronomi dünyasının önde gelen temsilcilerini, şefleri, üreticileri ve lezzet tutkunlarını bir araya getirecek. Etkinlik, Ayvalık'ın gastronomik değerlerini daha geniş kitlelere tanıtmayı ve yerel üreticileri desteklemeyi hedefliyor. Bu yıl "Mezenin Kalbi Ayvalık" temasıyla düzenlenecek festivalde, Türkiye'nin farklı bölgelerinden meze kültürü temsilcileri bir araya gelirken, Ayvalık zeytinyağıyla hazırlanan özgün lezzetler ön plana çıkacak. Üç gün sürecek etkinlik boyunca zeytin ve zeytinyağı, deniz ürünleri ve Ege'nin zengin ot kültürü çeşitli etkinliklerle ziyaretçilere sunulacak. Geçtiğimiz yıl Kırlangıç Yaşam Merkezi'nde ilk kez düzenlenen ve panellerden workshoplara, söyleşilerden film gösterimlerine kadar geniş bir yelpazede etkinliklere ev sahipliği yapan festival, büyük ilgi görmüştü. Sözen Group'un içerik organizasyonunu üstlendiği etkinlik, Ayvalık'ın gastronomik mirasını çok yönlü bir programla tanıtarak önemli bir başarı yakalamıştı. Bu yıl da üretici stantları, coğrafi işaretli ürün sunumları, şef workshop'ları, slow food deneyimleri ve sektörel panellerle zengin bir program katılımcıları bekliyor. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin kentin gastronomi kimliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Ayvalık; zengin mutfak kültürü, yerel ürünleri ve özgün lezzetleriyle Türkiye'nin öne çıkan gastronomi destinasyonlarından biri. Zeytinimiz, zeytinyağımız, deniz ürünlerimiz ve ot kültürümüz bu toprakların en değerli mirasları arasında yer alıyor. Ayvalık GastroFest ile bu değerleri daha geniş kitlelere tanıtmayı, üreticilerimizi desteklemeyi ve kentimizin marka değerini artırmayı amaçlıyoruz. İlk yıl elde ettiğimiz başarıyı bu yıl daha da ileri taşıyarak Ayvalık'ın gastronomi turizmindeki yerini güçlendireceğiz" dedi. Gastronomiyle kalkınan kent Ayvalık'ın köklü zeytinyağı üretimi, deniz ürünlerindeki çeşitliliği ve güçlü ot kültürü, GastroFest'i yalnızca bir gastronomi etkinliği olmanın ötesine taşıyor. Festival, kentin kültürel ve turistik değerlerini ön plana çıkarırken, yerel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Yerel üreticilerden ulusal markalara, şeflerden gastronomi tutkunlarına kadar geniş bir katılımcı kitlesini ağırlayacak Ayvalık GastroFest, kentin lezzet odaklı turizm hikayesini ikinci yılında daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Urla’da 12. Enginar Festivali başladı Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali başladı

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak Haber

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak

İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol'de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye'nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya'dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech'in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00'de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye'de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30'da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45'te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech'te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00'de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir'in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs'ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00'de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00'da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00'de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi Haber

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Zeytin Hasat Festivaline ev sahipliği yaptı. Antik kentte düzenlenen etkinlikte temsili zeytin hasadı yapılırken, ‘Zeytin Ağacı ve Taşların Dili’ adlı fotoğraf sergileri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında antik kent girişinde gerçekleştirilen törende konuklara zeytin fidanı dağıtıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise davetlilere soğuk sıkım zeytinyağı ikram ederek etkinliğe destek verdi. Festivalin geleneksel hale getirilerek bölgenin kültürel mirasını ve zeytin üretimini tanıtmada önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Törende konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Koordinatörü Durmuş Ali Öztürk, "Yatağımız, bu kadim topraklar, bu zengin topraklar, bu yürekli insanların yaşadığı toprakların en büyük değerini ortaya çıkarmak, tanıtmak ve yatağına mal etmek için insanüstü bir çaba gösterdiğinizi görüyorum, biliyorum, yakından şahidim. Stratonikeia gibi, Lagina gibi değerlerimiz ortaya çıktıkça, hocamın en büyük amacı Yatağan’da turizmi canlandırmamız, bu alanları turizme kazandırmamız lazım, şiarıyla hareket ediyor. Bu konuda Sayın Valimizin, Kültür Turizm Bakanlığımızın büyük katkıları, büyük destekleri var. Onlara da sonsuz teşekkür ederim, bir Yatağanlı olarak" dedi. Muğla Vali Yardımcısı İsmail Soykan, "Hocamız çok değerli, büyük işler başarmış. Hocam gerçekten çok değerli, kazı başkanlarımızın hepsi çok değerli burada. Biz burada da 3 yıl diyaloglarımız çok fazla oldu. Muğla'nın her tarafında bir antik şehir var. Ama tabi Bilal Söğüt Hocam işlerinde çok değerli. Bu zeytin hasatı, şenliği de güzel bir organizasyon. Bu bölgenin özelliği, değeri zeytin. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Stratonikeia ve Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bu yıl birincisi düzenlenen ‘Zeytin Hasat Festivali’nin önümüzdeki yıllardan daha da büyütülerek geleneksel hale getirmek için çaba harcayacakların söyledi. Prof. Dr. Söğüt, "Biz Stratonikeia antik kentinde, antik dönemden günümüzde yapılarda arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan çalışmalarda ve bu bölgedeki yapılan diğer çalışmalarda gösterdik ki, bu bölgede en az 5 bin yıldır zeytinin üretildiği, mutfakta yer aldığı ve gastronomide kullanıldığı biliniyor. Onun için de antik kentin içerisinde ve çevresinde bulunan bu zeytinle ilgili bir ürünlerin ve günümüzde var olan bu zeytin üretimini birleştirerek aslında farkındalık oluşturmak istedik. Bunun için de bu Birinci Stratonikeia Zeytin Hasat Festivali'ni başlattık. Bununla ilgili çok güzel veriler de var. Çünkü tarihin her döneminde bu bölgenin en önemli gelir sağlayan malzemesini zeytindi. Onun için de bu festivali için yaptık. Biz bunu geliştirerek ve yayınlaşarak devam etmesini istiyoruz. Tarihte bildiğimiz zeytinin etkinlik anlamında da ya da hem de kentin tanınırlığını ve bilinirliğini sağlaması anlamında da önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. İnşallah gelişerek bunlar geliştirerek devam edeceğiz" dedi.

2025 İzmir Turizminde Yeni Bir Sayfa Açacak Haber

2025 İzmir Turizminde Yeni Bir Sayfa Açacak

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamaları Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, İzmir’in 2025 turizm sezonunda yabancı turist sayısını artıracağına inandığını belirtti. Tercan, İzmir’in yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını, Meryem Ana, 7 Kiliseler, Efes, Agora gibi önemli değerlere sahip olduğunu hatırlatarak, "Bu sezon Londra Fuarı’ndaki girişimlerle İngiltere’den yüzde 15’lik; SKAL kongresiyle de yüzde 15’lik bir artma olacağını ümit ediyoruz. Değerlerimizi çok iyi pazarlamalıyız" dedi. 2024’te 17 milyon turist ağırlayan Antalya’ya karşı İzmir’in sadece 1,7 milyon turiste ev sahipliği yaptığını belirten Tercan, aradaki farkın büyük olduğunu vurguladı. Tercan, "İzmir, Türkiye’de turizmin başladığı yer. Fakat 1980’lerin ortalarında, Turgut Özal döneminde, Antalya’da 49 yıllığına Hazine’ye ait araziler turizme açıldı. Oralara 5 yıldızlı büyük tatil köyleri yapıldı. Doğru bir planlamaydı, güzel bir projeydi. O süreçte İzmir, turizmde kendini geliştirmek için hiçbir şey yapmadı. Oysa İzmir’de her şey var. Deniz, kum, güneş var. İnanç turizminin tüm unsurları var" diye ekledi. İZMİR İÇİN YENİ HEDEFLER Tercan, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na gelen turistlerin yüzde 60’ının Kuşadası’na geçtiğini belirterek şehre gelen gerçek turist sayısının 700 bin civarında olduğunu söyledi. "Antalya’da kitle turizmi yapılıyor. Antalya gibi olalım demiyorum, zaten olamayız. Biz İzmir’e özgü değerleri anlatarak ön plana çıkalım istiyoruz. Kemeraltı’nı tanıtalım. Yeme içme kültürümüz var, Kordon’umuz var" dedi. İzmir’in 2025’te Londra ve Berlin gibi fuarlarda daha etkin olması gerektiğini belirten Tercan, inanç turizmi fırsatından da yeterince faydalanılmadığına işaret etti. Tercan, "Avrupa’daki önemli fuarlara katılıp İzmir’i tanıtmamız gerekirdi. Aralık ayında Londra’da Dünya Turizm Fuarı düzenlendi. Bir turizm şehri, bir turizm kasabasıysanız, mutlaka o fuarlarda boy göstermeniz gerekir. Çok acıdır ki İzmir, o fuarda cılız bir şekilde tanıtıldı. Stantta kuru kuru broşür dağıtmak değil, gümbür gümbür tanıtım gerekir. İzmir’in, nazar boncuklarıyla, 7 kilisenin görselleriyle, Meryem Ana’yla, Tariş üzümüyle, zeytinyağıyla, bomba gibi tanıtımı yapılmalıydı ve bu tanıtım sürekli olmalıydı" ifadelerini kullandı. SKAL KONGRESİ VE İNANÇ TURİZMİ VURGUSU Ekim ayında İzmir’de düzenlenen Dünya SKAL Kongresi’nin önemli bir fırsat olduğunu belirten Tercan, İzmir’in tüm değerlerini uluslararası turizmcilere tanıtma şansı yakaladıklarını söyledi. "İzmir Ticaret Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi, SKAL’ın popülerliğini kullanıp İzmir’in reklamını yapmalı. SKAL derneğimizin kardeşi, Roma bizi bekliyor. Onlarla ortak çalışmalar yapacağız. Roma ile inanç turizmini geliştireceğiz. İnanç turizmiyle 12 ay turizm mümkün. İnanç turizmi, savaş zamanlarında bile olmuş bir şey" diye ekledi. KRUVAZİYER VE ÇEŞME PROJESİ Kruvaziyer gemilerinin İzmir’e uğramamasını değerlendiren Tercan, "Bir kere şunun altını çizelim; İzmir, bir ana kruvaziyer limanı değil. Esas kruvaziyer limanı, Kuşadası Limanı’dır. İzmir’e, Kuşadası’ndan seken gemiler geliyordu. Yani Kuşadası dolu olduğu için oraya giremeyen gemiler İzmir’e geliyordu. İzmir, kruvaziyer için yedek limandır" diyerek, konunun çözümü için çalışılması gerektiğini söyledi. Çeşme Turizm Projesi’nin iptal edilmesine üzüldüğünü de belirten Tercan, "Çeşme projesi, İzmir için kaçırılmış bir fırsattır" dedi.

Türk Lezzetleri Amerikalı Şeflerin Gözdesi Oldu Haber

Türk Lezzetleri Amerikalı Şeflerin Gözdesi Oldu

İZMİR (İHA) - Türk lezzetleri, Amerikalı şeflerin menülerinde daha fazla yer bulmaya başladı. Ege İhracatçı Birlikleri, Ticaret Bakanlığı desteğiyle 5 yıl önce başlatılan Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi ile ABD’ye Türk gıda ihracatını artırmayı hedefliyor. Proje, ABD’ye gıda ihracatını 800 milyon dolardan 1,5 milyar dolara çıkarmayı başardı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye’de ağırladığı Amerika Aşçılar Federasyonu’nun eski Başkanı Thomas Macrina, Türk ürünlerinin tazeliği ve lezzetini överek, "Türk zeytinyağını diğer ülkelerin zeytinyağlarından ayırt edecek konuma geldim. Türk kuzusu dünyada tartışmasız 1 numara. Türkiye’deki kuzu etinin lezzeti dünyanın hiçbir yerinde yok. TURQUALITY Projesiyle kurduğumuz güçlü bağlar, Türk ihraç ürünlerinin ABD pazarında daha güçlü temsilini beraberinde getirecek. Çok yakında ilk zeytinyağı siparişimizi vereceğiz. Türk markalı zeytinyağları ABD’ye gidecek. Zeytinyağlarını kuru meyve barları takip edecek" dedi. Menülerinde levrek, zeytinyağı ve kuru incir gibi ürünlere sıkça yer verdiğini belirtti. ABD’nin önde gelen şeflerinden ve Chef Hall of Fame üyesi ve US Foods Üst Düzey Yöneticisi Anthony M. Rizzo, "Türkiye’deki insanların üretimdeki becerileri bizim ABD pazarında işimizi kolaylaştırıyor. Türk üreticilerinin hijyen ve sürdürülebilirliği ciddiye almaları ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin daha fazla temsilini sağlayacak. Türk gıda sektörünün ABD pazarında ihracat hacmini 5 milyar dolara çıkarma hedefi son derece gerçekçi" ifadelerini kullandı. TURQUALITY PROJESİ İLE GÜÇLÜ BAĞLAR KURULUYOR Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, TURQUALITY Projesi kapsamında Amerikalı şefler, üniversiteler ve satın almacılarla güçlü bağlar kurulduğunu belirterek, "Türkiye geneli ABD’ye gıda ihracatımız 2018 yılında 708 milyon dolar iken 2023 yılı sonunda 1 milyar 712 milyon dolara ulaştı. 2024 yılı sonunda 2 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. TURQUALITY Projemizin sonunda 5 milyar dolara yükselmek için büyük adımlar atıyoruz. Bu yolculukta Amerikalı şeflerin bizimle hareket etmesi çok kıymetli. Projemize verdikleri destek için teşekkür ediyoruz" dedi. ABD ve Japonya’daki fuarlarda Amerikalı şeflerle ortak etkinlikler düzenlenecek. 2025’te Japonya’daki Foodex Japan Fuarı’nda Türk mutfağı tanıtılacak. TÜRK BALIĞI ABD SOFRALARINDA Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türk somonunun ABD’ye ihracatında artış olduğunu ve Türk mutfağının protein odaklı beslenme alışkanlıklarıyla ön plana çıktığını dile getirdi. Turkish Cargo ile taze balık ihracatının da son yıllarda hızlandığını dile getirdi. Girit, "Levrek ve çipurada Avrupa birincisiyiz. ABD’ye ihracatta da levrek ve çipura öne çıkıyor. Son dönemde Türk somonu ihraç etmeye başladık. Peynir ürünlerimiz yöresel marketlerde raflarda yerini alıyor. Düzenli olarak bal ve yumurta ihraç eder hale geldik. Protein esaslı beslenme obeziteyi engelliyor. Ürünlerimizin içindeki değerli yağ asitleri beyin fonksiyonlarına direkt katkı sağlıyor ve akıllı nesillerin yetişmesini sağlıyor" dedi. ŞEFLER TÜRK MUTFAĞINA HAYRAN KALDI Türkiye’ye gelen Amerikalı şefler, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya geldi. Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Seda Genç, Türk ürünlerinden oluşan kahvaltı menüsünün Amerikalı şefler tarafından büyük ilgi gördüğünü belirtti. Seda Genç, "Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Yönetici Şefi Selin Güloğlu önderliğinde, Türkiye’nin gıda ihracatında öncü markalarından Pınar’ın ABD pazarında yer alan ürünlerinden öğrencilerimiz tarafından hazırlanan kahvaltı menüsünde simit, boyoz, karakılçık ekmeği, menemen, peynir çeşitleri ve höşmerim yer aldı. Öğrencilerimiz, Amerikalı şeflere İzmir’in lezzetlerini sundu" diyerek konuşmasını tamamladı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, Amerikalı şeflerin Turkish Tastes projesini benimsemesinin Türk gıda ürünlerinin uluslararası tanıtımına büyük katkı sağladığını ifade etti. Yaşar Üniversitesi'nde düzenlenen programa, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Melih İşliel, ve Yaşar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Ferika Özer'in aralarında bulunduğu isimler katılım sağladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bir Köfteciyi Daha İfşa Etti Haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Bir Köfteciyi Daha İfşa Etti

Tarım ve Orman Bakanlığı, "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesini güncellemeye devam ediyor. Son güncellemede, İzmir’deki bir köftecinin ürünlerinde et kıyması dışında farklı bir malzeme tespit edildi. Daha önce ünlü restoran zinciri Köfteci Yusuf'un döner ve köftelerinde domuz eti bulunduğu ortaya çıkmıştı. Bakanlık, ekim ayından bu yana sürdürdüğü gıda denetimlerini hız kesmeden sürdürüyor. Yapılan denetimlerde vatandaşların sağlığını tehdit eden, taklit veya tağşiş yapıldığı tespit edilen ürünler, kamuoyuna açıklanarak ifşa ediliyor. ZEYTİNYAĞINDAN KÖFTEYE, GIDA SKANDALLARI BİTMİYOR 6 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan güncel listede zeytinyağı, et döner, haşlanmış köfte ve bitkisel karışım yağlar gibi birçok üründe hile yapıldığı ortaya çıktı. Bu listede, zeytinyağında tohum yağı karıştırıldığı, et dönerde deri dokusu ve kanatlı etine rastlandığı, haşlanmış köftede soya bulunduğu ve bitkisel yağlarda ise gıdada kullanımı yasak olan boyaların kullanıldığı tespit edildi. Bu listeye, İzmir'de faaliyet gösteren bir köfteci de eklendi. Bakanlık, köftecinin ürünlerinde et kıyması dışında başka bir malzeme kullanıldığını belirledi. Ancak, hangi malzemenin kullanıldığına dair detay verilmedi. VATANDAŞ TEDİRGİN, BAKANLIK DENETİMLERİ SÜRDÜRÜYOR Taklit ve tağşiş ürünlere yönelik ifşa listeleri, vatandaşların gıda güvenliği konusundaki endişelerini artırıyor. Bakanlık, denetimlerin daha sıkı şekilde devam edeceğini duyururken, sahtecilik yapan işletmelere ağır yaptırımlar uygulanacağını bildirdi. "Taklit veya tağşiş yapılan gıdalar" ve "Sağlığı tehlikeye düşürecek gıdalar" başlıkları altında iki ayrı kategoride yayımlanan listede, halkın güvenle tüketmesi gereken temel gıdalarda yapılan hileler dikkat çekiyor. Özellikle zeytinyağında tohum yağı kullanımı ve et dönerde kanatlı et ile deri dokusunun yer alması, tüketicilerde büyük tepki çekti. LİSTEYE YENİ GİREN ÜRÜNLER Tarım ve Orman Bakanlığı'nın güncel listesi, gıda güvenliği konusunda vatandaşları daha bilinçli olmaya teşvik ederken, üreticilere de bir uyarı niteliği taşıyor. Bakanlık, denetimlerin kararlılıkla süreceğini ve gıda güvenliğine yönelik tehditlere karşı mücadelenin devam edeceğini belirtti. TÜKETİCİLERE TAVSİYELER Uzmanlar, tüketicilere güvenilir markalardan alışveriş yapmaları, marketlerdeki ürünlerin etiket bilgilerini dikkatlice okumaları ve özellikle et, süt ve yağ ürünlerinde "taklit ve tağşiş" listelerini takip etmeleri konusunda uyarıda bulundu. Bakanlık, bu tür ürünlerin tespit edilmesi halinde Alo 174 Gıda Hattı üzerinden ihbar edilmesi gerektiğini hatırlattı. Son denetimlerin ardından gözler, ifşa edilen firmalara uygulanacak yaptırımlara çevrildi. Gıda güvenliğini tehlikeye atan işletmelere idari para cezasının yanı sıra üretim durdurma ve ürün toplatma gibi cezaların uygulanması bekleniyor.

Festival, Manavgat’ın Zeytin Potansiyelini Ortaya Çıkardı Haber

Festival, Manavgat’ın Zeytin Potansiyelini Ortaya Çıkardı

Antalya’nın Manavgat İlçesi, 1-3 Kasım tarihleri arasında ilk kez düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Festivali”ne ev sahipliği yaptı. Manavgat Belediyesi tarafından gerçekleştirilen festival, zeytin temalı kortejle başlayarak, antik taş yataklarda zeytin sıkımı gibi çeşitli etkinliklere sahne oldu. Ayrıca, Manavgat Atatürk Kültür Merkezi’nde zeytin tarımı ve zeytinyağı sektörüne dair çalıştay, söyleşi ve forumlar düzenlendi. Festivale çeşitli yerlerden gelen vatandaşlar ve Manavgatlılar yoğun ilgi gösterdi.  “ZEYTİNİN KATMA DEĞERİNİ ARTIRACAĞIZ” Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara ilk kez düzenledikleri festivali geleneksel hale getirip her sene daha da güçlendirerek, uluslararası boyuta taşıyacaklarını söyledi. Kara “Bu festival vesilesiyle ilçemizin ciddi bir zeytin ve zeytinyağı üreticisi olduğunu ve bölgemizin bu konudaki gücünü kamuoyuna duyurmak amacıyla çıktığımız yolda çok önemli bir adım attığımıza inanıyorum. Sektör paydaşları ve zeytin üreticilerimiz ilk kez bölgede zeytinin konuşulmasından çok memnun oldular. Zeytin, 2 milyon zeytin ağacına ev sahipliği yapan ilçemiz tarım kültürünün önemli bir parçasıdır. Ayrıca önemli bir ekonomik değere de sahiptir.  11 Farklı zeytin türüne ev sahipliği yapan ilçemizde; kalamata, memecik, ayvalık, tarı ak, domat, manzanilla, arbekün, girit, gemlik tavşan yüreği ve sadece bize has beylik zeytini yetişiyor. ‘Beylik Zeytin’imiz için ilgili kurumlarla bir araya gelerek coğrafi  işaret alınmasına öncülük edeceğiz. Manavgat’ta şu an 50 bin dönüm üretim alanında yılda yaklaşık 50 bin ton zeytin elde ediliyor. Ayrıca bölgede faaliyet göstere 11 adet zeytinyağı fabrikasında yılda yaklaşık 9-10 bin ton zeytinyağı üretiliyor” dedi. “MANAVGAT ZEYTİNDE KENDİ MARKALARINI YARATACAK” Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara sözlerine şöyle devam etti: “ İlçemizde giderek büyüyen zeytin tarımını destekleyerek, zeytinyağı üretiminde daha ileri endüstriye geçmemiz için gerekli markalaşma ve mekanizasyon çalışmalarına öncülük edeceğiz. Zeytinyağının katma değerini yükseltecek, üreticinin refahının da artmasına katkı sağlayacak pazarlama ve kooperatifle ilgili çalışmaları destekleyeceğiz. Manavgat kendi markalarını yaratacak ve ben belediye başkanı olarak zeytin tarımının ve zeytinyağı sektörünün sürdürülebilirliğine sahip çıkacağım.” “ZEYTİN SAĞLIKTIR” Doktor Başkan zeytinin sağlığa faydasına dikkat çekerken şunları söyledi: “Zeytin saçımızdan tırnağımıza kadar, kalbimizden beynimize kadar her şey için sağlıklı bir üründür ve antioksidan özelliğe sahiptir. Zeytini ve zeytin yağını tüketmemiz gerekiyor. Zeytin, vücut için barıştır ve vücudun kendisiyle barışık olmasını sağlar. Bu kadar faydalı olan zeytinin ve zeytinyağının tüketilmesi ve onun değerlendirilmesi temel hedefimizdir.” dedi.  SÜRDÜRÜLEBİRLİK, DESTEKLER, ÖRGÜTLENME VE MARKALAŞMA KONUŞULDU Festival kapsamında çalıştay, söyleşi ve forum düzenlendi. Tarım yazarı Mine Ataman moderatörlüğünde zeytin ve zeytinyağı çalıştayı gerçekleştirildi. Uzman akademisyenler tarafından kalite, coğrafi işaret ve gastronomi konuları ele alındı. İkinci günde gazeteci Meliha Okur moderatörlüğünde bir forum düzenlendi. Foruma katılan ünlü tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, zeytincilikteki üretici, işgücü ve tağşiş sorunlarını dile getirirken tarımın devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi. Antalya Tarımsal Daire Hizmetleri Başkanı Seda Özel ise iklim sorununa dikkat çekerek, suyu fazla tüketen ürünlerden kaçınılması gerektiğini ve tarımda örgütlenmenin önemini ifade etti. Festivalde ayrıca Ezgi Gözeger’in moderatörlüğünde Saraçlı Mahallesinde üreticilerle zeytinyağı konulu söyleşi düzenlendi. Manavgat’ın genetiği bozulmamış zeytinlerinden geleneksel taş sıkma yöntemiyle, antik çağdan kalma taş yataklarda, zeytin üreticisi kadınlar tarafından soğuk sıkım zeytinyağı etkinliği yapıldı.  FESTİVAL ÇARŞISINDA SERGİLENEN MANAVGAT’IN ZEYTİNLERİ VATANDAŞ TARAFINDAN BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Festival boyunca, Manavgat yöresine ait zeytin ve zeytinyağlarının sergilendiği festival çarşısı, 1-3 Kasım tarihleri arasında Manavgat Atatürk Kültür Merkezi önünde vatandaşlar tarafından ziyaret edildi. Burada, yerel üreticilerin sunduğu zeytin çeşitleri ve zeytinyağları ziyaretçiyle buluşurken, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü.  

Sabun, zeytinyağı ve pekmez yapımının anlatıldığı müze büyük ilgi görüyor Haber

Sabun, zeytinyağı ve pekmez yapımının anlatıldığı müze büyük ilgi görüyor

 Evliya Çelebi’nin kayıtlarında öne çıkan ve restorasyon çalışmalarının ardından müzeye dönüştürülen tarihi handaki Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi’nde, zeytinin sabuna ve yağa, üzümün ise pekmeze dönüştürülmesi anlatılıyor. Şahinbey ilçesi Tışlaki Mahallesi’nde yer alan 400 yıllık tarihi han, kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçerek müzeye dönüştürüldü. Gaziantep’te atıl durumda olan 4 asırlık tarihi hanın restore edilmesiyle turizme kazandırılan Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. Pekmezci ailesinin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağışladığı han, yaklaşık 1,5 yıl süren yenileme çalışmalarının ardından ziyaretçilere açıldı. Restorasyon sürecinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) ekipleri, handaki geleneksel kazanlar, fırınlar ve testileri titizlikle yenileyerek orijinaline uygun hale getirdi. Ayrıca, Gaziantep ve çevre köylerde yapılan araştırmalar sonucunda müze için gerekli malzemeler toplandı ve müzede kullanıldı. Müze, zeytin ve üzümden sabun ve pekmez üretim süreçlerini detaylı bir şekilde sergilerken, müzeye gelen ziyaretçiler, bu ürünlerin nasıl üretildiğini görsel materyaller ve dijital sunumlar aracılığıyla öğrenmenin yanı sıra atölyelerde üretim sürecini deneyimleme şansı buluyor. Evliya Çelebi’nin önemli hanlar arasında saydığı tarihi yapı, Gaziantep’in sabun ve pekmez kültürünü yaşatarak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Gaziantep, tarihi dokusunu geleceğe taşıyan yeni bir mekanla tanışırken, Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi olarak hizmet vermeye başlayan müze, açılır açılmaz ziyaretçilerden yoğun ilgi görmeye başladı. Zeytin kırılması için kullanılan mengeneden, zeytinyağlarının tutulduğu kuyulara kadar zeytinin yağa yolculuğunda, "şerbet evi, tort, mahsere ve tekedene" adı verilen üzümün pekmez yapılma sürecinde kullanılan tüm eski ve geleneksel aletlerin sergilendiği müze, ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkarıyor. Antep fıstığının yanı sıra zeytin, zeytinyağı ve üzüm üretiminde önemli bir yere sahip Gaziantep'te Kayna Sabun ve Pekmez Müzesine dönüştürülen tarihi handaki müze, açıldığı günden bu yana büyük ilgi görüyor. Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi Müdürü Hazal Bostancıeri, müzenin amacının geçmişi yaşatmak ve geleneksel ürünlerin tanıtımını yapmak olduğunu belirtti. Bostancıeri, müzenin tarihi nesneleri ve üretim aşamalarını doğru bir şekilde sergilemek için büyük bir emek harcadıklarını ifade ederek, Gaziantep’in kültürel zenginlikleri arasında yer alan müzenin, kentin turizm potansiyelini artıracağına da dikkat çekti. Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi’nin restoranıyla ödül alan tarihi bir mekan olduğunu bildiren Bostancıeri, “Bu han eskiden de sabunhane olarak kullanılmıştır. Sabunhane izlerini zaten tarihi hana girdiğinizde halen restore edilmemiş orijinal olarak duran taş kazandan da anlayabiliyorsunuz. Yine zeytinyağının dinlendirildiği alanlardan da anlayabiliyorsunuz. Bu mekan iki geleneksel ürünü buluşturduğumuz bir mekan. Artık fabrikasyona yenik düşmüş, orijinalini çok bulamadığımız bu iki ürünü atölyelerde yerel ziyaretçilerimizle birlikte deneyimleyip, yaptığımız ve anlattığımız bir müzedir” dedi. Eskiden de sabun ve pekmez yapımında kullanılan tarihi handa bulunan büyük kazanların, fırın ve testilerin bulunduğu bölümlerin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu tarafından tek tek ortaya çıkarıldığını ve aslına uygun hale getirildiğini belirten Bostancıeri, “Zeytinin toplanması, yağ yapımından sabun oluşumuna, üzümün bağlardan toplanıp pekmez ve diğer şire ürünlerinin yapılışına kadar tüm aşamalarının anlatıldığı müzemizde, görsel malzemeler ve dijital sunumlarla da Gaziantep’in mutfağında önemli bir yeri olan yöresel lezzetlerimizin de yapılışı aktarılıyor. Ar-Ge çalışmaları yakın zamanda bitti. Müzemizin kapılarını açalı çok olmadı. Ar-Ge çalışmaları sırasında da geleneksel üretimin unutulduğunu fark etmiş olduk. Çünkü hiç genç usta ve çırak göremedik. İnsanlar artık bu ürünlere çok rağbet olmadığını söylüyorlar. Ar-Ge çalışmalarımız sırasında Gaziantep'in ve civardaki illerin köylerini gezdik. Bu iki ürününün geleneksel olarak nasıl yapıldığını ama artık çok daha rağbet olmadığı için yavaş yavaş insanların üretimden elini ayağını çektiğini gördük” diye konuştu. Pekmez, zeytinyağı ve sabunun yapımında kullanılan ve aileler tarafından bağışlanan malzemelerin de müzede kullanıldığını bildiren Bostancıeri, malzemelerin arasında yüzyıllık eşyaların da olduğunu ifade etti. Müzenin pazartesi gününün dışındaki diğer günlerde açık olduğunu ve 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebildiğini belirten Bostancıeri, herkesi müzeye davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.