Hava Durumu

#Zeugma

TOURISMJOURNAL - Zeugma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeugma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çingene Kızı'nın 13. Parçası Yurda Döndü Haber

Çingene Kızı'nın 13. Parçası Yurda Döndü

Zeugma'nın Simgesi "Çingene Kızı" Mozaiğinin 13. Kayıp Parçası Yurda Döndü Gaziantep'in ve Türkiye'nin kültürel mirasının en değerli simgelerinden biri olarak kabul edilen "Çingene Kızı" mozaiğine bir parça daha kavuştu. Amerika Birleşik Devletleri'nde çevrimiçi bir müzayedede satışa sunulduğu fark edilen ve büyük kompozisyona ait olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanan 13. panel, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü kapsamlı diplomatik ve hukuki sürecin ardından Türkiye'ye iade edildi. Zeugma ve "Çingene Kızı": Tarihin Derinliklerinden Gelen Bir Şaheser Fırat Nehri kıyısında kurulan ve antik çağda önemli bir ticaret merkezi olan Zeugma Antik Kenti, bugün dünyanın en zengin mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Gaziantep'in Nizip ilçesinde yer alan bu kadim kentte 1998 yılında yürütülen kurtarma kazıları sırasında gün yüzüne çıkarılan büyük taban mozaiği, yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ölçüleriyle dönemin en çarpıcı arkeolojik bulgularından biri oldu. Söz konusu kompozisyon içinde yer alan ve Dionysos kültüyle ilişkilendirilen Maenad başı tasviri, kamuoyunda kısa sürede "Çingene Kızı" adıyla anılmaya başlandı. Derin bakışları, zarif çizgileri ve gizemli ifadesiyle dünya genelinde büyük yankı uyandıran bu eser, yıllar içinde yalnızca Zeugma'nın değil, tüm Gaziantep'in simgesi haline geldi. Bugün Zeugma Mozaik Müzesi'nin baş tacı olan "Çingene Kızı", her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi kendine çekiyor. Parçalanmış Bir Miras: Kaçakçılığın İzleri Ne var ki bu eşsiz mozaiğin tarihi, yalnızca sanatsal bir başarının hikâyesi değil; aynı zamanda acı bir yağma ve kayıp hikâyesidir. Zeugma, onlarca yıl boyunca kaçak kazıların hedefi oldu. Büyük kompozisyona ait pek çok panel, o dönemde yasadışı yollarla parçalanarak yurt dışına kaçırıldı. Bu nedenle "Çingene Kızı"nın ait olduğu büyük mozaik, uzun yıllar eksik ve dağınık halde kaldı. Türkiye'nin uluslararası arenada yürüttüğü kültürel miras kurtarma çalışmaları kapsamında daha önce 12 panel yurda getirilmişti. 2018 yılında ABD'deki Bowling Green Üniversitesi'nden iade edilen bu parçalar, kültür kaçakçılığına karşı yürütülen mücadelede önemli bir dönüm noktası olmuştu. Şimdi ise o başarıya bir yenisi eklendi: Büyük kompozisyonun 13. parçası da artık Türkiye'de. Müzayede Vitrininden Müzeye: Eserin Yolculuğu Bu son iadenin hikâyesi, uluslararası bilimsel iş birliğinin ve kararlı diplomatik iradenin nasıl somut sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Grenoble Alpes Üniversitesi'nden Dr. Djamila Fellague, yürüttüğü araştırmalar kapsamında söz konusu panelin "Çingene Kızı"nın büyük kompozisyonuna ait olabileceğini tespit etti. Eserin çevrimiçi bir müzayede platformunda satışa sunulduğu bilgisi ise Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na iletildi. Harekete geçen Bakanlık uzmanları, panel üzerinde ayrıntılı incelemeler yürüttü. Yapılan analizlerde eserin tessera renkleri, geometrik bordür düzeni ve genel kompozisyon özellikleri bakımından Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki eserlerle güçlü benzerlikler taşıdığı, üzerindeki kesme ve sökülme izlerinin de kaçak kazı geçmişine işaret ettiği belirlendi. Elde edilen bilimsel veriler Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'ne sunuldu. Türkiye ile ABD arasındaki ikili anlaşmaya da atıfta bulunarak esere el konulması talep eden Bakanlık, soruşturmanın tamamlanmasının ardından paneli Chicago Başkonsolosluğu aracılığıyla teslim aldı. Eser, kamu kaynağı harcanmadan Turkish Cargo ile Türkiye'ye taşındı. Ankara'dan Gaziantep'e: Son Durak Zeugma Türkiye'ye getirilen panel, önce Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne teslim edildi. Burada gerçekleştirilecek restorasyon ve belgeleme çalışmalarının ardından eserin, asıl yurdu olan Gaziantep'teki Zeugma Mozaik Müzesi'ne nakledilerek "Çingene Kızı" kompozisyonuyla yeniden buluşturulması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada süreçte emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederek şu mesajı verdi: "Kültür varlıklarımızın izini dünyanın neresinde olursa olsun sürmeye, medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz." Süregelen Bir Mücadele Bu iadenin önemi yalnızca tek bir parçanın geri dönüşüyle sınırlı değil. Türkiye'nin son yıllarda ivme kazanan kültürel miras kurtarma politikası, uluslararası hukuk, bilim ve diplomasinin bir arada nasıl kullanılabileceğinin somut bir örneğini sunuyor. Zeugma'nın her yeni kavuşturulan parçası, geçmişin yağmalanmış bir sayfasını onarmak için atılmış kararlı bir adımı temsil ediyor. "Çingene Kızı" tam anlamıyla tamamlanana dek bu mücadelenin süreceği ise hem yetkililer hem de arkeologlar tarafından kararlılıkla dile getiriliyor.

Gaziantep Turizm Ve Gastronomide Yeni Rekora Koşuyor Video Galeri

Gaziantep Turizm Ve Gastronomide Yeni Rekora Koşuyor

Tarihi mekanları ve gastronomisiyle Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinin önde gelen kentlerinden Gaziantep'te turist yoğunluğu yaşanıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarih, kültür ve gastronomi merkezi konumunda olan, tarihi yapıların yanı sıra çarşılarıyla, hanlarıyla ve müzeleriyle yerli ve yabancı turistlerin uğrak mekanı haline gelen Gaziantep, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda turist akınına uğruyor. Osmanlı döneminden kalma tarihi cami, han, hamam, bedesten ve çarşıların bulunduğu, geleneksel konakların olduğu, tarih, doğa, kültür ve gastronomi alanlarında ziyaretçilerine eşsiz bir gezi imkanı sunan Gaziantep'te turist sayısında yeni bir rekora imza atıldı. Geçtiğimiz yıl son 20 yılın turist rekorunun kırıldığı Gaziantep'i yılın ilk 7 ayında bir milyondan fazla kişi ziyaret etti. Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden olan ve dünyanın da en eski 10 şehri arasında bulunan Gaziantep'i 2025 yılının ilk 7 ayında yaklaşık 620 bini konaklamalı olmak üzere bir milyonu aşkın yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında 2024 yılına göre Gaziantep'te konaklayan turist sayısında yüzde 6 oranında artış oldu. 2025'in ilk 7 ayında Gaziantep'teki otellerde konaklayan turist sayısı 616 bin 242 olurken, günübirlik kenti ziyaret edenlerle birlikte turist sayısı 1 milyonu aştı. Müzeleriyle de öne çıkan Gaziantep'te Zeugma Mozaik Müzesi başta olmak üzere kentteki Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı müzelerde yaklaşık 500 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı, tarihi Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, Kültür Yolu üzerindeki hanlar ve mağaralarının yanı sıra baklava, fıstık, katmer ve beyran gibi coğrafi işaretli ürünleri, yöresel ve doğal lezzetleriyle turistlerin ilgisini çeken Gaziantep'i 2025 yılında yaklaşık 3 milyon ziyaretçi hedefleniyor. Gastronomideki ünü, tarihi ve kültür turizmi sayesinde ziyaretçilerin gözde merkezlerinden biri olan Gaziantep'teki turist yoğunluğu yüzleri güldürürken, şehri ziyarete gelen turistler Gaziantep'in tarihi dokusuna ve gastronomisine hayran kalıyor. Özellikle hafta sonu tatilini geçirmek üzere kafileler halinde Gaziantep'e akın eden yerli turistler, kentteki tarihi, doğal ve kültürel mekanları geziyor. Gaziantep'e otobüslerle gezi düzenleyen seyahat acenteleri Antalya, Alanya, İzmir, Bursa, Konya, Ankara ve İstanbul gibi Türkiye'nin birçok şehrinden otobüslerle şehre turist getiriyor. Butik oteller başta olmak üzere kentteki bütün otellerde doluluk oranı hafta sonları yüzde 100'lere kadar çıkıyor. Gaziantep'i gezmek ve konaklamak için ise en az bir ay önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Tarihi, mimari ve kültürel dokusuyla yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanı haline gelen Gaziantep'i sonbahar mevsiminde daha çok turistin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarihi çarşılarda baklava, Antep fıstığı, kurutmalık sebzeler, baharat çeşitleri, sedef kakma ve bakır işlemeciliği, yemeni ayakkabı, kutnu kumaşı, takı ve süs eşyaları büyük ilgi görüyor. Arkadaşları ile birlikte İstanbul'dan Gaziantep'i gezmeye geldiğini belirten yerli turistlerden Deniz Ak, "Gaziantep bir gastronomi şehridir. Yemek kültürüyle öne çıkan bir şehir olduğu gibi müze ve tarihi hanlarıyla da çok güzel bir şehir. Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere tarihi çarşılarıyla da ön planda yer alan bir şehir olan Gaziantep, Türkiye'nin en önemli şehri. Kale altı civarında onlarca tarihi han var. Gaziantep Türkiye'de Antalya ve İstanbul'dan sonra en çok turist alan bir şehir" dedi. Alanya'dan Gaziantep'i gezmeye geldiğini ve 3 gün boyunca Gaziantep'te konakladığını belirten Sıla Oransal da, "Gaziantep'i çok beğendim ve çok memnun kaldım. Gaziantep gerçekten gezip görülmesi gereken bir şehir. Gaziantep'te Bakırcılar Çarşısını ve diğer çarşıları gezdim, çok beğendim. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı gezdim. Müzelerin çoğunu gezdim. Özellikle Gaziantep Panorama Müzesi'ni çok beğendim. Gaziantep'e gelenlere mutlaka katmer yemesini tavsiye ederim" şeklinde konuştu. Arkadaşlarıyla birlikte Gaziantep'i gezdiklerini ve Gaziantep'i çok beğendiklerini belirten Ukraynalı Ludmila Küşneci ise "Gaziantep'i çok seviyorum. Gaziantep çok güzel ve tarihi bir şehir. Gaziantep dünyanın en eski şehirleri arasında yer alan bir şehir. Gaziantep'in baklavası çok lezzetli ve güzel. Gaziantep'i çok sevdik. Gaziantep'in çarşıları, hanları ve kültürü çok güzel. Zeugma Mozaik Müzesi ile Bakırcılar Çarşısı'nı gezdik ve çok güzel bulduk" diye konuştu.

Gaziantep’te Sıcakta Artan Turist Yoğunluğu Yüzleri Güldürüyor Haber

Gaziantep’te Sıcakta Artan Turist Yoğunluğu Yüzleri Güldürüyor

Termometrelerin 40-45 dereceleri göstermeye başladığı Gaziantep'te bunaltıcı sıcağa rağmen yaşanan turist yoğunluğu yüzleri güldürüyor. Türkiye'nin ilk gastronomi kenti olan, tarihi değerleri ve eşsiz yöresel lezzetleriyle öne çıkan Gaziantep, yıl boyunca milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor. Tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra damaklarda unutulmaz tatlar bırakan yöresel lezzetleriyle de dikkat çeken Gaziantep, aşırı sıcaklara rağmen turistlerden büyük ilgi görüyor. UNESCO'nun gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağında olan, dünyaca ünlü Çingene kızı mozaiğinin yer aldığı Zeugma Mozaik Müzesi, Rumkale, Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, kale çevresi ile hayvanat bahçesi gibi çok sayıda tarihi ve turistik alanı bulunan Gaziantep, sıcak havaya rağmen turistlerin akınına uğradı. Kente gelen yerli ve yabancı turistler, tarihi hanları, camileri ve çarşıları gezdi. Yöresel ürünler ile bakır eşyaların satıldığı Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarı'ndan alışveriş yapan turistler, çarşılarda bol bol fotoğraf çekti. "Gaziantep gezilmesi ve görülmesi gereken bir şehir" İstanbul'dan Gaziantep'e gezmeye geldiğini ve kenti çok beğendiğini belirten Nuray Elçi, "Arkadaşım 4 senedir beni Gaziantep'e davet ediyordu, bu sene kısmet oldu ve geldim. Keşke 4 yıl önce Gaziantep'e gelseydim. Gaziantep'i bol bol geziyoruz. Yemekleri çok güzel. Çok sıcak olmasına rağmen yine de keyif alarak vakit geçiriyoruz. Bakırcılar Çarşısı'nı geziyoruz ve alış verişimizi yapıp gideceğiz. Hava çok sıcak olmasına rağmen Gaziantep gezilmesi ve görülmesi gereken bir şehir" dedi. "Hava sıcak olmasına rağmen Gaziantep'i gezmeyi tercih ettik" Ankara'dan gelen Mehmet Kalay ise "Hava sıcak olmasına rağmen Gaziantep'i gezmeyi tercih ettik. Farklı alanlar, kültürler ve insanlar olmasına rağmen Gaziantep çok güzel, çok hoşumuza gidiyor. Gaziantep turistik açısından da çok mükemmel ve herkese Gaziantep'i tavsiye ederim" şeklinde konuştu. "Gaziantep tarihiyle, kültürüyle, çarşılarıyla çok güzel" Mardin'den kenti gezmeye geldiğini belirten Metin Kavak, tarihi, yapıları, gastronomideki ünü ve kültür turizmi sayesinde Gaziantep'in gözde şehirlerden olduğunu ifada ederek, "Gaziantep'in kendine özel bir hikayesi var. Tarihiyle, kültürüyle, çarşılarıyla çok güzel. Bakırcılar Çarşısı'nı gezdik cıvıl cıvıldı. Mardin'in kendine göre, Gaziantep'in kendine göre özgün bir kültürü var. Gaziantep'in mutfağı tartışılmaz. Tarihi hanları, çarşıları ve özellikle Bakırcılar Çarşısı, kendi kültürel dokusuyla Türkiye'nin bu anlamda mihenk noktasıdır" diye konuştu.

Hadrianopolis’te 1500 Yıllık Bronz Filtre Bulundu Haber

Hadrianopolis’te 1500 Yıllık Bronz Filtre Bulundu

KARABÜK (İHA) - Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, içeceklerin posasını ayırmak için kullanıldığı düşünülen bin 500 yıllık bronz filtre ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında yürütülen kazılar, antik kentin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın başkanlığındaki ekip, SDJ-3 olarak adlandırılan bölgede bronz bir filtre tespit etti. Antik dönemde bu filtrenin, pipet benzeri uzun bir tüpün ucuna takılarak içeceklerin posasız tüketilmesini sağladığı düşünülüyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, çalışmalarda önemli buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Bu buluntulardan bir tanesi de filtre olarak kullanılan bronz bir obje. Antik dönemde insanların içeceklerini içerken posasından içeceği ayırmak için kullandıkları bir obje bu. Pipetlerin ucuna takıyorlar. Bu pipet yaklaşık bir metre uzunluğunda oluyor. Ortaya koydukları bir kabın içerisinden de insanlar sohbet ederken içeceklerini içiyorlar" dedi. "OBJE DEFALARCA KULLANILMIŞ" Objenin tek kullanımlık olmadığını vurgulayan Çelikbaş, "Üzerinde taşıma halkası var. Bu filtre kullanıldıktan sonra pipetten sökülüyor ve daha sonra kullanılmak üzere tekrar sahibi tarafından koruma altına alınıyor. Defalarca kullanıldığını da söyleyebiliriz. Milattan sonra 5. yüzyıla ait. Ele geçtiği stratigrafi ışığında tahlillendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hadrianopolis’te tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğuna dikkat çeken Çelikbaş, bölgede armut, elma, nar ve üzüm gibi meyveler ve buğday ve arpa gibi tahılların da üretildiğine işaret etti. Elde edilen tarım ürünlerinden yapılan içeceklerin bu filtre aracılığıyla tüketildiğini belirtti. KARADENİZ’İN ZEUGMASI ÖREN YERİ İLAN EDİLMİŞTİ Çelikbaş, bu keşfin, antik dönemde insanların içecekleri daha sağlıklı ve keyifli bir şekilde içtiğini gösterdiğini söyledi. "Karadeniz’in Zeugması" olarak anılan Hadrianopolis, geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından resmi olarak ören yeri ilan edilmişti.

Karadeniz’in Zeugması Artık Ören Yeri Haber

Karadeniz’in Zeugması Artık Ören Yeri

KARABÜK (İHA) - Karabük’ün Eskipazar ilçesinde yer alan Hadrianopolis Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ören yeri ilan edildi. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim alanı olarak kullanılan antik kentte, 2003 yılından bu yana kazı çalışmaları sürdürülüyor. "Karadeniz’in Zeugması" olarak adlandırılan Hadrianopolis’te şimdiye kadar iki hamam, iki kilise, savunma yapıları, kaya mezarları, tiyatro, anıtsal niş, surlar, villalar ve çeşitli kült alanları gün yüzüne çıkarıldı. Ziyaretçiler için yürüyüş yolları ve cam teraslar hizmete sunulurken, karşılama merkezinin yapımı da tamamlandı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan ören yeri başvurusu, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanarak Safranbolu Müze Müdürlüğü’ne bağlandı. "HADRİANOPOLİS TURİZMDE MERKEZ OLACAK" Karabük Milletvekili Cem Şahin, 2023’te yapımına başlanan karşılama merkezinin inşasının tamamlandığını ve geçici kabulünün yapıldığını belirterek, "Başvurumuz, Bakanlık uzmanlarının incelemesinin ardından onaylandı. Artık Hadrianopolis, ören yeri statüsünde. İlimizin turizmi için bu büyük bir gelişme. Hadrianopolis, artık turizmin önemli bir odak noktası ve Karadeniz Bölgesi’ndeki en değerli arkeolojik merkezlerden biri. Hayırlı olsun" dedi. Milletvekili Ali Keskinkılıç da bu kararın Karabük ve Eskipazar turizmi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. "Ören yeri statüsü ile birlikte turist sayısında önemli bir artış bekliyoruz. Karşılama merkezimizle birlikte kafeterya, hediyelik eşya dükkanları, restoran, tuvalet, bebek odası ve mescidi olan modern bir birime kavuşmuş olduk. Böylelikle ziyaretçilerimiz daha konforlu bir antik kent gezisi gerçekleştirecek. Ayrıca ören yeri statüsü, turizm acentelerinin burada resmi olarak faaliyet göstermesinin de önünü açacak. Bundan sonra antik kentimizin tanıtımı sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından değil, birçok kurum tarafından da desteklenecek. Hadrianopolis’in tanınırlığını artıracak bu adım, bölge turizmi için büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. Milletvekilleri, başta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, emeği geçen tüm yetkililere teşekkürlerini sundu.

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu Haber

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu

İZMİR (İHA) - İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü son sınıf öğrencileri, Türkiye'nin önemli kültürel miraslarından esinlenerek "Kültürel Mirasın İzinde Moda" projesi kapsamında özgün bir koleksiyon hazırladı. Ayasofya, Efes, Bergama, Troya, Göbeklitepe, Hattuşa, Kapadokya, Mardin-Mor Gabriel, Nemrut Dağı ve Zeugma gibi tarihi mekanlardan ilham alan öğrenciler, bu değerleri modayla buluşturdu. Eğitimlerine İEÜ’de devam eden İranlı öğrenciler de Persepolis ve Tepe Sialk gibi tarihi alanlardan esinlenerek tasarımlar oluşturdu. TASARIM VE TARİH BİR ARADA Genç modacılar, Stüdyo Koordinatörü Doç. Dr. Şölen Kipöz rehberliğinde geliştirdikleri koleksiyonları, özel bir sergide moda ve akademi dünyasının beğenisine sundu. Tasarımlar, tarih, arkeoloji ve sanat gibi farklı disiplinlerin araştırılmasıyla oluşturuldu. Öğrenciler, kültürel mirasın olduğu bölgelere bireysel ziyaretler yaparak gözlem ve fotoğraflarla ilham aldılar. İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu serginin açılışına Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, moda tasarımcısı Hatice Gökçe, Ege Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve akademisyenler katıldı. ÖĞRENCİLERDEN BÜYÜK EMEK İEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şölen Kipöz, öğrencilerin özverili çalışmalarını överek, "Proje sayesinde öğrencilerimiz, sahip oldukları kültürel mirası moda aracılığıyla keşfetme fırsatı buldu. Konuya büyük bir heyecanla sarılan öğrencilerimiz, kültürel varlıkların olduğu bölgelere kişisel ziyaretler yaptı. Arkeolojik araştırmanın yanı sıra kendi gözlemleri ve fotoğraf arşivleri üzerinden farklı medeniyetlerin tarihsel, kültürel, sembolik ve estetik unsurlarından aldıkları ilhamla moda konseptleri yarattılar. Bu kavramsal çerçeveyi, dört görünümlük çağdaş moda koleksiyonlarına aktardıkları kıyafetlerin yanı sıra tasarım sürecini belgeleyen tasarım kitaplarını ve moda fotoğraf çekimlerini de davetlilere sundular. Ayrıca etkinliğin davetiyesinden serginin kurulumuna ve ikramların hazırlanmasına kadar kendileri sorumluluk alıp ev sahipliği yaptılar. Biz de bu vesileyle stüdyonun yaratıcı çıktılarını ve öğrencilerin heyecanını, moda dünyasından ve akademiden profesyonellerle paylaştık" dedi.

Karadeniz'in Efes'i Pompeiopolis Turizme Hazırlanıyor Haber

Karadeniz'in Efes'i Pompeiopolis Turizme Hazırlanıyor

KASTAMONU (İHA) - Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Zımbıllı Tepe mevkiinde yer alan Pompeiopolis Antik Kenti, 2024 yılı kazı çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Roma dönemine ait Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan antik kentte kazılar Karabük Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük'ün liderliğinde sürdürülüyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Pompeiopolis, "Karadeniz'in Efes'i" olarak anılacak. AFRODİT HEYKELLERİ BULUNDU Kazı çalışmaları sırasında Yunan mitolojisinin aşk tanrıçası Afrodit'e ait iki heykel parçası bulundu. Bölgede ilk kez rastlanan Afrodit heykelleri, kazı ekibinde büyük heyecan yarattı. Koruma altına alınan heykellerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında restore edilmesi planlanıyor. TURİZM ROTASI ŞEKİLLENİYOR Pompeiopolis’te kazılar tiyatro alanında tamamlanırken, bin 800 yıllık mozaikler Roma villasının zeminine yerleştirildi. Bölge hakkında bilgi veren Doç. Dr. Eliüşük, "Pompeipolis, bir Roma İmparatorluğu kenti oluyor. Aynı zamanda bir eyalet başkenti oluyor. Bu kapsamda bir Roma İmparatorluk kentinde olması gereken tüm yapıları içerisinde barındırıyor. Biz, şu anda tiyatro salonuyla odeonunu açtık. Bunun dışında sivil yapı olarak bir villa kazdık. Bunlara ek olarak birkaç tane bazilikamız var. İki tane hamamımız var. Biz, bu yıl için kazı çalışmalarına öncelikle bazilikadan başlayacağız. Bazilikadan kastımız ise, kiliseden ziyade daha çok Roma'da bir mahkeme binası ve kapalı çarşı işlevi gören büyük bir yapı. Bazilikayı da kazdığımızda oradan gelecek buluntuların bizleri oldukça şaşırtacağını düşünüyoruz" dedi. Çalışmalar tamamlandığında antik kent, bölge turizminin en önemli duraklarından biri olacak. "POMPEİOPOLİS'İ ÖNEMLİ BİR DESTİNASYON YAPACAĞIZ" Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, son üç yıldır çalışmalarda büyük ilerleme kaydettiklerini belirtti. Eliüşük, "Uygulama aşaması biraz daha zor olsa da iki yıl içerisinde bizler, Pompeipolis Antik Kentini hem Kastamonu hem de ülkemiz için önemli bir turizm destinasyonu haline getirmeye çalışacağız. 2 yıl içerisinde bunları sonuçlandırırız" sözleriyle beklentisini dile getirdi. "KARADENİZ'İN EN BÜYÜK ANTİK KENTİ" Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ise antik kentin bölge turizmine katkı sağlayacağını vurgulayarak, "Pompeipolis Antik Kenti, Karadeniz'in en büyük kazısıdır. En büyük antik kentidir. Turizm rotasında da çok önemli bir yer tutacak. Taşköprü, hatta Kastamonu bölgesi önemli bir turizm alanına kavuşmuş olacak" diye konuştu. Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven, bölgenin önemine dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında Taşköprü Pompeipolis Antik Kentinde kazı başkanımız Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük hocamız ile ekibi, kazı çalışmalarını devam ettirmektedirler. Bunların karşılığı görüldüğü üzere alınmıştır. Bundan sonra da olumlu yönde alınmaya devam edilecektir. Yakın bir zamanda Pompeipolis Antik Kenti, Karadeniz'in Efes'i olacaktır. Bölge ekonomisine de nefes verecektir" dedi. Ödenek konusundaki destekleri nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ve projede emeği geçenlere teşekkürlerini sundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen kazılar sayesinde Pompeiopolis’in tarihi ve kültürel değerleri dünya turizmine kazandırılacak.

Zeugma’nın Hazinesi Muzalar Evi Ziyarete Açılıyor Haber

Zeugma’nın Hazinesi Muzalar Evi Ziyarete Açılıyor

GAZİANTEP (İHA) - Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunan Zeugma Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik çalışmalar aralıksız sürüyor. Zeugma’nın Doğu Konut Sektörü’nde yer alan, zengin mozaik süslemeleriyle ünlü Muzalar Evi’nin 2025 yılında ziyarete açılması bekleniyor. KÜLTÜREL MİRASI YAŞATMAK İÇİN İŞ BİRLİĞİ 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle başlayan Muzalar Evi kazı çalışmaları, 2012 yılından itibaren Türkiye İş Bankası’nın katkılarıyla hızlandı. 2014’te ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi projeye destek verdi. 2019 yılında tamamlanan kazılar sonucunda 938 eser Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne kazandırıldı. TÜRKİYE İŞ BANKASI’NDAN BÜYÜK KATKI Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Muzalar Evi’nin önemine değinerek, "2012 yılında Prof. Dr. Kutalmış Görkay ile birlikte Zeugma'daki Muzalar Evi kazılarına destek vermeye başladık. Bu eşsiz kültürel mirasın açığa çıkarılması ve turizme kazandırılması için çalıştık. 2019 yılında kazılar tamamlandı, ardından koruma programı başlatıldı. Şu anda Gaziantep Valiliği ile birlikte korugan yapının inşası devam ediyor. Çalışmalar 2025 yılında tamamlanacak ve Muzalar Evi ziyarete açılacak" dedi. "KÜLTÜREL MİRAS GELECEĞE TAŞINIYOR" Kazıları yürüten Prof. Dr. Kutalmış Görkay ise şu bilgileri paylaştı: "Kazılar 2007 yılında başladı. Muzalar Roma Evi'ndeki nihai restorasyon ve konservasyon çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülmektedir. 2012'den itibaren İş Bankası, 2014'te ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi projeye destek verdi. İş Bankası'nın büyük katkılarıyla kazı ve koruma çalışmaları bu noktaya geldi. Şu anda korugan çatı inşaatı sürüyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla Muzalar Evi'nin en kısa sürede ziyarete açılmasını bekliyoruz". ZEUGMA’NIN KÜLTÜREL ÖNEMİ Helenistik dönemde Seleukeia ve Apamea olarak bilinen ve MÖ 31’de Roma İmparatorluğu’na bağlanarak "Zeugma" adını alan kent, Roma döneminde altın çağını yaşadı. Mozaikleriyle tanınan Zeugma, "mozaik şehri" olarak anılıyor. Muzalar Evi ise bu kültürel zenginliği en iyi yansıtan eserlerden biri. 2025’te ziyaretçilere açılması planlanan Muzalar Evi’nin, Gaziantep ve Türkiye turizmine önemli katkılar sağlayacağı öngörülüyor.

Gaziantep’in Tarihi Bölgelerine Ara Tatilde Turist Akını Haber

Gaziantep’in Tarihi Bölgelerine Ara Tatilde Turist Akını

GAZİANTEP (İHA) - Gaziantep’in köklü tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomi alanındaki ünü, kenti ara tatilde hem yerli hem de yabancı turistlerin gözde destinasyonu haline getirdi. İpekyolu üzerinde yer alan Zeugma Mozaik Müzesi ve Kültür Yolu üzerindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, Gümrük Han, Yeni Han ve Antep Kalesi gibi mekanlar, yoğun turist ilgisi ile dolup taştı. Turizm potansiyelini ortaya koyan bu hareketlilik, yerel esnafı da sevindirdi. KÜLTÜR YOLU’NDA YOĞUNLUK Hafta sonu ve ara tatilde Gaziantep’in tarihi alanları, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen ziyaretçilerin akınına uğradı. İlk ve orta öğretim ara tatilini fırsat bilen binlerce yerli turist, kentin tarihi ve kültürel mekanlarını keşfetti. Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarı, alışveriş yapmak isteyenlerin uğrak noktalarından biri olurken, birçok ziyaretçi şehrin tarihi ve kültürel dokusunu tur rehberleri eşliğinde tanıma fırsatı buldu. ESNAF YOĞUNLUKTAN MEMNUN Tarihi mekanlara olan bu ilgi, Gaziantep esnafını memnun etti. Yerel işletmelerde hareketlilik yaşanırken, özellikle kafe, restoran ve hediyelik eşya dükkanlarında yoğun ziyaretçi trafiği görüldü. Turistler, tarihi yerleri gezmenin yanı sıra, Antep fıstığı, baklava, katmer ve beyran gibi ünlü lezzetleri tatma imkanı da buldu. Almacı Pazarı esnafı Fatih Özsefil, ara tatilde yaşanan yoğunluktan memnun olduğunu belirterek, "Okullar tatil olduğu için İstanbul, Ankara ve yakın illerden Gaziantep'imize geliyorlar ve Gaziantep'imizi geziyorlar. GAP turu yapıyorlar. Hem Gaziantep'in yemeklerini tatmak için geliyorlar hem alışveriş yapıyorlar. Bizde bu durumdan memnunuz. Herkesi Gaziantep'e bekleriz" dedi. Bakırcılar Çarşısı esnafı Şeyma Yılmaz ise, "Yurt dışından ve Yurt içinden Gaziantep'e gelen ziyaretçilerimiz mutlaka Bakırcılar Çarşısı'nı gezmeye geliyorlar" şeklinde konuştu. Nevşehir’den Gaziantep’i gezmeye gelen Nihat Sinop, depremlerden etkilenen Gaziantep halkının acısını paylaşmak ve şehri tanımak istediğini belirtti. Bakırcılar Çarşısı’ndaki ürünlerin yapımını izlemenin ilgi çekici olduğunu söyleyen Sinop, şehri çok güzel bulduğunu ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.