Hava Durumu

#Yürüyüş

TOURISMJOURNAL - Yürüyüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yürüyüş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muğla, Su Uçkun Şelalesi Ziyaretçi Akını Haber

Muğla, Su Uçkun Şelalesi Ziyaretçi Akını

Muğla’nın Dalaman ilçesine bağlı Elcik Mahallesi’nde bulunan ve Türkiye’nin en yüksek ikinci şelalesi olarak adlandırılan ‘Su Uçkun Şelalesi’, 104 metrelik yüksekliğiyle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Dalaman ilçe merkezine 34 kilometre uzaklıkta olan, bölge insanının bildiği, doğaseverlerin ilk defa keşfettiği şelale yoğun yağışlarda 200 metre yüksekliğe sahip dik ve sarp dağın ortasından akarak vadiye karışıyor. Kış aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından daha gür akan şelale, hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Doğal yapısı, sarp kayalıkların arasından süzülüp gelen ve etkileyici manzarasıyla öne çıkan Su Uçkun Şelalesi, özellikle mahalle sakinleri tarafından sosyal medyada sık sık yapılan paylaşımlar sonrası artan tanıtım çalışmalarıyla daha fazla insanın ilgisini çekmeye başladı. Elcik Mahallesi tarafından açılan sosyal medya hesaplarında sık sık paylaşılan şelale görüntüleri, bölgeye olan ilgiyi her geçen gün artırırken, şelaleyi yerinde görmek isteyen ziyaretçilerin sayısında da artış yaşanıyor. "Yurt içi ve yurt dışından ziyaretçi gelmeye başladı" Şelaleyi yöre halkı olarak yıllardır bildiklerini, her yıl yoğun yağışlarda şelalenin aktığını, Haziran aylarında ise suyunun kesildiğini belirten Elcik Mahalle Muhtarı Eyüp Ceylan, "Çok eskilere uzanan bir tarih. Tarihini biz de bilmiyoruz. Bu Torosların uzantısı bir dağımız. Orada böyle bir Cenabı Allah tarafından böyle bir şelale oluşmuş. Yağışlar olduğu zaman çok güzel oluyor. Ama yağışlar olmadığı zaman Nisan-Mayıs aylarında sularımız kesildiğinde şelale biter. Çok gelen giden var. Geçenlerde Denizli'den geldiler, Bursa'dan geldiler, İstanbul'dan dışarıdan geldiler. İki dış ülkeden geldiler. Yürüyüş yapıyorlar, iple atlıyorlar yukarıdan, iple indiler geçenlerde bu büyük yağışlarda" dedi. "Turizme kazandırılmalı" Dalaman’da oturan Emre Şahin, şelalenin Muğla’nın görünmeyen yüzü olduğunu, bu bölgenin turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, "Burası o kadar güzel bir yer ki Muğla'nın görünmeyen yüzü, yani daha doğrusu Dalaman'ın, Ortaca'nın, Muğla'nın görünmeyen yüzü. Böyle yerlerin turizme kazandırılmasını istiyoruz" dedi. "Şelale görmeye değermiş" Yakın arkadaşlarının tavsiyesi ve mahallenin sosyal medya hesabından Elcik Mahallesindeki şelaleyi gördüğünü belirten Ali Sarak, "Aslen Urfalıyım ama buranın güzelliğini görmeye değermiş. Biz de buraya geldik, burayı görmek için. Biz sosyal medyadan duyduk, bir de çok samimi arkadaşlarımız bize tavsiye etmişti. Böyle bir yeryüzü cennet varmış. Gerçekten de haksız çıkmamışlar. Baktığınızda şelalenin güzelliği, doğanın birbiriyle iç içe güzelliği, inan bizi de motive etti. Burası bence turizmde gelecekte parlak olacak bir yer. Çünkü kokusu, manzarası, şelalenin bir başka güzelliği zaten. Beğendik, çok da güzel" dedi.

Antalya, Aralık Ortasında Denize Girilen Günler Yaşıyor Haber

Antalya, Aralık Ortasında Denize Girilen Günler Yaşıyor

Aralık ayının ortasında Türkiye'nin birçok bölgesi kış mevsiminin etkisi altındayken, Antalya'da yazdan kalma günler devam ediyor. Sıcak havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Beydağlarının karla kaplı zirvesinin gölgesinde denize girmeyin keyfini çıkardı. 2025 yılının sona ermesine sayılı günler kala Türkiye'de birçok il soğuk ve sert kış şartları altındayken turizmin başkenti Antalya'da yazdan kalma günler yaşanmaya devam ediyor. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Antalya'da hava sıcaklığı 19, deniz suyu sıcaklığı ise 20 derece dolaylarında ölçüldü. Aralık ayının ortaları olmasında rağmen sıcak sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Konyaaltı Sahili'ni doldurdu. Hafta sonunu fırsat bilerek Konyaaltı Sahiline gelen bazı vatandaşlar denize girerken, kimileri ise aileleri ve arkadaşları ile birlikte kumsal ve yeşillik alanlarda oturmayı tercih etti. Sahil bandına akın eden bazı vatandaşlar balık tutarken, bazıları ise yürüyüş yaptı. Hafta sonunda Konyaaltı'nda denize giren vatandaşlardan Savaş Abbasgil, "Bugün pazar, aralık ayında çok güzel bir hava durumu vardı. Değerlendirmek istedik, deniz biraz serin ama çokta üşümüyor insan. Biz Antalya olarak çok şanslıyız. Yazın sıcak, kışında sıcak. Yaz sıcağı terletiyor ama, kışın daha güzel oluyor Antalya. Herkesi çağırıyoruz, gelsinler yüzsünler. Su sıcaklığını tam bilmiyorum ama gayet güzel, yüzüyoruz, keyfini çıkarıyoruz" dedi.

Likya Yolu sonbaharın en güzel yürüyüş rotası Haber

Likya Yolu sonbaharın en güzel yürüyüş rotası

Muğla'nın Fethiye ilçesi Hisarönü (Ovacık) mevkiinden başlayan yol Antalya Geyikbayırı köyünde sona eren Likya Yürüyüş Yolu, toplamda yaklaşık 500 kilometrelik bir mesafeyi kapsar ve bu yol boyunca farklı rota seçeneklerini bünyesinde barındırır. Bu yürüyüş yolu, antik Roma dönemine dayanan tarihi kalıntıları, ormanlık alanları, sahil şeritlerini ve dağ manzaralarını bir araya getirerek adeta bir açık hava müzesi niteliğinde. Yürüyüşe çıkarken uygun ekipmanları ve haritaları hazırlamak, güvenli ve keyifli bir deneyim yaşamanız için şart. Her bir rota, farklı zorluk seviyelerine ve manzaralara sahip olup, bazı rotalar sadece birkaç gün sürebilirken, diğerleri haftalarca sürebiliyor. Bu uzun rota; Fethiye Boğaziçi köyü, Patara Delikkemer ve Çıralı bölgelerinde 2 alternatif güzergaha ayrılıp daha sonra tekrar birleşiyor ve tamamını tek seferde yürümek kondisyona göre 25-40 günü bulabiliyor. Yürüyüş boyunca, antik Likya uygarlığına ait birçok kalıntı ve tarihi mekan keşfedeceksiniz. Patara, Olympos, Myra gibi antik kentler ve amfitiyatrolar, yürüyüşünüzü renklendirecek tarihi duraklardan sadece birkaçı. Likya Yürüyüş Yolu, Akdeniz'in muhteşem sahil manzaralarından dağlık arazilere kadar çeşitli doğal güzellikleri kapsıyor. Keşfedeceğiniz yerler arasında sakin koylar, zeytinlikler, çam ormanları ve şelaleler bulunuyor. Yürüyüş rotası üzerinde, genellikle pansiyonlar, kamp alanları ve küçük köylerdeki misafirhaneler gibi konaklama seçenekleri bulunmakta. Bazı bölgelerde, kamp kurmak serbest olabilir, ancak diğer bölgelerde izin almak gerekebiliyor. Likya Yürüyüş Yolu genellikle güneşli ve sıcak bir iklimde bulunsa da, özellikle yaz aylarında sıcaklık yüksek, kış aylarında ise yağışlı ve soğuk olabiliyor. Bu nedenle, yürüyüşe çıkmadan önce hava durumunu kontrol etmek ciddi önem taşıyor. Yine de bizler bu büyülü yürüyüş için ekim-kasım aylarını tercih etmenizi tavsiye ederiz. Yürüyüş rotası boyunca, bölgenin yöresel mutfağını deneme şansınız olacak. Taze deniz ürünleri, zeytinyağlı yemekler ve yöresel tatlar, yürüyüşünüzü muazzam şekilde lezzetlendirecek. Likya Yürüyüş Yolu, doğa ve tarih severler için unutulmaz bir deneyim sunan eşsiz bir keşif.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.