Hava Durumu

#Yöresel Lezzetler

TOURISMJOURNAL - Yöresel Lezzetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yöresel Lezzetler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı Haber

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı

Festival kapsamında düzenlenen söyleşide, moderatörlüğünü Utku Yılmaz'ın yaptığı programda usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, Manisa'nın köklü geçmişine ve zengin mutfak kültürüne vurgu yaptı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan sanatçılar, Manisa'nın her köşesinin ayrı bir hikaye barındırdığını belirterek kentin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması gerektiğini ifade etti. Söyleşiye katılan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise Manisa'nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirterek, "Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı, Sardes Antik Kenti ve Spil Dağı Milli Parkı gibi değerlerimizle turizm potansiyelimizi her geçen gün artırıyoruz. Kadın kooperatifleri ve yerel üretim projeleriyle kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Festivalin gastronomi etkinlikleri de gün boyu yoğun ilgi gördü. "Yeni Gastronomi Akımı: Hızlı Tüketimden Sağlıklı ve Geleneksel Lezzetlere Dönüş" başlıklı söyleşide yerel mutfakların sürdürülebilirliği ele alınırken, "41 Bitkinin Bugünkü Karşılığı" panelinde mesir macunundaki şifalı bitkiler bilimsel açıdan değerlendirildi. Ulupark Gastronomi Arenası'nda düzenlenen "Manisa'nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri" programında ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna konuşmacı olarak yer aldı. Programda, 17 ilçeye özgü coğrafi işaretli ürünler ve yöresel lezzetler tanıtıldı. "Lezzetiyle Yaşayan Festival" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Akhisar köftesi, Salihli odun köftesi, Alaşehir kapama, keşkek, Manisa kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok yöresel ürün katılımcıların beğenisine sunuldu. Şef Danilo Zanna, Manisa'ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini belirterek bu lezzeti MasterChef programına taşıyacağını söyledi. Programda konuşan Başkan Besim Dutlulu, Mesir Festivali'nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "486 yıllık bu köklü geleneği bilim, sanat ve gastronomiyle zenginleştirdik. Gastronomi panayırı, doğa sporları, fitoterapi konferansları ve kültürel etkinliklerle dolu bir program hazırladık. Mesir, 41 çeşit baharatın birleşimiyle oluşan şifalı bir mirastır" dedi. Şef Danilo Zanna ise Manisa'nın gastronomik açıdan büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa'ydı. Bu lezzet mirasını yerinde deneyimlemek benim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Bu yıl düzenlenen etkinliklerle 486 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getirerek kentin tanıtımına da önemli katkı sundu.

Didim’de Turizm Haftası: Kültür, lezzet ve ritim buluştu Haber

Didim’de Turizm Haftası: Kültür, lezzet ve ritim buluştu

Etkinlik Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizm sektörü paydaşları ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Didim’de faaliyet gösteren dernekler tarafından açılan stantlarda, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Katılımcılar, bölgenin gastronomik zenginliğini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Etkinlik boyunca sahnelenen ritim gösterileri ve kültürel performanslar, programa renk kattı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay da etkinlik alanında şeflerle birlikte yöresel yemeklerin hazırlanmasına eşlik ederek tanıtıma katkı sundu. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim’in turizm potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Didim yalnızca denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle değil; aynı zamanda köklü tarihi, kültürel mirası ve zengin mutfak kültürüyle de öne çıkan bir kenttir. Turizm Haftası kapsamında, Apollon Tapınağı gibi önemli bir tarihi mirasın çevresinde böyle anlamlı bir etkinlik gerçekleştirmek bizim için büyük bir gurur. Bu organizasyonlarla hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de Didim’in ulusal ve uluslararası alanda tanıtımını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Katılım sağlayan tüm halkımıza teşekkür ediyorum."

Denizli’de gastronomi hamlesi: 162 lezzet markalaşacak Haber

Denizli’de gastronomi hamlesi: 162 lezzet markalaşacak

Denizli’nin zengin mutfak kültürü, kapsamlı bir gastronomi turizmi yol haritası ile yeniden şekilleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan öncülüğünde yapılan araştırmada, kentin coğrafi yapısı, iklimi, tarımsal üretimi ve kültürel yaşamının etkisiyle oluşmuş toplam 162 yöresel lezzet tespit edildi. Bu çalışma, Denizli mutfağının yalnızca yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya göre Denizli mutfağında doğal ve mevsiminde yetişen ürünler öne çıkarken, yufka kullanımı yaygın bir tercih olarak dikkat çekiyor. Sabah kahvaltılarının oldukça zengin ve doyurucu olduğu kentte, akşam yemeklerinde ise sindirimi kolay hafif yemekler tercih ediliyor. Bu özellikler, Denizli mutfağını özgün kılan temel unsurlar arasında yer alıyor. Hazırlanan gastronomi turizmi yol haritası, kentin mutfak kültürünü markalaştırmayı hedefleyen çok yönlü bir plan içeriyor. Bu kapsamda öncelikle Denizli gastronomi haritasının basılı olarak ücretsiz dağıtılması ve ilçe bazlı tanıtımların yapılması planlanıyor. "MiniaGastroDenizli" projesi ile kentin mutfak değerlerinin minyatür konseptte sergilenmesi hedeflenirken, leblebi, kiraz çiçeği ve tarhana gibi ürünler için tematik festivaller düzenlenmesi öngörülüyor. Yöresel lezzetler yolu Dijitalleşme de yol haritasının önemli ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli sistemler ve karekodlu bilgilendirme panoları sayesinde ziyaretçilere interaktif bir gastronomi deneyimi sunulması planlanıyor. Ayrıca "Yöresel Lezzetler Yolu" oluşturularak Karahöyük Ekmeği, Denizli Tandır Kebabı, Tavas Baklavası ve Kaşık Helva gibi ürünlerin belirli rotalar üzerinden tanıtılması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünlerin ön plana çıkarılması da planın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Babadağ Kekik Balı, Honaz Kirazı, Kale Biberi ve Denizli Leblebisi gibi ürünler için Avrupa Birliği nezdinde tescil başvurularının yapılması planlanırken, yerel üreticilerin desteklenmesi ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması amaçlanıyor. Gastronomi turizminin sahaya yansıması için belirlenen özel rota ise dikkat çekiyor. Cankurtaran’dan başlayıp Tavas’a kadar uzanan gastronomi yolunda; yöresel pazarlar, kültür evleri, kadın kooperatifleri ve gastronomi müzeleri yer alacak. Bu güzergâhta ziyaretçilere hem lezzet deneyimi hem de kültürel etkileşim imkânı sunulacak. Ayrıca Elmalı ve Kızılcabölük köylerinin "gastronomi köyü" ilan edilmesi planlanıyor. Gastronomi Müzesi Denizli’de kurulması planlanan gastronomi müzesi ise projenin en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu merkezde yöresel yemekler, kadın kooperatifleri tarafından hazırlanarak ziyaretçilere sunulacak, aynı zamanda atölye çalışmaları ve uygulamalı eğitimler düzenlenecek. Unutulmaya yüz tutmuş tariflerin yeniden canlandırılması ve mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Kent merkezinde ise gastronomi odaklı dönüşüm planları bulunuyor. Peynirciler Çarşısı’nın kültür deneyim merkezine dönüştürülmesi, Kaleiçi Çarşısı’nın yeniden düzenlenmesi ve Bayramyeri çevresinde gastronomi sokağı oluşturulması planlanıyor. Ayrıca restoranlarda yöresel yemeklerin menülere eklenmesi ve tadım menülerinin oluşturulması teşvik edilecek. Tarım ve turizmi buluşturmayı amaçlayan agro turizm uygulamaları da yol haritasında yer alıyor. Hasat festivalleri, "kendin topla" modeli ve çiftçi-turist buluşmaları ile ziyaretçilere doğrudan üretim sürecine katılma imkânı sunulacak. Bu sayede hem kırsal kalkınma desteklenecek hem de turizm çeşitliliği artırılacak. Denizli Gastronomi Turizmi Yol Haritası, yalnızca bir tanıtım projesi olmanın ötesinde, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen kapsamlı bir vizyon sunuyor. Yerel değerlerin korunarak dünya çapında tanıtılması hedeflenirken, Denizli’nin gastronomi turizminde güçlü bir marka haline gelmesi amaçlanıyor.

Kayseri’de Slow Food Rüzgarı Esti Haber

Kayseri’de Slow Food Rüzgarı Esti

KAYSERİ (İHA) - Kayseri’de Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ve Kayseri Otelciler Derneği (KAYOTED) iş birliğiyle düzenlenen Slow Food Buluşması, ünlü şefleri ve gastronomi meraklılarını bir araya getirdi. Şef Hazer Amani ile şef ve sunucu Elif Korkmazel, katılımcıları yöresel yemeklerin önemi ve Slow Food hareketi üzerine bilgilendirdi. Etkinlik, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, ERÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Güllü, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, KAYOTED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Erdal, Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Altan Aydemir, akademisyenler, sektör temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. "KAYSERİ, TAM BİR SLOW FOOD ŞEHRİ" Etkinlikte konuşan şef ve sunucu Elif Korkmazel, Kayseri mutfağının Slow Food hareketine oldukça uygun olduğunu vurguladı. "1980’li yıllardan beri hızlı tüketim ve Fast Food’a karşılık yerel üreticiye de, ev yemeklerine de destek amaçlı daha sağlıklı yemekleri yemek için Slow Food dünyanın her yerinde var aslında. Türkiye’de de birçok yerde var ve Kayseri’de de böyle bir oluşum olması beni çok etkiledi. Slow Food dediğimiz şey sağlıklı bir yemek. Tencere yemeği olabilir, yerel üreticilerin yaptığı gerçek yemekler olabilir. Ben gerçek yemek, iyi yemek diyorum. Kayseri mutfağını çok seviyorum" dedi. Kayseri mutfağına olan hayranlığını dile getiren Korkmazel, mantı, pastırma, pöç ve nevzine gibi lezzetlerin eşsiz olduğunu belirtti. Ayrıca küçük esnafa destek verilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Ekranda diyordum ki mahalledeki yufkacınızı yaşatın. Küçük esnafı da yaşatın çünkü onlar gerçekten yerel üreticilerden aldıkları şeyleri satıyorlar. Kendileri gerçek yufka yapıyorlar. Biraz bunlara önem verelim, değer verelim istiyorum. Değerlerimizi kaybetmeyelim" diye ekledi. "SLOW FOOD HAREKETİ KÜLTÜREL MİRASIMIZI YAŞATIYOR" Kayseri’ye özel bir bağı olduğunu söyleyen şef Hazer Amani ise, "Kayseri’nin şöyle bir farkı var benim için; annemin yarı tarafı Kayseri Develili. O yüzden bizim de yarımız Develili sayılır. Bu yüzden Kayseri’yi severiz ve çok da sık geldiğim bir yer. Mutfağına da hakikaten bayılırım. Bugün de Kayseri’de yapılan Slow Food etkinliğine geldik. Bayağı da bir katılımın olduğunu görüyorum. Bu tarz etkinlikler hem ülke mutfağımız hem Anadolu mutfağının gelişimi açısından unutulmaya yüz tutmuş bir takım değerlerimizin, ürünlerimizin, tohumlarımızın korunup bir sonraki nesillere aktarılabilmesi için çok önemli ve çok değerli hareketler. Biz de şimdi elimizden geldiğince bilgimizi ve birikimlerimizi gelen genç arkadaşlarla ve katılımcılarla paylaşmaya çalışacağız" dedi. GASTRONOMİ TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM KAYOTED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Erdal, Kayseri’nin turizm gündeminde gastronominin ön planda olacağını belirterek, "Gastronominin özellikle vatandaşlarımız ve öğrencilerimiz tarafından çok daha fazla bilinebilmesi için bu tarz etkinliklerin çok faydalı olduğu kanaatindeyiz" dedi. ERÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Güllü ise "Kayserimiz gastronomi adına ve yerel yiyecekler anlamında çok zengin bir ziyaret noktası oluşturacak niteliğe sahip. Biz bu farkındalığı ortaya koymak, sektör-üniversite iş birliğini geliştirmek adına bu etkinliği düzenliyoruz. Kayseri Otelciler Derneği ile birlikte yaptığımız bir etkinlik. Sağ olsunlar kurulduklarından beri her zaman bu duyarlılıkları var. Bizimle de her zaman iş birliği içinde oldular. Etkinliğimizin hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, mutfak kültürünün Anadolu’da büyük bir miras olduğunu belirterek, "Doğal ve sağlıklı beslenmenin önemini vurgulayan bu etkinlikler çok kıymetli" dedi. Etkinlik boyunca katılımcılar, Slow Food hareketi hakkında bilgi alırken, yöresel lezzetlerin tadımını da gerçekleştirdi.

Afyon Haşhaşı Görsel Şölenle Tanıtıldı Haber

Afyon Haşhaşı Görsel Şölenle Tanıtıldı

AFYONKARAHİSAR (İHA) - Türkiye’nin ve dünyanın tanıdığı Afyon Haşhaşı, "Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri" mottosuyla tanıtıldı. Afyonkarahisar’ın en değerli ürünlerinden biri olan haşhaş, Türk mutfağındaki yeri ve kültürel önemiyle katılımcılara sunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında Afyon Bereketi Haşhaş etkinliği gerçekleştirildi. Kentteki bir termal otelde düzenlenen etkinlikte, haşhaşın tarihi ve gastronomik değeri hakkında katılımcılara bilgi verildi. Açılış konuşmasını yapan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, şehrin köklü kültürü ve mutfak mirasına dikkat çekerek, haşhaşın sadece bir gıda ürünü değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve bereket sembolü olduğunu vurguladı. "Bizler de bugün burada şehrimizin eşsiz mirasının bir parçası olan haşhaşın tarihsel ve kültürel önemini vurgulamak, bu değerimizi gelecek nesillere taşımak için bir araya geldik. Çünkü 'Haşhaş', yalnızca mutfağımızda yer alan bir ürün olmanın ötesinde, bizim için bir geçmişin, bir geleneğin, bir yaşam biçiminin ve bereketin sembolüdür. Bu etkinlik, Afyonkarahisar'ımızın gastronomik değerini tanıtmanın yanı sıra, aynı zamanda haşhaşın sağlık, tarih ve lezzet alanında sahip olduğu derin anlamı bir kez daha gözler önüne serecektir" dedi. "EKONOMİK KALKINMAYA VE TURİZME KATKI SAĞLAYACAK" Haşhaşın tanıtımının bölge ekonomisine de büyük katkı sağlayacağını belirten Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar mutfağında inovatif ürünler geliştirme konusunda büyük bir ivme kazanılacağını ifade etti. "UNESCO tescilli mutfağımızın bu değerleri, coğrafi işaretler ile tescillenerek ülke genelinde hak ettiği yeri bulacaktır. Bu süreç, aynı zamanda hem ekonomik kalkınma hem de turizm açısından büyük katkılar sağlayacaktır. Afyonkarahisar’ımızın, bu güzel etkinlik ile yeniden gastronomik mirasına sahip çıkacağını ve bu mirası geleceğe taşımak için önemli bir adım atacağını düşünüyorum. Hep birlikte, bu coğrafyanın eşsiz zenginliklerini, geleneksel tatları geleceğe taşımak adına el birliğiyle çalışacağımıza olan inancım tamdır" dedi. Gastronomi dünyasından ünlü şefler Ramazan Bingöl, Mahmut Dolmacı ve Ebru Baybara Demir’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, haşhaş kullanılarak hazırlanan yöresel lezzetler misafirlere sunuldu. Afyonkarahisar, bu etkinlikle mutfak mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma yolunda önemli bir adım attı.

Antalya Tanıtım Vakfı’nın Yeni Başkanı Emir Gündal Oldu Haber

Antalya Tanıtım Vakfı’nın Yeni Başkanı Emir Gündal Oldu

Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Yönetim Kurulu Başkanlığına, ATSO 36. Grup Meclis Üyesi Emir Gündal getirildi. Gündal, görev süresi boyunca şehrin ulusal ve uluslararası tanıtımını artıracak projeler geliştireceğini ve Antalya'nın marka değerini güçlendirmek için yoğun bir çaba sarf edeceğini söyledi. ATAV’ın Mütevelli Heyet Toplantısı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ev sahipliğinde düzenlendi. Önceki dönemin projeleri hakkında bilgi verilen toplantının ardından, Emir Gündal, ATAV Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçildi. Gündal, ATAV’ın önceki başarılarının kendilerine ilham verdiğini belirterek, "Bugün geçmişin güçlü mirasını geleceğin vizyonuyla birleştirerek yeni bir döneme adım atıyoruz. Bugün, Antalya Tanıtım Vakfı’nın başkanlık görevini üstlenerek sizlerin güvenine layık olmanın heyecanı ve gururunu yaşıyorum" dedi. ATAV’ın kuruluşundan bu yana şehrin tanıtımı için önemli projelere imza attığını belirten Gündal, Antalya'nın yalnızca bir tatil merkezi olmanın ötesine geçerek sağlık, kültür ve ekoturizm gibi alanlarda da lider konuma geldiğini vurguladı. Antalya Kadın Müzesi, Antalya Kongre Bürosu ve Antalya lezzetleri ve coğrafi işaretli ürünlerin tanıtım projeleri gibi çalışmalara dikkat çekti. ATSO’nun Antalya'nın kalkınması ve tanıtımındaki rolünü de vurgulayan Gündal, "Bu süreçte Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın katkılarını ve desteklerini özellikle vurgulamak isterim. ATSO, şehrimizin kalkınmasında ve tanıtımında her zaman öncü bir rol üstlenmiş, ATAV’ın çalışmalarında da önemli bir paydaş olmuştur. Kendilerinin vizyoner liderliği, bugünkü başarımızın en önemli yapı taşlarından biridir" dedi. Gündal, görev süresince Antalya'nın tanıtımını daha da ileriye taşıyacak projelere odaklanacağını, alternatif turizm alanlarını geliştireceğini ve Antalya'nın turizmdeki liderliğini pekiştireceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.