Hava Durumu

#Yoga

TOURISMJOURNAL - Yoga haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoga haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor Haber

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor

İstanbul’da gerçekleştirilen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Alaçatı Ot Festivali’nin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle, büyük imkânsızlıklar içinde doğduğunu hatırlatarak bugün yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirten Denizli, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti. Denizli, festivalin bu yıl Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazandığını belirterek, yaklaşık bir yıl süren hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından bu önemli eşiğin aşıldığını söyledi. Uluslararası kimliğin yalnızca prestij değil, aynı zamanda Ege mutfağını dünyaya tanıtmak açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Denizli, “Alaçatı Ot Festivali artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın takip ettiği bir gastronomi markası olma yolunda ilerliyor” dedi. Başkan Denizli’nin konuşmasının ardından Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de söz alarak festivalin uluslararası gastronomi dünyasındaki önemine değindi. Festival kapsamında 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla gerçekleştirilecek yarışmaların, Alaçatı’yı küresel gastronomi sahnesine taşıyacağını ifade etti. Konuşmanın ardından, festivalin uluslararası kimliğini tescilleyen akreditasyon belgesi Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’ye takdim edildi. Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğüne dikkat çeken Denizli, bu yıl da stantlarda yer alacak ürünlerin tamamen ot temalı ve el emeği olması kuralının devam edeceğini, seçili otun ise “körmen” olduğunu açıkladı. 6 gün sürecek dopdolu program Bu yıl ilk kez 6 gün sürecek festivalin ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerinden öğrencilerin katılımıyla uluslararası yemek yarışmaları düzenlenecek. Festivalin devam eden günlerinde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi yeniden canlanacak. Konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler ve çocuk etkinlikleriyle zenginleşen programda; yoga, pilates ve spor etkinlikleri de yer alacak. Değirmenler, Alaçatı Cumhuriyet Meydanı ve Alaçatı Deneyim Noktası başta olmak üzere birçok farklı alanda gün boyu etkinlikler düzenlenecek. Festival kapsamında geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da gerçekleştirilecek. Aynı zamanda “Sürdürülebilir Tarım Projesi Yarışması” da festivalin temasının önemli unsurları arasında yer alacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelen festival korteji ise bu yıl ilk kez “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek. Festival sahnesinde sevilen sanatçılar Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam başta olmak üzere sevilen sanatçılar festival kapsamında sahne alarak Alaçatı’nın atmosferine müzikle eşlik edecek. Kültür, gastronomi ve doğa alaçatı sokaklarında buluşacak Ege’nin endemik otlarını, yerel üreticilerin emeğini ve bölgenin kültürel hafızasını merkezine alan festival; sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağını koruyarak Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyor. Festivalin yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığını vurgulayan Başkan Denizli, aynı zamanda kent ekonomisine de önemli katkı sağladığını belirtti. Yapılan hesaplamalara göre festivalin geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim oluşturduğunu ifade eden Denizli, “Kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçiren bu festival, Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç yaratıyor” dedi. 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi hedeflerken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak. Festival programına ilişkin detaylara, Alaçatı Ot Festivali’nin resmi sosyal medya hesapları ve web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Jolly, 2026 Turizm Sezonunda “Deneyim Temelli Seyahat” Dönemini Başlatıyor Haber

Jolly, 2026 Turizm Sezonunda “Deneyim Temelli Seyahat” Dönemini Başlatıyor

Türkiye’nin köklü turizm markalarından Jolly, 2026 sezonuna yeni bir vizyonla giriyor. Seyahat alışkanlıklarının dönüşümünü yakından takip eden Jolly, klasik kültür turlarının ötesine geçerek misafirlerine deneyim odaklı, farkındalık temelli ve kişiselleştirilmiş seyahat konseptleri sunuyor. Wellness, yerel kültür, gastronomi ve aile odaklı programları kapsayan bu yeni yaklaşım, Jolly’yi yalnızca bir tur operatörü olarak değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı markası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Yeni sezonda en çok dikkat çeken başlıklardan biri, doğanın döngüsünü, lokal üretimi ve yöresel mirası merkezine alan slow travel temalı tur programları olacak. Jolly, Adana Lezzet Festivali Turu, Datça Badem Çiçeği Festivali Turu ve Edremit Zeytin Hasat ve Tadım Turu ile misafirlerine, gastronomiyi yerinde tatma fırsatı sunarken, aynı zamanda üreticilerle tanışma, atölyelere katılma ve geleneksel yaşam pratiklerini keşfetme imkânı sağlıyor. Yerel kültürü korumaya ve sürdürülebilir turizme katkı sağlayan bu yaklaşım, Jolly’nin yeni dönem seyahat anlayışının güçlü bir örneğini oluşturuyor. Çocuklu aileler için özel olarak hazırlanan “Küçük Gezginler Aile Turları” ise kültürel gezilere yepyeni bir bakış getiriyor. Doğayla temas, interaktif rehber anlatımları, çocuklara özel atölyeler ve birlikte öğrenme temaları üzerine kurgulanan bu turlar, aile bağlarını güçlendirirken çocukların keşfetme duygusunu destekleyen eğlenceli ve öğretici bir deneyim sunuyor. Program, klasik gezi kalıplarının dışına çıkarak ailelere hem keyifli hem de pedagojik açıdan zengin bir seyahat alternatifi yaratıyor. Wellness ve farkındalık odağında hazırlanan özel programlar da Jolly’nin yeni vizyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor. 5–7 Aralık 2025 tarihlerinde, yogayı Türkiye’de geniş kitlelere ulaştıran ve farkındalık yolculuğunda binlerce kişiye ilham veren Çetin Çetintaş, Jolly iş birliğiyle Mardin’de katılımcılarla buluşuyor. Yoga, nefes ve meditasyon uygulamalarının Mezopotamya’nın büyüleyici dokusuyla birleştiği bu programda misafirler; gün doğumunda yoga seansları, gün batımında nefes çalışmaları ve taş sokaklarda kültür yürüyüşleriyle hem ruhsal hem fiziksel bir yenilenme fırsatı yakalıyor. Jolly’nin 40 yıllık turizm deneyimiyle hazırlanan bu özel buluşma, beden, zihin ve ruh bütünlüğünü merkeze alarak katılımcılar için unutulmaz bir deneyime dönüşmeyi amaçlıyor. Jolly Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Burçin Baysak bu dönüşüm sürecinin markayı farklı bir noktaya taşıdığını belirterek “2025 yılıyla birlikte kültür turlarındaki liderliğimizi, deneyim temelli seyahat tasarımlarıyla güçlendiriyoruz. Misafirlerimize yalnızca bir destinasyon değil; yerel kültür, paylaşım, iyi yaşam ve farkındalıkla iç içe geçen bir yolculuk sunuyoruz. Bu vizyon, Jolly’yi klasik tur operatörlüğünden çok daha öteye taşıyor” açıklamasında bulundu.

2025'te Her 5 Kişiden 3'ü Sağlıklı Yaşam İçin Seyahat Edecek Haber

2025'te Her 5 Kişiden 3'ü Sağlıklı Yaşam İçin Seyahat Edecek

Günümüzde tatil anlayışında önemli bir değişim gözlemleniyor. Tatil artık sadece deniz, kum ve güneşle sınırlı değil. İnsanlar, doğayla iç içe, sakin ve huzurlu alanlarda dinlenmeyi, sağlıklarını korumayı ve ruhsal arınmayı hedefliyor. 2024 yaz seyahat raporları, dijital detoks ve wellness uygulamalarına yönelik artan ilginin altını çiziyor. Tatil planı yapanların yüzde 67’si zihinsel rahatlama ve yenilenme, yüzde 49’u ise sağlık kazanma amacıyla tatile çıkmayı planladıklarını belirtiyor. İyi yaşam tatili, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürme amacını güden bir tatil türü. Türkiye, zengin doğal şifa kaynaklarıyla bu tatil konseptinin önemli merkezlerinden biri haline geliyor. Son yıllarda, wellness tesislerine yapılan yatırımlar hızla artarken; bu tesisler sadece bedeni değil, ruhu ve zihni de iyileştiren hizmetler sunuyor. Spiritüel terapiler, yüz ve vücut bakımları, yoga, detoks, medikal terapiler ve kişiselleştirilmiş tedaviler gibi çeşitli seçenekler, tatilcilerin wellness deneyimlerini zenginleştiriyor. 2025 yılı itibarıyla wellness (iyi yaşam) tatilinin, talebin önemli bir kısmını karşılamasının beklendiği belirtiliyor. Wellness seyahatlerinde öne çıkan destinasyonlar arasında Türkiye'nin doğal zenginlikleri yer alıyor. Özellikle Pamukkale, Afyon ve Bursa gibi bölgeler, termal su kaynaklarıyla dikkat çekiyor. Pamukkale, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan travertenleri ve şifalı su kaynakları ile hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Afyon, kaplıca turizminin kalbi olarak biliniyor. Özellikle Sandıklı bölgesindeki yüksek kükürt oranına sahip termal sular, birçok sağlık sorununa çözüm sunuyor. Modern tesislerde, uzman fizyoterapistlerin ve masörlerin hizmet verdiği 4 ve 5 yıldızlı oteller bulunuyor. İstanbul’a en yakın wellness adresleri ise Yalova, Bolu ve Gönen gibi şehirler. Bu bölgelerdeki termal işletmeler, tarihi kökleriyle birlikte modern yatırımlarla hizmet vermeye devam ediyor. Ayrıca, Bursa Çekirge bölgesi de wellness tatili için önemli bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Sonbaharın ilk uzun hafta sonu olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, doğanın renk değiştirmesiyle birlikte hem termal sularda ruhsal dinlence hem de doğanın sunduğu eşsiz manzaraların keyfini çıkarma fırsatı sunuyor. Bu nedenle, doğa ile iç içe, sağlık odaklı bir tatil planlamak isteyenler için Türkiye, yerli ve yabancı turistler için ideal bir seçim olarak görünüyor.

Ultra Her Şey Dahil Tatil Konsepti Huzur ve Konfor ile Buluştu Haber

Ultra Her Şey Dahil Tatil Konsepti Huzur ve Konfor ile Buluştu

Çam ağaçlarıyla bezeli Toros dağlarına yaslanan, kendine özel plajıyla Akdeniz’i selamlayan Juju Premier Palace, 90 bin metrekarelik tesiste büyük yaşam alanlarından, huzurlu ve oldukça geniş odalara kadar keyifli bir konaklama yelpazesi sunuyor. Misafirlerine hayal ettiklerinin de bir adım ötesinde tatil deneyimi yaşatmayı ilke edinen Juju Premier Palace, her biri özenle tasarlanmış farklı oda kategorileri ile misafirlerini ağırlıyor. “Yoga, meditasyon ve nefes terapisi aktiviteleriyle fark yarattık” Juju Premier Palace Genel Müdürü Sedat Çapar, konfor ve şıklığı bir araya getiren modern mimarisiyle Kemer’in marka değerini artıran tesisin yoga, meditasyon ve nefes terapisi aktiviteleriyle fark yarattığını belirtti. Otelin isminin Batı Afrika inancına göre “şifalandırmak, bereketlendirmek” anlamı taşıdığını vurgulayan Sedat Çapar, “Deniz, kum, güneş her yerde var ama biz misafirlerimizin ruhlarına dokunmak istedik. Onların burada kendilerini özel hissetmelerini sağlayacak bir konsept geliştirdik.” diyerek Juju Premier Palace’nin misyonunu özetledi. “İnsan ruhuna dokunan hizmetlerimiz hem fiziksel hem de zihinsel iyileştirme sağlıyor” Otelin sunduğu çeşitli yoga, meditasyon ve nefes terapisi gibi aktivitelerle misafirlerin sadece tatil yapmadığını, aynı zamanda kendilerini keşfetme imkânı bulduğunu vurgulayan Yoga Eğitmeni Sema Gökırmak ise insan ruhuna dokunan hizmetlerin hem fiziksel hem de zihinsel iyileştirmeye yönelik pek çok fayda sağladığını belirtti. Sema Gökırmak, “Misafirlerimiz burayı sadece bir tatil yeri olarak değil, aynı zamanda farkındalık kazandıkları bir merkez olarak görüyor. Günlük yaşamın stresinden uzaklaşarak kendi iç dünyalarına dönüyorlar." diye konuştu. “Toprağı adeta şifa dolu ve doğal bir frekansa sahip” Çakra Theta Healing Uzmanı Selin Özdemir de Juju Premier Palace’nin enerjisinin benzersiz olduğunun altını çizdi. Tesisin dağlar, orman ve deniz ile iç içe konumunun huzurlu bir ortam bulmak için büyük şans olduğunu belirten Selin Özdemir, “Toprağı adeta şifa dolu ve doğal bir frekansa sahip. Doğanın bir parçası olduğumuzda ve buradaki doğanın enerjisiyle birleştiğimizde şifa kanallarımız açılıyor. Otelin isminin taşıdığı zenginlik ve şifa enerjisi misafirlerimize de yansıyor." dedi. Aynı zamanda ünlü bir numeroloji uzmanı olan Selin Özdemir Juju ismini ve markanın yaratılış tarihini kendi alanının bilgileri ile değerlendirdiğinde Juju kelimesinin de doğumunun da 8 enerjisinde yani şifalanma enerjisinde buluştuğunu söyleyerek tüm bunların çok anlamlı ve etkileyici olduğunu vurgulamıştır. “Farkındalık kazandıran, ruhsal ve bedensel yenilenme sağlayan deneyim sunuyoruz” Juju Premier Palace Avrupa Pazarı Satış Pazarlama Müdürü Ayşe Söğütlüyayla ise sadece bir tatil değil, aynı zamanda farkındalık kazandıran, ruhsal ve bedensel yenilenme sağlayan bir deneyim sunan otelin turizm sektöründe fiziksel sağlığı iyileştirmek, zihinsel rahatlama sağlamak ve ruhsal dengeyi korumak amacıyla düzenlenen tatil ve seyahat programlarının gelişmesine çok önemli katkılar sağladığını söyledi. Röportaj videosu: https://www.tourismjournal.com.tr/videolar/video-galeri-arsivi-84/juju-premier-palace-huzuru-ve-konforu-bir-arada-sunarak-tatil-anlayisini-yeniden-tanimladi-232

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.