Hava Durumu

#Yatırım

TOURISMJOURNAL - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kleopatra Plajı’nda Altyapı Sorunu Turizmi Etkiliyor Haber

Kleopatra Plajı’nda Altyapı Sorunu Turizmi Etkiliyor

Alanya’nın dünyaca ünlü turizm bölgelerinden Kleopatra Plajı çevresinde yıllardır yaşanan elektrik ve altyapı sorunları turizm yatırımlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Kleopatra Otelciler Birliği Başkanı Şevki Taç, bölgedeki altyapı yetersizliklerinin özellikle otel yatırımları açısından önemli bir engel oluşturduğunu belirtti. Alanya Belediyesi’nin bölgede yürüttüğü altyapı çalışmalarını desteklediklerini ifade eden Taç, sezonun kısa süreli gecikmesinin bile bu yatırım için kabul edilebilir olduğunu söyledi. KLEOPATRA PLAJI DÜNYACA ÜNLÜ AMA ALTYAPI SORUNLARI VAR 1991 yılından bu yana otelcilik yaptığını belirten Kleopatra Otelciler Birliği Başkanı Şevki Taç, Kleopatra Plajı’nın Alanya turizminin en önemli destinasyonlarından biri olduğunu vurguladı. Dünya çapında bilinen bu bölgenin uzun yıllardır altyapı sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten Taç, özellikle elektrik altyapısındaki yetersizliklerin yatırımları zorlaştırdığını ifade etti. Özelleştirme sürecinin ardından enerji altyapısında ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Taç, uzun süre bölgede yeterli yatırım yapılmadığını ve bu nedenle elektrik kapasitesinin yetersiz kaldığını söyledi. SEZON ORTASINDA ELEKTRİK KESİNTİLERİ YAŞANDI Geçmiş yıllarda turizm sezonunun en yoğun dönemlerinde dahi elektrik kesintileri yaşandığını hatırlatan Taç, bu durumun otellerde maddi zararlara yol açtığını belirtti. Taç, yaşadıkları sorunları şu sözlerle anlattı: “2–3 yıl önce sezonun ortasında çok ciddi elektrik kesintileri yaşadık. Sadece kendi tesisimde iki soğuk hava motoru yandı. Klima motorları ve birçok elektronik cihaz elektrik altyapısının yetersizliği nedeniyle zarar gördü.” 20 YILDIR BÜYÜK YATIRIM YAPILMADI Alanya’da altyapı yatırımlarının uzun yıllar ihmal edildiğini dile getiren Taç, son büyük yatırımın yaklaşık 20 yıl önce Hasan Sipahioğlu’nun belediye başkanlığı döneminde yapıldığını hatırlattı. Artan nüfus ve hızlanan yapılaşmanın mevcut altyapıyı yetersiz hale getirdiğini söyleyen Taç, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası bölgede inşaat hareketliliğinin arttığını ve bunun da altyapı üzerindeki yükü büyüttüğünü belirtti. BELEDİYE ÖNEMLİ BİR ADIM ATTI Alanya Belediyesi’nin başlattığı kapsamlı altyapı çalışmalarının önemli bir adım olduğunu vurgulayan Taç, Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Fen İşleri ekiplerinin yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Taç, belediyenin büyük bir sorumluluk alarak sorunu çözmeye yönelik ciddi bir adım attığını söyledi. TEK SEFERDE TAMAMLANMASI DOĞRU KARAR Atatürk Caddesi ve Güzelyalı Caddesi’nde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Taç, elektrik altyapısının büyük ölçüde tamamlandığını belirtti. Güzelyalı Caddesi’nde doğalgaz hattının da projeye dahil edilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Taç, altyapının tek seferde tamamlanmasının doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi. SEZON GECİKSE BİLE YATIRIM ŞART Altyapı çalışmalarının turizm sezonunda kısa süreli gecikmelere neden olabileceğini ifade eden Taç, uzun vadede bunun Alanya turizmi için doğru bir yatırım olduğunu dile getirdi. Taç, “Sezona 10–15 gün geç girilebilir. Ancak önemli olan bu sorunun çözülmesidir. Turizmde sürdürülebilir büyüme için güçlü altyapı şarttır. Biz bu yatırımın sonuna kadar destekçisiyiz" dedi.

İbradı, Ormana Turizm Köyü Başarısıyla Öne Çıkıyor Haber

İbradı, Ormana Turizm Köyü Başarısıyla Öne Çıkıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, baba ocağı Antalya'nın İbradı ilçesinde İbradı Belediyesi'nin verdiği iftar yemeğine katıldı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, ''Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ olarak seçilmesinin bir tesadüfi değil.'' dedi. Bakan Ersoy konuşmasını konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ormana’nın kimliğini yaşatan en önemli unsurlardan biri de tarihi sokak dokusu ve geleneksel konut mimarisidir. Bu nedenle sokak sağlıklaştırma çalışmalarını etap etap sürdürüyoruz. Ormana Mahallesi’ndeki yapıların aslına uygun şekilde onarımı için harekete geçmiştik. ‘Sokak Sağlıklaştırması’ projesinin 1’inci etabında 37 adet yapının, 2’nci etapta 48 yapının bakım ve onarımları tamamlanmıştı. 3’üncü etap kapsamında ise 50 adet yapının bakım ve onarımını bu sene içerisinde tamamlayacağız. Ormana’nın özgün kimliğini korurken yaşam kalitesini de yükselten bu çalışmalarla, kültür mirasını yerinde yaşatmaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilir turizm ve yerel kalkınma odaklı projelerin önemine değinen Bakan Mehmet Nuri Ersoy, '' “Bugün dünya turizmi yeni bir anlayışla şekilleniyor. Artık yalnızca ziyaretçi sayıları değil; kültürel mirasın korunması, yerel kalkınmanın desteklenmesi ve sürdürülebilirlik konuşuluyor. Biz de turizmi 12 aya yayan, doğal ve kültürel değerleri gözeten, nitelikli turizmi önceleyen projeleri kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu vizyonun en güzel örneklerinden biri İbradı ve Ormana’dır. Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ seçilmesi, bu yaklaşımın somut ve gurur verici bir sonucudur.” ifadesinde bulundu. BM Dünya Turizm Örgütü’nün 2021 yılında başlattığı “Dünyanın En İyi Turizm Köyleri Programı”na da değinen Ersoy, bu kapsamda “Ormana için 2021’de başlayan hazırlık süreci, yıllar içinde yapılan iyileştirmelerle güçlendi.” diyen Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) koordinasyonunda hazırlanan dosyanın uluslararası jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda, Ormana’nın 2024 yılında Türkiye’den seçilen tek köy olarak bu unvana layık görüldüğünü kaydeden Ersoy, bu başarının tesadüf değil; planlı yatırımın, işbirliğinin ve emek veren herkesin ortak sonucu olduğununun altını çizdi. İbradı’ya Yeni Nesil Kütüphane ve Kültür Yatırımları Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, konuşmasında İbradı’da hayata geçirilen kültür ve eğitim yatırımlarına da değinerek ilçede yürütülen projeleri anlattı. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz, ‘bölgesel kalkınma’ derken bunu kültürle, eğitimle, gençlikle, sosyal hayatla birlikte ele alıyoruz. İbradı’da attığımız adımlar da bunun somut örnekleridir. Örneğin İbradı İlçe Halk Kütüphanemizi 2024 yılında hizmete açtık. Daha önce sınırlı imkânlarla sürdürülen kütüphane hizmetlerini, yenilikçi kütüphanecilik anlayışıyla uyumlu bir yapıya kavuşturduk. Yaklaşık 2 bin metrekare kapalı alana sahip bu eser; bebek, çocuk ve gençlere özel bölümleri, oyun alanları, etkinlik salonları, atölyeleri ve bilişim alanlarıyla ilçemize yeni nesil bir kültür ve öğrenme mekânı kazandırdı. 30 bini aşkın kitaplık koleksiyonuyla da her yaştan vatandaşımıza hizmet veriyor.” Altınbeşik Mağarası’na 30 Milyonluk Proje Bakan Ersoy, İbradı’nın önemli doğal miraslarından biri olan Altınbeşik Mağarası için başlatılan güvenlik ve altyapı çalışmalarını da kamuoyuyla paylaştı. Ersoy şu bilgileri verdi: “İbradı’nın en önemli doğal miraslarından biri olan Altınbeşik Mağarası için de çok önemli bir adım atıyoruz. Türkiye’nin en büyük, Avrupa'nın üçüncü büyük yeraltı gölü mağarası olarak bilinen Altınbeşik; eşsiz jeolojik yapısıyla doğa turizmimizin göz bebeğidir. Ancak bu tür alanlarda en önemli konu ziyaretçi güvenliğidir. Mağaraya ulaşımı sağlayan güzergâhta zaman zaman taş-kaya düşme riski oluşabilmektedir. Bu nedenle mağara girişine kadar uzanan yaklaşık 200 metrelik yürüyüş yolunda, yapısal çelik koruma sistemiyle güvenliği artıracak bir projeyi başlattık.” Bu proje için 2 Şubat 2026’da çalışmalara başladıklarını ifade eden Ersoy, yaklaşık 30 milyon liralık bu yatırımın finansmanına Bakanlığın 20 milyon lira ile katkı sağladığını söyledi. Ersoy, “Hedefimiz, Altınbeşik’i güvenli erişimle, sürdürülebilir şekilde turizme kazandırmak ve bu eşsiz mirası gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmaktır.” dedi. Ormana’da Tarihî Doku Korunuyor Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ormana Mahallesi’nde yürütülen sokak sağlıklaştırma çalışmalarının da etap etap devam ettiğini belirtti. Bakan Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ormana’nın kimliğini yaşatan en önemli unsurlardan biri de tarihi sokak dokusu ve geleneksel konut mimarisidir. Bu nedenle sokak sağlıklaştırma çalışmalarını etap etap sürdürüyoruz. Ormana Mahallesi’ndeki yapıların aslına uygun şekilde onarımı için harekete geçmiştik. ‘Sokak Sağlıklaştırması’ projesinin 1’inci etabında 37 adet yapının, 2’nci etapta 48 yapının bakım ve onarımları tamamlanmıştı. 3’üncü etap kapsamında ise 50 adet yapının bakım ve onarımını bu sene içerisinde tamamlayacağız. Ormana’nın özgün kimliğini korurken yaşam kalitesini de yükselten bu çalışmalarla, kültür mirasını yerinde yaşatmaya devam edeceğiz.” Ormana Kültür Merkezi Temmuz’da Açılıyor İftar öncesinde incelemelerde bulunduğu Ormana Kültür Merkezi’ne de değinen Bakan Ersoy, merkezin bu yıl hizmete açılacağını açıkladı. Kültürü sadece geçmişin hatırası olarak değil; bugünün ve yarının sosyal hayatını güçlendiren bir alan olarak gördüklerini sözlerine ekleyen Ersoy, bu anlayışla Ormana Kültür Merkezimizin inşasının devam ettiğini, iftardan önce kültür merkezinde gerçekleştirilen çalışmaları yerinde incelediğini, yaklaşık 500 kişilik çok amaçlı salonun yanı sıra fuaye, kütüphane ve kafeteryanın yer aldığı kültür merkezini bu yılın temmuz ayında hizmete açacaklarını söyledi. Ersoy, Ormana’nın böylece kültür-sanat etkinliklerinin düzenlenebileceği güçlü bir sosyal altyapıya da kavuşmuş olacağının müjdesini verdi. Bakan Ersoy'dan Gençlere Şahsi Destek: Baba Ocağı İbradı'ya Gençlik Merkezi "Gençlerimiz için de ayrı bir parantez açarak şahsi imkanlarımla üstlendiğim bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum." diyen Ersoy şunları kaydetti: "İbradı’da gençlerimize yönelik İbradı Gençlik Merkezi projesini hayata geçiriyoruz. Proje tamamlandığında; konferans salonundan çok amaçlı dersliklere, bilgisayar odasından kitap kafeye, atölyelerden spor alanlarına kadar geniş imkânlar sunan modern bir merkezi İbradı’mıza kazandırmış olacağız. Yaz başı itibarıyla hizmete açmayı planladığımız bu merkezi daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığımıza devrederek İbradılı gençlerimizin ve hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız." Bakan Ersoy, bu adım ile kültürü koruyan, gençliği destekleyen, doğal mirası güvenli biçimde turizme kazandıran ve yerel kalkınmayı güçlendiren bir anlayışın altyapısını birlikte kurduklarını söyledi. Hedeflerimize Kararlılıkla Yürümeye Devam Edeceğiz Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapan Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı. “Ramazan, dayanışmayı, paylaşmayı, gönül birliğini bize yeniden hatırlatan bir iklimdir. İnşallah bu birlik ruhuyla, İbradı’mız için de Antalya’mız için de ülkemiz için de hizmet üretmeye, yatırım yapmaya, kültür ve turizmde hedeflerimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.”

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım Haber

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım

ITB Berlin’de tanıtılan ve Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan “Boşluğu Kapatmak: G20 Ülkelerinde Seyahat ve Turizm Sermaye Yatırımları ve Talep Büyümesi” başlıklı rapor, sektörün küresel ölçekte yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, G20 ülkeleri ve İspanya genelinde seyahat ve turizm talebinin 2025–2035 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,3 oranında büyümesi bekleniyor. Buna karşılık sermaye yatırımlarının yıllık yüzde 4,6 oranında artması öngörülüyor. Dünyanın en büyük 20 ekonomsine sahip ülkeler 2035 yılına kadar 12,5 trilyon dolarlık seyahat ve turizm yatırımı planlıyor. Ancak WTTC’ye göre mesele yalnızca yatırım hacmi değil; yatırımların zamanlaması ve talep ile uyumu kritik önem taşıyor. Kısa vadede yatırım artışının talebin gerisinde kalması, bazı destinasyonlarda kapasite baskısı ve aşırı kalabalık riskini artırabilir. Bu durumun özellikle mevcut altyapının sınırlarına yaklaşan turizm merkezlerinde hissedilmesi bekleniyor. 2033 sonrası dönemde ise tablo tersine dönüyor: Yatırımların talebi aşmasıyla birlikte uzun vadeli kapasite ve dayanıklılık güçleniyor. Almanya ve İspanya öne çıkıyor G20 içinde yatırım stratejileri açısından dikkat çeken iki ülke var: Almanya: 2035’e kadar 543 milyar dolar yatırım planlıyor. Ülkenin yatırım-talep büyüme oranı 1,39 seviyesinde. Bu oran, Almanya’nın altyapı modernizasyonu ve yüksek kaliteli turizm kapasitesi oluşturma hedefini yansıtıyor. İspanya: 2035’e kadar 349 milyar dolar yatırım öngörüyor. Yatırım büyümesi talebin 1,46 katı hızında gerçekleşecek. Bu strateji, İspanya’nın küresel turizm rekabetinde konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Her iki ülke de raporda “stratejik modernleştirici” olarak tanımlanıyor; yani gelecekteki talebi öngörerek bugünden kapasite ve kalite yatırımı yapan ekonomiler arasında yer alıyor. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara, sektörün yeni bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Seyahat ve turizm, altyapı ve rekabet gücü açısından belirleyici bir on yıla giriyor. Gelecekteki talebe göre yatırım yapan ülkeler, ekonomik dirençlerini güçlendiriyor ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına alıyor.” Raporda özellikle ulaşım bağlantıları, havaalanı kapasitesi, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme ve çevre dostu yatırımların sektörün tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmada kilit rol oynayacağı vurgulanıyor. G20 için ne anlama geliyor? 12,5 trilyon dolarlık yatırım paketi yalnızca turizm sektörünü değil; havacılıktan konaklamaya, perakendeden ulaştırmaya kadar geniş bir ekonomik zinciri etkileyecek. Uzmanlara göre bu yatırımlar: İstihdamı artıracak Bölgesel kalkınmayı destekleyecek Küresel rekabet gücünü yeniden şekillendirecek Sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak WTTC, hükümetler ile özel sektör arasında daha güçlü iş birliği çağrısı yaparak yatırımların uzun vadeli talep eğilimleriyle uyumlu ve ölçülebilir ekonomik getiri sağlayacak şekilde planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Önümüzdeki on yıl, seyahat ve turizm sektöründe yalnızca büyüme değil; stratejik konumlanma ve dayanıklılık yarışı olarak da kayıtlara geçecek gibi görünüyor.

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım Haber

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım

DOF Robotics Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık dev bir yatırım için harekete geçti. Şirket, NeoCappadocia ile turizm merkezine yeni nesil ve deneyim odaklı bir eğlence projesi kazandıracak. Avanos’ta 5.000 m² kapalı alanda kurulacak olan NeoCappadocia, ileri teknoloji, canlı performans ve tematik misafirperverliği tek bir çatı altında buluşturmayı hedefliyor. NeoCappadocia bünyesinde Fly Over Cappadocia / Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak. Yılın 12 ayı boyunca hizmet verecek şekilde tasarlanan NeoCappadocia, bölge turizmine sürdürülebilir bir ivme kazandırmayı ve Türkiye’yi deneyim, teknoloji ve inovasyon turizminin küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Yıllık 500 binin üzerinde misafir hedefleniyor Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, “Kapadokya’yı eşsiz doğal mirasının ötesinde teknoloji, hikaye anlatımı ve duygusal deneyimin iç içe geçtiği, yeni bir deneyim evreni olarak konumlandırıyoruz. Doğa ve kültür turizmi tutkunlarının listesinde her zaman üst sıralarda yer alan Kapadokya’ya, NeoCappadocia ile yeni ve güçlü bir ziyaret nedeni ekliyoruz. Faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık 500 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayarak Kapadokya’nın çekim gücünü dört mevsime yaymayı hedefliyoruz. Deneyim turizmi alanında dünyada türünün ilk örneklerinden biri olan NeoCappadocia, Türkiye’nin yaratıcı teknoloji gücünü küresel sahneye taşıyan stratejik bir proje olarak da önem taşıyor” dedi. “Türkiye’yi yüksek teknoloji deneyim ülkesi olarak konumlandıracağız” Kapadokya’da hayata geçirilecek projenin benzerlerinin İstanbul ve Antalya’da da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Mustafa Mertcan, “Güçlü mühendislik altyapımız, Ar-Ge odaklı büyüme vizyonumuz ve küresel bakış açımızla, Türkiye’nin turizm destinasyonu olmasının yanı sıra yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir deneyim ülkesi olarak konumlanmasına katkı sağlıyoruz. Bu projeler ile Türk mühendisliğinin, yaratıcılığının ve inovasyon kabiliyetinin dünya sahnesindeki marka değerini kalıcı biçimde yükseltmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

THY’den 100 milyar TL’lik dev yatırım Haber

THY’den 100 milyar TL’lik dev yatırım

128 ülkede, 328 noktaya uçuş yaparak "Dünyanın En Çok Ülkesine Uçan Hava Yolu" unvanını elinde bulunduran Türk Hava Yolları (THY), dev bir yatırıma imza attı. Dünyada birçok havayolu firmasından arka arkaya iflas haberleri gelirken THY, bir yandan filosunu güçlendirmeye devam ederken, bir yandan da 100 milyar TL'lik yatırım için düğmeye basarak dikkatleri üzerine çekti. Türkiye'nin lider bayrak taşıyıcı markası, Avrupa'nın en büyük geniş gövde uçak motoru bakım tesisi, dünyanın en büyük uçak ikram tesisi ve dünyanın en büyük hava kargo terminali SmartIST'in ikinci fazının da aralarında bulunduğu toplam 8 dev projenin temel atma törenini gerçekleştirdi. Dev yatırım paketi, İstanbul Havalimanı'nı sadece bir aktarma noktası değil, kargo, bakım, eğitim ve dijital altyapıyla entegre bir havacılık üssü haline getirecek. 2026'da 26 bin kişilik yeni istihdamla başlayacak bu yatırımların tüm fazları tamamlandığında 36 binin üzerinde istihdam sağlayacak. AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ Bir kısmı İstanbul Havalimanı, bir kısmı ise Yeşilköy'de inşa edilecek olan 8 yatırım aynı zamanda THY'yi küresel havacılığın lideri haline getirecek. Sekiz yatırımdan biri olan ve 2027'de tamamlanması planlanan THY Teknik A.Ş. Motor Bakım Merkezi, Rolls- Royce ile yapılan işbirliğiyle Avrupa'nın en büyük geniş gövde uçak motoru bakım merkezi olacak. Yıllık 200 motor bakım kapasitesine ulaşması beklenen tesisin, THY'ye yıllık 1.5 milyar dolar ek gelir sağlaması bekleniyor. Bu gelirin büyük kısmı, yurtdışından gelen motor bakımlarından elde edilerek yüksek katma değerli ihracat sağlanacak. Ayrıca Rolls-Royce'tan alınan özel imtiyazla yüksek teknolojili tamirler de Türkiye'de yapılabilirken, bu tamirlerin 22 yıl içinde 2.5 milyar doları aşan ek gelir oluşturması bekleniyor. Yüksek teknolojiye sahip bir motor test merkeziyle de desteklenecek olan tesis, motor testlerini de dünya standartlarında yapacak. 1 Ocak 2028'de ilk motoru bakıma alarak hizmete başlayacak olan merkez, THY Teknik'in yeni nesil motor bakımında dünya lideri olma hedefine katkı sağlayacak. Proje kapsamında 1.000 kişilik yeni istihdam oluşacak. KARGO KAPASİTESİ İKİ KATA ÇIKACAK 2027–2028 döneminde kademeli olarak tamamlanması planlanan Turkish Cargo SmartIST Faz-2 projesi ise tek çatı altında Avrupa'daki en büyük, dünyada üçüncü büyük hava kargo terminali olacak. Kullanım alanı 205 bin metrekareden 410 bin metrekareye ulaşacak ve 2.2 milyon ton olan kargo işleme kapasitesi 4.5 milyon tona çıkarak Turkish Cargo'yu küresel liderliğe taşıyacak. GÜNLÜK 500 BİN KİŞİLİK YEMEK Günlük 500 binden fazla kişiye hizmet verecek kapasitede, dünyanın en büyük uçak içi ikram tesislerinden biri olarak konumlanan Ana İkram Binası, 2027-2028 döneminde faaliyete geçecek. Bu tesis THY ile yapılacak yolculuk deneyimini zirveye ulaştıracak. E-İHRACATIN PAYINI % 10'A ÇIKARACAK İhracatta yüzde 1.5 pay oluşturan e-ticaretin payının, 2030'a kadar yüzde 10'a çıkartılması hedefleniyor. Bu hedefe en güçlü katkıyı da THY sunacak. Bu kapsamda bu yıl içinde E-Ticaret Kompleksi hizmete alınacak. Sabah'tan Betül Alakent'in haberine göre, bu kompleks, "kapıdan kapıya entegre kargo çözümleri" sunan yeni nesil operasyon modeliyle Widect THY'nin küresel ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek.

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı Haber

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Burdur'a geldi. Burdur Gölü Kuş Gözlem İstasyonu'nda, Burdur Gölü Eylem Planını açıklayan Bakan Yumaklı, "Ülkemiz küresel iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissediyor. Son 25 yıldır sıcaklıklar, ortalamanın üzerinde seyrediyor. 2024 yılı sıcaklığı uzun yıllar ortalamasının 1,7 derece üzerine çıkarak 15,6 derece ile son 54 yılın en sıcak yılı oldu. 2025 yılı Temmuz ayı son 55 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. 2025 su yılı yağışları, uzun yıllar ortalamasının yüzde 27 altında ve son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Artan sıcaklıklar ve azalan yağış ile birlikte ülkemizde şiddetli kuraklıklar yaşanıyor. Neticesinde de su kaynaklarımız azalıyor. Bunların başında da göllerimiz geliyor. Su konusundaki bütün kurumların katılımıyla teşekkül eden Ulusal Su Kurulu'nda, bu göllerimizle ilgili bazı kararlar aldık. Bu kararlar doğrultusunda; Bakanlık olarak Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için eylem planlarımızı hazırladık" şeklinde konuştu. "Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" İlk olarak İlk Eğirdir Gölü Eylem Planını açıkladıklarını ifade eden Bakan Yumaklı, "Göllerimiz için yürüttüğümüz bu çalışmaları belediyelerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili kurumlarımızın katkılarıyla güçlendirdik. Eylem Planlarımızı, yerinde incelemeler ve bilimsel veriler ışığı altında oluşturduk. Burdur Gölü, hem uluslararası Ramsar Alanı, hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla, ekolojik açıdan son derece önemli. Nesli tehlike altında olan dik kuyrukların kışlama alanı, endemik tür olan Burdur dişli sazancığının yuvası olan bu göl, biyolojik çeşitlilik açısından da kıymet taşıyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü olan Burdur Gölü, kapalı bir havza olması nedeniyle dışa akışı olmayan, buharlaşmanın yoğun olduğu tuzlu-sodalı bir gölümüz. Ancak iklim değişikliği etkileri sebebiyle gölümüz kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya. Burdur Gölü Havzası'nda uzun yıllar yağış ortalaması 484 mm iken, son 10 yılın 8'inde bu değerlerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında ise bu rakam maalesef 304 mm oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 derece iken, bu yıl şu ana kadarki ortalama sıcaklık 14,2 derece oldu. 1970'te 857 metre olan su seviyesi, 21 metre azalarak bugün 836 metreye kadar indi. Yüzölçümü ise yarıdan fazla azalarak, 250 kilometrekareden 115 kilometrekareye düştü. Bu göl, yılda ortalama 179 milyon metreküp su kaybediyor. Bu miktarın yüzde 78'i buharlaşmadan kaynaklanıyor. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp. Bu durumda Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" diye konuştu. "Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız" Eylem planın amacını anlatan Bakan Yumaklı, "Eylem Planımızın amacı da; işte bu su açığını kademeli olarak azaltarak, gölümüzü hayatta tutmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküp suyu göl havzamıza kazandırmayı hedefliyoruz. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça, su kazanımımızın da artmasını bekliyoruz. 8 ana eylem ve 35 alt tedbirden oluşan planımızı 3 ana başlıkta uygulayacağız. İlk olarak Havzada Ekosistem Temelli Entegre Su Yönetimi başlığı altında şu eylemleri uygulamaya alacağız: Tarımsal Su Kullanım Yönetimi, İlave ve Alternatif Su Kaynaklarına Yönelik Çalışmalar, Su Kullanımlarının Kontrolü, İzleme ve Denetimi, Su Kalitesine Yönelik Çalışmalar. İkinci olarak Suyun Etkin ve Verimli Kullanılması başlığı altında şu konulara odaklanacağız: Sulama Tesislerinin Yenilenmesi, Bazı Proje Yatırımlarının Ertelenmesi, Su Verimliliği Çalışmaları, Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları. Üçüncü başlık olan Doğal Kaynakların Korunmasıyla da; doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozumanın azaltılması çalışmalarını yapacağız. Bölgede basınçlı sulama yöntemleri yaygın olarak kullanılıyor. Bu anlamda çiftçilerimize teşekkür ediyoruz. Şunu vurgulamak isterim ki, bölgedeki kuraklık şartlarından dolayı, tarla içi modern sulama sistemi kullanımını daha yüksek seviyeye çıkarmalıyız. Bu konu, artık bu iklim şartlarında, sadece bu yöre değil, bütün Türkiye için zaruri hale geldi" ifadelerini kullandı. "Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" Hazırlanan eylemlerin sonuçları hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, "Eylemlerden başka çarpıcı örnek vermek gerekirse; Isparta atık su arıtma tesisi çıkış suyunun ileri arıtılarak gölün beslenmesi ile 8,5 milyon metreküp su kazanımı sağlayacağız. Yine içme-kullanma suyu şebekelerindeki su kayıplarının yüzde 50 oranında düşürülmesiyle de 3,4 milyon metreküp yıllık su kazanacağız. Bugün burada, yalnızca bir gölü değil; ekosistemimizi, geleceğimizi, üretim gücümüzü değerlendiriyoruz. Suyun stratejik önemini, birleştirici gücünü konuşuyoruz. Üreticilerimiz, kurumlarımız, üniversitelerimiz, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımızla, ortaya koyduğumuz bu iradeyi sizlerle paylaşıyoruz. Suyla gelen bereketi, kültürü, tarihi, ekosistemi korumak için birlikte hareket ediyoruz. Gelin, bu doğa harikasını, ortak geleceğimizi hep birlikte koruyalım. Başarı, tüm paydaşların bu sürece katkısıyla mümkün. Sözlerimin sonunda, bize çalışmalarımızda güçlü destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı arz ediyorum. Eylem planımıza katkı veren bütün kurumlarımıza ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde Haber

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde

Türk-Alman Yatırım ve İşbirliği Programında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. KAYSO Konferans Salonu'nda; Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg'un katılımıyla Türk - Alman Yatırım ve İşbirliği Programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri hakkında Alman heyete bilgiler verdi. İş dünyası olarak en büyük beklentilerinden birinin vize konusu olduğunu kaydeden Başkan Büyüksimitci; "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bugün aramızda bulunan değerli Büyükelçimiz ve Schengen Vize Bölümü yetkililerinin bu konudaki hassasiyetimizi bizzat duyması bizim için çok önemli. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır" dedi. Kayseri'nin Türk ekonomisine katkı sunan nadir şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci; "2024 yılında 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biri olmuştur. Sektörel olarak Kayseri; mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde açık ara 1. sırada, elektrikli ev aletleri ihracatında Türkiye'de 2. sırada, mobilya ve kabloda ise 3. sıradadır. Almanya, Irak ve ABD en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20'den fazlasını sadece Almanya'ya yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca 2024 yılı verilerine göre İSO İlk 1000 listesinde 23 firmamızla Türkiye'de 8. sıradayız. 16 Ar-Ge Merkezi ve 4 Tasarım Merkezi ile yenilikçi, verimli ve teknoloji odaklı üretimi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kayseri sanayisinin bugün ulaştığı güçlü ölçek; şehir yönetimimizle kurduğumuz yakın iş birliğinin, ortak aklın ve birlik beraberliğin önemli bir sonucudur. Bu doğrultuda, sanayimize verdikleri destekler ve üretim ile yatırım ortamının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Valimiz Gökmen Çiçek'e ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç'a gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ise programda yaptığı konuşmada; "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil; insani bağları, kültürel etkileşimi ve karşılıklı güveni içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdadır. Almanya'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketleri, bu ilişkinin en değerli köprüleridir. Kayseri, Almanya için güvenilir, üretken ve vizyoner bir ortak şehirdir. Almanya ile iş birliğinde önümüzde geniş bir potansiyel bulunmaktadır. Özellikle; makine ve metalde ortak üretim, mobilya ve tasarım odaklı kümelenme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayide dijitalleşme ve otomasyon, tedarik zinciri entegrasyonu Kayseri'nin üretim kapasitesi ile Almanya'nın ileri teknoloji tecrübesi birleştiğinde sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ise; Kayseri ile ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesinin iki ülke ekonomisine değer katacağını kaydetti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.