Hava Durumu

#Yatırım

TOURISMJOURNAL - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım Haber

DOF Robotics’ten Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık yatırım

DOF Robotics Kapadokya’ya 20 milyon dolarlık dev bir yatırım için harekete geçti. Şirket, NeoCappadocia ile turizm merkezine yeni nesil ve deneyim odaklı bir eğlence projesi kazandıracak. Avanos’ta 5.000 m² kapalı alanda kurulacak olan NeoCappadocia, ileri teknoloji, canlı performans ve tematik misafirperverliği tek bir çatı altında buluşturmayı hedefliyor. NeoCappadocia bünyesinde Fly Over Cappadocia / Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak. Yılın 12 ayı boyunca hizmet verecek şekilde tasarlanan NeoCappadocia, bölge turizmine sürdürülebilir bir ivme kazandırmayı ve Türkiye’yi deneyim, teknoloji ve inovasyon turizminin küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Yıllık 500 binin üzerinde misafir hedefleniyor Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, “Kapadokya’yı eşsiz doğal mirasının ötesinde teknoloji, hikaye anlatımı ve duygusal deneyimin iç içe geçtiği, yeni bir deneyim evreni olarak konumlandırıyoruz. Doğa ve kültür turizmi tutkunlarının listesinde her zaman üst sıralarda yer alan Kapadokya’ya, NeoCappadocia ile yeni ve güçlü bir ziyaret nedeni ekliyoruz. Faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık 500 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayarak Kapadokya’nın çekim gücünü dört mevsime yaymayı hedefliyoruz. Deneyim turizmi alanında dünyada türünün ilk örneklerinden biri olan NeoCappadocia, Türkiye’nin yaratıcı teknoloji gücünü küresel sahneye taşıyan stratejik bir proje olarak da önem taşıyor” dedi. “Türkiye’yi yüksek teknoloji deneyim ülkesi olarak konumlandıracağız” Kapadokya’da hayata geçirilecek projenin benzerlerinin İstanbul ve Antalya’da da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Mustafa Mertcan, “Güçlü mühendislik altyapımız, Ar-Ge odaklı büyüme vizyonumuz ve küresel bakış açımızla, Türkiye’nin turizm destinasyonu olmasının yanı sıra yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir deneyim ülkesi olarak konumlanmasına katkı sağlıyoruz. Bu projeler ile Türk mühendisliğinin, yaratıcılığının ve inovasyon kabiliyetinin dünya sahnesindeki marka değerini kalıcı biçimde yükseltmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

THY’den 100 milyar TL’lik dev yatırım Haber

THY’den 100 milyar TL’lik dev yatırım

128 ülkede, 328 noktaya uçuş yaparak "Dünyanın En Çok Ülkesine Uçan Hava Yolu" unvanını elinde bulunduran Türk Hava Yolları (THY), dev bir yatırıma imza attı. Dünyada birçok havayolu firmasından arka arkaya iflas haberleri gelirken THY, bir yandan filosunu güçlendirmeye devam ederken, bir yandan da 100 milyar TL'lik yatırım için düğmeye basarak dikkatleri üzerine çekti. Türkiye'nin lider bayrak taşıyıcı markası, Avrupa'nın en büyük geniş gövde uçak motoru bakım tesisi, dünyanın en büyük uçak ikram tesisi ve dünyanın en büyük hava kargo terminali SmartIST'in ikinci fazının da aralarında bulunduğu toplam 8 dev projenin temel atma törenini gerçekleştirdi. Dev yatırım paketi, İstanbul Havalimanı'nı sadece bir aktarma noktası değil, kargo, bakım, eğitim ve dijital altyapıyla entegre bir havacılık üssü haline getirecek. 2026'da 26 bin kişilik yeni istihdamla başlayacak bu yatırımların tüm fazları tamamlandığında 36 binin üzerinde istihdam sağlayacak. AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ Bir kısmı İstanbul Havalimanı, bir kısmı ise Yeşilköy'de inşa edilecek olan 8 yatırım aynı zamanda THY'yi küresel havacılığın lideri haline getirecek. Sekiz yatırımdan biri olan ve 2027'de tamamlanması planlanan THY Teknik A.Ş. Motor Bakım Merkezi, Rolls- Royce ile yapılan işbirliğiyle Avrupa'nın en büyük geniş gövde uçak motoru bakım merkezi olacak. Yıllık 200 motor bakım kapasitesine ulaşması beklenen tesisin, THY'ye yıllık 1.5 milyar dolar ek gelir sağlaması bekleniyor. Bu gelirin büyük kısmı, yurtdışından gelen motor bakımlarından elde edilerek yüksek katma değerli ihracat sağlanacak. Ayrıca Rolls-Royce'tan alınan özel imtiyazla yüksek teknolojili tamirler de Türkiye'de yapılabilirken, bu tamirlerin 22 yıl içinde 2.5 milyar doları aşan ek gelir oluşturması bekleniyor. Yüksek teknolojiye sahip bir motor test merkeziyle de desteklenecek olan tesis, motor testlerini de dünya standartlarında yapacak. 1 Ocak 2028'de ilk motoru bakıma alarak hizmete başlayacak olan merkez, THY Teknik'in yeni nesil motor bakımında dünya lideri olma hedefine katkı sağlayacak. Proje kapsamında 1.000 kişilik yeni istihdam oluşacak. KARGO KAPASİTESİ İKİ KATA ÇIKACAK 2027–2028 döneminde kademeli olarak tamamlanması planlanan Turkish Cargo SmartIST Faz-2 projesi ise tek çatı altında Avrupa'daki en büyük, dünyada üçüncü büyük hava kargo terminali olacak. Kullanım alanı 205 bin metrekareden 410 bin metrekareye ulaşacak ve 2.2 milyon ton olan kargo işleme kapasitesi 4.5 milyon tona çıkarak Turkish Cargo'yu küresel liderliğe taşıyacak. GÜNLÜK 500 BİN KİŞİLİK YEMEK Günlük 500 binden fazla kişiye hizmet verecek kapasitede, dünyanın en büyük uçak içi ikram tesislerinden biri olarak konumlanan Ana İkram Binası, 2027-2028 döneminde faaliyete geçecek. Bu tesis THY ile yapılacak yolculuk deneyimini zirveye ulaştıracak. E-İHRACATIN PAYINI % 10'A ÇIKARACAK İhracatta yüzde 1.5 pay oluşturan e-ticaretin payının, 2030'a kadar yüzde 10'a çıkartılması hedefleniyor. Bu hedefe en güçlü katkıyı da THY sunacak. Bu kapsamda bu yıl içinde E-Ticaret Kompleksi hizmete alınacak. Sabah'tan Betül Alakent'in haberine göre, bu kompleks, "kapıdan kapıya entegre kargo çözümleri" sunan yeni nesil operasyon modeliyle Widect THY'nin küresel ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek.

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı Haber

Burdur Gölü, 5 Yılda 5,8 Milyar Liralık Eylem Planı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Burdur'a geldi. Burdur Gölü Kuş Gözlem İstasyonu'nda, Burdur Gölü Eylem Planını açıklayan Bakan Yumaklı, "Ülkemiz küresel iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissediyor. Son 25 yıldır sıcaklıklar, ortalamanın üzerinde seyrediyor. 2024 yılı sıcaklığı uzun yıllar ortalamasının 1,7 derece üzerine çıkarak 15,6 derece ile son 54 yılın en sıcak yılı oldu. 2025 yılı Temmuz ayı son 55 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. 2025 su yılı yağışları, uzun yıllar ortalamasının yüzde 27 altında ve son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Artan sıcaklıklar ve azalan yağış ile birlikte ülkemizde şiddetli kuraklıklar yaşanıyor. Neticesinde de su kaynaklarımız azalıyor. Bunların başında da göllerimiz geliyor. Su konusundaki bütün kurumların katılımıyla teşekkül eden Ulusal Su Kurulu'nda, bu göllerimizle ilgili bazı kararlar aldık. Bu kararlar doğrultusunda; Bakanlık olarak Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için eylem planlarımızı hazırladık" şeklinde konuştu. "Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" İlk olarak İlk Eğirdir Gölü Eylem Planını açıkladıklarını ifade eden Bakan Yumaklı, "Göllerimiz için yürüttüğümüz bu çalışmaları belediyelerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, ilgili kurumlarımızın katkılarıyla güçlendirdik. Eylem Planlarımızı, yerinde incelemeler ve bilimsel veriler ışığı altında oluşturduk. Burdur Gölü, hem uluslararası Ramsar Alanı, hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla, ekolojik açıdan son derece önemli. Nesli tehlike altında olan dik kuyrukların kışlama alanı, endemik tür olan Burdur dişli sazancığının yuvası olan bu göl, biyolojik çeşitlilik açısından da kıymet taşıyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü olan Burdur Gölü, kapalı bir havza olması nedeniyle dışa akışı olmayan, buharlaşmanın yoğun olduğu tuzlu-sodalı bir gölümüz. Ancak iklim değişikliği etkileri sebebiyle gölümüz kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya. Burdur Gölü Havzası'nda uzun yıllar yağış ortalaması 484 mm iken, son 10 yılın 8'inde bu değerlerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında ise bu rakam maalesef 304 mm oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 derece iken, bu yıl şu ana kadarki ortalama sıcaklık 14,2 derece oldu. 1970'te 857 metre olan su seviyesi, 21 metre azalarak bugün 836 metreye kadar indi. Yüzölçümü ise yarıdan fazla azalarak, 250 kilometrekareden 115 kilometrekareye düştü. Bu göl, yılda ortalama 179 milyon metreküp su kaybediyor. Bu miktarın yüzde 78'i buharlaşmadan kaynaklanıyor. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp. Bu durumda Burdur Gölü'nde yılda 66 milyon metreküp su açığı meydana geliyor" diye konuştu. "Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız" Eylem planın amacını anlatan Bakan Yumaklı, "Eylem Planımızın amacı da; işte bu su açığını kademeli olarak azaltarak, gölümüzü hayatta tutmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Eylem Plan kapsamında; buraya 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküp suyu göl havzamıza kazandırmayı hedefliyoruz. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça, su kazanımımızın da artmasını bekliyoruz. 8 ana eylem ve 35 alt tedbirden oluşan planımızı 3 ana başlıkta uygulayacağız. İlk olarak Havzada Ekosistem Temelli Entegre Su Yönetimi başlığı altında şu eylemleri uygulamaya alacağız: Tarımsal Su Kullanım Yönetimi, İlave ve Alternatif Su Kaynaklarına Yönelik Çalışmalar, Su Kullanımlarının Kontrolü, İzleme ve Denetimi, Su Kalitesine Yönelik Çalışmalar. İkinci olarak Suyun Etkin ve Verimli Kullanılması başlığı altında şu konulara odaklanacağız: Sulama Tesislerinin Yenilenmesi, Bazı Proje Yatırımlarının Ertelenmesi, Su Verimliliği Çalışmaları, Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları. Üçüncü başlık olan Doğal Kaynakların Korunmasıyla da; doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozumanın azaltılması çalışmalarını yapacağız. Bölgede basınçlı sulama yöntemleri yaygın olarak kullanılıyor. Bu anlamda çiftçilerimize teşekkür ediyoruz. Şunu vurgulamak isterim ki, bölgedeki kuraklık şartlarından dolayı, tarla içi modern sulama sistemi kullanımını daha yüksek seviyeye çıkarmalıyız. Bu konu, artık bu iklim şartlarında, sadece bu yöre değil, bütün Türkiye için zaruri hale geldi" ifadelerini kullandı. "Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" Hazırlanan eylemlerin sonuçları hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, "Eylemlerden başka çarpıcı örnek vermek gerekirse; Isparta atık su arıtma tesisi çıkış suyunun ileri arıtılarak gölün beslenmesi ile 8,5 milyon metreküp su kazanımı sağlayacağız. Yine içme-kullanma suyu şebekelerindeki su kayıplarının yüzde 50 oranında düşürülmesiyle de 3,4 milyon metreküp yıllık su kazanacağız. Bugün burada, yalnızca bir gölü değil; ekosistemimizi, geleceğimizi, üretim gücümüzü değerlendiriyoruz. Suyun stratejik önemini, birleştirici gücünü konuşuyoruz. Üreticilerimiz, kurumlarımız, üniversitelerimiz, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımızla, ortaya koyduğumuz bu iradeyi sizlerle paylaşıyoruz. Suyla gelen bereketi, kültürü, tarihi, ekosistemi korumak için birlikte hareket ediyoruz. Gelin, bu doğa harikasını, ortak geleceğimizi hep birlikte koruyalım. Başarı, tüm paydaşların bu sürece katkısıyla mümkün. Sözlerimin sonunda, bize çalışmalarımızda güçlü destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı arz ediyorum. Eylem planımıza katkı veren bütün kurumlarımıza ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Burdur Gölü Eylem Planımızın, ülkemiz için bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde Haber

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde

Türk-Alman Yatırım ve İşbirliği Programında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. KAYSO Konferans Salonu'nda; Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg'un katılımıyla Türk - Alman Yatırım ve İşbirliği Programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri hakkında Alman heyete bilgiler verdi. İş dünyası olarak en büyük beklentilerinden birinin vize konusu olduğunu kaydeden Başkan Büyüksimitci; "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bugün aramızda bulunan değerli Büyükelçimiz ve Schengen Vize Bölümü yetkililerinin bu konudaki hassasiyetimizi bizzat duyması bizim için çok önemli. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır" dedi. Kayseri'nin Türk ekonomisine katkı sunan nadir şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci; "2024 yılında 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biri olmuştur. Sektörel olarak Kayseri; mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde açık ara 1. sırada, elektrikli ev aletleri ihracatında Türkiye'de 2. sırada, mobilya ve kabloda ise 3. sıradadır. Almanya, Irak ve ABD en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20'den fazlasını sadece Almanya'ya yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca 2024 yılı verilerine göre İSO İlk 1000 listesinde 23 firmamızla Türkiye'de 8. sıradayız. 16 Ar-Ge Merkezi ve 4 Tasarım Merkezi ile yenilikçi, verimli ve teknoloji odaklı üretimi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kayseri sanayisinin bugün ulaştığı güçlü ölçek; şehir yönetimimizle kurduğumuz yakın iş birliğinin, ortak aklın ve birlik beraberliğin önemli bir sonucudur. Bu doğrultuda, sanayimize verdikleri destekler ve üretim ile yatırım ortamının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Valimiz Gökmen Çiçek'e ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç'a gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ise programda yaptığı konuşmada; "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil; insani bağları, kültürel etkileşimi ve karşılıklı güveni içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdadır. Almanya'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketleri, bu ilişkinin en değerli köprüleridir. Kayseri, Almanya için güvenilir, üretken ve vizyoner bir ortak şehirdir. Almanya ile iş birliğinde önümüzde geniş bir potansiyel bulunmaktadır. Özellikle; makine ve metalde ortak üretim, mobilya ve tasarım odaklı kümelenme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayide dijitalleşme ve otomasyon, tedarik zinciri entegrasyonu Kayseri'nin üretim kapasitesi ile Almanya'nın ileri teknoloji tecrübesi birleştiğinde sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ise; Kayseri ile ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesinin iki ülke ekonomisine değer katacağını kaydetti.

SATKOF, Bangladeş İle Sağlık Turizmi İş Birliğini Genişletiyor Haber

SATKOF, Bangladeş İle Sağlık Turizmi İş Birliğini Genişletiyor

Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ile Bangladeş Büyükelçisi M. Amanul Haq arasında yapılan görüşmede iki ülke arasında sağlık turizmi, hastane işletmeciliği, helal turizm ve yatırım alanlarındaki stratejik iş birlikleri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet Bangladeş Büyükelçisi M. Amanul Haq ile bir görüştü. Görüşmede, Bangladeş’in hızla gelişen sağlık altyapısı ve Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmi tecrübesinin bir araya getirilmesiyle, karşılıklı yatırım ve hizmet modellerinin güçlendirileceği vurgulandı. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık diplomasisinde Asya ülkeleriyle yeni köprüler kurduğunu belirterek şunları söyledi: "Bangladeş, yüksek hasta potansiyeli, genç nüfusu ve sağlık yatırımlarına açık yapısıyla bölgesinde yükselen bir aktör. Helal sağlık turizmi, termal tedavi ve hastane işletmeciliği alanlarında Bangladeş ile güçlü bir ortaklık kurmak istiyoruz. SATKOF olarak bu iş birliğinde aktif ve kolaylaştırıcı bir rol üstleneceğiz." Bangladeş Büyükelçisi M. Amanul Haq ise iki ülke arasındaki iş birliğinin ekonomik ve sosyal açıdan büyük fırsatlar sunduğunu belirterek, "Türk sağlık sisteminin tecrübesi Bangladeş için çok değerli. Özellikle hastane işletmeciliği ve sağlık yatırımları alanında da birlikte çalışmak istiyoruz. Vize süreçleri ve aracılarla yaşanan zorlukların çözümü için SATKOF’un koordinasyonunda karşılıklı temsilcilik adımları atılmasından memnuniyet duyuyoruz" dedi. Görüşmede, Afyonkarahisar’daki termal turizm modeli, helal sağlık hizmetlerinin standardizasyonu, Bangladeş temsilciliğinin kurulma süreci ve İzmir’de düzenlenecek 1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri Kongresi’ne Büyükelçinin ve Bangladeşli devlet temsilcilerinin katılım onayları gündeme geldi.

Turizmciler, AKTOB’un nisan ayı toplantısında buluştu Haber

Turizmciler, AKTOB’un nisan ayı toplantısında buluştu

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmciler olarak zor bir kış geçirdiklerini belirterek, "Bu konuda çok dirayetli davrandık, çok zor bir kıştı ama nisan ayının gelmesi ve Paskalya tatilinin başlaması ile dünkü verilere göre Antalya'ya gelen kişi sayısı geçen seneyi geçti." dedi Kavaloğlu, AKTOB'un kentteki bir otelde düzenlenen nisan ayı geleneksel toplantısında, Antalya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle düzenlenen gastronomi festivalinde ünlü şefler, gastronomi profesyonelleri, Türkiye'nin önemli yatırımcıları ve gurmelerini ağırladıklarını ve bunun da turizme katkı sağladığını söyledi. Küresel gastronomi turizminde pazar büyüklüğünün 2024'te 13,83 milyar dolar olarak hesaplandığını belirten Kavaloğlu "2034 yılına kadar yaklaşık 85 milyar dolara ulaşacağız. Seyahat ve turizm faaliyetlerine yönelik artan çekim ve yerel yemek ve kültürünü keşfetmeye olan ilgi, gastronomi turizm pazarının büyümesini yönlendiriyor." diye konuştu. Günümüzde gıda ve sosyal medyanın beraber hareket ettiğini kaydeden Kavaloğlu, "Z" ve "Y" kuşağının seyahatlerini planlamak için sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullandığını ve birçok alışılmadık ve göze hitap eden mutfak deneyimlerini aradığını dile getirdi. - "Antalya'ya gelen kişi sayısı geçen seneyi geçti" Antalya'nın turizmde ilk 3 aylık verilerinde ciddi anlamda ekside olduğunu anlatan Kavaloğlu, sözlerine şöyle devam etti "Nisan ayına yüzde 20 eksi ile girdik. Fakat nisan ayında çok büyük bir ivme kazandık. Paskalyanın nisan ayında olması, açıkçası marttan nisana kayması özellikle hepsini çok büyük bir ümitle beklemiştik. Nevruz tatilinde yaklaşık yüzde 40 İranlı turistin az gelmesi, mart ayının da çok zor şartlarda geçmesini sağladı. Tabii biz hep iyi şeyler söylemeyi arzu ediyoruz ama realite de şu son dönemlerin en zor kışını geçirdik otelciler olarak. Bu konuda çok dirayetli davrandık, çok zor bir kıştı ama nisan ayının gelmesi ve Paskalya tatilinin başlaması ile dünkü verilere göre Antalya'ya gelen kişi sayısı geçen seneyi geçti. Bunun büyük bir ümitle devam etmesini diliyoruz, bununla ilgili de çalışmalara devam ediyoruz." Avrupa Birliği ülkelerinin vatandaşlarının varış yerinin süresine bakılmaksızın geceleme 1,1 milyardan fazla seyahat gerçekleştirdiğini anlatan Kavaloğlu, en fazla seyahatin Almanlar, Fransızlar ve İspanya vatandaşları tarafından yapıldığını kaydetti. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu ve turizm temsilcileri katıldı.

Palandöken Ekonomi Forumu değerlendirildi Haber

Palandöken Ekonomi Forumu değerlendirildi

Erzurum’da EİT 2025 kapsamında düzenlenen Palandöken Ekonomi Forumu’nun ardından, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi başkanlığında forumun sürdürülebilirliğine yönelik önemli bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, forumun uzun vadede nasıl devam ettirileceği ve Erzurum’a daha fazla yatırımcı çekilmesi için izlenecek yol haritası ele alındı. Değerlendirme toplantısının ardından, foruma katkı sağlayan kurum ve kuruluşlar için özel bir teşekkür yemeği düzenlendi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın ise, değerli protokol üyelerine ve forumun başarısında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerini sundu. Özakalın, "Erzurum’u bir yatırım merkezi haline getirmek için ETSO olarak her platformda şehrimizi tanıtmaya ve yatırım ortamını geliştirmeye devam edeceğiz," dedi. Teşekkür yemeğine katılan protokol üyeleri arasında, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, EİT 2025 Koordinatörü Muharrem Çığlık Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Erzurum İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Palandöken Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Erzurum Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Daştan, ETSO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın yer aldı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.