Hava Durumu

#Yatırım

TOURISMJOURNAL - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Arnavutluk’ta lüks turizm projesine karşı büyük protesto Haber

Arnavutluk’ta lüks turizm projesine karşı büyük protesto

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da günlerdir süren protestolarda binlerce kişi, koruma altındaki Vjosa-Narta sulak alanı ile Sazan Adası’nı kapsayan lüks turizm projesine karşı sokaklara çıktı. “Arnavutluk satılık değil” ve “Projeyi iptal edin” sloganlarının öne çıktığı gösterilerde, flamingo figürleri protestoların sembolü haline geldi. Tepkilerin odağındaki proje, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve kızı Ivanka Trump ile bağlantılı yatırımcıların yer aldığı Affinity Partners ağıyla ilişkilendiriliyor. Yaklaşık 1,4 milyar euro değerindeki yatırım kapsamında bölgede oteller, villalar, marina ve çeşitli turizm tesisleri inşa edilmesi planlanıyor. Ancak proje sahasının, yüksek ekolojik değere sahip bir bölge olması tartışmaları büyütüyor. Flamingolar, Akdeniz fokları ve deniz kaplumbağaları için kritik yaşam alanı olan bölgede yapılacak inşaatların biyolojik çeşitlilik üzerinde kalıcı tahribat yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Zvernec kıyısında proje alanının çevrilmesi ve ağır iş makinelerinin bölgeye girmesiyle birlikte protestolar daha da yoğunlaştı. Çevre örgütleri çalışmaların durdurulmasını isterken, bazı gösterilerde güvenlik güçleri ile eylemciler arasında gerginlik yaşandı. Olayların ardından iki özel güvenlik şirketinin lisansı iptal edilirken, bazı görevliler hakkında da idari işlem başlatıldığı bildirildi. Arnavutluk hükümeti ise proje konusunda geri adım atmazken, Başbakan Edi Rama yatırımın devam edeceğini ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağını açıkladı. Buna karşın artan protestolar sonrası proje sahasındaki bazı faaliyetler için inceleme başlatıldığı duyuruldu. Avrupa Komisyonu da gelişmeleri yakından takip ederek, Arnavutluk’un Avrupa Birliği üyelik süreci açısından çevre standartlarına uyumun kritik önem taşıdığını vurguladı. Komisyon ayrıca stratejik yatırımlar yasasının ve koruma alanlarının statüsündeki değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sazan Adası ise tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. Geçmişte askeri üs olarak kullanılan ve halka kapalı olan ada, bugün lüks turizm yatırımlarıyla gündemde. Ivanka Trump’ın daha önce bir podcast yayınında adayı tekne gezisi sırasında keşfettiklerini ve “özenli bir geliştirme” planladıklarını söylemesi ise kamuoyundaki tepkileri daha da artırdı.

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem Haber

Akdeniz’in Yükselen Destinasyonu KKTC’de Turizmde Yeni Dönem

Akdeniz’in yükselen turizm destinasyonlarından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), artan turist hareketliliğiyle büyümesini sürdürürken sektör aynı zamanda yeni bir dönüşüm sürecine giriyor. Artan enerji maliyetleri, personel giderlerindeki yükseliş, küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel gelişmelerin yarattığı baskıya rağmen turizm işletmeleri klasik büyüme stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Sektörde dikkat çeken yeni yaklaşım ise kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir sadakati yaratmak olarak öne çıkıyor. Özellikle büyük ölçekli tesisler, fiyat artışlarıyla kârlılığı korumaktan çok mevcut misafir kitlesini elde tutmaya, deneyimi güçlendirmeye ve hizmet standardını sürdürülebilir şekilde korumaya odaklanıyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri de KKTC’nin önemli turizm yatırımları arasında yer alan Salamis Bay Conti Resort Hotel oldu. 2025 sezonunu yüzde 100 doluluk oranıyla tamamlayan tesis, yeni dönemde agresif fiyat politikaları yerine misafir deneyimi ve bağlılığı merkezli bir stratejiyle ilerliyor. MALİYETLER ARTIYOR, OTELLER YENİ DENKLEMLER KURUYOR Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü Süleyman Kansu, turizm sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirirken artık yalnızca fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. “Turizm sürekli yatırım gerektiren bir sektör. Bugün maliyetler artsa da kaliteyi aşağı çekmek kısa vadede nefes aldırabilir ancak uzun vadede markayı zayıflatır. Biz daha zor olan yolu seçtik; kârlılığı ikinci plana alıp misafir memnuniyetini ve sürdürülebilirliği öne çıkardık” Turizm sektöründe son dönemde en büyük baskıyı personel maliyetleri, enerji giderleri ve operasyonel harcamalardaki artış oluşturuyor. Özellikle büyük resort tesislerde insan kaynağı maliyetleri bütçelerin en önemli kalemlerinden biri haline gelirken, hizmet kalitesini koruma ihtiyacı işletmeler üzerinde ilave baskı yaratıyor. Avrupa pazarından gelen misafirlerin yarattığı döviz bazlı gelir yapısı da sektörde yeni denge arayışlarını beraberinde getiriyor. Enflasyon baskısı ve maliyet artışları karşısında tesisler artık yalnızca “daha fazla büyüme” değil, “mevcut misafiri koruma” stratejisi üzerine çalışıyor. Süleyman Kansu, maliyet baskısına rağmen yatırımlardan geri adım atmadıklarını vurgulayarak şunları söylüyor: “Turizmde bugün en kritik konu maliyetleri yönetmek kadar kaliteyi koruyabilmek. Enerji, personel ve operasyon maliyetleri tüm sektörde ciddi şekilde arttı. Ancak biz bunun çözümünü hizmet standardını aşağı çekmekte görmüyoruz. Çünkü turizmde kaybedilen kaliteyi geri kazanmak çok daha maliyetli oluyor. Bu nedenle kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir memnuniyetini ve sürdürülebilir büyümeyi önceliklendiriyoruz.” BÖLGEYE DEĞER ÜRETEN BİR MODEL OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ KKTC turizmi artık yalnızca deniz, kum ve güneş ekseninde büyümüyor. Gastronomi, kültür, etkinlik turizmi, aile deneyimleri ve dört mevsim turizm yaklaşımı sektörün yeni büyüme alanları arasında yer alıyor. Bu dönüşümle birlikte tesisler de yalnızca konaklama hizmeti sunmak yerine gastronomi, eğlence, etkinlik ve kültürel deneyimleri bütünleşik şekilde sunan yeni modeller geliştiriyor. Yaklaşık 65 bin metrekarelik alan üzerinde yer alan ve tarihi Salamis Antik Kenti yakınında konumlanan Salamis Bay Conti Resort Hotel & Casino de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tesis; ultra her şey dahil konsepti, kongre alanları, restoranları, etkinlik programları, SPA merkezi ve yıl boyunca devam eden organizasyonlarıyla yalnızca konaklama değil deneyim odaklı bir yapı sunuyor. Kansu, tesisin yeni dönem yaklaşımını ise şöyle anlatıyor: “KKTC artık yalnızca yaz sezonunda tercih edilen bir destinasyon değil. Gastronomi, kültür, etkinlikler ve deneyim odaklı turizmle dört mevsim yaşayan bir turizm ekonomisine dönüşüyor. Biz de yalnızca konaklama hizmeti sunan bir yapı değil; bölgeye değer üreten, misafir deneyimini zenginleştiren ve destinasyonun gelişimine katkı sağlayan bir model oluşturmayı hedefliyoruz.” KÂRLILIĞI KORUMANIN YOLU MİSAFİRİ KORUMAKTAN GEÇİYOR Turizmde yeni dönemin yalnızca doluluk oranlarıyla değil, misafir bağlılığı ve deneyim kalitesiyle şekillendiğini belirten Süleyman Kansu “Turizm sektöründe artık yeni dönem daha fazla oda satmak yerine mevcut misafiri korumak, tekrar ziyaret oranını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde yukarı taşımak üzerine kuruluyor. Biz de Salamis Bay Conti olarak bu yaklaşım doğrultusunda yeni aktivasyonlar, deneyim alanları ve misafir odaklı yatırımlarla ilerliyoruz. Bugün korunan her misafir yalnızca otelin misafiri olarak kalmıyor; gastronomiden perakendeye, etkinliklerden ulaşıma kadar destinasyon ekonomisinin tamamına katkı sağlayan bir değer yaratıyor. Bu nedenle sektörün yeni mottosunun giderek daha görünür hale geldiğini düşünüyoruz; kârlılığı korumanın yolu önce misafiri korumaktan geçiyor.” diyor

Nüfusuyla 24 ilçeyi geride bırakan Alanya il olmayı bekliyor Haber

Nüfusuyla 24 ilçeyi geride bırakan Alanya il olmayı bekliyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen kriterlere göre bir ilçenin il statüsü kazanabilmesi için en az 100 bin nüfusa sahip olması ve il merkezine 30 kilometreden daha uzak bir konumda bulunması gerekiyor. Daha önce gündeme geldiği gibi, tekrar il olması beklenen ilçeler konusu gündeme geldi. 24 ilçede nüfus bakımından ilk sırada Antalya'nın Alanya ilçesi 371 bin 547 nüfusuyla ilk sırada yer alırken, listeyle birlikte ilçede heyecan yaşandı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya'nın uzun yıllardır il olma beklentisi içerisinde olduğunu söyledi. Erdem, "Uzun yıllardır Alanya'nın il olması gündemde. Kriterleri fazlasıyla karşılayan bir şehir. Alanya'nın il olması bizim açımızdan tüm kamu hizmetlerinden daha etkin faydalanmak adına çok önemli. Antalya, Türkiye'nin en uzun il sınırına sahip illerinden biri. Batıdan doğuya 650 kilometreyi aşan ve dağlık bir coğrafyaya sahip. Bu kadar geniş bir alana mevcut büyükşehir yasasıyla hizmet götürmek kolay değil" dedi. "Antalya'nın yükü hafifler" Alanya'nın il olması halinde yalnızca ilçenin değil çevre ilçelerin de kazanacağını ifade eden Erdem, "Mersin'in ve Konya'nın il merkezlerine uzak ilçeleri de bundan olumlu etkilenecektir. Alanya'nın il olması hem bölgedeki diğer ilçelere hizmet ulaştırılmasını kolaylaştıracak hem de Antalya'nın yükünü hafifletecektir. Alanya oluşturduğu istihdam, ekonomiye sağladığı katma değer ve turizm potansiyeliyle il olmayı çoktan hak etmiş bir şehir. İnşallah en kısa sürede hak ettiği değeri ve hizmeti alır" diye konuştu. Erdem ayrıca ‘'İlçenin 650 tesis ve 200 bin yatak kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek: "Antalya'nın kapasitesinin yüzde 30'una, Türkiye'nin kapasitesinin de yüzde 10'una denk geliyor. Kışın nüfusumuz 380 bin olurken yazın turizm sezonunda ise aylık 1 milyon nüfus oluyor Alanya'da. Alanya'nın nüfusu şu an birçok ilden daha yüksek. Ancak şehre sabit nüfus üzerinden ödenek geliyor ve bunun üzerinden yatırım yapılabiliyor. Katma Değer oranı ve istihdam ise Alanya'nın Türkiye'de ki 50 ilinden fazla. 50 ili geride bırakan bir şehir. Alanya yıllardır il olmayı betliyor. İl olmak bizim en doğal hakkımız." dedi. İlçede esnaflık yapan Mehmet Karagöz ise Alanya'nın yıllar önce il olması gerektiğini savunarak, "Alanya il olmayı bundan 20 yıl önce hak etti. Kış nüfusumuz yaklaşık 300 bin civarında ancak turizm sezonunda bu rakam 1 milyonun üzerine çıkıyor. Buna rağmen devlet yatırımlarında nüfusumuzun gerçek yükü tam olarak dikkate alınmıyor. İl statüsüne geçersek daha fazla yatırım alabiliriz. Bu da hem vatandaşlara hem de ilçemize gelen turistlere daha kaliteli hizmet verilmesini sağlar" ifadelerini kullandı. Giyim sektöründe faaliyet gösteren Mehmet Sar ‘'Baktığımız zaman bir çok ilden büyük bir nüfusa ait olduğunu nüfus yoğunluğunun hatta göçün olduğu bir ilçeyiz. Ama karar aynı zamanda bir nevi il gibi yaşıyoruz havalimanımız var üniversitemiz var hastanemiz var yollarımız da yapılıyor çok geç kalmış bana göre bir karar. İl statüsünde olmamız lazım. Otellerimiz dolu. Sahillerimiz iyi. Nüfus yoğunluğundan dolayı bizim yollarımız yetmiyor. Trafiklerimiz bu durumda sıkıntı yaşıyoruz tabi ve bu sıkıntıyı da aşabilmemiz için büyüklerimizden bir an önce bu yolların yapılması ve yaza hazırlık statüsüne geçip veya il olmayı hak eden bir ilçe olarak bir an önce bu yatırımların yapılması lazım burada da büyüklerimiz biliyor bu sorunları il olmamız lazım'' dedi. Saatçilik yapan Ahmet Karataş ise, "Alanya çoktan il olması gereken bir yer. Nüfusu birçok ilden fazla. Yıllardır il olacağı söyleniyor ancak bir türlü gerçekleşmedi. Yaz aylarında nüfus 1 milyonun üzerine çıkıyor. Buna rağmen yeterli hizmet alamadığımızı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Yusuf Karataş da yıllardır verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirterek, "Turgut Özal döneminden bu yana Alanya'nın il olacağı söyleniyor. Her gelen söz veriyor ama bir türlü gerçekleşmiyor. Artık bu beklentinin karşılık bulmasını istiyoruz" dedi.

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor Haber

Rize’nin zirvesinde yeni bir turizm hikâyesi yazılıyor

Türkiye'nin doğa turizmindeki en güçlü destinasyonlarından biri olan Rize, son yıllarda artan yatırımlarla yalnızca Karadeniz'in değil, dünyanın dikkatini çeken bir turizm merkezi haline geliyor. Bulutların gökyüzüyle buluştuğu eşsiz yaylaları, zengin kültürel mirası, gastronomisi ve dört mevsim sunduğu doğal güzellikleriyle öne çıkan Rize, şimdi de Flora Handüzü Resort & Bungalow ile turizmde yeni bir döneme hazırlanıyor. Rize'nin yüksek rakımlı yaylalarında hayata geçirilen Flora Handüzü Resort & Bungalow, bölgenin doğal zenginliklerini modern turizm anlayışıyla buluşturarak Karadeniz turizmine yeni bir vizyon kazandırıyor. Doğanın kalbinde konumlanan tesis, yalnızca lüks bir konaklama deneyimi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Rize'nin uluslararası turizm arenasındaki marka değerini güçlendiren stratejik bir yatırım olarak dikkat çekiyor. “Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle özel destiyasyon” Flora Handüzü Resort & Bungalow Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Çiğdem, Rize'nin sahip olduğu eşsiz potansiyelin dünya ölçeğinde çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirterek, "Rize, doğası, yaylaları, kültürel mirası ve yaşam deneyimiyle Türkiye'nin en özel destinasyonlarından biridir. Biz Flora Handüzü ile bu değeri daha görünür hale getirmeyi, bölgeyi yüksek katma değerli turizmle buluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca misafir ağırlamak değil, Rize'nin turizm markasına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir bir model ortaya koymaktır." dedi. Karadeniz'in premium konaklama vizyonu Flora Handüzü'nde hayat buluyor Tamamı yerden ısıtmalı ve şömineli 27 özel bungalovdan oluşan tesis, misafirlerine Karadeniz'in büyüleyici manzarası eşliğinde ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunuyor. Sis bulutlarının üzerinde başlayan günler, doğanın huzuru ve modern konforun birleşimiyle unutulmaz anlara dönüşüyor. Restoran, SPA merkezi, hamam, sauna ve özel dinlenme alanları ise bölgenin doğal atmosferini üst düzey hizmet anlayışıyla tamamlıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow, dört mevsim farklı deneyimler sunuyor Rize'nin ulaşım altyapısındaki gelişimin turizme önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Çiğdem, tesis bünyesinde bulunan helikopter pistinin ve özel transfer hizmetlerinin bölgeyi uluslararası ziyaretçiler açısından daha erişilebilir hale getirdiğini ifade etti. Dört mevsim turizm anlayışıyla faaliyet gösteren Flora Handüzü Resort & Bungalow, Rize'nin yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde ziyaret edilebilecek güçlü bir destinasyon olduğunu ortaya koyuyor. Yaz sezonunda yayla rotaları, elektrikli dağ bisikleti ve ATV turlarıyla doğa tutkunlarını ağırlayan tesis; kış aylarında ise kar manzaraları, kayak ve kar motoru aktiviteleriyle farklı deneyimler sunuyor. Son yıllarda yükselen Karadeniz turizminin merkezinde yer alan Rize, yayla turizmi, gastronomi, doğa sporları ve sürdürülebilir turizm yatırımlarıyla Türkiye'nin yeni turizm büyüme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Flora Handüzü Resort & Bungalow da bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri olarak bölgesel kalkınmaya, istihdama ve yerel ekonomiye katkı sağlıyor. “Rize'yi dünya turizm haritasında üst sıraya taşıyacak yatırım” Cihan Çiğdem, "Rize artık sadece doğal güzellikleriyle değil, sunduğu nitelikli turizm yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Bizler bu coğrafyanın değerini koruyarak büyütmek, bölgeyi dünya turizminde daha görünür kılmak için çalışıyoruz. Flora Handüzü, Rize'nin geleceğine duyduğumuz inancın somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Bulutların üzerinde yükselen Flora Handüzü Resort & Bungalow, doğa, konfor, gastronomi ve deneyimi aynı noktada buluşturarak Rize'nin turizm yolculuğunda yeni bir kilometre taşı olmaya hazırlanıyor. Karadeniz'in büyüleyici doğasında yükselen bu yatırım, bölgenin küresel turizmdeki yükselişine güçlü bir katkı sunuyor.

Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Direkt Uçuş Haber

Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Direkt Uçuş

İstanbul Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Yeni Hat İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (ISG), Kuzey Afrika'ya uçuş ağını genişletme stratejisi doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Mısırlı havayolu şirketi Nesma Airlines, 22 Mayıs 2026 itibarıyla Kahire-İstanbul arasında doğrudan seferlere başladı. Tören Havasında Bir Başlangıç Kahire'den gelen ilk uçak, Sabiha Gökçen terminalinde coşkulu bir karşılamayla buluştu. Geleneksel "su takı" selamasıyla aprona alınan uçağın kokpit ve kabin ekibine çiçek takdim edilirken, iki tarafın üst düzey yöneticilerinin katılımıyla kurdele ve pasta kesim töreni gerçekleştirildi. Yolcular ise özel hediyeler ve geleneksel Türk lokumuyla ağırlandı. Törende konuşan ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, her yeni rotanın salt ticari bir kazanımdan öte, İstanbul'un küresel havacılık merkezi olma yolundaki stratejik bir yapı taşı olduğunu vurguladı. Ahmad, ISG'nin bugün itibarıyla dünya genelinde 55 ülkede 155 destinasyona bağlantı sunduğunu hatırlatarak Nesma Airlines ortaklığının iki ülke arasındaki köklü ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağını söyledi. Haftada 3 Sefer Nesma Airlines, İstanbul-Kahire hattında haftada üç gün —Salı, Cuma ve Pazar— karşılıklı sefer düzenleyecek. Bu hattın turizm, ticaret, kültürel alışveriş ve yatırım alanlarında iki ülke arasındaki trafiği canlandırması bekleniyor. Neden Kahire? Tarih boyunca medeniyetlerin kesiştiği bir nokta olan Kahire, günümüzde de bölgesel ölçekte finans, turizm ve ticaretin güçlü bir merkezi olmayı sürdürüyor. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi çeken şehir; dünyaca ünlü tarihi mirası, hareketli kentsel yaşamı ve büyüyen iş ekosistemiyle hem turistler hem de iş insanları için önemli bir destinasyon konumunda.

SUR YAPI ANTALYA TATİL EVLERİ’NDE YENİ STRATEJİ: ALİ KARADAĞLI İŞ BAŞINDA Haber

SUR YAPI ANTALYA TATİL EVLERİ’NDE YENİ STRATEJİ: ALİ KARADAĞLI İŞ BAŞINDA

Sur Yapı, Antalya’daki prestijli tatil evi projesi Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da hem yönetim hem de konsept anlamında önemli bir adım attı. Projenin tesis direktörlüğüne, genç yaşına rağmen başarılı projelere imza atmış vizyoner yönetici Ali Karadağlı getirildi. Karadağlı’nın göreve başlamasıyla birlikte, tesis yönetimi ve yatırım değerini artırmaya yönelik stratejilerde hız ve yenilikçi bir yaklaşım öne çıkacak. Projeye entegre edilen termal özellikler, Sur Yapı’nın ‘tatil + yatırım + erişilebilir sahiplik’ vizyonunu güçlendiriyor. Artık Antalya’da yalnızca yaz sezonuna bağlı bir tatil anlayışı yok; sağlık ve iyi yaşam odaklı, dört mevsim kullanılabilen, konforlu ve yatırım değeri yüksek bir model öne çıkıyor. Termal entegrasyonu, projeyi hem iyi yaşam hem de yatırım cazibesi açısından ön plana çıkarıyor. Yeni nesil devre mülk deneyimi: Dört mevsim tatil ve yatırım avantajı Akdeniz’in kalbinde yükselen Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, tapulu sahiplik modeliyle ömür boyu otel konforunu yatırımcı ve tatilcilerle buluşturuyor. 250’den fazla eşyalı daire, tematik havuzlar, sosyal tesisler ve yeme-içme alanları, projeyi yalnızca bir tatil adresi değil, modern bir tatil kulübü ve yaşam deneyimi haline getiriyor. Tatil artık yılda bir kez yaşanan bir kaçış değil; planlı, sürdürülebilir ve ömür boyu sürecek bir yaşam alışkanlığı sunuyor. Projede uygulanan “kışın termal, yazın deniz” konsepti, dört mevsim kullanım olanağı yaratarak sezon bağımlılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Bu yaklaşım, devre mülk modelinin yatırım değerini ciddi şekilde yükseltiyor; kiralama potansiyeli artarken, yıllık kira getirisi ve uzun vadeli değer artışı beklentileri güçleniyor. Yatırımcıya erişilebilir ve sürdürülebilir bir sahiplik fırsatı Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, yatırımcıya erişilebilir ve sürdürülebilir bir sahiplik fırsatı sunuyor. Tapulu mülkiyet ve miras bırakılabilir yapı, projeyi klasik devre mülklerden ayrıştırıyor. Termal özellik ve dört mevsim kullanım imkânı, projeyi hem tatil hem de yatırım açısından cazip kılıyor. Ali Karadağlı’nın liderliğinde tesis yönetimi ve operasyonel kaliteyi en üst seviyeye taşıyan proje, Antalya’nın turizm ve yatırım alanında yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Termal entegrasyonu, dört mevsim kullanım ve deneyimli yönetimiyle Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, hem tatilciler hem de yatırımcılar için bölgenin öne çıkan adresi hâline geliyor.

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu Haber

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu

Bakan Şimşek, Batman'ın Hasankeyf ilçesi Ören yerinde Batman ve Şırnak Valilikleri tarafından Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde hayata geçirilen "Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası" lansman programında yaptığı konuşmada, çok güzel bir vesileyle bir arada olduklarını söyledi. Bulundukları coğrafyanın en az 12 bin yıllık bir hafızasının bulunduğunu anlatan Şimşek, bu toprakların Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemini gördüğünü belirtti. "Aslında bugün lansmanını yaptığımız Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası sıradan bir etkinlik değil. Bu çok değerli ve önemli. Batman ve Şırnak'ı tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla ama en önemlisi hikayesiyle dünyaya yeniden tanıtıyoruz." ifadelerini kullanan Şimşek, onun için bir arada olduklarını bildirdi. Batman'ın 36 yıl önce il olduğunu anımsatan Şimşek, kentin geliştiğini, büyüdüğünü ve büyükşehir olma yolunda mesafe kat ettiğini, nüfusunun 660 bini geçtiğini söyledi. Şimşek, şunları kaydetti: "İl olmadan önceki nüfusuna oranla neredeyse iki kata doğru gidiyoruz. Fakat burada konu nüfus değil, esas olan Batman'ın gelişmesi, kalkınmasıdır. 2002'ye kadar bir fabrikası varmış. O da un fabrikası. Sonra büyük bir enerjiyle AK Parti hükümetleriyle birlikte altyapı yapıldı, üniversite kuruldu, insan kaynağı anlamında sorun giderildi. Muazzam teşvikler verildi ve OSB'ye sığılmaz oldu. O dönemde yeni OSB çalışmaları başladı. Bugün memnuniyetle şunu söyleyebilirim. Şu anda OSB'de 20 binden fazla çalışanımız var. Bu muazzam bir şey. Aynı zamanda 5 OSB fiilen tasarım ve inşa aşamasında. Lojistik merkezi var. Batman'ın ciddi bir göç çekmesi gerekiyor. Bunun için de konuttan altyapıya kadar birçok konuda çabalarımıza devam etmemiz lazım. Batman, muazzam bir ilerleme sağladı." Kentin bugün altyapısı ve insan kaynağıyla çok güçlü bir şehir olduğunu dile getiren Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde Batman'a çok yatırım yaptıklarını, bugüne kadar 90 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdiklerini, şu anda devam eden yatırımların büyüklüğünün 28 milyar lira olduğunu anlattı. "GEÇEN SENE 64 MİLYONUN ÜZERİNDE TURİST ÇEKTİK" 1. Lig'e çıkan Batman Petrolspor'u da tebrik eden Şimşek, şöyle konuştu: "Son 20-25 yılda turizmde muazzam ilerleme sağladık. Geçen sene dünyada en çok turist çeken 4. ülkeydik. 2002'de 20. sıradaydık. Yani 20. sıradan 4. sıraya hiçbir başarı tesadüf olamaz. Bu muazzam bir çabanın bir sonucudur. Geçen sene 64 milyonun üzerinde turist ülkemizi ziyaret etti ve 65 milyar doların üzerinde gelir elde ettik. Dünyada turizm geliri sıralamasında da yükseliyoruz, 7. sıradayız. Bu başarı tesadüf değil çünkü altyapımız, insan kaynağımız var ve destinasyon çeşitliliğini sağladık. Doğal güzelliklerimiz var. Ben inanıyorum ki Hasankeyf, turizmi daha da güçlendirecek. Turizmi yılın 12 ayına yaymak istiyoruz. Bu bizim için hem istihdam hem de döviz geliri açısından çok değerli. Artık kültür, gastronomi, doğa, kongre ve sağlık turizmi, bunlar bizim için çok stratejik alanlar. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarttık. Muazzam bir adım, özellikle sağlık turizmi, eğitim, yani hizmet ihracatı anlamında söylüyorum." Turizmi çok güçlü bir şekilde desteklediklerini, desteklemeye devam edeceklerini belirten Şimşek, "Bölgemizde çıkan savaş turizm sektörünü etkilemesin diye çok hızlı bir şekilde değerli bakanımızla çalıştık ve çok kritik iki adım attık. Öncelikli olarak finansmana erişim konusunda bir adım attık ve 60 milyar liralık kredi garanti fonu üzerinden finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Sadece o değil, çok istisnai bir vergi indirimine de gittik. Konaklama vergisinin oranını yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük." ifadelerini kullandı. Turizmdeki büyümenin her bölgeye eşit dağılmadığını kaydeden Şimşek, şunları aktardı: "Özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu yakın döneme kadar turizmden çok önemli bir pay alamadı. DAP bölgesine gelen yabancı turist sayısı 2,4 milyon, toplam içerisindeki payı yüzde 4,6, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rakamlar daha mütevazi. 653 bin turist, yabancı turistten, uluslararası turistten bahsediyorum ve toplam turist içerisindeki payı yüzde 1,2. Ortalama kalış süresine baktığımızda Türkiye'de 2,5 gün, DAP'ta 1,9, GAP'ta 1,6 güne düşüyor. Gelen her 100 turistin sadece 6'sı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne uğruyor ve daha az bir süre kalıyor. Neden? Bu canlanmış hali, geçmişte güvenlik endişeleri vardı. Terörsüz Türkiye ile inanıyorum ki Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi turizmde Türkiye'nin yeni büyüme motorlarından biri olacak. Aslında genel anlamda da Türkiye'nin büyüme motorları önümüzdeki yıllarda Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu olacak. Niye? Çünkü biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri döneminde bu bölgelerimize muazzam altyapı yatırımları yaptık." "TURİZMDE YENİ BÜYÜME MOTORLARI BU BÖLGEDEN ÇIKACAK" Üniversiteler açtıklarını, insan yetiştirdiklerini, teşvik verdiklerini anlatan Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Dolayısıyla buradaki güvenlik endişelerinin ortadan kalkması, yani Terörsüz Türkiye ile birlikte sadece turizm gelişmeyecek çünkü nüfus çok genç. Güneydoğu Anadolu'da ortanca yaş 26 yıl. Bu ne demek? Nüfusun yarısı 26 yaş altı, yarısı 26 yaş üstü demek. Bu çok kritik bir gösterge. Bundan dolayı da inanıyorum ki Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin büyüme motoru olacak. Aslında bu coğrafya dünyanın en büyük açık hava müzesi. Göbeklitepe, Nemrut, Ani, Hasankeyf, Mardin'in taş evleri, Midyat'ın manastırları, Rumkale, Diyarbakır'ın surları, Cudi Dağı burada. Dünyanın çok az yerinde tarih, kültür, inanç, gastronomi ve medeniyet anlamında bu kadar güçlü bir coğrafya vardır. Burası o anlamda da istisnai. O nedenle turizmde yeni büyüme motorları bu bölgeden çıkacak. Sadece altyapının yetmeyeceğini biliyoruz. Yatırımcıların özellikle üst yapı noktasında da cesaretlendirilmesi lazım. Terörsüz Türkiye aslında büyük fırsat sunuyor. Çok güçlü teşvikler var. Mutlaka ve mutlaka bu güzel coğrafyaya otel yatırımı yapmamız lazım. Kaliteli, 5 yıldızlı otellere ciddi ihtiyaç var. Bu bölgenin tamamını entegre bir şekilde yerli ve yabancı turistlerin gelip ziyaret ettiği, kaldığı, ilham aldığı, yani o coğrafyayla bir bağ kurduğu bir bölge haline getirmekte kararlıyız."

Noyanlar Şirketler Grubu'ndan Türkiye - Kıbrıs Yatırım Köprüsü Haber

Noyanlar Şirketler Grubu'ndan Türkiye - Kıbrıs Yatırım Köprüsü

Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs'ta yaklaşık 11 bin konutun yer aldığı 30 projeye imza atan Noyanlar Şirketler Grubu, İzmir, İstanbul, Ankara, Adana ve Denizli ofisleriyle Kıbrıs ve Türkiye arasında ticaret köprüsü kurdu. 53 yıldır sektörde istikrarlı bir büyüme grafiği çizen Noyanlar Şirketler Grubu, Türkiye'de hizmete açtığı 5 ofisiyle hem kendi projelerini tanıtmayı; hem de İzmir ve Ege Bölgesinde yeni konut projelerini yaşama geçirmeyi hedefliyor. Gerek Kuzey Kıbrıs'a olan yakınlığı gerekse Akdeniz kültürünü taşıması nedeniyle İzmir'e özel önem verdiklerini belirten Noyanlar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Noyan, “Bugüne dek elde ettiğimiz deneyimlerle birlikte İzmir ve Ege Bölgesinde yeni yatırımlar yapmak istiyoruz. Bu sadece İzmirliler'e değil yurtdışındaki yatırımcı ve Kuzey Kıbrıslılara da yönelik olacak. Bunun için gerekli ekonomik koşulların olgunlaşması gerekli. İzmir, Çeşme, Urla ve Foça'yı da gezerek nerede nasıl proje geliştirebiliriz diye araştırıyoruz. Elimizdeki mevcut projeleri de satış ofislerimiz aracılığıyla tanıtarak Kuzey Kıbrıs'ın kazandıran yatırım projelerini Türkiye’de de tanıtmak istiyoruz” diye konuştu. KUZEY KIBRIS ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNUYOR Kıbrıs'ın deniz ve doğal güzelliklerinin yanı sıra; yaşam kalitesi, yasal güvenceleri, yüksek eğitim seviyesi ve turizm alt yapısıyla önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Noyan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuzey Kıbrıs yalnızca Türkiye'den değil Avrupa'dan, Rusya, Ukrayna, Belarus, Kazakistan gibi farklı ülkelerden de talep alıyor. Kıbrıs önemli bir çekim merkezi. Bir ada ülkesi olarak turizm eğitim ve inşaat sektörü ağırlıklı. Hükümetimiz de bu konulara önem veriyor. Eğitimli insan kaynağımız da çok fazla. Biz 53 yıllık bir şirket olarak “müşteri her şeydir” anlayışını ön planda tutuyoruz. Şirketimizin ismi, ailemizin soy ismidir. O yüzden disiplinli, düzgün, güvenilir ve müşteri odaklı bir çalışma anlayışına sahibiz. Farklı gelir grubundaki kişiler için esnek ödeme seçeneklerimiz de mevcut. 8 - 10 yıla kadar uzanan her bütçeye uygun ödeme imkanları sunuyoruz. Dünyanın en kutsal işini yaptığımıza inanıyoruz. Çünkü ev huzur, mutluluk ve bir mecburiyettir. İşimizi çok severek yapıyoruz” GELECEĞİN YAŞAM ALANLARI Noyanlar Şirketler Grubu olarak yarım asrı aşan yolculuklarında güven, kalite ve ve sürdürülebilir büyüme anlayışını ön plana aldıklarını kaydeden Ahmet Noyan, “Biz hiçbir zaman yalnızca bina inşa eden bir şirket olmayı hedeflemeden; yaşam alanları ve uzun vadeli değer üretmeyi amaçladık ve bu yolda yürüdük. Kurucularımızdan aldığımız aile kültürüyle profesyonel yönetim anlayışını bir araya getirerek müşteri memnuniyetini satış anıyla sınırlı görmeyip satış sonrası hizmetleri de işimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada en büyük gücümüz, yıllar içinde oluşan güven ilişkisi ve marka değerimizdir. 'Geleceğin yaşam alanlarını inşa etmek' bizim en önemli mottolarımızdan biridir” ifadelerini kullandı. YENİ PROJELER YOLDA Yeni konut projelerinin de yolda olduğunu kaydeden Ahmet Noyan şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs genelinde yaklaşık 11 bin konutun yer aldığı 30 projeye imza attık ve binlerce aileyi ev sahibi yaptık; tabi ki şirketimizin özel projeleri de yüzün üzerinde. Özellikle İskele, Gazimağusa, Geçitkale, Erenköy ve Karpaz bölgelerinde geliştirdiğimiz projelerle önemli bir dönüşümün parçası olduk. Şu anda devam eden projelerimizle birlikte üretim kapasitemizi daha da artırıyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni etaplar ve karma yaşam projeleriyle büyümemizi sürdüreceğiz. 2027 sonuna kadar teslim etmeyi hedeflediğimiz projelerle konut stoğumuza ciddi bir ekleme yapmayı planlıyoruz. Burada önceliğimiz sayıdan çok kalite ve yaşam standardıdır. Bu yıl içerisinde de süpriz yeni projelerle müşterilerimizle buluşacağız” KIBRIS YATIRIMCILARDAN İLGİ GÖRÜYOR Kuzey Kıbrıs'ın yatırımcılar tarafından yoğun ilgi gördüğünün altını çizen Ahmet Noyan, “İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli ve Adana'daki Noyanlar Şirketler Grubu ofislerindeki yönetici ve çalışanlarımızdan almış olduğumuz veriler çerçevesinde Türkiye’nin tüm illerinden son yıllarda ciddi bir ilgi gözlemliyoruz. Bu yatırımcı profili genellikle yaşam kalitesi, tatil amaçlı kullanım ve uzun vadeli yatırım beklentilerini bir arada değerlendiriyor. Kuzey Kıbrıs’ın coğrafi yakınlığı da tercih nedenleri arasında önemli bir yer tutuyor. Bunun yanında kira getirisi ve değer artışı beklentileri de talebi destekliyor. Biz de satış ve pazarlama stratejilerimizi Türkiye'deki yatırımcı beklentilerine göre şekillendiriyor, bölgesel tanıtımlar ve güçlü satış ağlarıyla daha yakın iletişim kuruyoruz. Türkiye pazarının önümüzdeki dönemde de büyümeye devam edeceğine inanıyoruz” bilgisini verdi. GÜÇLÜ BİR EKOSİSTEM YARATTIK Noyanlar Şirketler Grubu'nun farklı sektörlerde hizmet verdiğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Noyan, şöyle devam etti: “Noyanlar Şirketler Grubu, inşaat sektörünün yanı sıra; gayrimenkul geliştirme, mimarlık, mühendislik, satış-pazarlama, turizm ve hizmet alanlarında da yatırımlara sahip. Zaman içinde farklı sektörlerde oluşturduğumuz iş modelleriyle daha güçlü bir ekosistem yaratmayı hedefledik. Birlerce çalışanımızla ülke ekonomisi ve istihdama katkı sunmaya devam ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz yatırımların temel amacı sadece ticari büyüme değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya destek sağlamaktır. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde stratejik büyümeyi sürdüreceğiz”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.