Hava Durumu

#Yatak Kapasitesi

TOURISMJOURNAL - Yatak Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatak Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi Haber

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi

Van'da otel işletmecileri, savaşlar nedeniyle kent turizminin geçen yıla göre yüzde 50-60 oranında gerilediğini, otellerin doluluk oranının yüzde 20'lere düştüğünü, sektörün ve esnafın ciddi kayıp yaşadığını belirtti. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı savaş 39 gün sonra sona erdi. Türkiye'nin İran sınırında yer alan Van, savaştan en çok etkilenen kentler arasında yer aldı. İranlı turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği kent savaşla birlikte turist kaybetti. Van'da otel işletmecisi Ebru Yeşilağaç, kentte turizmin geçen yıla göre yüzde 50–60 düştüğünü söyledi. ABD ve israil'in İran'ı vurmasının doğrudan Van'ı etkilediğini, bunun turizm ve esnaf üzerinde ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını belirtti. Yeşilağaç, İran sınırına yakınlık nedeniyle İran'la birlikte gelişen turizmin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "İran'daki savaş ve ekonomik krizler bizleri de ister istemez etkiledi. Savaşla birlikte kapanan çok işletme var, devreden işletme sayısı da oldukça fazla. Otel sayımız geçmişte artmıştı ancak şu an oteller çalışmaz durumda. Devreden çok sayıda işletme var; bunu biliyoruz, görüyoruz ve üzülüyoruz. İran dışında kente maalesef çok fazla yabancı turist gelmiyor. Çünkü tek sınır kapımız İran. Farklı turizm alanlarımız olsaydı çok daha olumlu etkiler olurdu, bu kadar etkilenmezdik. Yerli turistler geliyor ancak savaş burada olmamasına rağmen birçok grubumuz iptal edildi. Sınıra yakın olmamız nedeniyle insanlar Van'a gelmek istemiyor, korkuyorlar. Turist çekme konusunda yeterli tanıtım yapılmadığını düşünüyorum. Van'ın turizm destinasyonu çok daha gelişmiş olabilir. Van'a gelmek için 101 sebep varken maalesef yeterince turist çekemiyoruz. Tanıtılmıyoruz; insanlar bizi bilmiyor, bilmedikleri için de gelmiyorlar." "OTELLER SÜRECİN EKONOMİK ETKİLERİ NEDENİYLE KAPANDI" Van Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Çetin Demirhan'da savaşın Van'ı etkilediğini kaydetti. Otellerde doluluk oranının yüzde 20 seviyesinde kaldığını ifade eden Demirhan, insanların savaş nedeniyle bölgeye gelmeye tereddüt ettiğini ve para harcamaya çekindiğini aktardı. Son 20 yılın "en kötü sezonunu" yaşadıklarını vurgulayan Demirhan şöyle konuştu: "Geçen yıl da çok iyi değildik ama bu yıl geçen yıla göre yüzde 50'ye varan bir düşüş var. O dönem yüzde 40'lar seviyesindeyken şimdi yüzde 20'lere geriledi. Kapanan işletmelerimiz var. Bazı otelci arkadaşlarımız sürecin ekonomik etkileri nedeniyle işletmesini kapattı. Ayrıca Van'da kayıtsız ve ruhsatsız oteller de vardı; bunlardan 10-15'i kapatıldı, bir kısmı mühürlendi, bazıları ise kaçak şekilde faaliyetini sürdürüyor. Van'da 17 bin yatak kapasitesi var ancak bunun çeyreğini bile dolduracak bir yoğunluk yok. Bir ile turist gelmesi için tanıtım şarttır. Ancak Van, fuarlarda genellikle geri planda kalıyor. Bölgeye gelen turistlerin çoğu Karadeniz'e, Trabzon'a yöneliyor. Van'dan turist akışı sağlanamıyor. Komşu ülkelerde de tanıtım yapılması gerekiyor. Özellikle Ermenistan ve Irak gibi bölgelerde Van'ın daha iyi tanıtılması şart. Çünkü insanlar burayı bilmiyor. Oysa Van'ın çok sayıda tarihi ve turistik değeri var. Tüm esnaf zor durumda. Yetkililerin bir araya gelerek bu süreçte ne yapılabileceğini, nasıl bir destek paketi oluşturulacağını değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'de bu süreçten en çok etkilenen illerden biri Van oldu." "VAN'DA 100 ACENTEDEN 30'A YAKINI KAPANDI" TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, Van turizminin savaştan olumsuz etkilendiğini belirterek, otel doluluk oranlarının yüzde 20-25'e kadar düştüğünü ifade etti. İran ve Irak'tan turist akışının iki yıldır düzenli olmadığını vurgulayan Özgökçe, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'dan gelen ziyaretçilerin de "risk algısı" nedeniyle bölgeyi tercih etmediğini söyledi. İç turizmde uçak seferlerinin yetersizliği ve tanıtım eksikliği sorunlarının sürdüğünü ifade eden Özgökçe, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile bu konuları görüşüyoruz ancak Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'da yeterli tanıtım yapılamıyor. Van'da yaklaşık 100 acente vardı, şu an 70'i aktif, 30'a yakını ise kapandı. Esnafın durumu çok kötü. Giyimciden lokantacıya kadar herkes zor durumda. Her gün 'Ne olacak bu durum?' sorusunu alıyoruz. Biz de bu talepleri yetkililere iletiyoruz. İran ve Irak'taki çatışmalar da bölgeyi etkiliyor. Bu şartlarda turist gelmiyor. Uçak sefer sayıları yetersiz ve bilet fiyatları çok yüksek. İstanbul-Diyarbakır hattında 5-6 bin liraya bilet bulunabilirken, Van hattında 18-20 bin liraya kadar çıkıyor. Bu da turizm gruplarını olumsuz etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da maliyetleri yükseltti. Mazot 60 liradan 70-80 lira bandına çıktı. Bir otobüsün İstanbul'a gidiş-dönüşü yaklaşık 1100 litre yakıt tüketiyor. Bu nedenle maliyetler ciddi şekilde arttı. 5 kişilik bir ailenin İstanbul-Van gidiş dönüş maliyeti 30 bin lirayı aşıyor. Bu da turizmi doğrudan etkiliyor."

Çeşme'de 8 otel satışa çıktı Haber

Çeşme'de 8 otel satışa çıktı

İzmir'de turizm cenneti olarak bilinen Çeşme'de sezon öncesi önemli bir karar alındı. İlçede bir emlak satış sitesinde yer alan verilere göre, ilçede 8 otel satışa çıkarılırken, 22 butik otel için de devren kiralık ilanı yayınlandı. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, "Çeşme'de çok sayıda otelin satılık olması, iyi bir işaret değil. Eğer yeni bir yol haritası oluşturulmazsa Çeşme turizmi daha zor bir sürece girecek" dedi. Son yıllarda otel sayısındaki azalmaya dikkat çekerek bunun zincirleme etkiler yarattığını söyleyen Tercan, "Yatak kapasitesi düştükçe tur operatörleri bölgeden uzaklaşıyor. Mevcut birkaç otel talebi karşılamaya yetmiyor. Bu da Çeşme'nin uluslararası turizmde geri kalmasına neden oluyor" ifadelerini kullandı. BÜTÜNCÜL PLAN Çeşme turizmi açısından Ilıca bölgesinin önemli olduğuna işaret eden Tercan, termal kaynakların yeterince değerlendirilmediğini hatırlattı. Bülent Tercan, "Ilıca gibi önemli bir termal alan varken, bu potansiyelin uluslararası ölçekte değerlendirilmesi gerekiyordu. Ancak bu fırsat doğru kullanılmadı. Termal turizmin gelişmemesi de bölgedeki turizm çeşitliliğini sınırladı" yorumunda bulundu. Sektörde yaşanan gelişmelerin yalnızca ekonomik değil, planlama kaynaklı olduğunun altını çizen Tercan, çözümün kapsamlı bir turizm politikasıyla mümkün olacağını söyledi. Tercan ayrıca Çeşme için bütüncül bir turizm planı oluşturulması gerektiğini, aksi halde bu tablonun daha sık görüleceğini dile getirdi.

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor" Haber

Kavaloğlu: "Turizmde değer odaklı dönem başlıyor"

Kaan Kavaloğlu, günümüzün karmaşık risk tablosuna rağmen Antalya'nın sahip olduğu altyapı ve ürün çeşitliliği ile küresel arenada öncü rol oynamaya devam edeceğinin altını çizdi. Turizm sektörün krizlere karşı güçlü bir "toparlanma refleksine" sahip olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Antalya'nın spor, gastronomi ve dijitalleşme ile rekabet avantajını koruyacağını belirtti. Küresel Riskler ve Hassas Denge Kavaloğlu, turizm hareketlerini doğrudan etkileyen başlıca risk faktörlerini jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve ekonomik belirsizlikler olarak sıraladı. Yakın coğrafyadaki çatışmaların seyahat kararlarını hassas bir dengeye taşıdığını belirten AKTOB Başkanı, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların yanı sıra iklim değişikliğinin de sektörün en önemli gündem maddesi olduğunu vurguladı. Sayı Değil "Değer" Odaklı Büyüme Sektörün dinamiklerinin dijital teknolojiler ve değişen seyahat motivasyonları ile yeniden şekillendiğini belirten Kavaloğlu, yeni dönemin parolasını açıkladı: Deneyim Ekonomisi. Kavaloğlu'na göre turizmin yeni rotası şu üç sac ayağı üzerine kuruluyor: Değer Odaklı Büyüme: Sadece ziyaretçi sayısına odaklanmak yerine, turistin bıraktığı katma değere odaklanmak. Sürdürülebilirlik: Çevresel ve sosyal dengeleri gözeten yatırımlar. Dijital Karar Süreçleri: Teknolojinin seyahat motivasyonlarını belirlemedeki gücünü kullanmak. Antalya’nın Stratejik Silahı: Ürün Çeşitliliği Antalya'nın küresel risklere karşı en büyük savunma mekanizmasının "dayanıklılık" olduğunu belirten Kavaloğlu, bu dayanıklılığın temelini ürün çeşitliliğinin oluşturduğunu söyledi. Antalya’nın spor turizmi, gastronomi, kongre ve düğün turizmi gibi alanlarda geliştirdiği kapasitenin stratejik bir avantaj sunduğunu ifade etti. Kavaloğlu, "Antalya; geniş yatak kapasitesi, güçlü hava bağlantıları ve çeşitlendirilmiş kaynak pazarlarıyla yeni dönemde de rekabet avantajını korumaktadır" diyerek sektör paydaşlarına güven verdi.

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor Haber

Alp Özel, Antalya’da Yatak Artışı Şehir Ekonomisini Zorluyor

Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB); bir turistin 1 günlük her şey dahil sistemde 5 yıldızlı otele ödeyeceği ücret ile şehir merkezinde turistik bir otele ödeyeceği ücret, şehir merkezi gezisi ve harcamalarının 2020 ile 2026 yılları arasındaki farkına yönelik bir çalışma yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan ANTOB Başkanı Alp Özel, şehir merkezi bakımından fiyatların 2020 yılına göre yükseldiğini söyledi. Özel, 2020 yılında ATSO meslek komitesinde yaptıkları hesaplamalarda, kent merkezindeki otellerde konaklayan bir turistin harcama ortalaması 80-82 avro iken, bugün 180 avroya yükseldiğini, 5 yıldızlı her şey dahil otellerde ise o gün 130 avro civarı olan kişi başı ücretin bugün de aynı seviyelerde olduğunu belirtti. Özel, “O dönem meslek komitemizde, 5 yıldızlı otelde konaklayan bir turistin verdiği parayla, şehir merkezinde alabileceği hizmeti sorgulamış, 770 TL ve o günkü kura göre yaklaşık bu 80-82 avro civarına geldiğini hesaplamıştık" dedi. "TL OLARAK ARTIŞ VAR" Alp Özel; Bugün yapılan hesaplamalara göre şehir merkezinde bir turistin konaklama ücreti ise 1500 TL'den başladığını, 2020'deki aynı kalemleri hesapladığımızda 9 bin TL'lik bir fiyatın çıktığını bunun da 180 avroya denk geldiğini ifade etti. Avro bazında yaklaşık 2,2 kat, TL bazında ise 11-12 kata yakın artışın söz konusu olduğunu ve 2020'de esnafın o fiyatlarla para kazandığını ama bugün esnaf ve şehir merkezindeki otelciler kazanamadığını söyledi. "ESNAF VE ŞEHİR MERKEZİNDEKİ OTELLERİN PARA KAZANAMAMA SEBEBİ YENİ OTEL YATIRIMLARI" Bu sorunun en büyük nedeninin 5 yıldızlı otellerin sayısındaki artış olduğunu söyleyen Özel, “Katma değer gibi gözükse de artık Antalya'da 5 yıldızlı otel sayısı çok fazla ve şehir ekonomisine zarar veriliyor. Aralarında çok ciddi rekabet var. Haddinden fazla yatak kapasitemiz var ve yatak kapasiteleri doldurulmak için fiyatlar aşağı çekiliyor, 2020 fiyatlarına göre satış yapabiliyor. Çünkü çok fazla miktarda yatak var ellerinde. Karlılıklarından da feragat ediyorlar. Yani neticede esasında para kazanamayıp maliyetine satış yapmak durumunda kalıyorlar. Bu da şehir merkezine turistin gelmesini engellemekte" dedi. YENİ OTEL YATIRIMLARI YERİNE ESKİ TESİSLERİN YENİLENMESİ TEŞVİK EDİLMELİ Şehir merkezindeki küçük ve orta ölçekli otellerin boş kalması her kesime olumsiz yansıdığını ifade eden Özel, “Şehirdeki esnaf para kazanamıyor. Çünkü eskisi gibi şehirde turist yok, nakit akışı yok. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmanın tek yolu yatak sayımızı artırmayı durdurmamız lazım. Arz-talep dengesi ticaretin birinci kuralıdır. Talep sabit kalmakla beraber arzımız katlanarak artıyor. Her yıl görüyoruz ki yeni oteller açılıyor. Buna dur dememiz lazım. Yoksa bu şehir ciddi anlamda büyük bir krize gitmekte. Teşvik ve tahsisin kaldırılması lazım. Antalya gelişimini bu noktada tamamladı. Bu gidişatı yavaşlatmak, durdurmak, elimizdeki fazla yatak kapasitesinin nitelikli turistle buluşabilmesi için bölgemizde tahsislerin, teşviklerin kaldırılması eğer verilecekse de turizmin gelişmekte olan noktalarına ve lüzumlu noktalarına verilmeli. Şehrin nitelikli turistle buluşması için yapılacak yatırımların teşviki çok daha değerli. Şehrimiz çok ciddi kan kaybediyor, düşük faizli krediler verilerek, kadim işletmelere renovasyon kredilerinin çok acil çıkmasını istiyoruz" dedi. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ OTELLER MALİYET BASKISI NEDENİYLE SIKINTIDA ANTOB'un raporunda, Antalya ekonomisini ayakta tutan küçük ve orta ölçekli otellerin boş kaldığı, maliyetlerin yarattığı baskı ve sınırlı kapasite nedeniyle fiyatlarını çoğu zaman maliyetin altına indirmek zorunda kaldığı belirtilerek, konuyla ilgili Özel şunları söyledi: “Şehir merkezine gelen turistin harcama eğilimi düşmekte, nitelikli turist için şehir merkezi cazibesini kaybetmektedir. Esnafın cirosu her geçen gün erimekte, karlılık yok olmakta, geliri büyük oranda turizm olan bu şehirde yoksulluk çarşının tam ortasında en yoğun şekilde hissedilmektedir. Bu geçici bir mesele olmadığı gibi, turizmin kentten koparılması anlamına gelmektedir. Bu, Antalya'nın ekonomik damarlarının yavaş yavaş kurutulmasıdır. Bir önce önce vahşi turizm yatırımlarının, kontrolsüz yeni otel yapma iştahının acilen durdurulması gerekmektedir. Antalya'da yapılan her yeni otel yatırımı, her ilave yatak kapasitesi; Antalya turizminin tabutuna çakılan bir çividir. Yatak kapasitemizin kontrol dışı artması altyapı başta olmak üzere karayolları ve belediye hizmetlerinin artmasına da sebep olmaktadır. Eğer bu gidişat kontrol altına alınmazsa; 5 yıldızlı oteller düşük karlılıkla dolarken, şehir merkezi karanlıkta kalacaktır. Turizm, yalnızca otel odalarında değil; sokakta, restoranda, dükkanda, kent yaşamının tamamında var olmalıdır. Aksi halde, vahşi otel yatırımcılarının her şey dahil ile sisteme soktukları ilave yatak kapasitesi en başta şehir otellerini, ardından şehrin esnafını, işletmelerini ve sosyal hayatını, yani koskoca bir şehri yok edecektir. Bu tablo raporlanmalı, yok olan şehir ekonomisini kurtarmak için tüm dinamikler ayağa kaldırılmalıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.