Hava Durumu

#Yapay Zeka

TOURISMJOURNAL - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'ye sağlık turizmi akını sürüyor Haber

Türkiye'ye sağlık turizmi akını sürüyor

Türkiye, son yıllarda sağlık turizminde gösterdiği güçlü performansla küresel ölçekte dikkat çekmeye devam ediyor. Toga Health CEO’su Burak Ortak, Kanada, Kuzey Amerika ve Orta Doğu pazarlarının Türkiye için önümüzdeki dönemin en stratejik büyüme alanları arasında yer aldığını söyledi. 2024 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden uluslararası hasta sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaşırken sektör 3 milyar dolar gelir elde etti. 2025 yılında ise hasta sayısı yaklaşık 1,4 milyon seviyesinde gerçekleşmesine rağmen sektör gelirleri 3 milyar doların üzerine çıkarak yüksek katma değerli büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. Sağlık turizminde yaşanan dönüşüm artık yalnızca tedavi süreçleriyle sınırlı kalmıyor. Yapay zekâ destekli hasta iletişimi, dijital sağlık platformları, veri odaklı hasta yönetimi ve kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri sektörün yeni büyüme alanları olarak öne çıkıyor. Ortak, sağlık turizminin yeni bir evreye geçtiğini belirterek, "Artık insanlar yalnızca uygun fiyatlı tedavi aramıyor. Güven, hızlı erişim, kaliteli iletişim, teknoloji desteği ve kişiselleştirilmiş hizmet bekliyor. Sağlık turizmi hasta transferinden ibaret bir yapı olmaktan çıktı. Yeni dönemde rekabeti belirleyen unsur, hastaya sunulan uçtan uca deneyim olacak. Kanada bugün hacim açısından en büyük pazar olmayabilir ancak yüksek satın alma gücü, sağlık sistemindeki bekleme süreleri ve uluslararası tedaviye olan ilgi nedeniyle önümüzdeki yılların en dikkat çekici sağlık turizmi pazarlarından biri olacak. Kuzey Amerika’da sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacının artması Türkiye için önemli bir fırsat oluşturuyor" dedi. Sektördeki en büyük dönüşümlerden biri de sağlık teknolojilerinin sağlık turizmine entegrasyonu olarak görülüyor. Yapay zekâ destekli hasta yönetimi, dijital takip sistemleri ve veri tabanlı sağlık çözümlerinin, uluslararası hasta deneyimini yeniden şekillendirdiğini belirten Ortak, "Yapay zeka destekli hasta yönetimi, dijital sağlık platformları ve veri odaklı süreçler sektörün yeni standardı haline gelecek. Bu dönüşüm yalnızca operasyonel verimlilik sağlamıyor; aynı zamanda hasta güvenini ve memnuniyetini de artırıyor. Türkiye sağlık turizminde artık yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte stratejik bir oyuncu konumunda. Kanada, ABD ve Orta Doğu pazarlarından gelen talebin artarak devam ettiğini görüyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında yapay zeka destekli hasta yönetimi, dijital sağlık çözümleri ve uluslararası hasta deneyimine yapılan yatırımların büyümeyi hızlandırmasını bekliyoruz. Uzun vadede hedefimiz yalnızca daha fazla hasta ağırlamak değil; Türkiye’yi sağlık teknolojileri, dijital sağlık ve uluslararası hasta deneyimi alanlarında dünyanın referans merkezlerinden biri haline getirmek" dedi.

Hotel Linkage'in yapay zekâ programına uluslararası ilgi Haber

Hotel Linkage'in yapay zekâ programına uluslararası ilgi

Otel teknolojileri alanında faaliyet gösteren Hotel Linkage, Nisan 2026’da düzenlediği AI in Hospitality Certificate Program kapsamında 12 ülkeden 1.314 katılımcıya ulaştı. Dört hafta süren program sonunda 726 katılımcı sertifika almaya hak kazandı. Program; otel yöneticileri, departman müdürleri, satış ve pazarlama profesyonelleri, ön büro ekipleri, akademisyenler, öğrenciler ve girişimcilerden oluşan geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdi. Katılımcılar arasında 88 genel müdür, 254 departman yöneticisi ve üst düzey yönetici, 141 satış ve pazarlama profesyoneli, 86 ön büro çalışanı, 82 akademisyen ve araştırmacı ile 222 turizm öğrencisi yer aldı. Hotel Linkage tarafından geliştirilen program, yapay zekânın otelcilikte yalnızca teorik bir konu değil, günlük operasyonları doğrudan etkileyen pratik bir dönüşüm alanı olduğunu göstermeyi amaçladı. Eğitimlerde otel ön büro operasyonları, dijital resepsiyon süreçleri, misafir profilleme, yorum yönetimi, kişiselleştirilmiş satış ve gelir artırıcı yapay zekâ senaryoları ele alındı. Programın ayırt edici yönlerinden biri, her oturumun akademik bakış açısı ile canlı ürün uygulamasını birleştirmesi oldu. Her hafta alanında uzman akademisyenler otel operasyonlarındaki mevcut zorlukları aktarırken, Hotel Linkage ekibi aynı senaryoları RecepAI üzerinden canlı olarak gösterdi. Böylece katılımcılar, yapay zekânın otel operasyonlarında nasıl uygulanabileceğini gerçek zamanlı örneklerle görme fırsatı buldu. “Bu programda amacımız yapay zekâyı soyut bir teknoloji başlığı olmaktan çıkarıp otellerin günlük operasyonlarında nasıl değer üretebileceğini göstermekti,” diyen Hotel Linkage CEO’su Erhan Kaya, “İlk hafta katılımcıların temel sorusu ‘Yapay zekâ gerçekten otel misafir etkileşimlerini yönetebilir mi?’ idi. Dördüncü haftaya geldiğimizde soru ‘Bunu ne kadar hızlı uygulayabiliriz?’ haline dönüştü. Bizim için programın en önemli çıktısı bu algı değişimi oldu,” dedi. Dört haftalık program kapsamında RecepAI platformu üzerinden canlı uygulamalar gerçekleştirildi. İlk hafta sıfırdan bir AI resepsiyonist kurulumu gösterildi. İkinci hafta dijital ön büro ve misafir profilleme süreçleri ele alındı. Üçüncü hafta otel yorumlarının yapay zekâ ile analiz edilmesi, kişiselleştirilmiş yanıtlar ve operasyonel içgörüler üzerinde duruldu. Son hafta ise yapay zekânın gelir artırıcı satış ve kişiselleştirilmiş teklif süreçlerindeki rolü gösterildi. Programa İstanbul Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi kurumsal iş birliğiyle destek verdi. Akademik Danışma Kurulu’nda Prof. Dr. Gürel Çetin, Prof. Dr. Ece Konaklıoğlu, Prof. Dr. Burçin Cevdet Çetinsöz ve Doç. Dr. Kader Şanlıöz Özgen yer aldı. Katılımcılar 436 farklı otel işletmesi ve 151 farklı üniversiteden programa katıldı. Programda Hilton, Hyatt, Rixos, Wyndham, Radisson, Marriott, Accor, Limak, Dedeman, Swissôtel, Ramada ve Holiday Inn gibi uluslararası ve yerel markalardan profesyonellerin yanı sıra çok sayıda bağımsız otel temsilcisi de yer aldı. Hotel Linkage, programın gördüğü ilginin ardından “AI in Hospitality” eğitim modelini Amerika Birleşik Devletleri’ne taşımayı ve Güney Florida’da otel yöneticilerine yönelik uygulamalı bir yapay zekâ masterclass programı düzenlemeyi planlıyor. Şirket ayrıca, Amerikan üniversiteleriyle turizm ve otelcilik programlarına yapay zekâ odaklı içeriklerin entegre edilmesi konusunda çalışmalar yürütüyor. Hotel Linkage Hakkında Hotel Linkage, otellerin doğrudan rezervasyon gelirlerini artırmalarına, dijital operasyonlarını güçlendirmelerine ve yapay zekâ destekli çözümlerle misafir deneyimini geliştirmelerine yardımcı olan bir seyahat teknolojileri şirketidir. Merkezi Boca Raton, Florida’da bulunan Hotel Linkage; İstanbul, Madrid, Atina, Varşova, Bangalore ve Yeni Delhi’deki ekipleriyle farklı pazarlarda otellere hizmet vermektedir. Şirket; doğrudan rezervasyon teknolojileri, kanal yönetimi ve dağıtım, gelir yönetimi, otel web siteleri, dijital pazarlama, online ödeme çözümleri ve yapay zekâ destekli misafir iletişimi alanlarında uçtan uca çözümler sunmaktadır. RecepAI, Hotel Linkage tarafından oteller için geliştirilen yapay zekâ destekli misafir iletişimi ve operasyon platformudur. Resepsiyon, concierge, misafir ilişkileri, yorum yönetimi, satış ve rezervasyon süreçlerinde çalışan AI agent’larıyla RecepAI; misafir sorularının yanıtlanmasından operasyonel taleplerin ilgili ekiplere iletilmesine, online yorumların yönetiminden doğrudan rezervasyon desteğine kadar birçok süreci oteller adına daha hızlı ve verimli hale getirir.

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu Haber

AKTOB'dan 12 Ay Turizm Vizyonu

AKTOB Toplantısında Turizmin Geleceği Masaya Yatırıldı Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), 21 Mayıs'ta FashionTV Luxe Resort'ta sektörel bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Büşra Özdemir ve çok sayıda kamu yetkilisinin katıldığı toplantıda, kentin turizm gündemi kamu ve özel sektör temsilcilerince birlikte ele alındı. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sunumunda Antalya turizminin dönüşüm sürecini ve gelecek stratejilerini aktardı. Kavaloğlu'na göre artık başarının ölçütü yalnızca yaz sezonu doluluk oranları değil; yıl boyu sürdürülebilir büyüme, istihdam sürekliliği ve destinasyon dengesi olmalı. "Yılı nasıl dengeli büyütebiliriz?" sorusunu Antalya'nın önündeki temel mesele olarak tanımlayan Kavaloğlu, mevsimsellikten uzaklaşmayı öncelikli hedef olarak ortaya koydu. Bu çerçevede "12 Ay Turizm" vizyonuna dikkat çeken Kavaloğlu, yılın farklı dönemleri için farklı turizm türlerinin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Yılın başında sağlık turizmi, wellness, spor kampları ve dijital göçebe segmentleri; sonbaharda golf, gastronomi ve premium deneyimler; kasım-aralık döneminde ise kongre ve MICE turizmi belirleyici olacak. Özellikle COP31 sonrasında Antalya'nın uluslararası arenada kazandığı görünürlüğün etkinlik turizmine olumlu yansıyacağı değerlendirildi. Sunum, turizmdeki yeni rekabet anlayışını da mercek altına aldı. "Travel Mixology" olarak tanımlanan bu yaklaşıma göre günümüz turistinin seyahat kararları; sosyal medya, yapay zekâ araçları ve dijital toplulukların iç içe geçtiği çok katmanlı bir bilgi akışından besleniyor. Kavaloğlu, bu yeni davranış biçiminin "yapay zekâ + topluluk + deneyim + insan doğrulaması" ekseninde şekillendiğini belirterek Antalya'nın söz konusu dönüşüme hazır olduğunu söyledi. Toplantıda ele alınan bir diğer ilgi çekici başlık ise Pop Kültür Turizmi oldu. Diziler, filmler, müzik ve dijital içeriklerin seyahat talebini doğrudan etkilediğini vurgulayan Kavaloğlu, Türkiye'nin özgün sokak kültürü, gastronomi anlayışı ve gündelik yaşam dokusunun yabancı ziyaretçiler için başlı başına bir çekim unsuru olduğunu ifade etti. Romanya'nın büyüyen bir kaynak pazar olarak özellikle gündemde tutulduğu toplantıda, 2026'nın ilk dört ayına ait veriler de değerlendirildi. Bazı geleneksel pazarlardaki yavaşlamaya karşın alternatif pazarlarda büyümenin sürdüğüne dikkat çeken Kavaloğlu, Antalya'nın güçlü altyapısı ve kamu-özel sektör iş birliğiyle küresel rekabette öne çıkmaya devam edeceğini vurguladı.

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi Haber

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi

THY'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları, girişimcilik ve inovasyon alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce Terminal Girişim Hızlandırma Programı ile girişimcilere destek olan ve Invest on Board ile uçak içi ekranlardan girişimlere görünürlük sağlayan şirket, kurumsal girişim sermayesi markası Turkish Ventures'ı hayata geçirdi. Bu kapsamda kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile ekosisteme finansal ve stratejik katkı sağlanması hedefleniyor. Albaraka Portföy Yönetimi AŞ tarafından yönetilen fonun öncelikli hedefi, ürününü geliştirmiş, müşteri kazanmış ve büyüme potansiyeli yüksek Türkiye merkezli teknoloji girişimlerini desteklemek olurken, Türk Hava Yolları bu vizyon doğrultusunda finansal kaynak sağlamanın yanı sıra portföy şirketlerinin büyümesine ve uluslararası pazarlara açılmasına aktif destek veren stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Fonun yatırım stratejisi, seyahat teknolojilerinden lojistik ve tedarik zincirine, finansal teknolojilerden yeni nesil turizme kadar geniş bir yelpazeyi kapsarken, fon, mobilite, robotik, otomasyon ve pazarlama teknolojileri gibi alanlarda yenilikçi çözümler üreten girişimleri desteklemeyi hedefliyor. Bu kapsamda özellikle operasyonel mükemmeliyete, sürdürülebilirlik vizyonuna veya müşteri deneyimine doğrudan katkı sağlayabilecek girişimler öncelikli yatırım hedefleri arasında yer alırken, girişimciler fonla ilgili bilgilere turkishventures.com adresinden ulaşarak başvurularını gerçekleştirebiliyor. Fonun ilk yatırımlarından biri, kurumsal satın alma ve tedarikçi yönetimi süreçlerinin dijitalleşmesine odaklanan Vendorside'a gerçekleştirildi. Büyük ölçekli şirketlerin daha verimli, şeffaf ve denetlenebilir tedarik süreçleri kurmasını sağlayan girişim, iş süreçlerini yapay zeka ajanlarıyla otomasyona taşıyan çözümüyle öne çıkıyor. Fonun portföyüne kattığı bir diğer teknoloji girişimi ise bulut tabanlı lojistik operasyonları yönetimi platformu Nuvolog oldu. İşletmelerin lojistik süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek daha şeffaf, takip edilebilir ve verimli hale getiren Nuvolog, gerçek zamanlı sevkiyat takibinden teklif toplamaya, rampa yönetiminden karbon emisyon ölçümlemesine kadar lojistiğin birçok alanında yenilikçi çözümler sunuyor. Fon bünyesinde farklı teknoloji alanlarında yeni yatırım değerlendirmelerinin devam ettiği ve önümüzdeki dönemde portföye eklenecek girişimlerin ayrıca duyurulacağı belirtildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, "Türk Hava Yolları olarak hem kendi içimizde hem de ekosistemde inovasyonu teşvik ediyoruz. Turkish Ventures ile bu vizyonumuzu yeni bir aşamaya taşıyoruz. Yatırım yaptığımız şirketlere küresel uçuş ağımızı, geniş müşteri tabanımızı ve marka gücümüzü açarak büyüme yolculuklarında aktif rol üstleniyoruz. Türkiye’de doğan teknolojilerin sınırların ötesine taşınmasına öncülük ederken, bu girişimlerin geliştireceği çözümlerden kendi operasyonlarımızda da yararlanmayı hedefliyoruz. Girişimlerle kuracağımız stratejik işbirlikleri sayesinde hem Türk Hava Yollarının hem de Türkiye'nin teknoloji üretim gücüne güç katacağız." ifadelerini kullandı. Albaraka Portföy Yönetimi Genel Müdürü Muhammed Emin Özer ise işbirliğinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Albaraka Portföy olarak, Türk Hava Yolları gibi dünya çapında bir markayla girişim sermayesi alanında işbirliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Türk Hava Yollarının yıllara yayılan sektörel deneyimi, küresel ölçekteki operasyon kabiliyeti ve geniş etki alanı ile Albaraka Portföyün fon yönetimindeki birikimi ve stratejik yaklaşımının buluşmasının girişimlere yalnızca sermaye sağlamakla sınırlı kalmayıp, uzun vadeli başarılarını destekleyen kapsamlı bir katkı sunacağına inanıyoruz. Türkiye'nin teknoloji girişimciliğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak gördüğümüz bu fon ile ülkemizin girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." Geleceğin teknolojilerini bugünden destekleyen Türk Hava Yolları, bu yeni fon aracılığıyla hem havacılık sektöründe hem de dünya girişimcilik sahnesinde güçlü bir etki yaratmayı hedefliyor.

Airbnb, yapay zekâ ve yeni seyahat hizmetleriyle genişliyor Haber

Airbnb, yapay zekâ ve yeni seyahat hizmetleriyle genişliyor

Airbnb artık sadece otellerin yerini almaya çalışmıyor, tüm tatil deneyiminizi tek başına yönetmek istiyor. Seyahat devi, market alışverişi teslimatı, havaalanı transferleri, bagaj depolama, araç kiralama ve perde arkası Dünya Kupası erişimi gibi özel deneyimler de dahil olmak üzere büyük bir genişleme başlatıyor. Geçen yıl platform, Airbnb Experiences ve Airbnb Services özelliklerini devreye almıştı. Böylece kullanıcılar sadece konaklama değil, aynı zamanda bir şehirde yerel biriyle gezme ya da özel bir şefin evde yemek hazırlaması gibi hizmetler de alabiliyordu. Şimdi ise şirket, seyahatleri daha sorunsuz hale getirmeyi hedefliyor ve platformuna butik ve bağımsız otelleri de ekliyor. Airbnb ayrıca yapay zekâ trendine katılarak, uygulama içinde konaklama planlama ve olası sorunları çözmeye yardımcı olacak AI tabanlı araçlar sunmaya hazırlanıyor. Airbnb genişlemesiyle neler geliyor? Başarılı bir tatilin büyük kısmı, henüz varış noktasına gitmeden önce yapılan planlamaya bağlıdır. ABD’de 25 şehirde Airbnb kullanıcıları, konaklama yerine ulaşmadan önce market alışverişlerini evlerine teslim ettirebilecek. Dünya genelinde ise yolcular, Airbnb üzerinden rezervasyon yaptıklarında %20 indirimle havaalanı transferi ayarlayabilecek. Sürücüler uçuşları takip ederek doğru zamanda doğru yerde olacak. Eğer kendiniz araç kullanmayı tercih ederseniz, bu yaz Airbnb uygulaması üzerinden araç kiralayabileceksiniz. Sistem, grup büyüklüğünüze göre ideal aracı önerecek ve ilk kez kullananlara bir sonraki konaklama veya deneyim için %20 kredi verilecek. Şirkete göre “deneyimler” özelliği oldukça popüler; misafirler bu deneyimleri ortalama 4.93/5 puanlıyor. Bu nedenle yazdan itibaren daha fazla deneyim ekleniyor: tarihi yer ziyaretleri, yemek kültürü turları ve etkinlikler gibi. Konuklar yerel uzmanlarla önemli yapıları gezebilecek ya da şehirlerin en iyi pazarlarını ziyaret edebilecek. Bu yıl Airbnb, Chef’s Table ve Grand Central Market ile iş birliği yapıyor. Seyahat edenler, Roma’daki Michelin yıldızlı Pascucci al Porticciolo’nun şefi Gianfranco Pascucci ile altı aşamalı yemek ve şarap eşleşmesi deneyimine katılabilecek ya da Paris’te dünyanın en iyi barlarından biri seçilen De Vie’de kokteyl hazırlayabilecek. Bu yaz tamamen futbol temalı olacak ve FIFA Dünya Kupası’nı kutlamak için altı ev sahibi şehirde özel deneyimler sunulacak. Buna; Los Angeles’ta ABD Kadınlar Dünya Kupası şampiyonları Abby Wambach ve Julie Foudy ile izleme partisi ya da Arjantinli futbol efsanesi ve Inter Miami’nin eski teknik direktörü Javier Mascherano ile sahada antrenman yapma fırsatı da dahil. Butik oteller ve yapay zekâ planlama Airbnb, dünya genelinde 20 popüler destinasyonda binlerce butik ve bağımsız oteli platformuna ekliyor. Şirket, seçtiği otellerin büyük zincir otellerden ziyade Airbnb ruhuna daha yakın olmasına dikkat ettiğini ve özellikle konum, tasarım ve misafirperverliğe odaklandığını söylüyor. Kullanıcılar bu otelleri rezerve ettiklerinde %15 Airbnb ev kredisi geri kazanacak. Ayrıca, aynı oteli başka bir yerde daha düşük fiyata bulmaları halinde şirket farkı da kredi olarak iade edecek. Büyük gruplarla seyahat etmek zor olabilir, ancak Airbnb artık “Trips” sekmesinde yeni bir harita özelliği sunuyor. Bu harita, rezervasyonları restoranlar, deneyimler ve yapılacak şeylerle birlikte gösteriyor; ayrıca konaklama yerinden bu noktalara ulaşım sürelerini de içeriyor. Birçok şirket gibi Airbnb de yapay zekâ trendine katılıyor, ancak bunu kullanıcılarına yardımcı olmak için kullanmayı hedefliyor. Örneğin platformda 1 milyardan fazla misafir ve ev sahibi yorumu bulunuyor. Bu yıldan itibaren yapay zekâ, bu geri bildirimleri her ilan için özetleyerek konum, olanaklar ve aile dostu olup olmama gibi başlıklara odaklanacak.

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı Haber

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde ilan etti. Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin Türkiye'nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Ersoy, "Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları, eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz" dedi. Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten Ersoy, ‘‘Atılan adım kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıyor’’ diye konuştu. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil edileceğini açıkladı. ‘‘216 müze ve ören yerinde bütünleşik dijital yapı kurulacak’’ Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanlar tek çatı altında yönetilecek, hizmet standardı ülke genelinde yeknesak hale gelecek. Ziyaretçiler yalnızca müzeye giriş yapmayacak, teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi yaşayacak’’ ifadelerini kullandı. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, ‘‘Akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapıları da devreye alınacak. Akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzeler yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşecek. Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan içeri girecektir" açıklamasında bulundu. ‘‘Veriler artık millî altyapı ve Türk Telekom tecrübesiyle koruma altında’’ Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Bakan Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Ersoy, "Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. ‘‘Müze mağazaları ve ticari alanlar da dönüşüme dahil edilecek’’ Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, ‘‘Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonlar da yeni yapı kapsamında ele alınıyor’’ diye konuştu. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı. ‘‘Müzekart sistemi değişiyor, kimlik kartları müzekart oluyor’’ Yeni sistemin işleyişine ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak’’ şeklinde konuştu. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini, vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi. Türk Telekom’dan dijital gelecek vurgusu Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını ifade eden Şahin, ‘‘Kültür ve sanatın teknoloji ile harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendik. Değer odaklı yaklaşımla teknolojideki gücümüzü kültür, sanat ve turizme aktarıyoruz. Müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçiriyoruz’’ şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar bin 300’ü aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Şahin, ‘‘Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyon dijitalleştirilecek. Bu dönüşüm fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde hayata geçirilecek’’ açıklamasında bulundu. Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

Visit Gaziantep uygulaması tanıtıldı Haber

Visit Gaziantep uygulaması tanıtıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Nadir Alpaslan’ın da yer aldığı tanıtım programı, 25 Aralık Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’nde gerçekleştirildi. Gaziantep’in turizm vizyonunun dijital dönüşüm ayağını temsil eden bu proje ile şehrin ulusal ve uluslararası ölçekten tanıtım gücünün artırılması, turist deneyiminin modernize edilmesi ve yerel turizm paydaşlarının dijital sistemle bütünleşmesi hedefleniyor. "Gaziantep, kültür ve turizm alanında da örnek ve öncü çalışmalar yapmakta" Visit Gaziantep tanıtım programında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep’in şehir tanıtımı konusunda önemli bir çalışmayı hayata geçirdiğini belirterek, "Gaziantep’imizle bereketli bir iş için hep beraber bir aradayız. Gaziantep’imiz yine fark oluşturarak şehrimizin tanıtımıyla ilgili güzel bir işi hayata geçirdi" dedi. Çalışmanın bir ekip işi olduğunu ifade eden Alpaslan, "Bu gurur verici iş için Gazianteplileri, Gaziantep’imizi tebrik ediyorum. Bu bir takım oyunu. Gaziantep bir şehir olarak bunu güzel bir iş olarak ortaya koydu, başardı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmde daha üst noktalara çıkması için çalışmaların sürdüğünü aktaran Alpaslan, "Türkiye’yi turizmde daha üst noktalara çıkartmak için biz çalışmalarımızı bakanlık olarak Cumhurbaşkanımızdan aldığımız destekle yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in bu süreçte öne çıkan şehirlerden biri olduğunu belirten Alpaslan, "Bu çerçevede hep Antep’imiz öne çıktı. Sanayide, ticarette, üretimde, eğitimde her alanda olduğu gibi kültür ve turizm alanında da bu kadim şehir, geçmişinden aldığı birikimle bu alanda da örnek, öncü başarılar, öncü çalışmalar yapmakta" ifadelerini kullandı. "Akıllı şehre akıllı turizm lazım" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Visit Gaziantep uygulamasının kentin turizm vizyonu açısından önemli bir çalışma olduğunu belirterek, "Bu bir ekip işi. Gaziantep modeli verimlilikle koordinasyonu sağlayan, sen ben yok biz varız diyen bir model. Bu ekibin başında bizi koordine eden herkese, bizi kırmayıp gelenlere çok teşekkür ederim" dedi. Gaziantep’in tarihi, kültürü ve turizm potansiyeliyle öne çıkan şehirlerden biri olduğunu ifade eden Şahin, "Burası Evliya Çelebi’nin bütün dünyayı dolaşıp, burayı anlatmaya ne kalem ne kelam yeter dediği suyun gözü Ayıntap. Artık biz yerelden evrensele, gelenekten geleceğe dünyanın sayılı şehirlerinden ve ülkelerinden bir tanesiyiz" diye konuştu. Şahin, Gaziantep’in misafirperverliği ve hoşgörüsüyle tercih edilen bir şehir olduğunu belirterek, "Anadolu irfanı, Anadolu hoşgörüsü, işte tam bunun için bize ait bu değerler için buradayız ama bizim iddiamız da var. 21’inci yüzyıl veri yüzyılı, tasarım yüzyılı. Yenilenmemiz lazım. Akıllı şehre akıllı turizm lazım. Akıllı turizm, yapay zeka çağında başka bir şey söylemek lazım. İşte bugün 9 dille, her birinin yanına bir rehber koymadan, dünyanın en önemli ülkelerinde en büyük yazılımlarını gördüğümüzde ‘Biz niye yapamıyoruz?’ dediğimiz bir çalışmadır bu. Kendi çalışma arkadaşlarıma bu vizyonlarından dolayı çok teşekkür ederim" dedi. Kentin marka değerinin kısa sürede oluşmadığını vurgulayan Şahin, Gaziantep’in özgün kimliğine dikkati çekerek, "Şehre geldiğin zaman bir bağ kuruluyor. İnsan, ‘Ben buraya aitim, tekrar gelebilirim’ diyor. Bu, kendi içinde oluşan küresel bir marka. Marka yolculuğu akşamdan sabaha olmuyor. Küresel dil, ürünün kalitesiyle başlıyor. Görünürlükle ölçülebiliyor. Biz bir kere çok özgün ve kimlikliyiz. Yuvarlanan dünyada dik duruyoruz" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in sahip olduğu değerleri akıllı turizm anlayışıyla geleceğe taşımak istediklerini belirten Şahin, "Bize ait değerleri biz medeniyet ekonomisi olarak güncellemek, akıllı turizme çevirmek istiyoruz. Milli ve yerli duruş için tek başına kitaplarla bunu öğretmeniz mümkün değil. Elimizdeki panoramik müze, içinden geçtiğiniz zaman bastığın toprağın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor" dedi. Şahin, Gaziantep’in gastronomi alanındaki hikayesinin de uluslararası dile taşınması gerektiğini kaydederek, "Bize kimlik lazım. Bu hikayeyi uluslararası bir dile çevirmemiz lazım. İşte bizim her Ramazan orucumuzu açtığımız yuvalamanın hikayesi var. Düğün yemeğinin hikayesi var. Kaybettiğimiz her ürünün başka ülkeler tarafından sahiplenildiğini gördüğümüzde şunu gördük; hiçbir şey boşluk kabul etmiyor. Sahip çıkmamız lazım ve sofra ekosistemini kurmamız gerektiğini gördük" diye konuştu. Gaziantep’in bir deneyim modeline dönüştüğünü dile getiren Şahin, "Ürün, tat, hafıza; 5 duyuya hitap ettiğiniz zaman hafızanızda yer buluyor. Gaziantep bir deneyim modeline dönüyor. Bunların her birinin kendi içinde başka hikayesi var" ifadelerini kullandı. Şahin, kentin turizmdeki stratejik konumuna da dikkati çekerek, "Kültür turizminde elimizdeki imkanları gördük. Gaziantep’in turizmdeki stratejik konumu, gastronomi, kültür turizmi, doğa turizmi, inanç turizmi; bu değerlere sahip çıkmamız, bunun gereğini yapmamız ve bunun sonuçlarını almamız gerekiyor. Akıllı şehir demek, akıllı turizm demek; istihdam, geleceğe taşımak demek" dedi. "Gaziantep’in gelişmesindeki ana etmenlerden biri turizm" Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentin turizm potansiyelinin sanayi ve gastronomiyle sınırlı olmadığını belirterek, "Gaziantep, ülkenin en yüksek potansiyeline sahip illerinden birisi. Gaziantep için rahatlıkla söyleyebiliriz ki ne ararsanız daha fazlasını bulursunuz. Bizim bu şehir için iddialarımız var. Her ne kadar son zamanlarda sanayi ve gastronomi şehri olarak bilinse ve bu çok doğru olsa da şehrimizin gelişmesinde ana etmenlerden birisinin turizm sektörü olacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Gaziantep tarihi, kültürü ve insanıyla güçlü bir şehir kimliğine sahip" AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep’in tarihi, kültürü ve insanıyla güçlü bir şehir kimliğine sahip olduğunu belirterek, Kültürel mirasın korunması ve turizm değerlerinin gün yüzüne çıkarılması için yürütülen çalışmalara dikkati çekti. Gül, bu anlamda bugün tanıtımı yapılan Visit Gaziantep uygulamasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Tüm bilgilere tek uygulamadan 9 dil seçeneğiyle erişilecek Programda, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Ertürk, Visit Gaziantep uygulamasına ilişkin sunum yaptı. Sunuma göre, Gaziantep’in turizm envanterini tek bir dijital çatı altında toplayan destinasyon yönetim modeliyle; müzeler, tarihi yapılar, ören yerleri, gastronomi noktaları, coğrafi işaretli ürünler, kültürel miras unsurları, etkinlik ve festival takvimi ile ziyaretçi deneyimine yönelik içerikler entegre bir sistemde sunuluyor. Böylece kullanıcılar, ihtiyaç duydukları bilgilere tek bir uygulama üzerinden erişebiliyor. Gaziantep’in "akıllı turizm destinasyonu" modeline geçişinde stratejik bir adım olarak konumlandırılan proje, 9 dilde ve yapay zeka destekli altyapısıyla ziyaretçilere kişiselleştirilmiş şehir deneyimi sunmayı amaçlıyor. Visit Gaziantep tanıtım programı, protokol üyelerinin katılımcılar ile çektiği hatıra fotoğrafı sonrası sona erdi.

Rusya’dan Sağlık Turizmine Yapay Zekâ Desteği Haber

Rusya’dan Sağlık Turizmine Yapay Zekâ Desteği

Rusya’da geliştirilen yeni bir yapay zekâ (YZ)csistemi, yabancı hastalarla doktorlar arasındaki dil sorununu çözmeyi hedefliyor. Seçenov Üniversitesi bünyesinde çalışan genç araştırmacılar, hastaların kendi dillerinde şikâyetlerini anlatabildiği, tıbbi belgelerini sisteme yükleyebildiği, ardından bunların otomatik olarak Rusçaya çevrilip yapılandırılmış hasta geçmişine dönüştürüldüğü dijital bir “tıbbi navigatör” hazırladı. Sistem, Rusya’da bu kapsamda geliştirilen ilk çözüm olarak tanımlanıyor. Yapay zekâ destekli platform Türkçe, Hintçe, Çince, Arapça, Tacikçe, Özbekçe dahil toplam 10 dili destekliyor. Hasta, kliniğin internet sitesine girerek sesli biçimde belirtilerini anlatıyor. Sistem konuşmayı yazıya döküyor, temel semptomları ayıklıyor, doktor muayenesine benzer şekilde ek sorular yöneltiyor. Son aşamada ise Rusça olarak düzenlenmiş ayrıntılı hasta özeti hazırlanıyor. Böylece doktorun ön değerlendirme süreci hızlanıyor. Sistem aynı zamanda uygun uzman için randevu oluşturabiliyor. Projeyi geliştiren ekip, platformun sıradan çeviri uygulamalarından farklı olduğunu vurguluyor. “Akıllı kamera” modülü sayesinde kullanıcılar kendi dillerindeki tahlil sonuçlarını, epikrizleri ya da eski raporları fotoğraflayarak sisteme yükleyebiliyor. Yapay zekâ bu belgeleri analiz edip çeviriyor, kronolojik sıraya koyuyor, ardından düzenli hasta dosyası oluşturuyor. Geliştiricilere göre bu özellik özellikle yaşlı hastalarla kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için büyük kolaylık sağlayacak. Projenin kurucusu Ulyana Pokazannikova, amaçlarının yalnızca tercüme yapan bir araç değil, Rusya’daki sağlık turizmini geliştirecek tam kapsamlı dijital yardımcı oluşturmak olduğunu söyledi. Sistemin pilot uygulamasının mayıs ayında başlaması planlanıyor. Gelecekte canlı muayene sırasında eş zamanlı çeviri ile uzaktan tele-tıp desteği gibi yeni işlevlerin de eklenmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre dünya genelinde benzer çözümlere olan talep hızla büyüyor. Özellikle sağlık turizminin genişlemesiyle birlikte yapay zekâ tabanlı tıbbi iletişim sistemleri daha fazla önem kazanıyor. Rus uzmanlar, sistemin doğrudan teşhis koymadığını, yalnızca hasta öyküsü topladığını özellikle vurguluyor. Geliştirilen yazılım şimdiden Rusya’daki en başarılı öğrenci girişimlerinden biri seçildi.

Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Dönemi Haber

Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Dönemi

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı'ndan yapılan açıklamaya göre, Hava Ulaşımını Kolaylaştırma Komitesi ve Airport Operations Committee (AOC) toplantılarında terminal içindeki konforu artırmaya yönelik alınan kararlar doğrultusunda yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalara bir yenisi eklendi. Havalimanında 10 Mayıs itibarıyla devreye alınacak "sessiz havalimanı" uygulaması kapsamında terminal genelinde yapılan anons sayısı önemli ölçüde azaltılacak. Acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve operasyonel zorunluluklar (istisnai durumlar) dışında anons yapılmayacak. Yolcular uçuş bilgilerini terminal genelindeki uçuş bilgi ekranları (FIDS), hava yolu şirketlerinin iletişim kanalları, İstanbul Sabiha Gökçen mobil uygulaması ve SAVVy Dijital Asistanı üzerinden takip edebilecek. Artan yolcu hacmi ve yoğun operasyonel yapı doğrultusunda yalnızca gerekli görülen anonslar yapılacak. Operasyonel açıdan zorunlu olmayan ve tekrar eden anonslar minimum seviyeye indirilecek. Dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında uygulanan "sessiz havalimanı" yaklaşımıyla terminal içindeki anons yoğunluğunun azaltılması hedefleniyor. Yolcuların uçuşlarını biniş kapılarından takip etmelerinin ve kapı kapanış saatlerine dikkat etmeleri önem taşıyor. Uygulama yalnızca anons süreçlerine yönelik bir düzenleme olmayacak, terminal deneyimini bütüncül şekilde ele alan bir yaklaşımın parçası olacak. Dijital kanallar ve yapay zeka destekli bilgilendirme Yolcu bilgilendirmelerinde dijital ve görsel kanalların etkinliği artırılacak. Terminal genelindeki uçuş bilgi ekranları ve kapı ekranlarının yanı sıra mobil uygulama üzerinden de anlık bilgilendirme yapılacak. Mobil uygulama üzerinden sağlanan uçuş takibi ve anlık bildirimlerle yolcuların seyahat süreçlerine ilişkin bilgilere hızlı erişimi amaçlanırken, özellikle yoğun seyahat dönemlerinde uçuş süreçlerinin daha etkin yönetilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın üretken yapay zeka destekli dijital asistanı SAVVy de uygulamanın destekleyici unsurları arasında yer alıyor. Web sitesi, mobil uygulama ve WhatsApp entegrasyonu üzerinden hizmet veren SAVVy, uçuş bilgileri, terminal hizmetleri, kapı bilgileri ve yönlendirmelere ilişkin sorulara anlık yanıt sunuyor. "Sessiz havalimanı" yaklaşımı, dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında uygulanan çağdaş yolcu deneyimi uygulamaları arasında yer alıyor. ISG, teknoloji odaklı ve kullanıcı deneyimini merkeze alan hizmet anlayışını geliştirmeyi sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.