Hava Durumu

#Yapay Zeka

TOURISMJOURNAL - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizm Sektörünün Nabzı Zirvede Tutuldu Haber

Turizm Sektörünün Nabzı Zirvede Tutuldu

Turizm sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getiren zirvede; turizmde dönüşüm, destinasyon yönetimi, kültürel miras odaklı büyüme, devlet teşvikleri, dijitalleşme, yapay zeka ve deneyim odaklı yeni nesil konaklama anlayışı ele alındı. Gün boyu yoğun program Zirve, açılış seremonisiyle başladı. Açılışın ardından YDA Dalaman Havalimanı Ticaret ve Strateji Direktörü A. Orçun Songür, “2026 Yılı Turizm Değerlendirmesi ve Fethiye’nin Yeni Marka Vizyonu” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Devamında SICPA Türkiye CEO’su Sami Çebi, konaklama endüstrisinde kültürel miras odaklı büyüme stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ardından “Turizmde Devlet Teşvikleri: Fırsatlar, Stratejiler ve Uygulamalar” başlıklı panelde; GEKA Muğla Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Hüseyin Çiftçi, TÜRSAB Batı Akdeniz BTK Başkanı Özgen Uysal, Dünya Turizm Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Kültür Rotaları Başkanı Ali Özçetçek ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pelin Arsezen konuşmacı olarak yer aldı. Dijitalleşme ve yeni nesil turizm öne çıktı Öğle arasının ardından düzenlenen “Ana Sponsor: Sektörden Son Gelişmeler” oturumunda, yeni nesil konaklamada acente faaliyetleri, sektörün dijitalleşme ihtiyacı ve hukuki gelişmeler ele alındı. Bu bölümde Ali Murat Sazak, Zekai Karagöz, Sefa Dündar ve Tugay Tanrıverdi sunum yaptı. Programın ilerleyen bölümünde “Turizmde Yapay Zeka” başlığı altında Kamil Ovacık, yapay zekanın turizm sektöründeki kullanım alanlarını anlattı. Ardından Gülden Yurdakul, özgür seyahat ve etkinlik iptal sigortasına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Deneyim ve sosyal medya vurgusu Günün ikinci yarısında Emre Karaca, standart paket turlar yerine kişiselleştirilmiş deneyimlerin ön plana çıktığını vurguladı. “Trendlerden Rotaya: Sosyal Medya Turizmi Nasıl Yönlendiriyor?” başlıklı panelde ise Ahmed Patoğlu, Adnan Uzan ve Ceren Erozan, sosyal medyanın turizm tercihleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Plaket takdimi ile sona erdi Gün boyu süren oturumların ardından zirve, plaket takdimi ve kapanış programıyla sona erdi. Program kapsamında, etkinliğe katkılarından dolayı kurumunuz Sed Medya FRT TV’ye plaket verildi.

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi Haber

Rezervasyonlar 30 saniyeye indi: turizmde AI devrimi

Seyahat ve turizm sektöründe, özellikle grup rezervasyonları, genellikle manuel süreçlerle ve e-posta üzerinden yapılıyordu. Ancak, İsviçre merkezli teknoloji girişimi Lobby, bu süreci büyük bir hızla değiştiriyor. Yeni nesil yapay zeka platformu sayesinde, grup rezervasyonları artık yalnızca 30 saniyede tamamlanabiliyor. Bu yenilik, satış dönüşüm oranlarını artırırken, sektörde verimlilik açısından çığır açıyor. AI destekli rezervasyon süreci Lobby'nin geliştirdiği yapay zeka platformu, gelen e-posta taleplerini analiz ederek sadece 30 saniye içinde doğru rezervasyonlara dönüştürme yeteneğine sahip. Bu hızlı dönüşüm, yanıt sürelerini %75 oranında kısaltırken, dönüşüm oranlarını da %15’e kadar artırıyor. Bu gelişme, sektördeki manuel süreçleri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Yatırım turu ve hedefler Lobby, Founderful liderliğinde 2.2 milyon dolarlık yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin yalnızca otelcilik sektöründe değil, tüm turizm ekosisteminde büyümesini hedefliyor. Lobby, MICE (toplantı, kongre ve etkinlik), deneyim ve aktiviteler, kruvaziyer ve havayolu gibi farklı turizm segmentlerine de açılmayı planlıyor. Yeni teknolojinin avantajları Lobby’nin AI platformu, gelen talepleri anlayabilme, fiyatlandırma ve sözleşmeleri doğrulama, stok ve müsaitlik kontrolü yapabilme gibi çeşitli özelliklere sahip. Platform, 100'den fazla dilde talepleri anlayabiliyor, teklif hazırlayıp otomatik takip gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, platform, 300 odalı ve çok tarihli organizasyonları bile saniyeler içinde yönetebiliyor. Sektörün en karmaşık alanı: Grup rezervasyonları Pascal Mathis, yatırım kararını şu sözlerle açıkladı: “Lobby, seyahat sektörünün en karmaşık ama en değerli alanlarından biri olan grup rezervasyonlarını hedef alıyor. Bu alanda gerçek bir sorunu çözen güçlü bir teknoloji geliştirdiler.” Lobby CEO’su Romy Abbrederis ise, bu yatırımın yalnızca otelcilik dışına çıkmalarını değil, tüm turizm sektörüne yayılmalarını sağlayacağını vurguladı. Hızlı entegrasyon ve esnek kullanım imkanları Lobby platformu, işletmelerin mevcut sistemleriyle kolayca entegre olabiliyor. Gmail ve Outlook ile entegre olabilen platform, ayrıca PMS sistemleriyle bağlantı kurabiliyor ve işletmelere hızla 4 gün içinde entegrasyon, 2 gün içinde kurulum sağlıyor. Ayrıca, işletmeler tamamen otomatik bir sistem ya da insan onaylı (human-in-the-loop) bir model tercih edebiliyor.

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor Haber

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor

Dünyanın en büyük ve en önemli turizm fuarlarından biri olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı, bu yıl 60. yıl dönümünü kutlayarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küresel turizmi yeniden dengeye taşıma arayışıyla bugün başlayan fuar, 5 Mart Perşembe gününe kadar dünya genelinden sektör profesyonellerini ağırlayacak. Bu yıl 60. kuruluş yıl dönümünde sektörün geleceğine ışık tutan fuara, 160'ı aşkın ülkeden 5 bin 800'den fazla firma katılıyor. Fuarın, bu yıl "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikayeleri Keşfedin" temasıyla tam kapasite doluluk oranına ulaşarak kapılarını açması dikkati çekti. Fuarın bu yılki en büyük katılımcı ülkeleri arasında Türkiye, Tayland, Mısır ve İtalya başı çekiyor. Sektör profesyonellerine pazar analizi yapma, stratejik ortaklıkları güçlendirme ve yeni iş fırsatları yaratma imkanı sunan dev organizasyon, küresel turizmin nabzını tutacak. Fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonu, bu yıl "Turizmi Dengeye Taşımak" başlığı altında gerçekleştiriliyor. Toplam 17 tematik başlık altında düzenlenen organizasyonda, 400'den fazla uluslararası uzman 200'ü aşkın oturumda söz alacak. İş dünyası, siyaset, akademi ve teknoloji çevrelerinden gelen üst düzey temsilciler, giderek karmaşıklaşan küresel ortamda dayanıklılık, rekabet gücü ve inovasyon stratejilerini mercek altına alacak. Tartışmaların odağında, turizm şehirlerinde oluşan turist yoğunluğunun yerel halkta rahatsızlığa neden olması, iklim değişikliği ve jeopolitik kaymalar gibi unsurlar yer alıyor. Konvansiyonun öne çıkan başlıkları arasında veri odaklı iş modelleri ve yapay zeka uygulamaları dikkati çekiyor. Özellikle turizmde yeni bir evre olarak nitelendirilen acenteli ticaret ve dijital dönüşüm süreçleri uzmanlar tarafından analiz edilecek. Sektördeki değişimler sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor. Etkinlik kapsamında, deneyimsel seyahat, uzun ömür, esenlik, kapsayıcı turizm ile yeni nesil ödeme sistemleri ve kesintisiz seyahat ekosistemleri gibi modern trendler de kapsamlı şekilde masaya yatırılacak. ITB Berlin, bu yıl teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçilerin sorularını 7/24 yanıtlayan yapay zeka destekli sohbet robotu "MIA" ve profesyonel ağ kurma sürecini kolaylaştıran "ITB Navigator" platformu hizmete girdi. Türkiye pavilyonunda 2026 projeksiyonu Türkiye, fuarda özel katılımcıların yanı sıra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde kurulan 700 metrekarelik pavilyonla temsil ediliyor. Türkiye'den toplam 144 firmanın yer aldığı organizasyonda, 51 kurum milli katılım kapsamında Türkiye'nin turizm potansiyelini uluslararası profesyonellere aktarıyor. Türk turizmciler, en önemli kaynak pazarlardan biri olan Almanya'dan gelecek turist sayısındaki artış beklentisiyle 2026 yılı projeksiyonlarını paylaşıyor. Fuardaki tanıtım faaliyetlerinin, Türkiye'nin bu yılki turist hedefine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Bu arada, geçen yıl 170 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği fuarda, bu yıl konuk ülke olarak Angola yer alıyor. Turizm borsası fuarı ITB zorlu bir dönemde kapılarını açıyor Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, ITB Berlin Fuarı'nın açılışına ilişkin konuşmasında, ITB'nin zorlu bir dönemde kapılarını açtığını belirterek, Orta Doğu'daki savaşın uluslararası turizm üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekti. Wegner, "Orta Doğu'daki savaş, turizmin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor." dedi. Çatışmalar nedeniyle on binlerce yolcunun ana transit havalimanlarında mahsur kaldığını anımsatan Wegner, bu durumun birçok tur operatörü ve ziyaretçinin bu yıl ITB'ye katılımını engellediğini belirtti. Wegner, "Seyahatler durma noktasına geldiğinde, dünyaya açılan bir pencere de kapanmış demektir." ifadesini kullandı.

Almanya Demiryolları’nda Siber Saldırı: Bilet Sisteminde Kaos Haber

Almanya Demiryolları’nda Siber Saldırı: Bilet Sisteminde Kaos

Almanya’da son yıllarda artan siber saldırıların hedefinde bu kez Alman Demiryolları Deutsche Bahn (DB) vardı. Alman medyasında yer alan haberlere göre ilk olarak dün Alman Demiryollarının bilet ve rezervasyon işlemlerinin yapıldığı internet sitesi ile cep telefonu uygulamasında teknik arıza yaşandı. İki buçuk saat süren arızada yolcular bilet işlemlerini gerçekleştiremezken, ileri tarihli yolculuklar için rezervasyon yapılması da mümkün olmadı. Dün yaşanan ve sonrasında giderilen teknik arıza bu sabah yeniden yaşandı. İşe gidenler, iş seyahati planlayanlar ve tatilcileri zor durumda bırakan teknik arıza bu kez 3.5 saat sürdü. Deutsche Bahn bilgi teknoloji birimlerince giderilen arıza sonrası internet sitesi ve cep telefonu uygulamasında tüm işlemler normale döndü. Hackerlar sunuculara yapay zekâ destekli uygulama ile aşırı yüklemede bulundu Deutsche Bahn (DB) yetkilileri yaptıkları açıklamada, iki günde yaşanan teknik arızaların siber saldırıdan kaynaklandığını bildirdi. Yetkililere göre siber saldırıyı gerçekleştiren bilgisayar korsanları sunuculara yapay zeka destekli uygulama ile aşırı yüklemede bulundu, web sitelerinde ve cep telefonu uygulamalarında yoğunluk oluşturdu ve erişilemez hale getirdi. Alman Der Spiegel dergisi ise saldırının arkasında Rus bilgisayar korsanlarının olduğundan şüphelenildiği bilgisini paylaştı. Almanya son yıllarda siber saldırıların hedefinde Almanya’da resmi ve özel şirketlere yönelik siber saldırılar son yıllarda artarak devam etti. Federal Meclis dahil olmak üzere Alman kurumlarına yönelik siber saldırıların 2024 yılında verdiği toplam zarar 289 milyar euroyu geçti. Bunun 179 milyar euroluk kısmı doğrudan siber saldırılardan kaynaklanırken, geri kalanı veri ve ekipman hırsızlığı ile dijital casusluk ve sabotajlardan oluştu. Federal Bilişim, İletişim ve Yeni Medya Birliği (BITKOM) tarafından yapılan araştırmalara göre Almanya’da 2024 yılında farklı alanlarda faaliyet gösteren Alman şirketlerin yüzde 81’i veri hırsızlığı, casusluk ve sabotaj gibi siber saldırılara hedef oldu. Verilere göre söz konusu saldırılardan her 10 Alman şirketinden 8’i etkilendi. Saldırıların ağırlıklı olarak Rusya ve Çin kaynaklı olduğu varsayılıyor.

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede Haber

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede

AKTOB Başkanı Kaan K. Kavaloğlu ev sahipliğinde, bugün Antalya Kremlin Palace Hotel’de düzenlenen yemekli toplantıda, turizm sektörü temsilcileri turizm sektöründeki geliişmeleri değerlendirdi. Turizmin yeni yol haritasını açıklayan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin artık ziyaretçi sayısından çok kişi başı gecelik gelire odaklandığını söyledi. "Türkiye Küresel Pazarda Gücünü Korudu" Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel turizm verileri hakkında bilgi verdi. Kavaloğlu, dijitalleşme ve yapay zekanın turizme etkilerinden, Baltık pazarı ve bisiklet turizmine ilişkin genel değerlendirmelerde bulundu. Letonya, Litvanya ve Estonya pazarlarının istikrarlı büyüme gösterdiğini, Litvanya pazarının 2025 yılında yüzde 161 artışla 250 bin ziyaretçiyi aştığını söyledi. Baltık turistlerinin kişi başı yaklaşık 1.100 Euro harcama potansiyeliyle önemini ifade etti. Kavaloğlu, 2025 yılının küresel turizm açısından tarihi bir eşik olduğunu belirterek, uluslararası turist sayısının 1 milyar 523 milyona ulaştığını ve küresel turizm gelirlerinin yüzde 5 artışla 1,9 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ise yüzde 6’lık gelir artışıyla küresel pazardaki güçlü konumunu koruduğunu söyledi. "5 Yılda 125 USD Gelir Hedefi Yakalayabiliriz" AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin turizm vizyonunda nitelikli büyümenin öncelik haline geldiğini ifade etti. Kavaloğlu, geçmiş yıllarda 80 dolar bandında seyreden ortalama gecelik gelirin bugün 110 dolara yaklaştığını ifade ederek, bu artışın sürdürülebilir bir gelir modeline geçişin göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın önemli turizm destinasyonları olan İspanya ve Fransa'da ortalama gecelik gelirin 125 dolar seviyesinde olduğunu, Antalya’nın bu seviyeyi beş yıllık süreçte yakalayabileceğini dile getirdi. Turizmde dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. “Turizm sadece otel değil” Antalya turizminin başarısının yalnızca konaklama tesisleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Kavaloğlu, sektörün geniş ve birbirine bağlı bir yapıdan oluştuğuna dikkat çekti. Turizmi bir ekosistem olarak tanımlayan Kavaloğlu, havalimanında görev yapan emniyet personelinden otelde misafiri karşılayan çalışanlara, kat hizmetlerinden mutfak ekiplerine kadar herkesin bu zincirin parçası olduğunu söyledi. "Turizmin Geleceği Yapay Zekada" Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. "Kavaloğlu’ndan Sektöre Uyum ve İş Birliği Çağrısı" Kavaloğlu, turizmde kalıcı gelir artışı için tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, transfer şirketlerinden seyahat acentalarına, tur operatörlerinden yer hizmetleri personeline kadar geniş bir yapının koordinasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi.

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Yılmaz: “Küresel istihdamın %25’i yapay zekâdan etkilenecek" Haber

Yılmaz: “Küresel istihdamın %25’i yapay zekâdan etkilenecek"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ gündemiyle ATO Congresium’da gerçekleştirilen 14. Çalışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, dijitalleşmenin iş dünyasındaki üretim süreçlerinde ve mesleklerde değişim ve dönüşüme yol açtığını dile getirerek, "Dünya Ekonomik Forumu’nun bu konuda çalışmaları var. Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor. Bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor. Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek ve özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecek. Özellikle ofis ve büro işleri ile medya, yazılım ve finans gibi mesleklerde de yapay zekânın etkisi giderek artıyor. Bu süreç, çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir değişimi beraberinde getirmektedir. Bu gelişmeler karşısında doğru tutum, teknolojiyi, insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendiren bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşımda yatmaktadır" ifadelerini kullandı. "Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiği zayıflatabiliriz" Dijital Türkiye vizyonunun temel unsurlarından birinin kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin dijital dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması olduğunu söyleyen Yılmaz, "Teknolojinin dinamik yapısını dikkate alarak, bu süreci çerçeve düzenlemeler ile yönetmenin daha anlamlı olduğuna inanıyoruz. Bu alanlarda dünyada da henüz çok oturmuş, standart diyebileceğimiz düzenlemeler yok. Dolayısıyla yol yürürken yeni yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiğini zayıflatabiliriz. Bizim dijital düzenlemelerle ilgili temel yaklaşımımız çerçeve düzenlemeler yapıp, gelişmelere göre bu düzenlemelerimizin uyum sağlayacağı bir süreç yönetimi yapmaktır" diye konuştu. "Yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır" Orta Vadeli Program'da ve çeşitli dokümanlarda bu alana ilişkin politikaların ana çerçeve itibarıyla ortaya konulduğunu aktaran Yılmaz, "Bu süreçte uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır. Geçtiğimiz yıl Ekonomi Koordinasyon Kurulumuzda da yeni nesil çalışma modellerine ilişkin sosyal taraflarla diyalog çerçevesinde yürütülen mevzuat hazırlıklarında gelinen son noktayı değerlendirmiştik. Kadınların iş ve aile yaşamını dengeli bir şekilde sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi, Nüfus Politikaları Kurulumuzda da detaylı bir şekilde ele aldığımız hususların başında gelmektedir. Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatı ile iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın. İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin. Bu genel kalkınma modelimiz ve nüfus politikalarımız anlamında da çok stratejik bir mesele. Bunu mutlaka başarmak durumundayız. Bunu yaparken çalışma hayatımızdaki genel ilkeleri de zedelemeden başarmak durumundayız" ifadelerine yer verdi. İşçi ve işveren sendikalarının dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatının temel denge unsuru olarak sosyal diyaloğun güçlenmesi ve katılımcı yönetişimin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bu süreçte sendikalar, dijital platformlarda çalışanların statüsü, yeni nesil çalışma modelleri, algoritmik yönetim uygulamaları ve veri koruma gibi konularda çözüm üreten ve politika süreçlerine katkı sunan en önemli paydaşlar arasında yer almaktadır. Genç kuşak çalışanların esnek, hibrit ve dijital odaklı çalışma tercihleri ise sendikal yapılara örgütlenme stratejilerini yenileme ve yeni iletişim kanalları geliştirme yönünde önemli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye’nin köklü sendikal geleneğinden güç alan sendikalarımızın dijital çağın gerektirdiği yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloga açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu husus hem çalışanlarımızın haklarının korunması hem de çalışma hayatının geleceğine yön verilmesi anlamında değerlidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.