Hava Durumu

#Yangın Güvenliği

TOURISMJOURNAL - Yangın Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yangın Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Otellere kapatma uyarısı: Son tarih 31 Mayıs Haber

Otellere kapatma uyarısı: Son tarih 31 Mayıs

Türkiye'de Tüm Otellere Kapatma Uyarısı: 31 Mayıs 2026 Son Tarih Türkiye'deki tüm otel, pansiyon ve benzeri konaklama tesisleri için kritik bir süreç başladı. 10 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile bu işletmeler, yangın güvenliği uygunluk raporlarını 31 Mayıs 2026'ya kadar yetkili makamlara ibraz etmek zorunda. Şartları yerine getiremeyen tesislerin ruhsatları iptal edilerek kapatılma süreci başlatılacak. Yangın Güvenliği Zorunluluğu Neden Geldi? Bu düzenleme, özellikle 2025 yılında Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangını faciasının ardından alınan önlemlerin bir parçası. Yeni uygulama, konaklama sektöründeki işletmelerin yangın risklerini azaltmayı ve can güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Turizm Bakanlığı ve ilgili kurumlar, tüm tesislerin yangın alarm sistemleri, kaçış yolları, yangın söndürücüler ve personel eğitimi gibi standartlara uygunluğunu denetleyecek. Kontrol Süreci Nasıl İşleyecek? Kontroller, yerel belediyeler ve itfaiye müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek. Otel işletmecileri, yangın güvenliği uygunluk raporu almak için başvuruda bulunmalı ve gerekli tüm fiziki düzenlemeleri yapmalı. Sürecin arka planında, Türkiye'nin 2026'da güncellenen Yangın Yönetmeliği ve uluslararası otel güvenlik standartlarına uyum çabası da bulunuyor. Sektör ve Ekonomiye Olası Etkileri Turizm sektörü için bu düzenleme hem bir yükümlülük hem de bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Standartları karşılayamayan küçük ve orta ölçekli tesislerin kapatılma riski, sektörde bir konsolidasyona yol açabilir. Öte yandan, uluslararası gezginler için yangın güvenliği sertifikalı tesislerde konaklama tercihi, Türkiye turizminin kalite algısını yükseltebilir. 2020-2026 döneminde benzer ihlaller nedeniyle kapatılan otel sayısındaki artış, bu konunun ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor.

Turizmde Yangın Düzenlemesi Tartışması Büyüyor Haber

Turizmde Yangın Düzenlemesi Tartışması Büyüyor

Kural çokluğu değil, uygulama birliği hayat kurtarır. Bolu Kartalkaya’da yaşanan ve 78 canımızı kaybettiğimiz facianın ardından doğru dersler çıkarılmasını hepimiz isteriz. Bu yangın felaketinden sonra, turizm tesislerinde yangın güvenliğiyle ilgili düzenlemelerin sıkılaştırılması elbette yerindedir. Kimsenin buna itirazı yok. İtiraz, yöntemedir; itiraz, sahadan kopuk kararlaradır. Bugün gelinen noktada turizmci, yangına dayanıklı kapı bulamıyor. Bulsa ödeyemiyor, ödese taktırmaya süre yetmiyor. Ve en acısı, tüm bu karmaşanın sonunda suçlu ilan edilen yine işletmeci oluyor. Resmî düzenlemeye göre, otellerin 31 Mayıs’a kadar yangına dayanıklı kapılarını ve yangın merdivenini tamamlaması gerekiyor. Aksi hâlde ruhsat iptali gündemde. Kâğıt üzerinde bakıldığında “makul” görünen bu süre, sahaya indiğinizde gerçeklikle örtüşmüyor. Türkiye genelinde yüz binlerce odayı kapsayan bu zorunluluğun, mevcut üretim kapasitesiyle karşılanması fiilen çok zor gibi görünmüyor. Yangına dayanıklı bir kapının tanesi 25 bin ile 35 bin TL arasında değişiyor. Ortalama büyüklükte bir otel için bu rakam milyonları buluyor. Sadece kapı değil; yangın merdiveni, dedektör sistemi, kapı otomasyonları, montaj ve işçilik eklendiğinde maliyet çok yüksek meblağları buluyor. Bugün turizmci, artan enerji giderleriyle, personel maliyetleriyle, düşük kârlılıkla ayakta kalmaya çalışırken bir yükün daha altına giriyor. Bir başka sorun ise tedarik. Yangına dayanıklı kapı üreten fabrika sayısı sınırlı. Yıllık üretim kapasiteleri belli. Bugün herkes aynı anda sipariş verdiğinde, bu kapıların üç-beş ayda değil, bir yılda bile yetişmesi zor. Üstelik Antalya, Bodrum gibi sezonu erken açan bölgelerde inşaat ve tadilat yapmak fiilen mümkün değil. Turist var, trafik var, sezon baskısı var. Tüm bunlara ek olarak, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler de turizm sektörünü doğrudan etkilemektedir. ABD–İsrail–İran hattında devam eden gerilim ve savaş, zaten kırılgan olan turizm dengelerini daha da belirsiz hâle getirmektedir. Böyle bir ortamda turizmci, sadece iç düzenlemelerin değil, dış risklerin de baskısı altında kalmaktadır. Sektörün geleceği öngörülemez bir hâl alırken, mevcut yükümlülüklerin bu gerçeklikten bağımsız şekilde dayatılması, turizm işletmeleri için telafisi zor bir yıkıma dönüşebilir. Burada sorulması gereken soru şudur: Biz güvenliği mi sağlamak istiyoruz, yoksa kağıt üzerinde sorumluluktan mı kurtulmak istiyoruz? Yangın güvenliği; “31 Mayıs’a kadar yap, yapmazsan kapatırım” denilecek kadar basit bir konu değildir. Bu bir geçiş süreci işidir. Planlama ister finansman ister sektörle diyalog ister. Kredi desteği olmadan, süre uzatılmadan, üretim ve ithalat kolaylaştırılmadan bu yükün altından kolay kolay kalkamaz. Sahada karşılaşılan bir diğer önemli sorun ise, denetimlerdeki uygulama birliğinin olmamasıdır. Her gelen itfaiye yetkilisinin farklı bir görüş bildirmesi, turizmcinin kafasını ciddi şekilde karıştırmaktadır. Bir denetimde “iki yangın merdiveni yeterli” denilirken, bir başka denetimde “olmaz, mutlaka üç yangın merdiveni yapılmalı” denilebilmektedir. Bir yetkili için 30 dakika yangına dayanıklı kapı yeterliyken, bir diğeri 45 dakika şart diyebilmektedir. Hatta kimi denetimlerde, odaların doğrudan dış ortama açılması durumunda yangın merdivenine gerek olmadığı söylenirken, başka bir denetimde “her koşulda yangın merdiveni zorunludur” yaklaşımıyla karşılaşılmaktadır. Bu çelişkili uygulamalar, iyi niyetle yatırım yapmak isteyen işletmeciyi yanlış ve geri dönüşü olmayan adımlara sürüklemektedir. Sahada bizzat gördüğüm bazı oteller, yangın merdiveni yapılacak diye adeta mimari bir ucubeye döndüğü, üstelik binanın statik yapısı da ciddi şekilde zarar gördüğü kanaatindeyim. Bazı tesislerde oda yıkılarak merdiven açılmış, bu da güvenliği artırmak yerine yeni riskler doğurmuştur. Özellikle Akyaka gibi bölgelerdeki iki katlı, balkonlu otellerde; balkondan sarkıtıldığında rahatlıkla zemine ulaşılabilecek yapılar varken, her koşulda yangın merdiveni dayatması hem tesisin dokusunu hem de çevresel estetiği bozmaktan öteye geçmemektedir. Yangın güvenliği elbette vazgeçilmezdir; ancak her tesise aynı kalıptan çözüm dayatmak, güvenlik üretmez, sorun üretir. Sahaya, yapıya ve bölgenin gerçeklerine göre esnek, bilimsel ve standartlaştırılmış bir yaklaşım benimsenmelidir. · Turizmci yangın tedbirlerine karşı değil. · Turizmci güvenliğe karşı hiç değil. · Ama turizmci, gerçekçi olmayan tek taraflı dayatmalara karşı. · Bugün gelinen noktada yapılması gereken bellidir: Kredi ve teşvik mekanizmaları devreye alınmalıdır. Yerli üretim desteklenirken, geçici olarak ithalatın önü açılmalıdır. · Her otel, kendi fiziki koşullarına göre denetlenmeli; “tek tip çözüm” dayatmasından vazgeçilmelidir. Aksi hâlde kapılar yangına dayanıklı olur ama oteller kapalı kalır. O zaman kaybeden sadece turizmci değil, bu ülkenin turizmi olur. Ve unutmayalım: Yangın güvenliği, akılla yapılır. Panikle değil.

Uludağ’da Oteller Şantiyeye Döndü: 31 Aralık Son Tarih Haber

Uludağ’da Oteller Şantiyeye Döndü: 31 Aralık Son Tarih

Kış turizminin önde gelen tatil merkezlerinden Uludağ yaklaşan kış sezonu öncesi eksiklerini tamamlamaya çalışan otellerin şantiye alanına döndü. Cumhurbaşkanlığı yönetmeliğine istinaden 31 Aralık 2025 tarihine kadar eksiklerini tamamlamayan otellerin çalışma ruhsatları iptal olacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından faaliyet izni durdurulan 16 tesisten 10 tanesi mahkemeye başvurup bu kararı iptal ettirmişti. Şimdi gözler eksiklerin tamamlanmasının ardından otellerin yeniden faaliyete geçmesinde. Bolu Kartalkaya'da faaliyet gösteren Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 36'sı çocuk 78 kişi hayatını kaybetti. Bu olaydan 3 ay sonra 27 Mart 2025'te Uludağ'daki Kervansaray Otelde meydana gelen yangında ise Kayak hocası Yahya Usta ile kayak şampiyonu oğlu Berkin Usta ve eşi Fikriye Usta hayatlarını kaybetti. Yaşanan acı olaylar sonrası belediyeler ve devletin diğer ilgili kurumları, ülke genelinde otel ve yurt gibi yapılarda denetimlerini artırdı. Oluşan hassasiyet sonrası sıkı denetimler gerçekleştiren ilgili kurumlar birçok işletmeyi denetleyerek 16 tesisin çalışma ruhsatlarını iptal etti. Kartalkaya'daki facianın ardından Uludağ'da faaliyet gösteren otelleri denetleyip tek tek eksiklerini tespit eden Bursa Büyükşehir Belediyesi Ağaoğlu, Bof, Karinna, Kaya ve Grad Yazıcı'nın da aralarında bulunduğu Uludağ'daki otellerin neredeyse tamamının çalışma ruhsatını iptal etti. Ardından ruhsatlarını iptal ettiği otellere tebligat gönderen Büyükşehir Belediyesi tanıdığı 15 gün süre zarfında otellerin tüm eksiklerini tamamlamasını istedi. Ancak 10 otel ek süre tanımayan Büyükşehir Belediyesi'ne dava açıp yürütmeyi durdurma kararı aldı. Verilen süre içerisinde eksikliklerini tamamlamayan işletmelerle ilgili denetim ve incelemeler devam ederken 1 Temmuz 2025'te Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan ve Resmi Gazete'de de yayınlanarak yürürlüğü giren yönetmelik nedeniyle halihazırda devam eden işlemler durdu. Yangın yönetmeliğine uymadığı tespit edilen bazı işletmelerin mühürlenmesi gerekirken binaların yangından korunması hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte otel ve yurt gibi işletmelere 12. ayın 31'ine kadar eksikliklerini tamamlaması için süre tanınmış oldu. Bu kararla birlikte halihazırda yapılan denetimler ve uygulanması düşünülen cezai kararlar da askıya alındı. Cumhurbaşkanlığı yönetmeliğine göre otellere eksiklerini tamamlamaları için verilen sürenin tamamlanmasına 83 gün kala Bursa Uludağ'da hareketlilik arttı. Birinci ve İkinci Oteller Bölgesi eksiklerini tamamlamaya çalışan otellerin adeta şantiye alanına döndü. Uludağ'daki Oteller Bölgesinin şantiye alanına dönmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Yangın Güvenliği ve Yapı Denetimi Uzmanları şunları söyledi: "Bu süreçte sadece fiziki eksikliklerin değil, personel eğitimi, acil durum senaryoları ve yangın tatbikatlarının da tamamlanması gerekiyor. Yangın yönetmeliğine uygunluk, sadece ruhsat almak için değil, can güvenliği için bir zorunluluktur. Bu sürecin sonunda eksiklerini tamamlayan işletmelerin hem güvenli hem de sürdürülebilir turizm hizmeti sunmaları mümkün olacaktır. Son yıllarda yaşanan otel yangınları, özellikle Kartalkaya ve Uludağ'daki trajik olaylar, yangın güvenliği konusunda ülke çapında ciddi bir farkındalığa sebep oldu. Bu tür yapıların yangına karşı dayanıklılığı, tahliye planları ve algılama sistemleri hayati öneme sahip. Cumhurbaşkanlığı yönetmeliğiyle tanınan 31 Aralık 2025 süresi, sadece bir idari zorunluluk değil; aynı zamanda insan hayatını korumaya yönelik kritik bir eşiktir"

TATİL ÖNCESİ İŞLETMELERE ÖNEMLİ UYARI: YANGIN GÜVENLİĞİNİ ERTELEMEYİN Haber

TATİL ÖNCESİ İŞLETMELERE ÖNEMLİ UYARI: YANGIN GÜVENLİĞİNİ ERTELEMEYİN

2025 yılı Mart ayında Uludağ’da hizmet veren 20 otelde yapılan son denetimlerde 16 otelin çalışma ruhsatının iptal edilmesi, yangın güvenliğine dair önlemlerin hâlâ yeterince alınmadığını gözler önüne seriyor. Aytes Mühendislik’e göre, turizm sezonunda otellerde istenmeyen olayların yaşanmaması için, bina maliyetinin yalnızca %5 ila %10’unu oluşturan yangın güvenlik sistemlerine öncelik verilmesi gerekiyor. Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte otellerde yangın güvenliği yeniden gündeme geldi. Denetim raporları ise özellikle turizm bölgelerinde yangın güvenliği anlamında ciddi zaaflar olduğunu gösteriyor. Bu tablo, özellikle yoğun konaklamalı tesislerde yangın sistemlerinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. Otellerde yangın anında yaşanabilecek tahliye zorlukları, yüksek katlı yapıların getirdiği riskler ve kapasite artışına bağlı güvenlik zaafları dikkate alındığında; algılama, söndürme, jetfan destekli duman tahliyesi, merdiven ve asansör basınçlandırma, sprinkler uygulamaları ve yönetmelik uyumlu projelendirme gibi sistemlerin eksiksiz biçimde çalışması büyük önem taşıyor. Buna rağmen, uzmanlara göre pek çok tesiste bu sistemlerin ya hiç kurulmadığı ya da doğru projelendirmediği görülüyor. Aytes Mühendislik’e göre, bina maliyetinin yalnızca %5 ila %10’u kadar bir yatırımla hem can ve mal kayıplarının hem de işletme itibarını zedeleyecek durumların önüne geçilebiliyor. Ayrancı: “Yangın Sistemleri Otellerin Güvenlik Zırhıdır” Yangın güvenliği sistemlerinin yalnızca bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda oteller için bir güvenlik zırhı olduğunu vurgulayan Aytes Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ayrancı, “Yapılara uyguladığımız yangın sistemlerinde sadece belediyelerden onay alınmasını değil, sistemlerin gerçekten çalışır olmasını önemsiyoruz. Sprinkler sistemlerinden jetfan destekli duman tahliyesine, merdiven ve asansör basınçlandırmadan yangın pompa istasyonlarına kadar geniş bir çözüm yelpazesiyle çalışıyoruz. Projelendirme öncesinde sistemin uygunluğu ve doğruluğunu mutlaka kontrol ediyor, yangın danışmanları eşliğinde yatırımcıya daha güvenli alternatifler sunuyoruz. Kurulum sonrasında ise sistemi test edip, tüm bileşenlerin eksiksiz çalıştığından emin olduktan sonra işletmeye teslimini yapıyoruz. Bu noktada yangın danışmanlığı katkısı ise kritik. Uluslararası standartlara hakim uzmanlarla çalışarak uzun ömürlü ve yönetmeliğe tam uyumlu sistemleri oluşturuyoruz. Ayrıca tüm sistemlerimizi, binanın yangın anı senaryosuna göre entegre ediyoruz. Acı olayların tekrarlanmaması için, alınacak önlemlerin yalnızca kâğıt üzerinde değil, işleyen yangın güvenliği çözümleriyle desteklenmesi gerekiyor” dedi. “Eksik ya da Yanlış Uygulama Kabul Edilemez” Sahada en çok karşılaşılan problemlerden birinin uygun projelendirme yapılmaması olduğunu belirten Ayrancı, “Yangın pompası kalitesinden su deposu hacmine, sprinkler seçiminden malzeme kalitesine kadar pek çok konuda projeye uygun olmayan tercihlerle karşılaşıyoruz. Bazı yapılarda sistemin hiç kurulmadığına dahi şahit oluyoruz ki bu, özellikle yüksek misafir kapasitesine sahip otellerde kabul edilemez bir durum. Oysa yangın güvenliği tesisatı, toplam inşaat maliyetinin sadece %5 ile %10’u kadar bir yatırımla kurulabiliyor. Bu kadar düşük bir maliyetle can kayıplarının, itibar zedelenmesinin ve uzun süreli hizmet aksamalarının önüne geçmek mümkün” diye konuştu. “Hizmetin Sürdürülebilirliği Sistemin Sürekliliğinden Geçiyor” Yangın güvenlik sistemlerinde yalnızca ilk kurulumun değil, uzun vadeli sürdürülebilirliğin de kritik olduğunu vurgulayan Sinan Ayrancı, “Projelerimizde, garanti süresi boyunca 7/24 teknik destek veriyoruz. Garanti sonrası ise talep halinde bakım sözleşmeleri ve periyodik kontrollerle sistemin daima işler halde kalmasını sağlıyoruz. Ayrıca acil durum senaryolarını yöneten jetfan sistemleri, duman tahliye çözümleri ve havalandırma sistemleriyle, yangın güvenliğini destekleyici çözümler sunuyoruz. Hızlı uygulama, kaliteli malzeme seçimi, uluslararası standartlara uyum ve nitelikli işçilik ilkesiyle hareket ediyoruz. Bizim verdiğimiz en güçlü güvenlik taahhüdü ise sistemin yalnızca görünür değil, gerçekten çalışan ve kayıpların önüne geçen bir yapı olmasıdır. Her projemize bu sorumluluk bilinciyle ve titizlikle yaklaşıyoruz. Turizm sezonunun başladığı bu günlerde, otellerin ve işletmelerin telafisi güç kayıplarla karşılaşmaması için güvenli ve etkin çözümleri yapılarına entegre etmelerini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.