Hava Durumu

#Yangın

TOURISMJOURNAL - Yangın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yangın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TBMM’den karar: %40+ ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı Haber

TBMM’den karar: %40+ ortopedik engellilere ÖTV’siz araç hakkı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, engelli bireylerin ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) muafiyetiyle araç alımına ilişkin düzenlemeyi perşembe günü kabul etti. Kabul edilen değişiklikle birlikte, ortopedik engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayan ve engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan bireyler de belirli koşulları sağlamaları halinde ÖTV'siz araç alım hakkından yararlanabilecek. TBMM Genel Kurulu'nda Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında üç madde daha kabul edildi ve kanuna yeni bir madde eklendi. Kabul edilen düzenlemeyle, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda değişikliğe gidildi. Buna göre engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan, ortopedik engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayacağına karar verilen bireyler, kanun kapsamındaki taşıtları ilk alımda 10 yılda bir kez olmak üzere ÖTV muafiyetiyle satın alabilecek. Düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda ekonomiye ilişkin hükümler de içeren kanun teklifinin görüşmeleri sırasında kabul edildi. Genel Kurul'da verilen önergeyle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda teklife yeni bir madde eklendi. Böylece daha önce tartışma konusu olan bir alan için yeni yasal çerçeve oluşturulmuş oldu. Yapılan değişiklikle Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamındaki taşıtların ilk alımında, ilgili şartları taşıyan kişilere 10 yılda bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV istisnası uygulanacak. Bu hak, özellikle ortopedik engeli bulunmasına rağmen engeli nedeniyle sürücü belgesi alamadığı için mevcut uygulamadan yararlanamayan kişileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Türkiye'de halihazırda yüzde 90 ve üzeri engellilik oranına sahip bireyler, belirlenen fiyat sınırları dahilinde ÖTV ödemeden araç satın alabiliyor. Daha düşük engellilik oranlarında ise araçta özel tertibat şartı aranıyor. Yeni düzenleme, bu çerçeveyi değiştirerek, ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan yüzde 40 ve üzeri engelli bireylerin de muafiyet kapsamına alınmasını öngörüyor. Önceki uygulamada motor silindir hacmi de belirleyici kriterler arasında yer alırken, yeni çerçevede araçların vergiler dahil satış bedeli ile yerlilik oranı esas alınıyor. 2 milyon 873 bin 900 lira altındaki araçlar ÖTV ve MTV muafiyetiyle satın alınabilecek araçlara ilişkin mali sınırlar da geçerliliğini koruyor. Buna göre 1 Ocak 2026 itibarıyla bu kapsamda alınabilecek otomobillerin, motor silindir hacmine bakılmaksızın vergiler dahil toplam satış bedelinin 2 milyon 873 bin 900 liranın altında olması gerekiyor. Düzenleme kapsamında satın alınan araçların belirli bir süre boyunca satılamaması da mevcut sistemin önemli unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Bu süre dolmadan satış yapılması halinde, muafiyet kapsamında ödenmeyen ÖTV'nin tahsil edilmesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle araç alımında hak sahiplerinin yalnızca fiyat ve model kriterlerini değil, satış kısıtlamalarını da dikkate alması gerekiyor. 'Yerlilik' şartı Son düzenlemeyle birlikte ÖTV'siz araç satışlarında, aracın en az yüzde 40 yerlilik şartını karşılaması da aranıyor. Yerlilik oranı şartı ve fiyat sınırı nedeniyle ÖTV muafiyeti kapsamında alınabilecek model sayısı da belirli araçlarla sınırlı kalıyor. Başta yerli araç Togg olmak üzere, Türkiye'de montajı yapılan markalardan olan Fiat, Renault, Toyota, Hyundai gibi markaların ekonomik modelleri bu araçlar arasında yer alıyor. Emeklilere ÖTV'siz araç hakkı geliyor mu? Bazı haberlerde emeklilere yönelik ÖTV'siz araç düzenlemesinin yasalaştığı öne sürülse de, teklif henüz Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmiş değil. CHP Kocaeli Milletvekili Kamil Durmaz tarafından hazırlanan teklif, 27 Şubat'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bu nedenle söz konusu düzenleme şu aşamada yürürlüğe girmiş değil. Teklifin yasalaşabilmesi için önce Genel Kurul'da kabul edilmesi, ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi gerekiyor. Teklifin kabul edilmesi halinde ise düzenleme tüm emeklileri kapsamayacak. Teklif metninde yer alan çerçeve, belirli statüdeki hak sahipleriyle sınırlı tutuluyor. Buna göre teklif, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamındaki esnaf ve sanatkârlar ile Bağ-Kur kapsamında yaşlılık aylığı alanları kapsıyor. Teklif metninde kapsam, tüm emekliler yerine bu gruplarla sınırlandırılıyor. Teklif kabul edilirse başvuru şartları nasıl olacak? Teklife göre bu hakkın, emeklilik tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılması öngörülüyor. Düzenlemeden yararlanabilecek kişiler için bu imkânın bir defaya mahsus tanınması planlanıyor. Alınacak aracın binek otomobil olması, ticari araçların ise kapsam dışında tutulması öngörülüyor. Ayrıca ÖTV'siz alınan aracın satın alma tarihinden itibaren beş yıl boyunca satılamaması, devredilememesi ya da üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulamaması planlanıyor. Bu süre dolmadan aracın elden çıkarılması halinde, ödenmeyen ÖTV'nin gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesi gündeme gelebilecek. Ayrıca teklifte, deprem, sel, kaza ya da yangın gibi nedenlerle aracın kullanılamaz hale gelmesi durumunda yeniden hak tanınabileceği belirtiliyor. Teklif, 2 Mart 2026 itibarıyla TBMM'de üç ayrı komisyonda bekliyor. Esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edilen teklif, tali komisyon olarak ise Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda bulunuyor. Önceki uygulamada şartlar nasıldı? ÖTV’siz araç alımında önceki uygulama daha dar bir çerçeveye dayanıyordu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın rehberine göre, engellilik oranı yüzde 90 ve üzeri olanlar belirlenen parasal sınır içindeki araçları ÖTV istisnasıyla alabiliyordu. Engel oranı yüzde 90’ın altında kalanlar için ise istisna, kişinin engeline uygun hareket ettirici özel tertibatlı araç alması ve buna ilişkin sağlık kurulu raporu ile diğer teknik şartları karşılaması halinde uygulanıyordu. Bu araçlar için istisnadan yararlananlar da aracı belirli süre dolmadan sattığında ödenmeyen vergiyle karşı karşıya kalabiliyordu. Eski sistemde teknik ölçütler de daha belirgindi. Önceki rehberlerde, binek otomobiller için motor silindir hacmi sınırı önemli bir kriter olarak yer alırken, yeni çerçevede bu yaklaşım büyük ölçüde terk edildi. Gelir İdaresi’nin 2025 rehberi ve 2025 faaliyet raporunda, istisna kapsamındaki araçlarda motor hacminden çok vergiler dahil bedel sınırı, yerli katkı oranı ve yararlanma süresinin öne çıktığı görülüyor. Buna göre son dönemde yapılan değişikliklerle istisnada beş yıllık süre 10 yıla çıkarılırken, araçlarda en az yüzde 40 yerli katkı şartı da getirildi.

78 kişinin hayatını kaybettiği otel faciasında bilirkişi raporu tamamlandı Haber

78 kişinin hayatını kaybettiği otel faciasında bilirkişi raporu tamamlandı

Bolu’da Kartalkaya Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasında bilirkişi heyeti raporu tamamlandı. Raporda Bolu Belediyesi ve Bolu İl Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1. derece kusurlu bulundu. Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında da 31 kişi gözaltına alınmıştı. Aralarında otelin sahibi Halit Ergül, genel müdürü Emir Aras, itfaiyeden sorumlu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İl Özel İdare Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İtfaiye Müdür vekili Kenan Coşkun’un da bulunduğu 22 şüpheli tutuklanmıştı. Yangının çıkış nedeni belli oldu Grand Kartal Otel’de incelemelerini tamamlayan bilirkişi heyeti, hazırladıkları raporu Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Uzman ekiplerin hazırladıkları raporda yangının 03.16 sıralarında otelin 4’üncü katında bulunan restoran kısmındaki grill plate cihazının açık olması ve termostatının çalışmaması nedeniyle aşırı ısınmadan kaynaklı toplama kabında bulunan yağda aşırı ısınma ve buharlaşmayla meydana geldiği, ardından da çöp bidonuna sıçrayarak büyüdüğü ve LPG fleksi hortumunu eritmesinin ardından çıkan gazın alev almasıyla yangının büyüdüğü bilirkişi raporuna eklendi. "Asansör boşluklarının baca vazifesi gördüğü" Asansör boşluklarının baca vazifesi görmesi nedeniyle yangın dumanlarının tüm katlara yayıldığı belirtilen raporda, "Resepsiyon görevlisinin yangını öğrenmesiyle insanları tahliye edilmesi için uyarılmasında gecikmesi, yangın uyarı sistemlerinin çalışmaması veya yetersiz olması, çalışanların otopark ve lobi giriş kapılarını açarak ateşin ve dumanın otel içinde hızla yayılmasına sebep olması, personelin yangına müdahale konusunda bilinçsiz olması, merdiven ve asansörler otelde sonradan yapılan tadilat esnasında çatıdan doğal atmosfere çıkışları kapatılarak 11’inci ve 12’inci kat yerleşim yeri olarak düzenlendiğinden yangın gazları merdivenleri baca olarak kullanmış ancak dış atmosfere tahliye edilemedikleri için kısa sürede tüm oda katlarının süratle zehirli ve yanma gücü yüksek gazlarla doldu. Asansör boşluklarının baca vazifesi gördüğü, yangının ve dumanın diğer katlara yayılmasında etkili olduğu görüldüğünden binadaki tüm asansörlerin ve özellikle makine dairesi asansörlerin yeterli havalandırma ve dumandan arındırma bacası bulunmadığı, dumanın katlara yayılmasını engelleyecek asansör kuyularının basınçlandırılmadığı, dosya kapsamında asansör basınçlandırma hesapları yer almamıştır" denildi. "LPG depoları ve dağıtım hatları ile ilgili tesisat kurulum ve onay belgeleri talep edilmemiş, sorgulanmamıştır" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2008 yılından bu yana oteli 13 kez denetlediği ifade edilerek, "Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin özellikle can ve mal güvenliği, personelin niteliği ve eğitim düzeyi başta olmak üzere gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri tespit etmedikleri saptanmıştır. Bina tahliye planları ve yangın ekipleri oluşturulmuş mu? Isı kaynakları kontrolü yangın emniyeti açısından önemli olmasına rağmen değerlendirilmemiştir. Heyetimizce yerinde yapılan incelemede muhtelif akaryakıt tankları, depoları, standart dışı bidonlarda benzinler, muhtelif LPG tüplerinin dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Parlayıcı ve patlayıcı madde değerlendirmesi, LPG ve doğal gaz algılama dedektörü hususu yangın emniyeti açısından çok büyük önem arz etmesine rağmen hiç değerlendirilmemiştir. Tesiste bulunan LPG depoları ve dağıtım hatları ile ilgili tesisat kurulum ve onay belgeleri talep edilmediği ve sorgulanmamıştır. Özellikle insan yoğun alanlarda LPG kullanımından kaynaklanabilecek tehlikeler için gerekli risk analizleri yapılmamıştır" ifadeleri kullanıldı. "İtfaiye tesis bünyesinde denetimi eksik yaptı" Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ile ilgili bahse konu eksikliklerin can ve mal güvenliği açısından oluşturdukları tehlikeler dikkate alındığında "İtfaiye yetkililerinin tespit ettikleri eksiklikleri mutlaka elektronik ortamda kayıt altına alması, raporun tutulduğu gün iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermeye yetkili olan İl Özel İdaresi/Valilik ile tesisin tüm birimleriyle bütünleşik turizm işletmesi olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine bildirmesi gerekirdi. Söz konusu kritik bildirimin yapılmamasından dolayı talep üzerine tesis bünyesinde denetimi eksik yapan itfaiye yetkililerinin görevlerini gereği gibi ifa etmediğinden dahili olan yetkililerin cezai sorumlulukları ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Otel ile ilgili yapı ve yapı kullanım ruhsatı verme, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatlandırılması ve önceden ruhsatlandırılması yapılan yerlerin denetimlerinin İl Özel İdarelerinin yetki ve sorumluluğunda olduğu, otelde yangına karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını periyodik sürelerde olmasa da denetleme görev ve sorumlulukları bulunmaktadır" denildi. "İhmalleri gerçekleştiren yetkili ve sorumluların birinci derecede asli kusurludur" Gerekli tüm denetimlerin özensiz ve yetersiz yapılması sebebiyle 2 bakanlık ve 2 kurumun 1. derece kusurlu olduğu eklenen raporda, "İhmaller zincirinin olayın gerçekleşmesi, engellenememesi, yayılması ve çok fazla kişinin hayatını kaybetmesiyle doğrudan ilişkili ve illiyet bağının birçok noktadan birden fazla kere kuruldu. Otelin işletme belgesini veren ve onaylayan Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri inceleme konusu olayda denetim süreçlerinde yetersiz kaldıklarından, Bolu İl Özel İdaresi yetkilileri gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkilileri gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri gereği gibi işlemediklerinden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından birinci derecede etkili olmuşlardır" diye raporda kusur belirtildi.

Erzurum’da Denetimler Sonrası 11 Otele Mühür Vuruldu Haber

Erzurum’da Denetimler Sonrası 11 Otele Mühür Vuruldu

ERZURUM (İHA) - Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bolu Kartalkaya’daki yangın felaketinin ardından Erzurum’da bir denetim komisyonu kurulduğunu açıkladı. Yapılan kontrollerde, şehir merkezindeki 20 otelden 11’inin turizm işletme veya basit konaklama belgesi bulunmadığı tespit edilerek mühürlendi. Belediyeler tarafından kapatılan bu işletmelerin faaliyetlerine son verildi. Vali Çiftçi, "Palandöken Kayak Merkezi'nde de 11 tane turizm işletme belgeli tesis var. Bunların da şu anda denetimleri devam ediyor. Bunların gerek yangın denetimleriyle ilgili, gerekse teknik denetimlerle ilgili çalışmaları devam ediyor. İnşallah onlar da neticelendiğinde sonuçlarını paylaşacağız" dedi. SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÖNLEM ARTIRILIYOR Başıboş sokak köpekleriyle ilgili de denetimlerin sıkılaştırıldığını belirten Çiftçi, Şubat ayında olağanüstü bir toplantı yapıldığını ve belediyelere gerekli tedbirlerin iletildiğini ifade etti. Nüfusu 25 bini aşan ilçelerde bu sorumluluğun belediyelere ait olduğunu vurgulayan Vali, "İlimizde kapsama giren Horasan, Pasinler, üç tane merkez belediyemiz ve büyükşehir belediyesi var. Konu hassas. Bir vatandaşımızın canına, malına herhangi bir halel geldiğinde biz bundan vicdan azabı duyuyoruz. Yani kimsenin başına böyle bir şey gelsin istemiyoruz. Onun için tedbirleri sıkılaştıracağız" dedi. DİLENCİLİKLE MÜCADELE DEVAM EDİYOR Erzurum’da dilencilikle mücadele kapsamında da çalışmalar sürdüğünü belirten Çiftçi, "İhtiyaç sahibi olanlar valiliğimize, kaymakamlıklarımıza, belediye ve sivil toplum kuruluşlarına müracaat etsinler. Biz ihtiyaç sahiplerine her türlü yardımı, desteği vermeye hazırız. Ne kendileri ne de çocukları dilenmesinler. Biz cami önlerinde, AVM önlerinde, başka yerlerde, pazarda, sokakta, caddede kimsenin dilenmesini istemiyoruz. İhtiyacı olanlar bize başvursunlar. Biz bütün ihtiyaçlarını görelim" şeklinde konuştu. Ramazan ayında 38 dilenci hakkında idari işlem yapıldığını belirten Çiftçi, emniyet ve jandarma ekiplerinin denetimlerini sıklaştıracağını ifade etti.

Başkan Aras: "Bölgemizde Deprem Riski Düşük" Haber

Başkan Aras: "Bölgemizde Deprem Riski Düşük"

MUĞLA (İHA) - Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin 2025 Şubat ayı encümen toplantısı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın başkanlığında, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun’un ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıda, bölgedeki temel sorunlar ele alınarak ortak akıl ve dayanışma ile sürdürülebilir çözümler üretilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras, "Bugün burada, Kıyı Ege Bölgesi’nin sorunlarını ele alıyor ve ortak çözümler üretmek için dayanışma içinde hareket ediyoruz. Afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak, demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkmak, özgür basını savunmak, çevreyi ve hayvan haklarını koruyarak sürdürülebilir çözümler geliştirmek için çalışmaya, üzerimize düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz. Kıyı Ege Belediyeleri olarak, ortak akıl ve bilimsel yöntemlerle kentlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Halkımızın refahı ve bölgemizin gelişimi için birlikte üretmeye, birlikte çözüm bulmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "DEPREM VE TSUNAMİ RİSKİ AZ" Başkan Aras, bölgede artan sismik hareketlilik nedeniyle deprem ve tsunami riskinin değerlendirildiğini belirterek, "Deprem gerçeğini göz ardı etmeden kentlerimizin dirençliliğini arttırmalıyız. Son zamanlarda bölgemiz bir deprem ve tsunami riskiyle karşı karşıya. Santorini Adası’nda gerçekleşen sismik hareketlilik bölgemizi de etkileme ihtimali var. Biz de Ege Bölgesi’nin belediye başkanları olarak muhtemel deprem tehditlerine karşı toplanarak Deprem Eylem Planı için istişarelerde bulunduk. Ayrıca Muğla’da da koordinasyon toplantıları gerçekleştirdik. AFAD ile yaptığımız toplantıya alanında uzman kişiler de katıldı. Bu toplantıda Muğla’nın ve Ege Bölgesi’nin muhtemel depremlerden ve tsunami riskinden uzak olduğunu uzmanlarımız ifade ettiler" dedi. Aras, risk düşük olsa da hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ve turistler için herhangi bir tehlike olmadığını vurguladı. SAHTE İÇKİ VE YANGIN ENDİŞELERİ Turizm bölgelerinde yaşanan olumsuz gelişmelere de değinen Aras, "Bu zamana kadar yüzlerce vatandaşımız sahte içkiden hayatını kaybetti. Ayrıca bu durum turistleri de tedirgin ediyor. Ülkemize gelen turistler sahte içki konusunda uyarılıyor. Yalnızca sahte içki konusunda değil, son dönemde Bolu’da yaşanan otel yangını da çok üzücü bir hadise olmasının yanında turistlerin can güvenliği konusunda şüphelerinin artması için bir neden olarak değerlendirebilir. Bu sebeple hem yangınlarla hem de sahte içki meseleleriyle yakından ilgilenilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye, Şam Havalimanı’nın Yenilenmesine Destek Veriyor Haber

Türkiye, Şam Havalimanı’nın Yenilenmesine Destek Veriyor

ANKARA (İHA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’den 25 kişilik teknik ekibin Şam Havalimanı’nda çalışmalarına başladığını duyurdu. Havalimanında uçuşların güvenli şekilde yapılabilmesi için 113 araç, cihaz ve sistemin bölgeye sevk edildiğini belirtti. Bakan Uraloğlu, 13 yıldır süren iç savaş nedeniyle ağır hasar gören Şam Havalimanı’nın yeniden hizmete açılması için Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden bir ekip oluşturduklarını söyledi. Ekip, 7 Şubat’ta Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye giriş yaptı. EKSİKLİKLER TESPİT EDİLİYOR, YENİ CİHAZLAR KURULUYOR Havalimanının mevcut durumu incelenerek eksikler kayıt altına alınıyor. Bakan Uraloğlu'nun açıklamasına göre, Seyrüsefer, Hava Seyrüsefer Elektronik, Terminal Elektronik, Güvenlik ve Havalimanı Kurtarma Yangın Mücadele (ARFF) birimlerinden ekipler onarım çalışmalarını sürdürüyor. Uçuş operasyonlarını iyileştirmek için hava sahasında analizler yapılıyor. HAVALİMANI GÜVENLİĞİ ARTIRILIYOR Uraloğlu, "Türkiye’den 10 X-Ray cihazı, 4 patlayıcı iz dedektörü, 10 kapı tipi metal dedektörü ve 8 el dedektörü havalimanına ulaştırıldı. Ekiplerimiz, Suriyeli yetkililerle birlikte koordineli olarak çalışarak bu cihazların büyük bir kısmının kurulumunu tamamladı. Havalimanının güvenlik seviyesini artırmaya yönelik incelemeler devam ediyor ve eksikliklerin giderilmesi için gerekli raporlamalar hazırlanıyor" ifadelerini kullandı. Terminal Elektronik birimindeki çalışmalarla ilgili, "Şu ana kadar 6 X-Ray cihazı ve 5 kapı tipi metal dedektörünün kurulumu tamamlandı. Diğer güvenlik ekipmanlarının montajı ve havalimanında bulunan mevcut cihazların tamiratı için çalışmalar sürdürülüyor" diye ekledi. YANGIN GÜVENLİĞİ İÇİN YENİ ARAÇLAR SEVK EDİLDİ Yangın güvenliği konusuna da değinen Uraloğlu, "Teslim ettiğimiz yeni ARFF araçlarıyla havalimanının acil durumlara müdahale kapasitesini güçlendirdik. Bu araçlar, mevcut filoyu gençleştirmekle kalmayacak, aynı zamanda havalimanının yangın güvenliği kategorisine de katkı sağlayacak. Suriyeli personele yeni ekipmanların kullanımı konusunda gerekli eğitimler verildi. Ekiplerimiz ayrıca, ARFF biriminin eksikliklerini tespit ederek, operasyonları uluslararası standartlara uygun hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor" sözleriyle açıklamasına devam etti. TÜRKİYE VE SURİYE ARASINDA HAVACILIK İŞ BİRLİĞİ Bakan Uraloğlu, Şam Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara güvenli hizmet verebilmesi için çalışmaların süreceğini belirterek, Türkiye’nin Suriye’nin havacılık altyapısını güçlendirmeye destek vermeye devam edeceğini vurguladı.

Kapadokya’da Oteller Mercek Altında Haber

Kapadokya’da Oteller Mercek Altında

NEVŞEHİR (İHA) - Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının ardından Kapadokya bölgesindeki oteller sıkı denetime alındı. Nevşehir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Ürgüp Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki konaklama tesislerini detaylı bir şekilde inceledi. 93 İŞLETMEYE KAPATMA KARARI Denetimlerde, ruhsatsız ve kayıt dışı faaliyet gösterdiği tespit edilen 93 işletmenin faaliyetlerine son verildi. 2025 yılı denetimlerinde ise 58 konaklama tesisinde yerinde inceleme yapılarak 32’sinin ruhsatı iptal edildi. Kalan 26 tesis için Nevşehir Valiliği takibini sürdürüyor. Yasal süre içinde belgelendirme yapılmayan işletmelere gerekli işlemler uygulanacak. SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM KAPSAMINDA DENETİMLER SÜRÜYOR Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı çerçevesinde yapılan denetimlerde, 2024 yılında 19, 2025’te ise 323 konaklama tesisinde inceleme gerçekleştirildi. 2025 yılında Turizm Teşvik Kanunu’nu ihlal eden 13 işletmeye idari yaptırım uygulandı. TURİZMCİLER DENETİMLERDEN MEMNUN Denetimlerin yerinde olduğunu belirten turizmci Uluç Haşimoğlu, "Otelimiz konak tarzında konsept bir oteldir. Ürgüp Belediyesi zabıta ekipleri de bugün bir denetim gerçekleştirdi. Yapılan denetim de çok doğru bir uygulama. Kapadokya bölgesinde bulunan oteller, otelcilik konusunda çok hassas olan işletmelerdir. Biz de tüm tedbirleri almaya çalışıyoruz. Yapılan denetimlerde bir eksiklik çıkarsa onları da tamamlıyoruz" dedi. Turizmci Atacan Erdinç, sürdürülebilir turizm sertifikası kapsamında yangın dedektörleri, atık ayrıştırma ve yangın tüplerinin otellerinde aktif olduğunu vurguladı. Niyazi Öztürk ise işletmelerinde tüm güvenlik önlemlerinin mevcut olduğunu belirterek, Kapadokya’nın güvenli bir turizm bölgesi olduğunun altını çizdi.

Muğla’da Otellere Geniş Çaplı Denetim Haber

Muğla’da Otellere Geniş Çaplı Denetim

MUĞLA (İHA) - Muğla Valisi İdris Akbıyık, il genelinde yürütülen otel ve tesis denetimleri hakkında açıklama yaptı. Denetimler sonucunda 508 tesis incelenirken, güvenlik ve ruhsat eksiklikleri nedeniyle 98’inin geçici olarak kapatıldığını, 154 tesis için ise işlemlerin devam ettiğini duyurdu. Valilik 75. Yıl Salonu’nda yapılan toplantıda konuşan Vali Akbıyık, Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek, Muğla’daki güvenlik tedbirleri hakkında bilgi verdi. KONAKLAMA TESİSLERİ SIKI DENETİMDE Muğla’da izinsiz faaliyet gösteren veya güvenlik açısından yetersiz görülen otellerin denetlendiğini belirten Akbıyık, bu çalışmaların Jandarma, Emniyet, Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ve ilgili belediyeler tarafından yürütüldüğünü aktardı. DEPREM VE TSUNAMİ RİSKİNE KARŞI TEDBİRLER MASADA Vali Akbıyık, Santorini Adası civarında meydana gelen sismik hareketlilik nedeniyle Muğla kıyıları için alınacak önlemlerin görüşüldüğünü söyledi. Ayrıca, vatandaşları sosyal medyadaki asılsız bilgilere karşı dikkatli olmaya çağırdı. Turizmde cazibe merkezi olan Muğla’da güvenliği sağlamaya yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Akbıyık, terör, organize suçlar ve kaçakçılıkla mücadelenin sürdüğünü, denetimlerin aralıksız devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.