Hava Durumu

#Vize Muafiyeti

TOURISMJOURNAL - Vize Muafiyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vize Muafiyeti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vize muafiyeti Türkiye’ye ilgiyi artırdı hedef 1 milyon Çinli Haber

Vize muafiyeti Türkiye’ye ilgiyi artırdı hedef 1 milyon Çinli

Türkiye, turizm ve transit amaçlı seyahatlerde Çin vatandaşlarına yönelik vizesiz giriş uygulamasını hayata geçirdi. 2 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni politika, Çinli turistlerin Türkiye'ye ilgisini kısa sürede artırdı. Çin'in önde gelen çevrim içi seyahat platformlarından Qunar'ın verilerine göre, kararın ardından Çin şehirlerinden İstanbul'a uçuş aramaları bir önceki haftaya kıyasla 6,3 kat yükseldi. Antalya'ya uçuş aramaları 1,3 kat, İzmir'e yönelik aramalar ise iki katına çıktı. Sektör temsilcileri, Çinli turistlerin dünyada en fazla harcama yapan ziyaretçi grupları arasında yer aldığına dikkat çekiyor. Çinli turistlerin tek seyahatte kişi başı 2.500-5.000 dolar arasında harcama yaptığı belirtilirken, bu grubun deniz-kum-güneş turizminden ziyade kültürel, gastronomi, sağlık ve inanç turizmine ilgi gösterdiği vurgulanıyor. Türkiye'nin halihazırda yılda yaklaşık 400 bin Çinli turist ağırladığı, vize muafiyetiyle birlikte 2026 yılı sonunda bu sayının 1 milyona ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor. DENİZE DEĞİL KÜLTÜR VE SAĞLIĞA GELİYORLAR Qunar Büyük Veri Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Yang Han, Türkiye'nin Çinli turistler için zaten popüler bir destinasyon olduğunu belirterek, vizesiz giriş uygulamasının seyahat engellerini önemli ölçüde azaltacağını söyledi. Han, 2026'daki 9 günlük Bahar Bayramı tatili döneminde Türkiye'ye yönelik talebin daha da artmasının beklendiğini kaydetti. Trip.com verilerine göre ise vize muafiyeti duyurusunun ardından Türkiye'ye yönelik kullanıcı ilgisi ve etkileşimi yüzde 50'nin üzerinde yıllık büyüme gösterdi. Sağlıklı yaşam, spor, lüks hizmetler, macera, yerel mutfak ve keşfedilmemiş destinasyonlara olan ilginin artmasıyla Türkiye, Çin pazarında orta vadede turist sayısını iki katına çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda TGA, Çin'e özel tanıtım kampanyaları yürütüyor. Hedef ise yılda 1 milyon Çinli turist sayısına ulaşmak. YENİ BÖLGELERİ KEŞFEDECEKLER Çinli turistlerin Türkiye'de en çok tercih ettiği destinasyonların başında İstanbul geliyor. Tarihi yarımada, Boğaz, alışveriş ve kültürel çeşitlilik İstanbul'u öne çıkarırken, Kapadokya sıcak hava balonları ve görsel zenginliğiyle sosyal medyada en çok paylaşılan rotalar arasında yer alıyor. Kapadokya, Çinli turistlerin en sevdiği destinasyonlar arasında yer alıyor. Antalya ve Akdeniz kıyıları, lüks resort oteller ve paket turlar sayesinde güçlü konumunu korurken; Fethiye ve Ölüdeniz deneyim ve doğa turizmiyle dikkat çekiyor. Pamukkale, İzmir, Bursa ve Safranbolu da Çinli turistlerin rotasında bulunuyor. Uzmanlara göre vize muafiyeti, Çinli turistlerin Türkiye'de yeni destinasyonlara yönelmesini de beraberinde getirecek. Ege Bölgesi, lüks tatil ve gastronomiyle öne çıkarken; Karadeniz Bölgesi, yaylaları ve doğal manzaralarıyla doğa ve deneyim turizmine hitap ediyor. Gaziantep gibi gastronomi şehirleri ile Afyon ve Pamukkale çevresindeki termal merkezlerin de sağlık turizmi açısından ilgi görmesi bekleniyor. REHBERE İHTİYAÇ VAR İstanbul ve Kapadokya'da hizmet veren turizm acentesi yetkilisi Haluk Güngörmez, "Yeni uygulamayla birlikte Çinli turistlerin turizm ve transit amaçlı seyahatlerde 180 gün içinde 90 güne kadar Türkiye'de kalabilecek olması sektöre ciddi bir hareketlilik getirecek. Çin, 1,4 milyarlık nüfusu ve güçlü ekonomisiyle çok büyük bir pazar ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için Çin genelinde etkili tanıtım yapılması, uçuş sayılarının artırılması ve altyapının güçlendirilmesi şart. En önemli başlıklardan biri de dil konusu; Çinli turistler kendi dillerini konuşan rehberlerle seyahat etmek istiyor. Bu sebeple önümüzdeki dönemde Çince bilen rehber ve tercümanlara talep artacak, Kültür ve Turizm Bakanlığının rehber sayısını artırmaya yönelik adımlar atması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Çinli Turistlerle Denizli Turizmi Hızlanacak Haber

Çinli Turistlerle Denizli Turizmi Hızlanacak

Denizli’de Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Bayram, Çin vatandaşlarına getirilen vize muafiyetinin Türkiye ve kent turizmi açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, Pamukkale ve çevresiyle öne çıkan Denizli’nin bu fırsatı doğru stratejilerle avantaja çevirebileceğini vurguladı. Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik vize uygulamasında yapılan değişiklik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte Çin vatandaşları, turistik amaçlı seyahatler ve transit geçişlerde Türkiye’ye vizesiz olarak giriş yapabilecek. Bu kararın, özellikle son yıllarda ivme kazanan Çin pazarında Türkiye’ye olan ilgiyi daha da artırması bekleniyor. Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Bayram, vize muafiyetinin Türkiye ve özelde Denizli için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Bayram, Çin’in en büyük çevrimiçi seyahat platformlarından biri olan Qunar verilerine dikkat çekerek, kararın ardından Türkiye’ye yönelik uçuş aramalarının kısa sürede üç kata kadar arttığını belirtti. Yaklaşan 15-23 Şubat 2026 tarihleri arasındaki Çin Bahar Bayramı tatilinin bu ilgiyi daha da güçlendireceğini söyleyen Prof. Dr. Bayram, "Çin Yeni Yılı olarak da bilinen Bahar Bayramı bu yıl toplam dokuz gün sürecek ve tarihteki en uzun tatil olacak. Bu süreçte Türkiye, Çinli turistler için en cazip yurt dışı destinasyonlardan biri haline gelmiş durumda" dedi. Aramalar arttı Yayımlanan uluslararası verilere göre, Çin şehirlerinden İstanbul’a yapılan uçuş aramalarının bir haftada 3,2 kat arttığını belirten Prof. Dr. Bayram, Antalya ve İzmir’e yönelik aramalarda da ciddi yükselişler yaşandığını aktardı. Aynı zamanda Türkiye’yi Yunanistan ve Mısır ile birleştiren kombine tur paketlerine olan ilginin yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösterdiğini vurguladı. Çinli ziyaretçi sayısındaki artışın somut verilerle de desteklendiğini ifade eden Prof. Dr. Murat Bayram, "2024 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 65 artarak yaklaşık 410 bine ulaştı. Bu rakam, pandemi öncesi 2019 yılında kaydedilen 430 bin seviyesine oldukça yakın. Bu tablo, Türkiye’nin Çin pazarı açısından kalıcı bir cazibe merkezi olmaya devam edeceğini gösteriyor" dedi. Denizli için büyük fırsat Prof. Dr. Bayram’a göre, Pamukkale, Hierapolis ve termal turizm imkanlarıyla zaten Çinli turistlerin ilgisini çeken Denizli, vize muafiyetiyle birlikte bu ilgiyi daha nitelikli ve sürdürülebilir hale getirebilir. Bunun için ise planlı ve hedef odaklı bir yaklaşım gerektiğini vurguladı. Bayram, Denizli’nin Çin turizm pazarındaki payını artırmak adına öncelikle Çinli turist profilinin ve seyahat alışkanlıklarının iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Pamukkale travertenlerinde özel fotoğraf noktaları, antik tiyatrolarda "golden hour" çekimleri, gece müzeciliği uygulamaları ve termal turizmin Çin pazarına uygun şekilde konumlandırılmasının kenti öne çıkaracağını söyledi. Dijital pazarlamanın önemine de değinen Prof. Dr. Bayram, WeChat, Weibo, Douyin ve Xiaohongshu gibi Çin’e özgü sosyal medya ve iletişim platformlarında Denizli’nin daha görünür hale gelmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca altyapı ve hizmet kalitesinin Çinli turistlerin beklentilerine uyarlanmasının altını çizerek, Çince bilgilendirme ve yönlendirmeler ile WeChat Pay ve Alipay gibi ödeme sistemlerinin entegrasyonunun artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Denizli Çinli turist akınına uğrayabilir Son olarak iş birliği modellerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayram, Türk ve Çinli tur operatörleri arasında ortak çalışmalar yapılması, Çin’deki turizm fuarlarına aktif katılım sağlanması ve Trip.com, Fliggy, Klook gibi online seyahat acentelerinde Denizli’nin daha görünür hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Murat Bayram, "Doğru strateji, doğru tanıtım ve kültürel hassasiyetlere uygun deneyim tasarımıyla Denizli, Çinli turistler için Türkiye’deki en önemli duraklardan biri haline gelebilir" şeklinde konuştu

Çin'e Vize Muafiyeti Denizli Turizmine Kapı Açtı Haber

Çin'e Vize Muafiyeti Denizli Turizmine Kapı Açtı

Pamukkale Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Bayram, Çin vatandaşlarına tanınan vize muafiyetinin Türkiye turizmi için yeni bir dönem başlattığını söyledi. Bayram, Pamukkale'siyle ünlü Denizli'nin bu gelişmeden önemli ölçüde yararlanabileceğini belirtti. Vizesiz Giriş Dönemi Başladı Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle Çin vatandaşları artık turistik ziyaretler ve transit geçişler için Türkiye'ye vizesiz girebilecek. Bu değişikliğin, son dönemde büyüyen Çin pazarından Türkiye'ye olan ilgiyi daha da artırması öngörülüyor. Prof. Dr. Bayram, Çin'in önde gelen seyahat platformu Qunar'ın verilerine göre, vize muafiyeti kararının ardından Türkiye'ye yönelik uçuş aramalarının kısa sürede üç katına çıktığını açıkladı. 15-23 Şubat 2026 tarihlerinde kutlanacak Çin Bahar Bayramı'nın bu ilgiyi daha da artıracağını ifade eden Bayram, "Bu yıl dokuz gün sürecek olan Bahar Bayramı tatilinde Türkiye, Çinli turistler için en çekici yurt dışı destinasyonlardan biri konumunda" değerlendirmesinde bulundu. Arama Sayılarında Rekor Artış Uluslararası verilere göre, Çin şehirlerinden İstanbul'a yapılan uçuş aramalarının bir hafta içinde 3,2 kat arttığını aktaran Prof. Dr. Bayram, Antalya ve İzmir'e yönelik aramalarda da önemli artışlar gözlendiğini kaydetti. Türkiye'yi Yunanistan ve Mısır ile birleştiren kombine turlar ise yüzde 100'ün üzerinde büyüme gösterdi. 2024 yılında Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısının bir önceki yıla kıyasla yüzde 65 artışla 410 bine yaklaştığını belirten Bayram, bu rakamın pandemi öncesi 2019 yılındaki 430 bin seviyesine çok yakın olduğunu söyledi. "Bu veriler, Türkiye'nin Çin pazarında kalıcı bir cazibe merkezi olmayı sürdüreceğini ortaya koyuyor" dedi. Denizli İçin Stratejik Öneriler Pamukkale, Hierapolis ve termal tesisleriyle zaten Çinli turistlerin dikkatini çeken Denizli'nin, vize muafiyetiyle bu ilgiyi daha kalıcı hale getirebileceğini vurgulayan Bayram, bunun için planlı bir yaklaşım gerektiğini söyledi. Denizli'nin Çin pazarındaki payını büyütmek için Bayram şu önerilerde bulundu: Turist profili analizi: Çinli turistlerin seyahat alışkanlıklarının detaylı incelenmesi şart. Pamukkale travertenlerinde özel fotoğraf alanları, antik tiyatrolarda "golden hour" fotoğrafları, gece müze etkinlikleri ve termal turizmin Çin pazarına uygun tanıtımı öne çıkmalı. Dijital pazarlama: WeChat, Weibo, Douyin ve Xiaohongshu gibi Çin'e özgü platformlarda Denizli'nin görünürlüğünün artırılması gerekiyor. Altyapı iyileştirmeleri: Çince bilgilendirme tabelaları ve WeChat Pay ile Alipay gibi ödeme sistemlerinin entegrasyonu artık zorunluluk haline geldi. İş birlikleri: Türk ve Çinli tur operatörleri arasında ortaklıklar kurulmalı, Çin'deki turizm fuarlarına katılım sağlanmalı ve Trip.com, Fliggy, Klook gibi online platformlarda Denizli tanıtılmalı. Prof. Dr. Bayram sözlerini şöyle tamamladı: "Doğru strateji, etkili tanıtım ve kültürel hassasiyetlere uygun deneyim tasarımıyla Denizli, Çinli turistler için Türkiye'deki en önemli duraklardan biri olabilir."

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’ Haber

‘Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından çok önemli, tarihi ve stratejik bir adım’

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. Eresin, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyetine ilişkin kararın 31 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Çin ile Türkiye arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesini TÜROB olarak stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiklerini belirtti. Eresin, şu görüşleri dile getirdi: “Bu kararı turizm sektörü adına 2026 yılı için oldukça önemli bir adım olarak görüyoruz. Hızla büyüyen orta sınıfı, artan yurt dışı seyahat eğilimi ve kültürel yakınlıklarıyla Çin, Türk turizmi açısından büyük potansiyele sahip, son derece önemli bir pazar. Çinli ziyaretçilerin Türkiye’ye olan ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış göstermektedir. 2019 yılında 430 bin Çinli turisti ağırlayan ülkemiz, pandemi sürecinde yaşanan geçici düşüşün ardından 2023’te 250 bin ziyaretçi seviyesine yeniden ulaşmıştır. 2024 yılı sonunda bu sayının 410 bine yükselmesi memnuniyet vericidir. 2025 yılı sonunda 500 bin Çinli ziyaretçi hedefine ulaşmayı, orta vadede ise yıllık 1 milyon Çinli turisti Türkiye’de misafir etmeyi amaçlıyoruz. Vize muafiyeti uygulamasının hayata geçirilmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve süreci başından beri büyük bir özveriyle yürüten Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping arasında gerçekleştirilen üst düzey temaslar, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu güçlü siyasi irade, ekonomik ve kültürel alanların yanı sıra turizm sektöründe de somut ve kalıcı kazanımların önünü açmaktadır. Bu çerçevede, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak 2 Ocak'ta yürürlüğe girmesi, Türkiye–Çin turizm ilişkileri açısından son derece önemli, tarihi ve stratejik bir adım olmuştur. Uzun süredir sektör olarak dile getirdiğimiz bu düzenlemenin hayata geçirilmesi, seyahat planlamalarını kolaylaştırarak iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini doğrudan ve güçlü biçimde artıracaktır. Vize muafiyeti sayesinde özellikle bireysel seyahat eden Çinli turist sayısında ve kişi başı harcama düzeyinde belirgin bir artış bekliyoruz. Bu kararın, Türkiye’nin Çin pazarı nezdindeki rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına ve turizmin 12 aya yayılması hedefimize güçlü katkı sağlayacağına inanıyoruz. Son yıllarda Türk vatandaşlarının Çin’e yönelik turizm talebinde gözlenen artış da karşılıklı turizm hareketliliğinin dengeli biçimde geliştiğini göstermektedir. Bu karşılıklı akış, iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağların daha da güçlenmesine katkı sunmaktadır. Havayolu taşımacılığı alanında atılan adımlar bu süreci destekler niteliktedir. Türk Hava Yolları ve Çinli havayolu şirketleri tarafından karşılıklı uçuş frekansları artırılmış, haftalık yolcu uçağı uçuş hakkı 21’den 49’a çıkarılmıştır. Artan uçuş kapasitesinin, vize muafiyetiyle birlikte turizm odaklı değerlendirilmesi, ülkemize gelecek Çinli ziyaretçi sayısını hızla yukarı taşıyacaktır. TÜROB olarak, Çinli misafirlerimizin Türkiye’de kendilerini güvende ve evlerinde hissedebilmeleri için sektörün tüm paydaşlarıyla yakın iş birliği içindeyiz. Çin kültürüne uygun hizmet standartlarının yaygınlaştırılması, dil desteği, personel eğitimi ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir. Türkiye’nin Çin pazarı için daha cazip, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesi adına üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Karşılıklı güven, anlayış ve ortak vizyona dayalı güçlü bir turizm iş birliğinin, her iki ülkenin ekonomileri ve halkları için kalıcı faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.”

Rus Turistler Asya’ya Yöneldi, Türkiye Pay Kaybetti Haber

Rus Turistler Asya’ya Yöneldi, Türkiye Pay Kaybetti

2025 yılı, Rus turistler için Asya pasifik destinasyonlarının parladığı bir yıl oldu. Kommersant'ın haberleştirdiği seyahat verilerine göre, Vietnam organize turlarda yüzde 800'ü aşan artışla en hızlı büyüyen destinasyon olurken, Japonya da bireysel seyahatlerde büyük bir yükseliş gösterdi. Turizmciler, bu yükselişin arkasında rubledeki güçlenme ve havayolu şirketlerinin bölgeye yönelik uçuş kapasitelerini artırmasının yattığı görüşünde. Bu yeni yönelim, geleneksel olarak Rus turistlerin gözde mekanlarından Türkiye'yi olumsuz etkiledi. Ocak-Ekim 2025 döneminde, Türkiye'nin Rus turistlere yönelik uluslararası uçak biletleri rezervasyonlarındaki payı yüzde 3,7 oranında düşüş kaydetti. Asya'daki diğer kazanımlar da dikkat çekici. Japonya'ya uçak bileti rezervasyonları yüzde 61,7 arttı. Çin ise Rus vatandaşlarına getirdiği vize muafiyeti ve eklenen uçuş seferleri sayesinde yüzde 37,4'lük bir büyüme yakaladı. Avrupa'da ise Fransa ve İspanya gibi vize vermeye devam eden ülkelerde mütevazı büyümeler görülürken, eski Sovyet coğrafyasındaki birçok ülke de Türkiye ile benzer şekilde talep kaybı yaşadı. Ocak-ekim arası ortalama tur fiyatı 188 bin ruble olarak hesaplandı (2 bin 400 dolar). Geçtiğimiz yıla kıyasla artış oranı yüzde 5. Kommersant, verileri Rus turizminde "coğrafyanın değiştiği" vurgusuyla okurlarına aktardı.

İngiltere ETA Başvurusu Hakkında Bilinmesi Gerekenler Haber

İngiltere ETA Başvurusu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İngiltere’nin Elektronik Seyahat İzni (ETA) uygulaması, Avrupa vatandaşlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. 2 Nisan 2025 itibarıyla, AB ülkeleri (İrlanda hariç), İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre vatandaşlarının İngiltere'ye seyahat edebilmek için ETA alması zorunlu olacak. Kasım 2023’te Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve BAE vatandaşlarına getirilen uygulama, 8 Ocak 2025'ten itibaren ABD, Kanada ve Avustralya vatandaşlarını da kapsayacak. 12 euro karşılığında alınabilen ETA, vize muafiyeti sağlasa da, resmi olmayan web siteleri üzerinden yapılan sahte başvurular nedeniyle dolandırıcılık vakaları artıyor. İşlemleri güvenle tamamlamak için İngiliz hükümetinin resmi kanallarının kullanılması öneriliyor. ETA'YA NASIL BAŞVURULUR? ETA, önceki tek girişlik Elektronik Vize Muafiyeti (EVW) sisteminin yerine geçen, çoklu girişe izin veren daha ekonomik bir sistem. İngiltere hükümeti, başvurunun en hızlı ve kolay yolunun mobil uygulama olduğunu belirtiyor. Resmi hükümet sitesinden indirilen ETA uygulaması üzerinden vize başvurusu yapılabiliyor. Uygulamayı indiremeyenlerin, resmi web sitesi üzerinden de başvuru yapmaları mümkün oluyor. Başvuru için gerekli olanlar: Geçerli pasaport E-posta adresi Ödeme için kredi kartı, banka kartı, Apple Pay veya Google Pay Başvuru sırasında yanıtlanması gereken bazı sorular (seyahat bilgileri hariç) İngiliz hükümeti, başvurunun seyahatten en az üç iş günü önce tamamlanmasını öneriyor. Başvuru tamamlandıktan sonra, ETA dijital olarak yolcunun pasaportuna bağlanıyor. Böylece İngiltere'ye girişte sadece pasaportu göstermek yeterli oluyor. DOLANDIRICILARA KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI ETA başvurusu yapmanın tek güvenilir yolu, İngiltere hükümetinin resmi platformları olarak gösteriliyor. İngiliz hükümeti, ETA işlemlerini yürütmek üzere herhangi bir üçüncü taraf web sitesi veya aracı firma yetkilendirmediğini duyurdu. Ancak, bazı sahte web siteleri, Google aramalarında resmi hükümet sitesinin üstünde çıkabiliyor ve ek ücret karşılığında başvuruyu yolcuların adınıza tamamlamayı vaat ediyor. İngiltere'ye gitmeden önce ETA almak yolcunun kendi sorumluluğunda. Hükümet, eksik başvurularla ilgili ek bilgilendirme yapmayacağını belirttiği için tüm sürecin dikkatle takip edilmesi gerekiyor. ETA başvurusu için tek güvenilir kaynak: www.gov.uk olarak gösteriliyor.

Kimlikle Seyahat Edilebilecek Ülkeler Listesi Büyüyor   Haber

Kimlikle Seyahat Edilebilecek Ülkeler Listesi Büyüyor  

Pasaport harçlarının artması seyahat planlarını etkiliyor. Bu durum da Türk vatandaşlarını yeni nesil çipli kimlik kartları ile ziyaret edebilecekleri ülkelere yönlendiriyor. Bu uygulama sayesinde, birçok ülkeye yalnızca kimlikle seyahat etmek mümkün hale geliyor.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına göre, 2025 yılı için Bosna-Hersek ile yapılan anlaşma sayesinde Türk vatandaşları, yakın zamanda kimlikleriyle bu ülkeye seyahat edebilecek. Bu gelişme ile birlikte, kimlikle seyahat edilebilen ülke sayısı altıya çıkacak. KİMLİKLE SEYAHAT EDİLEBİLEN ÜLKELER Azerbaycan: Komşu ülke, tarihi bağları ve kültürel benzerlikleri ile Türkiye'nin yakın dostlarından biri. Başkent Bakü, modern altyapısı ve zengin tarihi mirasıyla dikkat çekiyor. Azerbaycan’a kimlikle seyahat, özellikle iş, turizm ve kültürel ziyaretler için büyük kolaylık sağlıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC): Türkiye ile KKTC arasındaki derin kültürel bağlar, seyahati ve etkileşimi kolaylaştırıyor. Ada, doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve sıcak iklimiyle her yıl binlerce turistin ilgisini çekiyor. Gürcistan: Türk vatandaşlarının kimlikle seyahat edebileceği bir diğer komşu ülke olan Gürcistan, Karadeniz’e kıyısı olan, dağlık arazisi ve tarihi şehirleriyle biliniyor. Batum, deniz kenarında yer alan popüler bir tatil beldesi olarak öne çıkarken, Tiflis ise ülkenin kültürel ve siyasi merkezi olarak öne çıkıyor. Ukrayna: Ülke, geniş tarım arazileri, tarihi şehirleri ve hareketli kültürel yaşamıyla biliniyor. Başkent Kiev, tarihi yapıları ve modern yaşam tarzıyla dikkat çekiyor. Moldova: Güneydoğu Avrupa'da yer alan Moldova, doğal güzellikleri ve şarap üretimi ile ünlü bir ülke. Başkent Kişinev, tarihi yapıları ve yeşil alanlarıyla tanınıyor. Moldova, Türk yatırımcıları için de önemli bir pazar olma potansiyeline sahip. Bosna-Hersek: 2025 yılında Türk vatandaşlarının kimlik kartlarıyla seyahat edebileceği ülkeler arasına katılacak olan Bosna-Hersek, Osmanlı döneminden kalma kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle biliniyor. Saraybosna, tarihi camileri ve çarşılarıyla ünlü olup, ülke, tarihi ve kültürel geziler için cazip bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, vize gerektirmeden yalnızca pasaport ile seyahat edilebilecek birçok ülke de bulunuyor. Arjantin, Arnavutluk, Bahreyn, Brezilya, Ermenistan, Fas, Filipinler, Güney Kore, Japonya, Katar, Kazakistan ve Kosova gibi ülkeler, Türk vatandaşlarına vize muafiyeti sunuyor. Kimlikle seyahat, zaman ve maliyet açısından büyük avantajlar sağlıyor. Vize başvuru süreçleri genellikle uzun ve yorucu olurken, vize onayı almak da günden güne zorlaşıyor. Bu süreci ortadan kaldıran kimlikle seyahat, vize ücretlerinin yüksek olduğu göz önüne alındığında önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. Pasaport harçlarının artması da pek çok kişiyi daha ekonomik çözümler aramaya yönlendiriyor. Özellikle uzun süreli seyahatler için vize masraflarının yüksek olması, vatandaşları kimlikle seyahat edebilecek ülkelere yönlendiriyor.

Vize muafiyeti sonrası gelen yolcu beklentisi arttı Haber

Vize muafiyeti sonrası gelen yolcu beklentisi arttı

Kimlikle giriş imkanı sağlanan Romanya’dan Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısının yüzde 30-50 artması bekleniyor. 21 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye, Romanya vatandaşlarına kimlikle Türkiye’ye giriş hakkı tanımıştı. Böylece Rumenler, Türkiye’ye yapacakları her 180 gün içinde azami 90 gün ikamet süreli turistik amaçlı seyahatlerinde ve transit geçişlerinde vize muafiyeti hakkı kazanmış oldu. Ekonomim’den Selenay Yağcı’nın haberine göre, Romanya vatandaşlarına Türkiye’ye kimlikle giriş imkanı sağlanması, bu ülkeden gelen turist sayısını yüzde 30 ile 50 arasında artıracak. Sektör temsilcileri, geçen yıl 990 bin olan Rumen turist sayısının, bu yıl 1,5 milyonu aşmasını bekliyor “Pasaport ve vize parası tatile ayrılır” Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin yakın ülkelerden gelen turistlerin turizm verilerini her zaman pozitif etkilediğini belirterek, “Kimlikle giriş Romanya’dan gelen turist sayısını en az yüzde 30 artırır. Seyahat için ayrılan bütçeye pasaport ve vize giderleri de ekleniyor. Eğer bu tür bir gider yoksa ayrılan bütçe tatilde kullanılıyor. Mesela orta segment otelde kalıyorsa bir üst segment otelde konaklıyor ya da o bütçeyi alışveriş için kullanıyor. Bu tür adımlar hem turist yelpazesini genişletiyor hem de gelire katkı sağlıyor. Romanya’nın Antalya’ya en çok turist gönderen ülkeler sıralamasında 7. olduğunu ifade eden Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı (POYD) Hakan Saatçioğlu da, karardan sonra bölgeye gelen turist sayısının en az yüzde 50 artmasını beklediklerini kaydetti. Saatçioğlu, vizesiz girişlerin rezervasyonlara pozitif yansıdığına dikkati çekerek, “Son dakika rezervasyonlarını artırır” dedi. “Polonya’daki çalışmaların meyvelerini topladık” Polonya ile 2 yıl önceki yapılan düzenlemenin ardından bu ülkede çok güçlü bir iletişim çalışması yaptıklarını ve meyvelerini de topladıklarını hatırlatan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise, Romanya’da benzer bir etki beklediklerini ifade etti. Kavaloğlu, “Düzenlemeyle sadece Antalya’ya gelen turist sayısının 500 bini aşmasını hedefliyoruz. Özellikle ana pazarımız olan Rusya, Ukrayna gibi ülkelerde savaş nedeniyle durağanlık yaşarken böyle bir hamle sektör için çok önemli” diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.