Hava Durumu

#Virüs

TOURISMJOURNAL - Virüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Virüs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hantavirüs Salgını Nedeniyle Kruvaziyer Tahliyesi Sürüyor Haber

Hantavirüs Salgını Nedeniyle Kruvaziyer Tahliyesi Sürüyor

Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, bu hafta sonu gemiden tahliye edilen bir kadında hantavirüs tespit edildiğini açıkladı. Gemide kalan son yolcuların ise gün içinde tahliye edilerek ülkelerine gönderilmesi ve buralarda karantinaya alınması bekleniyor. MV Hondius pazar günü Tenerife’deki Granadilla de Abona limanına ulaştı. ABD, gemiden tahliyenin ardından pazartesi günü yaptığı açıklamada, bir yolcunun hâlihazırda hafif semptomlar gösterdiğini, bir başka yolcunun da Andes virüsü için yapılan PCR testinin düşük düzeyde pozitif sonuç verdiğini bildirdi. İspanya hükümetinin Sağlıktan Sorumlu Devlet Sekreteri Javier Padilla, bu vakalar ve ABD hükümetinin paylaştığı bilgilerle ilgili daha fazla bağlam sunmanın önemini vurguladı. Pazartesi günü bir televizyon programına katılan Padilla, ABD’nin paylaştığı veriler ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıklarına dikkat çekti. Padilla, gemideki bir yolcunun PCR sonucunun "belirsiz" çıktığını; bu sonucun Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve İspanyol uzmanlarca "negatif," ABD tarafından ise "hafif pozitif" olarak değerlendirildiğini belirtti. Benzer şekilde, semptom gösteren bir diğer yolcu için de İspanya "virüsle uyumsuz" derken, ABD vakayı hantavirüs olarak kabul ediyor. Pazartesi öğleden sonra İspanya’dan biri Avustralya’ya, diğeri Hollanda’ya olmak üzere 2 uçağın kalkması ve gemide kalan son yolcuları götürmesi bekleniyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ - WHO), şimdiye kadar söz konusu yolculukla bağlantılı 6 hantavirüs vakasının doğrulandığını ve virüsün kuluçka süresi 6 haftaya kadar çıkabildiği için yeni enfeksiyonların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. DSÖ epidemiyoloğu Maria Van Kerkhove, durumun COVID-19’un ilk günlerine benzetilmemesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Net olmak istiyorum: Bu bir SARS-CoV-2 değil, yeni bir pandeminin başlangıcı değil. Bu sadece bir gemide görülen yerel bir salgındır. Hantavirüs koronavirüs gibi değil, 'yakın ve mahrem temas' yoluyla bulaşır." MV Hondius gemisinde neler yaşandı? Hollanda bayraklı MV Hondius gemisinde şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi ise hastalandı. 1 Nisan'da Arjantin'den yola çıkan ve Antarktika ile Falkland Adaları'nı kapsayan bir rota izleyen gemi, salgın nedeniyle Cape Verde açıklarında mahsur kalmıştı. Hollandalı yetkililer cuma günü yaptıkları açıklamada, geminin sahibi ve gemide vatandaşları bulunan ülkelerin yetkilileriyle yakın temas halinde olduklarını söyledi. ABD, kruvaziyerde bulunan 17 vatandaşını geri getirmek için Kanarya Adaları’na bir uçak göndermeyi kabul etti. İngiliz hükümeti de gemide bulunan yaklaşık 20 kadar İngiltere vatandaşı için bir uçak kiralayacağını açıkladı. Gemi, 1 Nisan’da Arjantin’den Atlantik turuna çıktı ve programında Antarktika, Falkland Adaları ve diğer bazı noktalara uğramak da vardı ancak salgın nedeniyle rota daha sonra değiştirildi. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, genel halk sağlığı riskinin düşük olduğunu belirtirken, uzmanlar, insandan insana bulaşın (son derece nadir görülen bir olasılık) mümkün olup olmadığını araştırıyor. Gemide fare bulunmadığını belirten yetkililer, ilk vakanın gemiye binmeden önce enfekte olmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Gemiyle bağlantılı bir vaka İsviçre’de de doğrulandı. Güney Afrika ve İsviçre’deki sağlık yetkilileri ise nadir durumlarda insanlar arasında yayılabilen bir suş tespit ettiklerini duyurdu. Gemiden inen yolcuların izi sürülüyor Dört kıtadaki sağlık otoriteleri, ölümcül salgın tespit edilmeden önce gemiden inen yolcuları bulup takip etmeyi ve o zamandan bu yana onlarla temas etmiş olabilecek diğer kişileri de tespit etme çalışmalarını sürdürüyor. Geminin işletmecisi ve Hollandalı yetkililerin perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, 24 Nisan’da, gemideki ilk yolcunun ölümünden neredeyse 2 hafta sonra, en az 12 farklı ülkeden gelen yaklaşık 20 kişi, herhangi bir temaslı takibi yapılmadan gemiden ayrıldı. Bu kişiler arasında gemide eşini kaybeden Hollandalı bir kadın da yer alıyordu. Avrupa’ya gidecek uluslararası uçağa binecek kadar sağlıklı olmadığına karar verilen kadın, Johannesburg’da uçaktan indirilmiş ve kısa süre sonra burada hayatını kaybetmişti. DSÖ tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Güney Afrika’da kadının kısa süreliğine bindiği uçakta bulunan kabin görevlisinin hantavirüs testinin negatif çıktığı doğrulandı. Söz konusu KLM kabin memuru, 25 Nisan’daki Johannesburg-Amsterdam seferinde görev yaptıktan bir süre sonra rahatsızlanmış ve perşembe günü Amsterdam’daki bir hastanede izolasyon servisine alınmıştı. Kruvaziyer işletmecisi Oceanwide Expeditions, daha önce sadece Hollandalı kadının kocasının cenazesiyle birlikte gemiden ayrıldığını doğrulamış, diğer onlarca yolcunun da indiğini kamuoyuna açıklamamıştı. Hollanda makamları, gemiden ayrılan yolcuların şu anda nerede olduklarına dair bilgi vermedi. Cuma günü İngiltere sağlık otoriteleri, üçüncü bir vatandaşının hantavirüs şüphesiyle değerlendirildiğini açıkladı. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, şüpheli vakanın, geminin nisan ayında uğradığı Güney Atlantik’teki ücra bir ada olan İngiliz denizaşırı toprağı Tristan da Cunha’da bulunduğunu belirtti. Sağlık durumuna ilişkin bilgi paylaşılmadı. Gemide bulunan diğer 2 İngiltere vatandaşında da virüs teyit edildi. Bunlardan biri Hollanda’da, diğeri Güney Afrika’da hastanede tedavi görüyor. Hantavirüs nedir? Hantavirüs, kemirgenler tarafından taşınan ve başlıca, kurumuş kemirgen dışkılarından havaya karışan parçacıkların solunması yoluyla insanlara bulaşan bir virüs grubunu ifade ediyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne göre, hantavirüsler iki ciddi hastalığa yol açabiliyor. İlki, akciğerleri etkileyen ve ağır solunum yetmezliğine neden olabilen hantavirüs pulmoner sendromu. İkincisi ise böbrekleri etkileyen ve ciddi komplikasyonlara yol açabilen, böbrek sendromlu kanamalı ateş.

Covid-19 Sonrası Spor Yaparken Hayati Risklere Dikkat Haber

Covid-19 Sonrası Spor Yaparken Hayati Risklere Dikkat

SAMSUN (İHA) - Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Covid-19 pandemisi sonrası gençlerde ani ölümlerin artışına dikkat çekti. Prof. Dr. Özkaya, "Salgın sonrası özellikle acil servislerde genç hastalarda artan sayıda akciğer ve kalp/damar hastalıkları başvuruları gözlüyoruz. Özellikle profesyonel veya amatör sporcuların halı saha maçlarında ani ölümlerin arttığını görüyoruz" dedi. Soğuk havanın ve ağır egzersizin Covid-19 sonrası riskleri artırdığını ifade eden Özkaya, virüsün insan vücudunda kalıcı hasarlar bırakabildiğini belirtti. "Maalesef virüsün milyonlarca insanı etkilediğini biliyoruz. Teknolojik gelişmelerin ışığındaki ilk ölümcül salgın Covid-19 virüsü oldu ve yaptığı etkileri gelişmiş tanı yöntemleri ile görebiliyoruz. 'Sitokin' fırtınası dediğimiz klinik tablo ile Covid-19 virüsünün mekanik kılcal damarlarda bıraktığı hasar kişiden kişiye değişmekle birlikte, nerdeyse tüm bu virüsü alan insanlarda pandemi öncesi ve sonrasında belirgin fizyolojik, metabolik ve psikolojik farklılıklar gözleniyor" açıklamasını yaptı. COVID-19 SONRASI AĞIR EGZERSİZ RİSKLERİ Virüs sonrası ağır fiziksel aktivitelerin özellikle kalp ve akciğerlerde ciddi sorunlara yol açtığını vurgulayan Özkaya, "Covid-19 sonrası başta akciğer ve kalp kılcal damarlardaki kalıcı hasar, ağır egzersiz sonrası kanın yeterli oksijen sunumunu sağlayamaması sonucu ani ölümle kadar gidebilen ciddi şikayetlere neden oluyor" dedi. Halı sahada oynayan amatör sporculardan profesyonel sporculara kadar bu tür vakalarda artış olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Özkaya, kapalı ve havasız alanlarda spor yapan gençlerde zatürre vakalarının ciddi bir artış gösterdiğini ifade ederek, "Kapalı, havalandırması bozuk, kalabalık spor salonları ve toplu seyahatlerden sonra gençler kolayca zatürre oluyorlar. Özellikle Covid-19 pandemisinden etkilenen vatandaşlarımızın, kış mevsiminde ağır egzersiz, soğuk hava ve hala aramızda olan başta virüs olmak üzere diğer solunum yolları patojenlerine dikkat etmeleri gerekiyor" uyarısında bulundu.

Dünya, "Kanayan Göz Virüsü" Alarmıyla Tetikte Haber

Dünya, "Kanayan Göz Virüsü" Alarmıyla Tetikte

Halk sağlığı yetkilileri, ölümcül "kanayan göz virüsü" olarak bilinen Marburg virüsü nedeniyle teyakkuzda. Ruanda Sağlık Bakanlığı'na göre, 29 Kasım itibarıyla salgında en az 66 kişi enfekte oldu, 15 kişi ise hayatını kaybetti. Sıklıkla ölümcül olan ve Ebola virüsüyle yakın akrabalığı bulunan Marburg, vücut genelinde ciddi kanamalara neden oluyor. Virüs, enfekte olan kişilerin kan damarlarına zarar vererek gözler de dahil olmak üzere çeşitli açıklıklardan kanamaya yol açıyor. Beş güne kadar süren yüksek ateşin ardından kan damarlarında hasar başlıyor. Bu durum, iç kanamalar, kafa karışıklığı ve saldırganlık gibi psikolojik belirtiler ile burun, diş eti, göz, ağız ve kulaklardan sürekli kanamalar şeklinde kendini gösteriyor. DSÖ'DEN SEYAHAT UYARISI Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ekim ayında Ruanda'ya yönelik tüm seyahatler için uyarıda bulundu. İngiltere'nin halk sağlığı kurumu da ziyaretçileri, cenaze törenlerine katılmaktan ve vahşi hayvanlarla temastan kaçınmaları konusunda bilgilendirdi. Uzmanlara göre, Marburg virüsü, küresel sağlık endişesi yaratan birçok virüsten yalnızca biri. Son günlerde İngiltere ve Kaliforniya'da maymun çiçeği virüsü vakalarının da görülmesi, küresel salgın tehlikesine yeniden dikkat çekiyor. MARBURG (KANAYAN GÖZ) VİRÜSÜ NEDİR? Marburg virüsü ilk kez 1967 yılında Almanya’nın Marburg ve Frankfurt şehirleri ile o dönemdeki Yugoslavya’nın başkenti Belgrad’da tanımlandı. Ölümcül Ebola virüsünü de içeren filovirüs ailesine mensup olan bu virüs, klinik belirtiler açısından Ebola ile neredeyse ayırt edilemez bir yapıda oluyor. Virüs genellikle meyve yarasaları aracılığıyla insanlara bulaşıyor ve enfeksiyon, 21 güne kadar semptom göstermeden vücutta kuluçkalanabiliyor. YÜZDE 62 ÖLÜM ORANI Tedavi edilmediği takdirde virüsün ölüm oranı yaklaşık yüzde 62 olarak tahmin ediliyor. Spesifik bir antiviral tedavi henüz bulunmamakla birlikte, araştırılmakta olan potansiyel bir aşı mevcut. Virüsün ölümcül etkileri, küresel sağlık uzmanlarının dikkatini bu salgına yönlendirmiş durumda.

Turizm noktalarında ‘Maymun çiçeği’ uyarısı Haber

Turizm noktalarında ‘Maymun çiçeği’ uyarısı

Dünya Sağlık Örgütü'nün 'küresel acil durum' ilan etmesine neden olan maymun çiçeği virüsüne yönelik konuşan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vedat Turhan, “Belirtiler, birçok hastalıkla karışabilir. 1980’den sonra terk edilmiş olan çiçek aşısının tekrar yaygınlaştırılması gündeme gelebilir. Özellikle uluslararası oteller, turistlerin geldiği ve sirkülasyonun fazla olduğu noktalarda eğer maymun çiçeği virüsüyle enfekte olmuş bir birey kalmışsa sıkça temas ettiği noktalara virüs saçılımı olabiliyor. Temizlik işlemleri daha titizlikle yürütülmeli, turizm merkezlerinde, otellerde yetkililerin, personellerin, tesisleri kullananların çok dikkatli olması gerekiyor” dedi. Halk arasında maymun çiçeği olarak bilinen 'Mpox' virüsüne karşı Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2022'den sonra ikinci kez 'küresel acil durum' ilan etmesi tüm dünyada endişeye neden oldu. Sağlık Bakanlığı, özellikle Afrika kıtasında görülen virüse Türkiye'de 2024 yılında rastlanmadığını ve herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacının bulunmadığını bildirirken uzmanlar uyarıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Vedat Turhan, virüs hakkında bilgi verirken hastalığın Covid-19 kadar bulaşıcı olmadığını aktardı. Prof. Dr. Turhan, dünyayı alarma geçiren virüse karşı özellikle turizm noktalarında dikkat edilmesi gerektiğini belirterek uyarılarını sıraladı. “Belirtiler birçok hastalıkla karışabilir” Maymun çiçeği virüsüne yönelik bilgi veren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vedat Turhan, “Maymun çiçeği virüsü esasında yeni bir virüs değil. 2022’de ilk defa olmak üzere salgın boyutunda bir tehlike oluşturdu. İnsanlara bulaşmaya ve yayılmaya başladı. Şu anda Afrika sınırlarını da aşacak şekilde küresel risk taşıdığı için maymun çiçeği virüsü tekrar gündemimize oturdu. Çiçek virüsüne benzer şekilde ateş, halsizlik, kırgınlık gibi belirtilerinin yanı sıra daha çok yüzde olmak üzere kollarda, ellerimiz, bacak ve ayaklarda içi sıvı dolu kesecikler ve daha sonra bunların iltihaplanabilmesi de söz konusu. Bu tür cilt lezyonları da mevcut, dikkat etmek gerekiyor. Ateş, halsizlik, kırgınlık pek çok enfeksiyon tablosunda görülebilecek belirtiler. İnfluenza başta olmak üzere gribal enfeksiyonlar, mevsimsel hastalıklar, soğuk algınlığı gibi birçok hastalıkla karışabilir. Döküntülerin başladığı dönemde de suçiçeği gibi özellikle çocukluk dönemi döküntülü hastalıklar dediğimiz hastalıklarla karıştırılabilir. Maymun çiçeğinde lenf bezlerinde de tutulum olabiliyor. Hastamız son 1-2 ay içerisinde Afrika ülkesine gitmiş mi ya da Afrika’dan gelen kişilerle teması olmuş mu, bu ayırt etme noktasında son derece kritik. Dünya Sağlık Örgütü‘nün de bu küresel düzeydeki bulaşma riskini gündeme taşımasının önemi bir sebebi; ölümcül bir hastalık olabilmesi” dedi. “Afrika ülkelerinde aşı konusunda ciddi sorun var” Vaka sayıları ve tedavi konusuna yönelik konuşan Prof. Dr. Turhan, “Şu ana kadar bildirilen vaka sayıları itibari ile 15- 16 bin civarında. Yüzde 3 civarında bir ölüm riski söz konusu. Afrika ülkelerinde şu anda bildiğim kadarıyla aşı konusunda ciddi sorun var. Son yıllarda geliştirilmiş olan antiviraller konusunda lojistik destek sağlanamıyor, temin edilemiyor. Şu an itibari ile destek tedavileri yapılabilir, bağışıklık sistemlerinin güçlü tutulması tavsiye edilebilir. Şüpheli kişilerle el, cilt temasından uzak durmakta yarar var. Elleri uygun ve gerekli şekilde yıkama alışkanlıklarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Cinsel ilişki sonrasında partnerler arası geçiş olduğu bilgisine sahibiz. Çiçek virüsü aşısıyla aşılanmış olanların bu hastalığa karşı korunduğunu biliyoruz. 1980’den sonra terk edilmiş olan çiçek aşısının tekrar yaygınlaştırılması gündeme gelebilir. Şu aşamada bu problemin öncelikle Afrika kıtasına yönelik bir sorun olduğunu düşünebiliriz. Avrupa’dan bildirilen çok az sayıda vaka var. Ülkemizde de bir şekilde dikkatli olmak gerekiyor. Covid kadar bulaşıcı bir enfeksiyon değil, şu anda ülkemizde tedbir alınmasında fayda var ancak kriz boyutunda olduğunu asla düşünüyorum. Küresel hareketlilik var hem turizm hem ticari, sınai, bunun önüne geçmek de zor. Ancak Afrika’ya ziyaretlerde hem geliş hem gidişlerde dikkatli olmak gerekiyor. Vatandaşlarımızın yanı sıra kurumlarımızın, hava yolu şirketlerimizin de gümrükten itibaren alınması gereken mutlaka tedbirler var. Belki uçaktaki oturma düzenine varıncaya kadar birtakım tedbirler alınabilir ama bir kapanma vs. gerektiğini asla düşünmüyorum. Bağışıklık sitemiyle ilgili problemi olan bireylerde daha ağır seyrettiğini biliyoruz. DSÖ’nün küresel boyutta bir alarm vermesinin bir nedeni de yeni oluşan varyantın daha kolay bulaşabilmesi. Hastalığa yakalanan kişilerin kendilerini en kısa sürede izole etmeleriyle sınırlanabileceğini ve enfeksiyon yayılımının önüne geçilebileceğini biliyoruz” şeklinde konuştu. “Cildin sıkça temas ettiği noktalara virüs saçılımı olabiliyor” Turizm hareketliliğinin yoğun yaşandığı bu günlerde vatandaşlara uyarılarda bulunan Prof. Dr. Turhan, “Özellikle uluslararası oteller, uluslararası misafirlerimizin, turistlerin geldiği ve sirkülasyonun fazla olduğu noktalarda eğer maymun çiçeği virüsüyle enfekte olmuş bir birey orada kalmışsa hastanın odasındaki birtakım yerleri özellikle çarşaf, nevresim gibi cildin sıkça temas ettiği noktalara virüs saçılımı olabiliyor. Bu noktada otellerde çok dikkatli olmak gerekiyor. Yatak, çarşaf ve nevresimlerin daha dikkatli bir şekilde yıkanması önemli, ütülenmesi gibi temizlik işlemleri daha titizlikle yürütülmeli diye düşünüyorum. Misafirlerin de bu noktada dikkatli olmasında fayda var. Bir diğer alan; turizm merkezleri. Afrika’da 13 ülke demiştik ama muhtemelen dünyada 75 ülkeye yayılmış durumda bu virüs, bu ülkelerden gelen bireylerin enfekte ettiği alanlar olabilir. Yaz dönemi, bir kapanma olmasına gerek yok ama dikkatli olmamız gereken alanlar söz konusu. Hem turizm merkezlerinde hem otellerde bu konuyu hem buralarda çalışan yetkililerin, personellerin hem de tesisleri kullanan turistlerin ve vatandaşlarımızın dikkatli olmasında yarar var” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.