Hava Durumu

#Villa

TOURISMJOURNAL - Villa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Villa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor Haber

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde Zımbıllı Tepe mevkiindeki tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis'te 2006'da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Taşköprü Belediyesi'nin de destekleriyle Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor. 25 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla ilgili 18-24 Mayıs Müzeler Haftası etkinlikleri çerçevesinde 17. Kastamonu Kent Müzesi Bilim Günleri programı düzenlendi. Kastamonu Valiliğinin koordinesinde Kastamonu Üniversitesi, Taşköprü Belediyesi, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası ile Kastamonu Ticaret Borsası'nın destekleriyle Kastamonu Kent Müzesi Müdürlüğünce Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Salonunda yapılan panele konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük ile Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş katıldı. "Pompeiopolis, ören yeri olarak sunulma aşamasına geldi" Paflagonya'nın başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti'nin tanıtılması sürecini hızlandırmak istediklerini söyleyen Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Artık ören yeri olarak sunulması aşamasına geldik. Kazılarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. 2006 yılından beri yapılan kazılarda ortaya çıkan eserler bize buranın artık işlevsel hale geldiğini, turizm açısından kıymetli bir noktaya doğru evrildiğini söylüyor. Antik kentte içinde bulunduğumuz tiyatro salonu var. Bunun dışında 2 bin 400 metrekare alana sahip villa var. Villada değişik mozaikler var. Çarşı ve bir başka anlamda da ibadet haline kullanılan bölümler var. Dolayısıyla değişik alanlarda şu anda kazılar devam ediyor. İnşallah bu senede yapılacak kazılarla daha bir ön plana çıkacak" dedi. "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent" Yaz mevsiminde 65 kişiye yakın bir ekiple çalışma yürüttüklerini söyleyen Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 4 yıldır kazı çalışmalarında bir hayli ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent. Birçok kazdığımız her yapının büyük bölümünün tahrip edildiğini görüyoruz. Bazen kireç ocağı, bazen taş ocağı olarak kullanılıyor. Kastamonu için bu hem turizm altyapısını sağlayacak hem kültür turizmine katkı sağlayacak. Biz çalışmalarımızı bu iki yönde devam ettiriyoruz. Hem bilimsel hem de görsel ve turizm altyapısı anlamında. Kentte bizden önceki araştırmacı hocalarımız jeoradar çalışması yapmışlar ve çalışmayı doğrulamak adına çok fazla sondaj açıyorlar. Hatta açılıp kapanan sondajlar da var. Bu da bazı bölümlerin daha da tahrip olmasına neden olmuş" dedi. "Tiyatro için hazırladığımız restorasyon ve konservasyon projeleri kuruldan geçti, bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" Pompeiopolis'te tiyatronun kazılarını bitirdiklerini söyleyen Eliüşük, "Onun yanındaki odeonu (müzik salonu) bitirdik. 2025'te villanın bulunduğu tek bir duvar olarak görülen alanı büyük oranda kazdık. Yaklaşık bin 400 metrekarelik bir alan kaplıyor. Villada restorasyon çalışmaları yaptık. Kaz çalışmaları devam ediyor. Burada İtalyan ekip de birlikte çalışıyoruz. Tiyatro bu haliyle 2010'dan 2022 yılları arasında ara ara kazılmış. 2024'te biz başladığımızda yapının tamamını kazdık. Ne yazık ki sahne bölümünün tiyatro alanı tamamıyla tahrip olmuş. Sadece küçük ayaklar kalmış. Burada Roma İmparatoru Commodus'a ait bir heykel var. Yapım tarihi de belli. M.S. 186'yı gösteriyor. Paflagonya'da tarihi bilinen kesin yapılardan biri haline geldi. Yani 186'da kesinlikle bu yapı vardı. Biz, mimari tasarımlarını ve diğer yapıların tarihlendirmesinde bu yapıyı örnek alacağız. Biz, tiyatroyu da ayağa kaldırma çalışması yaptık ama bunun restorasyon ve konservasyon projeleri hazırlandı, kuruldan geçti. Yakında bir bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" diye konuştu. "Villa'yı koruma altına alıp sergilemeye açmak istiyoruz" M.S. 180'ler civarında tiyatronun tarihlendirildiğini ifade eden Eliüşük, "Ama daha erken döneme ait Millet Kütüphanesinde sergilenen eserimiz Afrodit başı, Roma'nın en sevilen tanrıçasıdır kendisi. Bunun dışında çok fazla irili ufaklı süs eşyaları, kandiller, ağırlıklar gibi malzemelerde çıkartıldı. Villa'da özel bir oda var. Duvarları İtalyan mermerden yapılmış kabartmaları var. Bu sene bu mozaikle restorasyon çalışmalarında bölümleri kaldırıp yerine yerleştirdik, altı boş çünkü. Mozaik biraz da kötü korunmuş. Restorasyon çalışması geçirmiş ama o restorasyon çok iyi bir sonuç vermemiş ya da iyi korunmamış. Biz, yavaş yavaş mozaikleri kaldırıp düzenliyoruz. Çünkü alanı sergilemeye hazırlıyoruz. Şu anda villaya geldiğimizde bunlar sergilemeye hazır hale getiriliyor. Alt yapıyı oluşturmadık, yürüyüş kısımları alanlarını oluşturmadık ama bunu bitirmeye çalışıyoruz. M.S. 200 yılından 600 yüzyıla kadar villa kullanılıyor. Bizde villayı ve mozaiklerinin tamamını koruma çatısı altına aldık ki mozaiklerin deformasyonunu engelledik. Bu sene eğer para bulursak o alanın tamamını basit koruma çatısıyla geçip sergilemeye açmak istiyoruz. Ama burada biraz da bütçe meselesi. Villanın genişliği 47 metre, eni de 35 metredir. Büyük bir villadır. Zemin mozaiklerinin testini yaptık ama açmadık korumaya alamayacağımız için" şeklinde konuştu. "Hristiyanlar için kutsal olan ‘martyrion' şehitliği olabilir" Pompeiopolis'in Roma'nın Paflogonya eyaletinin bir dönem eyalet başkentliğini yaptığını ifade eden Eliüşük, Hristiyan şehitliklerine "martyrion" dediklerini, kentte önceki yıllarda kısmen kazılmış bir ‘martyrion' olduğunu ifade ederek, "Burada Hristiyan şehitliği olabilir. Bir piskoposluk merkezinde bunun da olması çok doğal olarak söylemek mümkün. Bu yapı neden önemli, sadece Roma yapılarıyla değil, aynı zamanda Hristiyanlar için önemli bir kutsal yapıyı ortaya çıkarmak istiyoruz. Kent arkeolojisi için önemli, aynı zamanda kent turizmi için de çok değerli bir yapı. Mozaikleri koruma altına aldık. Buradan Hristiyanlara ait mezar kitabelerini bulduk. Mezar siteleri var. Gömüler gerçekleştirilmiş buraya" dedi. "Şu anda bir gezi güzergahının hazırlıklarını başladık" Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ve Taşköprü Belediyesi'yle yürüttükleri ortak projede bir sergileme alanı oluşturulduğunu belirten Eliüşük, "Bu sergileme alanının yeniden dizayn edilmesi gerekiyor, projesi hazırlanıyor. Aynı zamanda buraya karşılama binasını da oturtacağız. Tek bir projeyle gelip hem gezinti alanı, sergileme alanı gezilecek, hem de giriş kısmı tasarlanacak. Çok iyi bir yapı kazandıracağız. Bazı kamulaştırma sorunları var. Onları çözdüğümüzde kentin agorasını (yol haritası) ve nekropolünü de kazmayı planlıyoruz. Ama önceliğimiz mevcut kazdığımız yapıların korunması, bunların sergilenmesi ve bir gezi güzergahının hazırlanması. Şu anda bunların hazırlıkları sürüyor. Hem karşılama merkezi olacak, hem de sergileme alanımız hem depomuzda olacak. Buradan Villa'ya geçilecek. Villa'dan bir yolla Bazilika'ya, oradan hamam ve tiyatroya, sonra odeon ve martyriona geçilecek, sonra geri dönüş turunu hazırlıyoruz. Kazılarımızı bu doğrultuda yürütüyoruz. Özellikle sergilenebilecek olan yapıları kazıyoruz" diye konuştu. Pompeiopolis Antik Kazılarının yaklaşık 25 yıldır devam ettiğini söyleyen Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Murat Karasalihoğlu da, "Anadolu'nun en bakir arkeolojik anlamdaki bölgesi olan Paflagonya, biz şu anda içinde bulunuyoruz. İç Paflagonya dediğimiz bölgede daha geç yerleşimlerin olması, kazı ya da yüzey araştırmalarının çok az olmasından dolayı biz, İç Paflagonya üzerinde arkeolojik anlamda söz söylemek konusunda biraz ketum davranıyoruz. Çünkü elimizde fazla verimiz yok" dedi. Programda Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş da, "Hodrianopolis Antik Kenti Kazıları" hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Ruslar Türkiye'de Konut Alımı Liderliğini Sürdürüyor Haber

Ruslar Türkiye'de Konut Alımı Liderliğini Sürdürüyor

Ruslar, 2024 yılında Türkiye’de en fazla konut satın alan yabancı grup olarak liderliklerini üçüncü kez korudu. Rus vatandaşları yıl boyunca 4 bin 860 konut satın aldı. Ancak bu rakam, 2022’deki 16 bin 310 ve 2023’teki 10 bin 560 konut alımına göre önemli bir düşüşü işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, liderlik konumunun devam ettiğini gösterse de talepteki azalma dikkat çekiyor. DÜŞÜŞÜN SEBEPLERİ Uzmanlar, Rusların Türkiye’deki konut talebindeki azalmayı ekonomik istikrarsızlık, enflasyon baskısı ve Türk lirasının değer kaybına bağlıyor. Kısa vadeli yatırımcılar için cazibesi azalan piyasada, uzun vadeli düşünenler için fırsatların devam ettiği değerlendiriliyor. Ayrıca, oturma izni ve vatandaşlık süreçlerindeki sıkılaştırmaların da Rus yatırımcıların ilgisini azalttığı belirtiliyor. YAŞAM MALİYETİ ETKİSİ 2024 yılında Türkiye'deki yaşam maliyetlerinin, Rusya’ya kıyasla yüzde 40 daha yüksek olması, yatırımcıların alım kararlarını etkileyen önemli bir faktör oldu. Ödeme süreçlerindeki zorluklar ve artan maliyetler, Rus alıcıların ilgisini olumsuz yönde etkiledi. POPÜLER BÖLGELER İÇİN GELECEK ÖNGÖRÜSÜ Rus alıcılar en çok İstanbul, Antalya, Alanya ve Bodrum’da konut satın almayı tercih etti. İstanbul, stratejik konumu ve gelişmiş altyapısıyla öne çıkarken; Antalya ve Alanya, yazlık daire arayanların ilgisini çekiyor. Bodrum ise lüks villa alımlarında dikkat çekiyor. Uzmanlar, 2025 yılında Rusların Türkiye’deki konut talebinin daha da düşebileceğini öngörüyor. Ancak, ekonomik koşulların iyileşmesi durumunda piyasanın yeniden hareketlenebileceği düşünülüyor. Türkiye’nin uygun fiyatlı konut seçenekleri, ılıman iklimi ve cazip konumu, bu pazarı uzun vadede cazip kılmayı sürdürüyor.

Çeşme Turizmindeki Zorluklar Bali’ye Yatırım Getirdi Haber

Çeşme Turizmindeki Zorluklar Bali’ye Yatırım Getirdi

Çeşme Turistik Otelciler Birliği’nin (ÇEŞTOB) eski başkanı Yakup Demir, Türkiye’de turizmi etkileyen artan maliyetler ve istihdam sorunları nedeniyle Endonezya’nın ünlü turizm cenneti Bali adasına yatırım yapmaya karar verdi. Türkiye'de turizm sezonunun kısıtlı süreye sıkıştığını belirten Demir, Bali’nin yıl boyu turizm potansiyeline dikkat çekti. "ÇEŞME’DE SEZONU UZATAMADIK" Türkiye’de turizm sezonunun kısa olmasının büyümeyi engellediğini söyleyen Demir, Çeşme’de 6-7 ay boş kaldıklarını belirterek, hayatını adadığı turizmde istediği sonuçları alamadığını açıkladı. Kış aylarında da turizm yapılabilecek bir destinasyon olan Bali’ye yönelerek, 23 özel havuzlu villadan oluşan bir tatil sitesini nisan ayında açacak şekilde çalışmaları sürdürdüklerini ekledi. "TÜRKİYE’DE İSTİHDAM SORUNU BÜYÜK" Turizm sektöründeki personel eksikliğinin işletmeleri zorladığını belirten Demir, Bali’de bu sorunun olmadığını vurguladı. Tam bir turizm cenneti olan Bali'de çalışacak personel bulmanın çok kolay olduğunu, işçilik maliyetlerinin de Türkiye’ye kıyasla düşük kaldığını söyledi. Bali'de bir insan kaynakları şirketi kurarak Türkiye’ye istihdam sağlamayı hedeflediklerini de belirtti. YATIRIMCIYA VERGİ AVANTAJI Endonezya’nın yabancı yatırımcılardan iki yıl boyunca vergi almadığını belirten Demir, bu avantajın sektörde rahatlık sağladığını söyledi. "Türkiye’de özellikle pandemi sonrasında düşüş var. Her gelen yıl giden yılı aratıyor. Girdi maliyetlerimiz her gün daha da yükseliyor" diyen Demir, Bali’de bu tür sıkıntıların olmadığını belirtti. BALİ’DE LÜKS KONAKLAMA HEDEFİ Demir, Bali’de kurdukları The D Hotel & Villa isimli projeyle, uzun süreli konaklamayı hedefleyen lüks tatil arayışındaki turistlere hizmet vereceklerini söyledi. 23 villanın her birinin 75 metrekare, özel havuzlu, stüdyo tipi konutlar olduğunu açıklayan Demir, yazları Avrupa’da tatil yapan turistleri kış aylarında Bali’ye çekmek istediklerini anlattı.

TÜRSAB'tan Bungalov ve Villa Dolandırıcılığına Karşı Uyarı Haber

TÜRSAB'tan Bungalov ve Villa Dolandırıcılığına Karşı Uyarı

Son dönemde bungalov ve villa kiralamada dolandırıcılık olaylarında ciddi bir artış yaşanıyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, sahte internet siteleri ve kopyalanan sosyal medya hesapları üzerinden yapılan dolandırıcılıkların önlenmesi için yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Vatandaşların tatil planları yaparken internet sitelerini dikkatle kontrol etmeleri ve yalnızca TÜRSAB üyesi acentelerden işlem yapmaları gerektiğini söyledi. DİJİTAL DENETİM EKİBİ İŞ BAŞINDA TÜRSAB’ın kurduğu Dijital Denetim Ekibi, 2024 yılında toplam 7 bin 656 ihbarı inceledi. Bu ihbarlardan 868’i, bungalov ve villa dolandırıcılığıyla ilgiliydi. TÜRSAB, dolandırıcılık olaylarını savcılığa bildirerek mağduriyetlerin önlenmesi için adımlar attı. Ayrıca, mağdurların haklarını aramaları için hukuki destek sundu. TÜRSAB DİJİTAL DOĞRULAMA SİSTEMİ Vatandaşların sahte sitelerden korunması için geliştiren TÜRSAB Dijital Doğrulama Sistemi, tatil satın alınan şirketlerin gerçek seyahat acentesi olup olmadığını kontrol etme imkânı sunuyor. TÜRSAB üyesi seyahat acentelerinin sitelerinde yer alan Dijital Doğrulama logosu, tıklanabilir hale getirilerek vatandaşların güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlıyor. SİBER DOLANDIRICILIKLA MÜCADELE Bağlıkaya, dolandırıcıların genellikle sabit telefon numarası kullanmadığını ve ödeme taleplerini şahsi IBAN hesaplarına yönlendirdiğini ifade etti. Dolandırıcıların sosyal medya hesaplarında sık sık kullanıcı adı değişikliği yaparak izlerini kaybettirmeye çalıştıklarını belirtti. TÜRSAB, bu tür hesapların kapatılması ve arama motorlarında üst sıralarda yer alan sahte sitelerin engellenmesi için Google ve Meta gibi teknoloji şirketleriyle iş birliği yapıyor. TATİLDE ARTAN TALEP VE DOLANDIRICILIK RİSKİ Sapanca’da sömestr tatili öncesinde bungalov kiralamalarına olan yoğun ilgi, dolandırıcılık riskini de beraberinde getiriyor. Bağlıkaya, bu süreçte tatil rezervasyonu yapacak kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, rezervasyonların TÜRSAB üyesi acenteler üzerinden yapılmasının önemine değindi. VATANDAŞLARA ÖNERİLER Bağlıkaya, dolandırıcılıklara karşı dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı: TÜRSAB Dijital Doğrulama logosunu kontrol edin ve tıklayarak doğrulayın. Tatil fiyatlarının piyasa değerinin çok altında olup olmadığını inceleyin. Sosyal medya hesaplarının güvenilirliğinden emin olun, kullanıcı adı değişikliği veya bot yorumlar gibi ipuçlarına dikkat edin. Rezervasyon yaparken ödemenin kurumsal IBAN hesaplarına yapılmasına özen gösterin. YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA TATİL TRENDLERİ Bağlıkaya, Uludağ, Erciyes, Palandöken, Kartalkaya, Sarıkamış ve Kartepe gibi kayak merkezlerine, Abant ve Yalova bölgelerine, Pamukkale, Afyon ve Denizli gibi termal turizm destinasyonlarına ve turistik Doğu Ekspresi'ne talep artışı gördüklerini açıkladı. Yurt dışı tatili için vizesiz gidilebilen destinasyonlara talebin geçen yıla göre yüzde 15-20 arttığını ifade etti. Özellikle Mısır’ın Şarm El-Şeyh bölgesi, Paris Disneyland gibi eğlence amaçlı tatiller ve kayak bölgelerinden Bulgaristan Bansko, ailelerin favorileri arasında yer alıyor. Bağlıkaya, tatil planı yaparken dikkatli olunması ve TÜRSAB üyesi seyahat acentelerinden destek alınması gerektiğini bir kez daha vurguladı.

Mersin'e 55 Milyon Dolarlık Sağlık Turizmi Yatırımı Haber

Mersin'e 55 Milyon Dolarlık Sağlık Turizmi Yatırımı

Türkiye'nin turizmde 100 milyon turist ve 100 milyar dolar gelir hedefi, yeni destinasyonlar ve turizm çeşitliliği projeleriyle destekleniyor. Bu kapsamda, Mersin’de arsa dahil 55 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen BN Hotel Thermal & Wellness, sunduğu özel hizmetlerle bölgedeki sağlık turizmine yeni bir soluk getirdi. Otel, "Konaklamalı Rehabilitasyon ve Fizik Tedavi Merkezi" belgesiyle misafirlerine termal suyun şifalı etkilerinden faydalanma imkânı sunuyor. Çukurova Uluslararası Havalimanı'nın açılmasıyla birlikte Mersin'e çevre illerden gelen turist sayısında da büyük artış yaşanıyor. 6238 FAYDALI MİNERALLİ TERMAL SU İLE ŞİFA DAĞITIYOR BN Hotel Thermal & Wellness Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Narlı, otelin inşa sürecine ilişkin detayları paylaştı. Narlı Grup ve Balsuyu ailelerinin üçüncü kuşak temsilcisi olan Narlı, "Şehir otelciliğinde ciddi rekabet var, biz bölgede yapılmamış olanı yapalım, ülke ekonomisine ve bölgeye farklılık katalım diye yatırıma başladık" dedi. Bu kapsamda, 350 dönümlük arazi için 1000 kişiyle anlaşma sağlandığını ve bu sürecin 5-6 yıl sürdüğünü belirtti. Narlı, otelin en büyük farkının, içerdiği 6238 faydalı mineral ile onaylanmış termal su kaynağı olduğunu vurguladı. İstanbul Üniversitesi tarafından test edilen bu termal su, oteli sağlık turizmi açısından cazip bir noktaya dönüştürüyor. "İnsanlar buraya şifalanmak için geliyor" diyen Narlı, termal suyun sağlık açısından birçok faydasının olduğunu ifade etti. 249 ODA, 3 VİLLA VE YÜZDE 100 DOLULUK ORANI BN Hotel Thermal & Wellness, 249 oda ve 3 villadan oluşan konaklama kapasitesiyle misafirlerine hizmet veriyor. Yılın büyük bölümünde yüksek doluluk oranlarına ulaşan otel, özellikle hafta sonları son dakika tatilcilerle yüzde 100 doluluk oranına ulaşıyor. Yusuf Narlı, otelin müşteri profilinin ikiye ayrıldığını belirtiyor. Narlı, fizik tedavi ve sağlık turizmi için gelenler ve kongre, bayi toplantıları ve etkinliklere katılanlar olarak ziyaretçileri sınıflandırıyor. Bu bölünmüş müşteri profili, otelin yıl boyunca sürekli olarak dolu olmasını sağlıyor. Narlı, geçen yıl Türkiye'deki en başarılı 9'uncu otel seçildiklerini aktararak, yılı yüzde 70'in üzerinde doluluk oranıyla kapatmayı hedeflediklerini ifade etti. ÇUKUROVA HAVALİMANI İLE ERİŞİM KOLAYLAŞTI Narlı'ya göre, Mersin’in, Çukurova Uluslararası Havalimanı’na yakınlığı, turizm açısından bölgeyi daha cazip bir hale getiriyor. Havalimanının faaliyete geçmesiyle, Mersin'in çevre illerle bağlantısı güçlenmiş durumda. Adana, Gaziantep, Kayseri, Konya ve İstanbul gibi şehirlerden çok sayıda misafir, bu ulaşım kolaylığı sayesinde otele geliyor. Otel, müşteri memnuniyetini artırmak için ücretsiz havalimanı transferi hizmeti de başlattı. FİZİK TEDAVİ LİSANSI İLE HİZMET İHRACATI Fizik tedavi oteli olarak hizmet veren BN Hotel Thermal & Wellness, Sağlık Bakanlığı’ndan fizik tedavi lisansı almış durumda. Bu sayede, misafirler hem termal suyun şifalı etkisinden faydalanıyor hem de yatarak fizik tedavi hizmeti alabiliyor. Yusuf Narlı, "Biz burada termal turisti artırmak için çalışacağız. Otelimiz, Sağlık Bakanlığı’ndan fizik tedavi lisansını da aldı. Ziyaretçilerin, yatarak tedavi görebilecekleri bir fizik tedavi oteliyiz" dedi.

Villa turizmcilerinde ‘İzin Belgesi’ sorunu artıyor Haber

Villa turizmcilerinde ‘İzin Belgesi’ sorunu artıyor

Villa Turizmi İşletmeleri Birliği (TURVİB) Başkanı Erdal Okurgan, turizm amaçlı günübirlik konutların ve villa kiralamalarla ilgili 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’un yürürlüğe girdiğini anımsattı. Yasa ile konut statüsünde olan mülklerin turizm amaçlı yerli veya yabancılara  tek seferde 100 gün veya daha kısa süreli kiralanmalarında Bakanlıktan izin belgesi alınması zorunluluğu getirildiğini belirten Okurgan, şunları kaydetti: ‘’Kanunun 4 üncü maddesi ile izin belgesi olmaksızın faaliyette bulunanlar ve izinsiz kiralama faaliyetlerinin elektronik ticaretine ve tanıtımına olanak sağlayan aracı hizmet sağlayıcılar hakkında idari yaptırımlar var. Villa turizminde çok öneme sahip olan ve kanun yürürlüğe girdiği tarihlerde yüksek sezon için rezervasyonu olan mevcut villalar için geçici 1 inci maddede 02 Şubat 2024 tarihine kadar izin belgesi almak üzere Bakanlığa başvurmaları hüküm altına alındı.’’ Villa turizminin lokomotifi olan bu mülkler ile ilgili yasa gereği 90 gün içinde belge düzenlenerek teslim edilmesi gerektiğini vurgulayan Okurgan, yoğunluk nedeniyle Bakanlık tarafından bu süre 02 Haziran 2024’e kadar 30 gün süre ile uzatıldığını bildirdi. Erdal Okurgan şöyle devam etti: ‘’Süre uzatılmasına rağmen sezon gelmesine rağmen özellikle Kaş, Kalkan bölgesinde birçok belge hala verilememiştir. Bu villaların denetim süreçleri de personel yetersizliği nedeniyle sezon içine kaydığı düşünülünce verilen süreler yeterli olmuyor. Bu kanun uygulanma süreçlerinin 31.12.2024 tarihine kadar esnetilmesini ya da uzatılmasını talep ediyoruz.’’ İmar sorunu görmezden geliniyor Antalya’nın Kaş, Kalkan ve Fethiye bölgelerinde 16 bin kişinin ‘villa turizmi izin belgesi’ almak için başvurduğunu, ancak bakanlıktaki yoğunluk nedeniyle büyük bir çoğunluğun bu belgeyi alamadığını ve hizmet veremediğini söyleyen  Okurgan, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’nin imar açısından en sorunlu bölgesi olan bu bölgelerde, özellikle 2-B araziler, hazine tahsisleri, çok ortaklı hisseli tapular gibi yıllardır kanser olan sorunlar yüzünden izin belgelerine olumlu yanıt alamayan daha önce kaydı olan ve turizmin içindeki binlerce villanın internet satışları kaldırıldı. İzin belgesi almak için verilen sürenin uzatılmasını istiyoruz. Aksi halde Kaş, Kalkan ve Fethiye bölgesinde yaklaşık 1,5 milyar dolarlık öz sermaye ile yapılan turizm amaçlı bu yatırımlar atıl hale gelecektir. Ekonomiye ve turizme girdi sağlayan bu yatırımların atıl kalması hiç kimseye yarar sağlamayacak. Sektörü disipline edecek olan yasayı ve bakanlığımızı destekliyoruz. Ancak burada sancılı bir süreç var. Villa turizmi ile Kaş, Kalkan ve Fethiye’de her yıl 2 milyona yakın misafiri villalarda ağırlıyoruz. Yürürlüğe giren yasanın eksikliklerinin giderilmesi ile sektörümüzün kalitesi daha da artacak’’ dedi. 10 milyar liralık turizm harcaması engellenecek Bölgedeki turistik villaların, öz sermaye ile finanse edilip, arsa değerleri ve yapım maliyetleri ile en az 7 ila 15 milyon TL'lik yatırımlarla herkesin kendi olanakları ile kurulduğunu aktaran Okurgan, şöyle konuştu: ‘‘Bu işletmeler yüzde 20 KDV, yüzde 25 ila 45 arası gelir vergisi ve yüzde 2 konaklama vergisi olmak üzere toplam yüzde 50-70 oranında vergi ödüyor. Yasal yükümlülüklerini yerine getiriyor. Yıllık en az 2 milyar TL vergi toplanan bu sektördeki kısıtlamalar, ciddi vergi kaybına neden olacaktır. 45'e yakın alt sektör olumsuz etkilenecek.’’ İzin belgesi alma süresinde değişiklik olmaması halinde sorunların artacağını vurgulayan Okurgan, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Bu konutlar sisteme dahil edilmez ise yıllık 10 milyar TL’lik turizm harcamasının bölgeye girmesi de engellenmiş olacak. İzin belgesi alamayan bu tesisler kaçak faaliyete yönelecek, şikayetler artacak, denetimlerde turistlerde rahatsız olacak. Kaos büyüyecek ve bölge sektör ile beraber kötü olarak anılacaktır. Ülke turizmde ve ekonomisinde büyük kayıplar yaşanacaktır. Yasanın bu şekilde eksikliklerle uygulanmasıyla birlikte turistik villa ve apart turizminin kısıtlanması, kaçak faaliyetlerin artmasına da zemin hazırlayacak ve kaçak boyutu 6,5 milyar TL’ye ulaşabilecek.’’

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.