Hava Durumu

#Van

TOURISMJOURNAL - Van haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Van haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Van'ın eşsiz koyları ve mesire alanları ziyaretçileri cezbediyor Haber

Van'ın eşsiz koyları ve mesire alanları ziyaretçileri cezbediyor

Van'ın Gevaş ilçesine bağlı Yuvaköy Mahallesi, eşsiz Van Gölü manzarası ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte eşsiz şelalesi ile yeşilin her tonuna bürünen bölge, Van Gölü'nün mavisiyle birleşerek kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Van Gölü kıyısına hakim konumuyla dikkat çeken Yuvaköy, sakin atmosferi, temiz havası ve doğal yapısıyla şehir yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için önemli bir alternatif sunuyor. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, hem doğanın tadını çıkarıyor hem de göl manzarası eşliğinde vakit geçirmenin keyfini yaşıyor. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, hem doğanın tadını çıkarıyor hem de göl manzarası eşliğinde vakit geçirmenin keyfini yaşıyor. Van Gölü'nün engin maviliği ile çevredeki dağların oluşturduğu doğal tablo, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. "Altınsaç Kilisesi ve koyları eşsiz manzarasıyla büyülüyor" Van'ın doğal ve tarihi güzellikleri arasında önemli bir yere sahip olan St Thomas Manastırı (Altınsaç Kilisesi) ve çevresindeki koylar, sunduğu eşsiz manzarayla ziyaretçilerini adeta büyülüyor. Van Gölü'nün masmavi suları ile tarihi dokunun bir araya geldiği bölge, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Göl kıyısında yükselen tarihi Altınsaç Kilisesi, çevresini saran koylarla birlikte kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginliği bir arada barındıran bölge, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Van Gölü'nün berrak suları, kıyıları süsleyen koylar ve tarihi yapı, bölgenin turizm potansiyelini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. "Zorlu bir parkur, ama çımaya değer" Van'ın cennetle köşelerinden biri olan Gevaş ilçesine bağlı olan Yuvaköy Mahallesi'nde olduklarını ifade eden doğasever Muhammed Türken, "Burası Gevaş'a bağlı Yuvaköy Mahallesi. Van'a yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bir yer. Buraya 40-45 dakikalık bir parkuru yürüyerek geliyoruz. Gürül gürül akan şelalesinin sesinden, manzaranın insanlarda oluşturduğu o mutlulukla buraya yürüyüp geliyoruz. Hemen karşı tarafta da çok güzel bir parkur daha var. Altınsaç Mahallesi'ne giden muazzam bir göl manzaralı bir parkurumuz var. Herkesin özellikle bu mevsimde görmesi gereken yerden biri. Gerek kendi halkımız, gerek dışarıdan gelecek misafirlerimiz tam da bu dönemde bu saydığım Yuvaköy'ü, Altısaç St Thomas Manastır'ını görmeleri gerekiyor. Mutlaka bu yerleri görün. Bu alana çıkmak için Yuvaköy Mahallesi'ne geldikten sonra caminin yanına aracımızı park edip yaklaşık 40 dakikalık bir tırmanış gerçekleştirdikten sonra buraya geliyoruz. Zorlu ama bir o kadar keyifli çünkü tamamen suyun kenarında seyreden bir patika yoldan buraya geliyoruz. Buraya çıktıktan sonra o 40 dakikalık yürüyüşünüzü, yorgunluğunuzu tamamen unutuyorsunuz. Sizi manzarayla baş başa bırakıyor" diye konuştu.

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi Haber

Van turizmi savaşın etkisiyle geriledi

Van'da otel işletmecileri, savaşlar nedeniyle kent turizminin geçen yıla göre yüzde 50-60 oranında gerilediğini, otellerin doluluk oranının yüzde 20'lere düştüğünü, sektörün ve esnafın ciddi kayıp yaşadığını belirtti. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı savaş 39 gün sonra sona erdi. Türkiye'nin İran sınırında yer alan Van, savaştan en çok etkilenen kentler arasında yer aldı. İranlı turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği kent savaşla birlikte turist kaybetti. Van'da otel işletmecisi Ebru Yeşilağaç, kentte turizmin geçen yıla göre yüzde 50–60 düştüğünü söyledi. ABD ve israil'in İran'ı vurmasının doğrudan Van'ı etkilediğini, bunun turizm ve esnaf üzerinde ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını belirtti. Yeşilağaç, İran sınırına yakınlık nedeniyle İran'la birlikte gelişen turizmin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi: "İran'daki savaş ve ekonomik krizler bizleri de ister istemez etkiledi. Savaşla birlikte kapanan çok işletme var, devreden işletme sayısı da oldukça fazla. Otel sayımız geçmişte artmıştı ancak şu an oteller çalışmaz durumda. Devreden çok sayıda işletme var; bunu biliyoruz, görüyoruz ve üzülüyoruz. İran dışında kente maalesef çok fazla yabancı turist gelmiyor. Çünkü tek sınır kapımız İran. Farklı turizm alanlarımız olsaydı çok daha olumlu etkiler olurdu, bu kadar etkilenmezdik. Yerli turistler geliyor ancak savaş burada olmamasına rağmen birçok grubumuz iptal edildi. Sınıra yakın olmamız nedeniyle insanlar Van'a gelmek istemiyor, korkuyorlar. Turist çekme konusunda yeterli tanıtım yapılmadığını düşünüyorum. Van'ın turizm destinasyonu çok daha gelişmiş olabilir. Van'a gelmek için 101 sebep varken maalesef yeterince turist çekemiyoruz. Tanıtılmıyoruz; insanlar bizi bilmiyor, bilmedikleri için de gelmiyorlar." "OTELLER SÜRECİN EKONOMİK ETKİLERİ NEDENİYLE KAPANDI" Van Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Çetin Demirhan'da savaşın Van'ı etkilediğini kaydetti. Otellerde doluluk oranının yüzde 20 seviyesinde kaldığını ifade eden Demirhan, insanların savaş nedeniyle bölgeye gelmeye tereddüt ettiğini ve para harcamaya çekindiğini aktardı. Son 20 yılın "en kötü sezonunu" yaşadıklarını vurgulayan Demirhan şöyle konuştu: "Geçen yıl da çok iyi değildik ama bu yıl geçen yıla göre yüzde 50'ye varan bir düşüş var. O dönem yüzde 40'lar seviyesindeyken şimdi yüzde 20'lere geriledi. Kapanan işletmelerimiz var. Bazı otelci arkadaşlarımız sürecin ekonomik etkileri nedeniyle işletmesini kapattı. Ayrıca Van'da kayıtsız ve ruhsatsız oteller de vardı; bunlardan 10-15'i kapatıldı, bir kısmı mühürlendi, bazıları ise kaçak şekilde faaliyetini sürdürüyor. Van'da 17 bin yatak kapasitesi var ancak bunun çeyreğini bile dolduracak bir yoğunluk yok. Bir ile turist gelmesi için tanıtım şarttır. Ancak Van, fuarlarda genellikle geri planda kalıyor. Bölgeye gelen turistlerin çoğu Karadeniz'e, Trabzon'a yöneliyor. Van'dan turist akışı sağlanamıyor. Komşu ülkelerde de tanıtım yapılması gerekiyor. Özellikle Ermenistan ve Irak gibi bölgelerde Van'ın daha iyi tanıtılması şart. Çünkü insanlar burayı bilmiyor. Oysa Van'ın çok sayıda tarihi ve turistik değeri var. Tüm esnaf zor durumda. Yetkililerin bir araya gelerek bu süreçte ne yapılabileceğini, nasıl bir destek paketi oluşturulacağını değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'de bu süreçten en çok etkilenen illerden biri Van oldu." "VAN'DA 100 ACENTEDEN 30'A YAKINI KAPANDI" TÜRSAB Doğu Anadolu Bölge Başkanı Cevdet Özgökçe, Van turizminin savaştan olumsuz etkilendiğini belirterek, otel doluluk oranlarının yüzde 20-25'e kadar düştüğünü ifade etti. İran ve Irak'tan turist akışının iki yıldır düzenli olmadığını vurgulayan Özgökçe, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'dan gelen ziyaretçilerin de "risk algısı" nedeniyle bölgeyi tercih etmediğini söyledi. İç turizmde uçak seferlerinin yetersizliği ve tanıtım eksikliği sorunlarının sürdüğünü ifade eden Özgökçe, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile bu konuları görüşüyoruz ancak Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'da yeterli tanıtım yapılamıyor. Van'da yaklaşık 100 acente vardı, şu an 70'i aktif, 30'a yakını ise kapandı. Esnafın durumu çok kötü. Giyimciden lokantacıya kadar herkes zor durumda. Her gün 'Ne olacak bu durum?' sorusunu alıyoruz. Biz de bu talepleri yetkililere iletiyoruz. İran ve Irak'taki çatışmalar da bölgeyi etkiliyor. Bu şartlarda turist gelmiyor. Uçak sefer sayıları yetersiz ve bilet fiyatları çok yüksek. İstanbul-Diyarbakır hattında 5-6 bin liraya bilet bulunabilirken, Van hattında 18-20 bin liraya kadar çıkıyor. Bu da turizm gruplarını olumsuz etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da maliyetleri yükseltti. Mazot 60 liradan 70-80 lira bandına çıktı. Bir otobüsün İstanbul'a gidiş-dönüşü yaklaşık 1100 litre yakıt tüketiyor. Bu nedenle maliyetler ciddi şekilde arttı. 5 kişilik bir ailenin İstanbul-Van gidiş dönüş maliyeti 30 bin lirayı aşıyor. Bu da turizmi doğrudan etkiliyor."

Van-Bodrum Direkt Uçuşları İçin Çağrı Haber

Van-Bodrum Direkt Uçuşları İçin Çağrı

Van ile Bodrum arasında doğrudan uçuşların başlaması için önemli bir adım atıldı. Van TSO ve Bodrum Vanlılar Derneği, artan turizm hareketliliği, ticari ilişkiler ve ulaşım mağduriyetine dikkat çekerek sezonluk direkt sefer talebinde bulundu. Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Haşim Atasoy, Erdinç Tezel, Mehmet Ali Demiröz ve Van Vakfı eski Başkanı iş insanı Müjdat Çelik, Van Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Görüşmede Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Meclis Başkanı Turan Avcı, TOBB Delegesi Şefik Eren, Meclis Katip Üyesi Cüney Gezin ve Meclis Üyesi Mahacir Mercan da yer aldı. Toplantının ana gündem maddesi, Van ile Bodrum arasında doğrudan uçak seferlerinin başlatılması oldu. Görüşmenin ardından Van TSO Başkanı Necdet Takva ile Bodrum Vanlılar Derneği Başkanı İshak Kalkanlı’nın imzasıyla; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress’e resmi başvuru yapıldı. Heyet ayrıca Van TÜRSAB Bölge Temsil Kurulu’nu da ziyaret ederek sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Ortak açıklamada, Van ve Bodrum’un Türkiye’nin iki önemli turizm destinasyonu olduğuna dikkat çekilerek, özellikle yaz aylarında artan yolcu yoğunluğunun doğrudan uçuş ihtiyacını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Açıklamada, mevcut durumda iki şehir arasında direkt uçuş bulunmaması nedeniyle vatandaşların uzun aktarmalı yolculuklar yapmak zorunda kaldığı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Van-Bodrum arasındaki kara yolu mesafesi yaklaşık 1.800 kilometreyi buluyor. Yolculuk süresi ise 24 saati aşabiliyor. Bu durum hem ciddi zaman kaybına hem de ekonomik maliyetlerin artmasına neden oluyor. Özellikle yaz sezonunda oluşan yoğun talebe rağmen yeterli ulaşım alternatifinin bulunmaması bölgesel hareketliliği olumsuz etkiliyor.” Yazıda ayrıca Bodrum’un uluslararası ölçekte tanınan bir turizm merkezi olduğu, Van’ın ise tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra yılda yaklaşık 1 milyon İranlı turisti ağırlayan önemli bir cazibe noktası haline geldiği ifade edildi. Planlanacak direkt uçuşların yalnızca Van ve Bodrum’a değil; İran başta olmak üzere çevre ülkelerden gelen turistlerin ulaşımına da katkı sunacağı belirtilen açıklamada, Ege ile Doğu Anadolu arasında turizm ve ticaret entegrasyonunun güçleneceği kaydedildi. Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yıllardır dile getirilen ulaşım sorununun artık çözülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Van ile Bodrum arasında çok ciddi bir sosyal, ekonomik ve turistik hareketlilik bulunuyor. Yaz döneminde hem Bodrum’da yaşayan Vanlı vatandaşlarımız hem de turizm sektörü açısından doğrudan uçuş büyük bir ihtiyaç haline geldi. Bu hattın açılması iki şehir arasında kültürel ve ekonomik bağları da güçlendirecektir.”

Van Ekonomisi İran Kriziyle Sarsıldı: Turizm ve Ticaret Darbe Aldı Haber

Van Ekonomisi İran Kriziyle Sarsıldı: Turizm ve Ticaret Darbe Aldı

Van’ın ekonomisinin büyük ölçüde İranlı turistlere bağlı olduğunu vurgulayan Takva, 2026 yılı için belirlenen 1 milyon turist hedefinin gerisinde kalındığını ifade etti. 2025 yılında yaklaşık 778 bin ziyaretçi ağırlayan kentte, 2026’nın ilk aylarında sınır girişlerinde ciddi düşüş yaşandı. Özellikle Kapıköy Sınır Kapısı üzerinden yapılan girişlerin savaşın başladığı mart ayı sonrası keskin şekilde azaldığı belirtilirken, Nevruz ve Ramazan Bayramı dönemlerinde rezervasyon iptallerinin arttığı kaydedildi. Takva’ya göre Van ekonomisinin ana dinamiğini İran ile olan ilişkiler oluşturuyor. Kentte hizmet sektörünün payı yüzde 63 seviyesinde bulunurken, İranlı turistlerin yıllık ekonomik katkısının 400 milyon ila 800 milyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Buna karşılık, doğrudan dış ticaret hacminin yaklaşık 50 milyon dolar seviyesinde kalması dikkat çekiyor. Van’a gelen turistlerin yüzde 93,5’inin İranlı olması nedeniyle sınırdaki her aksama, şehir ekonomisinde doğrudan şok etkisi yaratıyor. Savaşın yarattığı belirsizlik ortamı, yatırım yaparak sezona hazırlanan işletmeleri zor durumda bıraktı. Oteller, restoranlar ve mağazalar ciddi gelir kaybı yaşarken, esnafın en büyük talebi “mücbir sebep” kapsamına alınarak vergi ve borç yükümlülüklerinde kolaylık sağlanması oldu. Van TSO’nun hükümet nezdinde vergi muafiyeti, borç erteleme ve teşvik talepleri için girişimlerini sürdürdüğü belirtildi. Van’ın sahip olduğu turizm potansiyeline de dikkat çeken Takva, Van Kalesi, Akdamar Kilisesi ve Muradiye Şelalesi gibi değerlerin uluslararası tanıtımının sürdüğünü ifade etti. Ayrıca her yıl düzenlenen “Van Shopping Fest” ve gastronomi turizmi kapsamında öne çıkan kahvaltı kültürünün, kentin turizm çeşitliliğini artıran unsurlar arasında yer aldığı vurgulandı. Takva, Kürdistan Bölgesi ile ekonomik ilişkilerin önemine de değinerek, bölgedeki ticaretin Türkiye-Irak hacminin önemli bir kısmını oluşturduğunu söyledi. Karşılıklı ziyaretlerin artırılmasıyla bu bağların güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.