Hava Durumu

#Uluslararası

TOURISMJOURNAL - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu Haber

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu

Bu prestijli adaylık, Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen özel bir lansmanla duyuruldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye, İstanbul Valisi Davut Gül, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi İş İnsanı Ramazan Bingöl, gastronomi dünyasının önde gelen isimleri, iş dünyasından temsilciler, kanaat önderleri, ünlü şefler ve basın mensupları katıldı. Lansman gecesi, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri kimliğini yansıtan Vox Humanis konseriyle başladı. Şanlıurfa’dan yükselen çağdaş bir çok sesli koro olan Vox Humanis; Anadolu’nun çok kültürlü müzik hafızasını Batı koro geleneğiyle buluşturan repertuvarıyla, bölgesel mirası evrensel bir sahne diliyle yorumlayan güçlü bir sanat odağı olarak geceye damga vurdu. Şanlıurfa’nın adaylığı, yalnızca bir şehir tanıtımı değil, insanlık tarihinin en erken yerleşimlerinden biri olan bu coğrafyanın, sofra kültürü üzerinden yeniden anlatılması anlamına geliyor. IGCAT (International Institute of Gastronomy, Culture, ArtsandTourism) tarafından yürütülen süreçte şehirler yalnızca mutfak zenginliğiyle değil, kültürel mirasın korunması, yerel üretimin sürdürülebilirliği ve gastronominin bir kalkınma modeli olarak ele alınması gibi çok katmanlı kriterler üzerinden inceleniyor. Adaylık Süreci ve Paydaşlar Unutulmaya yüz tutmuş Urfa yemeklerini yeniden gün yüzüne çıkarmak, geleneksel tarifleri kayıt altına almak ve ata tohumlarını koruyarak yerel üreticiyi güçlendirmek adına başlatılan bu sürecin ilk etabında, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile IGCAT arasında ön görüşmeler gerçekleştirildi. Ardından, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Şanlıurfa'yı temsil etmek üzere, Harran Üniversitesi, Haliliye Belediyesi, Eyyübiye Belediyesi, Karaköprü Belediyesi, GAP İdaresi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası,SlowFood Türkiye Network ve Bureau Gastronomica’nın dahil olduğu güçlü bir paydaşlık komisyonu oluşturuldu. Hazırlanan başvuru dosyası, Barcelona'da düzenlenen IGCAT Danışma Kurulu Toplantısı'nda değerlendirildi ve Şanlıurfa, Türkiye'den bu ünvan için resmî aday ilan edilen ilk şehir oldu. “Sadece Bir Adaylık Değil” Lansmanda konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bu buluşmanın yalnızca bir lansman değil, insanlık tarihinin en kadim sofralarından birinin etrafında gerçekleşen anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı. Şanlıurfa’nın tarihsel derinliğine dikkat çeken Gülpınar, şehrin kuruluş tarihinin bilimsel olarak kesin şekilde belirlenemeyen en eski yerleşimlerden biri olduğunu ifade ederek, her yeni arkeolojik bulgunun bu geçmişi daha da geriye taşıdığını belirtti. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda yaşanan büyük dönüşümün insanlık tarihini değiştirdiğini vurgulayan Gülpınar, buğdayın ilk kez ehlileştirilmesinin yalnızca bir tarımsal gelişme değil, aynı zamanda medeniyetin başlangıcı olduğunu söyledi. Göbeklitepe ve Karahantepe gibi alanların yalnızca geçmişi değil, bugünün sofra kültürünü de anlamlandırdığını ifade eden Gülpınar, Şanlıurfa’da gastronominin bir lezzet meselesinden çok bir hafıza meselesi olduğunu dile getirdi. Şanlıurfa mutfağının gücünün yalnızca çeşitliliğinden değil; toprakla, üretimle ve paylaşım kültürüyle kurduğu bağdan geldiğini de belirten Gülpınar, “Halil İbrahim Sofrası” geleneğinin bu şehrin yalnızca yemek değil, bir gönül kültürü ürettiğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Şehrin yalnızca gastronomiyle değil, müzik kültürüyle de güçlü bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Gülpınar, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri unvanının bu çok katmanlı kültürel birikimin önemli bir yansıması olduğunu söyledi. Gastronomi Bir Kalkınma Modeli Şanlıurfa’nın bu süreci yalnızca bir unvan hedefi olarak değil, bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak ele aldığını belirten Gülpınar; ata tohumlarının korunması, yerel üreticinin desteklenmesi ve geleneksel bilgi birikiminin geleceğe taşınması yönünde kapsamlı bir vizyon ortaya koyduklarını ifade etti. Gastronominin yalnızca tüketim değil, üretimden sofraya uzanan bir değer zinciri olarak ele alınacağını vurgulayan Gülpınar, turizmin yerel yaşamı dönüştüren değil, onunla birlikte büyüyen bir modelle ilerlemesi gerektiğini belirtti. “Türkiye’de Her Şey Var…” Türkiye’nin gastronomi potansiyeline de değinen Gülpınar, şu ifadeleri kullandı:“Türkiye’de her şey var. Ürün var, kültür var, hikâye var… Ama bu hikâyeyi dünyaya anlatacak güçlü bir modele ihtiyacımız var. Biz bu süreci, tam da bu ihtiyaca cevap verecek bir yolculuk olarak görüyoruz.” Şanlıurfa: Geçmişin Hafızası, Geleceğin Mutfağı IGCAT tarafından alınan adaylık kararının resmi olarak iletildiğini belirten Gülpınar, sürecin tüm paydaşlarla birlikte titizlikle yürütüleceğini ve Şanlıurfa’nın 2029 yılında bu unvanı kazanması için kararlılıkla çalışacaklarını da ifade etti. “12 bin yıllık yaşayan bir anlatım” Bu özel gecede video ile mesajını ileten IGCAT Başkanı Diane Dodd yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'yı bu kadar eşsiz kılan enerjiyi, lezzetleri ve hikayeleri deneyimlemeyi çok istemesine rağmen İstanbul’a gelemediğini ifade etti ve “Bugün sadece bir kutlama değil. Vizyonun bir takdiridir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın liderliği ve birçok özverili paydaşın ortak çabası sayesinde Şanlıurfa, olağanüstü mirasını dünyayla paylaşmak için öne çıktı. Bu muhteşem bir hikaye. Gastronominin bir trend değil, 12 bin yıllık yaşayan bir anlatı olduğu bir yer. Taş Tepeler'den alınan ilham, bu toprakların medeniyetin beşiklerinden biri olduğunu, yiyecek, kültür ve topluluğun zaten derinlemesine iç içe geçtiğini hatırlatıyor. Ve bu bugün de devam ediyor’ dedi. “Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk” Dodd, UNESCO Müzik Şehri olarak Şanlıurfa’nın çok güçlü bir şeyi somutlaştırdığını da söyledi ve “müzik ile gastronomi arasında ayrılmaz bir bağ var. Sıra gecelerinde sadece geleneği değil, hem yerlilere, hem de ziyaretçilere hitap eden canlı, nefes alan bir kültürel deneyimi görüyoruz. Dünya Gastronomi Bölgesi Ödülü tam olarak bunu temsil ediyor. Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk. Bölgelerin yerel ekonomilerini güçlendirmelerine, üreticileri desteklemelerine, biyoçeşitliliği korumalarına ve yemek kültürleriyle gurur duymalarına yardımcı olan bir yolculuk. Uluslararası görünürlük yaratıyor. Ancak daha da önemlisi, yerel kimliği ve direnci güçlendiriyor. Şanlıurfa için, Türkiye'den aday gösterilen ilk bölge olmak zaten tarihi bir adım. Güveni gösteriyor. Hırsı gösteriyor. Ve bu, dünyaya net bir mesaj gönderiyor: Bu bölge, kültürü, mirası ve insanlarıyla liderlik etmeye hazır. Bu adaylık önemli çünkü sadece tanınmakla ilgili değil, gelecekle ilgili. Genç nesillerin geleneklerinin değerini gördüğü bir gelecek. Yerel ürünlerin hak ettikleri takdiri kazandığı bir gelecek. Ve gastronominin geçmiş ile gelecek, yerel ile küresel arasında bir köprü haline geldiği bir gelecek. Şanlıurfa'yı çok yakında ziyaret etmeyi, bu zenginliği bizzat deneyimlemeyi ve bu yolculuğa birlikte devam etmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum. Bu önemli dönüm noktası için hepinizi tebrik ederim” diyerek sözlerini noktaladı. “Şanlıurfa’nını değerleri yerelden ulusala aktarılacak” Geceyi katılan İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada; “Yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Bu süre içerisinde Şanlıurfa’nın değerlerini, potansiyelini daha yakından tanıma fırsatı yakaladım. Bugün yapılan iş geç kalınmış, ama Şanlıurfa’mıza yakışır, mutlaka da olması gereken bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda, yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bugünlere getiren, dünyanın her tarafında yeme içmenin tek tipleştiği, giyimin tek tipleştiği, kültürün tek tipleştiği bir dönemde, atmosferde yerliliği muhafaza ederek bugünlere kadar gelen, adeta altın kıymetinde bir nimetimiz var. Eksik olan, Şanlıurfalıların da bildiği, Şanlıurfa’ya gelenlerin, Şanlıufra dostalarının bildiği, bu güzel lezzetleri bütün dünyaya tanıtmak. Burada Büyükşehir Başkanı’nın öncülüğünde, ekibiyle, basınıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, paylaşlarıyla Şanlıurfamız görücüye çıktı. İnanıyorum ki Şanlıurfa’nın lezzetleri, musikisi tanındığında, değerleri yerelden ulusala aktarılmış olacak” diyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sofranın Hikayesi Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi, İş İnsanı Ramazan Bingöl’ün konuşmasının ardından, Şanlıurfa kökenli Şef Gökhan Çilak tarafından, Göbeklitepe’nin de içinde bulunduğu Taş Tepeler arkeolojik kazılarından elde edilen bulguların ilhamıyla kurgulanan, Tersane İstanbul Executive Şefi Efe Anıl Çetin ve mutfak ekibinin katkılarıyla hazırlanan özel menünün sunumuna geçildi. “Toprağın Armağanı”, “Paylaşımın Mutfağı” ve “Geleceğin Yorumu” başlıkları altında şekillenen bu çok katmanlı sofra, Şanlıurfa’nın kadim gastronomi mirasını günümüz yorumuyla bir araya getirerek, insanlığın ilk yemek pratiklerinden bugüne uzanan bir hikâyeyi davetlilere deneyimsel bir anlatıyla sundu. Gökhan şef menüyü tasarlarken, sadece günümüzün yöresel mutfağını yansıtmayı düşünmediğini söyledi. Asıl amacının, Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de karşımıza çıkan insanlık tarihinin o en erken yerleşim ve ortak yaşam izlerini, binlerce yıldır bu topraklarda var olan tahıl, baklagil, yabani ot ve ateş kültürüyle birleştirerek profesyonel mutfak diliyle yeniden yorumladığını ifade etti. “Topla, Öğüt, Közle, Paylaş’ “Bu akşam kurduğumuz sofra bir yemek akışından ibaret değil. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık gıda hafızasını ve bugün hala capcanlı olan mutfak bilgisini bir araya getiren bir anlatı” diyen Gürkan Şef, menünün her parçasında bambaşka bir hikaye olduğunun altını çizdi ve her tabağın hikayesini şöyle anlattı. “Menünün bir parçası olan her tabak aslında, bu uzun hikayenin farklı bir aşamasını ve katmanını anlatıyor. Yabanın bahşettiklerini anlamak için “Toplamak”. Göbeklitepe’deki o binlerce öğütme taşının emeği ve zamanı temsil eden sesine kulak vermek için “Öğütmek.” Ateşin Şanlıurfa mutfağındaki dönüştürücü gücüyle Şanlıurfa bozkırının yeraltı hazinesi olan keme mantarını “Közlemek.” Ve elbette Şanlıurfa’nın en büyük değerlerinden olan topluluk duygusuyla, yemeğin aslında birlikte yenmek için var olduğunu hatırlayarak sevdiklerimizle “Paylaşmak.”.

Kopenhag Eylül’de rekor koşu şampiyonasına hazırlanıyor Haber

Kopenhag Eylül’de rekor koşu şampiyonasına hazırlanıyor

Kopenhag, 19–20 Eylül 2026’da Dünya Atletizm Yol Koşusu Şampiyonası’na ev sahipliği yaparak şimdiye kadarki en büyük kitlesel katılımlı organizasyonuna hazırlanıyor. 65 binden fazla koşucunun şehrin sokaklarına çıkması bekleniyor. Katılımcılar, yeni dünya şampiyonlarının yarı maraton, 5K ve bir mil mesafelerinde elde ettiği tempoyu takip etmeye çalışacak. Etkinlik, elit sporcular ile amatör koşucuları aynı parkurda buluşturarak nadir görülen bir format sunacak. Şehir yöneticileri, bu organizasyonu Kopenhag’ın küresel etkinlik merkezi olma hedefinde önemli bir adım olarak görüyor. Belediye Başkanı Lars Weiss, elit ve amatör koşucuların aynı sokakları paylaşmasının etkinliği benzersiz kıldığını belirtti. Amaç, hem yerel hem de uluslararası ilgiyi artırmak ve Kopenhag’ı büyük spor organizasyonları için sürdürülebilir ve cazip bir destinasyon olarak öne çıkarmak. Etkinlik aynı zamanda geniş kapsamlı bir şehir festivali olarak da planlanıyor. Kültür ve Eğlence Belediye Başkanı Mia Nyegaard, bunun Danimarka tarihindeki en büyük katılımlı etkinliklerden biri olabileceğini söyledi. Organizasyonun, spor, kültür ve şehir yaşamını bir araya getiren bir kutlamaya dönüşeceği ifade edildi. Etkinlik, Sport Event Denmark, Wonderful Copenhagen, Danish Athletics Federation ve Sparta Athletics & Running iş birliğiyle, World Athletics çatısı altında düzenleniyor. Kopenhag daha önce 2014 Dünya Yarı Maraton Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmış ve bu organizasyon, şehrin bugün çok popüler olan yarı maratonunun temellerini atmıştı. Turizm yetkilileri, yaklaşık 20 bin uluslararası koşucunun şehre gelmesini ve bunun ziyaretçi sayısında büyük artış yaratmasını bekliyor. Ülke genelinde de koşu kültürünü yayması ve yerel kulüpleri desteklemesi hedefleniyor. Yarı maraton kayıtları kura ile belirlenecek, kısa mesafeler için kayıtlar ise daha sonra açılacak.

Sağlık turizmi için yol haritası belirlendi Haber

Sağlık turizmi için yol haritası belirlendi

Özgener: "Önemli olan somut adımlar atabilmek" Ortaya çıkan yol haritasını değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak kentimize katma değer sağlayacağına inandığımız konularda tüm paydaşlarımızla bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu kapsamda çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle sağlık turizmi alanında çok verimli bir toplantıya imza atmaktan memnuniyet duyuyoruz. Elbette tüm kurumlarla bir araya gelmek tek başına bir çözüm değil. Toplantıların ardından ortaya ‘somut sonuçlar' koymak önem arz ediyor. Bu konuda fikir yürüten tüm uzmanların katkılarıyla hazırlanan bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. Biz İzmir Ticaret Odası olarak bu anlamda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Özkardeş: "Hedefimiz bu manifestoyu güncel tutmak" Sağlık Turizmi Manifestosu'nun tüm paydaşlarla paylaşılacağını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise, "Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, her platformda ifade ettiğimiz konuların, sağlık turizmi alanında İzmir'de söz sahibi olan çok kıymetli isimlerle birlikte ele alınmasını çok önemsiyoruz. Toplantımızın her bölümünde çok kıymetli fikirler ve çözüm önerileri ortaya kondu. Bundan sonraki hedefimiz, kılavuz niteliğindeki bu manifestoyu güncel bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda güncellemek ve daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir harita olması İzmir'in sağlık turizmi alanında güçlü bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sunacaktır" diye konuştu. İzmir Sağlık Turizmi Stratejik Manifestosu'nda şu maddeler yer aldı: "1. İzmir, sağlık turizminde güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir uluslararası destinasyon olarak konumlandırılmalıdır. 2. Sağlık turizmi; yalnızca tedavi hizmetlerinden ibaret değil, ulaşım, konaklama, wellness, yaşlı bakım ve deneyim odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alınmalıdır. 3. İzmir'in rekabet gücünü artırmak için doğrudan uluslararası uçuş sayıları artırılmalı, hava ulaşımı güçlendirilerek erişilebilirlik öncelikli politika haline getirilmelidir. 4. Sağlık turizmi faaliyetleri, belirli hedef pazarlara odaklanan stratejik bir yaklaşım ile yürütülmeli; Afrika, İskandinav ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Okyanusya gibi pazarlara özel politikalar geliştirilmelidir. 5. Sağlık turizmi alanında tüm paydaşları kapsayan entegre dijital platform (mega dijital rehber) oluşturulmalı; hasta yolculuğu baştan sona dijital olarak yönetilebilir hale getirilmelidir. 6. Veri temelli yönetim anlayışı yeniden tesis edilmeli; ortak veri toplama, analiz ve karşılaştırma sistemleri kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilmelidir. 7. Sağlık turizmi tanıtımında doğru, şeffaf ve etik iletişim esas alınmalı; dezenformasyonla mücadele için yapay zeka destekli sistemler etkin şekilde kullanılmalıdır. 8. Reklam ve tanıtım faaliyetleri, kanunilik ilkesi çerçevesinde güncellenmeli, sektörde güven kaybına yol açan agresif ve yanıltıcı pazarlama uygulamalarının önüne geçilmelidir. 9. Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren tüm kurumlar için standart eğitim ve sertifikasyon sistemi oluşturulmalı; özellikle yabancı dil yeterliliği zorunlu ve ölçülebilir hale getirilmelidir. 10. Hasta deneyimi, sürecin merkezine alınmalı; hastanın ülkeye girişinden tedavi sonrası sürece kadar kesintisiz, güvenli ve şeffaf bir hizmet modeli oluşturulmalıdır. 11. Aracı kuruluşların rolü yeniden tanımlanmalı; görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek sistem içindeki konumları düzenlenmelidir. 12. Sağlık turizminde fiyatlandırma politikaları, belirli standartlar ve denetim mekanizmaları çerçevesinde düzenlenmeli; sürdürülebilir rekabet ortamı sağlanmalıdır. 13. Komplikasyon yönetimi sağlık turizminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı; komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilerek hasta ve hekim güvence altına alınmalıdır. 14. Sağlık turizmi sigortası kapsamı genişletilmeli; uluslararası örneklerle uyumlu, erişilebilir ve güvenilir sigorta modelleri oluşturulmalıdır. 15. Olağanüstü durumlarda, hastanın tedavi sürecine ilişkin tüm koordinasyonun hizmeti sunan sağlık kuruluşu ve hekim tarafından kesintisiz şekilde yürütülmesi temel ilke olarak benimsenmelidir. 16. İzmir'de sağlık turizmine yönelik entegre sağlık kampüsü ve kümelenme modeli hayata geçirilmeli; sağlık, konaklama ve sosyal donatılar aynı yapı içinde planlanmalıdır. İnciraltı bölgesi, İzmir için bu konuda çok önemli bir fırsattır. 17. Sağlık kampüsleri, ulaşılabilir, çevresel sürdürülebilirliği gözeten ve hasta deneyimini önceleyen alanlarda konumlandırılmalıdır. 18. İzmir'in güçlü olduğu alanlar doğrultusunda estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi, geriatri, termal ve longevity gibi branşlarda ihtisaslaşma sağlanmalıdır. 19. Sağlıklı yaşlanma ve longevity alanları, İzmir için stratejik öncelik olarak belirlenmeli; bilimsel, sürdürülebilir ve uluslararası standartlara uygun merkezler kurulmalıdır. 20. Termal turizm potansiyeli, bilimsel altyapı ile desteklenerek sağlık turizmine entegre edilmeli; mevcut kaynaklar etkin şekilde değerlendirilmelidir. 21. Yaşlı turizmi ve uzun süreli bakım hizmetleri için yaşam köyleri ve entegre bakım modelleri geliştirilmelidir. 22. İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumlar, sağlık turizmi yatırımlarını destekleyen aktif teşvik ve finansman mekanizmaları oluşturmalıdır. 23. Meslek odaları ve sektör kuruluşları, üyelerine yönelik düzenli bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütmeli; sektörel gelişime aktif katkı sağlamalıdır. 24. Sağlık turizmi alanındaki çalıştay ve toplantılar süreklilik arz eden, erişilebilir ve düzenli platformlar haline getirilmelidir. 25. Sektörle ilgili kurum / kuruluşların İzmir'de daha güçlü temsil edilmesi sağlanmalı; bölgesel yapılanma güçlendirilmelidir. 26. Tüm bu süreçler, kamu, özel sektör, akademi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülmeli; çok paydaşlı ve entegre bir yönetim modeli benimsenmelidir. İzmir Ticaret Odası ve TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan'ın açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen panel bölümünün TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan moderatörlüğündeki "Türkiye'de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri" başlıklı ilk oturumunda, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı A. Alperen Kaçar, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Türkiye Turizm Geliştirme Ve Tanıtma Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu ve TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu konuşmacı olarak yer aldı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş moderatörlüğünde gerçekleşen "Ege'den Dünyaya: İzmir'in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri" başlıklı ikinci oturumda ise İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ve TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş konuşmacı olarak yer aldı. Panellerin ardından gerçekleşen Çalıştay bölümünde her biri alanında uzman isimlerin yer aldığı 5 çalışma masası oluşturuldu. Masalarda ele alınan konu başlıkları: - Medikal Turizm (Moderatör: Dr. Zeki Hozer, Megapol Yönetim Kurulu Üyesi, Etik Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı, Dr. Remzi Karşı Medicana Hastanesi, Op. Dr. Özer Gürbüz Central Hospital, Salih Baz Ekol Hastanesi, Dr. Muzaffer Keskin Özel Can Hastanesi, Dr. Hamit Öztürk Medicalpark Hastanesi, Dr. Ertuğrul Ercan Medical Point Hastanesi, Ahmet Nasır Egepol Sağlık Grubu, Çetin Amato Gazi Hastanesi, Arzu Karataş İzmir Acıbadem Kent Hastanesi, Prof. Dr. Gökhan Akbulut Tınaztepe Üniversitesi Galen Hastanesi) - Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikal kampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri (Moderatör: Jülide Tutan, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Şenol Alkan İZTO 33. Ağız ve Diş Sağlığı Grubu Meslek Komitesi Başkanı, Fatma İpek Gürses İzmir Büyükşehir Belediyesi Mekansal Planlama Şube Müdürlüğü, Berk Çergun Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, Dr. Saygın Can Oğuz İzmir Kalkınma Ajansı, Gökçe Kesikçiler Buğday İzmir Ticaret Odası 43. Konaklama Meslek Komite Üyesi, Dr. Aysu Gök İzmir Planlama Ajansı, Buse Gültekin Medical Point Hastanesi, Alper Kocatürk Medical Point Hastanesi, Gülümcan Örs İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı) - İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm (Moderatör: Doç. Dr. Didem Dereli Akdeniz İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Halil Ömür Koçyiğit Balçova Termal Otel, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ÇEŞTOB, Fatma Kara TGA Destinasyon Uzmanı, Prof. Dr. Çağrı Büke Acıbadem Hastanesi, Furkan Çoker Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, Esra Atak İZFAŞ Fuarlar Sorumlusu, Ömer Faruk Kayıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Prof. Dr. Filiz ÖĞCE AKTAŞ İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Fakültesi Dekanı) - Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım (Moderatör: Prof. Dr. Işıl Özgen, Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm Fakültesi, Dekan, Prof. Dr. Cem Çelebi İYTE Rektör Yardımcısı, Elif Akşahin İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü, Ertan Yolcu İzmir Ticaret Odası 31. Tıbbi Cihaz Grubu Meslek Komitesi Meclis Üyesi, Ali Özgenç Medical Point Hastanesi, Kerem Yaman Medical Point Hastanesi, Cansu Durmaz TGA Ürün Pazarlama, Ceren Ülgen Dikmen İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Yasemin Demirtaş TÜRSAB İzmir Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı, Seyhan Müşerref Kuralı İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı - Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları (Moderatör: Zeynep Şebnem Korkut, 48. Sigortacılık Grubu Komite Başkanı, Seher Taş T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı, Av. Özge Özmen Korkut İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu, Selçuk Altındağ Apsis Danışmanlık, Pelin Kutlu Medical Point Hastanesi, Bahtiyar Kurtulgil Medical Point Hastanesi, Ezgi Soylu Medical Point Hastanesi, Sinemis Gizem Çoşar İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Mehmet Sabri Kıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı)".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.