Hava Durumu

#Tuz Mağarası

TOURISMJOURNAL - Tuz Mağarası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuz Mağarası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin, mağaralarda 1,5 milyon metreküp hidrojen depoluyor Haber

Çin, mağaralarda 1,5 milyon metreküp hidrojen depoluyor

Çin, hidrojen enerjisinin önündeki en kritik engellerden biri olarak görülen depolama sorununa çözüm üretmek amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Ülkenin Henan eyaletinde kurulan 1,5 milyon metreküplük hidrojen depolama tesisi resmen devreye alındı. Projeyi dikkat çekici kılan detay ise tesisin tuz mağarasına kurulmuş olması.Güvenli ve büyük ölçekli depolama Projede kullanılan sistem, tuz kayalarının çözünmesiyle oluşan geniş yer altı boşluklarına dayanıyor. Bu doğal mağaralar, yüksek sızdırmazlık özellikleri ve yapısal stabiliteleri sayesinde hidrojen depolama için uygun bir ortam sunuyor. Mühendislik çalışmaları kapsamında oluşturulan tuz mağarasının 30.000 metreküpten fazla çözünebilir hacme sahip olduğu belirtiliyor. Sistem, maksimum 1,5 milyon standart metreküp hidrojen depolama kapasitesi ile dikkat çekiyor. Bu ölçekteki bir tesis, Çin için bir gösterim niteliği taşıyor ve gelecekte daha büyük projelerin önünü açması bekleniyor. China's first million-cubic-meter salt-cavern hydrogen storage demonstration project is now operational in Pingdingshan, central China's Henan Province. #CoolChina pic.twitter.com/HpAmQoCwGU — CGTN (@CGTNOfficial) April 26, 2026 Depolama sürecinde hidrojen, iki kompresör yardımıyla mağaraya enjekte ediliyor. Sistem, 15 megapascal (yaklaşık 2.175 psi) basınç altında ve saatte 2.000 standart metreküp akış hızında çalışacak şekilde tasarlandı. Bu teknik değerler, tesisin endüstriyel ölçekte operasyonel verimliliğini test etmek için belirleyici olacak. Projenin en kritik hedeflerinden biri, hidrojenin uzun süre güvenli şekilde depolanıp depolanamayacağını ortaya koymak. Hidrojen moleküllerinin son derece küçük olması nedeniyle kaçak riski bulunuyor. Bu nedenle tuz mağaralarının uzun vadeli performansı büyük önem taşıyor. Depolama tesisinin devreye girmesiyle birlikte hidrojenin farklı sektörlerde kullanımına yönelik çalışmalar da hız kazandı. Proje ekibi, hidrojenin doğal gazla karıştırılarak boru hatlarında taşınması, ağır vasıta taşımacılığında yakıt olarak kullanılması ve endüstriyel kazanlarda değerlendirilmesi gibi çeşitli senaryolar üzerinde çalışıyor. Hidrojen, özellikle elektrifikasyonun zor olduğu sektörlerde karbon emisyonlarını azaltmada kullanılabilir.

Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı Haber

Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı

Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı'ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı'yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu.

Tuz mağarası Çankırı'nın turizminde öncü rol oynuyor Haber

Tuz mağarası Çankırı'nın turizminde öncü rol oynuyor

Anadolu Ajansının (AA) "Türkiye'nin Mağaraları" dosya haberinin 11'inci bölümünde "Yer Altı Tuz Şehri" olarak da adlandırılan Çankırı Tuz Mağarası anlatıldı. 18 bin metrekare kapalı alana sahip mağara, 200 yıllık olduğu değerlendirilen ve bozulmadan korunan eşek, tahnit edilmiş çeşitli hayvanlar ve çok sayıda heykel ve sanat eseri turistleri Çankırı'ya çekiyor. Çankırı Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarla mağaranın sağlık turizminin yanı sıra kültür sanat ve spor faaliyetleri gibi etkinliklere de ev sahipliği yapması planlanıyor. Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, AA muhabirine, Çankırı tuz mağarasında hala tuz üretiminin sürdüğünü söyledi. Mağaraya büyük önem verdiklerini belirten Esen, "Çankırı'da alternatif turizm anlamında hatta Türkiye'de ve dünyada eşsiz bir yer. 2022 yılında ilk festivalimizi yaptık TuzFest adı altında, bu yıl ikincisini gerçekleştirdik. Göreve geldiğimizde 2019 yılında burası yıllık yaklaşık 50 bin ziyaretçi çekiyordu ama her yıl yeniliklerle, içerideki sosyal donatılarla, sanatsal yapılarla burayı daha hareketli hale getirdik." dedi. Tuz mağarasının Türkiye'ye 400 yıl yetebilecek tuz rezervine sahip olduğuna işaret eden Esen, "Bu anlamda, Çankırı'da turizm anlamında en büyük lokomotifi durumunda. Bu yıl yaptığımız festivalimizde 15 gün içerisinde 1 milyon ziyaretçimizi ağırladık. Çok önemli bir maden. Geçmiş dönemden bugüne kadar uğruna savaşlar yapılmış bir maden, bunun kıymetini biliyoruz. Yaklaşık 14 bin sektörde kullanılıyor fakat biz bunu turizm anlamında Çankırı'yı cazibe merkezi haline getirmek için tuz mağaramızı her geçen gün daha da zenginleştirerek içini daha çekici hale getirmeye gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı. "Sağlık turizmine hitap edecek" Mağaranın sosyal donatısında, park alanında, aydınlatmasında çalışmaların sürdüğünü, ilerleyen süreçte daha çok kişiyi ağırlayacaklarını dile getiren Esen, şunları kaydetti: "Biz oraya Yer Altı Tuz Şehri diyoruz. Çok büyük bir alan. İçerisi ilerleyen süreçte sağlık turizmine hitap edebilecek, insanlara şifa dağıtabilecek. O havanın, o atmosferin çok büyük önemi var. Öyle bir alan oluşturacağız. Bunun örnekleri var dünyada. İçerisinde yöresel ürünlerimizin tattırabileceğimiz alanlar oluşacak, konferans salonları olacak, çeşitli etkinlikleri yapabileceğimiz alanlar oluşturuyoruz. Bunların projeleri hazır. Her gün üzerine bir şeyler katarak daha güzel hale getiriyoruz. Bu anlamda sadece tuz mağarası değil, Çankırı'mızın doğal, kültürel güzelliklerini de inşallah tüm dünyaya tanıtacağız. 2024 yılında çok daha büyük turist akını bekliyoruz. Hedefi 1 milyon koymuştuk ama 2 yıl gibi bir süre zarfında bunu gerçekleştirdik. Ben herkesin gelip görmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Hakikaten şehrimiz, tuz mağaramız, tarihi konaklarımız, yöresel ürünlerimizle Çankırı keşfedilmeye değer bir yer." Tuz mağarasının Çankırı'nın turizminin yanı sıra ekonomisine de önemli katkılarının olduğuna dikkati çeken Esen, "En büyük hedefimiz tuz deyince akla Çankırı gelsin istiyoruz. Her sofrada tuzumuz var diyoruz. Mineral değerleri açısından en kıymetli tuza sahibiz. Şehrin gelişmesi, ekonomisi, sosyalleşmesi ve dünyaya tanıtım anlamında çok büyük önemi olduğunu ifade edebilirim." diye konuştu.

Dünyanın en saf tuzlarından biri:" Çankırı Tuzu" Haber

Dünyanın en saf tuzlarından biri:" Çankırı Tuzu"

Yapılan akademik araştırmada dünyadaki en saf tuzlarından birisi olduğu ortaya çıkan Çankırı kaya tuzu, hiçbir ağır metal barındırmaması sebebiyle en sağlıklı tuzlar arasında yer alıyor. Çankırı’da her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, Hititler döneminden Yer Altı Tuz Şehri ise adeta tuz terapisi görevi görüyor. Çankırı, barındırdığı madenlerle Türkiye’nin en önemli tuz üretim merkezlerinin başında geliyor. Saflığıyla adından bahsettiren Çankırı tuzu, dünyadaki ağır metal barındırmayan sayılı tuzlar arasında yer alması ile dikkat çekiyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun tarafından farklı ülkelerdeki tuzlarla yapılan karşılaştırmada Çankırı tuzunun dünyadaki en saf tuzlar arasında aldığı ve hiçbir ağır metal bulundurmadığı tespit edildi. Saflığı ile gündeme gelen Çankırı’da, geçmişi Hititler dönemine dayanan Çankırı Yer Altı Tuz Şehri de dikkat çekmeye başladı. Yerin 150 metre altında, 18 dönüm büyüklüğe sahip Tuz Şehri, vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başladı. İçerisinde barındırdığı mikronlar sayesinde sağlık terapisi görevi gören Tuz Şehri’ni son bir yılda 700 binden fazla kişi ziyaret etti. “Çankırı tuzunda sağlığa zararlı hiçbir bileşeni tespit edemedik” Çankırı tuzuyla ilgili yaptığı araştırmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, “Çankırı Türkiye için çok önemli bir tuz merkezi. Ülkemizde bulunan birkaç tuz madeninden 5-6 tanesi Çankırı’da bulunuyor. İki tane tuz fabrikamız bulunuyor. Tuz Çankırı için önemli. Çankırı Karatekin Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Görevlisi olarak ben, Çankırı tuzunun özelliklerini keşfedip bunu dünya tuzlarıyla mukayese etmek istedim. Bu amaçla, onlarca farklı yurt dışı kaynaklarından tuzları temin ettik. Bu tuzların hepsinde elementer analizler yaptık. Hacettepe Üniversitesi’nin yapmış olduğu cilt irritasyon testi sonucunda ise cilt tahrişine (yüzde 0) neden olmadığı kanıtlanmıştır. Yaptığımız araştırmalara göre birçok tuzda ağır metal, mikroplastik, radyoaktif maddeler keşfettik. Ancak, Çankırı tuzunda sağlığa zararlı hiçbir bileşeni tespit edemedik. Çankırı tuzu saf bir tuz. Hiçbir tuz mineral içermez. İhtiyaç duyduğumuz mineraller hem miktar hem çeşitlilik bakımından hiçbir tuzda bulunmamaktadır. Tuzun kalite kriteri saflığıdır. Antibakteriyel özelliğine sahip kaya tuzunun farklı bakteri türlerine karşı yüzde 99,5 oranında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra vücutta biriken toksin mineralleri ve indirgenmiş diğer tuzları atmaya da yardımcı olmaktadır. Tuzun kalite kriteri saflığıdır. Antibakteriyel özelliğine sahip kaya tuzunun farklı bakteri türlerine karşı yüzde 99,5 oranında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Çankırı tuzu sağlığa zararlı bileşen içermemesi ve yüksek saflık seviyesinde olması sebebiyle önem taşımaktadır. Günümüzde tuzdan üretilen kumaşların yapısı incelendiğinde tek katlı kumaşlara göre yüzde 35 daha az toz tutma, çift katlı kumaşlara göre ise yüzde 80 daha az toz tutma oranına sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı şekilde son zamanlarda kullanımı artan tuz lambalarında da kaya tuzunun kullandığını biliyoruz” ifadelerini kullandı. ‘Çankırı büyük bir tuz madenine sahip olmasıyla tuz terapisi yapılabilen turistik bir tesis olabilir’ Çankırı tuz şehrinin sağladığı faydalarla önemli bir tuz terapi merkezi olabileceğini kaydeden Ercoşkun, “Tuz terapisi son yıllarda büyük önem taşımaktadır. Özellikle akciğer hastalıkları, astım ve sigara tüketimine bağlı olarak ciğerlerin kirlenmesine karşılık birçok ülkede tuz madeni terapileri gerçekleştirilmektedir. Tuz madeninde nefes alıp verirken mikron parçacıkları hava ile birlikte ciğerlerimize girmekte ve temas ettikleri bölgede suyu çekerek o bölgenin yıkanmasını sağlamaktadır. Daha sonra öksürerek biz o pislikleri ciğerlerimizden atabiliyoruz. Bu faaliyetin etkin olarak gerçekleşebilmesi için tuz mağarasında bir takım egzersizler yaparak ciğerlerimize daha faza hava girmesini sağlamalıyız. Bu tip uygulamalar dünyanın birçok yerinde var. Polonya’da 2, Ukrayna’da 1 madende, Pakistan’da 1 madende, Nahcivan’da 1 madende gerçekleştiriliyor. Ama ülkemizde tuz terapisi yapılabilen bir turistik tesis bulunmuyor. Bu anlamda Çankırı büyük bir tuz madenine sahip olması sebebiyle önem arz ediyor” dedi. “Çankırı Yer Altı Tuz Şehri, Çankırı turizminin lokomotifi” Çankırı Yer Altı Tuz Mağarasında yürütülen çalışmalarla ilgili gazetecilere bilgi veren Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ise son 3 yılda yaptıkları çalışmalar sayesinde vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başlayan Tuz Şehri’nin sağlık turizmine de katkı sağlayacağını söyledi. Çankırı yer Altı Turizmi’nin Türkiye turizmine katkı sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Esen, “Çankırı Kaya Tuzu Mağarasına artık biz Çankırı Yer Altı Tuz Şehri diyoruz. Hititler döneminde kalma bir işletme. Akabinde Fransızlar, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Tekel’e devredilen bir işletme. 2003 yılında Çankırı Belediyesi’ne devredildi. Ben göreve geldiğimden beri de elimden gelen gayreti gösteriyorum. 18 dönüm kapalı alanda, yerin 150 metre altındayız. Bulunduğumuz zeminin 200 metre altına kadar tuz madeni ile dolu. Anadolu’nun tam ortasındayız. Alternatif turizm anlamında Çankırımıza, ülkemize ve dün yaya kazandırmak istediğimiz bir bölge. Burası alternatif turizm anlamında dünyadaki en bakir alanlardan bir tanesi. Çankırı, ilçeleri, köyleriyle alternatif turizm anlamında gezilmesi, görülmesi gereken bir yer. Çankırı turizminin lokomotifi ise Çankırı Yer Altı Tuz Şehri” dedi. “Bu yıl festivalle beraber ziyaretçi sayısı 700 bini geçti” Düzenlenen festival ve organizasyonlarla Tuz Mağarası’nın binlerce insana tanıtıldığını aktaran Esen, “2019’da yaklaşık 150 bin, 2020 yılında 200 bin, bu yıl düzenlediğimiz festival haricindeki ziyaretçi sayısı 300 bine yaklaştı. Göreve geldiğimizde hedefimiz 1 milyon ziyaretçiye ulaşmaktı. Biz bunu 5 yılda yakalayacağız. Ağustos ayında Uluslararası Tuz Fest adı altında bir festival düzenledik. O festivalde burası ziyaretçi akınına uğradı. 3 günlük sürede 500 bin ziyaretçi ağırladık. Yemek yarışması düzenledik, 120 uluslararası aşçı başı katıldı. Yöresel ürünlerimizin tanıtımı anlamında da girişimlerimiz çerçevesinde mağaramızı görmeyen bir sürü ziyaretçi geldi. Hayranlık içerisinde gezdiler. Seneye inanıyorum ki düzenleyeceğimiz festivalde 1 milyon ziyaretçi çekeceğiz. Bu katlanarak gidiyor. Biz burada zaman zaman çalışmalar, imalatlar yapıyoruz. Bu sebeple bir dönem kapalı olmasına rağmen mükemmel talep vardı. Tur şirketleriyle de daha görüşmedik. Onların da talepleri var. ‘Acele etmeyin, hazır değiliz’ dedik. Bu yıl festivalle beraber ziyaretçi sayısı 700 bini geçti” diye konuştu. “Burayı sağlık turizmine de açacağız” Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nin sağlık için önemli bir alan olduğunu ifade eden Esen, “Milli Boks Takımımız, Küba Milli Takımı ile birlikte burada antrenman yaptı. Antrenmana başladıkları ve bitirdikleri kamp sürecindeki gelişmeyi bize rapor halinde sundular. İnşallah burayı sağlık turizmine de açacağız. Güzel etkinlikler yapacağız. Turizm anlamında Çankırı’nın yanı sıra, Türkiye’nin de turizmine çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.