Hava Durumu

#Türk Turizmi

TOURISMJOURNAL - Türk Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi Haber

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi

Orta Doğu ve Hürmüz boğazındaki savaş dünya ekonomisini etkilerken turizm sektörü de bundan nasibini aldı. Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte başta uçak ve ulaşım ile diğer maliyetlerin artması seyahat edenlerin beklentilerini ‘Son Dakika’ya bağlamış oldu. Türk turizminin lokomotifi Antalya’da Nisan ayında kapılarını açması gereken otellerin büyük bir bölümü, rezervasyonların ağır gitmesi nedeniyle Kurban Bayramıyla birlikte sezona başlayacak. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, öncelikle dünyayı etkileyen savaş ve gerginlik sürecinin artık durulmuş olmasını ve kalıcı bir barış ortamına dönüşmesini beklediklerini söyledi. Turizm sektörünün doğası gereği barıştan beslendiğini, huzur ve güven ortamı oluştuğunda çok hızlı toparlanma gücüne sahip olduğunu belirten Saatçioğlu, şunları kaydetti: ‘’Bu yıl sezon başlangıcına baktığımızda, her ne kadar klasik olarak Nisan ayında başlayan hareketlilik, yaşanan savaş nedeniyle bir miktar gecikmiş olsa da, Kurban Bayramı’nın sektör açısından güçlü bir başlangıç noktası olacağını öngörüyoruz. Özellikle bu yıl bayramın, Avrupa’daki Pfingsten tatili ile aynı döneme denk gelmesi, talebi ciddi anlamda destekleyecek önemli bir avantajdır. Buna ek olarak hava şartlarının da ısınmasıyla birlikte, geçen yıl olduğu gibi yoğun ve hareketli bir bayram dönemi bekliyoruz.’’ "İç pazar toparlanıyor" İç turizm tarafında rezervasyonların şu an itibarıyla bölgesel farklılıklar gösterdiğini ifade eden Saatçioğlu, şöyle devam etti: ‘’Rezervasyonlarda bölgesel farklılıklar olmasına rağmen genel olarak toparlanma eğiliminde. Özellikle ulaşım kolaylığı olan ve fiyat/performans dengesi iyi kurulan destinasyonlarda ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bu noktada, otellerin sunduğu kredi kartına taksit imkânı talebi doğrudan etkileyen önemli bir unsur. Burada en büyük beklentimiz, bu uygulamaya yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmemesi. Çünkü biz turizmciler olarak şuna inanıyoruz. Tatil artık bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Bu anlayış sürdürülebilir iç turizmin en önemli dinamiklerinden biridir. Bölgemizde şu an itibarıyla otellerin önemli bir kısmı kademeli olarak açılmış durumda. Bayram ile birlikte açık tesis sayısında bir artış yaşanacak ve sezon fiilen başlamış olacak. Doluluk oranlarının da bu dönemde yüzde 85-95 bandına yaklaşmasını bekliyoruz.’’ "Kredi kartına taksit tatili cazip kılıyor" Alanya Turistik İşletmecileri Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan da, Kurban Bayramı nedeniyle iç turizmde hareketliliğin bölgelere göre farklı seyrettiğini bildirdi. Özellikle Akdeniz ve Ege’nin popüler destinasyonlarında rezervasyonların oldukça iyi gittiğini, bazı alternatif bölgelerde taleplerin daha sınırlı kalabildiğini ifade eden Özcan, şöyle konuştu: ‘’Taksitli ödeme imkânları ve erken rezervasyon kampanyaları ise iç pazarı ciddi şekilde destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Şu an itibarıyla bayram döneminde doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 70-90 bandına ulaşmasını bekliyoruz. Bölgemizde halihazırda açık olan otel sayısı her geçen gün artıyor. Nisan ayı itibarıyla önemli bir kısmı faaliyete geçmiş durumda. Kurban Bayramı ile birlikte sezonu açacak tesis sayısında ciddi bir artış bekliyoruz. Bu da hem istihdam hem de bölge ekonomisi açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor.’’ "Umutlu iyimserlik" 2026 sezonuna genel olarak bakıldığında temkinli ama umutlu bir iyimserlik söz konusu olduğunu vurgulayan Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik koşullar ve pazar çeşitliliği her zamanki gibi belirleyici olacak. Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve fiyat-performans dengesi en büyük avantajımız. Sektör olarak bu süreçte yapmamız gereken; pazar çeşitliliğini artırmak, dijital pazarlamaya daha fazla ağırlık vermek, hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde korumak ve misafir memnuniyetini merkeze almaktır. Ayrıca iç pazarı destekleyen kampanyaların devam etmesi, sezonun dengeli geçmesi açısından büyük önem taşıyor.’’

Turizmde üçlü fırsat: Rekor yıl ihtimali güçleniyor Haber

Turizmde üçlü fırsat: Rekor yıl ihtimali güçleniyor

Turizmciler, Türkiye’de 980 dolar olan kişi başı ortalama turist harcamasının, bu gelişmelerin etkisiyle daha da artabileceğini söylüyor. Sektör temsilcileri, bu nedenle fiyat odaklı tanıtım yerine aile dostu yapı, güvenlik, hizmet kalitesi ve ayrıcalıklı deneyimi öne çıkaran bir strateji öneriyor. İstanbul Ticaret Gazetesi'nde yer alan habere göre, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından ağır bir şekilde bombalanan Dubai, yıllardır ‘güvenli liman’ olarak bilinen özelliğini kaybedebilir. Bu nedenle bölgedeki turizm ve finans akışı yön değiştirmeye başladı. İran’dan gelen saldırılar nedeniyle dubai şehir turizmi ağır darbe alırken; Türkiye’nin Çinli turistlere vizesiz giriş hakkı tanıması ve Avrupa pazarında oluşan yeni rota arayışları, 2026 sezonu için Türkiye’ye avantaj sağlayabilir. Turist kaybı kritik seviyede Bölgedeki gerilime ilişkin en sıcak görüntüler Dubai’den geliyor. Kentte saldırı tehditleri ve hava sahası riskleri nedeniyle restoran ve turistik işletmelerde gelir kayıpları dramatik seviyelere ulaştı. Bazı işletmelerin turist ağırlıklı lokasyonlarda yüzde 70–80’e varan ciro düşüşü yaşadığı belirtiliyor. Ayrıca finans merkezlerinde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin önemli bölümü, güvenlik kaygıları nedeniyle çalışanlarını uzaktan çalışma modeline geçirdi. Dubai Uluslararası Finans Merkezi’ndeki ofis hareketliliği, saldırı uyarılarının artmasıyla birlikte azaldı. Turizm ve finans sektörünün aynı anda zarar görmesi, Dubai’nin uzun yıllardır sürdürdüğü ‘bölgesel çekim merkezi’ rolünün sorgulanmasına neden oldu. Botlight verilerine göre bu durum, bölgede güvenli ve istikrarlı alternatif arayan turist akışının Türkiye gibi Akdeniz ülkelerine yönelmesine zemin hazırlıyor. Nitekim küresel seyahat verileri, İran-İsrail hattındaki gerilimin ardından İspanya ve Türkiye gibi destinasyonlara talebin arttığını ortaya koyuyor. Çin'e vize kolaylığı Türkiye’nin Çin vatandaşlarına 2 Ocak 2026 itibarıyla 180 günde 90 güne kadar vizesiz giriş hakkı tanıması, dünya turizm pazarının en hızlı büyüyen kitlesi konusunda elini büyük ölçüde güçlendirdi. Dubai’nin güvenlik nedeniyle pazar kaybetmesi, Çinli turistlerin bölge tercihlerinde Türkiye’yi çok daha öne çıkarıyor. Vize muafiyeti sayesinde Türkiye, hem kültürel destinasyonlarda hem alışveriş ve otel segmentlerinde daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir kitleyi çekme şansı yakaladı. Çinlililere özel konaklama Sektör temsilcisiİrfan Karslı, Çin vatandaşlarına tanınan vize muafiyetinin sahada çok hızlı karşılık bulduğunu belirterek, pazardaki gelişmeleri şöyle anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesi, çok olumlu sonuçlar doğurdu. Özellikle ileri yaş grubundaki turistlerin vize prosedürünü zahmetli buluyorum. Bu nedenle muafiyet e-vizeden daha etkili. Vize muafiyeti sonrası talepte ciddi artış yaşandı. Bu ilginin kalıcı hale gelmesi için ulaşım kapasitesi, Çince rehber sayısı, Çinli turistlerin alışkanlıklarına uygun konaklama düzeni ve dijital ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerekiyor. Bizim için turist her zaman bir Tanrı misafiridir. Özellikle bireysel seyahat eden genç turistler açısından güvenlik ve konfor belirleyici hale geldi. Ayrıca Türkiye ile İspanya arasında gelişen olumlu atmosfer de yaz sezonunda karşılıklı turizm hareketliliğini artırabilir. Beklentimiz yüksek.” Avrupalı turist Akdeniz'e yöneliyor Orta Doğu hava sahasının riskli hale gelmesi, Avrupalı tatilcilerin seyahat rotalarını yeniden düzenlemesine yol açtı. Tur operatörlerinin verileri, İspanya, Portekiz ve Türkiye gibi güvenli erişimi olan Akdeniz ülkelerine talebin belirgin biçimde arttığını gösteriyor. On the Beach ve TUI gibi büyük turizm şirketlerinin analizlerine göre bazı Orta Doğu bağlantılı destinasyonlarda talep yavaşlarken, Türkiye güvenli alternatif olarak öne çıkmaya başladı. Türkiye havayolu bağlantılarındaki istikrarıyla da tercih sebebi. Avrupa ülkelerinde yükselmeye başlayan enflasyon ve otel fiyatları düşünüldüğünde Türkiye, hem maliyet hem de hizmet kalitesi açısından güçlü bir alternatif olarak değerlendiriliyor. İspanya ile dostluk rüzgarı Türkiye ile İspanya arasında son dönemde güçlenen diplomatik ve ekonomik temaslar da turizm cephesinde yeni bir fırsat alanı oluşturuyor. Avrupa pazarında alternatif rota arayışlarının hız kazandığı bir dönemde, İspanya ile aynı Akdeniz havzasında yer alan Türkiye; iklimi, hizmet kalitesi, ulaşım avantajı ve fiyat dengesiyle daha görünür hale geliyor. Özellikle yaz sezonunda Avrupa çıkışlı seyahat planlarında Türkiye’nin yeniden güçlü bir seçenek olarak öne çıkması, sektörde beklentileri yukarı çekiyor. Uzmanlar, İspanya ile gelişen yakınlaşmanın sadece ikili ilişkiler açısından değil, Avrupa’daki turist algısının Türkiye lehine güçlenmesi bakımından da önemli olduğuna işaret ediyor. Çin pazarındaki vize avantajı ve Körfez’de değişen dengelerle birleştiğinde, Türkiye 2026 turizm sezonuna üç ayrı cepheden destek alarak girebilir. Türkiye’de turistlerin kişi başı harcaması 2025’in ilk yarısında 996 dolar olmuştu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında kişi başı ortalama turizm geliri 972 dolardı. 2025’te yaşanan artış, daha yüksek harcama potansiyeline sahip turist segmentlerine yönelme stratejisinin önemini gösterdi. Turizmcilere göre Dubai, Çin ve İspanya faktörünü değerlendirmek için bu stratejinin; fiyat odaklı tanıtım yerine aile dostu yapı, güvenlik, hizmet kalitesi ve ayrıcalıklı deneyimi öne çıkaran bir anlayışla sürdürülmesi gerekiyor. Sektör temsilcileri, bu stratejiyle kişi başı turist harcamasının daha da artacağını söylüyor. Türkiye güvenli liman algısı güçlendirilmeli İbn Haldun Üniversitesi Körfez Çalışmaları ve Küresel Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. İsmail Numan Telci, Körfez ülkelerinin savaş nedeniyle stresli bir dönemden geçtiğini belirterek, “Türkiye’nin Körfez vatandaşları için güvenilir bir liman olduğu algısını güçlendirme konusunda çalışmalar yapılabilir” dedi. Telci, Türkiye’nin yalnızca turistik amaçla değil, yatırım, yerleşim, eğitim ve emeklilik açısından da Körfez ve expat nüfus için cazip bir merkez olarak tanıtılabileceğini söyledi. Özellikle yüksek harcama potansiyeline sahip turistlere yönelik İstanbul’daki lüks ve güvenli bölgelerin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini belirten Telci, Arapça içeriklerle yürütülecek tanıtım kampanyalarının etkili olacağını vurguladı. “Körfez vatandaşları açısından şu an için en önemli hususun güvenlik olduğu söylenebilir” diyen Telci, kaliteli hizmetin uygun fiyatla sunulduğu algısının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Deneyim ve hizmet kalitesi belirleyici İstanbul Rehberler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Eracun ise Türkiye’nin Körfez ve Rusya pazarında yalnızca fiyat avantajıyla değil, daha nitelikli bir turizm anlayışıyla öne çıkması gerektiğini söyledi. “Turizm hizmetinde güven, deneyim, hizmet kalitesi ve kişiselleştirilmiş turizm ürünleri çok daha belirleyici hale geliyor” diyen Eracun, aile güvenliği, mahremiyet, üst segment konaklama, alışveriş ve gastronomi gibi unsurların kampanyalarda daha güçlü işlenmesi gerektiğini kaydetti. Lüks turist için asıl belirleyici unsurun kampanya değil, ayrıcalıklı hizmet olduğunu belirten Eracun, özel rehberlik, butik kültür turları, sağlık ve wellness paketleri, yat turizmi ve özel alışveriş programlarının Türkiye’nin gelirini artırabileceğini söyledi. Ayrıca doğrudan uçuşlar, pazara özel dijital tanıtım ve tur operatörleriyle güçlü işbirliklerinin önemine dikkat çekti.

“Türk turizmi 12 aya yayıldığı zaman sektördeki sorunlar çözülür” Haber

“Türk turizmi 12 aya yayıldığı zaman sektördeki sorunlar çözülür”

Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, dünyada baş gösteren ekonomik krizin en fazla etkilediği sektörlerden birinin turizm olduğunu belirterek, “Türk turizmi 12 aya yayıldığı zaman sektördeki sorunlar çözülür” dedi. Geçtiğimiz yıllarda Ege'nin sahil beldelerinde yüzde 100 doluluk oranıyla hizmet veren pek çok turizm tesisi, bu yıl dünyada yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilendi. Türk turizminde bu sorunun sürekli yaşandığını kaydeden, Türkiye'nin en önemli turizm yatırımları arasında yer alan ve Marmaris'teki en nitelikli termal tesis özelliği taşıyan Kızılbük Thermal Wellness Resort Projesi'ni içerisinde barındıran Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Türkiye'nin turizmde sahip olduğu değerleri kıymete dönüştüremediğini söyledi. “Ülkemiz açık hava müzesi gibi” Başta Ege illeri olmak üzere Türkiye'nin adeta açık hava müzesi konumunda olduğunu, bunun yanı sıra dünyanın en önemli termal kaynaklara sahip olduğunu kaydeden Mahmut Sefa Çelik, “Dünya Turizm Örgütü, Türkiye'nin ilk 5 turizm ülkesinden biri olduğunu verilerle ortaya koyuyor. Turizmin liderlik yarışında değişmez bir aktör konumundayız. Ancak doğal ve tarihi zenginliklere sahip olmamıza rağmen, bir türlü sektördeki sorunları çözemiyoruz. Böylesine bir ülkede ‘turizm sezonu' diye bir dönemin adlandırılması, bana göre en büyük engellerden biri. Bu nedenle sağlık turizmi ihmal edilmemeli” dedi. Turizmin ülke için önemli bir gelir kaynağı olduğunun da altını çizen Çelik, “Turizm cari açığın azaltılmasına katkı sağlayan en önemli değerlerin başında geliyor. Turist harcamaları, oteller, restoranlar, rehberlik hizmetleri gibi turizm sektörüne bağlı iş kollarına ekonomik canlılık getirerek istihdam oluştururken, yerel ekonomilerin güçlenmesine ve sosyal refahın artmasına da katkıda bulunuyor. “Bol güneş ışığı bile Türkiye için ayrı bir şans olabilir” Yer altından çıkan termal suların yan sıra Türkiye'nin yılın büyük bir bölümünde güneş gören bir ülke olduğunu kaydeden Çelik, “Gerek termal suları gerekse doğa, tarih, deniz ve güneşi ile dünyanın en güzel ülkelerinden biri olan Türkiye'de turizm çeşitlendirmedikçe, sektördeki sorunlar çözülemez. Elimizdeki potansiyeli kış turizmine çevirebilirsek 12 ay turizm hareketliliği olur. İskandinav ülkeleri, vatandaşlarına D vitamini almaları için teşvik verip bol güneşli ülkelere gönderiyor. Önümüzdeki süreçte pek çok Avrupa ülkesinin iş gücü dışında kalan fertlerini teşvik vererek başta Türkiye olmak üzere sıcak ülkelere göndermesi öngörülüyor. Bu kapsamda ülke olarak hazırlıklarımızı yapmalıyız” ifadelerine yer verdi.

Alman acentalardan Türk turizmine tam not! Haber

Alman acentalardan Türk turizmine tam not!

TÜRKİYE’deki otellerin satışını yapan Almanya’daki acenta sahipleri, 3 günlük info gezisi kapsamında Antalya’ya gitti. SunExpress Havayolları ortak organizasyonunda Aska otellerini görmek ve turizmin başkentini tanımak amacıyla gelen acentalar, tesisleri yerinde inceledi. Güvenli turizm sertifkasyonunu yerinde görmek ve uçuşlarda ulaşılabilirliğe bakmak amacıyla Antalya’nın konuğu olan acentacılar, info gezisi yaptı. Belek, Manavgat, Alanya ve Kundu’daki tesislerde incelemelerde bulunan acenta sahipleri ve yetkililer, Side Apollon Tapınağı, Side Antik Kenti, Aspendos Tiyatrosu, Alanya Kızılkule gibi tarihi ve turist yerleri gezdi. Antalya’da plaj ve sahilleri de gören Alman acentalar, turizm sektörüne tam not verdi. GENEL TANITIMA KATKI SAĞLAYACAK Aska otelleri Almanya temsilcisi Şenay Yavşan, “Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon ile Aska otellerinin Almanya acenteleri nezdinde bilinirliğini artırdık. Organizasyonun, bölge tesislerine de ayrıca tanıtım katkısı oldu. Türk turizminin genel tanıtımına katkı sağlayacağını düşünüyoruz” dedi. SunExpress Havayolları Bölge Müdürü Hakan Ortatepe ise “Gezinin amacı öncelikli olarak Türkiye’nin uçuşlarda ulaşılabilir olduğunu göstermek, ayrıca otelleri tüm acentalara yerinde göstererek, genel bilgilendirmenin yapılmasını sağlamak, genel anlamda Türk turizmine katkı sağlamak” diye konuştu.

Türk turizmine Çin etkisi Haber

Türk turizmine Çin etkisi

2024 yılının turizm açısından parlak bir yıl olacağını belirten TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Ceylan, Çin’in, pandeminin ardından seyahat yasağını kaldırmasının Türk turizmine doping etkisi yapacağını söyledi. TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi ve Cesa Turizm Seyahat Acentesi Kurucusu Engin Ceylan, dünya turizm pazarında yaklaşık 250 milyar dolarlık bir hacmi olan Çin’in, pandeminin ardından seyahat yasağını kaldırmasının Türk turizmine büyük bir katkı sağlayacağını söyledi. Çinli turistlerin en çok kültür turizmi ve lüks alışverişe meraklı olduğunu, bu nedenle Türkiye’de başta Kapadokya ve İstanbul olmak üzere İzmir’in de Çinli turistlerin ziyaret noktası olacağına dikkat çeken Ceylan, “Başta Amerika olmak üzere Avrupa ve Türkiye’yi ziyaret ediyorlar. Çinli turistlerden ciddi bir turizm hareketliliği bekliyoruz. Zaten haftalar öncesinden ufak ufak gruplar gelmeye başlamıştı. Yıl sonuna kadar yaklaşık 300 ila 500 bin Çinli turistin ülkemizi ziyaret etmesini bekliyoruz” dedi. Çin ile olan direkt uçuş sayılarının artırılması gerektiğinin altını çizen Ceylan, “Ege Bölgesi ve İzmir Çinli turistlere hitap eden bir kültürel zenginliğe sahip.Çeşme’deki turizmi 2-3 aydan 12 aya yaymamız gerekiyor” dedi. Bu bağlamda İzmir'de farklı cazibe alanları yaratılması gerektiğine vurgu yapan Ceylan, "Turizmciler olarak hayalimiz karşımızda duran Yunan adaları ile koordinasyon halinde olmak, Ege’nin Maldivler’ini yaratmak. Ciddi bir kalkınma gerekiyor Ege’de. Bölgede, uçuş sayılarına paralel hızlı bir şekilde yatak kapasitesinin de artması gerekiyor” diyerek işbirliklerine işaret etti. “2024 iyi bir yıl olacak“ TÜRSAB olarak bir çok fuara katıldıklarını söyleyen Ceylan, “Bu fuarlarda Çin’e yönelik tanıtımlarda bulunacağız. Önümüzde İngiltere’de büyük bir fuar var. 450 metrekare stantla katılıyoruz, bugüne kadar yapılmış en büyük stant olacak. Standımızda ülkemiz turizm kaynaklarını en iyi şekilde tanıtmayı hedefliyoruz” dedi. Dünyada en kaliteli hizmetin Türk turizm sektöründe olduğuna da değinen Ceylan, “Dünyada en kaliteli hizmeti veren ülke biziz ve bu konuda lideriz diyebilirim. Türk turizmi hızla yükseliyor. 2024 yılı turizm için parlak ve canlı olacak. 2023 yılı sonu itibari ile 50 milyon turist öngörüyoruz. 2024 yılında bu rakam daha da artacak 60 -70 milyonu zorlar. Türkiye bir turizm ülkesi, 12 ay boyunca turizm yapabileceğiniz bir ülke. Dünyada en zengin kültürel mirasa sahip ülkelerden biriyiz. Bu rakamları artırmak bizim elimizde. Hızla istihdamı artırmalıyız, direkt uçuş sayısını artırmalıyız, konaklama sayısını artırmalıyız, hizmetin daha da iyileştirilmesi ile ülkemize kaliteli turistin daha fazla çekebilir, kişi başı elde ettiğimiz geliri arttırabiliriz. Öte yandan biz turizmcilere hükümetimizin destek vermesini istiyoruz. Hele ki taksitlerin kalkması sonucunda da yerli turisti yurt dışına gönderme konusunda sıkıntı yaşayacağız” diye konuştu. “iç turizmi de düşünmeliyiz” Yerli turiste yönelik olarak fiyatların daha uygun seviyelere çekilmesi gerektiğine de vurgu yapan Ceylan, “Enflasyonist ortamı kontrol altına almak için yapılan yurt dışı seyahatlerde kredi kartına taksit uygulamasının kaldırılması sektörü olumsuz etkiledi. Bu karardan bir an önce dönülmesi gerekiyor” dedi. Sektörün en önemli problemlerinden birinin de vize almakta yaşanan zorluk olduğunu kaydeden Ceylan, “Vize probleminde ciddi sıkıntı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa bu işi çözmeli. Sapla samanı ayırmalılar. Biz de turizm acenteleri olarak buradayız elimizden geleni yapmaya hazırız” dedi. “Sağlık turizminde pandemi öncesi performans yakalandı” Türkiye’nin sağlık turizminde de üst noktalara çıktığının altını çizen Ceylan, İngiltere’den Türkiye’ye direkt uçuşların artmasıyla haftada 75 bin civarında turist gelmeye başladığını söyledi. Ceylan, “Pandemiden önceki rakamları yakalamaya başladık, 3.5 milyona ulaştık. İngiltere’den 2024 yılında 5 milyon turist gelmesini bekliyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.