Hava Durumu

#Türk Mutfağı

TOURISMJOURNAL - Türk Mutfağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Mutfağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak Haber

Zeytinin kalbi İzmir’de atacak

İzmir Fuar Alanında 2 Mayıs 2026 tarihine kadar açık kalacak organizasyon C Hol'de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik programıyla da katılımcılara önemli fikirler ve bilgiler sağlayacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği imkanlarını geliştirmek maksadıyla düzenleniyor. Zeytinin bahçede üretimden, işleme ve tüketimine kadar uzanan geniş bir yelpazede, faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Fuara üretici 85 firma katılıyor. Türkiye'nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya'dan katılacak üreticeler var. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, makine tanıtımları, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği fuar programı, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech'in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00'de gerçekleştirilecek açılış töreni ve 12 de başlayacak panel ile starta alacak. Panelde "Türkiye'de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirilecek. "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" başlığı ile zeytin üretiminde katma değer sağlama konusu ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30'da gerçekleştirilecek "Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler" başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, lezzet analizi ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45'te düzenlenecek "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" panelinde ise üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin genç müteşebbislerin tecrübeleri paylaşılacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech'te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00'de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir'in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’nın gastronomi ile entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs'ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, "Üretim - Emek - Değer Zinciri" temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00'de düzenlenecek "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, "Tüketim - Deneyim - Algı" temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00'da gerçekleştirilecek "Dr. Zeytin" oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00'de düzenlenecek "Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar" başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15'te gerçekleştirilecek "Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri" başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı "Olivbar" alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan "Köstem Zeytinyağı Müzesi" özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Türk mutfağı Ekvador’da büyük ilgi görüyor Haber

Türk mutfağı Ekvador’da büyük ilgi görüyor

İstanbul’un geleneksel lezzetleri, 22 yıl önce Ekvador’a taşındı. Ekvator çizgisi üzerinde bulunması nedeniyle "Dünyanın Ortası" olarak bilinen başkent Quito’da yaşayan Türk şef İbrahim Yegin, döner, kebap ve Türk mutfağının digger eşsiz tatlarını Latin Amerika ülkesine tanıtırken, Türk lezzetleri yerli halk ve turistler tarafından büyük beğeni topluyor. Türk restoranı açma hayaliyle Ekvador’a gelen Yegin, başkentteki yüksek kira fiyatları yüzünden Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı. Yıllar sonra tekrar Quito’ya gelerek restoranını Santa Clara Pazarı’nda hayata geçirdi. Türk televizyon dizilerinin yerel halkın merakını artırdığını ve Türk lezzetlerinin Ekvador damak zevkine hitap ettiğini söyleyen Şef İbrahim Yegin, "İnsanlar Türk kültürünü gerçekten seviyor. Birçok müşteri Türk yemeklerini özellikle Türk dizileri sayesinde merak edip geliyor. Herkes Türk dizilerini izliyor" dedi. Türk yemeklerini sevdiğini belirten Ekvadorlu Çevirmen Mercedes Ruiz, "Bu tür yemekler çok seviliyor. Nohut, mercimek, sebze gibi malzemeler kolayca bulunabiliyor. Ayrıca kültürlerini de seviyoruz. El sanatları, geleneksel örtüler, hatta nargile. Bu restoranda nargileler çok ilgi görüyor" ifadelerini kullandı. Santa Clara Pazarı’nı gezmeye gelen Diana Flores, "Farklı ülkelerin lezzetlerini denemek çok cazip. Bu kez Türk yemeklerini tattım; döner ve kebap yedim" dedi. Türkiye gibi farklı kültürlerden gelen ziyaretçilerle iletişimi güçlendirmek için çalışmalar yapılıyor Quito Belediyesi, geleneksel pazarları turistik merkezlere dönüştürmek amacıyla kültürel etkileşimi teşvik eden projeler yürütüyor. Bu kapsamda toplam 240 esnafa, şehrin turizm potansiyelini artırmak için eğitimler veriliyor. Programlar arasında, Türkiye gibi farklı kültürlerden gelen ziyaretçilerle iletişimi güçlendirmek amacıyla İngilizce dersleri de yer alıyor. Metropolitan Turizm Şirketi yetkilisi Catalina Chavez, "Turizm Pazarları adlı proje sayesinde belediye olarak esnafa yönelik eğitimler ve atölye çalışmaları düzenliyoruz. Böylece satıcılar, ziyaretçileri karşılamaya ve ürünleri etrafında deneyimler sunmaya hazır hale geliyor" diyerek projenin işleyişini anlatıyor.

TasteAtlas’ta Türk Lezzetleri Zirvede Haber

TasteAtlas’ta Türk Lezzetleri Zirvede

Gastronomi dünyasının en saygın kaynaklarından biri olarak kabul edilen Taste Atlas, merakla beklenen "Dünyanın En İyi 100 Yemeği" listesini açıkladı. Bodrum'un çökertme kebabı ve Erzurum'un cağ kebabı, listede ilk 10'da yer aldı. Türk mutfağının gözde lezzetleri, bu yıl da dünya çapında adından söz ettirmeyi başardı. Bodrum'un ünlü çökertme kebabı ve Erzurum'un geleneksel cağ kebabı, Taste Atlas'ın "Dünyanın En İyi 100 Yemeği" listesine ilk 10'dan girerek dikkatleri üzerine çekti. Anadolu mutfağının yöresel dokusunu taşıyan cağ kebabı, dünya sıralamasında 9. sıraya yerleşerek büyük bir gurur yaşattı. "Cağ kebabı sadece bir yemek değil, bir kültürdür" Erzurum'un Uzundere ilçesinde yaşayan cağ kebabı ustaları İhsan Deniz ve Ramazan Şenses, lezzetin dünya çapındaki başarısının tesadüf olmadığını söyledi. Geleneksel yöntemlerden ödün vermeden yaptıkları kebabın bölgenin kültürünü ve tarihini yansıttığını belirten ustalar, cağ kebabının ününün giderek daha fazla yayıldığını ifade etti. İhsan Deniz, "Cağ kebabı, Erzurum'un ruhunu taşıyor. Bu lezzetin dünya listesinde yer alması bizim için büyük bir onur" derken, Ramazan Şenses ise, "Yıllardır bu işi aynı özenle yapıyoruz. Gelen turistlerin ilgisi her geçen yıl artıyor. 9. sıra bizim için büyük bir gurur kaynağı" sözleriyle mutluluğunu paylaştı. Türk mutfağının küresel başarıları artıyor Taste Atlas'ın listesinde yer alan bu iki lezzet, Türk mutfağının uluslararası arenada giderek daha fazla tanındığını bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, yerel tariflerin korunması ve tanıtım çalışmalarının artması sayesinde Türkiye'nin gastronomi turizminde önemli bir ivme yakaladığını belirtiyor.

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor Haber

MICHELIN Rehberi, Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘‘Bir sonraki MICHELIN Rehberi tüm Türkiye’yi kapsayacak. Bu gelişme Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacak’’ dedi. Dünyanın en prestijli restoran değerlendirme sistemlerinden biri olan Michelin Rehberi'nin 2026 Türkiye seçkisi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen ödül töreninde açıklandı. 2026 Michelin Rehberi Türkiye seçkisinde toplam 171 restoran yer aldı. Bu restoranlardan 2’si iki Michelin Yıldızı, 15’i bir Michelin Yıldızı, 13’ü Yeşil Yıldız, 39’u Bib Gourmand ile ödüllendirildi. Ayrıca 115 restoran, Michelin Rehberi tarafından tavsiye edilen işletmeler arasında yer aldı. Ödül töreninde konuşan Ersoy, "Kapadokya’mızın da listede yer almasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’deki kapsamının bu yıl genişletildiğini belirten Ersoy, "MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki dördüncü yılında ise büyüleyici peribacalarıyla her gezginin seyahat listesinde yer alan Kapadokya’mızın da MICHELIN listesinde yer alacak olmasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Kapadokya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da ön plana çıktığını anlatan Ersoy, bölgenin Hristiyanlığın erken dönemlerine ışık tutan yer altı şehirlerinden çömlekçilik geleneğine, sıcak hava balonu turlarından mağara otellerine kadar birçok benzersiz deneyim sunduğunu vurguladı. Ersoy, Orta Anadolu mutfağının en seçkin örneklerini içinde barındırmasını da Kapadokya’yı gastronomi alanında değerli bir destinasyon hâline getirdiğine dikkat çekti. Bölgenin sahip olduğu killi toprağın özgün pişirme tekniklerine ve özel bağcılık kültürüne katkı sağladığını belirten Ersoy, bunun Kapadokya’nın kendine has bir gastronomi kimliği kazanmasına olanak tanıdığını ifade etti. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "MICHELIN Rehberi’nin de gözünden kaçmayan bu zengin miras, Kapadokya’daki yetenekli şeflerimiz tarafından dünya standartlarındaki restoranlarda, yöresel ürünlerin özel dokunuşlarla yorumlanması sayesinde ziyaretçilere eşsiz bir lezzet yolculuğu sunuyor. Artık MICHELIN seçkisiyle daha da görünür hale gelecek bu zengin gastronomi kültürünün Kapadokya’yı gezginler için çok daha güçlü bir çekim noktasına dönüştüreceğine yürekten inanıyoruz." Yıldızlı restoran sayısı 17 oldu Michelin Rehberi 2026 Türkiye seçkisinde, üç restoran ilk kez bir Michelin Yıldızı almaya hak kazandı. Muğla’dan 'Mezra Yalıkavak' şef Serhat Doğramacı, İstanbul’dan 'Araf İstanbul' şefler Pınar Korgan Çetinkaya ve Kenan Çetinkaya ile Nevşehir’den 'Revithia' şef Duran Özdemir, 2026 seçkisinde birer yıldızla ödüllendirildi. İki Michelin Yıldızı kategorisinde ise İzmir’den 'Vino Locale' şef Ozan Kumbasar listeye bu yıl dâhil oldu. İstanbul’dan TURK Fatih Tutak ise mevcut iki yıldızını koruyarak seçkideki yerini pekiştirdi. Böylece Türkiye’nin Michelin Yıldızlı restoran sayısı 17'ye ulaştı. ‘‘MICHELIN Rehberi Türkiye’yi kapsayacak’’ Bakan Ersoy, konuşmasında önemli bir gelişmeyi de kamuoyuyla paylaşarak, bir sonraki MICHELIN Rehberi seçkisinin artık Türkiye’nin tamamını kapsayacağını açıkladı. Bu genişlemenin, Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacağına işaret etti. Güçlü bir geleneğin, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihi ve kültürel mozaiğiyle birleşerek saray mutfağında rafine hâle geldiğini vurgulayan Ersoy, "Türk mutfağı, ülkemizin 7 bölgesinde farklı ve eşsiz lezzetler sunuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin gastronomik zenginliğinin yalnızca yemek yapmaktan ibaret olmadığını dile getiren Ersoy, bunun aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgelik olduğunu belirtti. Gastronomide elde edilen başarıların sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir vizyonla şekillendiğini dile getiren Ersoy, geleneksel tariflerin modern sunumlarla buluşturulduğunu, yerel ürünlerin ön plana çıkarıldığını ve sürdürülebilir bir anlayışla hareket edildiğini kaydetti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye genelindeki bu zenginliği değerlendirmeye alacak olmasının, yerel ustaların ve lezzetlerin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını ifade eden Ersoy, bu adımın illerin gastronomi turizminden aldığı payı da artıracağına dikkat çekti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’yi kapsayacak olmasının önemine de değinen Bakan Ersoy, "Her yöremizin, her şehrimizin kendine has tarifleri, özel pişirme teknikleri ve unutulmaz lezzetleri vardır. MICHELIN Rehberi'nin Türkiye'nin tamamını kapsayacak olması, bu binlerce yıllık kültürel birikimimizin, yerel lezzetlerimizin ve mutfak sanatımızın dünya çapında takdir görmesi anlamına gelmektedir. Bu, sadece restoranlarımız için değil, tüm mutfak kültürümüz ve gastronomi mirasımız için gurur verici bir gelişmedir. MICHELIN Rehberi’nin İstanbul, İzmir, Muğla ve son olarak da Kapadokya için hazırladığı seçkiler yalnızca bu destinasyonlarımızın marka değerini arttırmakla kalmıyor; aynı zamanda gurme gezginleri Türkiye’ye çekerek ülkemizin dünyanın önde gelen lezzet merkezleri arasında hak ettiği yeri almasına da katkı sağlıyor. Üstelik MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki varlığı, sürdürülebilirliği, yerelliği merkeze alan Türk gastronomi anlayışının daha iyi tanınmasına da destek oluyor. Türk mutfağı doğal yapısı itibariyle sürdürülebilir geleneklere bağlı olsa da sürdürülebilirlik bizim için sadece gastronomi sektörüyle sınırladığımız bir strateji değil. Bugün odağımız her ne kadar Türk gastronomisi olsa da sürdürülebilirliğin turizm sektörümüzün bel kemiğini oluşturduğunu belirtmek ve bu konuda gerçekleştirdiğimiz en önemli adımın altını bir kez daha çizmek istiyorum" dedi. ‘‘İstanbul, dünyanın en iyi gastronomi şehri seçildi’’ Türk mutfağının uluslararası tanıtımı için Bakanlık olarak yürütülen iletişim stratejilerinin somut sonuçlar verdiğini belirten Ersoy, İstanbul’un kazandığı önemli bir unvana da değindi. Bakan Ersoy, "İstanbul, konuklarına sokak lezzetlerinden esnaf lokantalarına, fine dining restoranlardan Michelin Yıldızlı restoranlara uzanan beş duyuya hitap eden bir seçki eşliğinde; Asya, Orta Doğu, Akdeniz ve Avrupa mutfaklarının da en iyi örneklerini sunan gastro-şehrimiz olarak, yeni dünyanın en iyisi seçildi. Mastercard Ekonomi Enstitüsü tarafından, uluslararası yeme-içme harcamaları analiz edilerek hazırlanan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’na göre İstanbul, dünyanın bir numaralı gastronomi şehri" ifadelerini kullandı. MICHELIN Key listesinde Türkiye’den 26 otel yer aldı Bakan Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm alanında attığı öncü adımlara dikkat çekerek, 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile imzalanan iş birliği anlaşmasının bu alanda bir ilke işaret ettiğini söyledi. Bakan Ersoy, bu adımla Türkiye'nin, hükümet düzeyinde sürdürülebilirlik sertifikasyon çerçevesi geliştiren dünyadaki ilk ülke olduğunu hatırlattı. Bu girişimin diğer ülkelere de ilham verdiğini belirten Ersoy, yalnızca üç yıl içinde uluslararası tanınırlığa sahip GSTC Sertifikasını almaya hak kazanan konaklama tesislerinin sayısının 2 bini aştığını ifade etti. Ersoy, bu çerçevede tüm konaklama tesislerinin sertifikasyon sürecini 2030 yılına kadar tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti. Konaklama sektöründe gerçekleşen bu sürdürülebilir dönüşümün ve hizmet kalitesinin MICHELIN Rehberi’nin dikkatinden kaçmadığını söyleyen Ersoy, konaklama alanında hayata geçirilen yeni değerlendirme sistemi MICHELIN Key seçkisinde Türkiye’nin önemli bir yer edindiğini bildirdi. Michelin Rehberi’nin ilk küresel Anahtar seçkisinde, Türkiye’de 22 otel ‘1’; 3 otel ‘2’ ve 1 otel ise ‘3’ Michelin Key’e sahip oldu. "Önümüzdeki dönemde MICHELIN Key ile ödüllendirilen tesislerimizin sayısının hızla arttığına tanıklık edeceğiz" diyen Ersoy, gastronomi destinasyonlarında olduğu gibi konaklama tesislerinde de bu başarının artarak süreceğine inandığını dile getirdi. Ersoy, "MICHELIN Rehberi seçkisinde yer almaya hak kazanan tüm restoranlarımızı ve şeflerini emeklerinden ötürü tebrik ediyorum. Bu başarının hem restoranlarımızın hem destinasyonlarımızın hem de ülkemizin turizmindeki yükselen konumunu daha da güçlendireceğine inanıyor ve MICHELIN Rehberi’nin artık tüm yurdumuza yayılıyor olmasındaki ivmeden duyduğum memnuniyeti sizlerle paylaşmak istiyorum’’ diyerek sözlerini tamamladı.

Kapadokya, MICHELIN Rehberi 2026 Seçkisine Dâhil Edildi Haber

Kapadokya, MICHELIN Rehberi 2026 Seçkisine Dâhil Edildi

MICHELIN Rehberi, İstanbul, İzmir ve Muğla'nın ardından Türkiye'deki kapsamına Kapadokya'yı da ekledi. Kapadokya, 2026 MICHELIN restoran seçkisine dâhil edilen en yeni destinasyon oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gelişmeye yönelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Kapadokya'nın eşsiz mutfağı artık MICHELIN Rehberi'nde! Orta Anadolu'nun binlerce yıllık lezzet mirasını bugüne taşıyan Kapadokya, İstanbul, İzmir ve Muğla'nın ardından MICHELIN Rehberi 2026 seçkisine dâhil edildi. Bu gurur verici gelişme, gastronomi turizminde Türkiye'nin ulaştığı yüksek seviyeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu kıymetli süreçte emeği olan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile Kapadokya'mızı koruyarak geleceğe taşıyan Kapadokya Alan Başkanlığı'mız başta olmak üzere sürece katkı sunan herkese teşekkür ediyor; Kapadokya'mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." Kapadokya MICHELIN müfettişlerini mest etti MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec ise Kapadokya'nın seçkiye dâhil edilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek bölgenin kültürel ve gastronomik çeşitliliğinin müfettişler üzerinde derin bir etki bıraktığını belirtti. Poullennec, "Kapadokya'nın mutfak geleneği bölgeyle derin bir bağ içinde; şefler yerel ürünler ve tarımı ustalıklarının her aşamasında temel birer unsur olarak kullanıyor. Bu bölgeyi tercih etmek için bir neden daha sunmak istiyoruz; Kapadokya'nın eşsiz gastronomi dünyasını deneyimlemek" dedi. MICHELIN Rehberi'nin dikkatini çeken Kapadokya restoranları, tandır yemeklerinden güveçlere, fermente lezzetlerden yöresel mezelere kadar geniş bir yelpazede unutulmaz tatlar sunuyor. Tören 4 Aralık'ta İstanbul'da Kapadokya'daki ilk MICHELIN Rehberi restoran seçkisi, İstanbul, İzmir ve Muğla'daki seçkilerle birlikte 4 Aralık 2025'te İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta düzenlenecek törenle açıklanacak. Tüm seçki MICHELIN Rehberi'nin internet sitesinden ve mobil uygulamalarından erişilebilir olacak.

Afyon Kaymağı ve Bal, THY ile Güney Kore Sofralarında Haber

Afyon Kaymağı ve Bal, THY ile Güney Kore Sofralarında

İSTANBUL (İHA) - Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, Afyon kaymağını Güney Koreli ünlü şef Paik Jong-won’a göndererek Türk mutfağını tanıttı. Koreli şefin televizyon programlarında Afyon kaymağı ve Türk balını övgüyle anlatmasının ardından Türkiye’den bu ürünlerin Güney Kore’ye ihracatı başladı. Dünyanın en geniş uçuş ağına sahip olan Türk Hava Yolları, Türk lezzetlerinin uluslararası tanıtımında da öncü rol oynuyor. Güney Koreli şefin İstanbul ziyaretinde yediği bal ve kaymak, memleketine döndükten sonra şovlarında sıkça yer buldu ve bu lezzetlerin Güney Kore sofralarına taşınmasını sağladı. "BU KAYMAĞA HAYRAN KALDIM" Prof. Dr. Ahmet Bolat, sosyal medya paylaşımında Güney Kore ziyaretinde bu ünlü şefi tanıdığını belirterek, "Çok kaymak seven biri olmamama karşın bir keresinde Afyonkarahisar'a yaptığımız ziyarette öğle yemeği sonrası yediğimiz ekmek kadayıfının üstüne gelen Afyon kaymağının tadına bakarak hayran kalmıştım. Bunun üzerine aklıma Güney Kore'deki şef geldi ve bu kadar lezzetli bir kaymağa onun yorumunun ne olacağını düşündüm" dedi. Bolat’ın bu fikri, Afyonkarahisar’dan özenle toplanan kaymağın en uygun koşullarda Güney Kore’ye ulaştırılmasıyla hayata geçti. ŞEF TÜRKİYE’YE DAVET EDİLDİ Bolat, bu başarı hikayesinin ardından Güney Koreli şefi Türkiye’ye davet etti. Bolat, "Daha önceleri ülkemizi sık ziyaret etmiş olan ve birçok lezzetimizi de denemiş olan Şef Jong-won'u önümüzdeki yaz Mezopotamya turizm rotamız üzerinde olan Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Adıyaman ve Şanlıurfa şehirlerimizde ağırlayacağız ve buradaki bize has lezzetleri yöresel şeflerimizle beraber deneyimleyeceğiz" açıklamasını yaptı. Türk mutfağının sembollerinden biri olan Afyon kaymağı ve Türk balı, şimdiden Güney Kore sofralarında yer bulmaya başladı. Bu lezzetler, aynı zamanda Güney Koreli turistlerin Türkiye’ye ilgisini artırmayı hedefliyor.

Türkiye, Otel Yatırımlarıyla Avrupa'nın Parlayan Yıldızı Haber

Türkiye, Otel Yatırımlarıyla Avrupa'nın Parlayan Yıldızı

İngiltere merkezli oteller zinciri InterContinental Hotels Group (IHG), Türkiye'deki genişlemesini hızlandırmaya kararlı. Halihazırda ülkede 32 otel işleten grup, yeni markalar ve destinasyonlarla portföyünü güçlendiriyor. IHG, orta segmentte konumlanan Garner markasını 2025 yılında İstanbul'daki ilk oteliyle tanıtacak. 126 odalı bu otel, İstanbul Havalimanı'na yakın stratejik bir noktada hizmet verecek. ANADOLU’DA GENİŞLEME: YENİ DESTİNASYONLAR YOLDA IHG, sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmayarak Anadolu’daki varlığını da güçlendiriyor. Grup, Kayseri ve Yalova’da Crowne Plaza, Mersin’de Holiday Inn ve Sakarya’da Holiday Inn Express markalarıyla yatırımlarını genişletiyor. Yakın zamanda açılan Crowne Plaza Yalova'nın ardından Kayseri’deki otel de faaliyete geçirilecek. IHG Güney Avrupa, BDT ve Gürcistan Yönetici Direktörü Eric Viale, Türkiye'nin turizm başarısını değerlendirerek, "Güzel plajları, mutfağı, kültürü ve havasıyla Türkiye hem yerli hem de uluslararası turistler için popülaritesini artırma­ya devam ediyor. Bu artan ta­lep, Türkiye’yi otel yatırımla­rı için de son derece cazip bir destinasyon haline getiriyor" dedi. Türkiye'nin Avrupa’da en hızlı büyüyen pazarlarından biri olduğunu belirten Viale, 2024’ün üçüncü çeyreğinde oda başına gelirde (RevPAR) pozitif bir büyüme kaydedildiğini aktardı. TÜRKİYE’NİN TURİZM PERFORMANSI YATIRIMCILARI ÇEKİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2023 hedeflerini değerlendiren Viale, Türkiye’nin 61 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir hedefinin yatırımcılar için etkileyici olduğunu belirtti. Ülkedeki turizm sektörünün 2023'te 3,2 milyon kişiye istihdam sağladığını vurgulayan Viale, bu sayının önümüzdeki 10 yıl içinde artacağını öngördüklerini söyledi. IHG’NİN TÜRKİYE’YE UZUN VADELİ BAKIŞI IHG, İstanbul, Antalya ve Bodrum gibi turistik merkezlerin yanı sıra ülkenin diğer bölgelerinde de büyüme fırsatları arıyor. "Yabancı yatırım ve turizm çeken İstanbul, Antalya ve Bodrum gibi köklü turistik merkezleri hâlâ öncelikli ilgi alanlarımız arasında. Bunun­la birlikte, her zaman yeni fır­satları değerlendiriyoruz ve gelecekte Türkiye’ye daha fazla marka kazandırmak istiyoruz" diyen Viale, lüks ve yaşam tarzı otellerinin Avrupa genelindeki projelerde önemli bir yer tuttuğunu, Türkiye’nin ise Akdeniz havzasındaki güçlü performansıyla öne çıktığını belirtti. IHG’nin öncelikli hedefleri arasında, turistik destinasyonların yanı sıra farklı segmentlerde kaliteli ve uygun fiyatlı konaklama sunmak yer alıyor. Grubun Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesindeki doluluk oranı, 2024’ün ilk yarısında yüzde 66,7’ye çıkarak bir önceki yıla göre yüzde 2,7 büyüme kaydetti. Bu tablo, Türkiye’nin turizmdeki stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.