Hava Durumu

#Turizm Yatırımı

TOURISMJOURNAL - Turizm Yatırımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm Yatırımı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım Haber

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım

ITB Berlin’de tanıtılan ve Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan “Boşluğu Kapatmak: G20 Ülkelerinde Seyahat ve Turizm Sermaye Yatırımları ve Talep Büyümesi” başlıklı rapor, sektörün küresel ölçekte yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, G20 ülkeleri ve İspanya genelinde seyahat ve turizm talebinin 2025–2035 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,3 oranında büyümesi bekleniyor. Buna karşılık sermaye yatırımlarının yıllık yüzde 4,6 oranında artması öngörülüyor. Dünyanın en büyük 20 ekonomsine sahip ülkeler 2035 yılına kadar 12,5 trilyon dolarlık seyahat ve turizm yatırımı planlıyor. Ancak WTTC’ye göre mesele yalnızca yatırım hacmi değil; yatırımların zamanlaması ve talep ile uyumu kritik önem taşıyor. Kısa vadede yatırım artışının talebin gerisinde kalması, bazı destinasyonlarda kapasite baskısı ve aşırı kalabalık riskini artırabilir. Bu durumun özellikle mevcut altyapının sınırlarına yaklaşan turizm merkezlerinde hissedilmesi bekleniyor. 2033 sonrası dönemde ise tablo tersine dönüyor: Yatırımların talebi aşmasıyla birlikte uzun vadeli kapasite ve dayanıklılık güçleniyor. Almanya ve İspanya öne çıkıyor G20 içinde yatırım stratejileri açısından dikkat çeken iki ülke var: Almanya: 2035’e kadar 543 milyar dolar yatırım planlıyor. Ülkenin yatırım-talep büyüme oranı 1,39 seviyesinde. Bu oran, Almanya’nın altyapı modernizasyonu ve yüksek kaliteli turizm kapasitesi oluşturma hedefini yansıtıyor. İspanya: 2035’e kadar 349 milyar dolar yatırım öngörüyor. Yatırım büyümesi talebin 1,46 katı hızında gerçekleşecek. Bu strateji, İspanya’nın küresel turizm rekabetinde konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Her iki ülke de raporda “stratejik modernleştirici” olarak tanımlanıyor; yani gelecekteki talebi öngörerek bugünden kapasite ve kalite yatırımı yapan ekonomiler arasında yer alıyor. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara, sektörün yeni bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Seyahat ve turizm, altyapı ve rekabet gücü açısından belirleyici bir on yıla giriyor. Gelecekteki talebe göre yatırım yapan ülkeler, ekonomik dirençlerini güçlendiriyor ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına alıyor.” Raporda özellikle ulaşım bağlantıları, havaalanı kapasitesi, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme ve çevre dostu yatırımların sektörün tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmada kilit rol oynayacağı vurgulanıyor. G20 için ne anlama geliyor? 12,5 trilyon dolarlık yatırım paketi yalnızca turizm sektörünü değil; havacılıktan konaklamaya, perakendeden ulaştırmaya kadar geniş bir ekonomik zinciri etkileyecek. Uzmanlara göre bu yatırımlar: İstihdamı artıracak Bölgesel kalkınmayı destekleyecek Küresel rekabet gücünü yeniden şekillendirecek Sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak WTTC, hükümetler ile özel sektör arasında daha güçlü iş birliği çağrısı yaparak yatırımların uzun vadeli talep eğilimleriyle uyumlu ve ölçülebilir ekonomik getiri sağlayacak şekilde planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Önümüzdeki on yıl, seyahat ve turizm sektöründe yalnızca büyüme değil; stratejik konumlanma ve dayanıklılık yarışı olarak da kayıtlara geçecek gibi görünüyor.

İzmir’de 20 Milyon Metrekare Orman Turizme Açıldı Haber

İzmir’de 20 Milyon Metrekare Orman Turizme Açıldı

İzmir’in Çeşme ve Urla ilçelerinde toplam 20 milyon 539 bin metrekare orman alanı, 2022’de turizm amaçlı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edildi. Resmi yazıda yapılaşma sınırı emsal 0.30 olarak belirlenmesine rağmen, büyük orman parselleri kademeli olarak tesisleşmeye açılıyor. İzmir’in değerli orman alanları turizm yatırımı adı altında yapılaşmaya açıldı. 20 MİLYONDAN FAZLA ALAN TAHSİS EDİLDİ Daha önce hayata geçirilemeyen büyük Çeşme Projesi’nin ardından bakanlık, bölgeyi parça parça yapılaşmaya açma yoluna gidiyor. Cumhuriyet gazetesinden Yusuf Körükmez’in haberine göre; Orman Genel Müdürlüğü İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün 16 Şubat 2026 tarihinde Urla Belediye Başkanlığı’na gönderdiği resmi yazıda bu tahsis açıkça belirtildi. Yazıda, Çeşme’nin Alaçatı mahallesinde 244 bin 399 metrekare, Urla’nın Zeytineli ve Karaköy mahallesinde ise 20 milyon 294 bin 626 metrekare olmak üzere toplam 20 milyon 539 bin metrekareyi 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na “turizm amaçlı” olarak tahsis ettiği ortaya çıktı. Resmi yazıda, orman statüsündeki alanlarda inşaat yoğunluğunun emsal 0.30’u aşamayacağı kaydedilirken, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü belediyelerden, yapılacak tesislerin düzenli denetlenmesini ve denetim sonuçlarının kendilerine bildirilmesini talep etti. Bu karar, bölgenin doğal dokusunu koruma tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Libya turizm yatırımıyla normalleşme hedefinde Haber

Libya turizm yatırımıyla normalleşme hedefinde

Libya'nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefleyen Al-Andalus Turizm Yatırım Kompleksi projesi, lüks oteller ve bir yat kulübü ile hem iç hem de dış turizmi teşvik etmek için 2011'de başlatılmıştı. Projenin ana hedefleri arasında yerel ekonomiyi güçlendirmek için alışveriş kompleksi ve diğer ticari alanların inşası da bulunuyor. Ayrıca, proje tamamlandığında yeni istihdam olanakları yaratması bekleniyordu. Yerli ve yabancı yatırımcıları ülkeye çekmeyi hedefleyen Al-Andalus, Libya'nın uluslararası imajını iyileştirmek için de önemli bir adım olarak değerlendiriliyordu. Ancak, projenin 2011'den bu yana süregelen siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları nedeniyle gecikmiş olduğu biliniyor.  Hükümetin projeyi 2025 yılına kadar tamamlamayı planlaması, Libya'nın normalleşme ve ekonomik toparlanma çabalarının bir göstergesi olacak Uzmanlar, Al-Andalus Turizm Yatırım Kompleksi'nin başarılı bir şekilde tamamlanması halinde, Libya'nın savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde kritik bir rol oynayabileceğini ve ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sağlayabileceğini ifade ediyor. "AL-ANDALUS TURİZM YATIRIM KOMPLEKSİ PROJESİ 2025'TE TAMAMLANMALI" Libya'nın Trablus merkezli Başbakanı Abdülhamid El-Dibeybe, dün Al-Andalus Turizm Yatırım Kompleksi projesine yaptığı ziyaret sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Trablus'un Hay Al-Andalus bölgesinin başlangıcında yer alan projenin ilk aşamasının Şubat 2025'e kadar tamamlanması gerektiğini vurguladı. Başbakan Dibeybe, "Bu projenin ilk aşamasını gelecek yıl Şubat ayında açmamız gerekiyor. Çünkü bu proje, ülkemizde ekonomik kalkınmayı teşvik etmek için turizm ve ticaret sektörlerini canlandırmada büyük önem taşıyor," dedi. Kompleks, henüz tamamlanmamış Sheraton oteli, açılmış olan Four Points oteli, tamamlanmamış Marina Yat Kulübü, bir idari kompleks ve bir alışveriş kompleksini içeriyor. Bu proje, 2011'deki Kaddafi rejimini sona erdiren devrimden bu yana Libya genelinde yüzlerce, hatta binlerce proje gibi durma noktasına gelmişti. 2011'den bu yana projenin uygulanmasının durmasının başlıca nedenleri arasında hükümet bütçelerinin yetersizliği, siyasi ve güvenlik istikrarsızlığı ile yabancı yüklenicilerle yaşanan sözleşme anlaşmazlıkları (ödeme eksikliği ve fiyat artışları) yer alıyor. Başbakan Dibeybe'nin bu açıklaması, Libya'nın turizm ve ticaret sektörlerini canlandırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Projenin tamamlanması, ülkenin ekonomik kalkınmasına önemli bir katkı sağlayabilir ve yabancı yatırımcılar için güven artırıcı bir adım olabilir. Ancak, ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları devam ederken, projenin belirlenen tarihe kadar tamamlanıp tamamlanamayacağı belirsizliğini koruyor. Yine de hükümetin bu konudaki kararlılığı, Libya'nın normalleşme ve ekonomik toparlanma yolundaki çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. kaynak: libyaherald.com

Antalya’ya gelen turist sayısında yüzde 8 artış var Haber

Antalya’ya gelen turist sayısında yüzde 8 artış var

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'da yaptığı açıklamada, kente gelen turist sayısının 15 milyon 300 bini geçtiğini ve bu rakamın geçen yıla göre %8 arttığını belirtti. Bu artışın, Türkiye'nin sürdürülebilir turizm başarısının ve hükümetin istikrarlı politikalarının bir sonucu olduğunu vurguladı. Bakan “Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programımızı başlattık” dedi.  Turizmin lokomotif şehri olan Antalya'da istikrarlı bir kalkınmayı sağlamak üzere stratejilerimizi, sürdürülebilir ve nitelikli bir turizm hedefi üzerine oluşturduklarının altını çizen Ersoy, ”Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi dönemindeki başarılı politikalarımız sonrasında "Madem dün böyle bir kriz oldu o zaman yarınlarımıza bir teminat oluşturmak gerekiyor" dedik ve harekete geçtik. Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programımızı başlattık. Bu program, konaklama tesislerimizden başlayarak sürdürülebilirlik ilkelerinin, turizmde her kesimin kazanç sağlayabileceği şekilde uygulandığı ve kapsamını aşama aşama genişletebileceğimiz bir şekilde dizayn edildi. Alınmasını şart koştuğumuz sertifikalarımızın kriterleri çevresel sürdürülebilirlikten sosyal sorumluluğa, ekonomik katkılardan kültürel mirasın korunmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Nitelikli turizmin geleceği olan sürdürülebilirliği çok geniş bir bağlamda değerlendiriyoruz” diye sözlerine devam etti.  Ersoy, ayrıca arkeolojik varlıkların korunması için "Geleceğe Miras" projesini hayata geçirdiklerini açıkladı. ERSOY: "ALANYA-ANTALYA OTOYOLU İÇİN SÖZLEŞME İMZALANDI"  Ayrıca, Alanya-Antalya Otoyolu için sözleşme imzalandığını ve altyapı yatırımlarının önemine değindi. Batı Kavşağı'nda sonlanacak 122 kilometrelik Alanya Antalya Otoyolu için sözleşme imzalandı. En kısa sürede inşaa çalışmaları başlayacak dedi.  Altyapı bir ülkenin kan damarları olduğunu belirten Bakan Ersoy, ”Hangi sahada hizmet üretirseniz üretin, altyapının kalitesi ve işlevselliği sizin başarınızda bir etkendir. Bizler kültür ve turizm alanında ne yaparsak yapalım, yeterli altyapı ve ulaşım yatırımları olmazsa başarıya ulaşma imkansız olur. Bu nedenle ister sorumluluğumuz dahilinde olsun ister dışında, altyapı projelerine büyük hassasiyet gösterdik. Antalya'mızın trafik problemini hepimiz biliyoruz, hatta yaşıyoruz. Bu sorunu aşmak için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla ortak hareket ediyoruz. Serik'ten başlayıp Konaklı'nın kuzeyinde. Batı Kavşağı'nda sonlanacak 122 kilometrelik Alanya Antalya Otoyolu için sözleşme imzalandı. En kısa sürede inşaa çalışmaları başlayacak. Kavşak yapım çalışmaları da hız kesmeden sürüyor. Bu noktada hatırlatmak isterim ki Kemer'de de hayata geçirdiğimiz çevre ve altyapı yatırımlarımızla bölgenin turizm potansiyelini korumak ve geliştirmek için önemli adımlar attık. Bakanlık olarak, sorumluluk alanımızda olmamasına rağmen, 2021 yılında Serik Atıksu Arıtma Tesisi'ni hizmete açarak bölgedeki çevresel sorunlara çözüm getirmiştik. Bu yılın başında da benzer bir projeyi Kemer'de gerçekleştirdik. Kemer Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi'ni kısa sürede tamamlayarak Mart ayında hizmete açtık. Yaklaşık 2 milyar lira yatırım bedeli olan bu proje, sadece bölgenin 50 yıllık atık su sorununu çözmekle kalmıyor, aynı zamanda turizmde çevresel sürdürülebilirliğin temelini de atıyor. Bu tür yatırımlar sayesinde mavi bayraklı plajlarımızı koruyor ve sayılarını artırıyoruz. geçtiğimiz yıllarda Kemer'de art arda hizmete açtığımız 3 ayrı ücretsiz halk plajımızda halkımıza mavi bayraklı, 5 yıldız konforunda hizmet veriyoruz. Bu başarı, Kemer'in sürdürülebilir turizm hedeflerine katkı sağlayan çevresel yatırımlara dayalıdır. Hem bölgenin doğal kaynaklarını koruyor hem de turizmi 12 aya yayarak turizm gelirlerinde istikrarlı bir artış hedefliyoruz” diye konuştu.

Bakan Şimşek: Turizm yatırımının vergi matrahı yüzde 80 indirimli Haber

Bakan Şimşek: Turizm yatırımının vergi matrahı yüzde 80 indirimli

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Suudi Arabistan'ın çok iddialı turizm hedefleri olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde yardımcı olabilir. Çünkü bizim mevsimler örtüşmüyor; onların turizm mevsimi kış, bizimki genelde yaz ve sonbahardır" dedi. Bakan Şimşek, Türkiye'nin inşaat sektöründe çok muazzam birikimi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Oradaki tesislerin yapılmasına, tesislerinin işletmesine katkıda bulunabiliriz. Oraya tur operatörlerimiz ile turist götürmeye de katkıda bulunabiliriz. Dolayısıyla Türkiye ile Suudi Arabistan'ın bu alanlarda iş birliği yapması hem bizim hem onların menfaatine. Tur operatörlerimiz yazın buraya nasıl turist getiriyorlarsa, para kazanarak, oraya da turist götürebilirler. Biz artık turizmde dünyada ilk 5'teyiz. Yani 2022'de turist sayısında 4. sıradaydık. Bizim 2023 rakamlarımız belli. Dünya rakamları belli olunca belki muhtemelen yine 3. veya 4. sırada olabiliriz. Dolayısıyla Türkiye'nin bu konuda çok ciddi birikimi var." Amaçlarının hizmet ihracatını büyütmek olduğunu belirten Bakan Şimşek, "100 milyar doların üzerine ulaştık. Şimdi bunu daha da büyütmek istiyoruz. Hizmet ihracatına Maliye olarak çok güçlü destek veriyoruz. Yüzde 80 matrah indirimi sağladık. Yani diyelim ki; Türkiye'den siz herhangi bir ülkeye belli alanlarda hizmet ihracatında bulunursanız fiilen ödeyeceğiniz vergi çok çok düşük düzeyde olacak. Yüzde 80 oranlı bir matrah indirimi var, o da önemli" diye konuştu.

Radisson Türkiye'deki otel sayısını 50'nin üzerine çıkaracak Haber

Radisson Türkiye'deki otel sayısını 50'nin üzerine çıkaracak

Radisson Otel Grubu Sürdürülebilirlik, Güvenlik ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Global Kıdemli Başkanı Inge Huijbrechts, Türkiye’deki portföylerinin yapım aşamasındaki oteller ile birlikte 45’e ulaştığını belirterek, 'Bu yıl sonuna kadar ülkedeki mevcudiyetimiz 50'den fazla otele çıkacak. Şirket olarak kilit pazarlarımızdan biri olan Türkiye'ye açıkça bağlıyız. Bizim için önemli bir pazar, destinasyon.' dedi. Grubun sürdürülebilirlik ve Türkiye yatırımlarına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Huijbrechts, Radisson Otel Grubu olarak 1989'da bu yana sürdürülebilir oteller konusunda çalıştıklarını, salgınla beraber insanların kendileri, çevrelerindeki toplulukların ve gezegenin refahını daha çok önemsediklerini söyledi. Huijbrechts, sürdürülebilirlik bilincinin arttığını ve bunun rakamlarla da kanıtlandığını belirterek, 'Her yıl Expedia ve booking.com tarafından yapılan sektör anketleri var. Sorumlu turizm seçenekleri için rezervasyon yaptırmak istediğini söyleyen insanların sayısı artıyor. Şimdiden bu sayı yüzde 70'in üzerinde.' dedi. Sürdürülülebilirliğin birçok sektörde olduğu gibi konaklama sektöründe de tek bir standardının olmadığını dile getiren Huijbrechts, 'Sürdürülebilirliğe artan bir odaklanma olduğunda, herkes bunun ne anlama geldiğini tanımlamaya çalışıyor. Radisson'da bunu uyumlaştırmaya yardımcı olmak amacıyla farklı endüstri platformlarının parçasıyız. Turizm ve seyahat endüstrisi için önemli bir platform olan Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin ve ortak tanımlar bulmaya çalışan rakiplerimizle birlikte Sürdürülebilir Otelcilik Antlaşması'nın bir parçasıyız. Ayrıca Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi olan GSTC'nin bir üyesiyiz ve Türkiye, oteller için sürdürülebilirlik sertifikalarını teşvik etmek için bir anlaşma imzaladı.' şeklinde konuştu. Inge Huijbrechts, karbon ayak izini azaltmanın çok önemli olduğuna dikkati çekerek, 'Enerji, su ve atık ayak izimizi azaltmada her zaman başarılı olduk. 2010'dan 2019'a kadar Radisson Otel Grubu, enerji ve su tüketiminin ortalama ayak izini 30 oranında azalttı. Biz de şirket olarak 2050 yılına kadar net sıfırı taahhüt ediyoruz.' ifadelerini kullandı. - '2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyoruz' 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedeflediklerini belirten Huijbrechts, şunları kaydetti: 'Net sıfır olmak her şirket için büyük bir hedef. Bu yola giden yolu tanımlama şeklimiz ise bilime dayalı hedefler dediğimiz bir mekanizma içinde. Artık şirketlerin net sıfıra giden yolu nasıl hesaplamaları gerektiğini söyleyen bir kurum var. Dolayısıyla, onaylanmış, yayınlanmış, bilime dayalı hedeflere dayalı net sıfır emisyon taahhüdümüz var ve yaklaşık 2030 yılına kadar emisyonlarımızı yarıya indirmemiz gerektiği anlamına geliyor. Bilime dayalı hedeflere göre değerlendirdiğimizde, 1., 2. ve 3. kapsam için bir hedefiniz olması gerekiyor. Kapsam 1 ve 2 yönetimi bizim tarafımızdan yapılan otellerimizdeki her şeyi kapsar. Kapsam 3 ise franchising otellerimiz ve tedarik zincirindeki emisyonları içerir. Küresel olarak da portföyümüzde ve Türkiye’deki portföyüzümüzde aynı zamanda franchise oteller bulunuyor. Karbon ayak izini azaltmak için franchising ortaklarıyla da yakın iş birliği içerisinde çalışmaktayız.' Huijbrechts, Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösterdiklerini aktararak, Radisson Blu Bosphorus Hotel’in Türkiye’de açılan üçüncü otelleri olduğunu, daha sonra ülkedeki portföylerini yapım aşamasında olan oteller ile birlikte 45’e çıkardıklarını ve yıl sonuna kadar 50'den fazla otellerinin olacağını ifade etti. - 'Türkiye bizim için önemli bir destinasyon' Türkiye’nin kendileri için önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Huijbrechts, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Şirket olarak kilit pazarlarımızdan biri olan Türkiye'ye açıkça bağlıyız. Bizim için önemli bir pazar, önemli bir destinasyon. Ayrıca geçtiğimiz yıl otellerimize daha iyi hizmet verebilmek için bölge ofisimizi genişlettik. Gördüğümüz şey, bence çok büyük bir potansiyel ve çok fazla gelişme olduğu. Radisson olarak genellikle iş otelleriyle tanınıyoruz. Türkiye’de halihazırda 5 marka ile karşınızdayız. Radisson Collection, Radisson Blu, Radisson, Park Inn by Radisson ve Radisson Individuals. Bu yılın sonunda İzmir'de bir markamızı daha, Radisson RED'i bünyemize katıyoruz. Şimdi ise tatil, sahil ve dağ destinasyonlarında ve ayrıca ikincil şehirler olan Yalova ve Eskişehir'de gelişiyoruz. Ayrıca, yakında Antalya Kaş'ta otel açacağız. Bodrum'da güzel bir Radisson Collection otelimiz var. Bu yüzden perspektif açısından, marka sayısını arttırıyoruz, portföyümüzü ve gittiğimiz yerleri genişletiyoruz ve yatırımcılarla ortaklık yaptığımız yerleri genişletiyoruz.'

Turizmde kullanılacak Haber

Turizmde kullanılacak "Yeşil Destinasyon Modeli" başarılı

Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Üniversitesi enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir turizm uygulamalarıyla Küçükköy’de yeşil destinasyon modeli oluşturmayı amaçlayarak 18 aylık ortak bir çalışma gerçekleştirdi. 10 milyon liralık yatırımla tamamlanan SENTRUM projesi kapsamında turizm işletmeleri ve kamu binalarına yönelik enerji etüt çalışmaları gerçekleştirildi; işletmelere enerji verimli aydınlatma ve beyaz eşya desteği verildi, kamu binalarına güneş enerjisi sistemleri kuruldu ve köy yüksek hızlı elektrikli araç şarj altyapısına kavuştu. Proje kapsamında, enerji verimliliği ve güneş enerjisi santrali uygulamaları gerçekleştirilen Necmi Komili İlk ve Orta Okulu “Net Sıfır Enerjili Bina” olarak Türkiye’de ilklerin arasında yer aldı. Tüm bu çabalar, iklim değişikliğine karşı mücadelede de ölçülebilir faydalar sağladı. Enerjisa Enerji “İşimin Enerjisi” çatısı altında enerji verimli teknolojiler ve yenilenebilir enerji uygulamalarıyla bölgede yılda 15 bin kg kömür kullanımının önüne geçilerek enerji tasarrufu sağlandı. Yine yenilenebilir enerji sistemleri sayesinde yıllık ~90 bin kg miktarda karbon emisyonu engellenmiş oldu. Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, turizm sektörünün yenilenebilir enerji kaynaklarından ve diğer sürdürülebilir uygulamalardan tek destinasyonda nasıl yararlanabileceğini somut olarak ortaya kondu. Enerjisa Enerji’nin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) uluslararası basında geniş bir yer buldu

Antalya turizmde büyüme yaşarken tarımda tarihi küçülme oldu Haber

Antalya turizmde büyüme yaşarken tarımda tarihi küçülme oldu

Antalya, son yıllarda "turizm kenti" olmasının hem faydalarını hem de olumsuz etkilerini yaşadı. Salgın döneminde kapanmalar Antalya ekonomisini dibe çekti. Salgın bitince bu kez de rekor büyüme oldu. TÜİK 2021 yılının gayrisafi yurtiçi hasıla iller verisini açıkladığında Antalya'nın Türkiye'nin en yüksek büyüme gerçekleştirilen il olduğu anlaşıldı. Kentte pandemi döneminde bekletilen projeler pandemi sonrası gündeme alındı. 2020de toplam 707 projeye 7,5 milyar liralık yatınm teşvik belgesi alman Antalya'da bu rakam 2021'de 593 projeyle 12,3 milyar liraya, 2022'de ise 336 projeyle 33 milyar liraya çıktı. Antalya yatırım projeleri, Türkiye toplamının %7'sini geçiyor (Bakanlıktan teşvik belgesi alınan projeler) Açıklanmış rakamlar üzerinden bakıldığında en çarpıcı veri yatırımlar cephesinde gerçekleşmiş gözüküyor. Antalya'da 2022 yılının 11 ayında teşvik belgesine bağlanan yatırım projelerinin değeri Türkiye toplamının yüzde 7'sini geçiyor. Bu rakam 2020'de Türkiye toplamının yüzde 2.l'i. 2021'de yüzde 3.3'ü düzeyindeydi. 2022'de belge alınan 336 projelerin toplam yatırım tutarı 33 milyar lirayken bu yatırımların 27.8 milyarını turizm ve diğer hizmet iş kollarındaki yatırımlar oluşturuyor.  Her 100 evden 30'dan fazlası yabancıya satılmış Son günlerde Antalya, yabancılara gayrimenkul satışlarında gerçekleşen rekor seviyelerle konuşuluyor. Antalya'da satılan her 100 evden 30'dan fazlası yabancılara satılıyor. Bu, Türkiye ortalamasında yüzde 5'i. 2021 yılında Antalya'yı 8.7 milyon turist çekti. Bunun 3.5 milyonu Rusya vatandaşlarıydı. Antalya'da en çok ev satın alanlar da onlar. ATSO BAŞKANI ALİ BAHAR: ÜLKE EKONOMİSİNİN ÜZERİNDE BİR BÜYÜME GERÇEKLEŞTİRDİK Birlikte çalışmayı öğrenmeli, ötekileştirmeden, entegre ederek, birlikten kuvvet doğurmalıyız. Bu fırsatı iyi değerlendirdiğimiz takdirde gerçek bir dünya kenti olabilir, müreffeh yarınların hayalini kurabiliriz Antalya borsaya yöneldi Son veriler Antalya'dan 102 bin kişinin borsada 22 milyar TL'lik yatırımının olduğunu gösteriyor. Son 2 - 3 ay içerisinde borsaya Antalya'dan ciddi bir yöneliş olmuştur. Esasen tasarrufların altın ve döviz gibi geleneksel yatırım araçları yerme, sermaye piyasasında değerlendirilmesi olumlu bir gelişmedir. Ancak bunun günlük şans oyunu gibi değil, uzun vadeli, bilinçli ve akılcı birşekilde planlanmasına dikkat edilmelidir. 2023'e ümitlerle, güven ve heyecanla girdik. Turizmde yeni bir rekor kıracağımız, yatırımlarda yeni bir hamle yapacağımız bir yıl olacağına inanıyorum. Antalya aynı zamanda bir tarım kenti  Türkiye sebze üretiminin yüzde 17'sini, süs bitkileri üretiminin yüzde 29.5'ini, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatının yüzde 19'unu gerçekleştiriyor. 2021'de 580 milyon dolar yaş meyve-sebze ihracatı yaptı. Hükümetin politikaları ve iklimsel gelişmelerin bütün etkilerine açık. Bunun da etkilerini görüyoruz. Kent ekonomisi ile ilgili en olumsuz gösterge, tarımın son üç yıldır küçülmeye devam etmesi. Dikkat çekilen son gelisme ise "borsaya hücum" yaşanması. ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR: ANTALYA TARIMI TARİHİ BİR KÜÇÜLME YAŞADI 2020'de Antalya ekonomisi yüzde 24.3 küçüldü. Böyle bir küçülme tarihinin hiçbir döneminde yaşamamıştı. 81 ilin içinde en fazla küçülen ildi. 2020'de ülke tarımı yüzde 5,7 büyürken, Antalya tarımı yüzde 1,6 küçüldü. Antalya tarımı tarihi bir küçülme yaşadı.Antalya'da hizmet ve ticaret yüzde42 küçülürken,Türkiye'de bu oran yüzde 5,9'du. 2020 kentimiz ve sektörümüz için tam bir dibe çöküş yılı oldu. 2021'de bu kez de sıra dışı büyüme gösterdi. Ülke ekonomisinin yüzde 11.4 büyüdüğü yılda, biz yüzde 26,5 büyüme ile iller arasında birinci sırada yer aldık. Hizmet ve ticaret kesiminin yüzde 55,8 büyümesi etkili oldu. Yalnız kötü olan, 2020'deki yüzde 1.6'lık küçülmeden sonra tarım 2021'de de yüzde 8,5 gibi rekor bir küçülme daha yaşadı. Asıl büyüme ivmesindeki kayıp tarımda oldu Yılı küçülmeyle kapatacak. Son 3 yıldır belini doğrultamadı. Tarım ne tedarik mallarının ne de sattığı ürünlerin fiyatlarını belirleyemiyor ama maliyetlerine katlanıyor Maliyetler, gelirin çok çok üzerinde seyretti. Üretim motivasyonunu artırıcı politikaların acilen uygulanması gerekiyor. Destekleme ödemeleri zamanında ve anlamlı düzeyde yapılmalı, krediye erişim kolaylaştırılnalı. Döviz fiyatları enflasyon artışının altında kalmaya devam etmesi de üretim performansını düşürecektir. 2023 yılında tarım stratejik sektör olarak tanımlanmalı. Kaynak: NB Ekonomi/ Fikri Cinokur

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.