Hava Durumu

#Turizm Geliri

TOURISMJOURNAL - Turizm Geliri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm Geliri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güney Kore’de askerden arındırılmış bölge yoğun ilgi görüyor Haber

Güney Kore’de askerden arındırılmış bölge yoğun ilgi görüyor

Güney Kore’nin Kuzey Kore ile sınırını oluşturan Askerden Arındırılmış Bölge (DMZ), yalnızca askeri bir hat olmanın ötesine geçerek ekonomik değer üreten bir alana dönüşüyor. Seul yönetimi, sıkı güvenlik önlemleri altında açtığı gözlem noktalarıyla ziyaretçilere Kuzey Kore’yi uzaktan gözlemleme imkânı sunarken, bu hattı aynı zamanda turizm gelirine dönüştürüyor. Dünyanın en gerilimli sınırlarından biri olarak kabul edilen DMZ, her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği özel bir rota haline gelirken, bölge klasik turizm anlayışından farklı olarak “jeopolitik deneyim” sunan bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Rehberli turlar, kontrollü geçişler ve özel ziyaret paketleriyle şekillenen bu model, turizm ekonomisine yeni bir boyut kazandırıyor. “Bu sadece turizm değil, stratejik iletişim” DMZ hattındaki gözlem noktaları, Güney Kore’nin kontrollü biçimde dünyaya açtığı en hassas alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Yetkililer, bu uygulamanın yalnızca turizm faaliyetinden ibaret olmadığını vurguluyor: “Bu alanlar sadece ziyaret edilen yerler değil, aynı zamanda Kore Yarımadası’ndaki gerçekliğin uluslararası kamuoyuna gösterildiği noktalar.” Ziyaretçilere Kuzey Kore yerleşimlerinin uzaktan gösterildiği bu noktalar, iki sistem arasındaki ekonomik ve sosyal farkın doğrudan gözlemlenmesini sağlıyor. Böylece DMZ, yalnızca fiziksel bir sınır değil, aynı zamanda uluslararası algının şekillendirildiği bir platform işlevi görüyor. Turizm geliri ve “jeopolitik deneyim” pazarı DMZ turları, Güney Kore turizm gelirleri içinde özel bir segment oluşturuyor. Bölgeye yönelik ziyaretler, standart turistik faaliyetlerin ötesinde, küresel ziyaretçiler için benzersiz bir deneyim sunuyor.Sektör temsilcileri bu durumu şöyle özetliyor: “İnsanlar sadece bir sınırı görmek için değil, dünyanın en kritik jeopolitik hatlarından birini deneyimlemek için geliyor.” Bu çerçevede DMZ, rehberli turlar, ulaşım hizmetleri, güvenlikli geçiş sistemleri ve tematik ziyaret programlarıyla birlikte katma değerli bir turizm modeli yaratıyor. Tur operatörleri ve yerel hizmet sağlayıcılar için de yeni bir gelir alanı oluşurken, bölge ekonomisi bu özel turizm türünden doğrudan besleniyor. İki farklı sistem arasındaki fark deneyimi Gözlem noktalarının bir diğer işlevi ise uluslararası algı yönetimi. Güney Kore, ziyaretçilere Kuzey Kore’yi uzaktan göstererek iki ülke arasındaki ekonomik ve sosyal farkı görünür kılıyor. “Ziyaretçiler burada sadece bir manzara görmüyor, iki farklı sistem arasındaki farkı da deneyimliyor.” Bu yaklaşım, klasik propaganda yöntemlerinden farklı olarak yumuşak gücün kullanıldığı doğrudan gözleme dayalı bir anlatı sunuyor. Böylece DMZ, hem turistik hem de politik mesajların iletildiği çok katmanlı bir alan haline geliyor. Sınırda barış mesajı da veriliyor Yüksek güvenlikli yapısına rağmen DMZ, aynı zamanda barış söyleminin de üretildiği bir alan olarak konumlandırılıyor. Bölgedeki semboller ve anlatılar, Kore Yarımadası’nda olası bir birleşme ihtimaline işaret ediyor: “Bu hat sadece bir ayrım çizgisi değil, aynı zamanda bir gün ortadan kalkması umut edilen bir sınır.” Bu yönüyle DMZ, yalnızca mevcut gerilimin değil, aynı zamanda geleceğe dair barış beklentisinin de temsil edildiği bir alan olarak öne çıkıyor. Sınır hattı bir “ekonomi alanına” dönüşüyor Güney Kore’nin DMZ politikası, klasik sınır anlayışının ötesine geçerek yeni bir model ortaya koyuyor. Sınır hattı artık yalnızca askeri bir ayrım çizgisi olarak değil, aynı zamanda ekonomik değer üreten, uluslararası algıyı şekillendiren ve diplomatik mesaj taşıyan çok boyutlu bir alan olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, güvenlik ile ekonominin aynı zeminde buluşabildiğini gösterirken, DMZ’yi küresel ölçekte dikkat çeken özgün bir model haline getiriyor.

Portekiz, 11 milyon euroluk projelerle turizmi canlandıracak Haber

Portekiz, 11 milyon euroluk projelerle turizmi canlandıracak

Portekiz’e bir ziyaret düşündüğünüzde aklınıza Lizbon ve Porto mu geliyor, yoksa daha güneydeki Algarve kıyısı mı? Şimdi milyonlarca euroluk bir yatırım, Portekiz’in turistik haritasını, her seferinde bir iç bölgeyi öne çıkararak, alışılmış gözde noktaların ötesine taşımayı hedefliyor. Hükümet, 4,5 milyon euro tutarında kamu kaynağıyla 12 turizm projesini finanse ediyor. Toplamda yaklaşık 11 milyon euroya ulaşan yatırımla bu projelerin, Portekiz’in kuzey ve orta kesimleri ile Alentejo ve Ribatejo bölgelerinde turizmi canlandırması bekleniyor. Bu adım, Şubat 2025’te başlatılan ve 30 milyon euro bütçeye sahip daha geniş kapsamlı “Turizmle Büyümek” girişiminin bir parçası. Yeni tahsis edilen fonlar kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına ayrılıyor ve doğa, gastronomi, aktif turizm, sağlık ve wellness ile kültür turizmi gibi kilit alanlara öncelik veriyor. Bu iddialı projeler aynı zamanda yeni turizm ürünleri geliştirmeye, akıllı destinasyonları teşvik etmeye ve tarihî ve kültürel mirası canlandırmaya, ayrıca sürdürülebilirliği ve kentsel dönüşümü ilerletmeye odaklanacak. Finansman, sektörde kırılgan koşullarda çalışanlara yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları gibi beceri artırma girişimlerini de destekleyecek. Yatırım sözleşmeleri imzalanırken Ekonomi ve Bölgesel Uyum Bakanı Castro Almeida, çok fazla devlet desteğine ihtiyaç duymadan gelişebilecek daha büyük projeler bulunduğunu, ancak bunların yanında “özellikle iç kesimlerde, kültürel ve doğal mirası güçlendirmeyi hedefleyen, yabancı ziyaretçiler için son derece çekici ve yenilikçi” daha küçük projeler de olduğunu kabul etti. Almeida’ya göre bu küçük ölçekli turizm projelerinin “desteklenmesi ve tanıtılması” gerekiyor. Turismo de Portugal’ın açıkladığı verilere göre ülke 2025 yılında 19,7 milyonu yabancı olmak üzere toplam 32,5 milyon ziyaretçi ağırladı. Ülkeye en çok turist gönderen pazarlar 2,5 milyon ve 2,4 milyon ziyaretçiyle sırasıyla İngiltere ve ABD oldu. Onları yine milyonlarla ifade edilen ziyaretçi sayılarıyla İspanya, Almanya ve Fransa izledi. Ulusal turizm kurumu ziyaretçi patlamasının 29,1 milyar euroluk turizm geliri yarattığını belirtse de, Lizbon ve Porto gibi başlıca destinasyonlardaki aşırı yoğunluk, yerel halk arasında giderek artan bir rahatsızlığa yol açıyor. Geçen yıl İngiliz gazetesi The Guardian, Portekiz ve İspanya’daki aşırı turizmi derinlemesine inceledi ve turist konaklamalarıyla çevrili mahallelerde yaşayan sakinlerle konuştu. Giderek daha fazla evin turiste kiralandığı Lizbon'da yaşayan biri, “Çok tuhaf. Düşünün, kocaman bir şehrin ortasında olmama rağmen hiç komşum yok,” diyor. Bu durumun, Portekiz başkentinin bazı bölgelerini “hayalet bir yere” dönüştürdüğünü de ekliyor. Almeida’nın turizme bakışı ise daha iyimser. Turizmi “ülkeyi yukarıya taşıyan” “son derece önemli bir faaliyet” olarak nitelendiriyor. “Yılın kimi haftalarında ya da ülkenin kimi yerlerinde turizm fazlası olabilir; ancak genel tabloya, tüm ülkeye ve yılın tamamına baktığımızda, çok fazla turistimiz yok,” diye ekliyor.

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı Haber

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı

Antalya'da 6-8 Nisan tarihlerinde ''Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleştirilen 4. TÜRSAB turizm Kongresi’nin son gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu turizm değerleri tanıtılırken gerçekleştirilen sunumlarda yeni tüketici ve turist eğilimleriyle turizmde geleceği şekillendiren trendler konusunda dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Kongre, Türkiye Turizmi Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu Sunumu ile son buldu. Kongrenin sonuç raporunu açıklayan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, sunumunda hem ‘TÜRSAB Vizyon Belgesi’ni tartışmaya açtı hem de 2030 yılı turizm hedeflerini açıkladı. TÜRSAB'ın 2030 turizm hedefleri açıklandı Sunumunda “Turizmin geleceği ve geleceğin turizmini turizmciler olarak, turizmin en büyük meslek örgütü olarak cesur, yeni ve bilimsel bakış açılarıyla ele alıp oluşturduğumuz TÜRSAB Vizyon Belgesini tartışmaya açıyoruz” diyen Eker, 2030 yılı TÜRSAB turizm hedeflerine ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Dünya sıralamasında turizm gelirlerinde ilk 5 içerisinde olmak. 110 milyar dolar turizm geliri ve kişi başı 1300 dolar ortalamasına ulaşmak. Turizm gelirlerini, ülkenin her köşesinin turizm potansiyelini öne çıkararak şekilde ülke sathına yaymak. İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla dışındaki illerin payını yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmak. Deniz, kum, güneş turizmindeki gelirleri arttırıp, kültür turizmi alt yapısını turizm potansiyeli olan illerimizde geliştirmek, güçlendirmek ve tanıtmak. Ülkemiz turizm algısını kültür turizmi ülkesi olarak güçlendirmek. Kültür amaçlı turist sayısını yüzde 50 arttırmak. Tekrar ziyaret oranını yüzde 20 attırmak.” TÜRSAB Turizm Vizyonu yol haritası olacak TÜRSAB Turizm Vizyonu ilkelerini de açıklayan Eker, gelinen noktada turizmin; sorumlu, koruyucu, adil, sürdürülebilir çevreye saygılı turizm ilkeleri etrafında şekillendiğine dikkat çekti. Hasan Eker, konuşmasında, “Bu vizyonumuzu tartışmaya açıyoruz. Diğer paydaşların da görüşü alınarak, kamunun açıklayacağı resmi turizm vizyonuna tüm turizmcilerin, ilgili paydaşların ve halkımızın sahip çıkması gerekiyor. Rakip ülkeler vizyonlarını açıkladılar. Biz de Türkiye olarak bir an önce vizyonumuzu belirlemeliyiz. Biz TÜRSAB olarak görüşümüzü paylaştık” açıklamasını yaptı. TÜRSAB Turizm Vizyonu’nu şu başlıklar altında oluşturuldu Turizmin ekonomik değerini kalıcı hale getirmek. Turizm faaliyetlerinin ülke sathına yayılmasını, her yörenin turizmden pay almasını sağlamak. Gençler başta olmak üzere her vatandaşın turizm faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak. Turizm faaliyetini gerçekleştiren işletme ve çalışanların bilgi ve yetkinliklerini artırmak. Turizm mesleklerinde eğitimli kuşaklar yetişmesi çalışmalarını desteklemek. Turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için çalışmak. Turizm hizmetlerinin her türlü riske karşı güvenli olması için çalışmak. Turizm sektöründe ortak aklı, yerel iradeyi ve sektörün söz hakkını tesis etmek. Turizm mesleğinin gelişimini ve hizmet kalitesini artırmak. Turist memnuniyeti-halkın memnuniyeti ve turizmcinin memnuniyetini sağlamak. Hasan Eker, amaçlarının sadece daha fazla turist değil, herkes için daha iyi bir turizm olduğunu da sözlerine ekledi. Son gün sunumları 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü ve son gün oturumları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği AdaKıbrıs projesinin tanıtım sunumu ile başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden Mine Emiroğlu, “AdaKıbrıs” projesinin detaylarını turizmcilerle paylaştı. KKTC’nin doğal kültürel tarihi zenginliklerini koruyarak özgün modern sürdürülebilir bir turizm anlayışı ile uluslararası ziyaretçilere sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mine Emiroğlu, temel amaçlarının turist potansiyellerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak olduğunu söyledi. Turizm master planında eko ve agro turizme büyük önem verdiklerini ifade eden Emiroğlu, sürdürülebilir turizm anlayışını benimsediklerini belirtti. “Yerel yaşam kültürünü ön plana çıkaran alternatif ve sorumlu turizm anlayışını” temel aldıklarını söyleyen Emiroğlu, “AdaKıbrıs bizi anlatıyor” sloganı ile tanıtımlarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici ve Turist Profilini” anlattı 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü gününde Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici/Yeni Turist” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. İlk kez savaş arabalarının kullanıldığı Kadeş Savaşından buharlı trenin bulunmasın kadar geçen 3 bin yıllık sürede dünyada hızın hep aynı kaldığına işaret eden Erden, son 100 yılda ise hızın çok büyük bir ivmeyle artığını kaydetti. Erden, “Bu hıza uyamayan trendleri kaçırıyor, hızı yakalayamayan kaybediyor” dedi. 20’nci yüzyılın kitlesel bir dönem olduğunu belirten Levent Erden, 21. yüzyılda ise kitleselliğin bittiğini, “en”lerin ortadan kalktığını ve “çoklu kişilik” döneminin başladığını söyledi. Ekonomiden enerjiye her şeyin inişli çıkışlı bir seyir izlediğini vurgulayan Erden, bu dönemde hayalsizlik ve tatminsizliğin egemen olduğunu ifade etti. Levent Erden: Bundan sonra sürekli değişim olacak Bundan sonra sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada yaşanılacağına dikkat çeken Levent Erden, yeni alışkanlıkların ortaya çıktığını ve tekilleştirilmiş verinin öneminin arttığını vurguladı. “Müşteri her yerde iz bırakır” diyen Levent Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Veriyi elde etmek değil işlemek önemli. Veri ile hiper hedeflemeye sahibiz. Hiper daraltılmış hedeflemeler ve ona göre fiyatlama mümkün. İletişim dinlemektir. Tüketiciyi iyi dinlemek gerekiyor. Rekabetçi fark yaratmak için klişelerden kurtulmak gerekiyor. İnteraktif ortamda yapay zekanın olduğu bir dönemde farklı iş birlikleri mümkün. Bugün oyunlar çok yaygınlaşmış durumda. Oyunlar içinde turizm yok. Turizm oyunlarda da olmalı.” İçinde bulunduğumuz çağın “Algoritmokrasi” çağı olduğunu belirten Erden, “Algoritmalar geleceği belirleyecek. Çoklu yetenekli olmak lazım. Sürekli kendini yenilemek önemli. Gerçekçi olup imkansızı istememiz lazım” diye konuştu. Serdar Kuzuloğlu: Günümüzde müşteri, her şeyin merkezinde yer alıyor 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin son panelinde Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, geçmişten günümüze teknolojideki değişimleri ve dünyadaki dönüşümleri ele aldı. Turizmin insanların beklentilerinin en çok yükseldiği, kusurlara karşı insanların en tahammülsüz olduğu sektör olduğunu vurgulayan Kuzuloğlu, turizmde öngörülen ve öngörülemeyen çok parametre olduğunu ifade etti. Günümüzde müşterilerin her şeyin merkezinde yer aldığını ve tüketicilerin sınırsız beklentilerle şımartıldığını belirten Kuzuloğlu, “Kusursuzluğu beklediğimiz bir alan turizm. Tarihin hiçbir döneminde müşteri beklentileri bu kadar yüksek olmamıştı. Neyi, nasıl sunduğunuz algıyı, imajı belirliyor. İşlerimizin büyük kısmı algıdan oluşuyor” dedi. Kuzuloğlu: “Teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor” Sunumunu teknolojinin insanların ilk hayatına girdiği dönemden başlatan Serdar Kuzuloğlu ise şu örnekten yola çıktı: “İnsanların hayatına ilk mekanik teknoloji saatlerle girmiş. Sonrasında dikiş makinaları giriyor. O dönem terziler diyor ki; bu bizim işimizi elimizden alacak. Aynı dönemde Karl Marx’ın değerlendirmesi ise dikiş makinesiyle birlikte patronların işçilerin üzerinde tahakkümü artacak şeklinde oluyor. O dönemde Hindistan’da Gandi’nin yorumu da ‘Dikiş makineleri halkı üretken hale getirerek, onları fakirlikten kurtaracak’ oluyor. Aynı dönemde farklı coğrafyalarda söylenen bu üç düşünce de gerçekleşti. Bugüne kadar teknolojinin tüm paternlerinde aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşadık. Şimdi yapay zekayla birlikte de aynı tartışmaları yaşıyoruz. Teknoloji en kontrol edeceğiniz ama aynı zamanda en aleyhinize işleyecek şey. Yapay zekâ çağında soru sormayı unuttuk. Her şeyi yapay zekaya emanet etmek çok yanlış. Geri dönülemeyecek riskler yaratabilir çünkü yapay zekâ daha ilk aşamasında. Genel olarak değerlendirildiğinde teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor. İnsan faktörü var, kurum kültürü faktörü var. Çoklu katman söz konusu. Turizm açısından bakıldığında sizin kullandığınız teknoloji beni ilgilendirmiyor. Beni resepsiyondaki insanın davranışları, transferi yapan şoförün ruh hali ilgilendiriyor. Havalimanından çok eğlenceli bir ekiple otele geldim ve moralim yerine geldi. Müşterilerin sizin hangi teknolojiyi kullandığınızı görmemesi gerekiyor.”

Nadir Alpaslan, Türkiye Turizmde Dünyada 4’üncü Haber

Nadir Alpaslan, Türkiye Turizmde Dünyada 4’üncü

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4'üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4'üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye'nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı Haber

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı

Fransa, turist sayılarında kendi ulusal rekorunu kırarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olmayı sürdürüyor. Resmi verilere göre ülke 2025 yılında 102 milyon ziyaretçi ağırladı. 2024'te Paris Olimpiyat Oyunları, Fransa'nın 100 milyon ziyaretçi sınırına ulaşmasına katkı sağladı. Ekonomik getirisi yüksek olsa da artan ziyaretçi sayıları ülkenin gözde turistik noktaları üzerindeki baskıyı artırdı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi Geçen yıl Fransa, 743 milyon gecelemeye karşılık gelen 102 milyon uluslararası turisti ağırladı, diye açıkladı ülkenin Ekonomi Bakanlığı perşembe günü. Bu yabancı tatilcilerin üçte ikisi (yüzde 76'sı) Avrupa'dan geldi. Otel ve diğer ticari konaklama türlerindeki geceleme sayısı 2024'e kıyasla yüzde 7,5 arttı. Ziyaretçi akını, 2024'e göre yüzde 9, 2019'a göre ise yüzde 37 artışla 77,5 milyar avro ile rekor düzeyde turizm geliri yarattı. Açıklama sırasında yetkililer, Fransa'nın 2030 yılına kadar yıllık turizm gelirini 100 milyar avroya çıkarmayı ve öncü bir sürdürülebilir turizm destinasyonu hâline gelmeyi hedeflediğini bir kez daha vurguladı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi unvanını korurken, İspanya 96,8 milyon yabancı turistle hemen arkasından geldi. İspanya ayrıca 2025'te 105 milyar avroluk turizm geliriyle Fransa'yı geride bıraktı. Fransa'nın turizm stratejisi ivme mi kaybediyor? Fransa son yıllarda en çok ziyaret edilen destinasyonlar sıralamasının hep zirvesinde yer almasına rağmen, aşırı turizmle ilgili dikkat çekici derecede az sorun yaşadı. Buna karşılık İspanya'da, sürdürülemez ziyaretçi sayılarının yol açtığı ekonomik sıkıntıları, soylulaştırmayı ve kötü davranışları hedef alan protestolar ülke çapında patlak verdi. Fransa'nın aşırı turizmi kontrol altında tutma konusundaki başarısı, yıllar önce hayata geçirilen ileri görüşlü bir stratejiye ve ülkenin bölgesel ile mevsimsel çeşitliliğine bağlanıyor. Ancak bu iyi tasarlanmış planlar bile artık tökezlemeye başlamış olabilir. Paris'in en popüler turistik semtlerinden biri olan Montmartre sakinleri, geçen yaz kentin bir zamanlar bohem olan bu köşesinin "Disneyleştirilmesi" olarak adlandırdıkları süreci protesto ederek seslerini yükseltti. Sacré-Cœur Bazilikası artık yılda 11 milyona kadar ziyaretçi çekiyor; bu sayı Eyfel Kulesi'nden bile fazla. Bölgedeki gündelik yaşam ise tuk-tuklar, tur grupları, fotoğraf kuyrukları ve kısa süreli kiralamalar tarafından adeta işgal edilmiş durumda. 2023'te Fransa Turizm Bakanı Olivia Grégoire, özellikle gelgit adası Mont Saint Michel gibi aşırı kalabalıklaşan noktalarda ziyaretçi akışını düzenlemek için ulusal düzeyde acil önlemler alınması gerektiğini söylemişti.

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor Haber

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor

Türkiye'nin turizmdeki konaklama gelirleri, geçen yıl yaklaşık 7 milyar dolarla rekor kırarken son 5 yılda bu gelirlerin toplamı 27,9 milyar doları aştı. Konaklamanın toplam gelirlere oranı yaklaşık yüzde 11. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) turizm istatistiklerine göre ülkenin turizm geliri 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolar oldu. Turizm gelirinde geçen yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından 2026 yılı için hedef ise 68 milyar dolar açıklandı. 6,9 MİLYAR DOLARLIK HARCAMA Gelirlerin alt sektörlere dağılımı incelendiğinde ise turistlerin Türkiye'de yaptığı harcamaların 6 milyar 983 milyon 832 bin dolarının konaklama harcaması olduğu görüldü. Bu değer, verilerin derlendiği 2003'ten bu yana en yüksek konaklama geliri olarak kayıtlara geçti. Anadolu Ankara Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Yönetim Kurulu Başkanı Birol Akman 68 milyar dolarlık 2026 turizm geliri hedefi için konaklamanın da güçlü performans göstermesi gerektiğini vurguladı. Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) İç Anadolu Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Esengil, konaklama sektöründeki büyümenin sektör adına güçlü ve umut verici bir görünüm sunduğunu ancak rakamları değerlendirirken yalnızca büyüklüğe değil, bu büyümenin niteliğine de bakmak gerektiğini söyledi. EN BÜYÜK PAY PAKET TURLARIN Öte yandan, Turizm Bakanlığı'nın ilk 9 aya ilişkin paylaştığı verilere göre, dış turizm gelirleri içinde en yüksek payı yüzde 33,6 ile paket turlar aldı. Onu yüzde 19,9'la yeme-içme, yüzde 14,6 ile alışveriş gibi kalemler ve yüzde 11 ile konaklama izledi. Diğer kategorilerde ise ulaştırmaya yüzde 5,4, sağlığa yüzde 3,3, sosyal faaliyetlere yüzde 0,9 ve tur hizmetlerine yüzde 0,3 pay ayrıldı.

Türkiye, Turizmde 2025 Gelirini 65,2 Milyar Dolara Taşıdı Haber

Türkiye, Turizmde 2025 Gelirini 65,2 Milyar Dolara Taşıdı

Jeopolitik risklerin arttı­ğı 2025 yılında güvenli bir destinasyon olan Türki­ye, 273.4 milyar dolarlık mal ih­racatıyla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Hiz­metler ihracatının da 123 milyar doları aşacağı öngörüsüyle top­lam ihracatın 396.5 milyar dola­ra ulaşması bekleniyor. Küresel ihracatta Türkiye’nin aldığı pa­ya bakıldığında mal ihracatın­da yüzde 1.07; hizmet tarafında ise yüzde 1.32’lik bir payı mev­cut. Küresel hizmet ihracatın­da 22’nci sıraya yerleşen Türki­ye’nin bu alanda gelişme potan­siyeli de oldukça yüksek. Hizmet ihracatında özellikle turizm sek­töründen büyük katkı alan Tür­kiye’nin kültür, eğlence, eğitim, sağlık, bilişim ve fuarcılık gibi hizmetlerde ihracatını daha da geliştirme imkânı bulunuyor. Bu görünüm analiz edildiğinde ge­lişmeye açık alanların doğrudan ya da dolaylı olarak turizm sektö­rünü ön plana taşıyor. Turizm sektörü 2025 yılı geliri 65.2 milyar dolar Türkiye’de turizm, özellikle 1980’li yıllarda gösterdiği hız­lı ivme ile gözde bir sektör hali­ni aldı. Ülkeye kazandırdığı dö­viz ve 40’a yakın sektöre getirdiği hareketlilik ile “Bacasız Sanayi” unvanını kazanan sektör, günü­müzde küresel rekabette ön sı­ralarda yer alıyor. Aradan ge­çen zamanda sektörde yapılan yatırımlarla küresel boyutta il­giyi üzerine çeken Türkiye, Bir­leşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün yayımladığı Mayıs 2025 Dünya Turizm Barometre­si araştırmasına göre 2024 yılın­da 56.7 milyon yabancı ziyaret­çiyle dünyada en çok turist çeken ülkeler sıralamasında İtalya’yı geçerek 5’inci sıradan 4’üncülü­ğe yükselmişti. Böylece turizm liginde ilk 5 ülke sırasıyla Fran­sa, İspanya, ABD, Türkiye ve İtalya oldu. Türkiye’nin aynı de­ğerlendirmenin 2017 yılı sırala­masında 8’inci sırada olduğu ha­tırlanınca son dönemde göste­rilen sıçramanın önemi daha iyi anlaşılıyor. Türkiye’nin turizm sektörü, 2025 yılını başarılı bir şekilde ta­mamladı. 2025 yılı ülke turizm geliri bir önceki yıla kıyasla yüz­de 6.8 artış göstererek 65.2 mil­yar dolar oldu ve ziyaretçi sayısı 64 milyon kişiye yaklaştı. Bu ge­lirin 46.2 milyar dolarını kişisel harcamalar, 18.1 milyar dolarını ise paket tur harcamaları oluş­turdu. Bu dönemde kişi başına geceleme yapanların gecelik or­talama harcaması 100 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşla­rın gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içinde 2025’te paket tur harcamaları­nın payı yüzde 28,2, yeme içme harcamalarının payı yüzde 21,1 ve uluslararası ulaştırma harca­malarının payı yüzde 12,8 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde bir önceki yıla göre paket tur har­camaları yüzde 4.5, yeme içme harcamaları yüzde 16.1 ve ulus­lararası ulaştırma harcamaları yüzde 8.9 artış gösterdi. Ziyaret­çilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67.7 ile “Gezi, eğlen­ce, sportif ve kültürel faaliyetler” yer aldı. Türkiye turizminde önemli bir konu olan kişi başı gecelik gelir­lerde 2025 yılında artış yaşandı­ğı görüldü. Kültür ve Turizm Ba­kanlığı verilerine göre 2025 yı­lında gecelik gelir, bir önceki yıla göre yüzde 5.2’lik bir artış gös­tererek 114 dolara çıktı. Bu veri 2017 yılı sonuçları ile kıyaslan­dığında yüzde 38’lik bir artış ya­şandığına işaret ediyor. Tüm zi­yaretçilerin ortalaması aldığın­da 2017 yılsonu ortalaması 73.8 dolar iken, 2024 yılında 96.5 do­lar oldu ve 2025 yılında ise 100 dolar seviyesine ulaşıldı. EMITT, güncel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak Turizm sektörünün en güç­lü buluşmaları arasında gösteri­len 29. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 5–7 Şubat 2026 tarihle­rinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. ICA Events tarafından organize edilen fuar, yeni destinasyonları ve en gün­cel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak. 29’uncu kez kapılarını açacak olması nedeniyle köklü bir geç­mişe sahip fuar, turizm dünyası için bir buluşma noktası oluştu­ruyor. Önceki edisyonda 39 ül­keden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyi ağırlayan EMITT, kü­resel ölçekte de etkisini gösteri­yor. 2026 yılına da iddialı şekil­de hazırlanan etkinlik, iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir platform olarak dünyanın dört bir yanından profesyonelleri ay­nı çatı altında bir araya getirme­ye hazırlanıyor. Yenilenen organizasyon yapısıyla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşındı Uluslararası katılımcı ve ziya­retçi oranının yüksekliği, sun­duğu B2B iş ortamı ve oluştur­duğu ticaret hacmiyle fuar, tu­rizm sektöründe ilgi çekiyor. Etkinliğin sektör için önemine değinen EMITT Fuar Direktö­rü Banu Keskin, 2026 yılında or­ganizasyonda yeniliklere gidi­leceğini söyledi. Banu Keskin, “EMITT’in 29 yıllık köklü geç­mişini bu yıl stratejik bir adım­larla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıyoruz. Amacımız sadece bir mekân değişikliği değil; sektör profesyonellerine çok daha eri­şilebilir, merkezi ve verimli bir ticaret platformu sunmak. Geç­tiğimiz yıl katılımcı başına or­talama 734 bin euro, toplamda ise 482 milyon euro üzeri iş hac­mi yaratarak rüştümüzü ispatla­dık. 2026’da hedefimiz, nicelik­ten ziyade ‘nitelikli bağlantıya’ odaklanarak, her katılımcının somut iş anlaşmalarıyla dönece­ği bir ekosistem yaratmak” dedi. “EMITT, 2025 yılında 39 ülkeden 656 katılımcıya ev sahipliği yaptı” Bir önceki 2025 yılı fuarında 39 ülkeden toplam 656 katılım­cıyla geride bırakan EMITT’in yeni satın alma, iş geliştirme, ye­ni iş ve iş birliği fırsatlarını sun­duğunu ifade eden Banu Keskin, “Geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 87’si fuar süresince ger­çekleştirdikleri görüşmeleri si­pariş ve ön anlaşmalarla sonuç­landırdı” dedi. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 89’unun 2026 yılında da fuara katılma­yı planladıklarını belirten Banu Keskin, “Katılımcı başına orta­lama 734 bin euro olmak üze­re toplamda 482 milyon euro­nun üzerinde iş hacmi yaratan EMITT, sektör profesyonelleri ve tatil tüketicilerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında top­lam 8 bin sipariş ve ön anlaşma yapılırken, katılımcı başına or­talama 12 iş anlaşmasına imza atıldı” ifadelerini kullandı. 2026 yılı için 68 milyar dolar turizm geliri hedefleniyor Jeopolitik risklerin 2025 yılını etkisi altına aldığını hatırlatan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hindistan- Pakistan savaşı ve 12 gün süren İsrail-İran savaşı başta olmak üzere sektörü olumsuz etkileyebilecek gelişmeler yaşandığına değindi. Hindistan-Pakistan Savaşı’nın Hindistan’dan gelen turistlerin yanı sıra İngiltere’den gelen Hint kökenli ziyaretçi sayısını olumsuz etkilediğini kaydeden Ersoy, İsrail ile İran arasında 12 gün süren savaş dolayısıyla da erken rezervasyonlarda yüzde 20’ye varan oranda iptal edildiği bilgisini paylaştı. Strateji değişikliğiyle alınan önlemlerin olumlu yansımalarına dikkati çeken Ersoy, “Turizm Geliştirme Ajansının başlattığı yoğun kampanyalar ve tanıtım çalışmalarının neticesinde tekrar kriz öncesindeki pozisyona gelindi ve yüzde 20’lik kayıplar telafi edilerek yıl sonundaki pozitif büyüme rakamı yakalandı” dedi. Bakan Ersoy, “Ateş çemberine rağmen, 2025 yılını 63,9 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmış olduk. Bu yılki hedefimiz, 68 milyar dolar turizm geliri” dedi. Sektörün, krizlere karşı bağışıklığını kuvvetlendirmek amacıyla 2018’den itibaren strateji değişikliğine gittiklerini anımsatan Bakan Ersoy, Türkiye’nin günümüzde 60’ı aşkın ürünle turizm piyasasına çıktığını söyledi. Ersoy, “Turizm Geliştirme Ajansı ile 200’e yakın ülkede çok yoğun, etkili ve başarılı tanıtım stratejilerini hayata geçirdik” ifadesini kullandı. Turizm alışkanlıklarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Mehmet Nuri Ersoy, dünyada yeni yerleri gezme ve görmenin çok çok ötesine taşındığını vurguladı. Bakan Ersoy, “Bizler de Türk turizmini dünyada değişen parametrelere uygun hale getirdik, getiriyoruz” değerlendirmesini paylaştı. 2025 yılında çok yoğun erken rezervasyon alındığını ifade eden Bakan Ersoy, küresel ısınma sebebiyle mevsim kaymaları yaşandığı tespitini paylaştı. Bu nedenle artık sezonun geç başlayıp geç bittiğine işaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bundan sonra stratejilerin buna göre yapılması gerektiğini belirtti.

Türkiye Turizmde Rekor Yılı Geride Bıraktı, 2026 Hedefi 68 Milyar Dolar Haber

Türkiye Turizmde Rekor Yılı Geride Bıraktı, 2026 Hedefi 68 Milyar Dolar

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2025’i 63 milyon 941 bin ziyaretçiyle kapattık. Turizm geliri 2025’te 65,2 milyar dolar oldu. 2026 hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2025 yılının dördüncü çeyrek verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye’nin 2025 yılı turizm gelirini 65 milyar 231 milyon dolar olarak açıklarken 2026 yılında 68 milyar dolar gelir hedeflendiğini duyurdu. Ersoy, konuşmasında Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 64 milyon ziyaretçi ağırladığını söyledi. Toplantıda geride kalan yılın değerlendirmesini yapan Bakan Ersoy, aynı zamanda Türkiye’nin turizm vizyonunun geldiği noktayı da paylaştı. "Türkiye artık krizleri yönetme tecrübesi kazandı" Bakan Ersoy, küresel ölçekte ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yoluna kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Dünyada 24 saat içinde bile dengelerin değişebildiğine dikkat çeken Ersoy, Türkiye’nin artık krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks ve ciddi bir tecrübe kazandığını ifade etti. "Türkiye küresel turizmin en üst liginde" Bakan Ersoy, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 8’inci sırada bulunduğunu, 2024 itibarıyla ise 4’üncü sıraya yükseldiğini hatırlattı. Bakan Ersoy, turizm gelirlerinde ise 2017’de 15’inci sırada olan Türkiye'nin 2024 yılında 7’nci sıraya çıktığını belirtti. Bu tablonun, Türkiye’nin artık turizmde küresel bir oyuncu haline geldiğinin açık göstergesi olduğunu vurgulayan Ersoy, göreve geldikleri günden bu yana turizm vizyonunu ülkenin tüm potansiyelini kapsayacak şekilde yeniden kurguladıklarını söyledi. Deniz-kum turizminin ötesine geçildiğini belirten Ersoy; kültür ve inanç turizmi, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi birçok alanda çeşitliliğin katlanarak arttığını ifade etti. "Geleceğe Miras" ve tanıtım hamlesi Bakan Ersoy, "Geleceğe Miras" vizyonu ve Gece Müzeciliği uygulamalarının dünyada yalnızca sayılı ülkelerin başarabildiği işler arasında yer aldığını, Türkiye’nin ise bu alanda en başarılı örneklerden biri haline geldiğini söyledi. Tanıtım stratejisinde kullanılan "mini dizi" modelinin de küresel ölçekte büyük başarı yakaladığını belirten Ersoy, "An Istanbul Story" dizisinin tek bir bölümünün 32 milyon izlenmeye ulaştığını, en düşük izlenen içeriğin bile 10 milyon görüntülenme aldığını vurguladı. Bakan Ersoy, turizmde elde edilen bu başarının arkasında büyük bir emek ve yoğun bir ekip çalışması olduğunu belirterek sektör temsilcilerinden tur operatörlerine, rehberlerden otel çalışanlarına kadar herkese teşekkür etti. Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) bu başarıdaki rolüne de konuşmasında özel bir vurgu yaptı. "Turizm geliri 65,2 milyar dolara çıktı" Ersoy, konuşmasında bir sunum yaparak turizmde ulaşılan noktayı şu şekilde anlattı: "Türkiye’nin turizm geliri 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar oldu. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6,8 artış anlamına gelirken 2017 yılına kıyasla artış oranı yüzde 109 olarak gerçekleşti. Turizm geliri 2017'de 31,254 milyar dolardan 2024’te 61,103 milyar dolara, 2025’te ise 65,231 milyar dolara yükseldi." Bakan Ersoy'un 2025 yılı için "Turizmde Yeni Rekorlar" başlığı altında ekrana yansıttığı tabloda geçtiğimiz senenin 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar gelir ile tamamlandığı vurgulandı. Ziyaretçi sayısı 63,9 milyona dayandı Bakan Ersoy, "Türkiye’yi 2025 yılında ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 63 milyon 941 bin olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 2,7, 2017 yılına göre ise yüzde 68 artış olarak kayda geçti. Ziyaretçi sayısı 2017’de 37 milyon 970 binden, 2024'te 62 milyon 270 bine, 2025 yılında ise 63 milyon 941 bine yükseldi. Türkiye’ye 2025 yılında en çok ziyaretçi gönderen ilk üç ülke ise 6,90 milyon ile Rusya Federasyonu, 6,75 milyon ile Almanya, 4,27 milyon ile Birleşik Krallık oldu" dedi. Kişi başı harcama 100 dolara çıktı Bakan Ersoy, "Kişi başı gecelik ortalama harcama 2025 yılında tüm ziyaretçiler için 100 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam 2024’te 96,5 dolar, 2017’de de 73,8 dolardı. Yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması 114 dolar, yurt dışı yerleşik vatandaşların kişi başı gecelik harcaması 64,4 dolar, tüm ziyaretçiler ortalaması ise 100 dolar oldu. Bu kalemde 2017-2025 döneminde artış oranı yabancı ziyaretçilerde yüzde 38, tüm ziyaretçilerde yüzde 36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de 2025 yılında turistlerin ortalama kalış süresi de 10,7 gece olarak gerçekleşti. 2026 hedefi 68 milyar dolar Bakan Ersoy, Türkiye'nin 2026 yılı turizm gelirinin 68 milyar dolar seviyesinde beklendiğini söyleyerek, "Hem ana pazarlarda hem de uzak pazarlarda çift haneli büyüme beklentisinin vurgulandığı toplantıda, 2025 yılının hem toplam gelir hem kişi başı harcama hem de toplam ziyaretçi sayısı açısından Türkiye turizm tarihinin en yüksek seviyelerinin görüldüğü yıl olarak kayıtlara geçtiği ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.