Hava Durumu

#Turizm Bakanlığı

TOURISMJOURNAL - Turizm Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bodrum’da onlarca otel için kapanma riski büyüyor Haber

Bodrum’da onlarca otel için kapanma riski büyüyor

Kayseri’de İflas eden çelik kapı fabrikası Bodrum’daki onlarca otelden aldığı yangına dayanıklı kapı siparişlerini yerine getiremeden iflasını istedi. CUMHURBAŞKANLIĞI kararnamesi ile ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişikliklere göre otellerinin oda kapılarını değiştirmek için Kayseri’deki Mimba Ahşap Çelik Kapı Mobilya Boya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile anlaşmaya varan ve neredeyse yüzde 70 ödemeyi yapan Bodrum’daki 10’larca otel turizm sezonuna girdiğimiz şu günlerde zor durumda kaldı. Gazetemize yapılan duyuruya göre Bodrum’da oda başkanlarına ait otellerinde aralarında bulunduğu 100’e yakın otel sahibi geçen yıl sezon bitiminden sonra Mimba Ahşap Çelik Kapı Mobilya Boya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile anlaştı. Bir çoğu 500 bin lira ile 2 milyon lira arası kapora ödeyerek yangına dayanıklı kapılarının otel odalarına takılması için gün sayıyorlardı. Ancak aldıkları haber ile yıkıldılar. Mimba Ahşap Çelik Kapı Mobilya Boya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin iflası Genel İcra Dairesi iflas idaresi tarafından alınan 5 Şubat 2026 tarihli karara da dikkat çekerek, iflas kararının kesinleşmiş olduğu ortaya çıktı. “Ne Yapacağımızı Şaşırdık” Gazetemizi arayan ancak adının açıklanmasını istemeyen turizmci Ö.A., “Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Aramızda mağdur olan Oda başkanlarımız da var. Sözleşmelerimizi imzalarken şirketin böyle bir çıkmazda olduğunu göremedik. Resmen dolandırıldık. Bodrum’da 100’e yakın otelin turizmin başladığı şu günlerde kapılarını kapatması söz konusu. Ne yapacağız bilmiyoruz” dedi. “Bizlere zaman tanınmalı” Mağdur olduklarını söyleyen Bodrumlu turizimciler, “Bu durumda bizlere Turizm Bakanlığı zaman tanımalı. Biz kapılarımızı yaptırmak için anlaşmamızı yaptık, ödemelerimizi yerine getirdik. Ama dolandırıldık. Yurt dışından turizm acentalarıyla sözleşmelerimiz var. Bir taraftan bu şirket tarafından dolandırıldık. Bir taraftan da yurt dışında sözleşme imzaladığımız şirketlere ceza ödemekle karşı karşıyayız.” diye konuştular. Bodrum Ticaret Odasının bu konuda bir adım atarak sorunun çözülmesini isteyen Bodrumlu turizmciler, otellerinin kapatılmaması için girişimde bulunulmasını beklediklerini söylediler. Bolu Kartalkaya Yangınından sonra alınan karar Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği otel yangını sonrasında Türkiye genelinde tüm otellerde başlatılan ‘Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’ kapsamında alınan karar 31 Mayıs 2026 uygulanmaya başlanacak. Kararlara uymayan oteller turizme kapatılacak. İflas eden şirketten alacaklı olanlara uyarı İcra Dairesi bu konuda şirketten alacaklı olanları uyararak, ‘Sıra cetvelinde alacakları kısmen veya tamamen kabul edilen alacaklıların belirtilen tarihteki toplantıda hazır bulunmaları veya yetkili bir vekil göndermeleri hususu İcra İflas Kanununun 166, 235 ve 237. maddeleri gereğince ilan ve tebliğ olunur’ ifadelerini kullandı.

Aktunç: Turizmi gözümüz gibi korumalıyız Haber

Aktunç: Turizmi gözümüz gibi korumalıyız

Aktunç, turizmin çok kırılgan bir sektör olduğunu belirterek, turistlerin destinasyon tercihlerinde ilk olarak güvenlik, ardından fiyat ve ekonomik koşullara baktığını söyledi. “Turizm cari açığın yüzde 60-65’ini karşılıyor” Turizmin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Aktunç, sektörün cari açığın yaklaşık yüzde 60-65’ini karşıladığını, 60’a yakın sektörün de turizmden doğrudan veya dolaylı şekilde gelir elde ettiğini ifade etti. Aktunç, “Turizmin bıraktığı parayla çok kişi evine ekmek götürüyor. Bu çarpan etkisini ve kırılganlığını düşünerek hükümet ve bakanlık olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” dedi. “Hayatı ucuzlatacak tedbirler almak zorundayız” Hayat pahalılığının turizmde rekabet gücünü etkilediğini vurgulayan Aktunç, maaş artışlarının yanı sıra temel gıda ve bazı kalemlerde vergi indirimlerinin de gündeme alınması gerektiğini belirtti. Aktunç, “Hayatı ucuzlatacak tedbirler almak zorundayız. Bir üründe ya da bir noktada yapılacak indirim veya teşvikin getirisi, ülkeye daha fazla turist ve öğrenci gelmesiyle çok daha yüksek olacaktır” ifadelerini kullandı. Uçak biletleri ve teşvik vurgusu Uçak biletlerindeki yüksek fiyatlara da değinen Aktunç, Türk Hava Yolları ve Pegasus ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Bölgedeki savaş nedeniyle akaryakıt fiyatlarında artış beklendiğini kaydeden Aktunç, hava yolu şirketlerinin indirim yapmasının kolay olmadığını ancak devlet destekli teşvik modellerinin değerlendirilebileceğini belirtti. “Turizm sektörüne destek zorunluluktur” Aktunç, turizmde en büyük gider kalemlerinin personel, elektrik ve ham madde olduğunu belirterek, özellikle sosyal sigorta ve enerji maliyetlerinde destek verilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizm sektörüne destek bir tercih değil, zorunluluktur” diyen Aktunç, özel sektörün ve özellikle turizm sektörünün ayakta kalmasının kamu maliyesi açısından da kritik olduğunu söyledi. 2025 iyi geçti, 2026 savaşın etkisiyle baskı altında Aktunç, 2025’in turizm açısından başarılı geçtiğini, “Ada Kıbrıs” kampanyasının özellikle Türkiye’den gelişlerde ciddi artış sağladığını belirtti. 2025 yılında turizm gelirinin 2 milyar euronun üzerine çıktığını ifade eden Aktunç, 2026’nın ocak ve şubat aylarında da artış yaşandığını ancak savaşın etkisiyle mart ve nisan aylarında düşüş görüldüğünü söyledi. Aktunç, Avrupa’dan gelen charter uçuşlarda iptaller yaşandığını, Türkiye pazarında ise büyük iptaller olmasa da rezervasyonlarda düşüş görüldüğünü kaydetti. Bayram dolulukları yüksek Bayram dönemine ilişkin de bilgi veren Aktunç, büyük otellerde doluluk oranlarının yüzde 90 ila yüzde 100 seviyelerine yaklaştığını, küçük oteller için ise bazı destek ve kampanya çalışmalarının gündemde olduğunu söyledi. Müzeler ve kültür turizmi vurgusu Kültür turizmine de değinen Aktunç, müzelerin çağdaş müzecilik anlayışıyla yönetilmesi, hafta sonu açık olması ve bazı müzelerde gece müzeciliğinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Girne Antik Limanı restorasyonunun ardından Girne Kalesi ziyaretçi sayılarında yüzde 30-40 oranında artış yaşandığını söyleyen Aktunç, turistleri otellerden çıkaracak ürünlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Aktunç ayrıca, 1999’da yanan Devlet Tiyatroları binasının tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, temmuz-ağustos aylarında açılış yapılmasının hedeflendiğini ifade etti. “Turizm ülkenin ekonomik hayatının en önemli sektörüdür” Turizm eğitiminin önemine de değinen Aktunç, gençlere turizm sektöründe çalışmanın onurunun ve değerinin anlatılması gerektiğini söyledi. Aktunç, “Turizme de turizmciye de göz bebeğimiz gibi bakmamız gerekir. Rakamlar bize gösteriyor ki bu ülkedeki ekonomik hayatın en önemli sektörü turizm sektörüdür” dedi.

Dalaman’daki golf sahası projesinde sona yaklaşıldı Haber

Dalaman’daki golf sahası projesinde sona yaklaşıldı

Söz konusu proje ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete bölgenin turizm çeşitliliğini artırmayı hedeflerken, özellikle yüksek gelir grubuna hitap eden golf turizmi ile Dalaman’ın yeni bir destinasyon olarak öne çıkacağını belirtti. “Katma Değerli Turizmin Güçlü Merkezi Olmayı Hedefliyoruz” AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, proje sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, 12 ay turizm hedefinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “12 ay turizm hedefinin ne kadar hayati olduğunu bugün bir kez daha vurgulamak istiyorum. Hedefimiz ucuz tatil merkezi olmak değil, katma değerli turizmin güçlü bir merkezi olmaktır. İşte tam da bu noktada Dalaman ilçemizde hayata geçirmeyi planladığımız golf sahaları projesi çok büyük bir önem taşımaktadır. Yaklaşık iki yıldır yürütülen bir sürecin sonuna yaklaşmış bulunuyoruz. Bilindiği üzere söz konusu alan tarım arazisiydi ve Tarım Bakanlığı’na bağlı TİGEM arazisi statüsündeydi. Bu nedenle öncelikle arazinin Tarım Bakanlığı’ndan Turizm Bakanlığı’na devri için gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve tüm düzenlemeleri yaptık.” Mete, sürecin teknik boyutuna da değinerek şunları söyledi: “Bu devir klasik bir tahsis şeklinde olmayacak, satış yöntemiyle gerçekleştirilecek. Çünkü burası bir kamu iktisadi teşekkülüne ait alan. Şu anda Tarım Bakanlığımız nezdinde en üst düzeyde toprak koruma kurulundan da gerekli onaylar alındı. Altyapı anlamında yapılması gereken tüm hazırlıklar tamamlandı. Şu an bölgede bir fiyat belirleme çalışması yürütülüyor. Bu sürecin tamamlanmasının ardından arazi, belirlenen bedel üzerinden Turizm Bakanlığımıza satılacak ve sonrasında yatırım süreci başlayacak.” Golf turizminin bölgeye sağlayacağı katkıya da dikkat çeken Mete, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği üzere deniz, kum, güneş turizmi daha geniş kitlelere hitap eden bir turizm türü. Ancak golf turizmi gibi özel alanlar, daha yüksek harcama kapasitesine sahip turistleri bölgeye çekmektedir. Bu tür yatırımlar sayesinde hem turizm çeşitliliğimizi artıracağız hem de bölge ekonomisine daha yüksek katma değer sağlayacağız. Dalaman’da hayata geçirilecek bu golf sahalarının, bölge turizmi açısından ciddi bir dönüşümün kapısını aralayacağına inanıyorum.” “Projeyi Yakından Takip Ediyoruz” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan da projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede sürecin önemine vurgu yaptı. Alpaslan, yatırımın bölge turizmi açısından stratejik bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu projeyi son derece önemsiyoruz ve yakından takip ediyoruz. Dalaman bölgesinde planlanan bu yatırım, yalnızca yerel ölçekte değil, ülke turizmi açısından da önemli bir kazanım olacaktır. Gerekli süreçlerin tamamlanmasının ardından, inşallah kısa süre içerisinde burada yatırımların başlatılmasını hedefliyoruz. Turizmde çeşitliliğin artırılması ve nitelikli turist profilinin bölgeye kazandırılması adına bu tür projelerin hayata geçirilmesini önemsiyoruz.”

Konaklama tesislerine veri girişi uyarısı Haber

Konaklama tesislerine veri girişi uyarısı

Tüm belgeli tesislerin, her ayın sonunda bir önceki aya ait "tesise geliş" ve "geceleme" rakamlarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Turizm İstatistikleri Sistemi'ne girmesi zorunluluğu bulunuyor. Bakanlıkça ilgili meslek odalarına ve işletmelere bu konuda bir yazı gönderildi. Yapılan kontrollerde, tüm uyarılara rağmen veri girişi yapmayan veya bilgilerini güncellemeyen tesislerin bulunduğuna işaret edilen yazıda, veri girişi yapmayan ve sistemde güncel verileri bulunmayan turizm işletmesi belgeli tesisler için Bakanlık tarafından, basit konaklama turizm işletmesi belgeli tesisler için ise valilik (İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü) tarafından idari yaptırım uygulanacağı ifade edildi. Yazıda, Turizm İstatistikleri Sistemi'nde "açık" ve "aktif" görünen ancak veri akışı sağlamayan tesislere, Turizmi Teşvik Kanunu'nda yer alan "Bakanlıkça istenilen bilgi ve belgelerin verilen süre içerisinde gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi veya yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi hallerinde idari para cezası uygulanır" hükmü kapsamında işlem yapılacağı belirtildi. Turizm Otel Yöneticileri Derneği İç Anadolu Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Esengil, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, konaklama tesislerinden alınan "tesise geliş" ve "geceleme" verilerinin, ülke genelindeki turizm hareketliliğini ölçmek adına kritik göstergeler olduğunu söyledi. Bu verilerin sektörün nabzını tuttuğunu aktaran Esengil, veri girişlerine ilişkin düzenlemeleri yerinde ve gerekli bulduğunu belirtti. Esengil, plansız verinin, yanlış strateji anlamına geldiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün yatırım kararlarından fiyat politikalarına, istihdam planlamasından destinasyon yönetimine kadar birçok stratejik başlık, bu veriler üzerinden şekilleniyor. Hatalı veri girişi, sadece kamu tarafını değil, doğrudan sektörün kendisini de yanıltır. Sektörel geleceğimizi doğru inşa etmek için elimizdeki rakamların gerçekliği yansıtması şarttır." Sürecin sadece cezai yaptırımlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini dile getiren Esengil, sistemin işletmelere doğru anlatılmasının önemine işaret etti. Esengil, özellikle küçük ve orta ölçekli tesislerde bu sürecin bazen operasyonel yoğunluk nedeniyle geri planda kalabildiğini aktararak, "Bu nedenle denetim kadar rehberlik ve öğretici olmak da kritik bir unsur. Bakanlığın denetimlerle birlikte konuyu işletmelere daha iyi anlatması, adaptasyon sürecini hızlandıracaktır." değerlendirmesinde bulundu. Profesyonel yönetim anlayışıyla işletmelerin kendi iç kontrol mekanizmalarını kurmaları gerektiğini ifade eden Esengil, "Veri girişlerini bir rutin haline getirmek gerekiyor. Cezai yaptırımlar kısa vadede bir disiplin sağlayacaktır ancak uzun vadede hedefimiz, ceza korkusuyla değil, bilinçli bir sistem alışkanlığıyla sürdürülebilir bir veri kültürü oluşturmak olmalıdır." dedi.

Otellere kapatma uyarısı: Son tarih 31 Mayıs Haber

Otellere kapatma uyarısı: Son tarih 31 Mayıs

Türkiye'de Tüm Otellere Kapatma Uyarısı: 31 Mayıs 2026 Son Tarih Türkiye'deki tüm otel, pansiyon ve benzeri konaklama tesisleri için kritik bir süreç başladı. 10 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile bu işletmeler, yangın güvenliği uygunluk raporlarını 31 Mayıs 2026'ya kadar yetkili makamlara ibraz etmek zorunda. Şartları yerine getiremeyen tesislerin ruhsatları iptal edilerek kapatılma süreci başlatılacak. Yangın Güvenliği Zorunluluğu Neden Geldi? Bu düzenleme, özellikle 2025 yılında Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangını faciasının ardından alınan önlemlerin bir parçası. Yeni uygulama, konaklama sektöründeki işletmelerin yangın risklerini azaltmayı ve can güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Turizm Bakanlığı ve ilgili kurumlar, tüm tesislerin yangın alarm sistemleri, kaçış yolları, yangın söndürücüler ve personel eğitimi gibi standartlara uygunluğunu denetleyecek. Kontrol Süreci Nasıl İşleyecek? Kontroller, yerel belediyeler ve itfaiye müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek. Otel işletmecileri, yangın güvenliği uygunluk raporu almak için başvuruda bulunmalı ve gerekli tüm fiziki düzenlemeleri yapmalı. Sürecin arka planında, Türkiye'nin 2026'da güncellenen Yangın Yönetmeliği ve uluslararası otel güvenlik standartlarına uyum çabası da bulunuyor. Sektör ve Ekonomiye Olası Etkileri Turizm sektörü için bu düzenleme hem bir yükümlülük hem de bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Standartları karşılayamayan küçük ve orta ölçekli tesislerin kapatılma riski, sektörde bir konsolidasyona yol açabilir. Öte yandan, uluslararası gezginler için yangın güvenliği sertifikalı tesislerde konaklama tercihi, Türkiye turizminin kalite algısını yükseltebilir. 2020-2026 döneminde benzer ihlaller nedeniyle kapatılan otel sayısındaki artış, bu konunun ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor.

K-Pop Filmi Seul Turizminde Patlama Yarattı Haber

K-Pop Filmi Seul Turizminde Patlama Yarattı

'KPop Demon Hunters'ın büyük başarısı, Seul’e yapılan “film seti turizmi” seyahatlerinde belirgin bir artışa yol açtı. Dünyanın dört bir yanından hayranlar, Güney Kore’nin başkentindeki ikonik çekim mekanlarını ziyaret etmek için akın ediyor. Film, pazar günü düzenlenen 98. Akademi Ödülleri’nde en iyi animasyon filmi ve en iyi özgün şarkı dallarında iki Oscar kazandı. Görsel dünyasının güzelliği ve genç kadın süper kahramanları öne çıkarmasıyla övgü toplayan yapım, Netflix’te gösterime girdikten sonraki ilk 3 ayda 300 milyondan fazla kez izlendi; ayrıca devam filminin de geleceği duyuruldu. Güney Kore’de bir “kültürel mucize” olarak nitelendirilen film, dünya genelindeki hayran ilgisini K-pop kültüründen çıkarıp daha geniş Kore gelenekleri ve güzellik ritüellerine yönlendirmesiyle de dikkat çekiyor. Yapım, Güney Kore’ye seyahatte beklenmedik bir artışa da neden oldu. Hükümet verilerine göre, yalnızca Temmuz 2025’te 1,36 milyon uluslararası ziyaretçi Seul’ü gezdi. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 23,1 artış anlamına geliyor ve doğrudan “KPop Demon Hunters”ın popülaritesine bağlı hayran seyahatlerine atfediliyor. Bloomberg’in aktardığına göre, Haziran 2025’teki gösterimin ardından dünya genelinde uçak bileti rezervasyonları da yüzde 25 yükseldi; özellikle Kanada, Asya ve Avustralya çıkışlı rezervasyonlarda dramatik bir artış gözlendi. Bu eğilim sonraki aylarda da sürdü. Ülkenin turizm kurumu verilerine göre Güney Kore, geçen yıl rekor seviyede 18,9 milyon yabancı turist ağırladı. İkonik çekim mekanları, resmi ürünler ve Kore güzelliği Seul’ü ziyaret eden hayranlar, “KPop Demon Hunters”ın ikonik çekim mekanlarına akın ediyor. Bunlar arasında çatı buluşmalarının gerçekleştiği Bukchon Hanok Köyü, açılış sekansındaki COEX K-Pop Meydanı, “Soda Pop” sahnesindeki Myeongdong Caddesi ve gece yürüyüşü ile savaş sahnelerinin çekildiği Naksan Parkı Surlu Patikası yer alıyor. Tarih ve mimari meraklılarını da cezbeden Bukchon Hanok Köyü, artık Trip.com verilerine göre Seul’ün en çok ilgi gören turlarından biri haline geldi. Yoğun ilgi gören diğer gerçek mekanlar arasında, finaldeki büyük savaşın çekildiği N Seoul Tower ile açılış sahnesinin gerçekleştiği Seul Olimpiyat Stadyumu yer alıyor. Kore Ulusal Müzesi de, tumblerlar, geleneksel kostümler ve karakter temalı anahtarlıklar gibi resmi K-Pop Demon Hunters ürünlerinin satıldığı hediyelik eşya dükkanları sayesinde kayda değer sayıda ziyaretçi çekiyor. Kore spaları, yani jjimjilbangler, özellikle “seshin” adı verilen kese ve peeling uygulamalarıyla ilgi patlaması yaşıyor. Koreli seyahat platformu ve K-beauty hizmetleri için de rezervasyon imkanı sunan Creatrip'e göre, filmin gösterime girmesini izleyen yaz aylarında bu hizmetlere yönelik rezervasyonlar, bir önceki bahar aylarına kıyasla yüzde 115 arttı. Benzer şekilde, filmde de kullanılan hanyak başta olmak üzere akupunktur ve bitkisel tedavilere olan talep de son aylarda önemli ölçüde yükseldi. Karakterlerle buluşma etkinlikleri, çok sayıda pop-up kafe ve filmle ilgili diğer deneyimler de giderek artıyor. Bu ilgiyi, samgyetang (ginsengli tavuk çorbası) ve gimbap (deniz yosununa sarılı pirinç ruloları) gibi geleneksel Kore yemeklerine yönelik artan merak da destekliyor. Güney Kore hükümeti 'K-pop' turizmi için görev gücü kurdu “K-Pop Demon Hunters”ın büyük popülaritesi, Güney Kore hükümetini Eylül 2025’te K-Turizm İnovasyon Görev Gücü’nü kurmaya yöneltti. Görev gücünün amacı, hayran turizmini ve K-kültüre yönelik ilgiyi daha da artırmak. Bu girişim, turistleri Seul’den ülkenin diğer bölgesel destinasyonlarına yönlendirmek için Japonya gibi ülkelerdeki başarılı turizm stratejilerinden ilham almayı hedefliyor. Ayrıca hava yollarını bölgesel bağlantıları güçlendirmeye teşvik ederken, turizm altyapısının geliştirilmesini de amaçlıyor. Çalışmalara Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığı öncülük ediyor; akademi, kamu ve özel sektörden temsilciler ile Kore Turizm Organizasyonu ve Korea Railroad Corp. gibi kurumların yetkilileri de görev alıyor.

Pamukkale, Karahayıt’ta Yılbaşı Tatilinde Yüzde 90 Doluluk Haber

Pamukkale, Karahayıt’ta Yılbaşı Tatilinde Yüzde 90 Doluluk

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale travertenlerine ve Karahayıt termal suları yerli ve yabancı turistlerin ilgisi sürüyor. Havanın iyi olmasıyla birlikte bölge, yıl başı tatili için yerli ve yabancı turistlerin dikkati çekmekte. Bölge otellerinin yılbaşı programlarında yerli ve yabancı turist için farklı organizasyonlar hazırlaması ise yoğunluğu daha da artırırken, bölge otellerinin rezervasyon doluluğu yılbaşı öncesinde yüzde 90'ın üzerine çıktı. Bu yılki yılbaşı tatilinde Avrupa ülkeleri Pamukkale travertenlerine ve Karahayıt termal sularına yoğun ilgi gösteriyor. Rezervasyonların büyük bir kısmını yabancı turistlereler oluşturuyor. Yılbaşı tatili için Pamukkale bölgesine çok ciddi bir talep aldıklarını ifade eden Adempira Termal Otel Genel Müdürü Recep Altuntaş, "Bu yılbaşında yurt dışından ve iç pazardan bölgeye, çok ciddi bir talep var. Özelikle Bulgaristan'dan. Bölge olarak yılbaşına gayet iyi bir şekilde hazırlandık. Misafirlerimizi bekliyoruz. Şu anda bölgedeki otellerin büyük bir kısmının rezervasyonları yüzde 90 doluluğunda. Kalan kısmın da önümüzdeki 1-2 gün içerisinde tamamlanacağını düşünüyoruz. Rezervasyonların yarısını yabancı turistler oluşturuyor. Bu yıl bölgemizde yoğun şekilde Bulgar misafirlerimiz var. Onları 5-6 gün otellerimizde misafir edeceğiz. Yabancı misafirlerimiz için ayrı bir yılbaşı programı hazırlandı, Türk misafirlerimiz için de ayrı bir yılbaşı programı hazırlandı. Türk misafirlerimiz için ayrı bir salonda örf ve adetlerimize uygun bir programlar hazırladık. Bu programlarda bölgeye olan ilgiyi daha da arttırdı" ifadelerini kullandı. Pamukkale ve Karahayıt bölgeleri için 2025 yılı turizmini değerlendiren Recep Altuntaş, "2025 yılında özellikle yaz sezonu biraz geri kaldı. Temmuz ve Ağustos aylarında misafir sayımız istediğimiz düzeyde değildi. Bunun tabii farklı sebepleri de var. Bunlardan birisi küresel iklim krizi. Bundan kastettiğim hadise de Pamukkale ve Karahayıt bölgesinde kültür ve ören yeri turizminin yapılıyor olmasından dolayı hava sıcaklıklarının 45 derecelere çıkması. İnsanlar sıcakta dışarıda olmak güneşin altında kalmak istemiyor. Temmuz ve Ağustos ayı dönemlerinde yurt dışındaki gelecek olan turistler gelmeden önce de bu dereceleri kontrol ediyorlar. Sıcaklıklar yüksek olduğu için çok tercih etmiyorlar. Bu sebeple kültür turizmi sonbahara kalmış oluyor. Sonbaharda kültür turizmine olan ilgide ciddi bir yoğunluk oluşuyor. Özellikle Eylül, Ekim ve Kasım aylarında kültür turlarının daha yoğun şekilde devam ettiğini gördük son zamanlarda. Turizm Bakanlığı tarafından özellikle Temmuz ve Ağustos döneminde ören yerleri giriş ücretlerini biraz aşağıya çekmesi durumunda belki rekabet anlamında belki deniz turizmiyle rekabet edebilecek kadar ön plana çıkar. Hava durumu insanların daha dışarıya çıkıp çıkmama hevesi oluşturuyor. Şuanda her ne kadar Aralı ayında olduğumuzdan dolayı insanların soğuk havalar sebebiyle termal ihtiyacını hissediyor. Bu yüzden de kış aylarında ciddi bir yoğunluk yaşıyoruz. Kış döneminde özellikle Perşembe gününden Pazar gününe kadar olan günlerde bölgede yoğun ilgi sebebiyle oteller tamamen doluyor. Hafta sonları misafirlerimiz bölgede konaklamak için otel bulmakta zorlanıyor" şeklinde konuştu.

Birgi’de Gençler, Sürdürülebilir Turizm İçin El Ele Verdi Haber

Birgi’de Gençler, Sürdürülebilir Turizm İçin El Ele Verdi

İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyü, genç gönüllülerin enerjisiyle sürdürülebilir turizme örnek olacak unutulmaz bir buluşmaya sahne oldu. SENTRUM Projesi kapsamında lise ve üniversitelerden gelen 250'den fazla genç, "Genç Gönüllü Buluşması" ile doğa, kültür ve topluma katkı sağlayan etkinliklerde bir araya geldi. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün açıkladığı ‘'2022 Dünya'nın En İyi Köyleri'' listesine giren ve sürdürülebilir turizmin önde gelen destinasyonlarından biri olan Birgi'de, Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle düzenlenen "Genç Gönüllü Buluşması" gençlerin çevre ve topluma değer kattığı faaliyetlere ev sahipliği yaptı. Etkinliğe, Enerjisa Enerji CEO'su Murat Pınar, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, İzmir İl Kültür Turizm Müdürü Sadık Doğruer, Ödemiş Belediye Başkan Yardımcısı M. Cumhur Şener ve Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) Ege Bölge Koordinatörü ve Destinasyon Müdürü Elif Köseoğlu ile çok sayıda genç gönüllü katıldı. Proje kapsamında 16-22 yaş aralığındaki lise ve üniversitelilerden oluşan 250'den fazla genç, Enerjisa gönüllüleri ve Birgi halkı, SENTRUM (Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi) Projesi ev sahipliğinde bir araya gelerek doğaya, tarihe ve topluma değer katacak etkinliklere katıldı. Buluşmada genç gönüllüler; fidan dikimi, çevre temizliği, ihtiyaç sahibi çocuklar için bisiklet yapım atölyesi, okul duvarı ve çocuk parkı boyama gibi etkinliklerle çevresel ve toplumsal katkı sağladı. Tarihi sokaklar ve doğal güzellikler arasında gerçekleşen bu çalışmalar, gençlerin dayanışma ruhunu ve gönüllülük bilincini gözler önüne serdi. Etkinlikler kapsamında yapılan çalışmalar ile sosyal sorumluluk becerilerini geliştiren gençler, projeye dahil olarak hem topluma katkı sağladı hem de Birgi'nin tarihine iz bıraktı. Pınar: "Geleceğin dönüşümü gençlerin elinde şekilleniyor" Genç gönüllü buluşmasında konuşan Enerjisa Enerji CEO'su Murat Pınar, "Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek' vizyonumuzu yalnızca enerji yatırımlarıyla değil, toplumun her kesimine yayılan sürdürülebilirlik projeleriyle güçlendiriyoruz. Bugün de gerçekleştirdiğimiz genç gönüllü buluşmasıyla önemli bir etkinliğe imza attık. Genç gönüllülerimizin kıymetli emekleri ve bitmez tükenmez enerjileriyle Birgi'nin doğasına ve tarihine kattıkları değer, birlikte inşa ettiğimiz en önemli eser oldu. Bu eser sayesinde yalnızca sürdürülebilir bir turizm modeli geliştirmediğimizi, aynı zamanda gönüllülük ruhunu destekleyerek toplumsal faydayı büyüttüğümüzü gördük. SENTRUM Projemiz ile daha önce Ayvalık Küçükköy'de ektiğimiz tohumun, İzmir'in tarihi Birgi köyünde gönüllülerimizin çabalarıyla filizlendiğini görmek büyük bir gurur kaynağımız oldu. Enerjisa Enerji olarak gönüllülerle birlikte attığımız her adımda sadece bugünü değil, geleceğimizi de dönüştürmeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki geleceğin dönüşümü gençlerin ellerinde şekilleniyor" dedi. Dragisic: "Gerçek değişim insanlarla başlar, özellikle de amaç odaklı gençlerle" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, "UNDP olarak biliyoruz ki gerçek değişim insanlarla başlar, özellikle de amaç odaklı gençlerle. Bugün Birgi'de gönüllülerimizin çevreyi koruyan, topluma değer katan ve kültürel mirası sahiplenen çalışmaları, sürdürülebilir turizmin sahada nasıl inşa edildiğini gösterdi. Enerjisa, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA ve yerel yönetimler ile yürüttüğümüz SENTRUM Projesi sayesinde Birgi, sürdürülebilir turizm için ilham verici bir örnek haline geliyor" ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) hakkında bilgi için: www.sentrum.com.tr

Göcek’te Deniz Ekosistemi Koruma Hamlesi Haber

Göcek’te Deniz Ekosistemi Koruma Hamlesi

Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesinde milyon dolarlık yatlar ve teknelerin deniz dibine çapa atmaları nedeniyle deniz çayırlarında ve deniz ekosisteminde oluşturduğu tahribatın önlenmesi amacıyla mapa-şamandıra sistemi temmuz ayından itibaren başlıyor. Türkiye'de ilk defa pilot bölge olarak seçilen Göcek koylarında yat ve tekneler deniz tabanına yerleştirilecek tonozlara bağlanacak. Mavi yolculuğun önemli merkezlerinden, başta dünyanın en zenginleri arasında gösterilen Jeff Bezos, Rus milyarder Roman Abramoviç'in yanı sıra Türk milyarder işadamlarının da lüks yatlarına ev sahipliği yapan Göcek koylarını her yıl binlerce lüks yat ve tekne ziyaret ediyor. Lüks yatlar ve tekneler koylara attıkları demir çapalar nedeniyle hareket esnasında deniz altındaki başta deniz çayırları olmak üzere deniz ekosistemini tahrip ederek deniz yaşamını olumsuz etkiliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Tarım ve Orman ve Turizm Bakanlıkları iş birliğinde Göcek'te 805 kilometrekare alanda ve 20 koyda toplam 700 mapa-şamandıra sistemi olacak. Daha önce çapalarını denize atan, yat ve teknelerin iplerle kıyıya bağlama uygulaması sona erecek. Deniz tabanına yerleştirilecek tonozlara bağlanacak tekneler deniz dibindeki çayırlar ve deniz ekosistemine zarar vermeyecek. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan deniz koruma alanlarında 2019 yılından beri koruma çalışmaları gerçekleştiren Akdeniz Koruma Derneği (AKD) projeyi oldukça önemli bir gelişme olarak karşıladı. Bölgede deniz çayırlarına yönelik izleme istasyonları bulunan AKD, çalışmalarından elde ettiği sonuçları karar vericilerle paylaşıyor. Projeye yönelik açıklama yapan Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kızılkaya, Göcek koylarında uygulanacak olan mapa-şamandıra uygulamasının ilk ve örnek olacak bir koruma yöntemi ve yönetimi olacağını, acil olarak aynı projenin Gökova Körfezi ve Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgelerinde de geliştirilmesi gerektiğini açıkladı. 2019 yılından bu yana devam eden proje ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 Haziran 2024'de Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Göcek, Mapa-Şamandıra Projesi ile 805 kilometre alandaki 20 koyumuzu yaklaşık 700 mapa-şamandıra ile koruma altına alıyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın denize ulaşmasına engel olan hukuk dışı yapıları yıkıyoruz. Türkiye Deniz Projesi ile halkımızın denizlere erişimini kolaylaştırarak deniz kıyılarında yaşam kalitesini artıracağız. Ayrıca deniz varlığımızı korumak ve kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler alacağız" dedi. "Deniz ekosistemi mapa-şamandıra ile rahatlayacak" Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, mapa-şamandıra sistemi ile başta deniz çayırları olmak üzere su altı ekosisteminin rahatlayacağını belirtti. Baydar, "Göcek Körfezi'ndeki mapa-şamandıra uygulamasının deniz çayırlarına ve ekosisteme olan olumlu etkileriyle ilgili bir kere mapa-şamandıra uygulaması ile mevcutta şu anda bağlama sistemiyle gözükmekte olan bağlama sistemiyle çapa bağlaması yapılmakta. Denize çapa atıldığında her çapanın toplanmasıyla deniz altındaki deniz çayırlarının, su altındaki deniz çayırlarının, çiçekli bitkilerin aynı zamanda sökülmesini sağlıyor, sökülmesini gerçekleştiriyor. Bir pulluk misali. Her bir söküm kenardaki ve denizdeki çayırların azalmasına vesile oluyor. Ama şamandıra ve mapa sistemi kurulduğunda ise bu tarz çapayla sökme olayı olmadığından dolayı deniz çayırlarının, canlı bitkilerin yaşamı, gelişimi daha fazla artıyor. Bu deniz çayırları özellikle balıklar için, denizdeki balıklar için çok önemli yaşama da üreme alanları, balıkçılığın gelişimi artması, günden güne çoğalması için çok önemli unsurlar, bitkiler. Eğer bunlar olmazsa, öncelikli olarak tam bir kere balık popülasyonu, balıktaki, denizdeki balık varlığı azalacak. Hem beslenme hem de avcılık anlamında bölgemiz, ülkemize ciddi kayıplar olacak" dedi. "1 hektardaki deniz çayırı 2 bin ton karbon emilimi sağlıyor" Deniz çayırlarının hem insanlar için hem deniz yaşamı için çok önemli bir görev üstlendiğini açıklayan Baydar, "Bunun haricinde deniz çayırları, özellikle karbon emilimi noktasında bütün ekosistemdeki en büyük karbon deposu eminimini sağlıyor ki o da bir hektarda 2 bin tonluk karbonu depoluyor. Bu anlamda atmosferi temizleme anlamında da, yaşanabilir bir ortam oluşturma anlamında da hem insanlar için hem bütün yaşam için çok önemli unsuru gerçekleştirmekteler. Aynı zamanda deniz çayırları bir metrekarede yaklaşık 14 litre oksijen atmosfere vererekten oksijence deniz kenarlarının ve atmosferin zenginleşmesini sağlamakta. Kenardan, denize dışarıdan yapılan deşarjın kirliliği de temizleyen, berrak bir denizi sağlayan, aynı zamanda turizm için, kıyıdaki, sahildeki, denize giren insanlarımız için de akvaryum niteliğindeki o temizliği sağlayan en önemli unsur yine deniz çayırları. Tümünü düşündüğümüz zaman sadece ekosistemdeki bir dengeyi bozmak, deniz çayırlarının varlığının azalması bir sürü olumsuzu beraberine getirirken bunların çoğalması için, arttırılması için mapa ve şamandıra sisteminin devletimize, bakanlıklarımıza, tüm bakanlıklarımıza, Çevre Şehircilik Bakanlığımız, Turizm, Orman Bakanlığımız, bütün bakanlıklarımızın olumlu görüşleriyle önümüzdeki temmuzdan itibaren hayata geçecek olması, ciddi anlamda aşağıdaki yaşamı, canlı yaşamını, yani hem bitkilerin yaşamının hem balıkların yaşamının çoğalmasını önemli ölçüde arttıracaktır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.