Hava Durumu

#Trabzon

TOURISMJOURNAL - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yavuz: “Kadınlar hali binası mevcut konumundan acilen taşınmalı” Haber

Yavuz: “Kadınlar hali binası mevcut konumundan acilen taşınmalı”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Pazarkapı Kazıları Bilimsel Sorumlusu Trabzon İç Kale Arkeolojik Kazılar Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Yavuz, Trabzon Mimarlar Odasında bir söyleşiye katıldı. Prof. Dr. Mehmet Yavuz, burada yaptığı açıklamada "Trabzon'da 2022 yılında bizim tarafımızdan yapılan kazılarla ortaya çıkarılan Kuzgundere Körfez Limanı Efes Antik Kenti benzeri biçimde yeniden denizle bağlantılı hale getirilmelidir. Bölgedeki kazılarda çok nitelikli eserler çıkıyor. Kuzgundere Körfezi ağzında Helenistik döneme ait deniz feneri yapısını ortaya çıkardık. Kuzgundere Körfez Limanı sahasındaki Kadınlar Hal Binası liman rıhtımına çok yakın yapıldı. Dönemin Belediye Başkanına projenin yanlış olduğunu söyledim. Körfez ağzına inşa edilen Balıkhane binasının yapımı da uygun olmadı. Körfez sahasının tümüyle temizlenmesi gerekirdi. Kentsel Sit alanlarında yapılacak dönüşüm projelerinde önceden muhakkak arkeolojik kazı sondajları yapılması lazım. Moloz Kapı aynı zamanda Tarihi Osmanlı tabyasıdır. Bugün yapılması gereken Pazarkapı Mahallesinde yeni inşaatlara başlamadan önce Hanrianus Limanının geri planı kurtarma kazısı yapılıp muhtemel kalıntılar ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde arkeolojik değerler anlamında telafisi mümkün olmayacak kayıplar yaşanır. Kadınlar Hal binası vakit geçirilmeden başka bir yere taşınmalı. Kuzgundere Körfezi ve limanı deniz bağlantısı kurularak Roma Dönemindeki aslına geri döndürülmelidir. Bu yapılırsa Trabzon tarih ve turizm anlamında çok büyük katma değerler elde eder. O bölgede kazılarla ortaya çıkardığımız tarihi kalıntılar, bizim önerilerimiz doğrultusunda bir açık müze-arkeopark olarak düzenlenip ziyarete açılmalıdır" dedi. "Trabzon Haliç Kültür Sanat Merkezi-Kuzgundere Körfez Projesi" Pazarkapı Mahallesi'nde 2021 ve 2022 yılında kazılara başlanan ve yarım kalan kurtarma kazılarının alanın kuzeyine ve kuzey batısına doğru genişletilmesi ve kazılar sonrası alanın turizmin hizmetine kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Yavuz "Tarihi Kuzgundere Limanı Tabakhane köprüsüne kadar ortaya çıkarılarak her iki yakasında Venedik benzeri, turistlerin Osmanlı Saltanat kayıkları veya tekne ile gezebilecekleri seyir alanına dönüştürülmesi çok uygun olur. Bu kapsamda Maraş Caddesi üzerine de klasik Mimar Sinan taş köprülerinden biri yapılabilir. Suyla buluşturulacak vadinin her iki yakasına kültür sanat merkezleri yapılabilir" diye konuştu. "Çömlekçi Yeraltı Su Kanalı'nın benzeri Türkiye'de yok" Çömlekçi'de Kentsel Dönüşüm sahasında 2025 yılında inşaat kazıları sırasında varlığı tespit edilen yeraltı su kanalı ile ilgili de konuşan Yavuz "Su kanalının erken Roma Dönemine ait olduğu değerlendirildi ve hazırlanan rapor ilgili makamlara gönderildi, eser koruma altına alındı. 2000 yıllık bu tarihi Yeraltı Su Kanalı'nın benzeri Türkiye'de yok. İvedi restore edilip turizme kazandırılması gerekir. Trabzon'da yeterli bütçe ayrılarak Arkeolojik kazı sahalarını artırmamız gerekiyor. Trabzon'a Avrupalı turist ancak bu şekilde gelir. Tanjant yolu Arafilboyu kavşağının altındaki 2000 yıllık tarihi su kanalı Çömlekçi istikametine doğru devam ediyor. İnşaat çalışmaları sırasında bazı noktaları zarar gördü. Su kanalının uzunluğu yaklaşık 350 metre, Türkiye genelinde bu şekilde ikinci bir örneği olmayan yeraltı su kanalının benzeri Almanya'nın Köln kenti yakınlarında bulunmuş ve kısmen Unesco Dünya Mirası Koruma Listesinde yer alıyor. Çömlekçi bölgesindeki inşaat çalışmasında bir kısmı görünen bu su kanalı mutlaka korunmalıdır. Trabzon'da kazı çalışmalarında bulduğumuz tarihi eserleri sergileyeceğimiz Trabzon'un nitelikli ve modern bir müze binasına ihtiyacımız var. Bunun için bir kurul oluşturulmalı ve bu konuda girişimlerde bulunmalıdır" ifadelerini kullandı.

Bayburt, D915 Dünyanın En Tehlikeli Yolları Listesinde Haber

Bayburt, D915 Dünyanın En Tehlikeli Yolları Listesinde

Uluslararası seyahat ve macera içeriklerinde yer alan “dünyanın en tehlikeli yolları” listesinde bu yıl Türkiye’den de bir rota yer aldı. Bayburt ile Of arasında uzanan D915 kara yolu, keskin virajları, dar geçitleri ve bazı bölümlerinde güvenlik bariyerlerinin bulunmaması nedeniyle dikkat çekti. Yüksek rakımlı dağlık arazi üzerinde ilerleyen D915, özellikle sert hava koşullarında ve yoğun sis altında sürüşü zorlaştıran bir güzergâh olarak tanımlanıyor. Yol, Zigana Geçidi’ne uzanan hat üzerinde çok sayıda keskin “U” viraj barındırıyor. Sürücüler için dikkat ve deneyim gerektiren bir rota olarak gösteriliyor. Listede hangi yollar var? Çeşitli uluslararası yayınlarda yer alan derlemelerde, sürüş güvenliği açısından zorlu kabul edilen yollar arasında şu rotalar öne çıkıyor: North Yungas Road – Bolivya “La Paz–Coroico Ölüm Yolu” olarak da bilinen bu rota, dar şeritleri ve yüksek uçurumlarıyla biliniyor. Yoğun yağmur, sis ve heyelan riski sürüşü zorlaştırıyor. Fairy Meadows Road – Pakistan Karakoram Dağları eteklerinde bulunan yol, bariyersiz ve tek şeritli bölümleriyle öne çıkıyor. Zoji La Pass – Hindistan Himalaya geçişi olan Zoji La, yüksek rakım, kar ve çamur kaymaları nedeniyle yılın belirli dönemlerinde kapanabiliyor. Transfăgărășan Highway – Romanya Făgăraș Dağları üzerinden geçen yol, çok sayıda keskin virajı ve tünelleriyle biliniyor. James Dalton Highway – ABD (Alaska) Arktik bölgeye uzanan bu uzun rota, düşük sıcaklıklar ve yerleşimden uzak yapısıyla dikkat çekiyor. Skippers Canyon Road – Yeni Zelanda Dar ve stabilize zeminli yapısı nedeniyle bazı araç kiralama şirketleri tarafından riskli kabul ediliyor. Türkiye’den D915 neden öne çıktı? Bayburt–Of Yolu (D915), dağ yamacına inşa edilmiş keskin virajları ve bazı kesimlerinde koruma bariyerlerinin bulunmaması nedeniyle listede yer aldı. Özellikle Bayburt ile Trabzon’un Of ilçesi arasında uzanan bölüm, sürüş deneyimi açısından zorlu kabul ediliyor. Bölge, manzarası ve doğa turizmi açısından ilgi çekse de uzmanlar, bu tür dağ yollarında hız yapılmaması, hava koşullarının takip edilmesi ve araç bakımının eksiksiz olması gerektiğini vurguluyor. Macera tutkunları için cazip görülen bu yollar, yetkililer tarafından her koşulda dikkatli ve kurallara uygun sürüş gerektiren güzergâhlar olarak tanımlanıyor.

Trabzon’dan dünyaya özel bir yolculuk Haber

Trabzon’dan dünyaya özel bir yolculuk

Kişisel zevkleri ve hobilerinin izinden giderek bu yola çıkan Eskici'nin girişimcilik hikâyesi, kendi kullanımı için yaptırdığı bir bakır ürünle başladı. Tanıştığı bakır ustasının ortaya koyduğu el işçiliğinin dikkat çekmesiyle şekillenen bu süreç, zamanla bir girişime, ardından da markaya dönüştü. Yaklaşık 2 yıl önce online satışlarla dünyanın farklı ülkelerine ulaşmaya başlayan Eskici, artan taleplerle birlikte faaliyetlerini ticari bir yapıya kavuşturdu. Online satışların ardından bir ay önce Trabzon'da 25 metrekarelik bir mağaza açan Eskici, kısa sürede gördüğü yoğun ilgiyle hem yerel hem de kültürel bağların hâlâ güçlü olduğunu ortaya koydu. "Herkesin bakırla mutlaka bir bağı var" diyen Eskici, bu bağı günümüzle buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, bakırı sadece bir mutfak eşyası değil, kültürel bir miras olarak ele aldıklarını ifade ediyor. Trabzon'un geleneksel bakır zanaatını modern bir solukla hayata döndürmeyi hedefleyen bir girişimci olduğunu belirten Eskici, "Uzun yıllar kurumsal bir şirkette çalıştıktan sonra pandemi, annelik derken mevcut işimden ayrılıp böyle bir girişimde bulunma kararı verdim. 2 yıl önce kendi markamı kurdum. Küçük mikro ihracatlarım var. İspanya, İngiltere, Japonya gibi ülkelere Trabzon'un bakırını tanıtmak niyetindeyim" dedi. "Talep olunca marka oluştu" Kişisel zevkler ve hobiler ile bu yola çıktığını kaydeden Eskici, "Ailede de hep eskiye dair böyle duygu barındıran objelerle ilgili bir merakım vardı. Sonrasında tamamen tesadüfi bir şekilde bakır ustamla tanıştım. 'Kendim için bir ürün yaptırayım' diye yola çıktık. Sonrasında yaptığı ürünleri gerçekten çok beğendim. Bu zanaat maalesef ülkemizde azalıyor, yok oluyor ve biz bu gizli olan zanaatı biraz daha görünür kılmak hedefiyle yolumuza devam ettik. Sonrasında küçük küçük siparişlerle ustamın da sağ olsun emeğiyle bir yola çıktım. Siparişlerin talebi oluşunca bu bir markaya dönüştü. Bakır zaten çok eski zamandan beri hayatımızda. Hepimizin aile büyüklerinin evinde olan bir materyal. Biz bu materyalini biraz daha güncelleyelim hem sürdürülebilir tarafından kullanalım hem de bunu dünyaya duyuralım istedik. Böylelikle de ustalarımıza can verelim onlar da bu işi yapmaktan vazgeçmesin dedik. Küçük bir kaynak da olsa elimizi taşın altına koyup bir yol bulalım onların yolunda onlara eşlikçi olalım istedik" şeklinde konuştu. "Bu kadar bir ilgi olacağını beklemiyordum" Mağazanın yaklaşık 1 ay önce açıldığını söyleyen Eskici, "Kısa süre olmasına rağmen gerçekten çok güzel tepkiler aldık. Bu kadar bir ilgi olacağını beklemiyordum. Bu ilginin olmasıyla birlikte kendime bu işte motivasyon kaynağı buluyorum. Bu materyalin sürdürülebilir olmasının yanı sıra kullandığımız ambalajların doğayı kirletmemesi ve sürdürülebilirliği destekler nitelikte olması için uygun keseler kullanıyoruz. Bunları da evden çalışan kadınlara yaptırmak niyetindeyiz. Tasarladığımız küçük bileklikler, aksesuar tarzı ürünleri de kültür sanat derneklerin, vakıfların kadın çalışanlarına yaptırmak niyetindeyiz. Onlara da bir kaynak oluşturmak ve bu işi hep birlikte parlatmak, büyütmek istiyoruz. Bakır aslında yurtdışında daha fazlasıyla ilgi gören bir malzeme. Fransa'da çok güzel markalar var. Artık butik otellere, restoranlara, kafelere yani daha çok son kullanıcıdan ziyade böyle işletmelere hizmet veren büyük markalar var. 1900'lü yıllardan beri bu işi yapan markalar var. Orada yoğun bir talep var. Çünkü onlar şifa ve sağlık kısmıyla daha çok ilgileniyorlar. Hızlı tüketimden ziyade sürdürülebilir bir materyal olsun şeklinde bir bakış var. Üyesi olduğum platform üzerinden bu anlamda geri bildirimler geliyor. Dekoratif ürünler orada çok fazla yok. Onun için bizim ürünlerimiz dikkat çekiyor" diye konuştu.

Uzungöl'de kar kalınlığı 1 metreyi aştı Haber

Uzungöl'de kar kalınlığı 1 metreyi aştı

Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları ekipleri başta olmak üzere çok sayıda iş makinesi bölgede kar temizleme çalışması yürütürken, ekipler özellikle göl çevresindeki yürüyüş alanları ve turistik işletmelerin çevresini kardan temizlemek için yoğun çaba harcıyor. Çalışmalara işletme sahipleri de destek verirken, yoğun kar yağışının sömestr tatiline denk gelmesi bölge turizmine de olumlu yansıdı. Festival hazırlıkları yoğun kar altında sürüyor Öte yandan 23-25 Ocak tarihlerinde bu yıl ilk kez düzenlenecek olan 1. Uzungöl Kış Festivali öncesi bölgede hummalı bir hazırlık yürütülüyor. Festival hazırlıklarını yerinde inceleyen Trabzon Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, yoğun kar yağışı ile birlikte Uzungöl'de olağanüstü bir manzara oluştuğunu söyledi. Selim "Böyle bir karı hiçbir yerde bulamazsınız. Şu anda burada inanılmaz bir görüntü var. Bu yüzden bütün Türkiye'yi 23-25 Ocak'ta Uzungöl'e bekliyoruz" dedi. Uzungöl Kış Festivali Komite Başkanı Yavuz İnan ise yağışın kendileri için sürpriz olduğunu ifade ederek "Festival için böyle yoğun bir kar açıkçası beklemiyorduk. Sürpriz oldu bizim için. Ekipler burada karı temizlemek için yoğun bir mesai harcıyor" diye konuştu., "Son 20 yılın en yoğun kar yağışını yaşıyoruz" Uzungöl Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Mustafa Akyüz ise bölgede son yılların en etkili yağışının görüldüğünü ifade ederek "Son 20 yılın en yoğun kar yağışı yaşanıyor diyebiliriz. Kar kalınlığı 1 metreyi aştı. Önümüzdeki günlerde yağış devam edecek gibi görünüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri ve Karayolları Bölge Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere burada yoğun şekilde çalışıyor" şeklinde konuştu. Uzungöl Mahalle Muhtarı Selman Dilek ise "Son iki gündür yağan yoğun karla beraber yükseklik 1 metreyi aştı. Şu anda birçok iş makinesi ile birlikte yollar açtık" ifadelerini kullandı.

Trabzon'un Turizm Anayasası hazırlanıyor Haber

Trabzon'un Turizm Anayasası hazırlanıyor

Tanıtım toplantısına Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Gürkan Üçüncü, Kültür ve Turizm İl Müdürü Tamer Erdoğan ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu katıldı. "Plan 2053'e kadar yol haritası oluşturacak" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Gürkan Üçüncü, turizmin Trabzon'un en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirterek master plan çalışmalarının üç ay önce başlatıldığını söyledi. Üçüncü, "Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç turizmin şehir için stratejik bir alan olduğunu sürekli vurguluyor. Bu çerçevede ekiplerle birlikte 18 ilçede alan analizleri yapıldı, potansiyel destinasyonlar yerinde incelendi. Şu an 2 bin 400 sayfalık ön rapor hazırlandı. Mart ayında çalıştay yapılacak, mayıs ayında ise master plan tamamlanmış olacak" dedi. Üçüncü, ayrıca sürece katılım çağrısı yaparak "Vatandaşlarımız fikir ve önerilerini Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü'ne iletebilir" ifadelerini kullandı. "Trabzon'un turizm anayasasını oluşturuyoruz" Turizm Master Planı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Trabzon'un son yıllarda turizmde ciddi bir ivme yakaladığını ancak bu ivmenin korunabilmesi için sürdürülebilirliğin şart olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, "Trabzon'da yakalanan bu ivmenin devamını sağlayabilmek içi bir master planın oluşturulması zorunlu hale gelmiştir. Eğer master planınız yoksa yapılan her şey dağınık olur, amaca hizmet etmez, yol alamazsınız ve bir zaman sonra destinasyon hızlı bir şekilde misafir kaybetmeye başlar. O nedenle master planı yaparak bütün yatırımları buna göre şekillendirmek gerekiyor. Konaklamadan yiyecek içeceğe, seyahat ve ulaştırmadan hediyelik eşya satışına kadar tüm unsurların belli bir şekilde planlanması gerekiyor. Trabzon'da da birtakım yatırımlar yapılıyor ama bunların eş güdümünü sağlayamazsak yapılan yatırımlar bizi istenilen amaca ulaştırmayacaktır. O nedenle master planın mutlaka yapılması gerekiyor. Yani Trabzon'un turizm anayasasını oluşturmamız gerekiyor. Yürüttüğümüz çalışma budur. Hazırlayacağımız raporu tüm paydaşlara, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına göndereceğiz" şeklinde konuştu. Hazırlanacak raporun tüm paydaşlara gönderileceğini belirten Yazıcıoğlu, görüşlerin Mart ayında yapılacak çalıştayda değerlendirileceğini ifade etti. "Yabancı ziyaretçi sayısı arttı" Kültür ve Turizm İl Müdürü Tamer Erdoğan ise Trabzon'un güçlü bir turizm şehri olduğunu vurgulayarak "Master plan Bakanlık tarafından Türkiye genelinde 30 büyükşehirde hazırlanıyor. Biz Trabzon olarak bu süreci Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda yürütüyoruz" dedi. Erdoğan son turizm verilerini paylaşarak Trabzon'un turizmde yükselişini sürdürdüğünü ifade ederek "Yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 14 artarak 2024 yılında 808 bine ulaştı. Toplam ziyaretçi sayısı ise yüzde 8 artarak 1 milyon 447 bine çıktı" şeklinde konuştu. Erdoğan ayrıca master planın hedeflerinden birinin turizmi 12 aya yaymak olduğunu kaydetti.

Uzungöl’ün gizemi bilimsel incelemeyle ortaya konacak Haber

Uzungöl’ün gizemi bilimsel incelemeyle ortaya konacak

Trabzon'un Çaykara ilçesinde yer alan ve doğal güzelliğiyle Türkiye'nin en çok bilinen doğa destinasyonları arasında bulunan Uzungöl'ün, 1600'lü yıllarda Şerah köyünün yerleştiği vadi yamaçlarından heyelan sonucu kayan toprak ve kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla 1600'lü yıllarda oluştuğu rivayet ediliyor. Ancak bu heyelanın hangi koşullarda meydana geldiği, hangi jeolojik süreçlerle şekillendiği ve benzer risklerin günümüzde devam edip etmediği, başlatılan proje kapsamında bilimsel verilerle ortaya konulacak. Elde edilecek veriler, yalnızca Uzungöl'ün geçmişine ışık tutmakla kalmayacak KTÜ'lü akademisyenler ve AFAD ekipleri tarafından yürütülecek çalışmalarda jeolojik, jeofizik ve jeomorfolojik incelemelerle heyelanın tetikleyici unsurları belirlenecek. Elde edilecek veriler, yalnızca Uzungöl'ün geçmişine ışık tutmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki olası afet risklerine karşı önleyici adımların atılmasına da katkı sağlayacak. Eski bir heyelan gölü olan Uzungöl, bugün ahşap mimarisi ve dört mevsim sunduğu görsel zenginlikle dünya çapında tanınan bir destinasyon haline geldi. Bilim insanlarının yürüteceği bu proje, Uzungöl'ün yalnızca kartpostallık görüntülerden ibaret olmadığını, ardında güçlü bir jeolojik hikaye barındırdığını da gözler önüne serecek. "Uzungöl eski bir heyelan gölü" Uzungöl'de yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, turizm merkezinde ilk oluştuğu heyelan gibi tehlikenin olmadığını belirterek "Uzungöl eski bir heyelan gölü. Günümüzde kısmen de olsa üst kısımlarda heyelana yönelik bazı aktiviteler tespit edildi. Bu anlamda AFAD İl Müdürlüğümüzün koordinasyonunda KTÜ Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi olarak çalışmalara başladık. Üçüncü toplantısını yaptık. Uzungöl‘ün oluşum mekanizmasını ortaya koyarak bundan sonra özellikle iklim değişikliğine bağlı olarak gelişebilecek büyük çaplı heyecanların önüne nasıl geçilir bunu anlamaya çalışıyoruz. Trabzon olarak Uzungöl bizim incimiz. Uzungöl özelinde başlayarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Start başladı önümüzdeki birkaç ay içinde de belki somutlaştırılmış bir proje ortaya çıkacak. Bir tehlike düşünülmüyor. Lokal problemler oluyor. Örneğin aşırı yağışlara ya da karların erimesine bağlı olarak vadi tabanlarında taşkınlar meydana gelebiliyor ama ilk oluştuğu heyelan gibi bir problem tabii ki orada söz konusu değil. Bizim oradaki araştırmamız bilimsel yönde olacak" ifadelerini kullandı.

Türkiye yat üretiminde küresel ölçekte ilk sıralarda Haber

Türkiye yat üretiminde küresel ölçekte ilk sıralarda

Trabzon'un Of ilçesinde inşa edilen 22 metrelik iki yat, tersaneden iki tıra yüklenerek yaklaşık 1 kilometrelik mesafenin ardından Of limanında denize indirildi. Yatlar, İstanbul Boğazı'nda turistik amaçlı hizmet vereceği belirtildi. Yatların tersaneden tırlarla yüklenmesi ve denize indirilme işlemi bir günü bulurken, yaklaşık 1 kilometrelik yolculuğu ise 5 dakika sürdü. Trabzon'un Of ilçesi Kıyıcık mevkiinde, Hayrat yolu üzerinde gemi, tekne ve deniz araçları imalatı yapan Zafer Dinç, bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, yaptıkları iki adet yatın İstanbul'da hizmet vereceğini belirtti. Üretimi talep doğrultusunda yaptıklarını vurgulayan Dinç, "Yatları İstanbul'da gezinti teknesi olarak kullanılmak üzere tasarladık ve bu doğrultuda imalatını yaptık. Buradan denize doğrudan bağlantımız olmadığı için tekneleri karayoluyla taşıyıp vinç yardımıyla denize indirdik. Bu bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişi var. Bunu sadece Of için söylemiyorum; bu işin merkezi Sürmene'dir. Bizim de bu alanda tecrübemiz ve işçiliğimiz iyi. Talep doğrultusunda üretim yapıyoruz. Kimi müşteri iç donanımı kendisi yapmak istiyor, kimi müşteri ise anahtar teslimi tercih ediyor" dedi. "Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız" Yat işletmecilerinden Gürkan Dayıoğlu yat üretimi bakımından dünyada üst sıralarda yer aldıklarını belirterek, "Yatları sıfırdan yaptırdık. İnce işçiliklerini biz üstlendik, dolayısıyla oldukça emek harcadık. Sonuç çok güzel oldu ve emeğimizin karşılığını aldık. İstanbul Beykoz'dan geliyoruz. Burayı tercih etmemizin nedeni işçiliğin kaliteli olması. Tekneler İstanbul Boğazı'nda turistik amaçlı çalışacak ve turizm sektörüne hizmet edecek. Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız. Teknelerimiz 22 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde. Her biri dört kamaralı, çift makineli ve full donanımlı. Teknelerde 50 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyoruz. Denize indirme işlemi riskliydi ama biz Karadenizli olarak riski severiz. Çift tırla iki tekneyi peş peşe deniz kenarına getirdik ve vinç yardımıyla denize indirdik. Tırlara yükleme işlemi bir gün sürdü ve oldukça riskliydi. Tersaneden tırlara yükleme ve denize indirme süreci bir gün sürdü. Ortalama bir kilometreyi beş dakikada katettik. Ekip son derece profesyoneldi" diye konuştu. Teknelerin yapımları 1 yıl sürdü Yat işletmecilerinden Sefa Zengin de teknelerin yaklaşık bir yıllık çalışma sonucunda tamamlandığını belirterek, "Teknelerimiz tam donanımlı şekilde yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlandı. Trabzon'u tercih etmemizin nedeni ustalarının son derece maharetli olması. İşçiliklerini adeta sanatsal bir şekilde yapıyorlar. Tekne ve yat yapımında Türkiye dünyada beşinci sırada ve gittikçe de yükseliyor. Trabzon'un bu alandaki başarısı gerçekten çok farklı. Genellikle balıkçı tekneleri yapılıyor ancak farklı tekne türleriyle de üretim geniş bir alana yayılıyor. Buradan İstanbul'a gitmemiz hava şartlarına bağlı. Havanın durumuna göre yolculuk 3-4 gün sürüyor" dedi.

Turizmin geleceği Trabzon'da masaya yatırıldı Haber

Turizmin geleceği Trabzon'da masaya yatırıldı

Türkiye ve Karadeniz Turizmi Kapsamlı Şekilde Ele Alındı Toplantıda; Türkiye turizminin mevcut durumu, Karadeniz'de kış turizmi, Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu potansiyel ve karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar tüm yönleriyle değerlendirildi. Sürdürülebilir turizm politikaları, hizmet kalitesinin artırılması, sektörde standartlaşma, paydaşlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli kalkınma hedefleri öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Katılımcıların görüş ve önerileri, somut çözüm hedefleri doğrultusunda kayıt altına alındı. Turizmde Yeni Dijital Standart Sunumu Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri ise dijital dönüşüm oldu. Toplantıda söz alan Dernek Başkan Yardımcısı ve MAXAD Tourism işletme sahibi Mahfuza Semiz, turizm sektörünün geleceğine yönelik geliştirdikleri yeni projeyi katılımcılara sundu. “Turizmde Yeni Dijital Standart” adıyla tanıtılan proje; B2B ve B2C süreçlerini tek platformda birleştiren bütünleşik bir yönetim ekosistemi olarak tasarlandı. Proje ile acente, tedarikçi ve müşteri ilişkilerinin tek merkezden yönetilmesi, operasyonel süreçlerin dijitalleştirilmesi, fiyatlama ve envanter yönetiminde şeffaflığın sağlanması ve veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Sunum, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı ve özellikle Karadeniz Bölgesi turizmi için önemli bir dönüşüm modeli olarak değerlendirildi. Kurumsal Yapıyı Güçlendiren Yeni Katılımlar Toplantıya, derneğin kurumsal yapısını güçlendiren önemli sektör temsilcileri de katıldı. (Türkiye Routes) Turizm ve Türkiye Seyahat Çözüm Platformu ve Golden Of Tur Sahibi Gökhan Çakır, Pulathane Turizm Sahibi Abdullah Bektaş, Civelek Turizm sahibi Mustafa Civelek, Rentegar Turizm & Oto Kiralama sahibi ve Köprübaşı Belediye Meclis Üyesi Kenan Odabaş ile Koçmak Turizm ve NK Tekstil sahibi Nihal Koç toplantıda yer aldı. Yeni katılımlar, derneğin kapsayıcı ve çok paydaşlı yapısının güçlendiğinin önemli bir göstergesi oldu. Uluslararası Kültür Turizm Derneğinde, Akif Usta Sürmene Bıçak, Haunedy Karadeniz Yöresel Ürünler, Uzungöl Outdoor, Zeni Rafting, Hancıoğlu Çamburnu Tesisleri, Tekpa Rize Bezleri, Sera Park Restaurant, Çınaraltı Restaurant, Şahbaoğlu Faroz Restoran, Sofra Restaurant, Pelit Park Hotel, Cebeci Grand Hotel, Sera Gölü Yaşar Usta, Dededen Toruna Hamsiköy Sütlacı, Yavuz Real Estate, İhvan Suit Bungalov Otel, Patika Orman Evleri gibi birçok kurumsal işletme de yer almakta. Ev Sahipliğine Teşekkür ve Güçlü Gelecek Vizyonu Toplantıya ev sahipliği yapan otel yönetimine; dernek üyesi ve otel genel müdürü Emine Çakır nezdinde, organizasyonun başarıyla yürütülmesinde emeği geçen tüm personele teşekkür edildi. Uluslararası Kültür Turizm Derneği, kimseyi geride bırakmadan; ortak akıl, dayanışma ve ilkeli duruşla yoluna devam edeceğini kamuoyuna bir kez daha ilan etti. Toplantı, Başkan İrfan Semiz’in teşekkür konuşmasının ardından Sera Lake Resort Otel çıkışında çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.