Hava Durumu

#Tobb

TOURISMJOURNAL - Tobb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tobb haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı Antalya’da açıldı Haber

YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı Antalya’da açıldı

"YÖREX Anadolu'nun hikayesidir" Açılışta konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX'in sadece bir fuar olmadığını vurgulayarak, "YÖREX, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu'nun dünyaya ses verdiği bir hikâyedir" dedi. 2009 yılında "Bu toprakların ürettiği değer hak ettiği yeri bulmalı" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çandır, bugün gelinen noktada YÖREX'in bu vizyonun somut karşılığı olduğunu ifade etti. YÖREX'in düzenlendiği ANFAŞ'ta 5 gün boyunca Anadolu'nun zenginliklerinin sergileneceğini kaydeden Çandır, "Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biz sadece ürün üretmiyoruz, değer üretiyoruz" diye konuştu. YÖREX kapsamında kurulan B2B alanına da değinen Ali Çandır, üreticilerin doğrudan alıcılarla buluşturulduğunu belirterek, "Hedefimiz ürünlerimizi dünya markası haline getirmek" dedi. "Kültürümüz bir ummandır" Antalya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğüne de dikkat çeken Şahin, bu alanda Türkiye'nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX'in Türkiye'nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya'nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX'e getirmeliyiz" dedi. "Coğrafi işaretlerde büyük artış" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX'in coğrafi işaretli ürünlerin artmasında önemli rol oynadığını belirterek, "Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız yaklaşık 18 kat artarak bin 800'ün üzerine çıktı. 46 ürünümüz de Avrupa Birliği'nden tescil aldı" ifadelerini kullandı. "Antalya fuarcılıkta da güçlü olmalı" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Antalya'nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. "Coğrafi işaret çalışmaları hızlandı" TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak ise Türkiye'nin coğrafi işaret konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, son yıllarda başvuru ve tescil sayılarında ciddi artış yaşandığını söyledi. "YÖREX kültürel mirasın taşıyıcısı" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ise YÖREX'in Anadolu'nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Tören sonunda, Avrupa Birliği'nden ticari ürün tescili alan kurumlara da protokol tarafından ödüller verildi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX, ziyaretçilerine hem kültürel hem de ticari anlamda önemli fırsatlar sunmaya devam edecek. Fuarın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı Haber

İzmir’de sağlık turizmi ele alındı

İzmir’de sağlık turizm sektörünü ve sektöre dair yol haritasının anlatılacağı Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) işbirliğinde gerçekleştirilen toplantı, İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, önde gelen sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı. ÖZTAN: SAĞLIK TURİZM SEKTÖRÜ GERİLEME YAŞIYOR TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizm Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Öztan, sağlık turizminin süreç içerisinde gerilediğini belirterek, “Bu bölge toplantılarımızı 2003’ten beri düzenliyoruz. Temel amacımız tabana yayılmak, aktörlerle buluşmak, bölgenin ihtiyaçlarını öğrenmek ve bu ihtiyaçlarla birlikte kamuyla köprü bulmak ve çözüm oluşturmaya çalışmak. TOBB içerisinde sektörler temsil ediliyor, meclisler üzerinden yetkili merciler ile temas noktası olabilmek. Sektörümüz çok hızlı başlangıç yapan ve sorunlar ön planda yer alan bir sektör haline geldi. 2024 yılında 3 milyar dolar ile başladık, 2025 yılında gerilemeler var. Bu bize çok iyi bir haber olmadı. Hizmet ihracatı içinde ciddi artış yaşanıyor. 150 milyar dolarlık bir pazardan bahsediyoruz. Niş sektör olmaktan ziyade uluslararası sektör haline geldi. Rekabet çok üst düzeyde. Kalite üzerinden rekabet ediliyor” dedi. ‘SEKTÖR GENELDE KÜÇÜLÜRKEN İZMİR’DE BÜYÜME VAR’ Öztan, İzmir’in tam aksi yönde büyüdüğünü ve potansiyelinin yüksek olduğunu anlatarak, “Bazı bölge ve şehirleri ön plana çıkardık. Tüm ülkeye yayılan bir sağlık turizm politikası hedefleniyor. İzmir ve Ege bizim için çok önemli bir yer. Ege Bölgesi bizim için en önemli alanlardan bir tanesi. Sağlık turizmde önemli bir yer kaplamış durumda İzmir. Yüzde 5’e kadar arttırmış bir rolü var. Sektör yerinde sayarken İzmir büyümüş durumda. İzmir’de farklı bir dinamik var. Dünya genelinde sağlık turizmi hizmet olarak evriliyor. Operasyon ve tedavi için değil de yaşam kalitesini arttıracak destinasyon talep ediliyor. İzmir tedavi ve yaşam kalitesi konusunda ileri bir noktada. Yüzde 63’ü İzmir’de bulunuyor Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının” ifadelerini kullandı. ‘BALÇOVA İLE SINIRLI DEĞİLİZ, DİKİLİ VE SEFERİHİSAR YÜKSELİYOR’ Öztan’ın ardından kürsüye İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener kürsüye çıktı. Özgener şunları söyledi: Sağlık turizmi, dünyada hızla büyüyen ve rekabetin giderek derinleştiği stratejik bir alan haline gelmiş durumda. Artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacı; hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendiriyor. Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Medical Tourism Market (2023-2032) araştırma raporuna göre, bugün 100 milyar dolar bir pazar hacmine sahip sektörün 2032 yılına kadar 300 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılın oniki ayına yayılan kapasitesiyle, ülke ekonomileri için kritik önem taşıyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz: Medikal Turizm, Termal Turizm, Sağlıklı Yaşam ve Üçüncü Yaş Turizmi. Medikal turizmde İzmir estetik operasyonlar, saç ekimi ve diş tedavileri gibi alanlarda Avrupa’dan hasta çekebilen bir şehir. Hem yüksek kalite sunuyoruz hem de ciddi bir maliyet avantajımız var. Termal turizmde sadece mevcut kapasitemizle değil, henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş büyük bir zenginlikle öne çıkıyoruz. Balçova’daki aktif tesislerimizin yanı sıra Dikili ve Seferihisar gibi bölgelerde, doğru yatırımlarla dünya ölçeğinde cazibe merkezi haline gelebilecek güçlü kaynaklarımız bulunuyor. ‘İZMİR, UZUN SÜRELİ SAĞLIK KONAKLAMASI İÇİN İDEAL ŞEHİR’ Yine, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizminde kentimizin iklimi, yaşam kalitesi ve güvenli şehir yapısı özellikle uzun süreli konaklama ve tedavi süreçleri için önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupa’da milyonlarca emeklinin, yılın önemli bir bölümünü farklı ülkelerde geçirmeyi tercih ettiği düşünüldüğünde; İzmir bu talebi karşılayabilecek en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Coğrafi konumumuz ve güçlü sağlık altyapımız sayesinde Almanya’dan veya Hollanda’dan gelen bir ziyaretçi, sabah uçağa binip aynı gün İzmir’de tedavi sürecine başlayabiliyor. Dolayısıyla bu erişilebilirlik, kentimizi hızlı ve pratik bir merkez haline getiriyor. İzmir’in sunduğu imkanlar yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı değil. Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız. Çünkü sağlık turizmi; ulaşım altyapısından konaklama kalitesine, dijital tanıtımdan uluslararası akreditasyona, insan kaynağından şehir deneyimine kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemi gerektiriyor. ‘İZMİR BU YARIŞTA GÜÇLÜ BİR KONUMDA’ Bu noktada İzmir’in en büyük avantajı, güçlü kurumları, nitelikli insan kaynağı ve iş birliği kültürü ile bu ekosistemi oluşturabilecek kapasiteye sahip olması. Önümüzdeki dönemde; uluslararası tanıtım faaliyetlerini daha hedef odaklı hale getirmeli, dijital platformlarda görünürlüğümüzü artırmalı, sağlık kuruluşlarımızın uluslararası akreditasyon süreçlerini desteklemeli, nitelikli ara insan kaynağı yetiştirmeye odaklanmalı ve en önemlisi, tüm paydaşları kapsayan koordineli bir yönetim modeli oluşturmalıyız. Çünkü artık rekabet sadece ülkeler arasında değil, şehirler arasında yaşanıyor. Ve bu rekabette öne çıkanlar; vizyonunu net ortaya koyan, birlikte hareket edebilen ve kendini doğru anlatabilen şehirler oluyor. İzmir olarak bizler; sahip olduğumuz doğal zenginlikler, güçlü sağlık altyapımız, yaşam kalitemiz ve stratejik konumumuzla bu yarışta güçlü bir konumdayız. ‘GÜÇLÜ HASTANELER YETMEZ, GÜÇLÜ SİSTEM GEREKİR’ İzmir Ticaret Odası olarak, gerek yerelde gerek uluslararası düzeyde bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Dünyada sağlık turizminde öne çıkan şehirler; yalnızca güçlü hastanelere sahip oldukları için değil, planlı sağlık yerleşkeleri kurabildikleri, kümelenme modellerini hayata geçirebildikleri ve turizm altyapısını sağlıkla entegre edebildikleri için başarıya ulaşıyor. Bugün dünyada rekabet eden şehirler; sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar. İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık mesele tekil yatırımlar değil; bütüncül vizyon ortaya koyabilmek. İşte tam da bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor. ‘İZMİR İÇİN KRİTİK BİR EŞİK: BİRLİKTE DÜŞÜNME ZAMANI’ Bugün gerçekleştirdiğimiz bu toplantı tam da bu ortak aklı oluşturmak için bizleri bir araya getirdi. Programımız kapsamında, medikal turizmden termal turizme, dijitalleşmeden mevzuat düzenlemelerine kadar birçok başlıkta görüşlerin paylaşılacağı bir çalıştay gerçekleştireceğiz. Bu çalıştaydan çıkacak fikirleri yalnızca bir toplantı çıktısı olarak kalmasını, elbette istemiyoruz. Amacımız; bu görüşleri bir araya getirerek İzmir Sağlık Turizmi Manifestosu oluşturmak ve kentimiz için güçlü bir yol haritası ortaya koymak. İnanıyorum ki bugün burada ortaya çıkacak fikirler, hem İzmir’in hem de Ege Bölgesi’nin sağlık turizmi yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olacak.

Ankara, AJet Madrid Ve Barselona Seferleriyle Uçuş Ağını Genişletiyor Haber

Ankara, AJet Madrid Ve Barselona Seferleriyle Uçuş Ağını Genişletiyor

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Yüzde yüz iştirakimiz ve Türkiye'nin en genç havayolu olan AJet'in bugün başlayan Madrid ve yarın başlayacak Barselona seferleriyle Ankara'nın hem uçuş ağını genişletiyor hem de potansiyelini artırıyoruz. Ankara'dan Barselona'ya haftada 4, Madrid'e ise 3 sefer düzenleyerek İspanya ile kültürel etkileşimin ve ticaretin gelişmesine katkı sunacağız" dedi. Türk havayolu şirketi AJet, Ankara'dan Madrid ve Barcelona'ya sefer başlatıldığını duyurdu. Madrid seferlerinin bugün başladığını, Barcelona seferlerinin ise yarından itibaren başlayacağını açıklayan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, sosyal medya hesabından konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. İspanya'ya ilk uçuşların Türk Hava Yolları önderliğinde 1984 yılında başladığını belirten Bolat, o tarihten bu yana İspanya'nın Türkiye adına önemli bir pazar konumunda olduğunu söyledi. Bu uçuşların hem iki ülkenin Akdeniz kültürünü paylaşması hem de güçlü tarihi bağlarla ülkeler arasındaki ilişkileri daha da kuvvetlendirdiğine dikkat çeken Bolat, geçen yıl Türkiye'den İspanya'ya giden 600 binden fazla Türk vatandaşının ve İspanya'dan Türkiye'ye gelen 400 bine yakın turist olduğunu ve bu durumun iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve potansiyelini de ortaya koyduğunu ifade etti. "Hedefimiz önümüzdeki dönemde İspanya'dan ülkemize gelen turist sayısını çok daha yukarılara taşımak" Bu bilinçle geçen ay 6 noktaya uçuş gerçekleştirilen İspanya'nın Sevilla şehrinde "Connect to Türkiye" etkinliğini düzenlediklerine değinen Bolat, "Şimdi de hem bu potansiyeli artırma hem de Ankara'yı doğrudan uçuşlarla dünyaya bağlayarak uluslararası arenada bir merkez haline getirme hedeflerimiz doğrultusunda yeni bir adım attık. Yüzde yüz iştirakimiz ve Türkiye'nin en genç havayolu olan AJet'in bugün başlayan Madrid ve yarın başlayacak Barselona seferleriyle Ankara'nın hem uçuş ağını genişletiyor hem de potansiyelini artırıyoruz. Ankara'dan Barselona'ya haftada 4, Madrid'e ise 3 sefer düzenleyerek İspanya ile kültürel etkileşimin ve ticaretin gelişmesine katkı sunacağız. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde İspanya'dan ülkemize gelen turist sayısını çok daha yukarılara taşımak" diye konuştu. "Hedefimiz, Ankara ve çevresine 5 milyon turist getirmek" Bu yeni adımlar vesilesiyle iş birliği içinde olunan kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla Ankara'da TOBB'nin ev sahipliğinde bir araya geldiklerini belirten Bolat, Türkiye'nin seyahat hizmetleri ihracatının 2024 yılı itibarıyla 56,3 milyar dolara ulaşmış durumda olduğunu ve hizmet ihracatının yüzde 48'ini oluşturduğunu vurguladı. Bu gelire Ankara'nın katkısının 2,8 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Bolat, "Biz Ankara'nın potansiyelinin bundan çok daha fazla olduğuna inanıyor ve bu potansiyeli ortaya çıkarmak için iş ortaklarımızla projeler üretmeye devam ediyoruz. Hedefimiz, Ankara ve çevresine 5 milyon turist getirmek" ifadelerini kullandı. AJet olarak ilerleyen günlerde Ankara-Erbil ve Ankara-Bağdat hatlarının da hayata geçirileceğini duyuran Bolat, bu açılışlarla birlikte Ankara'daki bağlantı sayısının 26 ülke ve 35 noktaya çıkarılacağını açıkladı. "AJet, 2033'te 200'den fazla uçağa sahip olacak" 2033 yılından itibaren AJet'in 200'den fazla uçağa sahip olacağını belirten Bolat, AJet misafirlerine daha kaliteli ve konforlu hizmet sunmak adına tamamen yerli ve milli kaynaklarla üretilen miligram koltuklarını da kullanmaya başladıklarını duyurdu. Bu koltukların konfor ve tasarım anlamında yolculardan büyük beğeni topladığını ve operasyonel kabiliyetler ile yakıt tasarrufu açısından da miligram koltuklarının önemli bir avantaj sağladığının altını çizen Bolat, "Son olarak yeni hatlarımızın ve Ankara için atılan tüm bu adımların hayırlı olmasını diliyor, AJet markamızın büyümesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Seyit Ardıç: Ankara’dan Uluslararası Direkt Uçuşlar Artmalı Haber

Seyit Ardıç: Ankara’dan Uluslararası Direkt Uçuşlar Artmalı

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Seyit Ardıç, "Ankara'dan uluslararası direkt uçuş sayısı artmalı" dedi. ASO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Seyit Ardıç, başkent Ankara'nın hava ulaşım ağını güçlendirmek amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) düzenlenen toplantıya katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda AJet Genel Müdürü Kerem Sarp ve ekibiyle bir araya gelen Ardıç, Ankara'dan uluslararası direkt uçuşların artırılmasının ve yeni destinasyonlar eklenmesinin Ankara ve Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkıları anlattı. Ardıç, Ankara'nın İstanbul, Londra ve Paris'in ardından Avrupa'nın 4'üncü büyük şehri olduğuna dikkat çekti. Ankara'nın en az uluslararası direkt uçuş gerçekleştirilen başkentlerden olmasının şehrin ekonomik potansiyelini tam olarak kullanabilmesinin önünde engel olduğunu belirten Ardıç, şunları söyledi: "Başkentimiz Ankara, sanayisi, teknolojik altyapısı, akademik potansiyeli ve savunma sanayii başta olmak üzere birçok sektörde güçlü üretim altyapısı ile ülkemizin kalkınmasında çok önemli bir rol üstlenmektedir. Bu güçlü yapının uluslararası düzeyde daha etkin temsil edilebilmesi ve iş dünyamızın küresel ölçekte rekabet gücünün artırılabilmesi için ulaşım altyapımızın da aynı ölçüde gelişmiş olması büyük önem taşıyor. Harvard Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, iki şehir arasında doğrudan uçuş bulunmasının,bu şehirlerdeki firmalar arasında inovasyon ve iş birliği düzeyini etkilediğini ve artırdığını ortaya koymaktadır. Ankara, ülkemizin en çok ihracat yapan 4. kentidir. Ankara'nın ihracatında ilk 10 ülke arasında yer alan ABD, Çin, Bulgaristan, İtalya, Çekya, Pakistan'a direkt uçuş bulunmamaktadır. Ankara'dan uluslararası direkt uçuşların artırılması, yalnızca sanayicimiz için değil, Türkiye'nin küresel ölçekteki görünürlüğü ve etkinliği açısından da kritik bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede Ankara'nın bir tamamlayıcı uçuş hub'ı olarak değerlendirilmesi ve direkt uçuş sayısının artırılması yönündeki taleplerimizi bir kez daha yineliyor, bu konuda tüm paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesini temenni ediyorum." ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Savunma sanayii başta olmak üzere birçok sektörde güçlü üretim altyapısına, Ar-Ge ve inovasyon kapasitesine, köklü üniversitelere sahip olan, Anadolu'nun tam kalbinde yer alan ve diplomasinin merkezi konumundaki Ankara'nın hava ulaşımına yapılacak her yatırım sadece başkentimizin değil, ülkemizin ekonomik ve diplomatik gücünü artıracaktır" ifadelerini kullandı.

Antalya’da Sağlık Turizmi Stratejileri Masaya Yatırıldı Haber

Antalya’da Sağlık Turizmi Stratejileri Masaya Yatırıldı

Antalya, sağlık turizminin stratejik geleceğini konuşmak üzere önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğinde düzenlenen "Sağlık Turizmi Akdeniz Bölge Toplantısı", sektör temsilcileri ile kamu yöneticilerini bir araya getirdi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman'ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Antalya Valisi Hulusi Şahin, CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken, TOBB Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve çok sayıda kamu ve özel sektör temsilcisi katılım sağladı. "Turist artık hekim için geliyor" Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya'nın turizmdeki başarısının sadece "deniz, kum, güneş" üçlüsüyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Kitle turizmi sadece konaklama değil; moral, eğlence ve sağlık ihtiyacıdır. İnsanlar artık tatil yapmakla kalmıyor; tedavi ve uzman hekim hizmeti için de Antalya'yı tercih ediyor" dedi. Antalya'nın sağlık altyapısına ve hekim kalitesine dikkat çeken Hacısüleyman, "Temiz, konforlu, güler yüzlü ve dünya standartlarında hizmet veren bir sağlık sistemimiz var. Bu başarının mimarı sizlersiniz" ifadelerini kullandı. "Artık her adımımız mükemmel olmalı" Türkiye'nin sağlık turizminde lider ülkeler arasında yer aldığını belirten Hacısüleyman, "Pandemi döneminde birçok gelişmiş ülke zorluk yaşarken, Türkiye güçlü sağlık sistemiyle ayakta kaldı. Bu başarı, sağlık alanındaki birikimimizin ve insan kaynağımızın eseridir" dedi. Wellness gibi kavramlarla birlikte sağlık turizminin her yıl büyüdüğünü, dünya turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 5'inin bu alandan geldiğini kaydeden Hacısüleyman, bu oranın önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 20'ye çıkabileceğini ifade ederek, "Artık attığımız her adım mükemmel olmalı. Türkiye, turizmde örnek gösterilen bir ülke. Sağlık turizminde de aynı kaliteyi sürdüreceğiz" diye konuştu. Alpaslan: "Türkiye, turizmde dünyanın zirvesinde" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye'nin turizmde son 50 yılda büyük ilerleme kaydettiğini belirterek, "Dünya Turizm Örgütü verilerine göre Türkiye, dünyada en çok turist ağırlayan 4. ülke konumunda. Bu bir tesadüf değil, stratejik bir başarıdır" dedi. Turizm gelirlerinin son yıllarda arttığını ve Türkiye'nin artık nitelikli turizm yapar hale geldiğini belirten Alpaslan, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın bu başarıda büyük rol oynadığını vurguladı. Pandemi sürecinde Türkiye'nin en az daralan, sonrasında ise en hızlı toparlanan ülke olduğunu belirtti. "Hedef 100 milyar dolar turizm geliri" Turizmde ürün çeşitliliğini artırmanın önemine değinen Alpaslan, sağlık turizminin bu hedefte kilit rol oynayacağını belirtti. "Bugün 60 milyar doları aşan bir turizm değerimiz var. Hedefimiz 100 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için sağlık turizmi gibi yüksek katma değerli alanlara yönelmeliyiz" ifadelerini kullandı. Antalya'nın bu alanda öncü rol üstlendiğini belirten Alpaslan, "Sağlık, refah seviyesi yüksek ülkelerde büyük önem taşıyor. Türkiye, nitelikli sağlık hizmetleri ve turizm imkanlarıyla bu pazarda ciddi bir pay alabilir" dedi. Vali Şahin: "Sağlıkta da turizmde de sıçrama yaptık" Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türkiye'nin son 20 yılda hem sağlık hem de turizm alanında önemli gelişmeler kaydettiğini belirterek, "Fiziksel altyapı ve personel niteliği bakımından sağlıkta dünya standardındayız. Antalya ise bu gelişimin gözle görülür örneklerinden biri" ifadelerini kullandı. TOBB: "Antalya bölgenin kalbi" TOBB Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, sağlık turizminin 300 milyar doları aşan bir küresel pazara dönüştüğünü vurguladı. Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin yüksek olduğunu ifade eden Öztan, "860'ın üzerinde sağlık kuruluşundan 114'ü Akdeniz Bölgesi'nde yer alıyor. Antalya ise modern altyapısı, uzman kadrosu, iklimi ve turizm imkanlarıyla bu bölgenin kalbi konumundadır" dedi. Sektör stratejisi ve geleceği panelde ele alındı Toplantının devamında düzenlenSK-CE-BÇen "Sağlık ve Turizm Alanında Kamu Stratejileri ve Yol Haritaları" başlıklı panelin moderatörlüğünü ATSO Başkanı Hacısüleyman üstlenirken, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ve USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver konuşmacı olarak katıldı. Panelde Türkiye'nin sağlık turizmi politikaları, kamu stratejileri, Antalya'nın potansiyeli ve geleceğe yönelik hedefler kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Palandöken Ekonomi Forumu değerlendirildi Haber

Palandöken Ekonomi Forumu değerlendirildi

Erzurum’da EİT 2025 kapsamında düzenlenen Palandöken Ekonomi Forumu’nun ardından, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi başkanlığında forumun sürdürülebilirliğine yönelik önemli bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, forumun uzun vadede nasıl devam ettirileceği ve Erzurum’a daha fazla yatırımcı çekilmesi için izlenecek yol haritası ele alındı. Değerlendirme toplantısının ardından, foruma katkı sağlayan kurum ve kuruluşlar için özel bir teşekkür yemeği düzenlendi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın ise, değerli protokol üyelerine ve forumun başarısında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerini sundu. Özakalın, "Erzurum’u bir yatırım merkezi haline getirmek için ETSO olarak her platformda şehrimizi tanıtmaya ve yatırım ortamını geliştirmeye devam edeceğiz," dedi. Teşekkür yemeğine katılan protokol üyeleri arasında, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, EİT 2025 Koordinatörü Muharrem Çığlık Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Erzurum İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Palandöken Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Erzurum Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Daştan, ETSO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın yer aldı.

Turizmde Kadın Eli Çalıştayı Muğla'da Gerçekleştirildi Haber

Turizmde Kadın Eli Çalıştayı Muğla'da Gerçekleştirildi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) tarafından başlatılan "Tarımda Kadın Eli" "Turizmde Kadın Eli" ve "Sanayide Kadın Eli" projeleri kapsamında, Muğla Kadın Girişimciler Kurulu tarafından turizm sektörü profesyonelleri, yöneticileri ve çalışanlarına yönelik eğitim ve çalıştay programı gerçekleştirildi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen program 27-28 Şubat tarihlerinde 2 gün olarak planlandı. Çalıştayın açılış programına MUTSO Meclis Başkanı H. Koray Özcan, Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, TOBB Muğla KGK Başkanı Mehtap Şeniz Çahan, MUTSO Meclis Başkan Yardımcısı Deniz Dakikoğlu, MUTSO Yönetim Kurulu Üyesi Selma Ünal, Muğla İl Kültür ve Turizm Vekili Filiz Karacaağaç ile Muğla KGK İl İcra Komitesi üyeleri katılım gösterdi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Muğla KGK İl İcra Komitesi Başkanı ve TOBB KGK Ege Bölge Başkanı Mehtap Şeniz Çahan, "Kadın Girişimciler Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından 2007 yılında; kadın girişimci potansiyelinin geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek, girişimcilik kültürünün gelişmesine öncülük etmek amacıyla kurulmuştur. Kurulumuz 7 bin üyesi ile ülkemizin en geniş girişimci kadın ağıdır. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası koordinatörlüğünde 5’inci dönemini yaşayan Muğla Kadın Girişimciler Kurulu, bu amacı sürdürmek için ilimizde faaliyetlerine devam etmektedir. Hem ilimizin hem bölgemizin ismini ulusal boyutta tanıtmak ve kalıcı, kadına dokunan, girişimciliğin önemini ortaya koyan çalışmaları ortaya çıkarmak adına ekibimle birlikte özveriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu tarafından planlanan "Tarımda Kadın Eli", "Sanayide Kadın Eli", "Turizmde Kadın Eli" projelerine Muğla’da hayat vermek adına ekibimizle birlikte kolları sıvadık. Hayatın toprakla başladığının bilinci ve tarım kenti Muğla çerçevesinde elimizi önce "Tarımda Kadın Eli" projesine uzattık. Sonrasında Muğla’mızın en değerli hazinelerinden turizme dokunmak istedik. Ancak bu konunun temeline, turizm sektöründe aktif rol alan siz değerli sektör temsilcileri ile inebilirdik. Bizlere ve projelerimize inanan Muğla Odalarımıza ve Borsamıza, Oda çalışanlarımıza, Üniversitemize, Prof. Dr. Işıl Arıkan Saltık’a, Turizmde Kadın Eli Proje Komisyonumuza, KGK İl İcra Komitesine ve 2 gün boyunca bizlere kıymetli katkılar sunacak değerli hoca ve konuklarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 2 gün sürecek programımız sonrasında, rotamızı da somutlaştırmış olacağız" dedi. Başkan Çahan’ın ardından kürsüye davet edilen MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, "Muğla, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve benzersiz kültürel mirasıyla ülkemizin en önemli turizm destinasyonlarından biri. Ancak, turizmin sürdürülebilirliği ve gelişimi için en büyük gücümüz insan kaynağımızdır. Bu noktada, kadınların sektördeki yeri ve etkisi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Kadınlar, sadece çalışma hayatının değil, toplumsal gelişimin ve kalkınmanın da temel taşlarındandır. Tarihten günümüze kadınlar, üretkenlikleri, azimleri ve liderlikleriyle hem ekonomiye hem de sosyal hayata büyük katkılar sağlamıştır. Özellikle turizm gibi hizmet ve insan odaklı sektörlerde, kadınların yaratıcılığı, duyarlılığı ve organizasyon yeteneği, sektörün kalitesini ve rekabet gücünü artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Bugün burada, kadınların turizm sektöründeki rolünü güçlendirmek, onların bilgi ve becerilerini artırmak, sektör içinde daha aktif ve etkin olmalarını sağlamak adına bir araya geldik. Kadın emeğinin ve liderliğinin turizmde nasıl fark yarattığını hep birlikte gözlemliyor ve destekliyoruz. Biliyoruz ki, kadınlar ekonomik ve sosyal hayata ne kadar güçlü katılırsa, toplumlar o kadar hızlı gelişir ve büyür. Bu sebeple, kadınlarımızın yalnızca çalışan olarak değil, aynı zamanda yönetici, girişimci ve sektörün öncüleri olarak da varlık göstermesi hepimiz için bir kazançtır. Bu program kapsamında, alanında uzman isimlerden değerli bilgiler edinecek, sektörümüzün geleceğine dair önemli paylaşımlarda bulunacağız. Eğitim ve atölye çalışmalarıyla, kadınların turizmde daha etkin rol almasını teşvik etmeyi, işletmelerimizin yönetim süreçlerine kadın bakış açısını daha fazla entegre etmeyi hedefliyoruz. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası olarak, kadın girişimcilerimizin ve sektör profesyonellerimizin her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Turizmde kadının gücü arttıkça, sektörümüz daha yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşacaktır. Bu değerli organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’na, eğitmenlerimize ve tüm paydaş ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Son olarak kürsüye davet edilen Muğla İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Filiz Karacaağaç, "Hepimiz kadının toplumun en etkili, yönlendirici, birleştirici ve koruyucu bir unsuru olduğunun bilincindeyiz. Kadınlarımızın sosyal, ekonomik ve diğer tüm alanlarda ilerleme kaydetmesinin, sürdürülebilir, sağlıklı, adil ve kalkınmış bir toplumun temeli olduğunu biliyoruz. Kadınlara fırsat verilirse, kadınların güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık ve diğer alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan faydalanabiliyor olması, bu yüzden büyük önem arz ediyor. Her dalda çok sayıda kadın çalışanı olan turizm sektörü 21’inci yüzyılda sosyal medya ve iletişim araçlarının gelişmesiyle büyük bir atılım sağlamıştır. Muğla ilimiz zengin bir turizm alt yapısına sahiptir. Bugün turizm işletme belgeli toplam 250 bini aşkın yatak sayısına sahiptir. Buna bu yıl turizm amaçlı konutlar da eklenmiştir. Bu da 7 bine yakın konut ve 40 bine yakın yatak sayısı anlamına geliyor. Ayrıca bin 77 turizm seyahat acentemiz, 20 marinamız, 2 bin 505 ticari yatımız ve 703 günübirlik gezi teknemizle sektörde hizmet vermektedir. Bu zengin turizm altyapısıyla ilimiz 3 milyon 700 bin civarında yabancı turist, onun 2 katı kadar da yerli turiste hizmet vermiştir. İstanbul ve Antalya’dan sonra turizm yoğunluğu 3’üncü sırada olan ilimizde turizm sektöründe çok sayıda kadın çalışanımız vardır. Bu sayıyı arttırmak ve kadınların daha etkin seviyelerde görev almaları için çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca turizm sektörünü doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen 50’den fazla sektörde görev yapan diğer kadın çalışanlarımız da turizm sektörüne katkıda bulunmaktadır. Kadına verilen olanak aileye, aileye verilen olanak ülkeye katkı sağlar. Çalıştayda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" sözlerini kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından programın ilk günü, "Turizmde Kadın İstihdamı", "Turizmde Kariyer Yönetimi", "Turizm Sektöründe Kadınların Temsili ve Etkisi", "Turizm İletişiminde Kadın Eli: Dezenformasyondan Arınma ve Etkili İletişim Teknikleri", "Kadın Liderliğinde Protokol Kuralları: İş Yerinde ve Etkinliklerinde Kadın Zarafeti" konularında alanlarında uzman sektör temsilcileri ve akademisyenlerin yürüttüğü eğitim atölyeleri ve panel oturumları ile gerçekleştirildi. Programın ikinci günü ise "Sürdürülebilir Turizmde Kadının Rolü ve İyi Uygulama Örnekleri", "İş Etiği, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Turizmde Kadın Hakları", "Turizmde Dijitalleşme ve Yapay Zeka", "Kadın Liderler İçin Stratejik Planlama ve Finansal Yönetim", "Birlikte Yürümek ve Gelişmek İçin: Kuşaklar Arası İletişim, Liderlik ve Çatışma Yönetimi", "Sürdürülebilir Turizmde Kadın: Sektörel Perspektifler ve Başarı Hikayeleri" konulu panel ve eğitimler ile devam etti.

Şirket Kuruluşları Yüzde 12,8 Geriledi Haber

Şirket Kuruluşları Yüzde 12,8 Geriledi

İSTANBUL (İHA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2025 yılı Ocak ayı Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni yayımladı. Verilere göre, kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 12,8, kooperatif sayısı yüzde 11,2 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,5 oranında düştü. Öte yandan, kapanan şirket sayısında yüzde 74,1, kapanan kooperatiflerde yüzde 79 ve kapanan gerçek kişi ticari işletmelerde yüzde 19,9’luk azalma görüldü. GEÇEN YILA GÖRE ARTIŞ VAR Geçen yılın aynı ayına kıyasla, Ocak 2025’te kurulan şirket sayısı yüzde 2,1 artarken, gerçek kişi ticari işletmeler yüzde 8 arttı, kooperatifler ise yüzde 29,2 azaldı. Kapanan şirket sayısı yüzde 16,2, kapanan gerçek kişi ticari işletmeler yüzde 6,7, kapanan kooperatifler yüzde 6,5 arttı. Tüm illerde şirket kuruluşunun görüldüğü bu dönemde 11 bin 202 şirket ve kooperatif kurulurken, bunların yüzde 88,2’si limited, yüzde 10,3’ü anonim şirket, yüzde 1,5’i kooperatif oldu. Kuruluşların yüzde 35,9’u İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da, yüzde 6,3’ü ise İzmir’de gerçekleşti. SERMAYE TOPLAMI YÜZDE 24,7 AZALDI Kurulan limited şirketler toplam sermayenin yüzde 81,1’ini, anonim şirketler ise yüzde 18,9’unu oluşturdu. Ocak ayında şirketlerin toplam sermayesi, Aralık 2024’e göre yüzde 24,7 azaldı. EN ÇOK ŞİRKET TİCARET SEKTÖRÜNDE KURULDU Yeni kurulan şirketlerin 3 bin 583’ü ticaret, bin 568’i imalat, bin 332’si inşaat sektöründe yer aldı. Kapanan şirketlerin en yoğun olduğu sektörler ise toptan ve perakende ticaret (720 şirket), imalat (267 şirket) ve bilimsel faaliyetler (148 şirket) oldu. 167 YENİ KOOPERATİF KURULDU Ocak 2025’te kurulan 167 kooperatifin 104’ü konut yapı kooperatifi, 31’i işletme kooperatifi, 13’ü ise turizm geliştirme kooperatifi olarak faaliyete geçti. 537 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU Ocak 2025’te 537 yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. Bunların 333’ü Türkiye, 26’sı İran, 22’si Almanya ortaklı olarak faaliyet gösterdi. En çok şirket uzmanlaşmamış toptan ticaret, bilgisayar programlama ve danışmanlık sektörlerinde kuruldu. Yabancı sermayeli şirketlerin toplam sermayesinin yüzde 77,5’ini yabancı ortak payı oluşturdu.

MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat İçin Birlikte Çalışmalıyız" Haber

MATSO Başkanı Güngör: "Manavgat İçin Birlikte Çalışmalıyız"

ANTALYA (İHA) - MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda gazetecilerle bir araya geldi. Güngör, gazetecilere mesleklerindeki başarılar için tebriklerini sunarken, Manavgat’ın kalkınması için dayanışma içinde olunması gerektiğini belirtti. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası'nda (MATSO) gerçekleşen toplantıda, Başkan Yardımcısı Ali Özen’in de katılımıyla kentin ekonomik, kültürel ve sosyal meseleleri konuşuldu. Güngör, konuşmasında gazetecilerin toplumun aydınlanmasında üstlendikleri önemli role dikkat çekti. MANAVGAT EKONOMİSİNİ ÇEŞİTLENDİRME HEDEFİ Başkan Güngör, Manavgat ekonomisinin çeşitlenmesi için tarım, ihracat ve girişimcilik gibi farklı alanlarda projeler yürüttüklerini söyledi. "Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) faaliyete geçmesi, Manavgat’a bir üniversite kazandırılması ve kentin ihracat potansiyelinin artırılması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra turizmin çeşitlendirilmesi ve yılın 12 ayına yayılması, yerel üretimin desteklenmesi ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi gibi konulara da odaklanıyoruz. Tüm bu çalışmalarla Manavgat’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı hedefliyoruz" diye ekledi. "ÜYELERİN GÖRÜŞLERİNİ YETKİLİLERE İLETİYORUZ" Başkan Güngör, üyelerin sorun ve önerilerini dinleyerek bunları rapor haline getirdiklerini ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere ilgili makamlara sunduklarını belirtti. Süreçteki destekleri için TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na teşekkürlerini iletti. TOBB destekleriyle yaptırılan bir anaokuluna rahmetli başkan Ahmet Boztaş'ın isminin verildiğini açıkladı. Manavgat’ın yaşadığı yangın ve sel felaketi gibi zorlukları hatırlatan Güngör, bu süreçteki dayanışma örneklerinin ilçeye katkı sağladığını ifade etti. OSB VE COĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARI KRİTİK Manavgat OSB’nin son aşamada olduğunu belirten Güngör, bu projenin bölgenin ekonomik potansiyelini artıracağını dile getirdi. Ayrıca Altın Susam için alınan coğrafi işaretin ardından Manavgat Çivirdik gibi diğer yerel ürünler için de çalışmaların sürdüğünü ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.