Hava Durumu

#Ticaret

TOURISMJOURNAL - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ASO Başkanı Ardıç: “İhracatın %42’si AB’ye, %57’si Avrupa’ya” Haber

ASO Başkanı Ardıç: “İhracatın %42’si AB’ye, %57’si Avrupa’ya”

ASO Şubat Ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticarette değişen dengelere, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye’ye etkilerine, sanayide yaşanan daralmaya ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden sanayici Akın Gökyay’ı anarak başlayan Ardıç, Ankara sanayisine ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Gökyay ailesine başsağlığı diledi. "Ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" Son dönemde küresel ticaretin yeniden yapılandığını, ABD-Çin hattında doğrudan ticaret zayıflarken, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya, Avrupa Birliği ve diğer ara merkezler üzerinden yeniden kurgulandığını dile getiren Ardıç, "Ticaret ve tedarik zincirleri yön değiştiriyor, yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile başka ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Ticaret yeni güzergahlardan ilerliyor. Mal aynı limana gidiyor ama pasaportu, aktarması ve kontrol noktaları değişiyor. Kısacası ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" diye konuştu. 232 milyar doları aşan ticari hacim Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticaret hacminin 232 milyar doları aştığını hatırlatan Ardıç, Gümrük Birliği kaynaklı asimetrik etkilere dikkat çekerek, üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye’ye etkilerini dengeleyecek mekanizmaların hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı. Ekonomik göstergelere ilişkin de Ardıç, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik ortamının firmaları yatırımdan uzaklaştırdığını belirtti. Şirketlerin nakit dengelerini korumaya odaklandığını ifade eden Ardıç, sanayinin ‘bilanço resesyonu’ riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. "Sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak 6 milyon 531 bine geriledi" Sanayi ve tarımda üretimi baskılayan mevcut programın riski büyüttüğünü söyleyen Ardıç, üretim ve ihracat zayıflarsa enflasyonun arz yönlü yeni bir şokla artabileceğine dikkati çekerek, "2025 başından bu yana sanayi üretimi yataya yakın seyretti, yıllık ortalama artış yüzde 2,2'de kaldı. Aralıkta 49,1 olan PMI, ocakta 48'e geriledi ve 22 aydır eşik değer olan 50’nin altında. Faaliyet koşullarındaki bozulma son 3 ayın en belirgin seviyesinde. TÜİK'in 2025 yılı 4’üncü çeyrek verilerine göre sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak, 6 milyon 531 bine geriledi. İstihdamın yüzde 59,3'ü hizmetlerde, yüzde 20'si sanayide, yüzde 13,8'i tarımda. Bu dağılım, istihdamın hizmetlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Oysa sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde oluşturulabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece ‘toplam sayı’ üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız" dedi. "Ocak 2026'da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı" ASO Başkanı Ardıç, konuşmasına şöyle devam etti: "Dış ticaret verileri de üretimdeki zorlukları yansıtıyor. Ocak 2026'da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı. İhracat birim değer endeksi eylülden bu yana yükseliyor; aralık ayında artış yüzde 13. Ancak bu durum bizi yanıltmasın. Bu artış, rekabet gücünden değil, euro/dolar paritesindeki yükselişten kaynaklanıyor. İhracatımızın 2025'te 273,4 milyara ulaşmasında parite etkisini göz ardı etmemeliyiz. İthalat tarafında ise aralık ayında birim değer endeksi yüzde 4,2, miktar endeksi yüzde 6,3 arttı. Yani daha pahalıya daha fazla alıyoruz. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamak." Yeşil dönüşüm konusuna değinen Ardıç, ihracatın yüzde 42'sinin AB'ye, yüzde 57'sinin Avrupa kıtasına yapıldığının altını çizerek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını vurguladı. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor Karbon artık bir çevre kavramı değil, doğrudan bir maliyet kalemi" diyen Ardıç, "Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatlamasında ton başına 80 euro seviyeleri referans alınıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026'da başladı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde AB pazarına girişte yeni bir gerçeklik oluşuyor. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor" diye konuştu. Temel sorun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı TÜİK'e göre 2025'te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının yüzde 69,4 olduğunu, kendi alanında çalışma oranının ise sadece yüzde 56,1 olduğunu ifade eden Ardıç, her iki mezundan birinin okuduğu alanda çalışmadığını söyledi. Aynı zamanda Ardıç, Eurostat verilerine göre Türkiye’nin üniversite mezunu işsizliğinde yüzde 10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalamasının ise yüzde 4,9 olduğunu açıkladı. Türkiye’de üniversite mezunu işsizliğinin genel işsizliğin üzerinde olduğunu açıklayan Ardıç, temel sorunun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı olduğunu vurguladı. Ardıç, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın kontenjanların azaltılacağı yönündeki açıklamalarını olumlu bulduklarını belirterek, bu sürecin müfredat reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

ATO Başkanı Baran’dan Yeşil Pasaport Çağrısı Haber

ATO Başkanı Baran’dan Yeşil Pasaport Çağrısı

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" dedi. Ankara Ticaret Odası 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal'in başkanlığında Meclis Üyeleri'nin katılımıyla, ATO Meclis Salonu'nda yapıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada, ekonomi gündemine ilişkin konuları değerlendiren ve faaliyetleri hakkında bilgi veren Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, tüm dünyanın 2026 yılına yeni normal olan ‘belirsizlik' ile başladığını söyledi. Baran, Türkiye'nin Avrupa Birliği pazarına erişimde, iş dünyasının yaşadığı vize sorunlarını aşmak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik etmek amacıyla yeşil pasaport önerisinde bulundu. Küresel düzeyde, Savaş ihtimali dâhil her konunun olabilirliğinin gündeme geldiğini anlatan Baran, "Davos'ta yayımlanan ‘2026 Küresel Riskler Raporu'nda da vurgulandığı üzere; jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerindeki bloklaşma, yapay zekâ odaklı teknolojik dönüşüm, dünyayı etkisi altına almış durumda. Bu ortamda ticaretin kuralları da yeniden yazılıyor. İklim krizini unutmadan yeşil dönüşüme uyum sağlamak ve dijitalleşmeyi iş süreçlerimizin merkezine koymak zorundayız" diye konuştu. "Vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" Türkiye'nin ihracat verilerini değerlendiren ve mevcut konjonktürde ihracatı artırmanın büyük bir başarı olduğunu kaydeden Baran, Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 40'tan fazlasını gerçekleştirdiği Avrupa Birliği ile iş dünyasının yaşadığı vize sorununu hatırlattı. Baran, "Ticaretimizi sürdürebilmemiz için karşılıklı görüşmeleri başlatabilmemiz, fuarlara katılabilmemiz gerekiyor. Ancak vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" dedi. "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" Mevcut ekonomik konjonktürde kayıtlı ekonominin güçlendirilmesinin, vergiye gönüllü uyumun artırılmasının ve dürüst mükellefin daha görünür ve değerli hale getirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna işaret eden Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, ticaret hayatına başladığı tarihten itibaren en az 15 yıl boyunca vergisini, sosyal güvenlik ödemelerini aksatmadan ödeyen, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini düzenli ve şeffaf biçimde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport imkânı tanınması son derece yerinde, yapıcı ve özendirici bir adım olacaktır" diye konuştu. "Devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur" Bu yaklaşımın, vergiye uyumu yalnızca denetim ve yaptırımlarla değil; teşvik, ödül ve itibar mekanizmalarıyla destekleyen bir anlayışı ortaya koyacağını vurgulayan Baran, "Bu şekilde devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur. Hem kayıt dışılıkla mücadelede hem de vergi ahlakının güçlendirilmesinde çok daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir" dedi. Vergisini ve primini zamanında ödeyen mükellefle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baran, "Vergisini ve primini zamanında ödeyenle ödemeyen aynı tutulmamalı. Yani suyu getirenle testiyi kıran aynı muameleyi görmemeli" diye konuştu. Baran, iş dünyasının uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak bu tür düzenlemelerin, ihracata ve yatırıma doğrudan katkı sağlayacağına dikkat çekerek, "İş adamlarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak her adım, ihracata, yatırıma ve ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlar" değerlendirmesinde bulundu.

Vali Şahin: COP31, Antalya’ya büyük katkı sağlayacak Haber

Vali Şahin: COP31, Antalya’ya büyük katkı sağlayacak

Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen 2026 yılı 1. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, Antalya genelindeki yatırımların durumları, tamamlanan projeler ve devam eden çalışmalar detaylı bir şekilde ele alındı. Antalya'da 2025 yılı sonu itibariyle 657 proje üzerinde çalışıldığını açıklayan Vali Şahin, "Bu projelerin 397’si genel ve özel bütçeli kuruluşlarca, 260’ı ise belediyelerin imkanlarıyla gerçekleştirildi. Bedeli 176 milyar 336 milyon TL olan bu projelerin 2025 yılı ödenekleri ise 39 milyar 776 milyon TL’dir. 2025 yılı sonu itibariyle, 34 milyar 485 milyon TL harcama yapılarak yüzde 87 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" dedi. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 397 proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşlarca üzerinde çalışılan 397 projenin bedelinin 147 milyar 872 milyon TL olduğunu ifade eden Vali Şahin, "2025 yılı ödenekleri toplamı ise 23 milyar 594 milyon TL tutarında olup, bu projelere 2025 yılı sonu itibariyle 21 milyar 127 milyon TL harcama yapılmış ve yüzde 90 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" ifadelerine yer verdi. Belediyeler tarafından yürütülen 260 proje bedelinin 28 milyar 464 milyon TL olduğunu belirten Vali Şahin, "Bu projelerin 2025 yılı ödenekleri toplamı ise 16 milyar 182 milyon TL olup, yıl sonu itibariyle 13 milyar 358 milyon TL harcama yapılmış ve yüzde 83 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" şeklinde konuştu. Yatırımcı kuruluşlar ile belediyelerin gerçekleştirdiği yatırımlarda nakdi gerçekleşmenin, 13 milyar 520 milyon TL harcama tutarı ile en çok ulaştırma-haberleşme sektöründe olduğunu belirten Vali Şahin, ikinci sırada 12 milyar 544 milyon TL harcama tutarı ile diğer kamu hizmetleri, üçüncü sırada ise 3 milyar 128 milyon TL harcama tutarı ile sağlık sektörünün olduğunu ifade etti. "316 proje tamamlandı, 223 proje devam ediyor" 657 projeden 316’sının tamamlanarak hizmete alındığını, 62 projenin ise ihale aşamasında olduğunu belirten Vali Şahin, 47 projeye henüz başlanmadığını, 223 projenin halen devam ettiğini, 9 projenin ise tasfiye edildiğini ifade etti. 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı kapsamında Antalya iline ait 102 projenin yatırım programında yer aldığını belirten Vali Şahin, bu projelerin toplam bedelinin 178 milyar 441 milyon 555 bin TL olduğunu, 2025 yılı sonu itibariyle 44 milyar 739 milyon 696 bin TL harcama yapıldığını ve 2026 yılı ödeneğinin 31 milyar 909 milyon 636 bin TL olarak belirlendiğini açıkladı. Muhtelif illerle ortak yürütülen 13 projenin toplam bedelinin ise 40 milyar 856 milyon 319 bin TL olduğunu ifade eden Vali Şahin, "Bu projeler için 2025 yılı sonu itibariyle 19 milyar 215 milyon 339 bin TL harcama yapıldı, 2026 yılında ise 3 milyar 853 milyon 979 bin TL ödenek ayrıldı. Antalya’nın, muhtelif iller dâhil olmak üzere yatırım programında yer alan toplam 115 projesinin bedeli 219 milyar 297 milyon 874 bin TL, 2026 yılı ödeneği ise 35 milyar 763 milyon 615 bin TL’dir" ifadelerine yer verdi. "COP31, Antalya’ya çok önemli katkılar sağlayacak" Toplantının sonunda yaptığı değerlendirmede, 2026 yılında Antalya’nın çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirten Vali Şahin, "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan sonra dünyada düzenlenecek en büyük uluslararası etkinlik olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yalnızca EXPO’da gerçekleşmeyecek. Belek’te, Aksu’da, Serik’te, Manavgat’ta, Alanya’da, Muratpaşa’da; kısacası bütün Antalya’da olacak. Bunun Antalya’ya dönüşü de son derece olumlu olacaktır. Otellerimiz G20 ile kendini kanıtladı, ardından Expo 2016 ile çok daha yüksek statülü misafirler ağırlamaya başladı. COP31 ise bunun bir üst seviyesi olacak ve turizmimize, ticaretimize çok önemli katkılar sağlayacak" dedi. Vali Hulusi Şahin’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol Tuncer, vali yardımcıları, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ile kamu kurum ve kuruluş müdürleri katıldı.

Van, Ferit Melen Havalimanı Tam Kapasiteyle Hizmete Açıldı Haber

Van, Ferit Melen Havalimanı Tam Kapasiteyle Hizmete Açıldı

Van şehir merkezine 8 kilometre mesafede, Van Gölü sahiline paralel konumda bulunan Van Ferit Melen Havalimanı, 6 Aralık itibarıyla tüm uçuşlara tamamen açılarak tam kapasite faaliyete başlayacak. Pistin yenilenmesi, ışıklandırma sistemlerinin güçlendirilmesi, otopark düzenlemeleri ve taksi yolunun tamamlanmasıyla havalimanı, bölgenin ulaşım ağında önemli bir güç haline geldi. Zamanından önce tamamlanan ve 6 Aralık itibariyle tam kapasite hizmet vermeye başlayacak Ferit Melen Havalimanı, yapılan iyileştirmelerle birlikte günlük karşılıklı uçuş sayısı da 14'e çıktı. Van Ferit Melen Havalimanından her gün düzenli olarak Ankara Esenboğa, Antalya, Adana, İstanbul, İstanbul Sabiha Gökçen ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarına seferler yapılıyor. Toplam 16 bin 500 metrekarelik kapalı alana sahip olan terminal binası; salonları, idari birimler ve diğer tüm destek hizmetleriyle yolculara konforlu bir seyahat deneyimi sunuyor. 24 saat esasına göre hizmet vererek özellikle gece uçuşlarında da bölgenin ihtiyacına cevap veren Ferit Melen Havalimanı, Van'ı Türkiye'nin önemli metropollerine doğrudan bağlayarak hem ticaret hem de turizm açısından büyük bir ulaşım kolaylığı sağlıyor. Terminal binası önünde bulunan 408 araçlık otopark, yolcular ve karşılamaya gelenler için büyük kolaylık sağlıyor. Otoparkta engelli araçları için özel alanların ayrılması ise havalimanının erişilebilirlik anlayışını yansıtıyor. Belediye otobüsleri, halk otobüsleri, taksi hizmeti ile sağlanan ulaşım çeşitliliği ise yolcuların her bütçeye uygun ulaşım seçeneklerinden faydalanmasına imkân tanıyor. Uzun süredir devam eden pist ve altyapı çalışmalarının tamamlanması, Vanlı vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Bölge halkı, artan uçuş sayıları ve iyileştirilmiş hizmet kalitesi sayesinde hem iş hem de turistik seyahatlerde büyük kolaylık yaşadıklarını belirtiyor. Tam kapasiteyle hizmete başlayan Van Ferit Melen Havalimanı, bölge ulaşımının kalbi olmayı sürdürerek Van'ın ekonomik ve sosyal hayatına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. İHA muhabirine konuşan havalimanı ticari taksi sorumlusu Fatih Uray, üç aylık süreçte kapalı olan havalimanın umduklarından çok erken açıldığını belirtti. Bakım sonrası pistin yanı sıra araç giriş-çıkış yollarının daha kullanışlı olduğunu ifade eden Uray, emeği geçenlere teşekkür etti. Haluk Taşçı isimli taksi şoförü ise üç aylık süreçte çok sıkıntı yaşadıklarını dile getirerek, "Allah yetkililerden razı olsun. Şu an giriş-çıkışlar çok rahatladı. Çok şükür işlerimiz de düzeldi. Hem vatandaşın hem taksi şoförlerinin hem de otel işletmecilerinin mağduriyetini göz önünde bulundurarak onarım çalışmalarını zamanından daha erken bitirdiler" dedi. Havalimanın eski haline göre daha güzel olduğunu ifade eden İsa Okur isimli bir diğer taksi şoförü de emeği geçenlere teşekkür etti.

Kapalıçarşı’da 50 ve 100 Dolarlık Banknot Endişesi Turizmi Zorluyor Haber

Kapalıçarşı’da 50 ve 100 Dolarlık Banknot Endişesi Turizmi Zorluyor

Türkiye’nin turistik merkezlerinde ve İstanbul Kapalıçarşı çevresinde, son aylarda 50 dolarlık ve bazı eski basım 100 dolarlık banknotların reddedildiği ya da 2-3 lira daha düşük kurdan bozulduğu yönünde şikâyetler arttı. Kapalıçarşı kaynakları, son bir yılda ciddi miktarda sahte 50 ve 100 dolar tespit edildiğini, bu nedenle bazı döviz bürolarının bu kupürleri temkinli aldığını ifade etti. Türkiye gazetesinin aktardığına göre, esnaf, turistlerin ödeme yapmakta zorlandığını, kabul edilmeyen banknotlar nedeniyle alışverişten vazgeçenler olduğunu belirtti. Bu durumun hem satış kaybına yol açtığını hem de perakende sektörü ve turizmde güvensizlik oluşturduğunu dile getirdi. İşletme sahipleri, konunun resmî kurumlar tarafından netleştirilmesini, sahte banknotlarla mücadele için denetimlerin artırılmasını ve güncel bir yol haritası açıklanmasını talep etti. Esnafa göre, belirsizliğin devam etmesi hâlinde turizm gelirleri ve ticaret daha fazla zarar görebilir. 2024 YILINDA DA YAŞANMIŞTI Geçen sene de piyasada benzer bir durum yaşanmıştı. O dönemde birçok döviz bürosu para sayma makinelerini yenilemiş, bankalar ise sahte para riskine karşı ilave güvenlik tedbirleri uygulamaya başlamıştı. Ancak bu tedbirler uzun süreli koruma sağlayamadı; piyasada dolaşıma sokulan sahte 50 ve 100 dolar banknotlarının sayısı yeniden artınca, bazı bürolar bu banknotları kabul etmeme ya da düşük kurdan alış yapma yoluna gitti. Bazı döviz bürolarından edinilen bilgilere göre, o dönem yapılan harcamalar ve teknik iyileştirmeler belli bir süre için sorunu çözdü. Ancak günümüzde, sahtecilik yöntemlerinin gelişmesi ve denetim mekanizmalarının yetersizliği, eski uygulamaların etkisini kaybetmesine yol açtı. Bu da hem büroları hem de tüketicileri yeniden tedirgin etti.

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde Haber

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde

Türk-Alman Yatırım ve İşbirliği Programında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. KAYSO Konferans Salonu'nda; Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg'un katılımıyla Türk - Alman Yatırım ve İşbirliği Programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri hakkında Alman heyete bilgiler verdi. İş dünyası olarak en büyük beklentilerinden birinin vize konusu olduğunu kaydeden Başkan Büyüksimitci; "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bugün aramızda bulunan değerli Büyükelçimiz ve Schengen Vize Bölümü yetkililerinin bu konudaki hassasiyetimizi bizzat duyması bizim için çok önemli. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır" dedi. Kayseri'nin Türk ekonomisine katkı sunan nadir şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci; "2024 yılında 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biri olmuştur. Sektörel olarak Kayseri; mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde açık ara 1. sırada, elektrikli ev aletleri ihracatında Türkiye'de 2. sırada, mobilya ve kabloda ise 3. sıradadır. Almanya, Irak ve ABD en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20'den fazlasını sadece Almanya'ya yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca 2024 yılı verilerine göre İSO İlk 1000 listesinde 23 firmamızla Türkiye'de 8. sıradayız. 16 Ar-Ge Merkezi ve 4 Tasarım Merkezi ile yenilikçi, verimli ve teknoloji odaklı üretimi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kayseri sanayisinin bugün ulaştığı güçlü ölçek; şehir yönetimimizle kurduğumuz yakın iş birliğinin, ortak aklın ve birlik beraberliğin önemli bir sonucudur. Bu doğrultuda, sanayimize verdikleri destekler ve üretim ile yatırım ortamının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Valimiz Gökmen Çiçek'e ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç'a gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ise programda yaptığı konuşmada; "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil; insani bağları, kültürel etkileşimi ve karşılıklı güveni içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdadır. Almanya'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketleri, bu ilişkinin en değerli köprüleridir. Kayseri, Almanya için güvenilir, üretken ve vizyoner bir ortak şehirdir. Almanya ile iş birliğinde önümüzde geniş bir potansiyel bulunmaktadır. Özellikle; makine ve metalde ortak üretim, mobilya ve tasarım odaklı kümelenme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayide dijitalleşme ve otomasyon, tedarik zinciri entegrasyonu Kayseri'nin üretim kapasitesi ile Almanya'nın ileri teknoloji tecrübesi birleştiğinde sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ise; Kayseri ile ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesinin iki ülke ekonomisine değer katacağını kaydetti.

Şirket Kuruluşları Yüzde 12,8 Geriledi Haber

Şirket Kuruluşları Yüzde 12,8 Geriledi

İSTANBUL (İHA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2025 yılı Ocak ayı Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni yayımladı. Verilere göre, kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 12,8, kooperatif sayısı yüzde 11,2 ve gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,5 oranında düştü. Öte yandan, kapanan şirket sayısında yüzde 74,1, kapanan kooperatiflerde yüzde 79 ve kapanan gerçek kişi ticari işletmelerde yüzde 19,9’luk azalma görüldü. GEÇEN YILA GÖRE ARTIŞ VAR Geçen yılın aynı ayına kıyasla, Ocak 2025’te kurulan şirket sayısı yüzde 2,1 artarken, gerçek kişi ticari işletmeler yüzde 8 arttı, kooperatifler ise yüzde 29,2 azaldı. Kapanan şirket sayısı yüzde 16,2, kapanan gerçek kişi ticari işletmeler yüzde 6,7, kapanan kooperatifler yüzde 6,5 arttı. Tüm illerde şirket kuruluşunun görüldüğü bu dönemde 11 bin 202 şirket ve kooperatif kurulurken, bunların yüzde 88,2’si limited, yüzde 10,3’ü anonim şirket, yüzde 1,5’i kooperatif oldu. Kuruluşların yüzde 35,9’u İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da, yüzde 6,3’ü ise İzmir’de gerçekleşti. SERMAYE TOPLAMI YÜZDE 24,7 AZALDI Kurulan limited şirketler toplam sermayenin yüzde 81,1’ini, anonim şirketler ise yüzde 18,9’unu oluşturdu. Ocak ayında şirketlerin toplam sermayesi, Aralık 2024’e göre yüzde 24,7 azaldı. EN ÇOK ŞİRKET TİCARET SEKTÖRÜNDE KURULDU Yeni kurulan şirketlerin 3 bin 583’ü ticaret, bin 568’i imalat, bin 332’si inşaat sektöründe yer aldı. Kapanan şirketlerin en yoğun olduğu sektörler ise toptan ve perakende ticaret (720 şirket), imalat (267 şirket) ve bilimsel faaliyetler (148 şirket) oldu. 167 YENİ KOOPERATİF KURULDU Ocak 2025’te kurulan 167 kooperatifin 104’ü konut yapı kooperatifi, 31’i işletme kooperatifi, 13’ü ise turizm geliştirme kooperatifi olarak faaliyete geçti. 537 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU Ocak 2025’te 537 yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. Bunların 333’ü Türkiye, 26’sı İran, 22’si Almanya ortaklı olarak faaliyet gösterdi. En çok şirket uzmanlaşmamış toptan ticaret, bilgisayar programlama ve danışmanlık sektörlerinde kuruldu. Yabancı sermayeli şirketlerin toplam sermayesinin yüzde 77,5’ini yabancı ortak payı oluşturdu.

Ankara ile Fransa Arasında Ticaret Hedefi Büyüyor Haber

Ankara ile Fransa Arasında Ticaret Hedefi Büyüyor

ANKARA (İHA) - Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Görüşmeye, Büyükelçilik Ekonomi Dairesi Başkan Yardımcısı Orhan Chiali, Konsolos Yardımcısı Valentin Allary Lacroix, Sürdürülebilir Kalkınma Ataşesi Berat Durmuş ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay ve Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Akça, Ali Yıldız, Halil İlik ve Yasin Özyolu da katıldı. Toplantıda, Türkiye ile Fransa arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi, yatırım fırsatları ve ekonomik iş birlikleri masaya yatırıldı. "TİCARET HACMİMİZİ ARTIRMALIYIZ" ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara’nın ekonomik gücünü ve sanayi altyapısını vurgulayarak, iki ülke arasındaki ticaretin mevcut rakamların ötesine taşınması gerektiğini ifade etti. Pandemi öncesinde belirlenen 20 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin gerçekleştiğini belirten Baran, "Bu hedefe ulaştığımızı görüyoruz. Ancak bu rakam da iki ülke potansiyelini yansıtmaktan uzak. Özellikle Ankara’nın Fransa ile ticaretini artırmak istiyoruz" dedi. Başkent Ankara’nın 13 organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren 15 binden fazla firmanın üretim yaptığını aktaran Baran, savunma ve havacılık sanayi, medikal sanayi, yenilenebilir enerji ve iş makineleri sektörlerinde Ankara’nın uluslararası rekabet gücünün yüksek olduğunu söyledi. 21 üniversite bulunan Ankara'nın teknoloji ve inovasyon açısından da öne çıktığını belirten Baran, "Ankara, teknoloji üretim ve geliştirme konularında da öncü bir şehir. 13 teknoloji geliştirme merkezimiz yani teknokentimiz, 152 Ar-Ge, 36 da tasarım merkezimiz var. Teknokentlerde bin 600’ü aşkın iş yeri bulunuyor ve bünyelerinde yaklaşık 16 bin kişi çalışıyor. Ülkemizde yüksek teknolojili ürünlerin ticarileşmesi ve bu ürünlere yatırımların artırılması çeşitli programlarla destekleniyor" diye konuştu. Ankara’nın ekonomik yapısına da değinen Baran, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 70’inin hizmet sektöründen geldiğini belirterek, sağlık ve turizm sektörlerinin de geliştiğini vurguladı. "FRANSA’DAKİ YATIRIMLARIMIZI ARTIRMALIYIZ" Baran, Fransa’nın Türkiye’nin hem ithalatında hem de ihracatında altıncı sırada yer aldığını ve 2024 yılı sonunda iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 22,5 milyar dolara ulaşacağını ifade etti. Türkiye’de faaliyet gösteren Fransız sermayeli şirketlerin sayısının yaklaşık bin 700 olduğunu ve bu firmaların toplam yatırım tutarının 8,5 milyar dolara yaklaştığını belirten Baran, "Aynı şekilde Beko, Eczacıbaşı Holding, Otokar gibi şirketlerimiz de ülkenizde yatırım yapıyor. Bu örnekleri çoğaltmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ülkelerimiz arasında her türlü yatırım, ticaret ve turizm ilişkilerinin geliştirilebileceğine inanıyoruz" dedi. VİZE KOLAYLIĞI TALEBİ Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerine de değinen Baran, Fransa’nın Türkiye’nin AB üyelik sürecine desteğini görmek istediklerini belirtti. İş dünyasının vize konusunda yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Baran, Schengen vizesine yönelik katı uygulamaların fuarlara katılım, B2B toplantılar ve ticari faaliyetler açısından iş insanlarını zor durumda bıraktığını söyledi. Yeşil Mutabakat sürecine de değinen Baran, Avrupa Birliği'nin bu süreci ertelemesi gerektiğini ifade etti. "30 MİLYAR DOLAR İÇİN SÖZ VERDİM" Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesinden memnun olduklarını belirtti. Göreve başladığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarmak için çalışacaklarını söylediğini hatırlatan Dumont, "Ülkelerimiz arasındaki ticaretin dengeli bir şekilde gelişmesinden memnunuz. İki ülke olarak ticaret hacmimizi nasıl geliştireceğimizi daha detaylı ele almak istiyoruz" dedi. Yeşil Mutabakat konusuna da değinen Dumont, gelecekteki sanayi yatırımlarını ve iş birliklerini güçlendirmek istediklerini belirtti. Fransa’nın Türkiye’nin AB ile yakınlaşmasını desteklediğini ifade eden Dumont, "AB değerler birliğidir. Türkiye’nin bu değerler birliğine dahil olması bizler için önemlidir" diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.