Hava Durumu

#Ticaret

TOURISMJOURNAL - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Direkt Uçuş Haber

Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Direkt Uçuş

İstanbul Sabiha Gökçen'den Kahire'ye Yeni Hat İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (ISG), Kuzey Afrika'ya uçuş ağını genişletme stratejisi doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Mısırlı havayolu şirketi Nesma Airlines, 22 Mayıs 2026 itibarıyla Kahire-İstanbul arasında doğrudan seferlere başladı. Tören Havasında Bir Başlangıç Kahire'den gelen ilk uçak, Sabiha Gökçen terminalinde coşkulu bir karşılamayla buluştu. Geleneksel "su takı" selamasıyla aprona alınan uçağın kokpit ve kabin ekibine çiçek takdim edilirken, iki tarafın üst düzey yöneticilerinin katılımıyla kurdele ve pasta kesim töreni gerçekleştirildi. Yolcular ise özel hediyeler ve geleneksel Türk lokumuyla ağırlandı. Törende konuşan ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, her yeni rotanın salt ticari bir kazanımdan öte, İstanbul'un küresel havacılık merkezi olma yolundaki stratejik bir yapı taşı olduğunu vurguladı. Ahmad, ISG'nin bugün itibarıyla dünya genelinde 55 ülkede 155 destinasyona bağlantı sunduğunu hatırlatarak Nesma Airlines ortaklığının iki ülke arasındaki köklü ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağını söyledi. Haftada 3 Sefer Nesma Airlines, İstanbul-Kahire hattında haftada üç gün —Salı, Cuma ve Pazar— karşılıklı sefer düzenleyecek. Bu hattın turizm, ticaret, kültürel alışveriş ve yatırım alanlarında iki ülke arasındaki trafiği canlandırması bekleniyor. Neden Kahire? Tarih boyunca medeniyetlerin kesiştiği bir nokta olan Kahire, günümüzde de bölgesel ölçekte finans, turizm ve ticaretin güçlü bir merkezi olmayı sürdürüyor. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi çeken şehir; dünyaca ünlü tarihi mirası, hareketli kentsel yaşamı ve büyüyen iş ekosistemiyle hem turistler hem de iş insanları için önemli bir destinasyon konumunda.

Van-Bodrum Direkt Uçuşları İçin Çağrı Haber

Van-Bodrum Direkt Uçuşları İçin Çağrı

Van ile Bodrum arasında doğrudan uçuşların başlaması için önemli bir adım atıldı. Van TSO ve Bodrum Vanlılar Derneği, artan turizm hareketliliği, ticari ilişkiler ve ulaşım mağduriyetine dikkat çekerek sezonluk direkt sefer talebinde bulundu. Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Haşim Atasoy, Erdinç Tezel, Mehmet Ali Demiröz ve Van Vakfı eski Başkanı iş insanı Müjdat Çelik, Van Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Görüşmede Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Meclis Başkanı Turan Avcı, TOBB Delegesi Şefik Eren, Meclis Katip Üyesi Cüney Gezin ve Meclis Üyesi Mahacir Mercan da yer aldı. Toplantının ana gündem maddesi, Van ile Bodrum arasında doğrudan uçak seferlerinin başlatılması oldu. Görüşmenin ardından Van TSO Başkanı Necdet Takva ile Bodrum Vanlılar Derneği Başkanı İshak Kalkanlı’nın imzasıyla; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress’e resmi başvuru yapıldı. Heyet ayrıca Van TÜRSAB Bölge Temsil Kurulu’nu da ziyaret ederek sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Ortak açıklamada, Van ve Bodrum’un Türkiye’nin iki önemli turizm destinasyonu olduğuna dikkat çekilerek, özellikle yaz aylarında artan yolcu yoğunluğunun doğrudan uçuş ihtiyacını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Açıklamada, mevcut durumda iki şehir arasında direkt uçuş bulunmaması nedeniyle vatandaşların uzun aktarmalı yolculuklar yapmak zorunda kaldığı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Van-Bodrum arasındaki kara yolu mesafesi yaklaşık 1.800 kilometreyi buluyor. Yolculuk süresi ise 24 saati aşabiliyor. Bu durum hem ciddi zaman kaybına hem de ekonomik maliyetlerin artmasına neden oluyor. Özellikle yaz sezonunda oluşan yoğun talebe rağmen yeterli ulaşım alternatifinin bulunmaması bölgesel hareketliliği olumsuz etkiliyor.” Yazıda ayrıca Bodrum’un uluslararası ölçekte tanınan bir turizm merkezi olduğu, Van’ın ise tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra yılda yaklaşık 1 milyon İranlı turisti ağırlayan önemli bir cazibe noktası haline geldiği ifade edildi. Planlanacak direkt uçuşların yalnızca Van ve Bodrum’a değil; İran başta olmak üzere çevre ülkelerden gelen turistlerin ulaşımına da katkı sunacağı belirtilen açıklamada, Ege ile Doğu Anadolu arasında turizm ve ticaret entegrasyonunun güçleneceği kaydedildi. Bodrum Vanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İshak Kalkanlı da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yıllardır dile getirilen ulaşım sorununun artık çözülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Van ile Bodrum arasında çok ciddi bir sosyal, ekonomik ve turistik hareketlilik bulunuyor. Yaz döneminde hem Bodrum’da yaşayan Vanlı vatandaşlarımız hem de turizm sektörü açısından doğrudan uçuş büyük bir ihtiyaç haline geldi. Bu hattın açılması iki şehir arasında kültürel ve ekonomik bağları da güçlendirecektir.”

Ankara ile Budapeşte arasında direkt uçuşlar başladı Haber

Ankara ile Budapeşte arasında direkt uçuşlar başladı

Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye düzenlenen uçuşlar başladı. Wizz Air, iki başkent arasında haftanın üç günü karşılıklı direkt sefer gerçekleştirecek. TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı'nda Wizz Air'in Budapeşte'den Ankara'ya düzenlediği ilk uçuş törenle karşılandı. Dün (29 Nisan) A321neo tipi uçakla gerçekleştirilen ilk seferle Ankara'ya gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı. Törene, Ankara Esenboğa Havalimanı Mülki İdare Amiri Cem Afşin Akbay, Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, TAV Ankara Genel Müdür Yardımcısı Alp Karayalçın ve davetliler katıldı. Ankara Esenboğa Havalimanı Genel Müdürü Nuray Demirer, "Wizz Air'in Ankara-Budapeşte hattını Ankara Esenboğa Havalimanı'nda ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni direkt hattın, Ankara'nın uluslararası bağlantılarını güçlendirirken, Türkiye ile Macaristan arasındaki uzun yıllara dayanan turizm, ticaret ve kültürel ilişkilere daha da katkı sağlayacağına inanıyoruz. TAV Havalimanları olarak, havayolu iş ortaklarımızla birlikte yolcularımıza daha geniş bir uçuş ağı ve kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Wizz Air Rota Planlama Yetkilisi Andrs Szab ise, "Bu yaz sezonuna şimdiye kadarki en kapsamlı uçuş ağımızla başlıyoruz ve eklediğimiz 15 yeni destinasyon arasında Ankara bizim için en önemli noktalardan biri. Ankara-Budapeşte hattının açılması, Wizz Air'in Türkiye'deki ağının gelişimi açısından önemli bir kilometre taşı. Bu hat, iki ülke arasında turizm, iş ilişkileri ve kültürel etkileşim açısından yeni fırsatlar oluşturacak" ifadelerini kullandı. Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan yurt dışında 28 ülkede 42 şehir, yurt içinde ise 35 destinasyona direkt uçuş bulunuyor. 16 havayoluna hizmet veren havalimanı, 2025 yılında 13 milyon 987 bin 298 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk üç ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13 büyüyerek 3 milyon 390 bin 245 yolcuya ulaştı. TAV Havalimanları hakkında Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025'te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan'da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul'da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050'de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.

2. Antalya Markaları Kongresi Coşkuyla Tamamlandı Haber

2. Antalya Markaları Kongresi Coşkuyla Tamamlandı

29 – 30 Nisan 2026 tarihleri arasında Akra Antalya Hotel’de Antalya Halkla İlişkiler Derneği tarafından ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi’ni iki gün boyunca çok sayıda ziyaretçi takip etti. Organizasyonda birçok köklü Antalya markası katılımcı olarak varlık gösterirken Antalya Valiliği, Antalya OSB, Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV), Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) projeye destek verdi. Antalya Halkla İlişkiler Derneği’nin geleneksel olarak her yıl düzenlediği ve 29 Nisan 2026’da başlayan proje iki gün devam etti. ANTALYA MARKALARI KONGRESİ / 2026’nın ilk gününde, bu yıl Antalya’nın önemli markaları; Özdal Kompost, Göksu Global Gıda, Yenigün Reçelleri, Nirvana Hotels, Corendon Group ve Zamora Pastanesi gibi köklü markaların yanı sıra Shark Gitar, Balık Günlükleri gibi son on yıllık dönemde büyüyen ve başarılarıyla kendinden söz ettiren marka temsilcilerinin oluşum hikayelerini anlattıkları konuşmalar yer aldı. Birinci günün son konuşmacıları Antalya’nın gururu; Sanatçı Sümer Ezgü sanatta marka yolculuğu konusunu ele alırken bir markayı unutulmaz bir deneyime dönüştüren bir marka mimarı Lighthouse VFX CEO’su, TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclis Üyesi, Yaratıcı Yönetmen ve Arman Şernaz da bir konuşma yaptı. İlk günün finali ise; “İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar” başlıklı ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU ile yapıldı. Bu oturumla ilgili olarak şehirlerin sadece binalardan değil; onlara değer katan insanlar, emekler ve iz bırakan hikâyelerden oluştuğuna inandıklarını, bu nedenle de ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nu planladıklarını ifade eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Başkanı Güldal Siğinç, “Antalya’nın bugünlere gelmesinde, geçmişten bugüne uzanan katkılar ve unutulmaz çalışmalar önemli bir yer tutar. Biz de bu düşüncelerden yola çıkarak bu özel oturumu hayata geçirmek istedik. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz vefa oturumunu her yıl Antalya’nın gelişim hikayesinde rol almış farklı isimleri anarak şekillendireceğiz.” açıklamasında bulundu. Bu yıl ilki gerçekleşen ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nda NADİRE KONUK, Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalya milletvekilliğinin yanı sıra Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan Atilla Vehbi Konuk’un kızı olarak yer alırken Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nu ise oğlu, SELÇUK AKILTOPU temsil etti. İKİNCİ GÜN ANTALYA’NIN Kongrenin ikinci gününde ise; Antalya’nın her alanda marka gücünü büyütmek amacıyla yapılmakta olan ve yapılması gerekenler konuşuldu. Konusunun uzmanı konuklar; turizm, spor, gastronomi, tarım, sürdürülebilirlik, ticaret, teknoloji, geçmişten gelen kültür birikimi gibi birçok konu başlığının ele alındığı bir dizi oturumda Akra Antalya Hotel çatısı altında bir araya geldi. Oturumlara, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, ATAV Başkanı Emir Gündal, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, YÖRSİAD Başkanı Av. Mustafa Alper Oral, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva İşkan, TÜHİD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Zaloğlu, TÜHİD Genel Sekreteri Çiğdem Antlı ve TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı A.Ata Kavame’nin de aralarında bulunduğu birçok alanında uzman kişi katılım gösterdi. GÖRKEMLİ ve COŞKULU BİR KAPANIŞ İki gün süresince iletişim profesyonelleri ile Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nden TURSE’nin katkılarıyla kongreye gelen iletişim öğrencilerinin dikkatle takip ettiği 2. Antalya Markaları Kongresi; kapanışını da başlangıçtaki gibi çok yüksek enerjiyle yaptı. Aralarında kıymetli sanatçı Filiz Otyam’ın da yer aldığı, Antalya’nın güçlü kadınlarını bir araya getiren TEV korosunun verdiği konserle sona erdi. Kongre öncesi 2 ay boyunca Sümer Ezgü ile çalışmış olan koro yine Sümer Ezgü’nün yönetiminde Antalya’nın türkülerini seslendirdi. Salonu dolduran ziyaretçilerin de eşliğiyle keyifli anların yaşandığı konserin ardından; AHİD Yönetim Kurulu ve üyeleri ziyaretçilere sahneden topluca teşekkür etti. KONGREDEN EĞİTİME BÜYÜK KATKI 3 Nisan 2026’da 3. yılını geride bırakan Antalya Halkla İlişkiler Derneği, kuruluşunun ilk günlerinde gerçekleştirdiği ilk icraatı olan TEV - AHİD Öğrenim Bursu ile ‘MESLEKTAŞIMI OKUTUYORUM’ projesi dahilinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin eğitim hayatına katkı sağlamak için tüm projelerinde bu fona destek sağlamayı unutmuyor. Bu gelenekle Antalya Markaları Kongresi / 2026’da 1. gün konuşmacı olarak yer alan katılımcılardan TEV – AHİD Öğrenim Bursu’na bağışta bulunmalarını rica eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Yönetimi, sadece bu organizasyonla 30 üniversite öğrencisinin eğitimine kaynak sağlamış oldu. Kongreye katılıp üniversite öğrencilerinin eğitim bursları için katkı sağlayan konuşmacılara, sahneden ayrılırlarken, TEV ANTALYA ŞUBE tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. KONGRE ÜÇ FARKLI DİJİTAL SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Antalya Markaları Kongresi / 2026’da; DHA’nın çekimini gerçekleştirdiği "Türkiye Coğrafi İşaretli Ürün Fotoğrafları", KETAV tarafından hazırlanan "Kemer Sualtı Fotoğrafları" ve Antalya Valiliği ile Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) desteğiyle oluşturulan "Eski Antalya Fotoğrafları" kongre süresince dijital olarak sergilendi. Eski Antalya fotoğraflarının kongre salonu girişinde sergilendiği ekranlardan oluşan kuleler ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

ANTALYA MARKALARI KONGRESİ 2026 ZİYARETÇİLERDEN TAM NOT ALDI! Haber

ANTALYA MARKALARI KONGRESİ 2026 ZİYARETÇİLERDEN TAM NOT ALDI!

Antalya Halkla İlişkiler Derneği’nin geleneksel olarak her yıl düzenlediği ve 29 Nisan 2026’da başlayan proje iki gün devam etti. ANTALYA MARKALARI KONGRESİ / 2026’nın ilk gününde, bu yıl Antalya’nın önemli markaları; Özdal Kompost, Göksu Global Gıda, Yenigün Reçelleri, Nirvana Hotels, Corendon Group ve Zamora Pastanesi gibi köklü markaların yanı sıra Shark Gitar, Balık Günlükleri gibi son on yıllık dönemde büyüyen ve başarılarıyla kendinden söz ettiren marka temsilcilerinin oluşum hikayelerini anlattıkları konuşmalar yer aldı. Birinci günün son konuşmacıları Antalya’nın gururu; Sanatçı Sümer Ezgü sanatta marka yolculuğu konusunu ele alırken bir markayı unutulmaz bir deneyime dönüştüren bir marka mimarı Lighthouse VFX CEO’su, TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclis Üyesi, Yaratıcı Yönetmen ve Arman Şernaz da bir konuşma yaptı. İlk günün finali ise; “İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar” başlıklı ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU ile yapıldı. Bu oturumla ilgili olarak şehirlerin sadece binalardan değil; onlara değer katan insanlar, emekler ve iz bırakan hikâyelerden oluştuğuna inandıklarını, bu nedenle de ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nu planladıklarını ifade eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Başkanı Güldal Siğinç, “Antalya’nın bugünlere gelmesinde, geçmişten bugüne uzanan katkılar ve unutulmaz çalışmalar önemli bir yer tutar. Biz de bu düşüncelerden yola çıkarak bu özel oturumu hayata geçirmek istedik. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz vefa oturumunu her yıl Antalya’nın gelişim hikayesinde rol almış farklı isimleri anarak şekillendireceğiz.” açıklamasında bulundu. Bu yıl ilki gerçekleşen ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nda NADİRE KONUK, Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalya milletvekilliğinin yanı sıra Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan Atilla Vehbi Konuk’un kızı olarak yer alırken Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nu ise oğlu, SELÇUK AKILTOPU temsil etti. İKİNCİ GÜN ANTALYA’NIN Kongrenin ikinci gününde ise; Antalya’nın her alanda marka gücünü büyütmek amacıyla yapılmakta olan ve yapılması gerekenler konuşuldu. Konusunun uzmanı konuklar; turizm, spor, gastronomi, tarım, sürdürülebilirlik, ticaret, teknoloji, geçmişten gelen kültür birikimi gibi birçok konu başlığının ele alındığı bir dizi oturumda Akra Antalya Hotel çatısı altında bir araya geldi. Oturumlara, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, ATAV Başkanı Emir Gündal, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, YÖRSİAD Başkanı Av. Mustafa Alper Oral, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva İşkan, TÜHİD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Zaloğlu, TÜHİD Genel Sekreteri Çiğdem Antlı ve TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı A.Ata Kavame’nin de aralarında bulunduğu birçok alanında uzman kişi katılım gösterdi. GÖRKEMLİ ve COŞKULU BİR KAPANIŞ İki gün süresince iletişim profesyonelleri ile Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nden TURSE’nin katkılarıyla kongreye gelen iletişim öğrencilerinin dikkatle takip ettiği 2. Antalya Markaları Kongresi; kapanışını da başlangıçtaki gibi çok yüksek enerjiyle yaptı. Aralarında kıymetli sanatçı Filiz Otyam’ın da yer aldığı, Antalya’nın güçlü kadınlarını bir araya getiren TEV korosunun verdiği konserle sona erdi. Kongre öncesi 2 ay boyunca Sümer Ezgü ile çalışmış olan koro yine Sümer Ezgü’nün yönetiminde Antalya’nın türkülerini seslendirdi. Salonu dolduran ziyaretçilerin de eşliğiyle keyifli anların yaşandığı konserin ardından; AHİD Yönetim Kurulu ve üyeleri ziyaretçilere sahneden topluca teşekkür etti. KONGREDEN EĞİTİME BÜYÜK KATKI 3 Nisan 2026’da 3. yılını geride bırakan Antalya Halkla İlişkiler Derneği, kuruluşunun ilk günlerinde gerçekleştirdiği ilk icraatı olan TEV - AHİD Öğrenim Bursu ile ‘MESLEKTAŞIMI OKUTUYORUM’ projesi dahilinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin eğitim hayatına katkı sağlamak için tüm projelerinde bu fona destek sağlamayı unutmuyor. Bu gelenekle Antalya Markaları Kongresi / 2026’da 1. gün konuşmacı olarak yer alan katılımcılardan TEV – AHİD Öğrenim Bursu’na bağışta bulunmalarını rica eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Yönetimi, sadece bu organizasyonla 30 üniversite öğrencisinin eğitimine kaynak sağlamış oldu. Kongreye katılıp üniversite öğrencilerinin eğitim bursları için katkı sağlayan konuşmacılara, sahneden ayrılırlarken, TEV ANTALYA ŞUBE tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. KONGRE ÜÇ FARKLI DİJİTAL SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Antalya Markaları Kongresi / 2026’da; DHA’nın çekimini gerçekleştirdiği "Türkiye Coğrafi İşaretli Ürün Fotoğrafları", KETAV tarafından hazırlanan "Kemer Sualtı Fotoğrafları" ve Antalya Valiliği ile Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) desteğiyle oluşturulan "Eski Antalya Fotoğrafları" kongre süresince dijital olarak sergilendi. Eski Antalya fotoğraflarının kongre salonu girişinde sergilendiği ekranlardan oluşan kuleler ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Antalya'daki üreticilerden E-İhracat’a yeşil ışık Haber

Antalya'daki üreticilerden E-İhracat’a yeşil ışık

Güvenilir Ürün Platformu tarafından gerçekleştirilen "İhracatın Kahramanları Projesi E- İhracat Eğitimleri"nin 17. Buluşması Antalya Tİcaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde yapıldı. E-ihracat ve bu konuda verilen teşviklerin anlatıldığı programın açılış töreninde konuşan Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak e-ihracatın konvensiyonel ihracat kadar önemli olduğuna değinerek ‘’Tarımın kalbi olarak bildiğimiz Antalya’da üreticilerimiz ve KOBİ’lerimiz ile bir araya gelmekten çok mutluyuz. Ülkemiz üreticisi ve üretiminin geliştirilmesini amaçlayan bir STK olarak Ticaret Bakanlığımızın ihracatın geliştirilmesi çalışmalarından aldığımız görev ve sosyal sorumlulukla yolumuza devam ediyoruz.’’diye konuştu. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can küresel ticaretin önemli bir bölümünün dijital kanallar üzerinden gerçekleştiğini ifade etti. Küresel e-ticaret hacminin 6,5 trilyon dolara ulaştığını dile getiren Can, "E-ticaret için artık 'Dünya ticaretinin kalbi.' diyebiliriz. Türkiye'de e-ticaretin toplam ticaretteki payı yüzde 20'ye yükseldi. Türkiye'nin e-ihracatı ve e-ihracat yapan firma sayısı her geçen yıl artıyor." diye konuştu. Can, birlik olarak e-ticaret yapan firma sayısını artırmak için çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Açılışta konuşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, dünyanın son 2 yıldır gümrükler koymak ve ihracatta zorlaştırıcı kurallar getirmek suretiyle yeniden şekillenmeye başladığını belirtti. Programda konuşan Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Antalya Başkanı Onur Kacar da e-ihracatın bir lüks değil zorunluluk olduğunu anlattı. E-ihracatın Antalyalı üreticiler, sanayiciler için önemli bir fırsat sunduğunu kaydeden Kacar, dijital dünyada itibar inşa etmenin fiziksel dünyadan daha kıymetli olduğunu, güvenin markalaşmanın ilk adımı olduğunu vurguladı. Etkinliğin eğitim bölümünde e-ihracat’ta güncel gelişmeler, pazarlama tüyoları, ihracatı hızlandıracak çalışmalar ve başarı hikayeleri konuşuldu. E-ihracatta Dünya ülkelerinin Türk ürünlerini talep oranlarından bahsederek detaylı bir e-ihracat analizi yapan Alibaba Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Müdürü Nilay Uzuner küresel ticarette dengelerin hızla değiştiğine dikkati çekerek, "Dünyada olduğu gibi ticarette de artık bir stabiliteden söz etmek mümkün değil. 2033'e kadar ülkeler ve bölgeler arasındaki ticaret koridorlarının değişmesi öngörülüyor. Bugün alıcıların yüzde 90'ı ürün arama sürecini online ortamda başlatıyor, yüzde 67'si ise satın alma işlemini online olarak tamamlıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor; dijitalde görünmeyen, dijitalde güven vermeyen ve dijital kanalları doğru kullanmayan firmaların rekabet şansı giderek azalıyor. Ticarette gelenekselden dijitale evrilmek zorundayız." diye konuştu. İhracatın Kahramanları projesinin 17. buluşmasına ASKON Antalya, MÜSİAD Antalya, Antalya Teknokent gibi kentin önde gelen kuruluşları da tam destek verdi.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

Bursa turizmi BTSO’da ele alındı Haber

Bursa turizmi BTSO’da ele alındı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa’nın turizm potansiyelini güçlendirecek çalışmalarını sürdürüyor. BTSO 42. Meslek Komitesi (Turizm Seyahat Acenteleri) ile 45. Meslek Komitesi (Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri) iş birliğinde hayata geçirilen Turizm B2B ve Networking Buluşması’nda sektör temsilcileri çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. BTSO Ana Hizmet Binası’nda dinamik bir formatta düzenlenen etkinlik, katılımcıların yeni iş bağlantıları kurmasına ve mevcut iş ilişkilerini geliştirmesine katkı sağladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, Meclis Divan Üyeleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, Konsey Başkan Yardımcısı Çetin Ceylan ile meclis ve komite üyeleri katıldı. “Turizm sektöründe iletişim güçleniyor” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, toplantının amacının sektör temsilcileri arasında iletişimi güçlendirmek ve iş birliklerini artırmak olduğunu belirterek, “Bu toplantıyla turizm sektöründe iletişimi artırmayı ve daha güçlü ticari ilişkiler kurulmasını hedefliyoruz. Bursa’nın doğası, tarihi, kültürü ve inanç turizmi açısından zenginliğini hepimiz biliyoruz. Aynı zamanda güçlü bir girişimci ruhu var. Bu toplantılarla bu ruhu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz. Seyahat acenteleri bu noktada son derece önemli çünkü Bursa’ya gelen misafirlerin rotalarını planlayarak adeta birer elçi görevi üstleniyorlar” dedi. Kılıç, “Seyahat acenteleriyle birlikte konaklama işletmeleri de sürecin en önemli parçalarından biri. Bu toplantıda bu bağı güçlendirmeyi, karşılıklı beklentileri ortaya koymayı amaçlıyoruz. Güçlü bir uyum yakalarsak bu doğrudan misafirlerimize yansıyacak ve kazanan Bursa olacak. Aynı dili konuşmak kadar duygu birliği de önemli. Ne istediğimizi bilerek hareket etmeliyiz” diye konuştu. “Beklentilerin üzerinde bir katılım oldu” BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, turizm sektöründe iletişimin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, “İletişim çok önemli, her şey iletişimle başlıyor. Yaptığımız toplantılarda gördük ki acenteci arkadaşlarımızdan otelcileri tanımayan, kamu yöneticilerimizi tanımayanlar var. Turizm sektöründe personel sorunu yaşıyoruz. Bu nedenle gençlerin sektöre kazandırılması büyük önem taşıyor” diye konuştu. TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Balta ise, “Bölgemizde 413 seyahat acentemiz var. Daha önce bir araya gelmemiş, tanışmamış ve iş yapma imkanı bulamamış acenteleri burada buluşturduk. Birbirlerini tanımaları ve ticaret yapmaları için önemli bir fırsat oldu. Çok faydalı bir organizasyondu” dedi. “Bursa turizmini daha ileriye taşıyacağız” Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GÜMTOB) Başkanı Buğra Artıç da, “Bursa’da iyi bir turizm hedefliyorsak acentelerle birlikte tüm paydaşların birbirini tanıması çok önemli. Bugünün güzel sonuçlar doğuracağına inanıyorum” dedi. Bursa’ya gelen turist sayısının artmasında iş birliğinin kritik rol oynadığını vurgulayan Artıç, “Acentelerimiz yoğun bir misafir kitlesi getirecek, otelcilerimiz de onları en iyi şekilde ağırlayacak. Bunu başarabilmemiz için birbirimizi iyi tanımamız gerekiyor. Güçlü ve zayıf yönlerimizi ancak bu şekilde öğrenebiliriz. Bu yüzden bu tür etkinlikler çok kıymetli, bir kereye mahsus değil sürekli yapılmalı. Sektöre yeni girenler, alan değiştirenler oluyor; bu buluşmalar Bursa turizmini daha ileriye taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.

ASO Başkanı Ardıç: “İhracatın %42’si AB’ye, %57’si Avrupa’ya” Haber

ASO Başkanı Ardıç: “İhracatın %42’si AB’ye, %57’si Avrupa’ya”

ASO Şubat Ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticarette değişen dengelere, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye’ye etkilerine, sanayide yaşanan daralmaya ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden sanayici Akın Gökyay’ı anarak başlayan Ardıç, Ankara sanayisine ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Gökyay ailesine başsağlığı diledi. "Ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" Son dönemde küresel ticaretin yeniden yapılandığını, ABD-Çin hattında doğrudan ticaret zayıflarken, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya, Avrupa Birliği ve diğer ara merkezler üzerinden yeniden kurgulandığını dile getiren Ardıç, "Ticaret ve tedarik zincirleri yön değiştiriyor, yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile başka ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Ticaret yeni güzergahlardan ilerliyor. Mal aynı limana gidiyor ama pasaportu, aktarması ve kontrol noktaları değişiyor. Kısacası ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" diye konuştu. 232 milyar doları aşan ticari hacim Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticaret hacminin 232 milyar doları aştığını hatırlatan Ardıç, Gümrük Birliği kaynaklı asimetrik etkilere dikkat çekerek, üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye’ye etkilerini dengeleyecek mekanizmaların hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı. Ekonomik göstergelere ilişkin de Ardıç, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik ortamının firmaları yatırımdan uzaklaştırdığını belirtti. Şirketlerin nakit dengelerini korumaya odaklandığını ifade eden Ardıç, sanayinin ‘bilanço resesyonu’ riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. "Sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak 6 milyon 531 bine geriledi" Sanayi ve tarımda üretimi baskılayan mevcut programın riski büyüttüğünü söyleyen Ardıç, üretim ve ihracat zayıflarsa enflasyonun arz yönlü yeni bir şokla artabileceğine dikkati çekerek, "2025 başından bu yana sanayi üretimi yataya yakın seyretti, yıllık ortalama artış yüzde 2,2'de kaldı. Aralıkta 49,1 olan PMI, ocakta 48'e geriledi ve 22 aydır eşik değer olan 50’nin altında. Faaliyet koşullarındaki bozulma son 3 ayın en belirgin seviyesinde. TÜİK'in 2025 yılı 4’üncü çeyrek verilerine göre sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak, 6 milyon 531 bine geriledi. İstihdamın yüzde 59,3'ü hizmetlerde, yüzde 20'si sanayide, yüzde 13,8'i tarımda. Bu dağılım, istihdamın hizmetlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Oysa sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde oluşturulabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece ‘toplam sayı’ üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız" dedi. "Ocak 2026'da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı" ASO Başkanı Ardıç, konuşmasına şöyle devam etti: "Dış ticaret verileri de üretimdeki zorlukları yansıtıyor. Ocak 2026'da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı. İhracat birim değer endeksi eylülden bu yana yükseliyor; aralık ayında artış yüzde 13. Ancak bu durum bizi yanıltmasın. Bu artış, rekabet gücünden değil, euro/dolar paritesindeki yükselişten kaynaklanıyor. İhracatımızın 2025'te 273,4 milyara ulaşmasında parite etkisini göz ardı etmemeliyiz. İthalat tarafında ise aralık ayında birim değer endeksi yüzde 4,2, miktar endeksi yüzde 6,3 arttı. Yani daha pahalıya daha fazla alıyoruz. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamak." Yeşil dönüşüm konusuna değinen Ardıç, ihracatın yüzde 42'sinin AB'ye, yüzde 57'sinin Avrupa kıtasına yapıldığının altını çizerek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını vurguladı. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor Karbon artık bir çevre kavramı değil, doğrudan bir maliyet kalemi" diyen Ardıç, "Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatlamasında ton başına 80 euro seviyeleri referans alınıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026'da başladı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde AB pazarına girişte yeni bir gerçeklik oluşuyor. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor" diye konuştu. Temel sorun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı TÜİK'e göre 2025'te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının yüzde 69,4 olduğunu, kendi alanında çalışma oranının ise sadece yüzde 56,1 olduğunu ifade eden Ardıç, her iki mezundan birinin okuduğu alanda çalışmadığını söyledi. Aynı zamanda Ardıç, Eurostat verilerine göre Türkiye’nin üniversite mezunu işsizliğinde yüzde 10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalamasının ise yüzde 4,9 olduğunu açıkladı. Türkiye’de üniversite mezunu işsizliğinin genel işsizliğin üzerinde olduğunu açıklayan Ardıç, temel sorunun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı olduğunu vurguladı. Ardıç, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın kontenjanların azaltılacağı yönündeki açıklamalarını olumlu bulduklarını belirterek, bu sürecin müfredat reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.