Hava Durumu

#Tga

TOURISMJOURNAL - Tga haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tga haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor Haber

Formula 1 2027’de İstanbul Park’a Geri Dönüyor

Türkiye, küresel spor or­ganizasyonlarında ye­niden güçlü bir pozis­yon alıyor. İstanbul Park'ta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı'nın katılımıyla İstanbul’un tekrar Formula 1 takvimine alınmasıyla ilgili ba­sın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılın­dan itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. “Hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız” İstanbul Park'ın 2027 yılı itibariyle en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil edildiğini vurgulayan Bakan Ersoy, “Bakanlık ola­rak Formula 1’in kazanımla­rına odaklanıyoruz. Formu­la 1’in, turizm talebini yüzde 6 artırdığını görüyoruz. Tatil destinasyonu için daha önce o şehri düşünmemiş kişiler için Formula 1 tercih sebe­bi oluyor. Formula 1’in resmi hesaplarındaki toplam takip­çi sayısı 114 milyondan faz­la. 2025 yılında toplam etki­leşim 2,3 milyar” dedi. İstanbul’un iki kıtanın bir­leşme noktası olduğunun altı­nı çizen Kültür ve Turizm Baka­nı Mehmet Nuri Ersoy, şehrin tarihinden kültürüne, doğasın­dan mutfağına kadar dünyanın en önemli merkezlerinden bi­ri olduğunu söyledi. Formula 1 yarışlarının ülke ve şehir tanıtı­mı için çok önemli olduğunu di­le getiren Bakan Ersoy, “Dersi­mizi çalışıp hazırlığımızı en iyi şekilde yapacağız. Singapur’da yapılan son yarışı inceledik. Bu yarışta 300 bin 614 seyirciyle Singapur tarihinin en yüksek katılımı olmuştur. Konaklama konusunda rakamlar artmış­tır. Formula 1’in kaldıraç etki­sini İstanbul’a kanalize etmeli­yiz. Formula 1, nitelikli turisti getirir. Singapur verileri, yarış için gelenlerin toplam harcama­nın yüzde 40’ını oluşturduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu. Kaldıraç ekonomisi… İstanbul’un Formula 1’in kal­dıraç etkisini ekonomik etkiye dönüştürmeye hazır olduğu­nu belirten Bakan Ersoy, şunla­rı kaydetti: “İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluş­ma noktası olan İstanbul, bu or­ganizasyona hazır. 5 yıllık pro­tokol, bu etkinin uzun soluklu olmasını sağlamaktadır. Tür­kiye Turizm Tanıtım ve Geliş­tirme Ajansı (TGA), Formula 1 yönetimi başta olmak üzere pek çok noktada ortak çalışmala­ra başladı. Yarış öncesinde he­def dış pazarlarda kapsamlı bir F1 kampanyası uygulayacağız. ABD, Asya ve Avrupa’daki pa­zarlarımız dâhil olmak üzere bugünden itibaren İstanbul’u, dünyanın iki kıtayı birleştiren tek Formula 1 şehri olarak lan­se edeceğiz. 2026 UEFA Avrupa Ligi finali, FIVB Milletler Ligi, CEV Kadınlar Avrupa Şampiyo­nası gibi organizasyonlara ev sa­hipliği yapacağız. 2032 Avrupa Şampiyonası’nı İtalya’yla bir­likte yapacağız. 2036 Olimpiyat adaylığımız, bu anlamda Türki­ye’nin vizyonunu ortaya koyu­yor. İlgi ve himayeleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve bu or­ganizasyonu ülkemize döndü­ren bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Ülkemize ve İstan­bul’a hayırlı olsun.” “Burası artık Türkiye’de adrenalinin merkezi olacak” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Formula 1’de daha önce görev alan herkesi dinleyerek yola çıktıklarını vurgulayarak, “Gençlerle bir araya geldiğimizde ‘Formula 1 gelecek mi?’ diye soruyorlardı. Dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ve belli maliyetleri olan bir organizasyon. Büyük bir endüstri. Ama şu heyecanı anlatmak istiyoruz, burası artık gençler için bir çekim merkezi. Gençler, binlerce, milyonlarca genç tarafından takip edilen organizasyonun parçası olacaklar. Burası artık Türkiye’de adrenalinin, enerjinin merkezi olacak. Müthiş bir başlangıç” dedi. TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, uzun süren bir yolculuğun sonuna geldiklerini belirterek, bu hayalin 10 yıl önce başladığını belirtti. 106 yıllık Karaköy Palas yeniden hayat buldu İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeni bir soluk kazandıran Karaköy Palas, uzun yıllar farklı işlevlerle kullanılan bir yapıdan çağdaş üretim ve etkileşim alanına dönüştürülerek yeniden kapılarını açtı. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen dönüşümle birlikte 106 yıllık yapı, sanatçılar ve sanatseverler için yeni bir buluşma noktası olarak konumlandırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen program, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren’in ev sahipliğinde düzenlendi. Açılışta, ArtıKÜME 2025 seçkisi ile vakfın veri temelli kültürel bellek çalışması olan ODAK projesi ve “ODAK 2025” basılı seçkisinin tanıtımı yapıldı. Selçuk Bayraktar’ın gençler için rol model olduğunu vurgulayan Ersoy, Bayraktar ailesinin yürüttüğü projelerin Türkiye’nin geleceği açısından önemine dikkat çekti. Bakanlık olarak kültür-sanat alanında yürütülen çalışmalara da değinen Ersoy, farklı sanat dallarını destekleyen yarışmalar, sergiler ve projelerle sanatçılara alan açıldığını belirtti. Ersoy, aynı zamanda dijitalleşme kapsamında geliştirilen veri tabanları ve envanter projeleriyle kültürel mirasın kayıt altına alındığını ve erişimin kolaylaştırıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı.

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı Haber

TGA ve THY, Kuzey Amerikalı tur operatörlerini ağırladı

TÜRKİYE Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türk Hava Yolları (THY) iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya'da ağırlandı. Program kapsamında katılımcılar, İstanbul ve Kapadokya destinasyonlarını yerinde deneyimleyerek bölgenin sunduğu turizm ürünleri, erişim imkanları ve seyahat kurguları hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Ağırlama programı boyunca, Türkiye'nin özellikle uzun mesafeli pazarlarda öne çıkan destinasyonlarının tur operatörleri nezdinde daha güçlü şekilde konumlandırılması amaçlandı. Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörlerini bir araya getiren etkinlik, protokol konuşmaları ve sunumlarla başladı; programın devamında birebir B2B görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay ile TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Anadolu Bölge Temsilcisi Murat Yavuz birer açılış konuşması yaptı. Ardından TGA yetkilisi tarafından destinasyona ve iş birliği imkanlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Sekreteri Yakup Dinler de katıldı. Sektör buluşmasında balon firmaları ile Kayseri ve Nevşehir'den oteller ve seyahat acenteleri de yer aldı. Böylece yerel turizm paydaşları, Kuzey Amerika pazarından gelen tur operatörleriyle doğrudan temas kurma, destinasyonun ürün çeşitliliğini aktarma ve önümüzdeki döneme yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.

Bakan Ersoy tur operatörleriyle bir araya geldi Haber

Bakan Ersoy tur operatörleriyle bir araya geldi

Türkiye’nin turizmde güçlü konumunu koruduğu ana pazarlarda yürütülen çalışmalar, yeni sezon öncesinde daha da yoğunlaştı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Avrupa’nın önde gelen tur operatörlerinden Jet2 CEO’su Steve Heapy ve Dertour Grubu Almanya Global Sözleşme Direktörü Joachim Seip ile bir araya geldi. Bakan Ersoy’un Antalya ve İstanbul’da gerçekleştirdiği temaslar hem mevcut performansın değerlendirilmesi hem de önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının netleştirilmesi açısından dikkat çekti. Bakan Ersoy, Operatörlerle Buluşmanın Ayrıntılarını Paylaştı Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, görüşmeye ilişkin ayrıntıları sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımla duyurdu. Türkiye’nin bu iki güçlü operatörün portföyündeki konumunu daha da ileriye taşıyacak iş birliklerini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Avrupa’nın ve Birleşik Krallık’ın önde gelen tur operatörlerinden Jet2 CEO’su Steve Heapy ve Dertour Grubu Almanya Global Sözleşme Direktörü Joachim Seip ile bir araya geldik. Almanya ve İngiltere pazarlarında yürüttüğümüz iş birliklerini, 2026 yılı hedeflerimizi ve sezonun genel görünümünü kapsamlı şekilde değerlendirdik. Yılın ilk dönemine ilişkin rezervasyon eğilimleri, erken rezervasyon sürecindeki dalgalanmalar ve Paskalya döneminin etkileriyle birlikte sezonun geri kalanına yönelik talep görünümünü ele aldık. Jet2 ile yürüttüğümüz kampanyalar ve ilave aksiyonlar ile Dertour tarafında Almanya başta olmak üzere farklı pazarlarda hayata geçirilen çalışmaların etkilerini değerlendirdik. Türkiye’nin bu iki güçlü operatörün portföyündeki konumunu daha da ileri taşıyacak iş birliklerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.” Talep, Rezervasyon ve Kampanyalar Masaya Yatırıldı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un görüşmelerinde hem Almanya hem de İngiltere pazarında erken sezon verileri, rezervasyon dinamikleri ve talep eğilimleri ayrıntılı şekilde ele alındı. Mevcut kampanyaların etkisi, yeni dönem bütçe planlamaları ve pazara özel aksiyonlar kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin her iki operatörün portföyündeki güçlü konumunu koruduğu vurgulanırken yeni iş birlikleri ve stratejik adımlarla bu konumun daha da ileri taşınması hedefleniyor. Almanya’nın Rakip Destinasyonlar İçin Uyarısı Türkiye’nin Lehine Avrupa’nın en büyük turizm gruplarından biri olan Dertour Group ile yürütülen iş birlikleri, Almanya başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa pazarlarını kapsayan geniş bir coğrafyada devam ediyor. Grup, Almanya’nın yanı sıra Avusturya, Çekya, Macaristan, Romanya ve Slovakya gibi pazarlarda Türkiye’ye önemli bir ziyaretçi akışı sağlıyor. Yapılan çalışmalar kapsamında Almanya pazarı ağırlıklı olmak üzere yürütülen reklam kampanyaları ve arz güvenliği destekleri, Türkiye’nin bu pazardaki güçlü konumunu pekiştiriyor. 2026 yılı için planlanan hedeflerde Almanya pazarı yine belirleyici rol oynarken yılın ilk döneminde satışlarda toparlanma eğilimi dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla rezervasyonlarda yeniden artış gözlenirken yaz sezonuna ilişkin genel görünümün pozitif olduğu değerlendiriliyor. Ayrıca Almanya’nın, ülkemize rakip bazı destinasyonlara yönelik seyahat uyarılarının Türkiye talebine olumlu yansıması bekleniyor. Bu kapsamda, Almanya pazarı için ilave birlikte reklam kampanyaları devreye alınırken Antalya’da planlanan geniş katılımlı etkinlikler de iş birliğinin önemli ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. JET2 ile Sezona Yayılan Kampanya Süreci Jet2holidays markasıyla paket tur pazarının en güçlü oyuncularından biri olan Jet2 ile yürütülen çalışmalar, Birleşik Krallık pazarında Türkiye’nin güçlü konumunu destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Jet2’nin uçuş ve konaklamayı entegre eden yapısı, Türkiye’ye yönelik talebin sürdürülebilirliğinde kritik rol oynuyor. Jet2 tarafından sezonu desteklemek amacıyla ilave kampanya talepleri gündeme gelirken Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından da satış odaklı yeni kampanyalar devreye alındı. Kampanyaların medya dağılımı ve içerik yapısı yeniden düzenlenerek dönüşüm kanallarının güçlendirilmesi hedeflendi. Kampanya ve tekliflerin sezon geneline yayılması yönünde çalışmalar sürdürülüyor.

Türkiye’den İngiltere pazarına ‘güvenliyiz’ mesajı Haber

Türkiye’den İngiltere pazarına ‘güvenliyiz’ mesajı

Orta Doğu'da tırmanan gerilim, Türkiye ve Doğu Akdeniz'deki turizm rotalarını doğrudan etkiledi. İngiliz seyahat şirketleri, artan güvenlik endişeleri nedeniyle düşen talebi canlandırmak için Türkiye uçuşlarını 15 pounda kadar çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ise İngiliz basınına özel bir açıklama yaparak, Türkiye'deki turizm faaliyetlerinde hiçbir aksama olmadığını vurguladı. Türkiye, Güney Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan'a talep düştü T24’ün Daily Mail'den aktardığı habere göre, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda İran'a yönelik başlattığı saldırılar, Avrupalı turistlerin yaz planlarında paniğe yol açtı. İngiltere'de Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Mısır gibi popüler destinasyonlara yönelik tatil rezervasyonlarında sert düşüşler gözlemlendi. Kayıpları telafi etmek isteyen tur operatörlerinin, çatışma bölgelerine yakın görülen ülkelere yönelik paket tatilleri 100 pounda kadar çektiği, Türkiye uçak biletlerini ise 15 pounda kadar düştüğü ifade ediliyor. Bakanlık çağrı yaptı Geçtiğimiz yıl 64 milyon uluslararası ziyaretçiyle rekor kıran ve dünyanın en popüler dördüncü turizm ülkesi olan Türkiye'de ise yetkililer iddialara karşı net bir duruş sergiledi. İstanbul, Antalya, Bodrum ve İzmir gibi ana merkezlere yapılan uçuşlarda hiçbir iptal yaşanmadığını belirten yetkililer, otel ve tur operasyonlarının planlandığı gibi sürdüğünün altını çizdi. Bakanlık'tan tur operatörlerine yapılan çağrıda, "2026 yaz sezonu satışta. Tüm acentelerimizi Türkiye'yi aktif olarak satmaya teşvik ediyoruz. İletişim süreçlerini desteklemeye kararlıyız" denildi. Kıbrıs'ta İHA saldırısı sonrası iptal dalgası Türkiye güven telkin etmeye çalışırken, bölgesel krizin etkileri Güney Kıbrıs'ta çok daha sert hissediliyor. İran yanlısı milislerin 2 Mart'ta adadaki İngiliz askeri üssü RAF Akrotiri'ye düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısı, güvenlik kaygılarını zirveye taşıdı. Lübnan ve Suriye kıyılarına sadece 100 mil uzaklıktaki adaya yönelik uçuşlarda iptaller hızlandı. Paskalya tatili öncesi rezervasyonlarda geçen yıla kıyasla belirgin bir düşüş yaşandığını belirten yerel işletmeci Vassilis Georgiou, İngiliz basınına yaptığı açıklamada, "İnsanlar buraya gelmeden önce iki kez düşünüyor. Otelciler rezervasyonların düştüğünü söylüyor" sözleriyle durumu özetledi. Ayia Napa belediyesi yetkilisi Foto Kikillos da iptal duyumlarını doğrularken, adadaki günlük hayatın son derece güvenli bir şekilde aktığını ifade etti.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz Haber

Kaan Kavaloğlu: Zorlu bir sürece giriyoruz

Orta Doğu’da tırmanan gerilim, turizmde dengeleri hızla değiştiriyor. Savaşın etkisiyle küresel ölçekte seyahat tercihleri yeniden şekillenirken, turist akışları da güven algısına göre yön değiştiriyor. Avrupalı turistlerin “daha güvenli” gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yönelmesi, bu bölgelerde talep ve fiyatları yukarı çekerken; Doğu Akdeniz’de ise talep zayıflıyor. Türkiye de doğrudan çatışmanın tarafı olmamasına rağmen bu dalgadan olumsuz etkilenen destinasyonlar arasında yer alıyor. Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu “Sanki savaşın ana kaynağında bir bölgedeymişiz gibi yansıtılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bu, ticaretin getirdiği şeylerin dışında bir organizasyon. Bunun da farkındayız. İspanya, 1 Mart itibarıyla tüm indirimleri kaldırdı. Onlar bu sene güzel bir sezon geçirecekler. Keza Yunanistan, Fransa, İtalya da öyle.” diye konuştu. Kavaloğlu, “Bizim için zor bir dönem başlıyor. Sezona bir ay geç başlayacağız gibi duruyor. Zor bir nisan ayı geçecek ama mayıs itibarıyla sistemin toparlanacağını düşünüyorum” diyen Kavaloğlu, turizmin barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Turizm barışın dili. İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmdeki konumuna da dikkat çeken Kavaloğlu, “Türkiye, dünya turizmi içinde bir olgu. Biz vazgeçilmeziz. Bunu defalarca kanıtladık. Sadece Antalya’ya 17 milyon, Türkiye geneline 60 milyonun üzerinde turist gelmesi büyük bir birikimin eseri” dedi. Türkiye’nin sektöre geç girmesine rağmen hızlı mesafe kat ettiğini belirten Kavaloğlu, “Avrupalı rakiplerimize göre 20-25 yıl sonra başladık ama 100 metre koşucusu gibiyiz. Türkiyesiz, Antalyasız dünya turizmini konuşmak kolay değil” diye konuştu. Algı yönetimi konusuna da değinen Kavaloğlu, mevcut dönemde daha güçlü bir iletişim gerektiğini söyledi. “Yaptığımız işleri dünya takdir ediyor ama bu süreçte algıyı dengelememiz gerekiyor. Bu konuda TGA çalışıyor. Artık pazarlamada daha sert, daha agresif olmamız gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Bel altından vurulan bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Buna aynı dirayetle ve aynı sertlikte karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Türk girişiminden turizme sürdürülebilirlik yazılımı” SÜRPO Haber

“Türk girişiminden turizme sürdürülebilirlik yazılımı” SÜRPO

Turizm sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının dijital ortamda yönetilmesini sağlayan SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Yazılımı, Türkiye’de geliştirildi ve sektörde kullanılmaya başlandı. GSTC sürdürülebilir turizm kriterlerinin uygulanmasını sağlayan yazılım, dünyada bu kapsamda geliştirilen ilk dijital uygulamalardan biri olarak biliniyor. TGA Standartlarına Uygun Türkiye’deki ICC Grup girişim grubunun yatırımıyla geliştirilen SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Uygulama Programı, GSTC (Global Sustainable Tourism Council) ve TGA (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) standartlarına uygun bir yazılım olarak turizm sektörüne sunuldu. Yazılım, turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda yönetmesini, ölçmesini ve denetlenebilir hale getirmesini sağlıyor. GSTC Kriterleri Turizmde Yeni Dönem Başlattı Sürdürülebilir turizm uygulamaları dünya genelinde giderek daha fazla önem kazanırken yeşil dönüşüm, sıfır karbon, doğal kaynakların korunması ve sıfır atık gibi uygulamalar turizm sektöründe hızla yaygınlaşıyor. Bu kapsamda sürdürülebilir turizmin dünyadaki öncü kuruluşlarından GSTC, Birleşmiş Milletler iklim uygulamaları çerçevesinde turizm sektörüne yönelik geniş kapsamlı kriterler ve standartlar ortaya koyuyor. Sürdürülebilir turizm GSTC kriterleri özellikle konaklama tesisleri ve tur operatörlerini kapsayan geniş kapsamlı uygulamalar içerirken Türkiye’de bu sistem 2020 yılından itibaren uygulanmaya başladı. Sektörde bu kriterlerin daha etkin uygulanabilmesi amacıyla geliştirilen SÜRPO Dijital Sürdürülebilir Turizm Programı, sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda yönetebilen bir yazılım olarak geliştirildi. Sistem; sıfır atık, sıfır karbon, atık yönetimi, personel yönetimi, tedarikçi yönetimi, iklim şartları yönetimi ve su verimliliği gibi sürdürülebilirlik uygulamalarını dijital ortamda ölçülebilir ve denetlenebilir hale getiriyor. Turizm işletmeleri bu sistem sayesinde sürdürülebilirlik verilerini anlık olarak takip edebiliyor. Saruhan: SÜRPO’nun Patent ve Telif Hakları Alındı ICC Grup Genel Müdürü Seda Saruhan, SÜRPO yazılımının patent ve telif haklarının alındığını belirterek yazılımın Ankara’da GSTC ve TGA standartları konusunda uzman ekiplerle birlikte geliştirildiğini söyledi. Saruhan, yazılımın tamamen Türkiye’de geliştirildiğini ve mevzuat takip edilerek oluşturulduğunu ifade etti. SÜRPO’nun aynı zamanda GSTC üyesi ilk yazılım olarak kayıtlara geçtiğini de sözlerine ekledi. Turizmde Sürdürülebilirlik Takibi Artık Dijital SÜRPO yazılımı ekonomik ve dijital bir uygulama sistemi olarak turizm konaklama tesisleri ve tur operatörlerinin kullanımına sunuldu. Sistem, işletmelerin sürdürülebilirlik uygulamalarını düşük maliyetle takip edebilmesini sağlarken GSTC ve TGA’nın 2. ve 3. aşama sürdürülebilir turizm standartlarının dijital ortamda izlenmesine de olanak tanıyor. SÜRPO kullanımı sayesinde turizm işletmeleri sezonluk veya dönemsel faaliyetleri kapsamında sürdürülebilirlik standartlarına ait verileri canlı analiz edebiliyor. SÜRPO ile Karbon ve Enerji Verileri Anlık Takipte Dijital ortamda minimum maliyet ve sıfır kağıt kullanımı ile yürütülen sistemde su, enerji, atık ve karbon ayak izi gibi işletme verileri anlık olarak izlenebiliyor.Sistem aynı zamanda TGA ve GSTC sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için gerekli olan 2. ve 3. aşama denetim süreçlerinde de kullanılabiliyor ve uzaktan incelenebilir bir dijital altyapı sunuyor. Turizm Sektöründe Yaygınlaşıyor Türkiye’de bugüne kadar yaklaşık 230 turizm işletmesi SÜRPO programını kullanmaya başladı. Yazılım için Azerbaycan, Arnavutluk, Meksika, Hırvatistan, Dubai, Katar ve Endonezya’dan temsilcilik ve ülke işletmeciliği teklifleri alındığı ve görüşmelerin devam ettiği belirtildi. Sürdürülebilir turizm uygulamalarının dijitalleşmesiyle birlikte işletmelerin karbon ayak izini azaltarak daha verimli ve denetlenebilir bir sürdürülebilirlik yönetimi sağlayabileceği ifade edilirken SÜRPO yazılımının 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla turizm sektörünün kullanımına sunulduğu bildirildi. https://www.surpo.net/tr

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor Haber

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor

Dünyanın en büyük ve en önemli turizm fuarlarından biri olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı, bu yıl 60. yıl dönümünü kutlayarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küresel turizmi yeniden dengeye taşıma arayışıyla bugün başlayan fuar, 5 Mart Perşembe gününe kadar dünya genelinden sektör profesyonellerini ağırlayacak. Bu yıl 60. kuruluş yıl dönümünde sektörün geleceğine ışık tutan fuara, 160'ı aşkın ülkeden 5 bin 800'den fazla firma katılıyor. Fuarın, bu yıl "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikayeleri Keşfedin" temasıyla tam kapasite doluluk oranına ulaşarak kapılarını açması dikkati çekti. Fuarın bu yılki en büyük katılımcı ülkeleri arasında Türkiye, Tayland, Mısır ve İtalya başı çekiyor. Sektör profesyonellerine pazar analizi yapma, stratejik ortaklıkları güçlendirme ve yeni iş fırsatları yaratma imkanı sunan dev organizasyon, küresel turizmin nabzını tutacak. Fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonu, bu yıl "Turizmi Dengeye Taşımak" başlığı altında gerçekleştiriliyor. Toplam 17 tematik başlık altında düzenlenen organizasyonda, 400'den fazla uluslararası uzman 200'ü aşkın oturumda söz alacak. İş dünyası, siyaset, akademi ve teknoloji çevrelerinden gelen üst düzey temsilciler, giderek karmaşıklaşan küresel ortamda dayanıklılık, rekabet gücü ve inovasyon stratejilerini mercek altına alacak. Tartışmaların odağında, turizm şehirlerinde oluşan turist yoğunluğunun yerel halkta rahatsızlığa neden olması, iklim değişikliği ve jeopolitik kaymalar gibi unsurlar yer alıyor. Konvansiyonun öne çıkan başlıkları arasında veri odaklı iş modelleri ve yapay zeka uygulamaları dikkati çekiyor. Özellikle turizmde yeni bir evre olarak nitelendirilen acenteli ticaret ve dijital dönüşüm süreçleri uzmanlar tarafından analiz edilecek. Sektördeki değişimler sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor. Etkinlik kapsamında, deneyimsel seyahat, uzun ömür, esenlik, kapsayıcı turizm ile yeni nesil ödeme sistemleri ve kesintisiz seyahat ekosistemleri gibi modern trendler de kapsamlı şekilde masaya yatırılacak. ITB Berlin, bu yıl teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçilerin sorularını 7/24 yanıtlayan yapay zeka destekli sohbet robotu "MIA" ve profesyonel ağ kurma sürecini kolaylaştıran "ITB Navigator" platformu hizmete girdi. Türkiye pavilyonunda 2026 projeksiyonu Türkiye, fuarda özel katılımcıların yanı sıra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde kurulan 700 metrekarelik pavilyonla temsil ediliyor. Türkiye'den toplam 144 firmanın yer aldığı organizasyonda, 51 kurum milli katılım kapsamında Türkiye'nin turizm potansiyelini uluslararası profesyonellere aktarıyor. Türk turizmciler, en önemli kaynak pazarlardan biri olan Almanya'dan gelecek turist sayısındaki artış beklentisiyle 2026 yılı projeksiyonlarını paylaşıyor. Fuardaki tanıtım faaliyetlerinin, Türkiye'nin bu yılki turist hedefine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Bu arada, geçen yıl 170 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği fuarda, bu yıl konuk ülke olarak Angola yer alıyor. Turizm borsası fuarı ITB zorlu bir dönemde kapılarını açıyor Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, ITB Berlin Fuarı'nın açılışına ilişkin konuşmasında, ITB'nin zorlu bir dönemde kapılarını açtığını belirterek, Orta Doğu'daki savaşın uluslararası turizm üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekti. Wegner, "Orta Doğu'daki savaş, turizmin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor." dedi. Çatışmalar nedeniyle on binlerce yolcunun ana transit havalimanlarında mahsur kaldığını anımsatan Wegner, bu durumun birçok tur operatörü ve ziyaretçinin bu yıl ITB'ye katılımını engellediğini belirtti. Wegner, "Seyahatler durma noktasına geldiğinde, dünyaya açılan bir pencere de kapanmış demektir." ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.