Hava Durumu

#Teknoloji

TOURISMJOURNAL - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya tenisinin genç yıldızları üçüncü kez Kemer’de buluşuyor Haber

Dünya tenisinin genç yıldızları üçüncü kez Kemer’de buluşuyor

Corendon Tennis Club Kemer ev sahipliğinde 11 Nisan’da başlayan turnuva, 30 Nisan’a kadar devam ediyor. 2024 yılından bu yana üçüncü kez düzenlenen organizasyon, her hafta farklı tenisçi gruplarını Kemer’de buluşturuyor. Uluslararası TEN-PRO Global Junior Tour’un Türkiye etabı olarak düzenlenen turnuva; 10–16 yaş aralığında U10–U16 kategorilerinde, bu yıl 30’dan fazla ülkeden yaklaşık 500 genç tenisçiyi Kemer’de buluşturuyor. Avustralya, İngiltere, İspanya, Almanya ve ABD gibi güçlü tenis ülkelerinden sporcuların katıldığı organizasyon, farklı kıtalardan gelen oyuncularıyla dikkat çekiyor. Genç tenisçiler, üç hafta boyunca dünya standartlarındaki kortlarda mücadele ediyor. Bu geniş katılım, Kemer’in genç tenisçiler için önemli bir uluslararası buluşma noktası haline geldiğini gösteriyor. Turnuvanın öne çıkan isimleri arasında, dünya tenisinin önemli oyuncularından Hırvat Ivan Dodig’in oğulları Josip ve Peter Dodig de yer alıyor. Genç yaşlarına rağmen performanslarıyla dikkat çeken Dodig kardeşler, turnuvanın iddialı isimleri arasında gösterilirken; olimpiyatlardan ATP turnuvalarına uzanan başarılı kariyeriyle tanınan Ivan Dodig de bu hafta çocuklarıyla birlikte Kemer’de bulunuyor. Ayrıca Corendon Tennis Club Kemer’in altyapısından yetişen 8 genç Türk sporcu da bu yıl TEN PRO sahnesinde yer alarak uluslararası arenada kendilerini gösterme fırsatı buluyor. Her hafta farklı oyuncu gruplarının yer aldığı organizasyon, genç sporculara yalnızca rekabet değil; farklı tenis kültürlerini deneyimleme, farklı ülkelerden rakiplerle gelişim gösterme ve erken yaşta geniş bir bakış açısı kazanma fırsatı sunuyor. Kemer, tenis turizminin yeni merkezi oluyor Turkish Bowl by TEN-PRO 2026, üç hafta boyunca farklı oyuncu gruplarını bir araya getirirken; Corendon Tennis Club Kemer, yıl boyu spor yapmaya elverişli iklimiyle bölgeyi önemli bir tenis turizmi destinasyonu olarak konumlandırıyor. Çok sayıda sporcu, antrenör ve aileyi Kemer’de buluşturan organizasyon, bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlarken turizmin 12 aya yayılmasına da destek oluyor. Bu yönüyle turnuva, Kemer’in uluslararası spor turizmi haritasındaki konumunu güçlendiren önemli bir platform niteliği taşıyor. TEN PRO – Turkish Bowl organizasyonu, her yıl çok sayıda sporcu, antrenör ve aileyi Kemer’de buluşturarak bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Uluslararası katılım yapısı sayesinde Kemer’i global spor turizmi haritasında öne çıkaran turnuva, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini de güçlendiriyor. Corendon Tennis Club Kemer: Performans ve deneyim bir arada Toros Dağları ile Akdeniz’in buluştuğu Göynük’te konumlanan Corendon Tennis Club Kemer; 14 adet dünya standartlarında toprak kortu, modern tesis altyapısı ve yüksek kapasiteli antrenman olanaklarıyla dikkat çekiyor. Corendon Tourism Group bünyesindeki Corendon Playa Kemer Oteli ile entegre yapısı sayesinde sporcular ve ailelerine konforlu bir konaklama deneyimi sunan tesis, korttan konaklamaya uzanan bütüncül bir spor deneyimi sağlıyor. Sezon öncesi hazırlıklar, kamp süreçleri ve bireysel gelişim için ideal bir ortam sunan kulüp; kaliteli kortları, planlı antrenman programları ve deneyimli antrenör kadrosuyla sporculara odaklı bir çalışma imkânı tanıyor. Çam ağaçlarıyla çevrili doğası, Toros Dağları’nın eteklerindeki konumu ve denize yakınlığıyla Corendon Tennis Club Kemer; performans, iyi yaşam ve deneyimi bir araya getiren dengeli bir spor ortamı sunuyor. TEN-PRO: Geleceğin tenisçileri için küresel platform 2015 yılında kurulan TEN-PRO Global Junior Tour, bugün Avrupa, Afrika, Avustralya, Orta Doğu ve ABD’de düzenlenen yılda 14 uluslararası turnuvadan oluşan güçlü bir organizasyon ağına sahip. Rafa Nadal Academy, Mouratoglou Tennis Academy, IMG ve Boris Becker Tennis Academy gibi dünya çapında saygın tenis merkezlerinde düzenlenen turnuvalar, genç oyunculara uluslararası kariyer yolculuklarında önemli bir basamak sunuyor. Turnuva kapsamında kullanılan Playsight ve Zenniz gibi ileri teknoloji sistemler sayesinde sporcular performanslarını analiz ederken, aynı zamanda UTR (Universal Tennis Rating) puanı kazanarak global tenis ekosistemine entegre oluyor. “Kemer eşsiz bir tenis deneyimi sunuyor” TEN-PRO CEO’su ve Turnuva Direktörü Goran Novakovic, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kemer kesinlikle eşsiz ve özel bir yer. Corendon Tennis Club’da oynayarak, dünyanın dört bir yanından genç tenis yeteneklerine benzersiz ve unutulmaz bir deneyim sunduğumuza yürekten inanıyorum.” Program (3 Hafta – 3 Etap) * Hafta 1 (11–17 Nisan): Maçlar – Ödül Töreni * Hafta 2 (18–24 Nisan): Maçlar – Ödül Töreni * Hafta 3 (25–30 Nisan): Maçlar – Büyük Final Geleceğe uzanan vizyon Corendon Tennis Club Kemer, bu organizasyonla birlikte uluslararası tenis takvimindeki konumunu güçlendirmeyi sürdürürken; ITF ve Tennis Europe kapsamındaki resmi turnuvalarla Türkiye’nin önemli tenis merkezlerinden biri olma vizyonunu ileri taşımayı hedefliyor.

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı Haber

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı

Antalya'da 6-8 Nisan tarihlerinde ''Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleştirilen 4. TÜRSAB turizm Kongresi’nin son gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu turizm değerleri tanıtılırken gerçekleştirilen sunumlarda yeni tüketici ve turist eğilimleriyle turizmde geleceği şekillendiren trendler konusunda dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Kongre, Türkiye Turizmi Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu Sunumu ile son buldu. Kongrenin sonuç raporunu açıklayan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, sunumunda hem ‘TÜRSAB Vizyon Belgesi’ni tartışmaya açtı hem de 2030 yılı turizm hedeflerini açıkladı. TÜRSAB'ın 2030 turizm hedefleri açıklandı Sunumunda “Turizmin geleceği ve geleceğin turizmini turizmciler olarak, turizmin en büyük meslek örgütü olarak cesur, yeni ve bilimsel bakış açılarıyla ele alıp oluşturduğumuz TÜRSAB Vizyon Belgesini tartışmaya açıyoruz” diyen Eker, 2030 yılı TÜRSAB turizm hedeflerine ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Dünya sıralamasında turizm gelirlerinde ilk 5 içerisinde olmak. 110 milyar dolar turizm geliri ve kişi başı 1300 dolar ortalamasına ulaşmak. Turizm gelirlerini, ülkenin her köşesinin turizm potansiyelini öne çıkararak şekilde ülke sathına yaymak. İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla dışındaki illerin payını yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmak. Deniz, kum, güneş turizmindeki gelirleri arttırıp, kültür turizmi alt yapısını turizm potansiyeli olan illerimizde geliştirmek, güçlendirmek ve tanıtmak. Ülkemiz turizm algısını kültür turizmi ülkesi olarak güçlendirmek. Kültür amaçlı turist sayısını yüzde 50 arttırmak. Tekrar ziyaret oranını yüzde 20 attırmak.” TÜRSAB Turizm Vizyonu yol haritası olacak TÜRSAB Turizm Vizyonu ilkelerini de açıklayan Eker, gelinen noktada turizmin; sorumlu, koruyucu, adil, sürdürülebilir çevreye saygılı turizm ilkeleri etrafında şekillendiğine dikkat çekti. Hasan Eker, konuşmasında, “Bu vizyonumuzu tartışmaya açıyoruz. Diğer paydaşların da görüşü alınarak, kamunun açıklayacağı resmi turizm vizyonuna tüm turizmcilerin, ilgili paydaşların ve halkımızın sahip çıkması gerekiyor. Rakip ülkeler vizyonlarını açıkladılar. Biz de Türkiye olarak bir an önce vizyonumuzu belirlemeliyiz. Biz TÜRSAB olarak görüşümüzü paylaştık” açıklamasını yaptı. TÜRSAB Turizm Vizyonu’nu şu başlıklar altında oluşturuldu Turizmin ekonomik değerini kalıcı hale getirmek. Turizm faaliyetlerinin ülke sathına yayılmasını, her yörenin turizmden pay almasını sağlamak. Gençler başta olmak üzere her vatandaşın turizm faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak. Turizm faaliyetini gerçekleştiren işletme ve çalışanların bilgi ve yetkinliklerini artırmak. Turizm mesleklerinde eğitimli kuşaklar yetişmesi çalışmalarını desteklemek. Turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için çalışmak. Turizm hizmetlerinin her türlü riske karşı güvenli olması için çalışmak. Turizm sektöründe ortak aklı, yerel iradeyi ve sektörün söz hakkını tesis etmek. Turizm mesleğinin gelişimini ve hizmet kalitesini artırmak. Turist memnuniyeti-halkın memnuniyeti ve turizmcinin memnuniyetini sağlamak. Hasan Eker, amaçlarının sadece daha fazla turist değil, herkes için daha iyi bir turizm olduğunu da sözlerine ekledi. Son gün sunumları 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü ve son gün oturumları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği AdaKıbrıs projesinin tanıtım sunumu ile başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden Mine Emiroğlu, “AdaKıbrıs” projesinin detaylarını turizmcilerle paylaştı. KKTC’nin doğal kültürel tarihi zenginliklerini koruyarak özgün modern sürdürülebilir bir turizm anlayışı ile uluslararası ziyaretçilere sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mine Emiroğlu, temel amaçlarının turist potansiyellerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak olduğunu söyledi. Turizm master planında eko ve agro turizme büyük önem verdiklerini ifade eden Emiroğlu, sürdürülebilir turizm anlayışını benimsediklerini belirtti. “Yerel yaşam kültürünü ön plana çıkaran alternatif ve sorumlu turizm anlayışını” temel aldıklarını söyleyen Emiroğlu, “AdaKıbrıs bizi anlatıyor” sloganı ile tanıtımlarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici ve Turist Profilini” anlattı 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü gününde Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici/Yeni Turist” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. İlk kez savaş arabalarının kullanıldığı Kadeş Savaşından buharlı trenin bulunmasın kadar geçen 3 bin yıllık sürede dünyada hızın hep aynı kaldığına işaret eden Erden, son 100 yılda ise hızın çok büyük bir ivmeyle artığını kaydetti. Erden, “Bu hıza uyamayan trendleri kaçırıyor, hızı yakalayamayan kaybediyor” dedi. 20’nci yüzyılın kitlesel bir dönem olduğunu belirten Levent Erden, 21. yüzyılda ise kitleselliğin bittiğini, “en”lerin ortadan kalktığını ve “çoklu kişilik” döneminin başladığını söyledi. Ekonomiden enerjiye her şeyin inişli çıkışlı bir seyir izlediğini vurgulayan Erden, bu dönemde hayalsizlik ve tatminsizliğin egemen olduğunu ifade etti. Levent Erden: Bundan sonra sürekli değişim olacak Bundan sonra sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada yaşanılacağına dikkat çeken Levent Erden, yeni alışkanlıkların ortaya çıktığını ve tekilleştirilmiş verinin öneminin arttığını vurguladı. “Müşteri her yerde iz bırakır” diyen Levent Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Veriyi elde etmek değil işlemek önemli. Veri ile hiper hedeflemeye sahibiz. Hiper daraltılmış hedeflemeler ve ona göre fiyatlama mümkün. İletişim dinlemektir. Tüketiciyi iyi dinlemek gerekiyor. Rekabetçi fark yaratmak için klişelerden kurtulmak gerekiyor. İnteraktif ortamda yapay zekanın olduğu bir dönemde farklı iş birlikleri mümkün. Bugün oyunlar çok yaygınlaşmış durumda. Oyunlar içinde turizm yok. Turizm oyunlarda da olmalı.” İçinde bulunduğumuz çağın “Algoritmokrasi” çağı olduğunu belirten Erden, “Algoritmalar geleceği belirleyecek. Çoklu yetenekli olmak lazım. Sürekli kendini yenilemek önemli. Gerçekçi olup imkansızı istememiz lazım” diye konuştu. Serdar Kuzuloğlu: Günümüzde müşteri, her şeyin merkezinde yer alıyor 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin son panelinde Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, geçmişten günümüze teknolojideki değişimleri ve dünyadaki dönüşümleri ele aldı. Turizmin insanların beklentilerinin en çok yükseldiği, kusurlara karşı insanların en tahammülsüz olduğu sektör olduğunu vurgulayan Kuzuloğlu, turizmde öngörülen ve öngörülemeyen çok parametre olduğunu ifade etti. Günümüzde müşterilerin her şeyin merkezinde yer aldığını ve tüketicilerin sınırsız beklentilerle şımartıldığını belirten Kuzuloğlu, “Kusursuzluğu beklediğimiz bir alan turizm. Tarihin hiçbir döneminde müşteri beklentileri bu kadar yüksek olmamıştı. Neyi, nasıl sunduğunuz algıyı, imajı belirliyor. İşlerimizin büyük kısmı algıdan oluşuyor” dedi. Kuzuloğlu: “Teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor” Sunumunu teknolojinin insanların ilk hayatına girdiği dönemden başlatan Serdar Kuzuloğlu ise şu örnekten yola çıktı: “İnsanların hayatına ilk mekanik teknoloji saatlerle girmiş. Sonrasında dikiş makinaları giriyor. O dönem terziler diyor ki; bu bizim işimizi elimizden alacak. Aynı dönemde Karl Marx’ın değerlendirmesi ise dikiş makinesiyle birlikte patronların işçilerin üzerinde tahakkümü artacak şeklinde oluyor. O dönemde Hindistan’da Gandi’nin yorumu da ‘Dikiş makineleri halkı üretken hale getirerek, onları fakirlikten kurtaracak’ oluyor. Aynı dönemde farklı coğrafyalarda söylenen bu üç düşünce de gerçekleşti. Bugüne kadar teknolojinin tüm paternlerinde aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşadık. Şimdi yapay zekayla birlikte de aynı tartışmaları yaşıyoruz. Teknoloji en kontrol edeceğiniz ama aynı zamanda en aleyhinize işleyecek şey. Yapay zekâ çağında soru sormayı unuttuk. Her şeyi yapay zekaya emanet etmek çok yanlış. Geri dönülemeyecek riskler yaratabilir çünkü yapay zekâ daha ilk aşamasında. Genel olarak değerlendirildiğinde teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor. İnsan faktörü var, kurum kültürü faktörü var. Çoklu katman söz konusu. Turizm açısından bakıldığında sizin kullandığınız teknoloji beni ilgilendirmiyor. Beni resepsiyondaki insanın davranışları, transferi yapan şoförün ruh hali ilgilendiriyor. Havalimanından çok eğlenceli bir ekiple otele geldim ve moralim yerine geldi. Müşterilerin sizin hangi teknolojiyi kullandığınızı görmemesi gerekiyor.”

ANTALYA GÜNE KADININ GÜCÜYLE BAŞLADI: ANTİKAD’DAN AKRA’DA DEV PANEL! Haber

ANTALYA GÜNE KADININ GÜCÜYLE BAŞLADI: ANTİKAD’DAN AKRA’DA DEV PANEL!

Antalya’nın Seçkin İsimleri Bu Panelde Buluştu Güneşli bir Antalya sabahında gerçekleşen organizasyona katılım beklentilerin üzerindeydi. İş dünyasının patroniçelerinden siyasetin etkili isimlerine kadar herkes oradaydı. Davetlilerin şıklığı ve organizasyonun kusursuzluğu gözlerden kaçmazken, salonun her köşesinde "kadın liderliği" ve "dijital dönüşüm" konuşuldu. Başkan Fatma Kotanak’tan Vizyoner Açılış: "Biz Bu Değişime Yön Veren Olacağız!" Panelin açılış konuşmasını yapan ANTİKAD Başkanı Fatma Kotanak, salondaki coşkulu kitleye hitaben tarihi bir konuşmaya imza attı. Ekonominin ve rekabetin sertleştiği bu dönemde kadınların rolünün artık tartışılmaz olduğunu belirten Kotanak; "Artık sadece pastadan pay almak yetmiyor, biz o pastayı büyütecek ve yenilerini yaratacak güçteyiz. Teknoloji durmuyor, biz de durmayacağız. Gelecek tesadüflerle değil, tasarımla şekillenir" sözleriyle kadınların ekonomideki sarsılmaz yerini bir kez daha hatırlattı. Leyla Alaton ile Samimi ve Derin Bir Söyleşi Sahnede Fatma Kotanak’ın konuğu olan Türk iş dünyasının dev ismi Leyla Alaton, tüm samimiyetiyle salonu adeta büyüledi. İş yaşamındaki zorluklardan kadınların sanayi kollarında daha fazla varlık göstermesi gerektiğine kadar her konuda fikirlerini paylaşan Alaton, kendi hayat yolculuğundan verdiği çarpıcı örneklerle katılımcılara ilham verdi. Leyla Hanım’ın "korkusuz olun" mesajı, girişimci kadınlar için günün en önemli mottosu oldu. Zehra Öney ile Geleceğe Yolculuk: Yapay Zekâ ve Ötesi Günün bir diğer ağır topu ise teknoloji dünyasının parlayan ismi Zehra Öney’di. Öney, teknolojinin geldiği son noktayı, yapay zekanın hayatımızı nasıl kökten değiştireceğini ve bizi bekleyen risklerle fırsatları en ince ayrıntısına kadar anlattı. Özellikle "teknoloji bir tercih değil, hayatta kalma meselesidir" vurgusu, iş dünyası temsilcileri tarafından uzun süre alkışlandı. Antalya’nın "Kadın İnovasyon Haritası" İçin Düğmeye Basıldı! Başkan Kotanak, konuşmasında büyük bir müjdeyi de paylaştı: Kadın İnovasyon Haritası. Geçtiğimiz yılın verileri ve anket sonuçlarıyla temelleri atılan bu dev proje; Antalya’da kadının üretim yaptığı her noktayı, her sektörü tek tek belirleyecek. "Ölçemediğimiz şeyi büyütemeyiz" diyen Kotanak, bu haritanın Antalya’nın geleceğini şekillendirecek bir pusula olacağını belirtti. Günün sonunda, Akra’dan ayrılan davetlilerin yüzündeki umut ve kararlılık, Antalya’nın kadın liderliğinde yeni bir döneme girdiğinin en net kanıtıydı.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

Antalya’da Turizm Teknolojileri Girişimleri Sahneye Çıktı Haber

Antalya’da Turizm Teknolojileri Girişimleri Sahneye Çıktı

Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi koordinasyonunda ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) desteğiyle yürütülen TourisTech Turizm Teknolojileri Kuluçka Programı kapsamında düzenlenen Demo Day etkinliği, akademi, kamu kurumları, yatırımcılar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Turizm sektörüne yönelik teknoloji geliştiren girişimlerin projelerini tanıttığı etkinlik, girişimcilik ve inovasyon ekosistemini bir araya getirdi. TourisTech, Turizmde Yenilikçi Girişimlere Kapı Açıyor Etkinlikte konuşan Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı ve TourisTech Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, turizm sektöründe teknoloji tabanlı girişimlerin önemine dikkat çekerek programın yenilikçi girişimlerin gelişimine katkı sağlayan önemli bir platform olduğunu vurguladı. Rektör Ekercin: Üniversiteler Girişimciliğin Merkezinde Program kapsamında konuşma yapan Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Ekercin, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki rolüne değinerek Antalya Bilim Üniversitesi’nin turizm teknolojileri alanında girişimcilik faaliyetlerini desteklemeye devam edeceğini ifade etti. Girişimciler Yoğun Eğitim ve Mentörlükten Geçti TourisTech programı kapsamında girişimciler kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçti. Program boyunca 47 eğitim oturumu düzenlenirken, 21 farklı mentör girişimcilere destek verdi. Süreçte 100 saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilirken 75 saatin üzerinde mentörlük sağlandı. Programa 25 girişim kabul edilirken, ön eleme sürecinin sonucunda 12 girişim final sunumu yapma hakkı kazandı. Girişimler Projelerini Tanıttı Demo Day kapsamında girişimler projelerini jüri üyeleri, yatırımcılar ve sektör temsilcilerine sundu. Sunum gerçekleştiren girişimler Kaira, Seralis, Waymoov, Mentör Kapısı, MAS, Heat Interactive, Discover:Antalya, Makosim, Müze Deneyimi, Sensgate, Sunflow ve Bilet and More olarak sıralandı. Sunumlarda turizm deneyimini geliştiren dijital platformlar, akıllı turizm çözümleri, ziyaretçi deneyimini artıran teknolojiler ve sektöre yönelik yenilikçi iş modelleri tanıtıldı. Demo Day’de Projeleri Deneyimli Jüri Değerlendirdi Girişimlerin projeleri alanında deneyimli bir jüri tarafından değerlendirildi. Demo Day jüri üyeleri Volkan Güler – Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri, Prof. Dr. Mehmet Yazıcı – Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı, Doç. Dr. Mehmet Bahar – Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri, Işık Yargın – ANSİAD Girişimcilik Çalışma Masası Başkanı, Çağdaş Kızıl – Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Proje Geliştirme ve Devlet Destekleri Ofisi Proje ve İş Geliştirme Uzmanı, Dr. Erkut Baloğlu – Aktifbank Müşteri Çözümleri Genel Müdür Yardımcısı, Sadık Köseoğlu – Şirket Ortağım Melek Yatırımcı Ağı Direktörü ve Emrah Kozan – Pixel Akademi Kurucu Ortağı, Tasarım Odaklı Düşünce Kitabı Yazarı isimlerinden oluştu. Girişimcilere Akademisyen ve Sektör Temsilcilerinden Mentörlük Program süresince girişimcilere çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi mentörlük desteği sağlandı. Mentörler arasında Prof. Dr. Hülya Şimga, Doç. Dr. Gözdegül Başer, Doç. Dr. Caner Ünal, Dr. Demet Ceylan, Dr. Gül Merve Gençer, Dr. Başak Sarıtaş, Dr. Tarkan Düzgünçınar, Ali Haydar Durgun, Bahadır Sansarcı, Burak Akay, Mahmut Dabbit ve Mert Efe Sevim gibi isimler yer aldı. Turizm Teknolojilerinde Girişimcilik Ekosistemi Güçleniyor Etkinlik sonunda jüri üyelerine ve mentörlere teşekkür belgeleri takdim edilirken girişimciler yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu. BAKA desteğiyle yürütülen TourisTech Turizm Teknolojileri Kuluçka Programı, turizm sektöründe teknoloji odaklı girişimlerin gelişimini desteklemeyi ve Antalya’nın girişimcilik ekosistemine katkı sunmayı sürdürüyor.

Google’dan Havacılıkta Kayıp Bagaj Takip Devrimi Haber

Google’dan Havacılıkta Kayıp Bagaj Takip Devrimi

Seyahat dünyasında devrim niteliğinde bir iş birliğine imza atıldı. Google; havayolu şirketleri, valiz üreticileri ve havacılık teknoloji devleriyle el sıkışarak “Find Hub” teknolojisini hayata geçirdi. Bu sistemle birlikte, milyarlarca Android cihazdan gelen veriler, kayıp bagajların saniyeler içinde bulunmasını sağlayacak. Türk Hava Yolları ve AJet Başrolde Google’ın bu yeni teknolojisini operasyonel süreçlerine dahil eden ilk grupta Türkiye’den iki dev isim yer alıyor: Türk Hava Yolları ve AJet. Dünya genelinde 10’dan fazla büyük havayolu şirketi, bagaj geri kazanım süreçlerinde Google “Find Hub” konumlarını artık resmi veri olarak kabul ediyor. Bu listede yer alan diğer devler ise şunlar: Lufthansa Grubu (Lufthansa, Austrian Airlines, Brussels Airlines ve Swiss) Air India, China Airlines, Saudia Airlines, Scandinavian Airlines ve yakında katılacak olan Qantas. Bu iş birliği sayesinde yolcular, valizlerinin nerede olduğunu Google üzerinden görüp bu “nokta atışı” konumu doğrudan havayolu personeliyle paylaşabilecek. Sektörel Altyapıda Büyük Dönüşüm: SITA ve WorldTracer Entegrasyonu Haberin teknik ve endüstriyel derinliği, havacılık dünyasının omurgası sayılan sistemlerle yapılan entegrasyonda yatıyor. Google; SITA ve Reunitus ile iş birliği yaparak bu teknolojiyi dünya genelindeki binlerce havalimanında kullanılan WorldTracer ve NetTracer sistemlerine entegre etti. Bu entegrasyon şu anlama geliyor: Yolcunun telefonundaki takip bilgisi, artık havayolu şirketinin kendi iç sistemleriyle uyumlu çalışacak. Böylece ister ana taşıyıcı bir havayoluyla uçun, ister bölgesel bir partnerle; kayıp bavulu bulma araçları hiç olmadığı kadar birbirine bağlı ve etkili olacak. Samsonite’tan “Kutudan Çıktığı Gibi” Takip Donanım tarafında ise dünya devi Samsonite, bu teknolojiyi yeni nesil valiz tasarımlarına doğrudan dahil ediyor. Artık Samsonite’ın uyumlu modellerini satın alan yolcular, harici bir takip cihazı (AirTag vb.) takmaya gerek duymadan, valizlerini kutusundan çıkar çıkmaz “Find Hub” ağına eşleyebilecek. Turizm Profesyonelleri İçin Not: Operasyonel Verimlilik Artacak Kayıp bagajlar, havalimanı yer hizmetleri ve havayolu müşteri ilişkileri için her zaman en büyük maliyet kalemlerinden biri oldu. Google’ın bu hamlesiyle: Bagaj Tazminatları Azalacak: Bavulların yerinin hızlı tespiti, havayollarının ödediği tazminat yükünü hafifletecek. Yolcu Memnuniyeti Yükselecek: Bavulu hakkında anlık bilgi alan yolcunun seyahat stresi minimize edilecek. Havalimanı Yoğunluğu Düşecek: Manuel bagaj arama süreçleri dijitalleşerek yer hizmetleri operasyonlarını hızlandıracak.

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü Haber

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü

Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından biri olan ITB Berlin 2026, 3 Mart'ta kapılarını açtı. Ancak bu yılki fuarın atmosferi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın gölgesinde başladı. Körfez bölgesinde ortaya çıkan kriz ve buna bağlı yaşanan hava trafiği aksaklıkları, fuarın ilk gününden itibaren katılımı etkiledi. Birçok ülkenin standının beklenen yoğunluğa ulaşamadığı organizasyonda en dikkat çeken noktalardan biri ise Türkiye standının yoğunluğu oldu. Turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi nedeniyle Türkiye pavilyonu çevresinde zaman zaman adım atacak yer bulunamadığı gözlendi. 5.800 ŞİRKET KATILDI Bu yıl 60. yılını kutlayan ITB Berlin, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 5 bin 800 turizm şirketi ve kurumu ağırlıyor. 5 Mart'a kadar devam edecek organizasyon, turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olarak görülüyor. "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikâyeleri Keşfedin" temasıyla düzenlenen fuarda teknoloji, sürdürülebilirlik ve turizmde dijital dönüşüm başlıkları öne çıkıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonunda ise 400'den fazla sektör uzmanı, turizmin geleceğini ve sürdürülebilir büyüme modellerini tartışıyor. EN YOĞUN İLGİ TÜRKİYE'YE Bu yılki organizasyonda küresel gündem fuar alanında da hissedildi. Resmi olarak katılımını iptal eden tek ülke İsrail oldu. Ancak kriz yalnızca diplomatik düzeyde kalmadı. Körfez bölgesindeki önemli hava ulaşım merkezlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Asya, Afrika ve Pasifik hattından çok sayıda turizm profesyonelinin Berlin'e ulaşamadığı belirtiliyor. Ortadoğu'daki boşluklara rağmen fuarın en hareketli noktalarından biri Türkiye pavilyonu oldu. Türkiye, 700 metrekarelik pavilyon ve 144 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler özellikle Almanya pazarı başta olmak üzere Avrupa'dan gelen tur operatörleriyle yeni sezon görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuara katılan sektör temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü turizm talebinin fuardaki yoğunluğa da yansıdığını ifade ediyor. BARIŞIN SEKTÖRÜ Fuarda değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ortadoğu'daki gelişmelerin turizm sektörü açısından üzücü olduğunu belirtti. Bağlıkaya, "Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler doğal olarak sektörde bir tedirginlik oluşturuyor. Türkiye'ye olan ilginin bu süreçte artması ihtimali var, bu bir gerçek. Ancak bizim temennimiz hiçbir ülkenin bu tür krizler yaşamaması. Turizm barışın sektörüdür ve en büyük dileğimiz savaşın sona ermesidir" dedi. TÜRKİYE GÜVENLİ ÜLKE Mercan Turizm Genel Müdürü Mehmet Mengü ise kriz dönemlerinde turistlerin güvenli ve ulaşılabilir destinasyonlara yöneldiğini vurgulayarak, "Kriz dönemlerinde turistlerin daha güvenli destinasyonları tercih ettiğini görüyoruz. Türkiye bu açıdan güçlü bir alternatif sunuyor. ITB'de gördüğümüz yoğun ilgi de bunun açık bir göstergesi" dedi. PASAPORT KUYRUKLARI BIKTIRDI Fuara katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, havalimanı girişinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekti. Yaşık, "İstanbul'dan yaklaşık 2 buçuk saatte Berlin'de ulaşıyoruz. Ancak vatandaşlarımız ve diğer misafirler için özellikle pasaport kontrol noktalarında kuyrukların üç saati aştığını gördük. Bu konu da biraz sitemliyiz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda buraya gelen misafirlerin daha hızlı bir şekilde ülkeye girmesi sağlanmalı" diye konuştu. 2026 HAREKETLİ GEÇEBİLİR Cornelia Diamond Golf Resort & SPA Genel Müdürü Zafer Alkaya ise Antalya'da hayata geçirilen NEST Kongre Merkezi'nin uluslararası organizasyonlar için önemli bir altyapı sunduğunu söyledi. Alkaya, turizmde çeşitliliğin önemine dikkat çekerek, Önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek büyük organizasyonlar 2026 sezonunun oldukça hareketli geçebileceğini gösteriyor" dedi. Jolly Tur CEO'su Mert Vardar da fuarın küresel gündemin gölgesinde başladığını belirterek Türkiye'nin yine ilgi odağı olduğunu söyledi. FUARDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK GAZETE FUARDA Türkiye'den ulusal medya temsilcisi olarak Almanca yayımlanan Sabah Travel Türkiye gazetesi de yer aldı. Gazete hem fuar alanında hem de Almanya'daki ziyaretçiler arasında dikkat çeken yayınlardan biri oldu.

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor Haber

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor

Dünyanın en büyük ve en önemli turizm fuarlarından biri olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı, bu yıl 60. yıl dönümünü kutlayarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küresel turizmi yeniden dengeye taşıma arayışıyla bugün başlayan fuar, 5 Mart Perşembe gününe kadar dünya genelinden sektör profesyonellerini ağırlayacak. Bu yıl 60. kuruluş yıl dönümünde sektörün geleceğine ışık tutan fuara, 160'ı aşkın ülkeden 5 bin 800'den fazla firma katılıyor. Fuarın, bu yıl "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikayeleri Keşfedin" temasıyla tam kapasite doluluk oranına ulaşarak kapılarını açması dikkati çekti. Fuarın bu yılki en büyük katılımcı ülkeleri arasında Türkiye, Tayland, Mısır ve İtalya başı çekiyor. Sektör profesyonellerine pazar analizi yapma, stratejik ortaklıkları güçlendirme ve yeni iş fırsatları yaratma imkanı sunan dev organizasyon, küresel turizmin nabzını tutacak. Fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonu, bu yıl "Turizmi Dengeye Taşımak" başlığı altında gerçekleştiriliyor. Toplam 17 tematik başlık altında düzenlenen organizasyonda, 400'den fazla uluslararası uzman 200'ü aşkın oturumda söz alacak. İş dünyası, siyaset, akademi ve teknoloji çevrelerinden gelen üst düzey temsilciler, giderek karmaşıklaşan küresel ortamda dayanıklılık, rekabet gücü ve inovasyon stratejilerini mercek altına alacak. Tartışmaların odağında, turizm şehirlerinde oluşan turist yoğunluğunun yerel halkta rahatsızlığa neden olması, iklim değişikliği ve jeopolitik kaymalar gibi unsurlar yer alıyor. Konvansiyonun öne çıkan başlıkları arasında veri odaklı iş modelleri ve yapay zeka uygulamaları dikkati çekiyor. Özellikle turizmde yeni bir evre olarak nitelendirilen acenteli ticaret ve dijital dönüşüm süreçleri uzmanlar tarafından analiz edilecek. Sektördeki değişimler sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor. Etkinlik kapsamında, deneyimsel seyahat, uzun ömür, esenlik, kapsayıcı turizm ile yeni nesil ödeme sistemleri ve kesintisiz seyahat ekosistemleri gibi modern trendler de kapsamlı şekilde masaya yatırılacak. ITB Berlin, bu yıl teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçilerin sorularını 7/24 yanıtlayan yapay zeka destekli sohbet robotu "MIA" ve profesyonel ağ kurma sürecini kolaylaştıran "ITB Navigator" platformu hizmete girdi. Türkiye pavilyonunda 2026 projeksiyonu Türkiye, fuarda özel katılımcıların yanı sıra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde kurulan 700 metrekarelik pavilyonla temsil ediliyor. Türkiye'den toplam 144 firmanın yer aldığı organizasyonda, 51 kurum milli katılım kapsamında Türkiye'nin turizm potansiyelini uluslararası profesyonellere aktarıyor. Türk turizmciler, en önemli kaynak pazarlardan biri olan Almanya'dan gelecek turist sayısındaki artış beklentisiyle 2026 yılı projeksiyonlarını paylaşıyor. Fuardaki tanıtım faaliyetlerinin, Türkiye'nin bu yılki turist hedefine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Bu arada, geçen yıl 170 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği fuarda, bu yıl konuk ülke olarak Angola yer alıyor. Turizm borsası fuarı ITB zorlu bir dönemde kapılarını açıyor Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, ITB Berlin Fuarı'nın açılışına ilişkin konuşmasında, ITB'nin zorlu bir dönemde kapılarını açtığını belirterek, Orta Doğu'daki savaşın uluslararası turizm üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekti. Wegner, "Orta Doğu'daki savaş, turizmin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor." dedi. Çatışmalar nedeniyle on binlerce yolcunun ana transit havalimanlarında mahsur kaldığını anımsatan Wegner, bu durumun birçok tur operatörü ve ziyaretçinin bu yıl ITB'ye katılımını engellediğini belirtti. Wegner, "Seyahatler durma noktasına geldiğinde, dünyaya açılan bir pencere de kapanmış demektir." ifadesini kullandı.

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.