Hava Durumu

#Teknoloji

TOURISMJOURNAL - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Google’dan Havacılıkta Kayıp Bagaj Takip Devrimi Haber

Google’dan Havacılıkta Kayıp Bagaj Takip Devrimi

Seyahat dünyasında devrim niteliğinde bir iş birliğine imza atıldı. Google; havayolu şirketleri, valiz üreticileri ve havacılık teknoloji devleriyle el sıkışarak “Find Hub” teknolojisini hayata geçirdi. Bu sistemle birlikte, milyarlarca Android cihazdan gelen veriler, kayıp bagajların saniyeler içinde bulunmasını sağlayacak. Türk Hava Yolları ve AJet Başrolde Google’ın bu yeni teknolojisini operasyonel süreçlerine dahil eden ilk grupta Türkiye’den iki dev isim yer alıyor: Türk Hava Yolları ve AJet. Dünya genelinde 10’dan fazla büyük havayolu şirketi, bagaj geri kazanım süreçlerinde Google “Find Hub” konumlarını artık resmi veri olarak kabul ediyor. Bu listede yer alan diğer devler ise şunlar: Lufthansa Grubu (Lufthansa, Austrian Airlines, Brussels Airlines ve Swiss) Air India, China Airlines, Saudia Airlines, Scandinavian Airlines ve yakında katılacak olan Qantas. Bu iş birliği sayesinde yolcular, valizlerinin nerede olduğunu Google üzerinden görüp bu “nokta atışı” konumu doğrudan havayolu personeliyle paylaşabilecek. Sektörel Altyapıda Büyük Dönüşüm: SITA ve WorldTracer Entegrasyonu Haberin teknik ve endüstriyel derinliği, havacılık dünyasının omurgası sayılan sistemlerle yapılan entegrasyonda yatıyor. Google; SITA ve Reunitus ile iş birliği yaparak bu teknolojiyi dünya genelindeki binlerce havalimanında kullanılan WorldTracer ve NetTracer sistemlerine entegre etti. Bu entegrasyon şu anlama geliyor: Yolcunun telefonundaki takip bilgisi, artık havayolu şirketinin kendi iç sistemleriyle uyumlu çalışacak. Böylece ister ana taşıyıcı bir havayoluyla uçun, ister bölgesel bir partnerle; kayıp bavulu bulma araçları hiç olmadığı kadar birbirine bağlı ve etkili olacak. Samsonite’tan “Kutudan Çıktığı Gibi” Takip Donanım tarafında ise dünya devi Samsonite, bu teknolojiyi yeni nesil valiz tasarımlarına doğrudan dahil ediyor. Artık Samsonite’ın uyumlu modellerini satın alan yolcular, harici bir takip cihazı (AirTag vb.) takmaya gerek duymadan, valizlerini kutusundan çıkar çıkmaz “Find Hub” ağına eşleyebilecek. Turizm Profesyonelleri İçin Not: Operasyonel Verimlilik Artacak Kayıp bagajlar, havalimanı yer hizmetleri ve havayolu müşteri ilişkileri için her zaman en büyük maliyet kalemlerinden biri oldu. Google’ın bu hamlesiyle: Bagaj Tazminatları Azalacak: Bavulların yerinin hızlı tespiti, havayollarının ödediği tazminat yükünü hafifletecek. Yolcu Memnuniyeti Yükselecek: Bavulu hakkında anlık bilgi alan yolcunun seyahat stresi minimize edilecek. Havalimanı Yoğunluğu Düşecek: Manuel bagaj arama süreçleri dijitalleşerek yer hizmetleri operasyonlarını hızlandıracak.

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü Haber

ITB Berlin, Türkiye Pavilyonu Yoğun İlgi Gördü

Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından biri olan ITB Berlin 2026, 3 Mart'ta kapılarını açtı. Ancak bu yılki fuarın atmosferi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın gölgesinde başladı. Körfez bölgesinde ortaya çıkan kriz ve buna bağlı yaşanan hava trafiği aksaklıkları, fuarın ilk gününden itibaren katılımı etkiledi. Birçok ülkenin standının beklenen yoğunluğa ulaşamadığı organizasyonda en dikkat çeken noktalardan biri ise Türkiye standının yoğunluğu oldu. Turizm profesyonellerinin yoğun ilgisi nedeniyle Türkiye pavilyonu çevresinde zaman zaman adım atacak yer bulunamadığı gözlendi. 5.800 ŞİRKET KATILDI Bu yıl 60. yılını kutlayan ITB Berlin, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 5 bin 800 turizm şirketi ve kurumu ağırlıyor. 5 Mart'a kadar devam edecek organizasyon, turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olarak görülüyor. "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikâyeleri Keşfedin" temasıyla düzenlenen fuarda teknoloji, sürdürülebilirlik ve turizmde dijital dönüşüm başlıkları öne çıkıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonunda ise 400'den fazla sektör uzmanı, turizmin geleceğini ve sürdürülebilir büyüme modellerini tartışıyor. EN YOĞUN İLGİ TÜRKİYE'YE Bu yılki organizasyonda küresel gündem fuar alanında da hissedildi. Resmi olarak katılımını iptal eden tek ülke İsrail oldu. Ancak kriz yalnızca diplomatik düzeyde kalmadı. Körfez bölgesindeki önemli hava ulaşım merkezlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Asya, Afrika ve Pasifik hattından çok sayıda turizm profesyonelinin Berlin'e ulaşamadığı belirtiliyor. Ortadoğu'daki boşluklara rağmen fuarın en hareketli noktalarından biri Türkiye pavilyonu oldu. Türkiye, 700 metrekarelik pavilyon ve 144 firma ile fuarda yer alıyor. Türk turizmciler özellikle Almanya pazarı başta olmak üzere Avrupa'dan gelen tur operatörleriyle yeni sezon görüşmeleri gerçekleştiriyor. Fuara katılan sektör temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü turizm talebinin fuardaki yoğunluğa da yansıdığını ifade ediyor. BARIŞIN SEKTÖRÜ Fuarda değerlendirmelerde bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ortadoğu'daki gelişmelerin turizm sektörü açısından üzücü olduğunu belirtti. Bağlıkaya, "Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler doğal olarak sektörde bir tedirginlik oluşturuyor. Türkiye'ye olan ilginin bu süreçte artması ihtimali var, bu bir gerçek. Ancak bizim temennimiz hiçbir ülkenin bu tür krizler yaşamaması. Turizm barışın sektörüdür ve en büyük dileğimiz savaşın sona ermesidir" dedi. TÜRKİYE GÜVENLİ ÜLKE Mercan Turizm Genel Müdürü Mehmet Mengü ise kriz dönemlerinde turistlerin güvenli ve ulaşılabilir destinasyonlara yöneldiğini vurgulayarak, "Kriz dönemlerinde turistlerin daha güvenli destinasyonları tercih ettiğini görüyoruz. Türkiye bu açıdan güçlü bir alternatif sunuyor. ITB'de gördüğümüz yoğun ilgi de bunun açık bir göstergesi" dedi. PASAPORT KUYRUKLARI BIKTIRDI Fuara katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, havalimanı girişinde yaşanan yoğunluğa dikkat çekti. Yaşık, "İstanbul'dan yaklaşık 2 buçuk saatte Berlin'de ulaşıyoruz. Ancak vatandaşlarımız ve diğer misafirler için özellikle pasaport kontrol noktalarında kuyrukların üç saati aştığını gördük. Bu konu da biraz sitemliyiz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda buraya gelen misafirlerin daha hızlı bir şekilde ülkeye girmesi sağlanmalı" diye konuştu. 2026 HAREKETLİ GEÇEBİLİR Cornelia Diamond Golf Resort & SPA Genel Müdürü Zafer Alkaya ise Antalya'da hayata geçirilen NEST Kongre Merkezi'nin uluslararası organizasyonlar için önemli bir altyapı sunduğunu söyledi. Alkaya, turizmde çeşitliliğin önemine dikkat çekerek, Önümüzdeki dönemde Antalya'da düzenlenecek büyük organizasyonlar 2026 sezonunun oldukça hareketli geçebileceğini gösteriyor" dedi. Jolly Tur CEO'su Mert Vardar da fuarın küresel gündemin gölgesinde başladığını belirterek Türkiye'nin yine ilgi odağı olduğunu söyledi. FUARDA TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK GAZETE FUARDA Türkiye'den ulusal medya temsilcisi olarak Almanca yayımlanan Sabah Travel Türkiye gazetesi de yer aldı. Gazete hem fuar alanında hem de Almanya'daki ziyaretçiler arasında dikkat çeken yayınlardan biri oldu.

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor Haber

ITB Berlin, 60. Yılında Küresel Turizme Yön Veriyor

Dünyanın en büyük ve en önemli turizm fuarlarından biri olan Berlin Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı, bu yıl 60. yıl dönümünü kutlayarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küresel turizmi yeniden dengeye taşıma arayışıyla bugün başlayan fuar, 5 Mart Perşembe gününe kadar dünya genelinden sektör profesyonellerini ağırlayacak. Bu yıl 60. kuruluş yıl dönümünde sektörün geleceğine ışık tutan fuara, 160'ı aşkın ülkeden 5 bin 800'den fazla firma katılıyor. Fuarın, bu yıl "60 Yıllık Mirasın Ardındaki Hikayeleri Keşfedin" temasıyla tam kapasite doluluk oranına ulaşarak kapılarını açması dikkati çekti. Fuarın bu yılki en büyük katılımcı ülkeleri arasında Türkiye, Tayland, Mısır ve İtalya başı çekiyor. Sektör profesyonellerine pazar analizi yapma, stratejik ortaklıkları güçlendirme ve yeni iş fırsatları yaratma imkanı sunan dev organizasyon, küresel turizmin nabzını tutacak. Fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen ITB Berlin Konvansiyonu, bu yıl "Turizmi Dengeye Taşımak" başlığı altında gerçekleştiriliyor. Toplam 17 tematik başlık altında düzenlenen organizasyonda, 400'den fazla uluslararası uzman 200'ü aşkın oturumda söz alacak. İş dünyası, siyaset, akademi ve teknoloji çevrelerinden gelen üst düzey temsilciler, giderek karmaşıklaşan küresel ortamda dayanıklılık, rekabet gücü ve inovasyon stratejilerini mercek altına alacak. Tartışmaların odağında, turizm şehirlerinde oluşan turist yoğunluğunun yerel halkta rahatsızlığa neden olması, iklim değişikliği ve jeopolitik kaymalar gibi unsurlar yer alıyor. Konvansiyonun öne çıkan başlıkları arasında veri odaklı iş modelleri ve yapay zeka uygulamaları dikkati çekiyor. Özellikle turizmde yeni bir evre olarak nitelendirilen acenteli ticaret ve dijital dönüşüm süreçleri uzmanlar tarafından analiz edilecek. Sektördeki değişimler sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor. Etkinlik kapsamında, deneyimsel seyahat, uzun ömür, esenlik, kapsayıcı turizm ile yeni nesil ödeme sistemleri ve kesintisiz seyahat ekosistemleri gibi modern trendler de kapsamlı şekilde masaya yatırılacak. ITB Berlin, bu yıl teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçilerin sorularını 7/24 yanıtlayan yapay zeka destekli sohbet robotu "MIA" ve profesyonel ağ kurma sürecini kolaylaştıran "ITB Navigator" platformu hizmete girdi. Türkiye pavilyonunda 2026 projeksiyonu Türkiye, fuarda özel katılımcıların yanı sıra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde kurulan 700 metrekarelik pavilyonla temsil ediliyor. Türkiye'den toplam 144 firmanın yer aldığı organizasyonda, 51 kurum milli katılım kapsamında Türkiye'nin turizm potansiyelini uluslararası profesyonellere aktarıyor. Türk turizmciler, en önemli kaynak pazarlardan biri olan Almanya'dan gelecek turist sayısındaki artış beklentisiyle 2026 yılı projeksiyonlarını paylaşıyor. Fuardaki tanıtım faaliyetlerinin, Türkiye'nin bu yılki turist hedefine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Bu arada, geçen yıl 170 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği fuarda, bu yıl konuk ülke olarak Angola yer alıyor. Turizm borsası fuarı ITB zorlu bir dönemde kapılarını açıyor Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, ITB Berlin Fuarı'nın açılışına ilişkin konuşmasında, ITB'nin zorlu bir dönemde kapılarını açtığını belirterek, Orta Doğu'daki savaşın uluslararası turizm üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekti. Wegner, "Orta Doğu'daki savaş, turizmin ne kadar hassas ve kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor." dedi. Çatışmalar nedeniyle on binlerce yolcunun ana transit havalimanlarında mahsur kaldığını anımsatan Wegner, bu durumun birçok tur operatörü ve ziyaretçinin bu yıl ITB'ye katılımını engellediğini belirtti. Wegner, "Seyahatler durma noktasına geldiğinde, dünyaya açılan bir pencere de kapanmış demektir." ifadesini kullandı.

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Oyuncu ve Yazar Neslihan Aydoğan'dan tek kişilik dijital oyun Haber

Oyuncu ve Yazar Neslihan Aydoğan'dan tek kişilik dijital oyun

Yapay Zekâ Çağında Adalet Masaya Yatırıldı Yapay zekânın gündelik yaşamdan hukuk sistemlerine kadar hızla yaygınlaştığı günümüzde, adalet kavramının geleceği Antalya’da düzenlenen özel bir kahvaltı söyleşisinde kapsamlı biçimde ele alındı. Happy Moons Lara Etkinlik Salonu’nda gerçekleşen buluşma, iş dünyası temsilcileri ve basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılandı. Söyleşinin konuğu, oyuncu ve yazar Neslihan Aydoğan oldu. Aydoğan, “Adalet bir algoritma mıdır?” sorusundan yola çıkarak yapay zekâ, etik, hafıza, vicdan ve özgür irade kavramlarını katılımcılarla birlikte tartışmaya açtı. Teknolojinin karar mekanizmalarına dahil olduğu bir dünyada insan faktörünün nerede konumlandığı, söyleşinin ana eksenini oluşturdu. Kendi yazdığı ve sahnelediği Q3004 adlı oyundan örneklerle konuşmasını zenginleştiren Aydoğan, yapay zekâ çağında “insan olmanın” sınırlarına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Katılımcıların yalnızca dinleyici değil, aktif bir beyin fırtınasının parçası olduğu etkinlikte; “Adalet bir hesap mıdır, yoksa bir his mi?”,“Vicdan öğretilebilir mi?” gibi sorular etrafında yapılan paylaşımlar, söyleşinin en dikkat çekici anları arasında yer aldı. Kahvaltı eşliğinde gerçekleşen etkinlik, teknoloji ve insanlık arasındaki hassas dengeyi sorgulayan interaktif yapısıyla büyük ilgi gördü. Yapay zekânın hızla geliştiği bir çağda, etik ve adalet kavramlarının yalnızca teknik değil, insani boyutlarıyla da ele alınması gerektiği vurgulandı. Tek kişilik, dijital oyun 25 Ocak'ta Antalya'da Teknik açıdan Türkiye’de bir ilke imza atmaya hazırlanan Q3004, bu ay Antalya’da izleyiciyle buluşacak. Oyun, 25 Ocak Cumartesi günü saat 18.00’de, Doğu Garajı Şehir Tiyatrosu sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak. Bu özel kahvaltı söyleşisi, katılımcıların zihninde tek ve güçlü bir soruyla sona erdi: “Geleceğin mahkemesinde insan nerede duracak?”

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde Haber

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde

Türk-Alman Yatırım ve İşbirliği Programında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. KAYSO Konferans Salonu'nda; Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg'un katılımıyla Türk - Alman Yatırım ve İşbirliği Programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri hakkında Alman heyete bilgiler verdi. İş dünyası olarak en büyük beklentilerinden birinin vize konusu olduğunu kaydeden Başkan Büyüksimitci; "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bugün aramızda bulunan değerli Büyükelçimiz ve Schengen Vize Bölümü yetkililerinin bu konudaki hassasiyetimizi bizzat duyması bizim için çok önemli. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır" dedi. Kayseri'nin Türk ekonomisine katkı sunan nadir şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci; "2024 yılında 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biri olmuştur. Sektörel olarak Kayseri; mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde açık ara 1. sırada, elektrikli ev aletleri ihracatında Türkiye'de 2. sırada, mobilya ve kabloda ise 3. sıradadır. Almanya, Irak ve ABD en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20'den fazlasını sadece Almanya'ya yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca 2024 yılı verilerine göre İSO İlk 1000 listesinde 23 firmamızla Türkiye'de 8. sıradayız. 16 Ar-Ge Merkezi ve 4 Tasarım Merkezi ile yenilikçi, verimli ve teknoloji odaklı üretimi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kayseri sanayisinin bugün ulaştığı güçlü ölçek; şehir yönetimimizle kurduğumuz yakın iş birliğinin, ortak aklın ve birlik beraberliğin önemli bir sonucudur. Bu doğrultuda, sanayimize verdikleri destekler ve üretim ile yatırım ortamının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Valimiz Gökmen Çiçek'e ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç'a gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ise programda yaptığı konuşmada; "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil; insani bağları, kültürel etkileşimi ve karşılıklı güveni içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdadır. Almanya'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketleri, bu ilişkinin en değerli köprüleridir. Kayseri, Almanya için güvenilir, üretken ve vizyoner bir ortak şehirdir. Almanya ile iş birliğinde önümüzde geniş bir potansiyel bulunmaktadır. Özellikle; makine ve metalde ortak üretim, mobilya ve tasarım odaklı kümelenme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayide dijitalleşme ve otomasyon, tedarik zinciri entegrasyonu Kayseri'nin üretim kapasitesi ile Almanya'nın ileri teknoloji tecrübesi birleştiğinde sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ise; Kayseri ile ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesinin iki ülke ekonomisine değer katacağını kaydetti.

ATF25 PANELLERİNDEN: “MİSAFİRPERVERLİK DNA’MIZDA VAR” Haber

ATF25 PANELLERİNDEN: “MİSAFİRPERVERLİK DNA’MIZDA VAR”

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF25) kapsamında düzenlenen “Sadakatin Şifresi: Misafirperverlik” panelinde, global otel zincirlerinin üst düzey yöneticileri, misafir sadakatinin günümüzde nasıl yeniden tanımlandığını, teknolojinin ve Türk misafirperverliğinin bu süreçteki yerini tartıştı. ATF25'in ikinci günü, Ana Sahne’de gerçekleşen panelin moderatörlüğünü Hospitality Executive Korhan Alşan üstlendi. Konuşmacılar arasında Best Western Director Development Türkiye & OTS BWH Hotels Semih Analı, Hilton Türkiye Geliştirme Direktörü Funda Eratıcı ve Radisson Hotel Group Türkiye Ülke Direktörü (Development & Franchise Services) Baran Türkel yer aldı. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 22–23–24 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality Group ana partnerliğinde düzenlenen ATF25, bu yıl da turizm sektörünün liderlerini bir araya getirdi. ATF26, 26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde yine Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Korhan Alşan: “Misafir sadakati artık hislerle ölçülüyor” Panelin moderatörü Korhan Alşan, oturumun açılışında misafir sadakatinin otelcilik sektöründeki stratejik önemine dikkat çekti. Sadakatin yalnızca kart ve puan programlarından ibaret bir kavram olmaktan çıktığını belirten Alşan, “Sadakatin DNA’sı değişti; artık hisler, deneyimler ve sürdürülebilirlik bu sürecin merkezinde” dedi. Alşan, duygusal bağın sadakati şekillendiren en önemli unsur olduğunu vurgulayarak, panelin ilerleyen bölümlerinde somut örnekler, KPI’lar ve case study’ler üzerinden ilerleyeceklerini ifade etti. Baran Türkel: “Eğitimli insan gücü ve hedef odaklı sistem sadakati güçlendiriyor” Radisson Hotel Group Ülke Direktörü Baran Türkel, sadakatin markalar için en büyük gelir kaynağı olduğunu söyledi. Fiziksel konforun ve duygusal bağın yanında, eğitimli insan gücünün fark yarattığını belirtti: “Sadakat, bizim işimizin en önemli faktörlerinden biri. Tekrar tercih edilmek en büyük gelir kaynağımız. Ancak bunu sağlamanın anahtarı eğitimli insan gücü, detaylara dikkat ve doğru hedeflerdir.” Türkel, Radisson otellerinde her tesis için ayrı KPI hedefleri belirlediklerini ve bu metrikleri her ay takip ettiklerini aktardı. Misafir deneyimini ölçümlemek için NPS (Net Promoter Score) sistemini kullandıklarını belirterek şöyle devam etti: “Sadece genel misafir memnuniyeti değil, yıllardır bizimle kalan sadık misafirlerin deneyim skorlarını da ayrı değerlendiriyoruz. Bu skorlar, otellerimizin performansını doğrudan etkileyen en önemli göstergelerden biri.” Funda Eratıcı: “Fiziksel konfor kadar, misafirin kendini özel hissetmesi de kritik” Hilton Türkiye Geliştirme Direktörü Funda Eratıcı, sadakatin iki boyutlu olduğunu söyledi: fiziksel kalite ve duygusal bağ. Eratıcı, Hilton’un global sadakat programı Hilton Honors üzerinden örnek vererek şu bilgileri paylaştı: “Hilton Honors, dünyada 9.000 otelde uygulanıyor ve 226 milyon üyesi var. Bu sistem sayesinde bir misafirin rezervasyonu ne kadar önce yaptığı, odasını nasıl tercih ettiği veya iptal sebeplerine kadar her veriyi analiz edebiliyoruz.” Eratıcı, bu verilerin hem memnuniyet takibinde hem de hizmet geliştirmede kullanıldığını belirtti: “Her ay ‘league table’ dediğimiz sıralamalarla otellerimiz arasında tatlı bir rekabet oluşturuyoruz. Misafir memnuniyet oranı yüksek olan otellerimizden örnek alıyor, düşük olanlara bu iyi uygulamaları aktarıyoruz.” Sadakatin kalıcı olması için misafirin kendini “tanınmış ve değerli” hissetmesi gerektiğini vurgulayan Eratıcı, “Kalite olmazsa olmaz, ama asıl sadakat duygusal bağda oluşur” dedi. Semih Analı: “Duygusal bağın gücünü teknolojiyle artırmalıyız” Best Western Hotels Director of Development Türkiye & OTS BWH Hotels Semih Analı, sadakatin merkezinde duygusal bağın yer aldığını, ancak bu bağın teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi: “Sadakat programımız Best Western Rewards üzerinden misafirlerimizin deneyimlerini ölçüyoruz. Ancak duygusal bağ kurmak istiyorsak, teknolojiyi doğru kullanmalıyız. Misafir ismini önceden öğrenip geldiğinde ismiyle hitap etmek, çocuklarıyla seyahat edenlerin odalarına aileye özel bir dokunuş eklemek gibi küçük detaylar sadakati güçlendiriyor.” Analı, “Teknoloji bir araç, asla amaç olmamalı” diyerek hizmetin samimiyetle sunulmasının önemini vurguladı. Funda Eratıcı: “Türk misafirperverliği DNA’mızda var, ama ölçülü sunmalıyız” Panelin ikinci bölümünde, Türk misafirperverliği kavramı ele alındı. Eratıcı, Türk kültürünün samimiyet, güvenilirlik ve cömertlik gibi değerlerle misafirperverliğin doğal bir yansımasını sunduğunu söyledi: “Bizim DNA’mızda samimiyet var. Bu yüzden Türkiye’deki Hilton otelleri, 9.000 otel arasında misafir memnuniyetinde hep en üst sıralarda. Ancak bu samimiyeti abartmadan, misafirin kültürel sınırlarını da gözeterek sunmamız gerekiyor.” Teknolojinin yüz yüze etkileşimi tamamen ortadan kaldırmaması gerektiğini belirten Eratıcı, “Standart soruları teknolojiyle çözüyoruz ama insani bağları teknolojiye bırakmıyoruz” dedi. Semih Analı: “Misafirperverlik bizde genetik, ama profesyonel platforma taşınmalı” Analı, Türk misafirperverliğinin dünyada bir marka değeri olduğunu ancak sektörün bunu profesyonel düzeyde yeterince kullanamadığını söyledi: “Türk insanı misafiri evinde nasıl ağırlıyorsa, otelinde de aynı içtenlikle ağırlıyor. Bu bizim genetik özelliğimiz. Ancak bunu sektörel düzeyde markalaştırmamız gerekiyor. Türk kahvesi, lokum gibi değerlerimizi birer hizmet enstrümanı haline getirmeliyiz.” Baran Türkel: “Duygusal faktörleri analitik verilerle desteklemeliyiz” Türkel, Türk otelcilik kültürünün duygusal yönünün güçlü olduğunu ancak global rekabette bunu analitik sistemlerle desteklemenin şart olduğunu belirtti: “Türkiye’deki oteller Avrupa’dakilere göre çok daha genç, modern ve standartların üzerinde. Ancak bu fiziksel üstünlüğü, veriye dayalı stratejilerle desteklememiz lazım. Biz Radisson olarak misafir rezervasyonu yapar yapmaz iletişime geçiyoruz. Böylece beklentileri önceden anlayıp, kişiselleştirilmiş hizmet sunabiliyoruz.” Türkel, Radisson’un “pre-arrival communication” sistemiyle misafir memnuniyetini %20’nin üzerinde artırdıklarını söyledi. Teknoloji ve Sadakat Dengesi Panelin üçüncü bölümünde, teknolojinin sadakat yönetimindeki rolü tartışıldı. Semih Analı, teknolojinin bir araç olarak kaldığı sürece faydalı olduğunu, ancak hizmetin “mekanikleşmesi” riskine dikkat çekti: “Eğer teknoloji bir amaç haline gelirse, hospitality ruhunu kaybederiz. Biz hâlâ kartvizit uzatıp iki kelime etmenin değerli olduğuna inanıyoruz.” Baran Türkel, kişiselleştirilmiş deneyimlerin teknolojiyle desteklenmesinin doğru bir denge sağladığını belirtti: “Bugün 60’tan fazla pazarda içeriklerimizi destinasyona göre kişiselleştiriyoruz. Bu strateji, direkt rezervasyon oranını iki kat artırdı.” Funda Eratıcı, Hilton’un kullandığı Kipsu sisteminden örnek vererek, yapay zekânın standart sorulara hızlı yanıt verirken, özel konularda insan etkileşimini koruduğunu açıkladı: “Teknoloji zaman kazandırıyor ama biz o zamanı misafiri daha iyi dinlemek için kullanıyoruz. Hilton’un mottosu net: Biz insanlara hizmet eden insanlarız.” Sürdürülebilirlik ve Yeni Kuşaklar Son bölümde, sadakat ile sürdürülebilirliğin ilişkisi tartışıldı. Baran Türkel, Radisson’un sürdürülebilirlikte sektör öncüsü olduğunu belirtti: “Dünyada ilk onaylı ‘Net Zero Verified’ oteller iki Radisson markasında hizmet veriyor: Manchester City Centre ve Radisson Red Oslo. 2019’dan bu yana karbon ayak izimizi %35 azalttık. Sürdürülebilirlik bizim için bir pazarlama aracı değil, sadakati besleyen bir yatırım.” Funda Eratıcı, sürdürülebilirliğin özellikle genç kuşak misafirler için vazgeçilmez hale geldiğini söyledi: “Z kuşağı artık çevre duyarlılığıyla hareket ediyor. Biz de otellerimizde tek kullanımlık ürünleri kaldırdık, LED aydınlatma sistemine geçtik, gıda atıklarını ölçümlüyoruz. Bu sadece trend değil, sorumluluk.” Semih Analı ise sürdürülebilirliğin “daha yaşanabilir bir dünya için” yapılması gerektiğini belirtti: “Sürdürülebilirlik, misafir çekmek için değil, gelecek nesiller için yapılmalı. Ancak bunu içtenlikle yapan markalar zaten sadakati doğal olarak kazanıyor.” Analı, kültürel farklılıkların hizmet anlayışına etkisine de değindi: “Alman misafir direkt konuşmayı, Fransız misafir ise zarif hitabı sever. Kültürel farklılıkları anlayıp hizmeti buna göre uyarlamak, sadakatin en insani yoludur.” Misafirperverlik, Sadakatin Evrensel Dili Panelin kapanışında Korhan Alşan, tüm konuşmacılara teşekkür ederek şu sözlerle oturumu sonlandırdı: “Türk misafirperverliği, dünyada benzeri olmayan bir güç. Bu değeri teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve samimiyetle harmanladığımızda turizmde yeni bir döneme gireceğiz.”

Türkiye'nin Turizm Tanıtımı ITB'de Yeni Boyut Kazanacak Haber

Türkiye'nin Turizm Tanıtımı ITB'de Yeni Boyut Kazanacak

Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, Berlin’de düzenlenen ITB Turizm Fuarı’nda, Türkiye’nin Almanya’daki kültür turizmi tanıtımına yönelik yeni projelerini duyurdu. Karaca, "Kültür turlarını yenilikçi teknolojiyle birleştirerek seyahat acenteleri için yeni bir satış potansiyeli yaratıyoruz" dedi. Almanya'daki seyahat acentelerine kapsamlı hizmet sunan Schmetterling International, turizm sektöründeki teknoloji, acente, uygulama, sigorta ve grup seyahatleri gibi farklı alanları bir araya getiriyor. ITB'de tanıtılan yeni proje, Türkiye turizmine önemli bir katkı sağlayarak doğa, tarih ve kültür turizmini odağına alıyor. SCHMETTERLING INTERNATIONAL: 50 YILLIK DENEYİM Merkezi Almanya’nın Nürnberg Geschwand bölgesinde bulunan Schmetterling International GmbH & Co. KG, 330’dan fazla çalışanıyla büyümeye devam ediyor. 1968’de Willi Müller tarafından kurulan aile şirketi, bugün kızı Anya Müller-Eckert liderliğinde sektördeki etkisini artırıyor. TÜRKİYE TURİZMİ DAHA KAPSAMLI TANITILACAK Schmetterling International, Antalya, Belek ve Side gibi popüler destinasyonları kültür turizmine dahil ederek Türkiye’nin turizm potansiyelini genişletiyor. Pilot aşamadaki bu yeni uygulama, tatilcilerin otellerine gelmeden çevre gezilerini rezerve etmelerini sağlıyor. Antalya’da tatil yapacak turistler, Aspendos, Perge ve Pamukkale gibi tarihi bölgelere turlarını önceden planlayabilecek. Bu sistem, Almanya’daki seyahat acenteleri için de satış kolaylığı ve büyük bir yenilik sunuyor. TURİZMDE TEKNOLOJİYLE DÖNÜŞÜM Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, Türkiye ve Almanya arasında turizmi geliştirmek için çalıştıklarını belirterek, kültür turlarını teknolojiyle entegre ederek, seyahat acenteleri için yeni bir satış potansiyeli yarattıklarını söyledi. Ayrıca, otellerin dışına çıkmayan turistleri tarihi ve kültürel deneyimlere dahil etmeyi amaçladıklarını belirten Karaca, Alman turistleri otellerin dışına çıkarmaya teşvik edecek programlar geliştirdiklerini aktardı. Schmetterling International, seyahat acentelerinin rezervasyon sürecinde ve sonrasında ek geziler sunabilmesi için dijital pazarlama çözümü GO4IT ile DMC portföylerini birleştiriyor. ITB FUARI'NDA TANITILIYOR Schmetterling International, yeni programını Berlin’deki ITB Turizm Fuarı’nda tanıtacak. Antalya ile başlayan proje, ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin diğer önemli turizm destinasyonlarını da kapsayacak. TURİZMDE TEKNOLOJİYLE VERİMLİLİK ARTIYOR Schmetterling Technology, turizm sektörü için yenilikçi yazılım çözümleri sunuyor. 20 yılı aşkın teknik deneyimiyle şirket, dijitalleşme döneminde seyahat acentelerinin büyük gelir artışı elde etmesine yardımcı oluyor. Schmetterling Technology, ITB Fuarı’nda 5.1. Salon’daki 131 numaralı standında tüm ürün yelpazesini sergileyecek. Seyahat acenteleri, bireysel yazılım çözümlerini entegre ederek verimliliklerini artırırken maliyetlerini optimize edebilecek. Schmetterling Technology Satış Müdürü Steffen Knapp, seyahat acentelerinin tüm yazılım sistemlerini Schmetterling Technology’den tek bir kaynaktan alabildiğini, diğer sağlayıcılarla yapılan iş birlikleri sayesinde en iyi teknolojik çözümlerle sektörü ileriye taşıdıklarını vurguladı. Schmetterling International, yazılım alanındaki uzmanlığı ve yenilikçi yaklaşımıyla turizmde yeni standartlar belirlemeye devam ediyor.

Türkiye'nin Kadın Girişimcisi Yarışması'nda Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

Türkiye'nin Kadın Girişimcisi Yarışması'nda Ödüller Sahiplerini Buldu

İSTANBUL (İHA) - Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Dijital güvenlik ve kimlik doğrulama alanında faaliyet gösteren Özlem Kahramaner, "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" ödülüne layık görüldü. Garanti BBVA, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle düzenlenen yarışmanın 18. yılına özel ödül töreni 27 Şubat’ta gerçekleşti. Beş kategoride verilen ödüllerde Arksigner kurucusu Özlem Kahramaner "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" seçildi. Diğer kategorilerde ise Tuba Toprakçı Yılmaz (Gaia Oliva) "Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimci", Ayşe Aslı Başak (Shipsider Denizcilik) "Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimci", Alev Ertem ve Cansu Ertem Paoletti (Studio Potato) "Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" ödülünü aldı. "Kadın Kooperatifi" ödülü ise Trakyam Üreten Kadın Kooperatifi adına Aynur Çeşmeliler’e verildi. Kazanan girişimciler, başarılarını ve girişimcilik yolculuklarını paylaşırken, kadınların iş dünyasında güçlü bir yer edinmesi gerektiğini vurguladı. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Kadınların her sektörde güçlü bir şekilde yer alması, toplumun ve ekonominin geleceği için büyük bir umut taşıyor. Özellikle son dönemde sadece geleneksel sektörlerde değil, dijitalleşme, yapay zeka ve inovasyon gibi ileri düzey alanlarda da kadın girişimcilerimizin güçlü işlerine şahit oluyoruz. Finans alanında inovasyona yön veren bir kurum olarak, bu alandaki gelişmeleri görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. 2007 yılında 103 başvuru ile başladığımız yarışmamız, bu sene 1800 başvuru ile 48 bin girişimciye ulaştı ve yarışma bugün, girişimcilerin birbirinden ilham aldığı, her sektörden kadın girişimciyi kapsayan, ekosistemi güçlendiren bir platform haline geldi" dedi.  KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu da kadın girişimciliğinin toplumsal dönüşümdeki rolüne dikkat çekti. "Garanti BBVA ve Ekonomist dergisinin kadın girişimciliğine duyduğu inanç ve verdiği destekle, 18 yıldır dünyaya örnek olan sürdürülebilir bir iş birliğine imza atmanın gururunu yaşıyoruz. ‘Türkiye'nin Kadın Girişimcisi' yarışmasıyla bugüne kadar 48 bin başvuru aldık; on binlerce kadın, ‘Benim de bir hikayem var' diyerek hayallerini paylaştı. Bu ödül töreni, yalnızca başarıları takdir ettiğimiz bir gece değil; aynı zamanda girişimci kadınların cesaretini, kararlılığını ve azmini hep birlikte kutladığımız bir an. Çünkü bir girişimciyi sadece rakamlar ve kârlılık değil, hayalleri, cesareti ve oluşturduğu etki tanımlar. Bugüne kadar bu ödülü kazanan kadın girişimcilerin birçoğu, yıllar içinde yalnızca Türkiye'de değil, dünyada büyük başarılara imza attı. Kazananlarımız küresel girişimcilik ekosisteminde ülkemizi başarıyla temsil eden, bizleri gururlandıran rol modellere dönüştüler" ifadelerini kullandı. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, "Türkiye'de kadının iş hayatının içinde olması, öncelikli konularımızın başında geliyor. 18 yıldır Garanti BBVA ve KAGİDER ile birlikte Türkiye'nin Kadın Girişimcisi Yarışması'nı düzenliyoruz. Bu sayede Türkiye'de kadının iş hayatında daha aktif rol alabileceğini görüyoruz, kadın girişimcilerimizi destekliyoruz. Bu yarışma kaybedeni olmayan bir platform. Bu yarışmaya tek kategoride başlamıştık. Kadın girişimcilerin bizi yönlendirmesiyle bugün beş farklı kategoriden girişimci kadınlarla yola devam ediyoruz. Yine tekstil, gıda gibi geleneksel sektörlerden gelen kadın girişimciler varken bugün teknoloji, yapay zeka, döngüsel ekonomi, global büyüme gibi işleri konuşuyoruz. Yarışmaya katılan tüm kadın girişimcilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Ödül kazanan girişimler arasında Arksigner, kimlik doğrulama ve e-imza çözümleri sunarak uluslararası pazarda büyümeye devam ediyor. Gaia Oliva, sürdürülebilir tarımsal üretimle yüksek kaliteli zeytinyağı ihraç ediyor. Shipsider Denizcilik, yapay zeka destekli çözümleriyle denizcilik sektörüne yenilikler sunuyor. Studio Potato, tasarım alanındaki sosyal etkisiyle öne çıkarken, Trakyam Üreten Kadın Kooperatifi bölgesel üretimi destekleyen projeleriyle fark yaratıyor. Kadın girişimcilerin iş dünyasındaki gücünü artırmayı hedefleyen yarışma, her yıl daha geniş bir kitleye ulaşarak Türkiye’de kadın girişimciliğini desteklemeye devam ediyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.