Hava Durumu

#Tatil

TOURISMJOURNAL - Tatil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tatil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ'da sömestr ve hafta sonu yoğunluğu birleşti Haber

Uludağ'da sömestr ve hafta sonu yoğunluğu birleşti

Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ'da okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte yoğunluk başladı. Hava sıcaklığı sıfırın altında -7 derecelerde seyrederken kar kalınlığı ise 78 santimetre olarak ölçüldü. Yılbaşını yüzde 80 doluluk oranıyla geçiren zirvede sömestr tatiliyle birlikte, 8 bin 500 yatak kapasitesine sahip 20 otel ve kamuya ait 7 misafirhanede doluluk oranı yüzde 90'a ulaştı. Hafta sonu zirveye çıkmak isteyen yerli ve yabancı turistler telesiyejler önünde metrelerce kuyruk oluşturdu. Dakikalarca sıra bekleyen tatilciler zirvede kayak keyfinin yanı sıra ateş başında sucuk ekmek ve salep içerek karın keyfini yaşadı. Öğrenciler ve aileler pistlerde snowboard ve kayak keyfi yaparken, bazı günü birlikçilerde poşet ve yanlarında getirdikleri kızaklarla doyasıya eğlendi. "Uludağ, kayak merkezleri arasında en çok kar yağışı alan merkez" Uludağ'ın kendine has iklimiyle yoğun kar yağışı aldığını belirten turizm işletmecisi Mustafa Özdemir, "Uludağ'a kar biraz geç geldi. Ama şu anda karın kalitesi çok iyi, dolayısıyla pistlerimiz de kayak yapmaya müsait. Kayak merkezlerinde en fazla kar yağan yer Uludağ'dır. Ayrıca Uludağ'ın iklimi kendine has özel bir iklim. Dolayısıyla Türkiye'den ve dünyanın birçok noktasından tatilciler burayı tercih ediyor. Şu anda da ciddi bir yoğunluk var. Bizler aylar öncesinden hazırlığımızı tamamladık. Burada tatilcilerimizin keyifli vakit geçirmesi için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Eksi 7 derecede sucuk ekmek keyfi Ateş başında sucuk ekmek keyfi yapan Esin Bulut, "Şu an Uludağ zirvesindeyiz ve hava eksi 7 derece, ateş başında sucuk ekmek keyfi yapıyoruz. Hava oldukça soğuk ama Uludağ'ın enerjisi bambaşka. Burada arkadaşlarımızla dans ediyoruz. Yemek sonrası kış aylarının vazgeçilmezi salep içerek ısınmaya çalışacağız. Her zaman geldiğimiz bir yer değil ama gelmişken de keyfini çıkarmak istiyoruz" dedi.

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek Haber

AKTOB Başkanı Kavaloğlu: Nisan-Mayıs Zor Geçecek

Concorde De Luxe Resort Hotel Lara Antalya'da bugün düzenlenen toplantıya, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Erkan Yağcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin, Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, basın mensupları ve turizmciler katıldı. Toplantıda konuşan Kavaloğlu, küresel ekonomik dalgalanmalar, artan seyahat maliyetleri ve jeopolitik risklere rağmen Antalya turizminin istikrarlı bir seyir izlediğini söyledi. AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Belçika pazarının önemli olduğunu belirterek, "Turizmde artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." dedi. Avrupa'da yaşayan Türklerin Antalya'da tatil yapma isteğinin Avrupalı Türkleri kaynak pazar haline getirdiğini vurgulayan Kavaloğlu, Rusya ve Almanya'nın en çok turist gönderen ülkeler arasında liderliğini koruduğunu belirtti. Rusya, Almanya, İngiltere'nin yanı sıra Polonya'nın Antalya'da dördüncü kaynak pazar olarak dikkati çektiğini belirten Kavaloğlu, "Polonya pazarı ciddi anlamda artışla Antalya'yı tatil destinasyonu haline getirdi. Hollanda da uzun bir aradan sonra da beşinci sırayı aldı." diye konuştu. Antalya'da, Rusya ve Almanya'nın pazar payının yüzde 47'sini oluşturduğunu dile getiren Kavaloğlu, bunun pazar çeşitliliği açısından dikkatle yönetilmesi gereken bir yoğunlaşmayı da beraberinde getirdiğini ifade etti. Dünyadaki gelişmelere göre 2026'nın kolay bir yıl olmayacağını ve dikkatli olmak gerektiğini ifade eden Kavaloğlu, rekabetçi olma özelliğini kaybetmemek, zor bir dönem olsa dahi gelen misafiri ülkesine mutlu göndermek zorunda olduklarını kaydetti.Ayrıca Bu yıl Nisan ve Mayıs aylarının zor geçeceğini belirtti. Belçika pazarına değinen Kavaloğlu, şunları kaydetti: "Ekonomisi çok güçlü, dünyada turizm anlamında dışarıya turist gidişi anlamında çok değerli bir pazar. 11,5 milyonluk ülke düşünün, nüfusunun iki katı turizm çıkışı var. Seyahat harcamaları 2024'te 18 milyar avro ile rekor kırdı. Günlük harcamaları 99 avro seviyesine çıktı. Belçikalılar için Antalya ve Türkiye önemli bir destinasyon. Özellikle Türkiye'de her yıl ciddi artış gerçekleştiriyorlar. Antalya'ya ziyarette 6. sırada yerini aldı, konaklamada ise 4. sıradalar. Artık çift haneli büyüme çok zor ancak Belçika pazarında çift haneli büyümeler olabileceğine inanıyorum." Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise dünyanın turizm tecrübesini şekillendiren insanlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Antalya'nın önemli bir destinasyon olduğunu anlatan Velde, tarihin, doğal güzelliğin profesyonel mükemmeliyetle birleştiği, geleneğin yenilikle el ele verdiği bir kent olduğunu kaydett "2026 Yılı Dirayet Yılı Olacak" Kaan Kavaloğlu, 2026’nın “dirayet yılı” olarak tanımlanmasının nedenlerinden birinin de artan maliyetler olduğunun altını çizdi. İstihdam maliyetlerinde yüzde 27’lik artış yaşandığını belirten Kavaloğlu, enflasyonun da kârlılıkları zorladığını ifade ederek, “Rekabetçi yapımızı korumak zorundayız. Gelen misafiri mutlu gönderemezsek sürdürülebilirlikten söz edemeyiz. 2026 Yılının dirayet yılı olacağını, Nisan ve Mayıs ayının şimdiden zor geçeceğini söyleyebilirim" dedi. i Toplantıda ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin ise "Enerji Verimleri Destekleri"ni anlattı. COP31 Antalya’da yapılacak 2026 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31)’in Antalya’da düzenleneceğini hatırlatan Kavaloğlu, bu organizasyonun Türkiye tarihinin en büyük uluslararası etkinliklerinden biri olacağını belirtti. Kasım ayında gerçekleşecek konferansta aynı anda 20 bin kişinin, toplamda ise 70 bin katılımcının Antalya’da ağırlanacağını belirten Kavaloğlu, organizasyonun turizm sezonunu uzatacağına dikkat çekti. Ayrıca Uzay Kongresi’nin de Nest Kongre Merkezi’nde yapılacağını ve bu organizasyon için 8 yıldır yoğun pazarlama çalışmaları yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

Rusların bu yılki tatil rotaları şekilleniyor Haber

Rusların bu yılki tatil rotaları şekilleniyor

Tur operatörlerinin RBC'ya verdiği bilgilere göre, yurt dışı seyahatlerde erken rezervasyon hacmi geçen yıla kıyasla neredeyse üç katına çıktı. Özellikle 2020’den bu yana bakıldığında, 2026 ilkbahar ve yaz sezonu için yapılan ön satışlar rekor seviyelere ulaştı. Aynı eğilim, seyahatlerini bireysel olarak planlayan turistler arasında da gözleniyor. Otel ve konaklama rezervasyonlarında yıl sonunda, bir önceki yıla göre yaklaşık iki katlık artış kaydedildi. Sektör temsilcileri bu artışın başlıca nedenleri arasında istikrarlı uçuş programları ve yeni açılan destinasyonları gösteriyor. Rubledeki değerlenme de erken rezervasyonları teşvik eden önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Doların ruble karşısında yıllık bazda yaklaşık yüzde 20 gerilemesi, fiyatları Rus turistler için daha cazip hale getirirken, tatilciler avantajlı koşulları erkenden sabitlemeyi tercih ediyor. Otel zincirlerinin sunduğu özel erken rezervasyon indirimleri de talebi destekliyor. Yurt dışı rezervasyonlarında açık ara liderliğini Türkiye koruyor. 2025’in ilk 11 ayında Türkiye’yi ziyaret eden Rus turist sayısı 6,67 milyona ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 2,6 arttı. 2026 için beklenti, Rusya ve BDT ülkelerinden gelen turist sayısında yüzde 5 ila 10 arasında bir büyüme yaşanması yönünde. Türkiye’yi Birlesik Arap Emirlikleri ve Misir izliyor. Her iki ülke de güçlü direkt uçuş ağı sayesinde rekabetçi fiyatlar sunuyor. Vietnam ve Tayland da özellikle Güneydogu Asya’da yükselen destinasyonlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre Maldivler, Seyşeller ve Morityus gibi Hint Okyanusu adaları da Rus turistler arasında popülerliğini artırıyor. Afrika’da ise Kenya, Tanzanya, Guney Afrika ve Mozambik gibi ülkeler plaj ve safari turlarıyla öne çıkıyor. Buna karşın direkt uçuşların olmaması nedeniyle Karayipler ve Dominik Cumhuriyeti gibi destinasyonlar Rus turistler için büyük ölçüde erişim dışı kalmış durumda. Küba ise sınırlı uçuş kapasitesiyle istisna oluşturuyor. Harcama verileri, toplam tatil bütçesinin büyük ölçüde sabit kaldığını gösteriyor. 2025’in ilk 11 ayında yurt dışı turlarda ortalama harcama 235 bin ruble seviyesinde gerçekleşti. Bu tutar yaklaşık 3.010 dolara karşılık geliyor. Rubledeki güçlenme sayesinde turistler aynı bütçeyle daha yüksek standartlı otelleri tercih etmeye başladı. Bes yıldızlı otellerin rezervasyonlardaki payı belirgin biçimde artarken, bazı Avrupa ve Turkiye turlarında euro bazlı harcamalar yükseldi. Dolarla fiyatlanan destinasyonlarda ise artış sınırlı kaldı. Yurt içi tatil rezervasyonlarında ise artış daha ılımlı seyrediyor. Krasnodar, Moskova, Sankt Petersburg ve Kaliningrad gibi popüler bölgeler öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, 2026 yaz sezonunda yurt içi tatil fiyatlarının da yükselmeye devam edeceği görüşünde. Ortalama tur bedeli 83,2 bin rubleye, yani yaklaşık 1.067 dolara çıktı. Konaklama ve kiralık ev fiyatlarında da çift haneli artış beklentisi dile getiriliyor.

Fethiye Turizmine Yeni Nefes: Merkezde Yepyeni Bir Keşif Rotası Tanıtıldı Haber

Fethiye Turizmine Yeni Nefes: Merkezde Yepyeni Bir Keşif Rotası Tanıtıldı

Fethiyeli yazar Işık Taban’ın anlatımıyla, Dr. Arkeolog Pınar Döğreli Başerkafaoğlu’nun katılımıyla hayat bulan bu özel rota; bölgenin kaybolmuş doğal ve kültürel mirasını yeniden ortaya çıkararak Fethiye turizmine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Yeni destinasyon özellikle yarım günlük veya 2–3 saatlik kısa programlara uygun yapısıyla, son yılların yükselen trendi olan kısa süreli fakat doyurucu turizm deneyimine önemli bir karşılık sunuyor. Ulaşımın kısa, pratik ve düşük maliyetli olması, işletmeler ve acentalar için avantaj oluştururken; ziyaretçilere de zahmetsiz bir keşif imkânı sağlıyor. Rota aynı zamanda doğal güzelliklerin tarihî dokuyla iç içe geçtiği eşsiz bir deneyim sunuyor. Fethiye’nin Cazibesi Yeni Rotalarla Destekleniyor Türkiye’nin en özel tatil bölgelerinden biri olan Fethiye, turkuaz renkli denizi, ılık ve güneşli iklimi, yeşille mavinin kucaklaştığı doğal manzaraları ve zengin ekosistemi ile her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Şehir; Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kayaköy, Babadağ ve saklı koylarıyla zaten dünya çapında bilinirken, merkezde keşfedilen bu yeni destinasyon da Fethiye’nin turistik çeşitliliğini daha da artıracak nitelikte. Ayrıca Fethiye, Dalaman Havalimanı’na olan yakınlığı sayesinde ulaşım açısından son derece avantajlı konumda yer alıyor. Bölgedeki zengin konaklama seçenekleri—lüks tatil köylerinden butik otellere, doğa içi bungalovlardan şehir otellerine kadar—her kesime hitap eden geniş bir yelpaze sunuyor. Tüm bu özellikler Fethiye’yi hem kısa tatiller hem de uzun konaklamalar için ideal bir destinasyona dönüştürüyor. Yeni açıklanan rota ise, özellikle fotoğraf sanatçıları ve amatör fotoğrafçılar için benzersiz çekim noktaları barındırmasıyla dikkat çekiyor. Işıl Sungur’dan Turizmciler ve Acentalara Davet Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur, yeni destinasyonun tanıtımıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Son yıllarda turizmde hâkim olan kısa süreli, doyurucu deneyim ihtiyacının sonucu olarak keşfedilen bu alanı sizlerin paylaşımına açmaktan büyük mutluluk duyuyor, sizlere saygılarımı sunuyorum. Bu fırsatı değerlendirmeniz için sizleri Fethiyemize davet ediyoruz." Yeni destinasyonun, hem kente gelen ziyaretçilere unutulmaz anılar sunması hem de Fethiye’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi hedefleniyor

Sorunsuz Tatil Yolculuğu İçin 11 Altın Uçuş Tavsiyesi Haber

Sorunsuz Tatil Yolculuğu İçin 11 Altın Uçuş Tavsiyesi

1 Kendinize bir dinlenme günü ayırın Smith-Lihas, herkesin tatil süresini en iyi şekilde değerlendirmek istediğini, ancak son dakikada uçmanın riskli bir iş olduğunu söylüyor. Smith-Lihas "Seyahatiniz ile etkinlik arasında kendinize en az bir günlük ara verin" diye tavsiyede bulunuyor. 2 Ucuz uçuşlar için yoğun uçuş günlerinden ve saatlerinden kaçının Simmons, eğer hala son dakika tatili düşünüyorsanız, hala iyi fırsatlar olabileceğini söylüyor. Tavsiyesi, hafta sonları gibi yoğun uçuş günlerinden ve saatlerinden kaçınılması ve daha iyi fırsatlar için hafta içi uçuşlarının araştırılması. "Hafta ortasında uçarsanız, o günlerde gerçekten iyi fırsatlar yakalayabilirsiniz" diyor. 3 Doğrudan havayolu aracılığıyla rezervasyon yapın Birçok üçüncü taraf seyahat web sitesi mevcut, ancak Smith-Lihas arkadaşlarına her zaman yerlerini doğrudan tercih ettikleri havayolundan ayırtmalarını söylediğini belirtiyor. Üçüncü taraf platformların, bağlantı süreleri çok kısa olan uçuşlara yolcuları otomatik olarak rezervasyon yaptırma olasılığının daha yüksek olduğunu öne sürüyor. 4 Seyahat etmeden önce pasaportunuzun son kullanma tarihini kontrol edin Uluslararası seyahat ediyorsanız, seyahat etmeden önce pasaportunuzun son kullanma tarihini kontrol etmeyi unutmayın. İsteyeceğiniz son şey, havaalanında hazırlıksız yakalanıp geri çevrilmektir. Bunu elinizde bolca zaman varken yapın ve gerekirse, hareket tarihinden önce yenileme olanağına sahip olursunuz. Birçok ülkenin, pasaportunuzun planlanan kalış sürenizden çok daha uzun süre geçerli olmasını şart koştuğunu unutmayın. 5 Günün ilk uçuşunu tercih edin Akşam işten sonra uçuş rezervasyonu yapmak cazip gelebilir, ancak Simmons ve Smith-Lihas mümkünse günün ilk uçuşunu yapmanızı öneriyor. Simmons, "Herhangi bir gecikmeden kaçınmak istiyorsanız, günün başında uçmak faydalıdır, çünkü herhangi bir gecikme veya iptal gün boyunca devam edecektir" diye açıklıyor. 6 Uçuş görevlileriyle sohbet etmekten korkmayın Uçuş görevlilerinin vardiyaları boyunca yoğun zamanları vardır; örneğin kalkış ve inişe hazırlanmak ve yiyecek-içecek servisi sırasında. Ancak Smith-Lihas'ın da belirttiği gibi, uzun mesafeli uçuşlarda mürettebatın "çok fazla boş zamanı" oluyor. Ve bu sessiz anlarda, uçuş görevlilerinin "gerçekten de yolcularla konuşmayı sevdiklerini" söylüyor. 7 Hafif bavul hazırlayın ve çantanızı teslim etmekten kaçının Hafif bavul hazırlamak, uçuş görevlileri tarafından ustalıkla uygulanan ve desteklenen bir yöntem. Simmons kendisini "valiz hazırlama uzmanı" olarak adlandırıyor ve yanında sadece çok küçük ve iyi organize edilmiş bir el çantasıyla seyahat ettiğini söylüyor. 8 Uçağa önce mi binmeli sonra mı Smith-Lihas ilk sırada olmayı tercih ederken, Simmons sonlarda kalmaktan mutluluk duyuyor. Smith-Lihas, dolu bir uçağa ne kadar geç binerseniz, kabin bagaj alanının o kadar az olma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle uçağa ilk binen olma stratejisini benimsiyor. Simmons ise süper küçük el bagajıyla kabin bagajı alanı konusunda endişelenmiyor. Uçağa en son binmeyi seçmesinin sebebi, "Hareketsiz kalabalık bir insan grubunun ortasında durmaktan" hoşlanmaması. 9 Puanlarınız varsa, kendinize birinci sınıf bir kabin hediye edin Kısa mesafeli uçuşlarda, pahalı koltuklar ile uçağın arkası arasında pek fark yoktur. Ancak uzun mesafeli uçuşlar gerçekleştiriyorsanız, Smith-Lihas ve Simmons, premium kabinin deneyiminizi geliştireceği konusunda hemfikir. 10 Yüzeyleri silin Tatillerde hasta olmak hiç kimse istemez, ancak havaalanında kalabalığın arasında dolaşmak ve uçakta diğer yolcularla yakın temas halinde oturmak kaçınılmaz gibi görünebilir. Smith-Lihas, uçakların uçuşlar arasında temizlendiğini ve uçak hava filtrelerinin mikropların yayılmasını önlemek için tasarlandığını hatırlatmakta fayda olduğunu söylüyor. 11 Diğer yolculara karşı düşünceli olun Simmons, stresli tatil seyahatlerinden sağ çıkmak için en önemli tavsiyesinin "tatil sezonunun mesajını" akılda tutmak olduğunu söylüyor. "Şu anda dünyada çok şey oluyor ve etrafta çok fazla huzursuzluk var, bazı insanlar için çok fazla belirsizlik var ve herkesin tatillerde yanına gidebileceği bir ailesi yok" diyor. "Bu yüzden nezaketin ne kadar güçlü olduğunu aklınızda tutun. Nazik ve güler yüzlü olmak, bir yabancının gününü, ruh halini nasıl etkileyebileceğini... Çok özel ve gerçekten de değerlendiremediğimiz bir şey. Belki de ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz ve onu yeterince değerlendirmeyi düşünmüyoruz."

Türk Halkı Tatilden Mahrum Haber

Türk Halkı Tatilden Mahrum

Araştırma şirketi Ipsos'un yeni çalışması, ekonomik koşullar ve küresel krizlerin Türk halkının tatil planlarını nasıl değiştirdiğini gözler önüne serdi. Çalışmanın bulgularına göre 2024'te olduğu gibi bu yılda da toplumun büyük çoğunluğu yaz tatilinden kaldı. Araştırmaya katılan her 10 kişiden 6'sı bu yaz tatile çıkmadığını ve çıkmayı da düşünmediğini belirtiyor. Tatil artık 'hayal' oldu Araştırmada, geçtiğimiz yıla kıyasla tatil yapmayanlar arasında 'tatil planı yapanların oranı' da düşüşe geçti. 2024'te yüzde 24 olan bu oran 2025'te yüzde 20'ye geriledi. Yükselen enflasyon ve artan fiyatlar, tatili pek çok kişi için 'ulaşılamaz bir lüks' haline getirdi. Tatilden mahrum kalmanın nedeni 'ekonomi' Çalışmada tatile gitmeyen katılımcılara neden yaz tatili yapamadıkları sorulduğunda 10 kişiden 9'u ekonomiyi işaret ediyor. Yurt dışı tatili, yurt içine göre daha avantajlı Çalışmada yurt dışı tatil eğiliminin artışı dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 10'u geçtiğimiz yıl tatillerini yurt dışında yaptığını belirtiyor. Bunun en önemli nedeni ise yurt içi tatil maliyetlerinin, özellikle komşu ülkelerle karşılaştırıldığında, daha yüksek olmasını gösteriyor. Vize gerektirmeyen ülkelerdeki uygun paket turlar ve daha sakin destinasyonlar, Türk tatilciler için cazip bir alternatif yaratıyor. Otel ve pansiyon tatili öne çıkıyor Tatil anlayışında da önemli kaymalar söz konusu. Otel ve pansiyonlarda tatil yapma tercihi artarken, aile evinde geçirilen tatiller gerilemeye başladı. Bunun nedeni, tatilcilerin "gerçek anlamda dinlenme" ihtiyacı. Yemek, temizlik ve aktivitelerin başkaları tarafından karşılandığı otel/pansiyon tatilleri, bireyler için daha bağımsız ve konforlu bir deneyim sunuyor. Türk halkı yorgun, bıkkın ve endişeli Katılımcılara "Son günlerde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?" diye sorulduğunda uzun süredir yanıtlar değişmiyor; yorgun, bıkkın ve endişeli. Bu duygular, adeta üzerimize sinmiş durumda. Yılın yorgunluğunu geride bırakmak ve tazelenmek için ihtiyaç duyduğumuz yegane şeylerden biri ise hayatın olağan akışına ara vererek yaz tatili yapmak. Araştırmada, geçtiğimiz birkaç senedir yaz tatiline ilişkin sorular da soruldu. Bu yıl her on kişiden altısı bu sene yaz tatili yapmadığını ve yapmayı da düşünmediğini belirtiyor. Bu oranda geçtiğimiz yıla kıyasla bir değişiklik yok. Yurt içinde tatil yapanların oranı yüksek Tatil yapanlar ya da yapabilenler bunu sürdürüyor (on kişiden sekizi), tatil yapmayan ya da yapamayanlar da buna isteyerek veya mecburen devam ediyorlar. Geçen yıl yaz tatil yapamayan her on kişiden yedisi bu yıl da yaz tatil yapamayacağını belirtiyor. Yaz tatili yapamamanın en önemli nedeni olarak geçtiğimiz seneye benzer şekilde ekonomik koşullar öne çıkıyor. Yaz tatili yapamayan her on kişiden dokuzu ekonomik sebeplerle tatil yapamadığını ifade ediyor. Yurt içinde tatil yapanların oranı doğal olarak çok daha yüksek. Geçen sene olduğu gibi bu sene de her on kişiden dokuzu yurt içinde tatil yapmış. Ailelerinin yanında yaz tatili yapanların oranı geçtiğimiz seneye kıyasla düşerken, yurt içinde otel ve pansiyonda kalmayı tercih edenlerin oranında belirgin şekilde bir artış görüyoruz. Her on kişiden yedisi yaz tatil bütçesini kendi gelirinden karşıladığını ifade ediyor. Geçen yıla kıyasla ailelerinden borç alanların oranı daha düşük ancak bankalardan kredi alanların oranı artmış durumda. Yaz tatili ertelenen veya vazgeçilen bir plan haline geldi Ekonomik koşullar ne kadar zorlu olursa olsun, insanın kendine ayırdığı küçük bir mola hayatında büyük bir fark yaratıyor. Bulgular, yaz tatilinin pek çok kişi için ekonomik koşulların etkisiyle ertelenen veya vazgeçilen bir plan haline geldiğini ortaya koyuyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.