Hava Durumu

#Tatil

TOURISMJOURNAL - Tatil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tatil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye Turizmde Güvenli Destinasyon Olmayı Sürdürüyor Haber

Türkiye Turizmde Güvenli Destinasyon Olmayı Sürdürüyor

Tarihi şehirleri ve göz alıcı kıyılarıyla Türkiye, hâlâ Avrupalı gezginlerin favori tatil destinasyonlarından biri. Türkiye 2025’te 63,4 milyon ziyaretçiyi ağırladı; Rusya, Almanya ve İngiltere en çok turist gönderen ülkeler oldu. Bölgedeki bazı jeopolitik gerilimlere ve Türkiye’nin komşularına rağmen, bazı turistler özellikle Paskalya ve yaz tatili planlarını hâlâ gözden geçiriyor olabilir. Yine de Türkiye, NATO üyesi olması ve güçlü askeri kapasitesi sayesinde bölgenin en güvenli ülkelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu güven, turizm gibi başlıca ekonomik sektörlerinin gerilimlerden etkilenmemesini de büyük ölçüde sağlıyor. Güneyde Suriye, doğuda ise İran ile sınır komşusu olunmasına rağmen; İstanbul, Antalya ve diğer popüler turizm merkezleri bu sınır bölgelerinden oldukça uzakta. Bu da, turistlerin günlük hayatın büyük ölçüde etkilenmeden sürdüğü bölgelerde tatillerini rahatça yapabilmeleri anlamına geliyor. Avrupa’dan Türkiye’ye uçuşlar ise planlandığı gibi devam ediyor. İstanbul’un iki ana havalimanı ve Antalya Havalimanı yoğun yaz dönemi trafiğini sorunsuz karşılıyor. Bayrak taşıyıcı Türk Hava Yolları ise sadece Orta Doğu ve Körfez’deki bazı seferlerini iptal etmekle yetindi. Her şey olağan seyrinde Türkiye’nin en büyük kenti ve başlıca turizm kapısı olan İstanbul, ülkenin kuzeybatısında, bölgedeki gerilimlerden binlerce kilometre uzakta yer alıyor. Antalya, Bodrum ve Marmaris gibi ünlü tatil beldelerini kapsayan Türk Rivierası ise güneybatıda, Akdeniz ve Ege kıyıları boyunca uzanıyor. Avusturya gazetesi Heute’ye yapılan açıklamada Avusturya Seyahat Birliği, Türkiye’ye seyahatin “herhangi bir kısıtlama olmaksızın mümkün olduğunu” ve “şu anda Türk Rivierası’nda tatil rezervasyonu yapmamak için hiçbir gerekçe olmadığını” vurguladı. Resmi seyahat uyarıları ne diyor? İngiliz Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi (FCDO), Suriye sınırına 10 kilometre yakın mesafedeki tüm seyahatler için “çatışmalar ve artan terör tehdidi” gerekçesiyle uyarıda bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye’ye seyahat edecek kişilere “artırılmış dikkatle hareket etmelerini” öneriyor ve ülkenin güneydoğusuna seyahat edilmemesini tavsiye ediyor. Çoğu seyahat sigortası, yalnızca zorunlu iptalleri kapsıyor; yani tatilinden kendi isteğiyle vazgeçen yolcular, havayolu şirketleri, oteller veya tur operatörlerinden tam geri ödeme alamayabilir. Tatilini ertelemeyi düşünenlerin, rezervasyon koşullarını ve sigorta poliçelerini kontrol ederek doğrudan sağlayıcılarla iletişime geçmeleri tavsiye ediliyor.

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu Haber

Orta Doğu krizi, Antalya turizminde üç bayram planını bozdu

Ortadoğu'da tırmanan gerilim, 2026 turizm sezonuna büyük umutlarla hazırlanan Antalya ve çevre illerdeki tüm hesapları altüst etti. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik operasyonları, sektörün 'üç bayram bir arada' olarak adlandırdığı Nevruz, Paskalya ve Ramazan Bayramı stratejisini doğrudan vurdu. Mart ortasıyla birlikte başlaması beklenen yoğun turist akışı, bölgedeki güvenlik endişeleri ve sınırların kapanmasıyla bıçak gibi kesilirken, özellikle İranlı turistlerin can damarı olan Nevruz operasyonları tamamen durma noktasına geldi. Akdeniz Çanağında Nevruz Beklentisi Sıfıra İndi Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, kısa vadede genel bir turizm hareketini Antalya'da beklemenin mayıs ortasına kadar zor olduğunu belirterek, "Orada kısa bir periyotta hareketlilik var. Fakat özellikle 22 Mart'tan sonra bu hareketlerin düştüğünü görüyoruz" dedi. Nevruz döneminden bir beklenti içinde olmanın bölge genelinde mümkün olmadığını ifade eden Ercan Çek, çatışma ortamının etkilerini şu sözlerle özetledi: "Bu durumun en çok etkilediği bölgeler, Van oldu. Orada çok ciddi turizm hareketliliği vardı. Sınırlar kapandığı için Antalya dışında bundan etkilenen bölgeler olduğunu görüyoruz. Akdeniz çanağında nevruzdan sıfır beklenti içerisindeyiz." Paskalya döneminde Avrupa'dan da yeni bir akışın zor olduğunu dile getiren Çek, süreci takip ederek yeni sezon hazırlıklarını buna göre yapacaklarını vurguladı. Mevcut durumu, "Bayramda ufak bir hareketlilik deyip, nevruzda ve paskalyada bir şey beklemeden süreci takip etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok" şeklinde değerlendiren Çek, savaşın sınır komşularımızda yaşanması nedeniyle bu durgunluğun doğal olduğunu ekleyerek, "Beklediğimiz yoğun akış yok. Çok büyük iptal yok en azından Antalya çanağında. Ama iptal talepleri var. Bu süreç aylarca sürerse özellikle Avrupa'dan rezervasyon akışının çok iyi gitmeyeceğini düşünüyorum. Rusya yüzde 50 azalarak gelse de Rusya'da akış devam ediyor" dedi. Savaş Ortamı 'Güvenli' Psikolojisini Zayıflattı Eski POYD Başkanı Ali Kızıldağ ise geçmiş yıllarda daha yoğun geçen Nevruz dönemlerinin, ambargolar ve mevcut savaş ortamı nedeniyle artık tamamen bittiğini belirtti. Kızıldağ, "Ancak son yıllarda İran'a uygulanan ambargo ve başka nedenlerden dolayı nevruzda kısmen de olsa bir zayıflama görülüyordu. Ancak bu savaş ortamında bunu sıfır düzeyinde düşünebiliriz. Belki İran dışında yaşayan İranlıların ufak tefek seyahatleri olabilir. Ancak paket olarak hazırlanmış, acenteler, tur operatörleri tarafından organize edilen bir nevruz operasyonu olmayacak. Bizim açımızdan da bu ciddi bir kayıp" değerlendirmesinde bulundu. İç pazar için Ramazan Bayramı ve ara tatil birleşmesinin bir umut olduğunu ancak coğrafyadaki gerilimin yerli turisti de etkilediğini kaydeden Kızıldağ, "Ancak mart ayında iklim koşulları ne gösterir bilemiyoruz. Tatilciler artık bazı planlarını günlük meteorolojik verileri de analiz ederek yapıyor. Bir de özellikle şu anda coğrafyada yaşanan sıkıntılar, bunun yarattığı güvensiz psikoloji, tahmin ediyorum iç pazarda da beklediğimiz performansı almamızda sıkıntı yaratabilir. Önümüzde bir 10 gün var. Bu 10 günlük süreç son dakika rezervasyonlar açısından bir beklenti. Ancak şu ana kadarki performansın çok iyi olduğunu söyleyemeyiz. Bu son 10 gündeki gelişmelere bakıp, herhalde bayramdan sonra değerlendirmek daha doğru olacak" diye konuştu. Rakip Ülkeler ve Pazar Payı Yarışı Beş yıldızlı otel genel müdürü İsmail Çağlar da rezervasyonların beklentilerin altında kaldığını belirterek, bölgesel ateş çemberinin turizmi vurduğunu şu sözlerle aktardı: "Yaz sezonu gelmek üzere ve tüketiciler tercihte bulunacak; Ramazan Bayramı mı, Kurban Bayramı mı diye. Rezervasyonlar kötü değil ama beklentimizin altında. Malum bu dönem için otellerde nevruz için de bir kapasite ayrılıyordu. Savaş öncesi son dakikaya kadar bu süreci takip ettik fakat maalesef İran-İsrail-ABD savaşı, Nevruz operasyonunu tamamen sıfırlamış görünüyor. Nevruz bu sene için gerçekleşmeyecek. Tabii bu arada ümit ederiz savaş da bir an önce sonlanır. Ülkemiz tamamen bir ateş çemberinin altında. Bu da turizm hareketliliğini olumsuz etkiliyor." Çağlar, Mısır ve Yunanistan'ın bu dönemde en büyük rakipler olduğunu ekleyerek Paskalya ve Rus bayramı odaklı çalışmalara odaklandıklarını kaydetti. Boş Kalan Odalar Yerli Turist İçin Avantaj Oldu Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel ise yurt dışı rezervasyonlarındaki düşüşün yerli turist için bir fiyat avantajına dönüştüğünü ifade etti. Özel, "Yurt dışından rezervasyonlarımız ciddi ölçüde azaldı. İran-İsrail-ABD savaşı bizi ciddi anlamda etkiliyor. Tam da İranlıların tatile geldiği nevruz dönemine denk geldi. Ciddi rezervasyon aldığımız, şehir merkezindeki otellerin canlandığı, İranlı turistlerin de şehir merkezlerinde vakit geçirmeyi sevdiği bir dönemdi. Ne yazık ki şu anda o yok. Paskalya dönemi yine bu döneme denk geliyor. Yurt dışından yine ciddi anlamda rezervasyon düşüşleri görüyoruz, takip ediyoruz. Yerli turist açısından da bayramın iyi geçeceğini düşünüyoruz. 4 günlük programlarda şehir merkezinde oldukça uygun fiyata kalabilirler. Yerli turist için bu biraz avantaj. Fiyatlar da çünkü geriye geldi. İran pazarından ve paskalya dönemindeki bölümden boş kalan oteller, fiyatlarında indirim yaptı. Çok uygun fiyatlara tatil imkanı, şehir merkezinde her zaman var" diyerek yerli turiste çağrıda bulundu.

Antalya turizmi bayrama hazır: Otellerde tam doluluk bekleniyor Haber

Antalya turizmi bayrama hazır: Otellerde tam doluluk bekleniyor

POYD Başkanı Saatçioğlu, Ramazan Bayramı öncesi Antalya'daki otellerin doluluk oranları, erken rezervasyon hareketliliği ve sektörün nitelikli turist hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bayram dönemlerinin turizm sektörü açısından her yıl önemli bir hareketlilik oluşturduğunu belirten Saatçioğlu, özellikle Antalya'daki tesisler için bu dönemin verimli geçtiğini ifade etti. Türkiye'de yılda iki kez bayram döneminde turizm hareketliliğinin arttığını kaydeden Saatçioğlu, yakın destinasyonlardan gelen turistlerin Antalya'yı tercih ettiğini dile getirdi. Saatçioğlu, "Türkiye'de senede iki defa bir bayram şöleni oluyor. Bu nedenle her bayram turizmciler için kısa da olsa uzun da olsa oldukça verimli geçiyor. Özellikle Antalya'daki oteller için önemli bir dönem. Yakın bölgelerde yaşayan insanlar ağırlıklı olarak gelebiliyor. Bir saatlik uçuş mesafesinde bulunan destinasyonlardan Antalya tercih ediliyor. Ramazan Bayramı'nın çok verimli geçeceğinin sinyalini şimdiden almış durumdayız" şeklinde konuştu "Açık otellerde yüzde 95-100 doluluk bekliyoruz" Antalya'nın sezonluk bir destinasyon olduğunu hatırlatan Saatçioğlu, kentte turizm sezonunun genellikle 1 Nisan'da başladığını ve 31 Ekim'e kadar sürdüğünü dile getirdi. Bu dönem dışında otellerin büyük bölümünün kapalı olduğunu ifade eden Saatçioğlu, bayram döneminde açık olan tesislerde yoğunluk yaşanacağını belirtti. Saatçioğlu, "Antalya sezonluk bir yer. Genelde 1 Nisan'da sezonu açarlar, 31 Ekim'de kapatırlar. Bu dönem dışında işletmelerin yaklaşık yüzde 70'i otellerini kapatıyor. Ancak açık olan otellerde yüzde 95, hatta yüzde 100'e ulaşabilecek doluluk oranlarını- yakalayacağımızı düşünüyoruz. Bayram tatilinde misafirlerimiz ağırlıklı olarak iç pazardan olacak" diye konuştu. "Hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" Ramazan Bayramı tatilinin 19 Mart itibarıyla başlayacağını hatırlatan Saatçioğlu, tatilin uzama ihtimalinin turizm açısından avantaj oluşturabileceğini de sözlerine ekledi. Bayramın ardından Paskalya tatilinin başlamasının da sektöre olumlu yansıyacağını belirten Saatçioğlu, "Bayram tatilinin muhtemelen uzayacağını ve bir hafta ya da bir buçuk haftaya yayılacağını düşünüyoruz. Hemen ardından Paskalya Bayramı'nın gelmesi turizmciler açısından sevindirici bir gelişme. Bu nedenle hem iç pazardan hem de yurt dışından ciddi bir rezervasyon talebi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Erken rezervasyonlar geçen yılın üzerinde Erken rezervasyonların sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, bu yılki rezervasyonların geçen yılın üzerinde seyrettiğini söyleyerek, "Şu anda aldığımız erken rezervasyonlar tatmin edici seviyede. Geçen yılın yaklaşık yüzde 5 ile yüzde 10 üzerinde seyrediyor. Bu durum bizi sevindiriyor" dedi. "Daha fazla değil, daha nitelikli turist" Turizm sektöründe artık yalnızca turist sayısının değil, turist başına harcamanın da önem kazandığını belirten Saatçioğlu, sektörün hedefinin nitelikli turisti artırmak olduğunu belirtti. Saatçioğlu, "Türkiye'nin fiyat politikasını, euronun stabil kalmasını ancak Türk lirasının enflasyon baskısı altında olmasını dikkate aldığımızda artık daha çok turistten ziyade ortalama harcaması yüksek olan nitelikli turisti ağırlamayı hedefliyoruz. Bu nedenle geçen yılın rakamlarını yakalasak bile ortalama fiyatımızı yükselttiğimizde hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor Haber

Antalya’da Turizm Sezonu 3 Bayramla Erken Açılıyor

2025 yılını tüm zamanların rekoruyla kapatan, ocak ayında da tüm zamanların en yüksek turist sayısına ulaşan turizm sektörü, 2026 sezonunu bu yıl erken açacak. 14 Mart itibarıyla okullardaki ara tatil dönemiyle 19- 22 Mart tarihlerindeki Ramazan Bayramı birleşiyor. Ramazan Bayramı süreciyle birlikte özellikle İran ve Türki Cumhuriyeti ülkelerinden turistlerin ilgi gösterdiği Nevruz Bayramı başlıyor. Mart ayı sonu ile nisan ayı ortalarına kadar olan dönemde de Avrupa ülkelerinin Paskalya tatili başlıyor. 2026 yılı için de umutlu olan turizmciler, sezonu Ramazan, Nevruz ve Paskalya olmak üzere 3 bayramla açacak. BAYRAM REZERVAZYONLARI BAŞLADI Ramazan Bayramı tatili için iç turizmde Antalya, KKTC'de tatil planlayanların hava durumuna göre hareket ekmesi bekleniyor. Birçok tatilci şimdiden rezervasyon yaptırsa da sektör temsilcileri 'last minute' (son dakika) hareketliliğinin daha yoğun olacağı beklentisi içinde. OTELLERDE SANATÇILAR Ara tatille birleşen ve hafta sonuna denk gelen 14- 22 Mart tarihleri arasındaki 9 günlük tatil döneminde bu yıl yine Antalya ve KKTC tatilcilerin en yoğun ilgi gösterdiği bölgeler olacak. Antalya ve KKTC'teki otellerde sanatçıların bayram konserleri de belli oldu. Ramazan Bayramı tatilinde Antalya'daki otellerde Öykü Gürman, Cenk Eren, Derya Bedavacı, Özcan Deniz, Gökhan Tepe, Aşkın Nur Yengi, Ebru Gündeş, Koray Avcı, Nilüfer, Mahsun Kırmızıgül, Candan Erçetin, Erol Evgin, Sibel Can, Funda Arar konser verecek. KKTC'deki otellerde ise Emre Altuğ, Hande Yener, Nez, Altay, Melek Mosso, Ebru Gündeş, İrem Derici, Koray Avcı, Merve Özbey, Defne Samyeli, Derya Uluğ, Serkan Kaya, Simge Sağın, Ümit Besen, Mustafa Keser, Berkay, Ata Sözeri, Yavuz Bingöl, Sevcan Orhan konseri olacak. 2026 GÜZEL İŞARETLER VERİYOR Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, turizmde Antalya ve Türkiye adına 2019'dan sonra 2025'in güzel bir sene olduğunu belirterek, "64 milyon turist 65 milyar dolar gelir. Toplamda baktığımız zaman evet sayılara göre rekorlar yılı ama bunun yanında da maliyet ve kur baskısına baktığımızda sıkıntı yaşadığımız bir sezon oldu. Ama her şeye rağmen hala dünyada turist sayısı olarak dördüncü, gelir olarak yedinciliğe ulaştığımızı görürsek beklentilerin daha yukarı çıkabileceği bir turizm sezonu olduğunu bize gösteriyor. 2026, geçen senenin işaretlerini verir şekilde ilerliyor açıkçası. Mart ayı yaz sezonuna başlama anlamında çok güzel bir dönem olacak. 14 Mart itibarıyla ara tatil, sonrasını onu takip eden süreçte Ramazan Bayramı, sonrasında her ne kadar çok geçmiş yıllardaki gibi ümitli olmasak bile Nevruz dönemi. Mart ayı sonunda da Paskalya. Nisan ortalarına kadar sürecek bir Paskalya'yı düşünürsek 2026 sezonunun gerçekten güzel başlayacağını gösteren işaretler ve tatil dönemleri" dedi. BAYRAMDA SON DAKİKA ÜMİDİ Turizmciler olarak bu tatil dönemlerini sevdiklerini dile getiren Ercan Çek, "Ne kadar hareketlilik var? Çok yoğun hareketlilik yok. Olacak mı? Evet olacak tabii ki. Çünkü iç pazar genelde bu sezon başı, sezon sonu dönemlerde last minute hareket ediyor. O hareketlerin tekrar olacağını düşünüyoruz. Sıfır olması mümkün değil. Yine Nevruz dönemi tabii biraz sıkıntılı olabilir. Gündemi hepimiz takip ediyoruz. İran, ABD sorunlarından dolayı geçmiş yıllardaki gibi acentelerden garantili koltuklar, garantili odalar alamıyoruz. Orada da mutlaka bir dokunuşlar olacaktır ve nihayetinde mart ayının sonunda Paskalya'yla birlikte sezona, can suyu diyebileceğimiz güzel bir hareketli ivmeyle 2026'ya başlarız diye düşünüyorum" diye konuştu. FİYATLAR UCUZ DEĞİL, PAHALI DA DEĞİL Ara tatil ve Ramazan Bayramı dönemi için fiyatların göreceli olduğunu belirten Çek, şunları söyledi: "Artık Avrupalı bir turist için, iç pazar fiyatlarını karşılaştırmak mümkün değil. Çünkü kur bize göre artmadı ama maliyetler arttığı için avro fiyatları çok artınca iç pazara yansıttığımız fiyatlar da arttı. Fiyatlar ucuz değil, verdiğimiz hizmete göre pahalı da değil. Ama ona rağmen hala güçlü talep alıyoruz. Last minute olacağını bildiğim halde Ramazan Bayramı'nda bölgede ciddi hareket olacağını biliyorum. Kaldı ki çok büyük, ciddi program yapan tesisler de var. O tarihte sezona başlama adına çok ciddi doluluk olacağını düşünüyorum. Kaldı ki o tarihler biliyorsunuz sezon başı tarihleri; hala özellikle Kemer bölgesinde bazı tesislerin açılmadığını biliyoruz. O yüzden açık tesislerle birlikte ramazanda iç pazarla ve ara tatille birlikte bir doluluk oranına yaklaşacağız mutlaka. Bölgeye ve otele göre değişmekle birlikte, Belek bölgesinde yüzde 70'lerin üzerinde doluluk tahmin ediyoruz. Kemer bölgesinde de ciddi doluluklar olabilir. Lara zaten bu ve buna benzer tatil dönemlerinde güzel talep alan bir bölge, yüzde 60-70'lerin üzerinde dolulukların iyi olacağını tahmin ediyorum. Bayram ara tatille birleştiği için önümüzdeki 10 gün içerisinde yüzde 90'ların üzerine de çıkılabilir. İç pazarın hareketini mevsim, hava durumu çok etkiliyor." 3'Ü BAYRAM 4 TATİL DÖNEMİ 2026 yılına beklenenin üstünde iyi giriş yaptıklarını, ocak ayının iyi geçtiğini dile getiren 5 yıldızlı otel Genel Müdürü İsmail Çağlar da şubat ayı verilerinin iyi olduğunu belirtti. İsmail Çağlar, "Sezona hazırlanıyoruz. Ara tatil ve 3 bayramla birlikte 4 tatil birlikte gelecek. Ramazan, Nevruz ve Paskalya bayramı olacak. Özellikle Ramazan Bayramı tam sezonun başlangıcına denk geliyor. Bu sebepten dolayı hazırlıklarımıza erken başladık. Bu sene bayramın hafta sonuna denk gelmesi, biraz son dakikaya kalacak gibi görünüyor. Burada ümidimiz vardı tüm haftanın tatil olmasının. Fakat ara tatil bunu destekleyici olacak. Akabinde Paskalya ve Nevruz var. Nevruz için İran'ın şu anki politik durumu, ABD ile olan gerginliği belirleyici olacak. Nevruz için çok ümitli değiliz. Fakat Paskalya her sene olduğu gibi hem sezona giriş olması hem de havaların düzelmesi sebebiyle iyi geçecek. Bu sene hava şartları Antalya'da inişli çıkışlı gitti. Misafirlerimiz bunu da gözlemleyecek. Sanki önümüzdeki aya doğru doğru rezervasyonlar daha netleşmiş olacak. Son dakikaya kalacak gibi görünüyor" dedi.

Ramazan’da tatil trendi değişti: Termal ve wellness talebi arttı Haber

Ramazan’da tatil trendi değişti: Termal ve wellness talebi arttı

Türk turizminin artık sadece yaz aylarında "güneş, kum ve deniz" anlayışıyla sınırlı kalmadığını ve yeni konsept termal ve wellness tesislerine ilginin arttığını kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, "2025 yılının ilk çeyrek verilerine göre Ramazan’ın başladığı ve mart ayını kapsayan dönemde seyahat sayısında yüzde 28,4 artış yaşandı. İlk üç ayda ise 10 milyonu aşan bir hareketlilik görüldü. Bu artışın klasik eğlence odaklı tatillerden değil; daha kısa süreli, sakin, doğayla temas eden ve yenilenme temalı konaklamalardan kaynaklandığını düşünüyoruz" dedi. "40 yaş üstü talep öne çıkıyor" Ramazan döneminde tatil talebinin ağırlıklı olarak 40 yaş ve üzeri segmentten geldiğini belirten Çelik, özellikle 50 yaş üstü grubun bu dönemi bilinçli bir dinlenme zamanı olarak değerlendirdiğini söyledi. Bu yaş grubunda eğlence yerine konfor, sağlık ve sakinliğin öncelikli olduğunu dile getiren Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, genç yetişkinlerin ise daha çok bayram haftasındaki sosyal hareketliliğe yöneldiğini kaydetti. Çelik, "Aileler artık Ramazan ayını daha huzurlu ve düşük tempolu birlikte zaman geçirme fırsatı olarak görmeye başladı. Özellikle ‘tatil evi’ modeli, Ramazan ayının bu içe dönük atmosferiyle güçlü bir uyum yakalıyor. Kişi her yıl bildiği, alıştığı bir yaşam alanına giderek geçici bir misafirlik hissi yerine süreklilik duygusu yaşıyor. Ramazan’da tatil, yeni bir yer keşfetmekten çok, kendi düzenini farklı bir mekânda sürdürme ve aileyle daha nitelikli zaman geçirme imkânı sunuyor. Bu da deneyimi anlık bir kaçamaktan çıkarıp planlı ve anlamlı bir yaşam parçasına dönüştürüyor" dedi. "Termal ve wellness tesislerine ilgi arttı" Ramazan’da seyahat motivasyonunun yavaşlama, dinlenme ve beden-zihin dengesine yöneldiğini ifade eden Çelik, bu nedenle termal ve wellness tesislerinin beklentiyle güçlü bir uyum yakaladığını belirtti. Özellikle 40 yaş üstü misafirlerde artan sağlık bilincinin termal su, SPA ve medikal wellness hizmetlerine ilgiyi yükselttiğini kaydeden Çelik, termal ve wellness odaklı sağlık turizminin yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir talep alanı hâline geldiğini vurguladı. Ramazan sürecinin günlük yaşam ritmini yeniden düzenlediğine dikkat çeken Çelik, "Beslenme saatleri değişiyor, tempo yavaşlıyor ve daha içe dönük bir düzen oluşuyor" dedi. "Yeni konsept ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının atmosferine de uyum sağlıyor" Ramazan ayında tatilin ruhunun aidiyet ve düzen kurma fikri etrafında şekillendiğini kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Özellikle ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının içe dönük atmosferiyle uyumlu bulunuyor. Sinpaş olarak ‘tatil evi’ modelini bu anlayışla kurguladık. Kullanıcılara her yıl planlı, öngörülebilir ve profesyonel işletme destekli konaklama sunuyoruz" diye konuştu. "Dönemsel değil, uzun vadeli sürdürülebilir yatırımlara odaklanıyoruz" Yatırımlarını dönemsel doluluk artışlarına göre değil, uzun vadeli kullanım değeri ve operasyonel sürdürülebilirlik perspektifiyle konumlandırdıklarını aktaran Genel Müdür Çelik, "Ramazan ayı gibi dönemler, konforun ve öngörülebilirliğin artık lüks değil, temel beklenti hâline geldiğini net biçimde gösteriyor" dedi.

Hırvatistan’da tatil bölgesinde alkol satışı sınırlandırılacak Haber

Hırvatistan’da tatil bölgesinde alkol satışı sınırlandırılacak

Hırvatistan’ın en popüler turizm destinasyonlarından biri daha alkol satışına yeni kısıtlamalar getirmeyi planlıyor. Kıyı kenti Split, yaz aylarında yürürlüğe girmesi hedeflenen düzenlemeyle sakinleri rahatsız eden sarhoş ziyaretçileri azaltmayı amaçlıyor. Belediye Başkanı Tomislav Suta, Hırvat basınına yaptığı açıklamada "Sakinlerin güvenliğini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen durumlar ortaya çıkıyor," dedi. Split gece geç saatlerde alkol satışını yasaklamaya hazırlanıyor Şehir meclisi üyeleri, kulüp, bar ve gece açık dükkânların yoğun olduğu bazı bölgelerde gece geç saatlerde alkol satışını yasaklayan bir teklif sundu. Planlanan kısıtlamalara göre saat 20.00 ile 06.00 arasında alkol satışı yapılamayacak. Yasak market ve içki dükkânlarını kapsayacak ancak kulüp ve restoranlar muaf tutulacak. Yani ziyaretçiler geceleri ruhsatlı mekânlarda içki içmeye devam edebilecek. Yeni önlemlerin yaz aylarında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Belediye Başkanı Suta, kısıtlamaların ileride kentin diğer bölgelerine de genişletilebileceğini söyledi. Şehirde faaliyet gösteren lüks villa kiralama şirketi VIP Holiday Booker’ın CEO’su Darijo Sarić ise "Geçmiş yıllarda Split ‘parti destinasyonu’ imajına daha yakındı. Ancak Hırvat turizmi artık bu algıdan uzaklaşarak zengin kültürel mirasa, doğal güzelliklere ve aile dostu ortama odaklanacak şekilde yeniden markalaşıyor," dedi. Amaçlarının “sarhoş davranışları ve alkol tüketimini kamusal alanlardan uygun mekânlara taşımak” olduğunu belirten Sarić, hedefin “eğlenceyi bitirmek değil, sorumlu içki tüketimini teşvik etmek” olduğunu ekledi. Hırvatistan uygunsuz davranan turistlere karşı önlemleri artırıyor Hırvatistan, sorumsuz ziyaretçi davranışlarıyla mücadele için hâlihazırda birçok kural uyguluyor. Split ve Dubrovnik dâhil pek çok kent merkezinde uygunsuz sayılan davranışlar için yerinde 700 euroya kadar (yaklaşık 36 bin 190 TL) para cezası kesilebiliyor. Buna kamusal alanlarda alkol veya uyuşturucu kullanımı, sokakta idrar yapmak ya da kusmak ve şehir içinde üstsüz veya mayo ile dolaşmak da dâhil. Kavga, bağırma-çağırma gibi sözlü taciz veya sarhoşluk kaynaklı taşkınlıklar gibi kamu düzenini bozan eylemler için ise 4.000 euroya kadar (yaklaşık 206 bin 800 TL) ceza uygulanabiliyor. Akdeniz ekosisteminde önemli rol oynayan ve kritik derecede tehlike altındaki bir tür olan noble pen shell kabuklarını plajlardan toplamanın cezası da kabuk başına 67 euro (yaklaşık 3 bin 464 TL). Geçen yıl popüler gece hayatıyla bilinen Hvar Adası da antisosyal davranışları sınırlamak için adım attı. Parti turizminden uzaklaşma hedefiyle, ada ile aynı adı taşıyan Hvar kasabası yaz aylarında gürültüyü 85 desibelle sınırlayan uygulamayı sürdürme kararı aldı. Gürültülü bir restorana denk sayılan bu seviye, özellikle yoğun sezonda açık olan gece kulüpleri ile açık hava düğünleri düzenleyen restoranlar için önemli değişiklikler anlamına geliyor.

Türklerin Yurt Dışı Harcamaları Artıyor, Geceleme Süresi Düşüyor Haber

Türklerin Yurt Dışı Harcamaları Artıyor, Geceleme Süresi Düşüyor

2022’den bu yana yurtdışına giden Türk sayısı yüzde 64 artarken, turizm gideri yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı. Bu süreçte ortalama geceleme sayısı 15’ten 9,1’e inerken, kişi başı harcama ise yüzde 15 artarak 807 dolara yükseldi. Yurtdışında giyim-ayakkabı ve halı alışverişlerinde yaşanan artış ise dikkat çekti. Yüksek enflasyon ve dolar kurunun baskılanması ile yurt içinde artan pahalılık Türk vatandaşlarının yurtdışı ziyaretlerinde gerçekleştirdikleri harcamaların kompozisyonunu da değiştirdi. Vatandaşların yurtdışı geceleme süreleri pandemi sonrası süreçte gerilerken, yaptıkları harcamalarda da özellikle giyim-ayakkabı ve halı-kilim alışverişi patladı. Öte yandan Türkiye’den yurtdışına giden ziyaretçi sayısındaki artış bu dönemde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi artışı solladı. EKONOMİ’nin 2025 yılına ilişkin Turizm İstatistikleri’nden yaptığı araştırmaya göre, turizm gideri pandemi sonrası süreçte 4 yılda yüzde 88 artarak 9,6 milyar dolara ulaştı, yurtdışına giden vatandaş sayısı da yüzde 64 artarak 11 milyon 897 bin 355’e çıktı. Türkiye’ye geçen yıl 63 milyon 917 bin 57 turist geldiği düşünüldüğünde, her gelen yaklaşık 5 turiste karşılık 1 Türk vatandaşı yurt dışına seyahate gitmiş. Yurt dışına seyahate giden vatandaşların, Türkiye’ye yurtdışından gelen ziyaretçilere oranı da 2022 yılında yüzde 14 iken, geçen yıl bu oran yüzde 18’e yükseldi. Aynı zamanda 2022-2025 arasında Türkiye’ye gelen turist sayısı yaklaşık yüzde 24 artarken, yurtdışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısı yaklaşık yüzde 64 artarak çok daha hızlı yükseldi. Bu tablo, küresel turizmde Türkiye’nin artan çekiciliğinin yanı sıra Türklerin yurtdışı seyahatlerine olan talebinin de belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Yanı sıra bu tablo Türk vatandaşlarının yurt içinde tatil yapmaktansa yurt dışını görece daha ulaşılabilir bulmaya başladığına da işaret ediyor. Yeme-içmeye 1,9 milyar dolarlık hesap geldi Öte yandan, yurtdışına ziyarete giden Türk vatandaşların kişi başı ortalama harcama tutarı 2022-2025 döneminde yüzde 15 artarak 807 dolara yükseldi, ortalama geceleme sayısı ise 15’ten 9,1’e indi. Verilere göre, turizm giderinin 7,3 milyar dolarını kişisel harcamalar; yaklaşık 2,3 milyar dolarını da paket tur harcamaları oluşturdu. Harcamaların altı kırılımları incelendiğinde, en yüksek tutar yaklaşık 2,5 milyar dolarla ‘diğer mal ve hizmetler’ kategorisinde oldu. Bu kalemde artış 4 yılda yüzde 160 olarak hesaplandı. En fazla harcamanın yapıldığı ikinci kategori 1,9 milyar dolarla ‘yeme-içme’ olurken, burada 2022’den bu yana artış yüzde 18 oldu. En fazla harcamanın yapıldığı üçüncü kategori ise 4 yılda yüzde 44 artarak 1,9 milyar dolara yaklaşan ‘konaklama’ oldu. Giyim-ayakkabı alışverişi 829,3 milyon dolar Bu dönemde Türk vatandaşlarının yurtdışı turizm harcamalarında da ilginç değişiklikler göze çarptı. Buna göre, son 4 yılda en yüksek artış yüzde 929 ile tur harcamalarında olurken, bu kalemdeki gider 22,8 milyon dolara ulaştı. Vatandaşların halı- kilim alışverişi de 2022’den bu yana yüzde 532 artarak 52,8 milyon dolara dayandı. Diğer bir çarpıcı artış da giyecek ve ayakkabıda oldu. Türk vatandaşlarının yurtdışı ziyaretlerinde yaptıkları giyim ve ayakkabı harcaması 4 yılda yüzde 261 artarak 829,3 milyon dolara dayandı. İş amaçlı seyahatlerde belirgin düşüş Türk vatandaşları en çok ‘Gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler’ için yurtdışına çıkarken, bu amaçla yurtdışına çıkan vatandaş sayısı 4 yılda yüzde 141 artarak 6 milyon 476 bin 968’e yükseldi. 2022’de yurtdışına çıkan vatandaşların yüzde 36 bu nedenle seyahat ederken, bu oran 2025’te yüzde 54’e çıktı. Öne çıkan ikinci ziyaret sebebi ise akraba ve arkadaş ziyareti… Bu nedenle yurtdışına giden vatandaşların sayısı son 4 yılda yüzde 16 artarak 2 milyon 96 bin 358 oldu. Geçen yıl iş amaçlı (konferans, toplantı, görev vb.) yurtdışına gidenlerin sayısı 1 milyon 368 bin 923 olurken, bu kırılımda ise son 4 yılda yüzde 21’lik düşüş yaşandı. 2022’de yurtdışına gidenlerin yüzde 24’ü iş için seyahat ederken, bu oranın 2025’e gelindiğinde yüzde 11’e gerilediği göze çarpıyor. Alışveriş amacıyla yurtdışına çıkanların sayısında da dikkat çekici artış söz konusu… Buna göre, alışveriş amacıyla yurtdışına çıkan vatandaşların sayısı 2022- 2025 döneminde yüzde 149 artışla 810 bin 18’e tırmanırken, yurtdışına çıkış nedeni alışveriş olanların oranı 2022’deki yüzde 4 seviyesinden geçen yıl yüzde 7’ye çıktı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.