Hava Durumu

#Söyleşi

TOURISMJOURNAL - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yavuz: “Kadınlar hali binası mevcut konumundan acilen taşınmalı” Haber

Yavuz: “Kadınlar hali binası mevcut konumundan acilen taşınmalı”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Pazarkapı Kazıları Bilimsel Sorumlusu Trabzon İç Kale Arkeolojik Kazılar Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Yavuz, Trabzon Mimarlar Odasında bir söyleşiye katıldı. Prof. Dr. Mehmet Yavuz, burada yaptığı açıklamada "Trabzon'da 2022 yılında bizim tarafımızdan yapılan kazılarla ortaya çıkarılan Kuzgundere Körfez Limanı Efes Antik Kenti benzeri biçimde yeniden denizle bağlantılı hale getirilmelidir. Bölgedeki kazılarda çok nitelikli eserler çıkıyor. Kuzgundere Körfezi ağzında Helenistik döneme ait deniz feneri yapısını ortaya çıkardık. Kuzgundere Körfez Limanı sahasındaki Kadınlar Hal Binası liman rıhtımına çok yakın yapıldı. Dönemin Belediye Başkanına projenin yanlış olduğunu söyledim. Körfez ağzına inşa edilen Balıkhane binasının yapımı da uygun olmadı. Körfez sahasının tümüyle temizlenmesi gerekirdi. Kentsel Sit alanlarında yapılacak dönüşüm projelerinde önceden muhakkak arkeolojik kazı sondajları yapılması lazım. Moloz Kapı aynı zamanda Tarihi Osmanlı tabyasıdır. Bugün yapılması gereken Pazarkapı Mahallesinde yeni inşaatlara başlamadan önce Hanrianus Limanının geri planı kurtarma kazısı yapılıp muhtemel kalıntılar ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde arkeolojik değerler anlamında telafisi mümkün olmayacak kayıplar yaşanır. Kadınlar Hal binası vakit geçirilmeden başka bir yere taşınmalı. Kuzgundere Körfezi ve limanı deniz bağlantısı kurularak Roma Dönemindeki aslına geri döndürülmelidir. Bu yapılırsa Trabzon tarih ve turizm anlamında çok büyük katma değerler elde eder. O bölgede kazılarla ortaya çıkardığımız tarihi kalıntılar, bizim önerilerimiz doğrultusunda bir açık müze-arkeopark olarak düzenlenip ziyarete açılmalıdır" dedi. "Trabzon Haliç Kültür Sanat Merkezi-Kuzgundere Körfez Projesi" Pazarkapı Mahallesi'nde 2021 ve 2022 yılında kazılara başlanan ve yarım kalan kurtarma kazılarının alanın kuzeyine ve kuzey batısına doğru genişletilmesi ve kazılar sonrası alanın turizmin hizmetine kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Yavuz "Tarihi Kuzgundere Limanı Tabakhane köprüsüne kadar ortaya çıkarılarak her iki yakasında Venedik benzeri, turistlerin Osmanlı Saltanat kayıkları veya tekne ile gezebilecekleri seyir alanına dönüştürülmesi çok uygun olur. Bu kapsamda Maraş Caddesi üzerine de klasik Mimar Sinan taş köprülerinden biri yapılabilir. Suyla buluşturulacak vadinin her iki yakasına kültür sanat merkezleri yapılabilir" diye konuştu. "Çömlekçi Yeraltı Su Kanalı'nın benzeri Türkiye'de yok" Çömlekçi'de Kentsel Dönüşüm sahasında 2025 yılında inşaat kazıları sırasında varlığı tespit edilen yeraltı su kanalı ile ilgili de konuşan Yavuz "Su kanalının erken Roma Dönemine ait olduğu değerlendirildi ve hazırlanan rapor ilgili makamlara gönderildi, eser koruma altına alındı. 2000 yıllık bu tarihi Yeraltı Su Kanalı'nın benzeri Türkiye'de yok. İvedi restore edilip turizme kazandırılması gerekir. Trabzon'da yeterli bütçe ayrılarak Arkeolojik kazı sahalarını artırmamız gerekiyor. Trabzon'a Avrupalı turist ancak bu şekilde gelir. Tanjant yolu Arafilboyu kavşağının altındaki 2000 yıllık tarihi su kanalı Çömlekçi istikametine doğru devam ediyor. İnşaat çalışmaları sırasında bazı noktaları zarar gördü. Su kanalının uzunluğu yaklaşık 350 metre, Türkiye genelinde bu şekilde ikinci bir örneği olmayan yeraltı su kanalının benzeri Almanya'nın Köln kenti yakınlarında bulunmuş ve kısmen Unesco Dünya Mirası Koruma Listesinde yer alıyor. Çömlekçi bölgesindeki inşaat çalışmasında bir kısmı görünen bu su kanalı mutlaka korunmalıdır. Trabzon'da kazı çalışmalarında bulduğumuz tarihi eserleri sergileyeceğimiz Trabzon'un nitelikli ve modern bir müze binasına ihtiyacımız var. Bunun için bir kurul oluşturulmalı ve bu konuda girişimlerde bulunmalıdır" ifadelerini kullandı.

Tarsus, Festivalin İkinci Gününde Yoğun İlgi Topladı Haber

Tarsus, Festivalin İkinci Gününde Yoğun İlgi Topladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘4. Uluslararası Tarsus Festivali’, ikinci gününde de bilgi, tarih ve kültür dolu etkinliklerle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşattı. Festival kapsamında gerçekleştirilen söyleşilerde; Dr. İspir Kırbeci, Radyo Programcısı Nihat Sırdar, Radyo Sunucusu Güçlü Mete, Gazeteci-Yazar Mehmet Serdar Kuzuloğlu, Dağcı-Yazar Nasuh Mahruki ve Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu gibi isimler, farklı konularda vatandaşlarla bir araya geldi. Renkli sohbetler ve bilgi dolu paylaşımlar, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Sürdürülebilir yaşam Tarsus Müzesinde konuşuldu Tarsus Müzesinde düzenlenen 'Sürdürülebilir Yaşam Mümkün mü?' başlıklı söyleşide Nasuh Mahruki ve Güven İslamoğlu, doğayla uyumlu yaşam biçimleri, çevre bilinci, iklim kriziyle mücadele ve bireysel sorumluluklar üzerine görüşlerini paylaştı. Dağcı ve yazar Nasuh Mahruki, "Bireyden başlayarak herkesin sürdürülebilir bir yaşamı hedeflemesi çok önemli. Aksi halde ekolojik yıkım, savaşlar, göçler gibi sonuçlar doğabilir" dedi. Doğa aktivisti Güven İslamoğlu ise "Sürdürülebilir yaşam bilinçlenmeyle mümkündür. Bu tür festivaller farkındalık oluşturmak açısından çok kıymetli" diye konuştu. Radyo ustalarından medya dönüşümü üzerine söyleşi Festivalin dikkat çeken bir diğer etkinliği, Radyo Programcısı Nihat Sırdar ve Radyo Sunucusu Güçlü Mete’nin katıldığı 'Yeni Medya + Geleneksel Medya' başlıklı söyleşi oldu. Tarsus Müzesinde gerçekleştirilen söyleşide, dijitalleşme sürecinde radyo yayıncılığının geçirdiği dönüşüm ele alındı. Sırdar, "Festival alanlarında çok güzel bir ortam var. Şehre canlılık kazandırmak açısından bu etkinlikler çok değerli" dedi. Güçlü Mete ise "Mersin Büyükşehir Belediyesinin ilgisini hep üzerimizde hissediyoruz. Festivalin her yıl daha da geliştiğini görmek çok sevindirici" ifadelerini kullandı. Yapay zekalı organik insan Tarsus’ta tartışıldı Gazeteci Mehmet Serdar Kuzuloğlu, Tarsus Müzesinde gerçekleştirdiği 'Yapay Zekalı Organik İnsan' başlıklı söyleşisinde, yapay zekanın insan yaşamındaki etkilerini değerlendirdi. Kuzuloğlu, "Festivalde çok önemli isimler ve projeler bir araya getirilmiş. Hem Tarsus’un tanıtımı hem de bilgi paylaşımı açısından çok kıymetli bir organizasyon" diye konuştu. Tarsus’un bağcılık geleneği konuşuldu Festivalin bir diğer söyleşisi Dr. İspir Kırbeci tarafından TADEKA binasında gerçekleştirilen 'Bağcılık Ürünleri' etkinliği oldu. Kırbeci, üzümün tarihi, bağcılığın Tarsus’taki yeri ve şarap üretiminin turizmle ilişkisi üzerine bilgiler verdi. TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Sözcüsü Murat Topçuoğlu da Tarsus mutfağının yöresel lezzetlerinden örnekler sundu. Dr. Kırbeci, "Katılım oldukça iyiydi. İnsanlar merak ettikleri soruları sordu, verimli bir söyleşi oldu. Festivalin içeriği her yıl daha da zenginleşiyor" şeklinde konuştu.

35. ANFAŞ Hotel Equipment Fuarı Başlıyor Haber

35. ANFAŞ Hotel Equipment Fuarı Başlıyor

ANTALYA (İHA) - Türkiye’nin en prestijli Horeka sektörü etkinliklerinden biri olan Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları Fuarı, Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu yıl fuara 20 bin ziyaretçi beklenirken, 1,5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefleniyor. Fuar, otel, restoran ve kafeterya sektörüne hizmet eden firmaları yerli ve yabancı katılımcılarla buluşturacak. SEKTÖRÜN GELECEĞİ KONUŞULACAK Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Hotel Equipment Fuar Direktörü Hakan Arslan, "Geçen sene yaklaşık dört gün süren fuarda on beş bin üzerinde bir ziyaretçi sirkülasyonu vardı. Bu sene bu rakamın 20 binin üzerine çıkması bekleniyor" açıklamasını yaptı. Fuarın yalnızca ticaret değil, sektörün sorunlarının tartışıldığı paneller ve söyleşilere de ev sahipliği yapacağını ekleyen Arslan, "8 ve 9 Ocak tarihlerinde yiyecek-içecek sektörü ve iç mimarlık üzerine toplantılar düzenleyeceğiz. Önemli konuşmacıları ve sektör profesyonellerini ağırlayacağız" dedi. HOTEL DESIGN SHOW BEŞİNCİ KEZ SAHNEDE Fuar kapsamında İç Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından düzenlenen Hotel Design Show, "Gelecek" temasıyla yeniden ziyaretçilerle buluşacak. Etkinlikte, uzman 10 mimarlık ofisi tarafından tasarlanan otel odaları deneyimlenebilecek. İç Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Güner Onaran, "İspanya, Tunus ve İtalya İç Mimarlar Odası Başkanları gibi önemli isimleri ağırlayacağız. Ayrıca Atilla Kuzu ve Yeşim Kozanlı gibi sektörde öncü mimarlar da konuşmacı olarak fuarımıza katılacak. Gelecekte bu etkinliği 20 veya 30 otel odasına çıkarmayı ve uluslararası düzeyde daha geniş bir platforma taşımayı hedefliyoruz" dedi. Hotel Equipment Fuarı, Antalya’nın turizm ve yatırım alanlarındaki cazibesini artırmayı amaçlıyor. Fuara katılmak isteyenler, dört gün boyunca sektördeki son yenilikleri takip etme ve sektörün öncü isimleriyle buluşma fırsatı bulacak.

Haber

"Türkiye’nin Kutup Çalışmaları ve Kutup Lojistiği" söyleşisi

Altınbaş Üniversitesi’nde düzenlenen 'Türkiye’nin Kutup Çalışmaları ve Kutup Lojistiği' konulu söyleşiye Türkiye’nin Kutuplardaki ilk bilimsel çalışmalarını gerçekleştiren ekibin lideri ve aynı zamanda TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nden Kaptan Yüksek Mühendis Özgün Oktar katıldı. Burcu Özsoy, etkinlikte yaptığı konuşmada, 2005’den beri yürütülen kutup çalışmalarında Türkiye’nin güçlü bir konumda olduğunu söyleyerek, 2035’e kadar tüm stratejik planlarının hazır olduğunu belirtti. Dünyadaki tatlı su rezervinin yüzde 70’ten fazlasının kutuplarda donmuş halde bulunduğunu hatırlatarak, su kıtlığının yaşanacağı gelecekte bölgenin, stratejik ve yaşamsal öneminin daha da artacağına dikkati çekti. Özsoy, ekip lideri de olduğu sefere ilk çıktıklarında yanlarında leblebi, Türk kahvesi, Türk lokumu ve Antarktika’ya en yakın bölgeler olan Güney Amerika’yı gösteren ilk harita olan 500 yıllık Piri Reis Haritası ile gittiklerini güzel bir anı olarak aktardı. İklim değişikliğinin fiziki tespiti için Antarktika'da çalışmak gerektiğini aktaran Özsoy, yüzölçümü olarak 17 tane Türkiye büyüklüğünde olan bölgenin hiçbir ülkeye ait olmadığını ancak 7 ülkenin hak iddia ettiğini belirtti. Özsoy, 'Başta demir olmak üzere pek çok maden ve metal rezervlerinin yanı sıra, hidrokarbon ve petrol yataklarına sahip olduğu biliniyor ancak şu an için çıkarılması yasak.” ifadelerini kullandı. Bölgeye zorlu bir gemi yolculuğuyla ulaştıklarını belirten Özsoy, 'En önemli ihtiyacımız bir araştırma gemisi. Bir gemimiz olsa daha ileri araştırmalar yapabiliriz. Şu anda güneyde Şili’den, kuzeyde Norveç’ten kiralıyoruz. Bulgaristan yakın zamanda bir kutup araştırmaları gemisi aldı. Şimdiye kadar 100’ün üstünde bilim insanıyla, 200 kadar bilimsel çıktı sağlandı. Ayrıca kıtaya 3 GNSS, 1 meteoroloji, 1 sismik istasyonu ve Türk Bilimsel Araştırma Kampı kuruldu.' değerlendirmesinde bulundu. Buradaki araştırmaların içinde olmanın geleceğe yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Özsoy, 'Her yıl TÜBİTAK 1001 Kutup çağrıları ile yapılan yeni bilimsel projelerle kutuplarda Türk bilimi olarak iklim değişikliğinin boyutlarını tespit ediyoruz. 9. Sefer için ulusal çağrıya çıkacağız. Disiplin ayırt etmeksizin akademisyenlerimizin katılımını ve araştırmalarıyla katkı sunmalarını istiyoruz.' açıklamasını yaptı. Dünyadaki iklim sisteminin bel kemiğinin kutuplar olduğunu aktaran Özsoy, Antarktika ve Svalbard Takımadaları'ndaki buzulların her geçen yıl gözle görülür şekilde eridiğini vurguladı. - 'Dünya ticaretinin yüzde 80’i deniz yoluyla oluyor' TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nden Kaptan Yüksek Mühendis Özgün Oktar ise bölgeye ulaşımın, en büyük bütçe kalemini oluşturduğunun altını çizdi. Hava sıcaklığının eksi 20 civarında olduğu yaz ve gündüz dönemlerinde buz sınıfı gemilerle gidilebildiğini anlatan Oktar, bu bölgelerin geleceğin lojistiğinde çok etkili olacaklarını ifade etti. Kuzeyde ticaret için 8 bin km avantajlı rotalar çıkacağını kaydeden Oktar, 'Dünya ticaretinin yüzde 80’i deniz yoluyla oluyor. Uzak Doğu'yu Avrupa’ya bağlayan yeni rotalar, kuzeyden geçiyor. Çin, burayı yeni ipek yolu olarak değerlendiriyor. ABD, ulusal güvenlik strateji bağlamında yaklaşıyor, limanlarını ve deniz filolarını güçlendiriyor. Kuzey Kutup Dairesi'nin üstündeki Arktik alanda bir savaş olmasına karşın hazırlık yapıyor.' açıklamasını yaptı. Arktik bölgede petrol ve gaz çıktığını ancak maliyet nedeniyle çalışmaların bazı bölgelerde durdurulduğuna işaret eden Oktar, 'Antarktika bu hususta korunmakta, ancak eğer bir gün maden arama çıkarma faaliyetleri başlar ise Türkiye’nin bölgedeki varlığı çok önemli olacak.' değerlendirmesinde bulundu. CILT Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Berna Akyıldız ise dünya lojistiğinde 104 yıldır önemli bir rol oynayan CILT’in farklı bir ekosistemi olduğunu, sektöre ilgi duyan profesyonellerin yanı sıra bu konuda çalışmalar yapan akademisyenler ve üniversitelerin de bulunduğunun altını çizdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.