Hava Durumu

#Sovyetler Birliği

TOURISMJOURNAL - Sovyetler Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sovyetler Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarabya’daki 200 Yıllık Yalı, Rus Mirasçılara Verildi Haber

Tarabya’daki 200 Yıllık Yalı, Rus Mirasçılara Verildi

Tarabya’daki 200 yıllık tarihi yalı Rus mirasçılara verildiTarabya’daki yaklaşık 200 yıllık tarihi yalı için 17 yıldır süren dava sonuçlandı. 1.5 milyar lira değerindeki yalı ve 10 dönümlük arazi, 19. yüzyılda mülkün sahibi olan Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin’in mirasçılarına verildi. 1868'de Rus elçilik çalışanı tarafından alınan ve Osmanlı'dan günümüze Rusya'nın temsilcilik binası olarak kullanılan İstanbul Tarabya'daki yaklaşık 200 yıllık yalıyla ilgili 17 yıldır süren miras davası nihayet sona erdi. Hazine, Vakıflar, Rusya ve yasal vârislerden oluşan 4 taraflı davada mahkeme, değeri 1.5 milyarı bulan yalı ve içinde bulunduğu 10 dönümlük arazinin, Rus elçilik çalışanının mirasçılarına verilmesine karar verdi. Tarabya sahilinde bulunan yaklaşık 10 dönümlük arazi ve üzerindeki yalıya ilişkin 17 yıldır süren dava sona erdi. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, Çarlık Rusya'dan Sovyetler Birliği'ne ve oradan Rusya Federasyonu'na kadar uzanan bu mülkiyet hikâyesinde mahkeme, yaklaşık 200 yıllık taşınmazla ilgili belgeleri, fermanları, diplomatik yazışmaları ve uluslararası hukuku birlikte değerlendirerek hem Türk hukuk tarihi, hem de Boğaz'ın hikâyesine damga vuracak bir karara imza attı. Sabah’ın haberine göre Hazine, Vakıflar, Rusya ve yasal vârislerden oluşan 4 taraflı davayı sonuçlandıran mahkeme, taşınmazın 19. yüzyıldaki sahibi Nikola İsveçin'in mirasçıları lehine karar verdi. Maddi değeri 1.5 milyarın üzerinde olduğu belirtilen araziyle ilgili Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Rusya'nın talepleri kabul edilmedi. 400 bin kuruşa satıldı, ölüm kaydındaki not dikkat çekti Tarabya'daki 10 dönümlük arazinin hikâyesi, 19. yüzyıl ortalarında Osmanlı tahtında Sultan I. Abdülmecid'in bulunduğu dönemde başladı. Fransız Sefareti'nde (elçilik) tercümanlık yapan ve aynı zamanda avukat olan Mösyö Leon Auguste Landevosin'in eşi Madam Yakome'nin kızı Heme Landevoisin, 1841'de yalıyı Rum asıllı Hristaki Efendi'den satın aldı. Tanzimat ve Islahat Fermanı'yla Osmanlı Devleti'nin Batı'ya yöneldiği, yabancıların İstanbul Boğazı'nda gayrimenkul edinmeye başladığı dönemde söz konusu yalı Fransız bir ailenin eline geçti. Landevoisin Ailesi, Fransa'ya dönmeden önce 1868'de yalıyı Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin'e (Nikolai Ivanovitch Swetchine) 400 bin kuruş bedelle sattı. Nikola İsveçin, İstanbul'da Sultan II. Abdülhamid döneminde 6 Haziran 1903'te vefat etti. Cenazesi yakınları tarafından Fransa'ya götürülerek Nice şehrindeki Caucade Mezarlığı'na defnedildi. Ancak ilginç bir şekilde İsveçin'in ölümü kayıtlara "Mirasçı bırakmadan öldü" şeklinde not edildi. Fermanla Rus Çarlığı'na kiralandı Nikola'nın ölümünden sonra taşınmaz, Padişah V. Mehmed Reşad'ın uygun görmesine ilişkin ferman ve Evkaf Mahkemesi kararıyla Rus Çarlığı'na kiralandı. Böylece mülk, bir dönem Rus Sefareti'nin evli memurları için lojman ve misafirhane olarak kullanıldı. Ancak mahkeme kararında özellikle vurgulandığı üzere, taşınmaz hiçbir dönemde doğrudan Rusya'ya tescil edilmedi. Yalnızca bir dönem temsilcilik olarak tahsis edildi. 1917'de Çarlık Rusya'sının şubat ve ekim devrimleriyle yıkılması, ardından 1922'de SSCB'nin kurulması ve 1991'de dağılmasıyla Rusya Federasyonu'nun ortaya çıkması, taşınmazın statüsünü de karmaşık hale getirdi. 1950 yılında yapılan kadastro tespitinde taşınmaz, eski tapu maliki Nikola İsveçin adına kaydedildi ve kayıt kesinleşti. 2004'te hukuk savaşı başladı 2004'te Hazine, Nikola'nın mirasçısız öldüğü gerekçesiyle taşınmazın devlete geçmesi için tapu iptali ve tescil davası açtı. Vakıflar Genel Müdürlüğü de taşınmaz üzerinde Sultan Bayezid Vakfı'na ait bir şerh bulunduğunu ileri sürerek mülkiyetin kendisine ait olduğunu savundu. Rusya ise taşınmazın bedelinin Çarlık döneminde kendi devletince ödendiğini, Nikola'nın sadece "emanetçi" olduğunu iddia ederek tapunun kendi adına tescilini istedi. Bu sırada İsveçin'in Fransa'da yaşayan torunları ortaya çıktı. Torunları Fransa'da ortaya çıktı, mahkeme kararını verdi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, dört tarafın taleplerini tek dosyada birleştirerek yüzlerce sayfalık bir kararla sonuçlandırdı. Mahkeme, davada 15'e yakın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı, 10'dan fazla Anayasa Mahkemesi kararı ve çok sayıda Yargıtay Genel Kurul ile Hukuk Genel Kurulu kararını inceledi. Akademik kaynaklar ve bilimsel makalelerle desteklenen karar, adeta bir doktora tezi niteliği taşıyor. Mahkeme, Hazine'nin ve Rusya Federasyonu'nun "yolsuz tescil" ve "inançlı işlem" iddialarını 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddetti. Rusya'nın "olağanüstü zamanaşımıyla mülkiyet kazanımı" iddiası da taşınmazın tapulu olması nedeniyle kabul edilmedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün, "Mirasçısız ölüm nedeniyle vakfa dönmesi gerekir" iddiası da Nikola'nın mirasçılarının varlığı belgelendiği için geçersiz sayıldı. Mahkeme, Hazine'nin, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ve Rusya Federasyonu'nun taleplerini reddetti. Tapu kaydının 19. yüzyıldaki malik Nikola İsveçin'in mirasçıları lehine devamına hükmetti. 2022'de yapılan keşifte değeri 300 milyon TL olarak belirlenen mülk, İsveçin'in torunları Aurelie Lecomte ve Cedric Lecomte İsveçin ile Jean Ivan İsveçin adlı üç mirasçıya kaldı. İşte yalının mirasçıları Fransız Jenealojik Etüd (Soybilim) Araştırma Ofisi'nce düzenlenen onaylı soyağacına göre, 1815'te Rusya'da doğan Nikola İsveçin 1903'te Türkiye'de vefat etti. Eşi Elisabeth Alexandrovna Pestel, 1877'de kocasından önce öldü. Nikola İsveçin'in iki oğlundan Alexandra Nikolaevitch 1936'da çocuksuz olarak vefat etti ve mirasını yeğeni Nikola'ya bıraktı. Nikola İsveçin'in diğer oğlu iki çocuk babası Ivan Nikolaevitch ise 1936'da öldü. Onun torunu Dimitri İsveçin 2014'te yaşamını yitirirken, evlat edindiği Didier Lecomte İsveçin ise 2005'te vefat etti. Şu an aileden Didier'in çocukları Cedric Lecomte ve Aurelie Lecomte İsveçin ile Nikola İsveçin'in oğlunun torunu Jean İsveçin yaşıyor. Milyarlık yalının mirasçısı olarak bu üç isim görünüyor.

Lukaşenko 7. Kez Belarus Devlet Başkanı Seçildi Haber

Lukaşenko 7. Kez Belarus Devlet Başkanı Seçildi

MİNSK (İHA) - Belarus’ta pazar günü düzenlenen Devlet Başkanlığı seçimlerini mevcut Başkan Aleksandr Lukaşenko kazandı. Lukaşenko, yedinci dönemi için yapılan oylamada yüzde 86,82’lik destekle yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Igor Karpenko, seçim sonuçlarını açıklarken diğer adayların aldığı oy oranlarını da duyurdu. Belarus Liberal Demokratik Partisi lideri Oleg Gaydukeviç yüzde 2,02, Komünist Parti Sekreteri Sergey Sirankov yüzde 3,21, eski milletvekili Anna Kanapatskaya yüzde 1,86 ve Cumhuriyetçi Adalet ve Emek Partisi lideri Aleksandr Hijnyak yüzde 1,74 oranında oy aldı. Seçmenlerin yüzde 3,6’sı ise hiçbir adayı tercih etmedi. "BELARUS YOLUNDAN SAPMAYACAK" Oy kullanma hakkına sahip yaklaşık 6,9 milyon vatandaşın bulunduğu ülkede seçimlere katılım oranı yüzde 85,7 oldu. Lukaşenko, pazar günü oy verdikten sonra yaptığı açıklamada, seçim sonrası herhangi bir protesto beklemediğini belirtti. Belarus’un geleceğini uzun zaman önce belirlediklerini vurgulayan Lukaşenko, "Bugün, Belarus artık farklı ve hangi yöne gideceğini biliyor, rotasını anlıyor. Ben olmasam bile hiç kimse bu yoldan sapmayacak. Bugünkü seçimlerde kaderimizi belirlemiyoruz zira kaderimizi uzun zaman önce zaten kararlaştırdık. Bu seçim günü bize ait. Halk için kalıcı olanı zaten inşa ettik" dedi. 1994’teki ilk seçimleri kazanarak Belarus’un ilk devlet başkanı olan Lukaşenko, Batılı şirketlerle başlayan projelerin başarıyla tamamlandığını ve Çin ile ekonomik iş birliğini sürdürdüklerini ifade etti. AVRUPA’DAN SERT TEPKİ Avrupalı liderler, Belarus’taki seçimlere yönelik eleştirilerde bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, seçimlerin halkın gerçek bir seçeneğe sahip olmadığı bir ortamda gerçekleştiğini belirtti. AB dış politika şefi Kaja Kallas ise seçimi "demokrasiye hakaret" olarak tanımladı. 9 Ağustos 2020’de yapılan bir önceki seçimde Lukaşenko yüzde 80 oy almış, en yakın rakibi Svetlana Tikhanovskaya ise yüzde 10’da kalmıştı. Sonuçlara tepki gösteren muhalifler, aylar süren protestolar düzenlemişti.

Yerleşik Rusların Zafer Günü coşkusu Haber

Yerleşik Rusların Zafer Günü coşkusu

Tatillerini geçirmek üzere Antalya’da bulunan ve kentte yerleşik olarak ikamet eden Ruslar, 9 Mayıs Zafer Bayramı’nı Belek’te bulunan Dinler Bahçesi’nde kutladı. Kutlamalarda Rus çocuklar gökyüzüne beyaz güvercin bıraktı. Yaklaşık 6 yıl süren 2. Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin 79. yıl dönümü, Antalya'da yerleşik olarak ikamet eden ve tatil amacıyla kentte bulunan Rus vatandaşların katılımı ile kutlandı. Rusya'nın Antalya Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Zafer Bayramı kutlamalarına Rusya vatandaşları yoğun katılım sağladı. Savaş sırasında hayatını kaybeden Rus vatandaşları için dualar edilirken, çocuklar gökyüzüne beyaz güvercinler bıraktı. Rusya’nın Antalya Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen ve Belek Turizm Bölgesi’nde bulunan Dinler Bahçesi'nde gerçekleştirilen 9 Mayıs Zafer Bayramı kutlamalarına Rusya Antalya Başkonsolosu Vetrik Sergey Mikhailovich’in yanı sıra Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koşhonov, Kazakistan Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Belarus Antalya Fahri Konsolosu Laçin Mirza, Antalya Azerbaycan Dostluk ve Kültür Derneği Başkanı Azer İsmayil, ATSO Başkan Yardımcısı Fatih Kabadayı ve çok sayıda davetlinin yanı sıra Antalya’da bulunan Rusya vatandaşları da katıldı. "27 milyon Sovyet vatandaşı hayatını kaybetti" Rusya’nın Antalya Başkonsolosu Vetrik Sergey Mikhailovich ve beraberindekiler ilk olarak Dinler Bahçesinde oluşturulan ve İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Rus askerlerinin gerçek fotoğraflarının bulunduğu ‘Savaşın Yüzleri’ sergisini gezdi. Serginin ardından konuşan Rusya’nın Antalya Başkonsolosu Vetrik Sergey Mikhailovich, 2. Dünya Savaşı sırasında 27 milyon Sovyet vatandaşının hayatını kaybettiğini belirterek, "79 yıl önce çok uluslu Sovyet halkı, tarihin en korkunç ve kanlı savaşını kazandı. Bu Zafer, halklarımızı esaretten kurtardı, Avrupa'yı özgürleştirdi ve tüm insanlığa hayat verdi. Savaş sırasında, Nazi soykırımının kurbanı olan hem askeri personel hem de siviller de dahil olmak üzere 27 milyon Sovyet vatandaşı hayatını kaybetti. Bugün, Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan dahil olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin Antalya'daki tüm konsolosluk başkanları burada bulunuyorlar. Ülkelerimizde savaştan etkilenmeyen tek bir aile yoktur" dedi. Atatürk’ün sözünü hatırlattı 9 Mayıs’ın sadece bir bayram olmadığının altını çizen Mikhailovich, "9 Mayıs, her birimiz için en önemli ve dokunaklı bayram olmaya devam etmektedir. Fakat bu sadece bir bayram değil. Halihazırda Zafer Bayramı, barış, iyi niyet, hümanizm fikirlerini doğrulayan, tüm dünya halklarını dostane ilişkilere çağıran bir semboldür. Bu, Büyük Zafer'in ne pahasına elde edildiğini hepimize ebedi bir hatırlatmadır. Ve korkunç trajedinin tekrarlanmasını önlemek için elimizden geleni yapmak bizim görevimizdir" ifadelerini kullandı. Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat’ta Gazi Mustafa Kemal’in ‘Savaş zorunlu değilse, cinayettir’ sözünü hatırlatarak, "Bütün ülkelerin zafer günü, zafer bayramı ve benzeri kutlamaları vardır, biz de kutluyoruz. Bütün ulusların tarihleri kahramanlık hikayeleri ile doludur. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Savaş zorunlu değilse, cinayettir’ sözünü hatırlatmak isterim. Ülkemiz yaklaşık 100 yıldır savaşın dışında kalmayı başarmıştır. Bu Atatürk’ün koyduğu bir üsluptur" dedi. Konuşmaların ardından 9 Mayıs Zafer Bayramı kutlamalarına katılanlar canlı yayın ile Rusya’da düzenlenen geçit törenini izledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.