Hava Durumu

#Sosyal Medya

TOURISMJOURNAL - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizm Sektörünün Nabzı Zirvede Tutuldu Haber

Turizm Sektörünün Nabzı Zirvede Tutuldu

Turizm sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getiren zirvede; turizmde dönüşüm, destinasyon yönetimi, kültürel miras odaklı büyüme, devlet teşvikleri, dijitalleşme, yapay zeka ve deneyim odaklı yeni nesil konaklama anlayışı ele alındı. Gün boyu yoğun program Zirve, açılış seremonisiyle başladı. Açılışın ardından YDA Dalaman Havalimanı Ticaret ve Strateji Direktörü A. Orçun Songür, “2026 Yılı Turizm Değerlendirmesi ve Fethiye’nin Yeni Marka Vizyonu” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Devamında SICPA Türkiye CEO’su Sami Çebi, konaklama endüstrisinde kültürel miras odaklı büyüme stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ardından “Turizmde Devlet Teşvikleri: Fırsatlar, Stratejiler ve Uygulamalar” başlıklı panelde; GEKA Muğla Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Hüseyin Çiftçi, TÜRSAB Batı Akdeniz BTK Başkanı Özgen Uysal, Dünya Turizm Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Kültür Rotaları Başkanı Ali Özçetçek ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pelin Arsezen konuşmacı olarak yer aldı. Dijitalleşme ve yeni nesil turizm öne çıktı Öğle arasının ardından düzenlenen “Ana Sponsor: Sektörden Son Gelişmeler” oturumunda, yeni nesil konaklamada acente faaliyetleri, sektörün dijitalleşme ihtiyacı ve hukuki gelişmeler ele alındı. Bu bölümde Ali Murat Sazak, Zekai Karagöz, Sefa Dündar ve Tugay Tanrıverdi sunum yaptı. Programın ilerleyen bölümünde “Turizmde Yapay Zeka” başlığı altında Kamil Ovacık, yapay zekanın turizm sektöründeki kullanım alanlarını anlattı. Ardından Gülden Yurdakul, özgür seyahat ve etkinlik iptal sigortasına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Deneyim ve sosyal medya vurgusu Günün ikinci yarısında Emre Karaca, standart paket turlar yerine kişiselleştirilmiş deneyimlerin ön plana çıktığını vurguladı. “Trendlerden Rotaya: Sosyal Medya Turizmi Nasıl Yönlendiriyor?” başlıklı panelde ise Ahmed Patoğlu, Adnan Uzan ve Ceren Erozan, sosyal medyanın turizm tercihleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Plaket takdimi ile sona erdi Gün boyu süren oturumların ardından zirve, plaket takdimi ve kapanış programıyla sona erdi. Program kapsamında, etkinliğe katkılarından dolayı kurumunuz Sed Medya FRT TV’ye plaket verildi.

Sezon öncesi uyarı: sahte rezervasyon tuzağına dikkat Haber

Sezon öncesi uyarı: sahte rezervasyon tuzağına dikkat

Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte tatil planları hız kazanırken, dolandırıcılık vakalarında da artış yaşanıyor. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç, erken rezervasyon döneminde özellikle sahte internet siteleri ve sosyal medya üzerinden yapılan yanıltıcı kampanyalara karşı vatandaşları uyardı. Tatil hayali kuran tüketicilerin dikkatsiz adımlar nedeniyle ciddi maddi kayıplar yaşayabileceği belirtiliyor. Sahte siteler ve düşük fiyat tuzağı Kılıç, dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemin, popüler otellerin görsellerini ve isimlerini kopyalayarak sahte web siteleri oluşturmak olduğunu ifade etti. Özellikle piyasa değerinin çok altında sunulan cazip teklifler, tüketicileri hedef alıyor. Bu sitelerin adreslerinin gerçek sitelere çok benzer olması, dolandırıcılığı daha da tehlikeli hale getiriyor. Uzmanlar, rezervasyon yapılmadan önce acente ve otelin resmi kayıtlarının ve işletme belgelerinin mutlaka sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Ödemede kritik detay: Kredi kartı kullanın Dolandırıcılık vakalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de ödemelerin şahsi IBAN hesaplarına yapılması. Kılıç, tüketicilere ödemelerini mümkün olduğunca kredi kartıyla yapmalarını öneriyor. Bu sayede işlemlerin kayıt altına alınabileceği ve olası bir sorun durumunda “ters ibraz” gibi hakların kullanılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, rezervasyon öncesinde mutlaka yazılı sözleşme yapılması ve tüm detayların açıkça belirtilmesi gerektiği hatırlatılıyor. Hak arama yolları açık Mağduriyet yaşanması durumunda tüketicilerin yasal haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini belirten Kılıç, 186 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvurulabileceğini söyledi. Bu tutarın üzerindeki anlaşmazlıklarda ise tüketici arabuluculuğuna başvurmanın zorunlu olduğu ifade edildi. Uzmanlar, ilan ve görsellerin kayıt altına alınmasının da ileride güçlü bir delil niteliği taşıdığına dikkat çekiyor.

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız" Haber

Türk turizmcilerden çağrı: “Güvenli limanız"

Ortadoğu’da yaşanan gerilim turizm sektörünü de doğrudan etkiliyor. Savaşın yarattığı güven algısı, küresel ölçekte seyahat tercihlerini hızla değiştirirken turistler rotalarını yeniden belirliyor. Özellikle Avrupalı turistlerin daha güvenli gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yöneldiği görülürken, artan taleple birlikte İspanya, İtalya ve Fransa’da fiyatlar yükselişe geçti. Buna karşılık Doğu Akdeniz’de talep zayıflıyor. Yabancı basında ise Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen “bölgesel risk” algısıyla değerlendiriliyor. “Türkiye tehlikeli değil ancak bölgesel risk taşıyor” yorumlarıyla, Ortadoğu’ya yakınlık nedeniyle aynı risk grubunda gösteriliyor. ‘FIRSATÇI DEĞİLİZ, DOĞRU MESAJ VERİYORUZ’ Bu tablo karşısında Türkiye, olumsuz algıyı kırmak için kapsamlı bir iletişim çalışması yürütmeye başladı. Edindiğimiz bilgilere göre, yetkililer bölgedeki hassasiyetin farkında olarak süreci fırsata çevirmeye çalışmadan, Türkiye’nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğu mesajını öne çıkarıyor. Sektör temsilcileri, yapılan iptallerin yüzde 95’inin tatilini tamamen iptal etmediğini ve ‘beklemede’ olduğunu vurgularken, güven algısının yeniden oluşması halinde talebin hızla geri döneceğini belirtiyor. İLETİŞİM ATAĞI BAŞLADI Turizm yetkilileri, yabancı basında yer alan olumsuz haberlerin etkisini azaltmak için yoğun bir iletişim trafiği yürütüyor. Uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin güvenli olduğu yönünde algı oluşturulmaya çalışılırken, ülkeye gelen turistlerin “herhangi bir risk yok” mesajını sosyal medya üzerinden paylaşması da bu süreci destekliyor. Yabancı seyahat acentalarıyla da doğrudan temas sürdürülüyor. İSTANBUL KÜRESEL VİTRİNE ÇIKIYOR Bu doğrultuda, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) da iletişim çalışmalarını hızlandırdı. ‘Go Türkiye’ platformu üzerinden başlatılan yeni hamleyle, İstanbul’daki uluslararası etkinlikler küresel ölçekte tanıtılmaya başlandı. Nisan itibarıyla devreye alınan ‘What’s On’ stratejisi kapsamında, şehrin konser ve etkinlik takvimi dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştırılıyor. Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Chris Isaak ve Maher Zain gibi isimlerin İstanbul programları öne çıkıyor. TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Bölge Temsilcisi Ece Tonbul, yürütülen çalışmaların etkisine dikkat çekerek, Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu ve uluslararası uçuşların kesintisiz sürdüğü yönündeki mesajların hedef pazarlara hızlı şekilde ulaştırıldığını belirtti. Tonbul, uluslararası basın ve dijital kanallar üzerinden yürütülen çalışmalarla 2 milyarın üzerinde erişim sağlandığını ifade etti. Ayrıca yabancı basın mensupları ve içerik üreticilerine yönelik ağırlama programlarının artırıldığı, tur operatörleri ve seyahat acentalarıyla doğrudan temas kurularak güven verici iletişimin sürdürüldüğü aktarıldı. Dijital kanallarda da aktif bir strateji izlendiğini belirten Tonbul, Türkiye’de tatil yapan yabancı ziyaretçilerin deneyimlerinin öne çıkarıldığını, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşıldığını ve uluslararası içerik üreticileriyle yapılan işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin turizm değerlerinin daha görünür hale getirildiğini söyledi. ‘BAŞKASININ SIKINTISINDAN FAYDA SAĞLAMAYIZ’ AKDENİZ Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizmciler olarak başka bir ülkenin yaşadığı sıkıntıyı avantaja çevirmeyi doğru bulmadıklarını belirterek, “Mutsuzluk coğrafyasına yakın bir yerdeyiz ancak başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kuramayız” dedi. Buna karşın bazı ülkelerin mevcut ortamdan fayda sağladığını ifade eden Kavaloğlu, İspanya, Fransa ve İtalya’da fiyatların yükseldiğini ve bu ülkelerin sezonu güçlü geçireceğini söyledi. Türkiye’nin ise Avrupa basınında savaşın merkezine yakın bir ülke gibi gösterilmesinden rahatsız olduğunu dile getiren Kavaloğlu, sürecin zor olduğunu ancak sektörün dayanışma içinde hareket ettiğini vurguladı. Kavaloğlu, yalnızca Türkiye’de değil küresel turizm hareketliliğinde de bir daralma yaşandığına işaret ederek, Ortadoğu kaynaklı turist akışındaki düşüşün Avrupa destinasyonlarını da etkilediğini söyledi. GELEN TURİST MEMNUN DÖNÜYOR TURİZM sektörünün temsilcileri, nihai belirleyicinin tüketicide oluşan algı olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bölümünün memnuniyetle ülkelerine döndüğünü vurguluyor. Turistlerin, “Türkiye’nin savaşla bir ilgisi yok” mesajını ülkelerinde paylaşmasının, algının düzelmesinde en kritik unsur olacağı ifade ediliyor.

Finlandiya’dan 7 günlük ücretsiz tatil fırsatı Haber

Finlandiya’dan 7 günlük ücretsiz tatil fırsatı

7 GÜNLÜK MEYDAN OKUMA: “BİR FİNLİ GİBİ RAHATLAYIN” “Dünyanın en mutlu ülkesi” unvanına sahip olan Finlandiya tarafından, yaz sezonu için dikkat çekici bir turizm kampanyası hayata geçirildi. Yabancı turistler için hazırlanan programın ana mottosunun “Bir Finli gibi rahatlayın” olduğu belirtildi. Başvurusu kabul edilen katılımcıların konaklama, ulaşım ve tüm aktivite masraflarının karşılanacağı bildirildi. BAŞVURU ŞARTLARI Başvurular, Visit Finland’ın resmi internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak yapılıyor. Başvuru şartlarında sürecin iki aşamadan oluştuğu belirtilirken, ilk aşamada adaylardan kendilerini tanıtan bir video hazırlamaları istendi. Videonun, “Finlandiya’da göller bölgesinde bir yaz tatilinin nasıl geçeceğini hayal ediyorsunuz?” sorusuna yanıt verecek şekilde hazırlanması gerektiği ifade edildi. Hazırlanan videoların, Instagram veya TikTok üzerinden @ourfinland ve @visitfinland hesapları etiketlenerek paylaşılması gerektiği vurgulandı. İkinci aşamada ise adayların, video paylaşımının ardından başvuru formunu doldurmalarının zorunlu olduğu belirtildi. Başvuruda, katılımcıya eşlik edecek bir aile üyesi ya da arkadaşın bilgilerinin ve sosyal medya hesaplarının da iletilmesinin şart koşulduğu bildirildi. Programın yalnızca uluslararası katılımcılara açık olduğu belirtilirken, adaylarda geçerli bir sürücü belgesine sahip olma şartı arandığı kaydedildi. Başvurular, Türkiye saati ile 30 Mart günü 00.59’da sona erecek. Kaynak: visitfinland.com

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Muğla, Su Uçkun Şelalesi Ziyaretçi Akını Haber

Muğla, Su Uçkun Şelalesi Ziyaretçi Akını

Muğla’nın Dalaman ilçesine bağlı Elcik Mahallesi’nde bulunan ve Türkiye’nin en yüksek ikinci şelalesi olarak adlandırılan ‘Su Uçkun Şelalesi’, 104 metrelik yüksekliğiyle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Dalaman ilçe merkezine 34 kilometre uzaklıkta olan, bölge insanının bildiği, doğaseverlerin ilk defa keşfettiği şelale yoğun yağışlarda 200 metre yüksekliğe sahip dik ve sarp dağın ortasından akarak vadiye karışıyor. Kış aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından daha gür akan şelale, hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Doğal yapısı, sarp kayalıkların arasından süzülüp gelen ve etkileyici manzarasıyla öne çıkan Su Uçkun Şelalesi, özellikle mahalle sakinleri tarafından sosyal medyada sık sık yapılan paylaşımlar sonrası artan tanıtım çalışmalarıyla daha fazla insanın ilgisini çekmeye başladı. Elcik Mahallesi tarafından açılan sosyal medya hesaplarında sık sık paylaşılan şelale görüntüleri, bölgeye olan ilgiyi her geçen gün artırırken, şelaleyi yerinde görmek isteyen ziyaretçilerin sayısında da artış yaşanıyor. "Yurt içi ve yurt dışından ziyaretçi gelmeye başladı" Şelaleyi yöre halkı olarak yıllardır bildiklerini, her yıl yoğun yağışlarda şelalenin aktığını, Haziran aylarında ise suyunun kesildiğini belirten Elcik Mahalle Muhtarı Eyüp Ceylan, "Çok eskilere uzanan bir tarih. Tarihini biz de bilmiyoruz. Bu Torosların uzantısı bir dağımız. Orada böyle bir Cenabı Allah tarafından böyle bir şelale oluşmuş. Yağışlar olduğu zaman çok güzel oluyor. Ama yağışlar olmadığı zaman Nisan-Mayıs aylarında sularımız kesildiğinde şelale biter. Çok gelen giden var. Geçenlerde Denizli'den geldiler, Bursa'dan geldiler, İstanbul'dan dışarıdan geldiler. İki dış ülkeden geldiler. Yürüyüş yapıyorlar, iple atlıyorlar yukarıdan, iple indiler geçenlerde bu büyük yağışlarda" dedi. "Turizme kazandırılmalı" Dalaman’da oturan Emre Şahin, şelalenin Muğla’nın görünmeyen yüzü olduğunu, bu bölgenin turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, "Burası o kadar güzel bir yer ki Muğla'nın görünmeyen yüzü, yani daha doğrusu Dalaman'ın, Ortaca'nın, Muğla'nın görünmeyen yüzü. Böyle yerlerin turizme kazandırılmasını istiyoruz" dedi. "Şelale görmeye değermiş" Yakın arkadaşlarının tavsiyesi ve mahallenin sosyal medya hesabından Elcik Mahallesindeki şelaleyi gördüğünü belirten Ali Sarak, "Aslen Urfalıyım ama buranın güzelliğini görmeye değermiş. Biz de buraya geldik, burayı görmek için. Biz sosyal medyadan duyduk, bir de çok samimi arkadaşlarımız bize tavsiye etmişti. Böyle bir yeryüzü cennet varmış. Gerçekten de haksız çıkmamışlar. Baktığınızda şelalenin güzelliği, doğanın birbiriyle iç içe güzelliği, inan bizi de motive etti. Burası bence turizmde gelecekte parlak olacak bir yer. Çünkü kokusu, manzarası, şelalenin bir başka güzelliği zaten. Beğendik, çok da güzel" dedi.

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor

Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC başbakan Yardımcısı; Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar, turizmde sürdürülebilir planlama hedefleri ve kültürel iş birlikleri ele alındı. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Türkiye’de büyük başarı elde eden ada kıbrıs Tanıtım Kampanyası oldu. Kampanyanın Türkiye genelinde artırılarak devam etmesi, ulusal televizyon kanallarının yanı sıra dijital medya ve sosyal medya platformlarında daha yoğun şekilde tanıtımının sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Bunun yanı sıra, Ada Kıbrıs kampanyasının Türkiye’den sonra İngiltere, Almanya ve Polonya’da da hızlı bir şekilde başlatılması yönünde çalışmaların başlatılacağı ifade edildi. Türkiye’de elde edilen olumlu geri dönüşlerin, avrupa pazarında da önemli bir potansiyel oluşturduğu vurgulandı. Görüşmede ayrıca, KKTC turizmi için hazırlanan Master Plan hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Planın yakından takip edilmesi, güncel gelişmelere göre revize edilmesi ve sürdürülebilir bir anlayışla uygulanmasının önemi üzerinde duruldu. Kültürel alandaki iş birlikleri kapsamında ise Beypazarı'nda bir Kültür Evi Restorasyonu yapılması ve bu merkezde Kıbrıs Türk kültürünün tanıtılması konusu ele alındı. Projenin, Kıbrıs Türk kültür mirasının yaşatılması ve uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması açısından önemli bir adım olacağı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile turizm ve kültür alanındaki güçlü iş birliğinin her geçen gün daha da pekiştiğini belirterek, “Ada Kıbrıs markasını hem bölgemizde hem de Avrupa’da daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Görüşme, iki ülke arasında turizm, kültür ve tanıtım alanlarında yürütülecek ortak projelerin artırılması yönünde fikir birliğine varıldı.

Kuşadası, Serdar Akdoğan 2025 Turizm Sezonunu Değerlendirdi Haber

Kuşadası, Serdar Akdoğan 2025 Turizm Sezonunu Değerlendirdi

Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan, 2025 yılını değerlendirdiği açıklamasında; "Ekonomisi turizme bağlı, dünyaca bilinen bir turizm destinasyonu olan ilçemiz, 2025 yılında iyi bir sezon geçirdi, ancak işletme karlılıkları bakımından beklenen rakamlara ulaşılamadı. Bunun en önemli nedeni maliyetlerdeki artışlar, döviz girdisi çok olan ilçemizde döviz kurunun düşük kalması ve enflasyonist ortam oldu" dedi. Akdoğan açıklamasına şu sözlerle devam etti: "2026 Yılına olumlu ve umutlu bir bakışla giriyoruz, ancak yükselen işletme maliyetleri, enflasyon baskısı ve uluslararası rekabet gibi faktörler, turizm sektörü üzerinde hala önemli bir baskı oluşturuyor. 2025 Yılında kruvaziyerde rekor kırdık, 2026’da ise daha da çok yükseliş bekliyoruz. Aynı zamanda ilçemize yatırımlar da devam ediyor. Tüm bunların her sektörden üyelerimize olumlu yansımaları olacağını düşünüyorum" diye konuştu. 2025 Yılında yapılan kurum çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Akdoğan; "Biz üyeleriyle güçlü bağ kuran bir meslek örgütüyüz. Kanunun öngördüğü görevlerimizin yanında, bölge ekonomimize katkı sağlamaya 2025 yılında da devam ettik. Son dönemde üyelerimizin en fazla talep ettiği konu olan finansmana erişim ile ilgili olarak taleplerimiz neticesinde 2025 yılında da, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde "Nefes Kredisi" yeniden hayata geçirildi ve kredi ihtiyacı olan üyelerimiz, uygun şartlarda kredi çekme imkanına kavuştu. Aynı zamanda ilçemizin tanıtımında ve sürdürülebilir kalkınmasında uzun yıllardır etkin rol alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. Bölgemizi turizm açısından 12 ay boyunca cazibe merkezi haline getirecek tanıtımlarla, yerli ve yabancı turistlerin potansiyelini arttırmayı, Kuşadası’nın en çok turist alan kent olmasında öncülük etmeyi hedefledik ve bunun için de Kuşadası Güvercin isimli sosyal medya sayfalarımızda yoğun çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz. Odamızın fiziki şartlarıyla da bölgemize büyük katkı sağlıyoruz ve halen devam eden, hem üyelerimiz hem de tüm Kuşadası halkının yararlandığı sertifikalı ve sertifikasız eğitimlerimiz 2026 yılında da devam edecek" Başkan Akdoğan, açıklamasının sonunda 2026 yılının tüm dünyada ve ülkemizde 2025'den çok daha iyi geçmesini, ülkemiz ve Kuşadası için öncelikle sağlık ardından bolluk, bereket, barış ve umut dolu güzel günler getirmesini dilerim dedi ve tüm üyelerinin ve Kuşadası halkının yeni yılını kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.