Hava Durumu

#Sivas

TOURISMJOURNAL - Sivas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivas haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı Haber

Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı

Sivas'ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde çocukların kardan yaptığı Kız Kulesi, Türkiye'nin en çok konuşulan görüntülerinden biri olmuştu. O samimi kareler, şimdi unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Görüntüler Bakan Ersoy'u harekete geçirdi Sivas'ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde yaşayan Adem Soylu'nun köydeki çocuklarla birlikte kardan inşa ettiği Kız Kulesi ve karşısında içilen çayın görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi görmüş, binlerce kişi tarafından paylaşılmıştı. İstanbul'a hiç gelmemiş çocukların hayal gücüyle ortaya çıkan o görüntüler kısa sürede adeta Türkiye'nin gündemine oturmuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da bu içten hikayeye karşılıksız kalmadı. Ersoy, sosyal medyada herkesi gülümseten o karelerin kahramanlarını İstanbul'a davet etti. Sivaslı çocuklar ve Adem Soylu, bu kez kardan değil, gerçek Kız Kulesi'nin karşısında Bakan Ersoy ile bir araya geldi. Boğaz'ın ortasında, İstanbul'un simgelerinden biri olan Kız Kulesi'nde ağırlanan çocuklar, ilk kez geldikleri İstanbul'u gezme fırsatı da buldu. Galata Kulesinden Atatürk Kültür Merkezine, Dolmabahçe Sarayından Atlas Sinema Müzesine adım adım şehri keşfeden çocuklar, hayallerini süsleyen Kız Kulesini tüm ihtişamıyla yakından görmenin heyecanını yaşadı. "Sosyal medyada gördük, davet ettik" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyada paylaşılan görüntüleri gördüklerini belirterek çocukların kardan Kız Kulesi yaptıklarını, karşısına geçip çay içtiklerini ve "İnşallah İstanbul'da da bize nasip olur" dileğinde bulunduklarını söyledi. Bu görüntülerin ardından çocukları İstanbul'a davet ettiklerini ifade eden Ersoy, "Biz de onları davet ettik; İstanbul'da ağırladık. Hem Kız Kulesi'ni hem Galata Kulesi'ni hem de Bakanlığımıza bağlı diğer kültür noktalarını gezme fırsatını sağladık" dedi. "Çocuklarımızın Anadolu'yu tanıması çok kıymetli" Bakan Ersoy, bakanlık olarak çocukların Anadolu'yu, kültürü ve kültürel değerleri tanımalarına büyük önem verdiklerini vurgulayarak bu tür faaliyetleri her fırsatta değerlendirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda yapılan çalışmaların çocuklara bırakılacak kültürel miras açısından çok değerli olduğunu belirten Ersoy, çocukların geleceğe bırakacakları mirası tanımaları noktasında bu buluşmanın güzel bir çalışma olduğunu dile getirdi. Ersoy, Bakanlık bünyesinde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Türkiye genelinde yaklaşık 260 noktada arkeolojik kazı ve kültürel miras çalışmasının sürdüğünü söyledi. Bunun yanında Yaşayan Miras Okulu Projesi'ne de değinen Ersoy, geleneksel sanatların ustalar ve Bakanlık sanatçıları tarafından çocuklara aktarılması için yeni bir çalışma başlatıldığını, bu projenin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İlk etapta bu yıl 12 şehirde, etnografya müzeleri bünyesinde Yaşayan Miras Okullarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, çocukların bu merkezlere düzenli olarak gelerek geleneksel kültürü öğrenmelerinin amaçlandığını söyledi. O hikaye Türkiye'nin kalbine dokundu Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medyada başlayan bu hikayeyi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Kardan bir kulenin etrafında başlayan hayal, İstanbul'un kalbinde gerçek oldu. Köyden çıkan bir fikir Türkiye'nin ortak tebessümüne dönüştü. Tarihi Kız Kulesi'ndeki bu buluşma küçük bir fikrin ne kadar büyük bir mutluluğa dönüşebileceğinin en sıcak örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi Haber

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi

Kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen Şehzadeler Şehri Amasya'da kartpostallık görüntüler oluştu. Beyaz örtüyle kaplanan dünya mirası Harşena Dağı, Yalıboyu Evleri ve Yeşilırmak Nehri dronla görüntülendi. Şehri nostaljik kartpostallara benzeten turistler fotoğraf çekmeye doyamadı. Harşena Dağı Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi'nde Zirvesinde dev Türk bayrağının dalgalandığı Harşena Dağı ile Kral Kaya Mezarları ve Yeşilırmak Nehri'nin kıyısında inci gibi sıralan Yalıboyu Evleri kar manzarasıyla kışın da görülmeye değer olduklarını göz önüne serdi. Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi`nde bulunan Harşene Dağı, surlarla çevrili yapısıyla Türkiye'nin en görkemli kaleleri arasında gösteriliyor. "Amasya kartpostal gibi" Ordu'dan gezmeye geldiği Amasya'yı nostaljik kartpostallara benzeten Sevil Akyol, "Amasya kartpostal gibi bir şehir. Çok etkilendik. Gezimizin sonunda kendimizin tarihi bir tablonun içinden çıkmış gibi hissettik" dedi. "Fotoğraf çekmeye doyamadık" Arkadaşlarıyla Sivas'tan gelen Büşra Navruz ise, "Amasya'ya ikinci gelişim yine kış mevsiminde oldu. Çünkü kar manzarası en güzel Amasya'da görülüyor. Su, evler, dağlar çok güzel. Fotoğraf çekmeye doyamadık" diye konuştu. Amasya 8 bin 500 yıllık tarihe sahip Kışın da yerli ve yabancı turistin ağırlayan açık hava müzesi görünümündeki Amasya'nın 8 bin 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu anlatan Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, tarih ve doğa meraklılarını şehre beklediklerini söyledi.

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk Haber

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk

Herkesin merakla beklediği ‘Turistik Doğu Ekspresi' bu sezonki ilk seferi bugün başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2025-2026 sezonu ilk seferine uğurlanması dolayısıyla düzenlenecek törene katıldı. Ankara'dan Kars'a hareket edecek Turistik Doğu Ekspresi'nin yeni sezon ilk seferi için tarihi Ankara Garı'nda uğurlama töreni gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin bölge turizmine ve ekonomisine katkılar sağladığını ve geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Turistik Doğu Ekspresi'ne katılımın yoğun olduğunu belirtti. Her yıl yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gören Turistik Doğu Ekspresi, 2025-2026 sezonunda da yolcularına Doğu Anadolu'nun doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetme imkanı sunması hedefleniyor. Turistik Doğu Ekspresi kapsamında trenin; Erzincan, Erzurum, Sivas ve Kars gibi önemli duraklarda planlı molalar verileceği belirtildi. "Turistik Doğu Ekspresi, nostaljik bir deneyim ve keşif yolculuğudur" Turistik Doğu Ekspresi'nin hizmet verdiği dönemden bu zamana kadar kültürel ve ekonomik anlamda Türkiye'ye önemli katkılar sağladığını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1949 yılında gerçekleştirdiği ilk seferinden bu yana Doğu Ekspresi, hizmet verdiği her dönemde kültür mirasımızın maddi ve manevi zenginliklerinin izini süren eşsiz bir yol arkadaşı olmuştur. Tam 76 yıldır demir rayların üzerinde, nice özlemin ardından gelen kavuşmaların sıcaklığını, dostlukları, hatıraları ve duyguları yüreklerimize taşımıştır. Turistik Doğu Ekspresi ise bu 76 yıllık yolculuğun mirasını devralarak, 2019 yılında seferlerine başladığı günden bu yana Anadolu'nun büyüleyici güzelliklerini raylar üzerinde bir masal gibi sunmaktadır. Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik bu rota, yolcularına karla kaplı dağların, derin vadilerin, tarihi dokunun ve kültürel zenginliklerin kartpostal tadında manzaralarını hediye etmektedir. Turistik Doğu Ekspresi, sadece bir tren yolculuğu değil, sanki zamanda yolculuğa çıkmış hissi uyandıran nostaljik bir deneyim, bir keşif yolculuğudur. Doğu Ekspresi'nin; Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik büyülü rotasına ek olarak, 29 Mayıs 2019 tarihinde yepyeni bir anlayışla, daha konforlu, daha zengin ve daha etkileyici bir deneyim sunmak üzere ‘Turistik Doğu Ekspresi'ni sefere koymuştuk. O günden bu yana da Türkiye'mizin eşsiz kültürünü, nefes kesen doğal güzelliklerini ve köklü tarihi mirasını dünyaya tanıtmanın en özel, en etkileyici araçlarından biri olarak yoluna devam ediyor. Özellikle gençler, doğa, fotoğraf tutkunları ve farklı bir tatil arayışındaki her yaştan yolcuya, yüksek kalitede, sıra dışı ve unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. 2019'daki ilk seferinden bugüne kadar 81 binin üzerinde yolcumuz bu eşsiz yolculuğu yaşadı, Anadolu'nun ruhunu keşfetti" şeklinde konuştu. "Yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız" Turistik Doğu Ekspresi'nde seyahat edecek vatandaşların Türkiye'nin doğal ve tarihi mirasını fazlasıyla yaşayacaklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "8 adet konforlu yataklı vagondan ve 1 adet yemek vagonundan oluşan Turistik Doğu Ekspresimiz, tren başına 160 yolcu kapasitesiyle hizmet sunacak. Böylece yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa, Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız. Ekspresimiz; Ankara-Kars yönünde Erzincan'da 2 saat 30 dakika, Erzurum'da 4 saat; Kars - Ankara yönünde ise İliç'te 3 saat, Divriği'de 2 saat 30 dakika ve Sivas'ta 3 saat duruşlarla, yolcularına şehirlerin tarihini, kültürünü ve lezzetlerini tanıma fırsatı verecek. Ayrıca, popülerliği giderek artan Turistik Doğu Ekspresi'ni gençlerimizin deneyimlemesine imkân sağlamak üzere U-FEST kapsamında çekilişler gerçekleştiriyor, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerimize bu eşsiz yolculuğu ücretsiz olarak hediye ediyoruz. İlk etapta, bugünkü ilk seferde 40, 26 Aralık'taki seferde ise 40 olmak üzere toplam 80 öğrencimizi Turistik Doğu Ekspresi'nde misafir edeceğiz. Şubat ayındaki son iki trende de 80 öğrencimizle birlikte, sezonda toplam 160 öğrenciyi bu unutulmaz yolculukla buluşturmuş olacağız" diye konuştu. "Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz" Turistik Doğu Ekspresi'nin herkesin deneyimlemesi gerektiğini ifade eden trenin ilk yolcularından biri olan Esra Aksoy ise, "Çok heyecanlıyız. Manisa Turgutlu'dan geliyoruz. İnşallah keyifli oluruz. Manisa'dan çıkıp Türkiye'nin öbür ucunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Bir dahaki sefere çocuklarla tekrarlarız inşallah. Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz. Şehitliği ziyaret etmek istiyoruz. Tarihi yerleri ziyaret etmek istiyoruz. Vakit kaybetmeden bu heyecanı, bu ortamı yakalasınlar. Herkesin yeni yılını kutluyorum. Bütün herkese iyi yolculuklar diliyorum" ifadelerini kullandı.

Sivas, Tarihi Divriği Havaalanı ‘Hava Kampüsü’ Olarak Açıldı Haber

Sivas, Tarihi Divriği Havaalanı ‘Hava Kampüsü’ Olarak Açıldı

Sivas'ta 1941 yılında Nuri Demirağ tarafından yaptırılan ve Türkiye'nin ilk ilçe havaalanı olma özelliğini taşıyan Divriği Havaalanı, 84 yıl sonra düzenlenen törenle ‘Divriği Hava Kampüsü' olarak hizmete alındı. Divriği Havaalanı, Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden olan Nuri Demirağ tarafından 1936 yılında yapımına başlanıp, 1941 yılında tamamlanarak Türkiye'nin ilk ilçe havaalanı olma unvanını kazandı. Nuri Demirağ tarafından tasarlanan Nu. D.38 kuyruklu uçağın ilk indiği havaalanı olan Divriği Havaalanı, İsmet İnönü döneminde havacılık alanındaki çalışmaların sekteye uğramasıyla atıl hale geldi. 84 yıl sonra restore edilen havaalanı, bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun da katıldığı törenle ‘Divriği Hava Kampüsü' olarak hizmete alındı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, hava yoluyla 67 ülkeye erişim sağlandığını belirterek, "Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasında, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkeye erişim sağlayan eşsiz bir konumda yer alıyor. Bu stratejik ve avantajlı konumu, son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla birleştirerek, Türkiye'yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik çok şükür. 2002 yılından itibaren yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle ülkemizi havacılık alanında dünya arenasının parlayan yıldızı haline getirdik" dedi. Havaalanı sayısı 60'a çıkacak Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden projelerin hayata geçirilmesiyle havaalanı sayısını 60'a çıkartacaklarını vurgulayarak, "2002'de 26 olan aktif havalimanı sayımızı en son Çukurova Uluslararası Havalimanımızı da açarak 58'e çıkardık. Sabiha Gökçen Havalimanı gibi sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif durumdaki havalimanımızı çağın gerektirdiği şekilde yenileyip sivil havacılığa açtık. İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Yüksekova Selahaddin Eyyubi, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını daha sivil havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Burada da durmayacağız. İnşa çalışmaları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60'a çıkaracağız" dedi. Bakan Uraloğlu, hava kampüsü vizyonunu ileriye taşımayı amaçladıklarını dile getirerek, "İnşallah önümüzdeki dönemde Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve batı Antalya'da planladığımız yeni hava kampüsleriyle hava kampüsü vizyonumuzu adım adım ileri taşıyacağız. Bu vizyon, sadece vatandaşlarımızın hayallerini değil, ülkemizin güvenliğini ve kriz yönetim kapasitesini de gökyüzüne taşımakta. Çünkü hava kampüslerimiz, afet yönetimi açısından da stratejik değere de sahip. Bu alanlar deprem sonrasında hızlı müdahale, sel felaketlerinde mahsur kalan köylere acil gıda ve ilaç ulaştırması, orman yangınlarında havadan söndürme ekiplerinin koordinasyonu, arama-kurtarma timlerinin dakikalar içinde bölgeye intikali gibi kritik senaryolarda hayat kurtaran altyapılar da olacak" diye konuştu. "İlhamımızı Nuri Demirağ'dan alıyoruz" Bakan Uraloğlu, ‘gökleri fethetmek' idealiyle çalışan Nuri Demirağ'dan ilham aldıklarını ifade ederek, "Aslında bugün burada yalnızca yeni bir hava kampüsü açmıyoruz, aynı zamanda Türk havacılığının köklerine, cesaretine ve vizyonuna selam duruyoruz. Çünkü bu kampüs, Sivas Divriğili büyük sanayici ve vatansever Nuri Demirağ'ın 84 yıl önce, 1936 yılında yapımına başlayıp, 1941'de tamamladığı Türkiye'nin ilk ilçe havaalanının yeniden hayat bulmuş halidir. Nuri Demirağ, yalnızca uçak fabrikaları kuran, tayyareler üreten, pilotlar yetiştiren bir öncü değil; aynı zamanda ‘gökleri fethetmek' ülküsüyle Anadolu'nun her köşesine havacılık ruhunu taşıyan bir idealisttir. Divriği'ye kazandırdığı bu havaalanı, onun memleket sevgisinin, girişimciliğinin ve geleceğe olan inancının somut bir nişanesidir. Bugün onun başlattığı bu mirası modern hava kampüsü olarak yeniden açıyor, Nuri Demirağ'ın hayalini bugünün teknolojisi ve vizyonuyla gökyüzüne taşıyoruz. Onun azmi, cesareti ve vatanperverliği, bize her daim ilham kaynağı olmaya devam edecek" şeklinde konuştu. İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı tarihi havaalanı, 20 metre genişliği ve 1100 metre uzunluğundaki pisti ile azami 5 bin 700 kilo ağırlığında, 60 koltuklu turistik uçaklara hizmet verecek. Divriği Hava Kampüsü, ayrıca havacılık eğitimi amacıyla kullanılacak. Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, siyasiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar ve Divriği halkı katıldı.

Ordu, Gölköy Uluvahta Yayla Göleti’yle Turizme Yeni Soluk Getiriyor Haber

Ordu, Gölköy Uluvahta Yayla Göleti’yle Turizme Yeni Soluk Getiriyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in hem kuraklığa karşı önlem almak hem de tarım, hayvancılık ve turizme hizmet etmesi amacıyla çalışmalarını başlattığı Gölköy Uluvahta Yayla Göleti'nde sona gelindi. Gölette incelemelerde bulunan Başkan Güler, "Çok yönlü ve çok fonksiyonlu bir göleti Ordu’muza kazandırdığımız için mutluyuz. Burası Giresun’un, Tokat’ın ve Sivas’ın tercih ettiği bir yer olacak" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Gölköy ilçesine bağlı Uluvahta Yaylası'nda inşa edilen göleti turizme kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri göl ve çevresinde kamelya kurulumu, ağaçlandırma ve peyzaj çalışmalarına ise aralıksız devam ediyor. Gölköy Uluvahta Yayla Göleti'nde sürdürülen çalışmaları yerinde inceleyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Uluvahta’ya kazandırılan göletin bölgenin cazibe merkezlerinden bir tanesi olacağını söyledi. "Gölköy’e yeni bir güzellik katacak" Göletin tarımdan turizme çok yönlü bir çalışma olduğunu, muhtemel yangınlarda itfaiye ve helikopter için su kaynağı olacağını aktaran Başkan Güler, şöyle konuştu: "19 ilçemizin 19’u da birbirinden güzel. Gölköy Uluvahta’da tam bir tabiat harikası. Yayladaki alan daha evvel boş bir alandı. Uluvahta Yayla Göleti ile bu alanı çok daha güzel bir alana çevirdik. Burası hem piknik alanı hem festival alanı aynı zamanda kış festivallerinde de donması ile adeta bir buz pistine dönüşüyor. Burası Giresun’un, Tokat’ın ve Sivas’ın tercih ettiği bir yer. Dolayısıyla burası artık hem balık tutulan, güzel zaman geçirilebilecek ve durgun su sporları yapılacak bir alan olacak. Çevre düzenlemeleri ile de burası çok daha güzel olacak ve Gölköy’ümüzün güzelliğine güzellik katacağız. Bir diğer yandan da muhtemel bir yangında helikopterlerin ve itfaiyelerin su almasına imkan sunacağız. Bu anlamda da çok güzel bir kaynak olacak. Çok yönlü ve çok fonksiyonlu bir göleti Ordu’muza kazandırdığımız için mutluyuz, hayırlı olsun."

Divriği’nin Şeytan Şehri Kayalıkları Turizme Kazandırılmak İsteniyor Haber

Divriği’nin Şeytan Şehri Kayalıkları Turizme Kazandırılmak İsteniyor

Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan ‘Şeytan Şehri' olarak bilinen kayalıklar, binlerce yıllık doğal süreçler sonucu oluşan etkileyici yapısıyla doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı Maltepe köyüne 3 kilometre uzaklıkta bulunan Şeytan Şehri Kayalıklarının, yaklaşık 23 milyon yıl önce oluşan sedimanter kayaçların zamanla erozyon, yağmur ve sel sularıyla aşınması sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Kum taşı yapısına sahip olan kayalıklar, zaman içinde insan ve hayvan figürlerine benzeyen şekiller oluşturdu. Güneşin batışı sırasında ortaya çıkan gölgeler ise bu figürleri daha belirgin hale getirerek, kayalıklara ‘Şeytan Kayalıkları' adının verilmesine neden oldu. Yaz aylarında özellikle doğa tutkunlarının ziyaret ettiği bölge, ay ışığının kayalıklara yansıması ve rüzgârın çıkardığı sesle birleşince yöre halkı tarafından ‘Şeytan Şehri' olarak adlandırılıyor. Her ne kadar ismi ürkütücü olsa da kayalıklar sahip olduğu farklı jeolojik yapısı, rengi ve asimetrik görünümüyle görenleri etkiliyor. Havadan da görüntülenen bu doğal mirasa olan ilgi ise her geçen gün artıyor. "Divriği'nin Şeytan Şehri, turizme kazandırılmalı" Bölgenin doğa turizmine kazandırılması gerektiğini vurgulayan yöre halkından Nuri Budak, "Divriği'de turizmin sadece Ulu Camii olarak algılanmaması gerekir. Divriği'nin doğal güzellikleri ve tarihi yapısı itibariyle de turizmin şehri olan bir ilçemizdir. Bu kayalıkların tanıtılması ve turizme kazandırılması ilçemize ekonomik olarak ekstra gelir sağlayacaktır. Umarım en kısa süre içerisinde memleketimize daha çok fayda sağlayabilmesi için yollar daha güzel yapılır. Peri Bacaları yani Şeytan Kayalıkları Sivas'ımız içinde ciddi bir potansiyel oluşturacaktır" dedi.

Divriği Havalimanı Açılış İçin Gün Sayıyor Haber

Divriği Havalimanı Açılış İçin Gün Sayıyor

Restorasyon sürecinde sona gelinen tarihi Divriği havalimanı yeni tasarımıyla açılışının yapılacağı zamana gün sayıyor. Sivas'ın tarihi ilçesi Divriği'de yıllardır atıl durumda bekleyen havalimanı, yeniden hayat buluyor. 1936 yılında Türk havacılığının öncülerinden Nuri Demirağ tarafından inşaatına başlanan ve 1942 yılında tamamlanan Divriği Havalimanı, Türkiye'nin ilk yerli uçağı olan NU-D-36 kuyruk numaralı uçakla tarihe geçen ilk inişine ev sahipliği yapmıştı. Kapsamlı bir restorasyon sürecine giren Divriği havalimanı şimdilerde yeniden faaliyete geçeceği güne hazırlanıyor. Haziran ayı itibariyle pist ve teknik altyapısı büyük oranda tamamlandı. Genel havacılık uçuşları, uçuş okulu eğitimleri ve 55-60 koltuk kapasiteli ticari yolcu uçaklarına da hizmet verebilecek şekilde tasarlanan havalimanı ilçeyi ziyaret edecek ziyaretçilerle birlikte bölge ekonomisine de önemli derecede katkı sunacak. "Bölgesel kalkınma için yeni bir kapı açıyoruz" Havalimanını bölge ekonomisin de büyük oranda katkı sunacağını ifade eden firma temsilcisi Satılmış Murat Kaya, "Havalimanımız, bölgesel turizmin ve havacılığın gelişimi için önemli bir merkez olacak. Pist boyama işlemleri ve son düzenlemeler de kısa süre içinde tamamlanacak. Hedefimiz, Divriği'yi sivil havacılık haritasında tekrar görünür kılmak. Tarihi mirasımızı yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, havacılık ve turizm alanında ilçemize ve ülkemize değer katmak bizim vizyonumuzdur. Divriği Havalimanı ile sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma için yeni bir kapı açıyoruz. Anadolu'nun UNESCO mirası Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası gibi eşsiz kültürel zenginliklerine ev sahipliği yapan ilçe, havalimanının yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte ulusal ve uluslararası turizm açısından daha erişilebilir hale gelecek. Bu gelişme, bölge ekonomisine ve tanıtımına önemli katkılar sunacak" şeklinde konuştu.

Uzmandan KKKA Uyarısı: Grip Sanmayın, Kene Isırığı Olabilir Haber

Uzmandan KKKA Uyarısı: Grip Sanmayın, Kene Isırığı Olabilir

Yaz aylarında artan kene tutunmalarına karşı uyaran Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, "İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir" dedi. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar başta olmak üzere doğada, piknik alanlarında ya da kırsal bölgelerde zaman geçiren herkesin en çok dikkat etmesi gerekenlerin başında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına sebep olan kene ısırığı geldiğini ifade eden Doruk Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, yaz aylarında artan kene tutunmalarına karşı vatandaşları uyardı. Karacay, "İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir" dedi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan virüsü taşıyan kenelerin Türkiye'de en çok Tokat, Samsun, Amasya, Çorum ve Sivas çevresinde görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Meltem Öner Karaçay, bu bölgelerde yaşayan ya da bu bölgelere seyahat eden vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Karaçay, "Son yıllarda Ege Bölgesi ve İstanbul'da bu virüsü taşıyan keneye rastlanmamıştır" şeklinde konuştu. Kene tutunmalarında hızlı müdahalenin önemine dikkat çeken Karaçay, "Bir cımbız yardımıyla, kenenin gövdesine dokunmadan dikkatlice çıkarılması gerekir. Kişi bunu kendisi yapamıyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır" dedi. Dr. Karaçay, Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin ölümcül olabileceğini vurgulayarak, "Enfeksiyon riski taşıyan bireyler en az 10 gün boyunca takip edilmelidir. İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir. Bu nedenle uzman değerlendirmesi şarttır" şeklinde konuştu. Son olarak, doğa yürüyüşleri veya kırsal alanlarda vakit geçiren bireylerin açık renkli, uzun kıyafetler giymesi ve kene kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini belirten Karaçay, "Korunmak mümkün. Bilinçli davranmak, erken müdahale ve uzman takibi ile riskler en aza indirilebilir" dedi.

Divriği Ulucami ve Şifahanesi Ziyaretçilerini Ağırlıyor Haber

Divriği Ulucami ve Şifahanesi Ziyaretçilerini Ağırlıyor

Evliya Çelebi’nin Seyahatname isimli kitabında "Onu anlatmaya diller kısır, kalemler kırık kalır" dediği Divriği Ulucami ve Şifahanesi ziyaretçilerini ağırlıyor. Sivas’ın Divriği ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 800 yıllık Divriği Ulucami ve Darüşşifası, 9 yıl süren restorasyon sürecinin ardından geçtiğimiz yıl ziyaretçilerine kapılarını açtı. 1228 yılında Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen ve mimarı Ahlatlı Hürrem Şah olan yapı, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla dikkat çekiyor. 1243 yılında tamamlanan ve cami ile darüşşifa bölümlerinden oluşan yapı, Türkiye’de UNESCO tarafından tescil edilen ilk kültürel miras olma özelliğini taşıyor. "Ecdadımızla gurur duyduk" Evliya Çelebi’nin Seyahatname isimli kitabında "Onu anlatmaya diller kısır, kalemler kırık kalır" dediği eser, üzerinde ki 10 bine yakın birbirinden farklı, asimetrik ve her biri ilahi mesajlar taşıyan motifleriyle de öne çıkıyor. Aradan geçen 8 asıra rağmen halen görenleri hayretler içerisinde bırakan cami, mimarının ilk ve son eseri. Mimarisi ve inşa hikayesiyle dünyada eşi benzeri bulunmayan eser, şu günlerde ziyaretçi akınına uğruyor. Türkiye’nin dört bir yanından camiyi görmek için Divriği’ye gelenler hayranlıkla camiyi gezdiklerini belirterek, böylesi bir eseri dünya kültür mirasına kazandıran ecdadın torunları olmaktan gurur duyduklarını dile getirdiler. Şifahane kısmı ziyaretçileri büyülüyor Cami ve Darüşşifanın yapıldığı dönem Avrupa’da akıl hastaları yakılarak öldürülürken, Divriği Ulucami ve Darüşşifası'nda akıl hastaları su sesi ve yapının içerisindeki halen akıl sır erdirilemeyen ses akustiği ile tedavi ediliyordu. Aslına uygun olarak inşa edilen bölümde halen havuzdan yayılan su sesi ve okunan ilahiler 8 asırlık duvarlarda yankılanıyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.