Hava Durumu

#Seyahat

TOURISMJOURNAL - Seyahat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seyahat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa'nın kalabalık başkentlerine alternatif rotalar Haber

Avrupa'nın kalabalık başkentlerine alternatif rotalar

Şirketin yayımladığı son raporda, modern seyahat anlayışında önemli bir değişim yaşandığına dikkat çekildi. Rapora göre, gezginler artık klasikleşmiş rota ve programlardan uzaklaşarak, daha kişisel, yerel yaşamla iç içe ve keşif duygusunu güçlendiren destinasyonlara yöneliyor. Yaz tatilini Avrupa'nın kalabalık turizm merkezlerinden uzakta geçirmek isteyenler için WorldHotels, kıtanın öne çıkan alternatif şehirlerini sıraladı. Hollanda: Arnhem ve Gouda Hollanda denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden biri Amsterdam olsa da, Almanya sınırına yakın konumdaki Arnhem de doğa ve kültür tutkunları için dikkat çekici seçenekler arasında yer alıyor. Yürüyüş ve bisiklet parkurlarıyla öne çıkan Arnhem, zengin ekosistemi ve doğal güzellikleriyle açık hava aktivitelerini seven ziyaretçilere hitap ediyor. WorldHotels, kentte özellikle Hoge Veluwe Milli Parkı'nın ziyaret edilmesini öneriyor. Şehir aynı zamanda canlı moda ve tasarım kültürüyle de dikkat çekiyor. Klarendal semtinde bulunan ve "Moda Mahallesi" olarak bilinen Modekwartier'de 60'tan fazla bağımsız mağaza ve tasarım atölyesi faaliyet gösteriyor. Konaklama için ise 1918 yılında hizmete açılan Hotel Haarhuis öneriliyor. Kent merkezinde yer alan otel, restoran seçenekleri, şehir spası ve ulaşım noktalarına yakınlığıyla öne çıkıyor. Hollanda'nın bir diğer dikkat çeken destinasyonu ise Gouda. Rotterdam ve Utrecht arasında bulunan şehir, yalnızca dünyaca ünlü peyniriyle değil, taş döşeli sokakları ve tarihi ticaret yapılarıyla da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Peynir tutkunları için nisan-ağustos ayları arasında kurulan Gouda Peynir Pazarı önemli bir deneyim sunuyor. Yerel ürünlerin satıldığı pazarda ziyaretçiler geleneksel ticaret atmosferini yakından deneyimleme fırsatı buluyor. WorldHotels, Gouda'yı "samimi, yürüyerek keşfedilebilen ve ziyaretçilerin giderek daha fazla aradığı gündelik yaşam atmosferini sunan şehirlerden biri" olarak tanımlıyor. Şirket, tarihi merkezde yer alan City Hotel Gouda'yı da konaklama önerileri arasında gösteriyor. Belçika: Kortrijk Belçika'da ise başkent Brüksel yerine Kortrijk'in tercih edilebileceği belirtiliyor. Batı Flandre bölgesinde yer alan şehir, büyük şehirlerin sunduğu olanakları küçük kentlerin sıcak atmosferiyle birleştiriyor. Kentin simgeleri arasında yer alan Broel Kuleleri, 1385 yılında Leie Nehri üzerindeki ulaşımı kontrol etmek amacıyla inşa edildi. Rehberli turlar aracılığıyla ziyaretçiler, yapıların tarihine ilişkin detaylı bilgi edinebiliyor. Belçika denince akla gelen lezzetlerden biri olan çikolata da Kortrijk'te önemli bir yere sahip. 1949'dan bu yana üretim yapan Vandenbulcke Çikolata Evi, ziyaretçilere kakao çekirdeğinden nihai ürüne kadar uzanan üretim sürecini deneyimleme fırsatı sunuyor. Çikolata Rotası kapsamında düzenlenen etkinliklerde tadımlar ve interaktif deneyimler de yer alıyor. Konaklama için önerilen Hotel Damier ise Belçika'nın en eski, Avrupa'nın ise üçüncü en eski otellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Tarihi 1398 yılına uzanan otel, Kortrijk'in ünlü Büyük Pazar Meydanı'nda bulunuyor. Kalabalık başkentlerden uzak, daha sakin ve özgün deneyimler arayan gezginler için Arnhem, Gouda ve Kortrijk; Avrupa'nın keşfedilmeyi bekleyen alternatif rotaları arasında öne çıkıyor.

Ryanair'e haksız ücretlendirme soruşturması Haber

Ryanair'e haksız ücretlendirme soruşturması

Soruşturma kapsamında, Ryanair'in ailelerin birlikte oturabilmesi için uyguladığı koltuk seçme ücretlerinin adil olup olmadığı ve tüketicilere yönelik gizli ücretlendirme kurallarını ihlal edip etmediği değerlendirilecek. CMA'ya göre, Ryanair'in şart ve koşulları uyarınca, engelli çocuklar da dahil olmak üzere 2 ila 11 yaş arasındaki çocuklarla seyahat eden ailelerde en az bir ebeveynin çocuğunun yanında oturması zorunlu tutuluyor. Ancak bunun için ebeveynlerden uçuş başına ortalama 8 sterlin (yaklaşık 9,25 avro) koltuk rezervasyon ücreti alındığı belirtiliyor. Kurum, Ryanair'in Birleşik Krallık'tan uçuş gerçekleştiren büyük hava yolu şirketleri arasında bu tür bir uygulamayı sürdüren tek şirket olduğuna dikkat çekti. Ryanair ise soruşturmayı "asılsız" olarak nitelendirerek CMA'nın iddialarını çürüteceğini savundu. Şirketten yapılan açıklamada, çocuklardan ebeveynlerinin yanında oturabilmeleri için ücret alınmadığı, ancak yetişkinlerin koltuk rezervasyonu yaptırmasının zorunlu olduğu ifade edildi. Şirket kurallarına göre, 2-11 yaş arasındaki çocuklarla seyahat eden ailelerde en az bir ebeveyn veya refakatçinin çocukla birlikte oturması gerekiyor. Bu nedenle ailelerin hem gidiş hem de dönüş uçuşlarında "zorunlu aile koltuğu" rezervasyonu yaptırması gerekiyor. Rezervasyon ücretleri koltuk başına 4,50 ila 13,50 avro arasında değişirken, ortalama ücretin her uçuş için yaklaşık 8 sterlin olduğu belirtiliyor. CMA, söz konusu uygulamanın Ryanair'in Birleşik Krallık çıkışlı seferlerinin büyük bölümünde geçerli olduğunu kaydetti. Diğer yolcular ise koltuk rezervasyonu yaptırmadan seyahat edebiliyor. "Haksız ücret" incelemesi CMA, uygulamanın tüketici mevzuatıyla uyumlu olup olmadığını ve sözleşme şartlarının müşterileri haksız şekilde dezavantajlı duruma düşürüp düşürmediğini inceleyecek. Yapılacak değerlendirmede, sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerin işletme lehine aşırı ölçüde avantaj sağlayıp sağlamadığı analiz edilecek. Şartların haksız bulunması halinde, bu hükümlerin tüketiciler açısından bağlayıcılığı ortadan kalkabilecek ve CMA'nın şirket hakkında yaptırım uygulama yetkisi bulunuyor. Soruşturmada ayrıca, zorunlu aile koltuğu ücretinin "damla fiyatlandırma" (drip pricing) olarak adlandırılan uygulamanın bir parçası olup olmadığı da incelenecek. Bu yöntemde tüketicilere başlangıçta düşük bir fiyat sunulurken, satın alma sürecinin ilerleyen aşamalarında kaçınılmaz ek ücretler yansıtılıyor. Birleşik Krallık'ta bu uygulama 2024 yılında yasaklanmıştı. CMA Tüketicinin Korunması Kıdemli Direktörü Hayley Fletcher, "Soruşturmamız kapsamında Ryanair'in aile koltuğu rezervasyonlarına ilişkin yaklaşımını ve bu maliyetlerin tüketicilere nasıl sunulduğunu inceleyerek tüketici hukukuna uygun olup olmadığını değerlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Fletcher, son bir yıldır işletmelere toplam maliyetin tüketicilere en baştan açık şekilde gösterilmesi gerektiği yönünde uyarılarda bulunduklarını belirterek, kurallara uymayan şirketlerin yaptırımlarla karşılaşabileceğini söyledi. Ryanair ise aile koltuğu politikasının yürürlükteki tüm yasa ve düzenlemelere uygun olduğunu savundu. Şirket, çocuklarla seyahat eden yetişkinlerin yalnızca bir koltuk rezervasyon ücreti ödediğini, aynı rezervasyonda yer alan en fazla dört çocuğun ise ücretsiz olarak yan koltuklara yerleştirilebildiğini açıkladı. Açıklamasında Birleşik Krallık hükümetini de eleştiren Ryanair, soruşturmanın "tüketicileri önemsiyormuş gibi görünmeye yönelik başarısız bir girişim" olduğunu öne sürdü. CMA ise soruşturmanın henüz erken aşamada olduğunu ve Ryanair'in herhangi bir yasayı ihlal edip etmediğine ilişkin kesin bir sonuca ulaşılmadığını bildirdi. Kurum, incelemenin özellikle savunmasız tüketicileri korumayı ve hayat pahalılığının yarattığı baskıları hafifletmeyi amaçladığını vurguladı.

Corendon Airlines, Noyan Dülek ile Fit&Fly projesini başlattı Haber

Corendon Airlines, Noyan Dülek ile Fit&Fly projesini başlattı

Yolcuların uçuş boyunca daha aktif kalmalarına destek olurken seyahati daha konforlu ve keyifli hale getirmeyi amaçlayan Corendon Airlines, yeni projesi Fit&Fly’ı hayata geçirdi. Corendon Airlines, seyahat deneyimini yalnızca bir ulaşım hizmeti olarak değil, yolculuğun her anına değer katan bir deneyim olarak ele aldığı yeni projesi Fit&Fly ile Aktif ve sağlıklı yaşam trendlerinden ilham alarak yolcuların uçuş boyunca daha aktif kalmalarına ve kendilerini daha iyi hissetmelerine destek olmayı amaçlıyor. Uluslararası fitness eğitmeni, AFAA Grup Fitness Temsilcisi ve NO1 Lifestyle’ın kurucusu Noyan Dülek iş birliğiyle hazırlanan Fit&Fly, Corendon Airlines’ın video serisi olarak hayata geçirildi. Spor bilimleri alanındaki akademik birikimini 25 yılı aşkın sektör deneyimiyle birleştiren Dülek’in hazırladığı içerikler, uçak kabininde güvenli ve kolay uygulanabilecek hareketlerden oluşan “7 Dakikalık Oturarak Dolaşım ve Postür Egzersiz Serisi”ni merkezine alıyor. Uzun süreli hareketsizliğin etkilerini azaltmaya yardımcı olacak şekilde tasarlanan hareketler, yolculara uçuş sırasında pratik ve erişilebilir öneriler sunarken dolaşımı desteklemeyi, kas gerginliğini azaltmayı ve uçuş sonrası yorgunluk hissini hafifletmeyi hedefliyor. Longevity kültürü gökyüzüne taşınıyor Son yıllarda dünya genelinde giderek daha fazla önem kazanan uzun ve sağlıklı yaşam yaklaşımları, bireylerin yalnızca daha uzun yaşamasını değil, yaşam kalitesini koruyarak daha sağlıklı ve aktif bir hayat sürmesini hedefliyor. Fit&Fly da bu anlayışla, hareketi günlük yaşamın olduğu kadar seyahat deneyiminin de doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında hazırlanan video serisinde; boyun ve omuz rahatlatma, postür ve omurga mobilitesi, aktif kan akışı, alt beden aktivasyonu, bacak dolaşımını destekleyen hareketler ve iniş öncesi enerji egzersizleri gibi farklı içerikler yer alıyor. Yolcuların koltuklarında uygulayabilecekleri kısa egzersizler sayesinde dolaşımın desteklenmesi, kas gerginliklerinin azaltılması ve uçuş sonrası yorgunluk hissinin hafifletilmesi hedefleniyor. Yolculuk sırasında geçirilen zamanı daha bilinçli değerlendirmeye teşvik eden Fit&Fly; hareket, konfor ve iyi hissetme kavramlarını bir araya getirerek seyahat deneyimine farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Proje, misafirlerin uçuş boyunca fiziksel ve zihinsel iyilik hallerini desteklerken seyahatin yalnızca bir varış noktasına ulaşmaktan ibaret olmadığını da hatırlatıyor. https://youtu.be/rfoDEsERflo

Artan maliyetler turistlerin rota tercihlerini değiştiriyor Haber

Artan maliyetler turistlerin rota tercihlerini değiştiriyor

BM Turizm Örgütü'nün (UN Tourism) yayımladığı son rapor, 2026 yılında küresel seyahat alışkanlıklarında yaşanan değişimi gözler önüne serdi. Rapora göre, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve artan seyahat maliyetlerine rağmen uluslararası turizm büyümesini sürdürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde uluslararası turist sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 307 milyona ulaştı. Böylece yaklaşık 6 milyon kişi daha yurt dışına seyahat etti. Ancak uzmanlar, yükselen ulaşım ve konaklama maliyetleri nedeniyle turistlerin daha fazla "fiyat-performans" odaklı hareket ettiğini ve evlerine yakın destinasyonları tercih etmeye başladığını belirtiyor. UN Tourism, Orta Doğu'daki çatışmaların yıl geneline ilişkin büyüme beklentilerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Kuruluşun 2026 için öngördüğü yüzde 3-4'lük uluslararası turist artışının, çatışmaların süresi ve etkisine bağlı olarak 1 ila 2 puan gerileyebileceği tahmin ediliyor. Bölgedeki uçuş aksaklıkları, yolcu güvenindeki azalma, yükselen petrol fiyatları ve bazı pazarlarda yaşanan uçak yakıtı sıkıntısı da bilet fiyatlarını artırarak küresel hava ulaşımını zorluyor. Buna rağmen sektörün dirençli yapısını koruduğu vurgulanıyor. UN Tourism Genel Sekreteri Şeyha Al Nuwais, jeopolitik ve ekonomik baskıların arttığı bu dönemde turizmin ekonomik büyüme, istihdam ve toplumsal refah açısından kritik rolünü sürdürdüğünü ifade etti. Avrupa, 2026'nın ilk çeyreğinde 130 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en büyük turizm bölgesi olmayı sürdürdü. Güney Akdeniz ve Kuzey Avrupa'da turist gelişleri yüzde 4 artarken, Orta ve Doğu Avrupa'da büyüme yüzde 6 olarak kaydedildi. Öte yandan Orta Doğu'da çatışmaların etkisiyle uluslararası turist gelişleri yüzde 14 geriledi. Buna karşın Mısır, ziyaretçi sayısını yüzde 16 artırarak bölgedeki dikkat çeken destinasyonlardan biri oldu. Rapora göre, 2026'nın ilk üç ayında turist sayısında en yüksek artışı kaydeden ülkeler Paraguay (yüzde 46), Yeni Kaledonya (yüzde 45), El Salvador (yüzde 43), Moğolistan (yüzde 39), Palau (yüzde 37) ve Özbekistan (yüzde 37) oldu. Aynı dönemde Pakistan yüzde 60, Güney Kore yüzde 38, Fas yüzde 24, Brunei yüzde 22 ve Brezilya yüzde 12 büyüme göstererek güçlü performans sergileyen diğer ülkeler arasında yer aldı. Turizm Uzmanları Paneli'nin sonuçları da sektörün karşı karşıya olduğu temel riskleri ortaya koydu. Uzmanlara göre Orta Doğu'daki çatışmalar, yüksek ulaşım ve konaklama maliyetleri ile küresel ekonomik belirsizlikler, 2026 turizmini şekillendiren en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Ankete katılan uzmanların yüzde 64'ü, Orta Doğu'daki gerilimin kendi destinasyonlarına yönelik talebi olumsuz etkilediğini belirtirken, yüzde 17'si bu durumun alternatif destinasyonlara yönelimi artırdığını ifade etti. Uzmanların bir bölümü ise artan maliyetler nedeniyle yurt içi turizmin güç kazandığına dikkat çekti. Tüm bu gelişmeler, 2026 yılında turistlerin seyahat etmeye devam edeceğini ancak bütçe, güvenlik ve yakın mesafe kriterlerinin tercihleri belirleyen başlıca faktörler olacağını gösteriyor.

Time Out, dünyanın en iyi yeme-içme şehirlerini açıkladı Haber

Time Out, dünyanın en iyi yeme-içme şehirlerini açıkladı

Time Out, dünyanın yemek konusunda en iyi şehirlerini yeni açıkladı; listenin zirvesine Peru’nun başkenti Lima yerleşti. 2026 listesinde ilk 10’a Avrupa’dan dört şehir girdi: Londra, Barselona, Atina ve Lizbon. Sıralama için dünya genelinde 150 destinasyonda 24 binden fazla kent sakinine, restoran, kafe, pub ve barların kalitesi ile fiyatlarının uygunluğu ve kentlerinin gastronomi sahnesinde en öne çıkan unsurlar soruldu. Ayrıca 100’den fazla Time Out editörü ve yerel uzman bu şehirleri değerlendirdi; nihai puanların yüzde 70’i kentlilerin görüşlerine, yüzde 30’u ise uzmanların kanaatine dayandırıldı. Londra, Barselona, Atina ve Lizbon’un listede hangi sırada yer aldığı ve bunun nedenleri şöyle. Dördüncü sıra: Londra, Birleşik Krallık Londra’da yaşamanın en güzel yanlarından biri, gastronomik seçeneklerin çeşitliliği; bagel ve geleneksel “pie and mash”ten Etiyopya usulü vegan tabaklara, Danimarka smørrebrød’lerine kadar her şeyi bulmak mümkün. Ankete katılanların yüzde 96’sı, Britanya başkentinde dışarıda yemek yemeyi “iyi” ya da “harika” olarak niteledi; ancak yalnızca yüzde 42’si bunu uygun fiyatlı buldu. Uzmanlara göre şehirde yeni açılan İtalyan restoranları şu sıralar yıldızını parlatıyor; Time Out, Osteria Vibrato’nun kremalı beyaz risottosunu, Auguste’ün Abruzzo usulü şişlerini ve Martino’nun köftelerini mutlaka denenmesi gereken lezzetler olarak öne çıkarıyor. Daha rahat bir seçenek arayanlar içinse bu yıl publarda servis edilen pizzalar büyük trend; Dough Hands, Short Road, Hot Saint ve Little Earthquakes gibi markalar şehrin dört bir yanındaki mekânlarda misafir şef olarak boy gösteriyor. Beşinci sıra: Barselona, İspanya Her ülkeden yalnızca en yüksek puanı alan şehir nihai listeye girebildi; 2025’te İspanya listesinin zirvesinde Madrid yer alırken, bu yıl ülkenin gastronomi yıldızı Barselona oldu. Time Out’un yemek jürisi tarafından dışarıda yemek için özellikle heyecan verici bir adres olarak tanımlanan ve sakinlerinin yüzde 82’sinin gastronomi sahnesinin kalitesini yüksek bulduğu sahil kenti, gurmeler için fazlasıyla cazip. Barselona uzun süredir, başka hiçbir yerde olmadığı kadar çok Michelin yıldızlı restoranıyla fine dining’in başkentlerinden biri; ancak Time Out uzmanlarını asıl heyecanlandıran, geleneksel Katalan mutfağına dönüş. Şehirde dana başı ve paçasından yapılan jölemsi capipota’yı tadabilir, içinizi ısıtan ağır ateşte pişmiş sofregit’lere ve uzun süre pişirilen yahnilere kaşık sallayabilir, Barselona’nın en çok bununla tanındığı kızarmış patates topları bombas’a âdeta âşık olabilirsiniz. Dokuzuncu sıra: Atina, Yunanistan Yunanistan’ın başkenti, hem kentliler hem de uzmanlar nezdinde benzer derecede iyi performans gösterdi; yerlilerin yüzde 78’i ve uzmanların yüzde 80’i Atina’yı şu sıralar yemek yemek için heyecan verici bir şehir olarak görüyor. Şehir sakinleri özellikle kahve dükkânlarını ve aile işletmelerini ön plana çıkarırken, uzmanlar daha çok fine dining restoranlarını övüyor. Bunlara ülkenin iki Michelin yıldızına sahip tek restoranı Delta’nın yanı sıra Kuchisabishii, Thirio ve Zigoala gibi daha yeni adresler de dâhil. 10. sıra: Lizbon, Portekiz Lizbonlular dışarıda yemek yemeyi çok seviyor; kentlilerin yüzde 86’sı gastronomi sahnesini yüksek puanla değerlendirirken, yüzde 63’ü bunun hâlâ uygun fiyatlı olduğunu söylüyor. Time Out’un “Portekiz geleneğine kök salmış yaratıcı menüler sunan, teknik açıdan yetkin, samimi ve otantik mahalle lokantaları” olarak tanımladığı neo-tasca’lar şehir genelinde hızla yayılıyor; en iyileri arasında O Velho Eurico, Polémico, Vida de Tasca ve Louise Bourrat imzalı Gancho sayılıyor. Lizbonlular fırınlarını ve tatlıcılarını çok sevse de uzmanlar, Tosta ve Bibs gibi gözde sandviççilerin mutlaka uğranması gereken adresler olduğunu söylüyor. 2026’nın yemek açısından en iyi 10 şehri: Lima, Peru Bangkok, Tayland Meksiko City, Meksika Londra, Birleşik Krallık Barselona, İspanya Ho Chi Minh City, Vietnam Melbourne, Avustralya Pekin, Çin Atina, Yunanistan Lizbon, Portekiz “Lima’dan Lizbon’a mutfaklar 2026’da yemekle adeta oynuyor; beklenmedik tat kombinasyonları deniyor ve klasik yemekleri bir üst seviyeye taşıyor” diye konuştu Time Out Seyahat Editörü Grace Beard. “Yerel halk artık küçük tabaklar ve ekşi mayalı ekmeklerin ötesine bakıyor; ‘neo-taverna’ları dolduruyor, bağımsız restoranların imza yemeklerini kapış kapış bitiriyor ve şehirdeki en iyi pizza dilimi için sıraya giriyor. “Bu listenin en güzel yanı da şu: Kısıtlı bütçeyle yiyip içenden rafine zevklere sahip gurmeye kadar her damak tadına hitap eden bir seçenek var.”

WTTC, küresel turizm için 8 öncelik belirledi Haber

WTTC, küresel turizm için 8 öncelik belirledi

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), küresel seyahat ve turizm sektörünün geleceğine yön verecek 8 stratejik önceliği açıkladı. WTTC İcra Komitesi tarafından onaylanan önceliklerin, sektörün büyümesini desteklemesi, yatırımları teşvik etmesi ve uzun vadeli dönüşümü hızlandırması hedefleniyor. Kararların, son aylarda gerçekleştirilen ve 200'den fazla CEO ile sektör liderinin görüşlerini içeren kapsamlı bir istişare sürecinin ardından şekillendiği belirtildi. Mısır'da gerçekleştirilen WTTC İcra Komitesi toplantısında sunulan sonuçlar, kuruluşun yeni dönem çalışma stratejisinin temelini oluşturdu. WTTC, yaptığı değerlendirmelerde seyahat deneyimlerinin parçalı yapısı, karmaşık vize süreçleri, dijital kimlik sistemlerindeki eksiklikler, yetersiz bağlantılar ve jeopolitik gelişmeler, salgınlar ile iklim kaynaklı olayların yarattığı risklerin sektörün karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Bunun yanında dijital dönüşüm ve yapay zekâ kullanımındaki farklılıklar, iş gücü eksikliği, yatırım kısıtları, çevresel baskılar ve yerel halk ile ziyaretçiler arasında artan gerilimler de sektörün önemli gündem maddeleri arasında gösterildi. WTTC'nin belirlediği 8 öncelik WTTC'nin önümüzdeki dönemde çalışmalarını şekillendirecek stratejik öncelikleri şu şekilde sıralandı: Dijital standartlar ve biyometrik sistemlerle güvenli ve kesintisiz seyahat deneyiminin sağlanması Destinasyon yönetiminin güçlendirilmesi ve aşırı yoğunluğun önlenmesi İklim ve çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarının hızlandırılması Yapay zekâ ve robotik teknolojiler başta olmak üzere yeni teknolojilerin etkin kullanımı Krizlere hazırlık, kriz yönetimi ve toparlanma kapasitesinin geliştirilmesi Küresel bağlantıların artırılması ve yeni seyahat koridorlarının oluşturulması İş gücünün geliştirilmesi, yeteneklerin sektörde tutulması ve çalışan hareketliliğinin desteklenmesi Yatırımları ve yeni büyüme fırsatlarını teşvik edecek politikaların desteklenmesi WTTC, bu önceliklerin küresel seyahat ve turizm sektöründe uzun vadeli, sürdürülebilir ve dayanıklı büyümenin sağlanmasına yönelik kapsamlı bir stratejinin parçası olduğunu vurguladı. "Kamu ve özel sektör birlikte hareket etmeli" WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, belirlenen önceliklerin kuruluş üyelerinin görüş ve deneyimlerini yansıttığını belirterek, havalimanları, havayolları, oteller, kruvaziyer şirketleri, araç kiralama firmaları, teknoloji şirketleri ve destinasyon yönetim kuruluşlarının ortak beklentilerini ortaya koyduğunu ifade etti. Guevara, "Bu öncelikler, sektörün büyüme, dayanıklılık ve yeni fırsatlar yaratabilmesi için gerekli gördüğü adımları ortaya koyuyor. Kalıcı ilerleme ancak kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesiyle mümkün olabilir" dedi.

AJet'in yeni rotası iki turizm merkezini buluşturacak Haber

AJet'in yeni rotası iki turizm merkezini buluşturacak

Türkiye’nin iki önemli turizm destinasyonu Bodrum ve Kapadokya, yeni bir ulaşım hattıyla birbirine bağlanıyor. AJet tarafından Milas-Bodrum Havalimanı ile Kayseri Erkilet Havalimanı arasında başlatılacak direkt seferler, 27 Haziran 2026 itibarıyla yolcu taşımaya başlayacak. Haftada iki gün karşılıklı sefer Yeni hatta uçuşlar haftada iki gün, Salı ve Cumartesi günleri karşılıklı olarak düzenlenecek. Yaklaşık 1 saat 35 dakika sürecek uçuşlarla Bodrum’dan Kapadokya’ya ve Kapadokya’dan Bodrum’a aktarmasız ulaşım sağlanacak. Turizmde entegrasyon hedefi Yeni hattın, Ege kıyılarındaki deniz turizmi ile Kapadokya’daki kültür ve deneyim turizmini aynı seyahat planı içinde birleştirmek isteyen yerli ve yabancı turistler için önemli bir kolaylık sağlaması bekleniyor. Ayrıca hattın, Türkiye’de destinasyonlar arası turizm entegrasyonuna katkı sunması öngörülüyor. Bölgesel ekonomiye katkı Yeni uçuşların Kapadokya’da geceleme sürelerine, otel doluluk oranlarına ve yerel deneyim ekonomisine olumlu yansıması bekleniyor. Bodrum’a gelen uluslararası ziyaretçilerin Kapadokya’yı seyahat programlarına daha kolay dahil etmesi de önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. “Türkiye turizmi açısından stratejik bir bağlantı” Kapadokya Alanı Turizm Yatırımcıları Derneği (KAPYAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Tosun, hattın Türkiye turizmi açısından stratejik bir adım olduğunu söyledi. Tosun, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Kapadokya’nın güçlü bir destinasyon olarak konumlanması, yalnızca tanıtım çalışmalarıyla değil, erişilebilirliği artıran somut ulaşım adımlarıyla mümkün olacaktır. KAPYAD olarak uzun süredir Bodrum ve benzeri güçlü turizm merkezleriyle Kapadokya arasında doğrudan bağlantıların artırılması gerektiğini ilgili platformlarda ve hazırladığımız raporlarda ifade ediyoruz.” Ömer Tosun “27 Haziran’da başlayacak Bodrum–Kayseri direkt uçuşları, Ege kıyılarından Kapadokya’ya geçişi kolaylaştıran önemli bir adım. Bu hat sayesinde turistler Türkiye’deki seyahatlerini tek bir destinasyonla sınırlamadan, deniz turizmi ile kültür, tarih, gastronomi ve deneyim turizmini aynı rota içinde planlayabilecek.” dedi.

Rusların Schengen Talebi Sürüyor Haber

Rusların Schengen Talebi Sürüyor

Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025 yılında Rus vatandaşlarına verilen çok girişli Schengen vizelerinin sayısı yüzde 21,5 azalarak 224 binden 175 bin 800'e düştü. Buna rağmen Ruslar, Çin ve Türkiye ile birlikte Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ülkeler arasında yer aldı. Yıl boyunca yaklaşık 679 bin Rus başvuru yapılırken, bunların 630 bini olumlu sonuçlandı. Ret oranı ise yüzde 7,4'ten yüzde 6,3'e geriledi. Çok girişli vizelerdeki düşüşün temel nedeni, Avrupa Komisyonu'nun 2025 sonunda aldığı yeni tavsiye kararı oldu. Karar uyarınca Rus vatandaşlarına yeni çok girişli vizelerin verilmesi büyük ölçüde sınırlandırıldı. Rus vatandaşlarına en fazla çok girişli vize veren ülkeler İtalya, Yunanistan, Fransa ve Bulgaristan oldu. İtalya 80 bin 700, Yunanistan 24 bin 500, Fransa 21 bin 900 çok girişli vize düzenledi. Toplam vize sayısında da İtalya 163 bin 900 vize ile ilk sırada yer aldı. Ret oranlarının en yüksek olduğu ülkeler ise Malta, Estonya ve Romanya oldu. Buna karşılık Yunanistan ve İspanya gibi Rus turistlerin yoğun ilgi gösterdiği ülkelerde de ret sayılarının yüksek olduğu dikkat çekti. Uzmanlar, Avrupa Birliği'nin Rus vatandaşlarına yönelik vize politikasını sertleştirmesine rağmen turistik talebin güçlü kaldığını ve Rusların Schengen bölgesine seyahat etmek için alternatif yollar aramayı sürdürdüğünü belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.